# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
HAVOK – V [ORTAK İNCELEME]
| 05.05.2020

- Sen METALLICA’yı savundun!
+ Savunmadım! Terbiyesiz! Çıkar göster!

Ahmet Saraçoğlu

Kendilerine bağladılar.

Kariyerine başladığı “Burn” ile retro thrash akımının önemli temsilcilerinden olan HAVOK, gerek yırtıcı yapısı gerek işlediği konularla kadrosunda göçmen biri olduğunu hissettiren bir paçozluk, bir it kopukluk sergiliyor, seksenlerin büyük gruplarının boşalttığı meydandan paye kapmak adına kafasını çıkarmaya çalışıyordu. “Time is Up”la yükselişini sürdüren, “Unnatural Selection”la da “her underground thrash grubunun neon yeşili toksikli albüm kapağı” olmalı geleneğini sürdüren grup, akabinde durduk yere “olgunlaşmış” ve son yıllarda dinlediğim en sıkıcı albümlerden biri olan “Conformicide”ı çıkararak radarımın epey bir dışına çıkmıştı.

Yeni albüm “V”nin haberi geldiğinde açıkçası hiç heyecanlanmadım, hatta “Conformicide”ı düşünüp yine nasıl bayıltacaklar acaba diye dahi düşündüm. Bu düşüncelerimi peynir ekmekle yemem içinse albümü başlatıp 3-4 şarkı dinlemem yeterli oldu. Diyeceğimi en baştan diyeyim: “V” bu sene içinde dinlediğim en iyi thrash metal albümü. Çok beğendiğim yeni WARBRINGER albümü “Weapons of Tomorrow”dan da güzel, TESTAMENT’ın yeni albümü “Titans of Creation”dan da yeni ANNIHILATOR albümü “Ballistic, Sadistic”ten de kat kat iyi.

Öncelikle söylenmesi gereken, HAVOK’un bu albümde “Conformicide”daki “olgunlaştık aslaaaan” tavrından vazgeçip yine cayır cayır, yürek hoplatan ve hepsinden öte akılda kalıcı ve yaratıcı bir thrash metale geri dönmüş olması. “V”yi dinlerken 1985-1991 arasında METALLICA ve MEGADETH tarafından yapılan birtakım şeylerin modernize edilmiş hâllerini de duyuyoruz HAVOK’un özbeöz kendi paçozluğunu sergilediği şeyleri de.

“Blackened” introsuna selam çakarak başlayan albümü dinlerken seksenlerin ikinci yarısındaki, özellikle de “…And Justice for All”daki hem akılda kalıcı hem yardırmalı METALLICA’nın ne derece kusursuz bir şey olduğunu bir kez daha hatırlıyor ve HAVOK’un aldığı bu ilhamları ne kadar güzel yorumladığını görüyoruz. Grup, günümüzdeki pek çok tecrübeli eski grubun yaptığı sertliğe yaslanma tuzağına düşmüyor ve hem sert olup hem de çok ilgi çekici, heyecan verici şarkılar yazmayı başarıyor ve nihayetinde ortaya kusursuza yakın bir thrash metal albümü çıkıyor. Albümdeki prodüksiyon, gitar tonu, gruba yeni katılan basçıyla birlikte grubun önceki basçılarına nispet yaparcasına etkin kullanılan baslar ve dövecek adam arayan davullar o kadar lezzetli bir bileşim oluşturuyor ki utanmasam “‘V’ 2000 sonrasında çıkan en iyi 15-20 thrash metal albümünden biridir” diyeceğim. Utanmıyorum.

“V”yi dinlerken hissettiğim 45 dakikalık rahatlık ve keyif içerisinde “aman diyeyim” dediğim tek an ikinci şarkı “Fear Campaign”in sonraki dinlemelerde alıştığım hard rock karakterli fırlama girişiydi; onun haricinde albüm her şeyiyle, daha ilk seferden içime sindi ve ciddi anlamda thrash’e doyurdu. Daha derinlere girecek olursak; “V”deki thrash metal türü tüm çıplaklığıyla yansıtmasının yanı sıra, yeri geldiğinde melodik beslemelerle yeri geldiğinde başka türlü beste zenginleştirmeleriyle ciddi anlamda kuvvetleniyor. Şarkıların hiçbirinde bir karambol, bir kolaya kaçma görülmüyor ve her biri bir başkasının favorisi olabilme potansiyelini taşıyor. Albümü en az 15 kez dinledim ve her dinlemede farklı şarkıların öne çıktığını hissettim. İlk dinleyişimde, yoğun MEGADETH etkili “Betrayed by Technology” her açıdan albümün en çok öne çıkan şarkısı gibi gelirken sonraki dinlemelerde her şarkının ayrı ayrı tokatladığını anladım ve albüme bütünüyle vuruldum. Nakaratındaki Staccato gitar riflerinin nefis bir lezzet kattığı “Betrayed by Technology”den “Peace Sells…“in 2020 nefesi üflenmiş hâli olan “Panpsychism”e; 5.30’dan sonra kuduz köpek gibi her yere saldıran kapanış şarkısı “Don’t Do It”ten aşırı akıldı kalıcı nakaratıyla öne çıkan “Ritual of the Mind”a… Bence albümdeki her şarkı thrash metal adına bir şahanelik, bir numunelik vazifesi görüyor.

Bundan 4-5 gün önce bunu diyeceğimi hiç ummazdım ama HAVOK bence “V” ile modern bir başyapıta imza atıyor. METALLICA’nın “…And Justice For All”u ve MEGADETH’in “Rust in Peace”ini bir potada eritiyor ve bunu 2020 karakteriyle yorumlayarak türü sevenlerin doyamayacağı bir şey ortaya çıkarıyor. Şu an bu satırları normalde yazmayacaktım; bu inceleme sadece aşağıda okuyacağınız konuk yazı ile sitede yer alacaktı ancak albümü dinledikten sonra bundan bahsetmeden rahat edemeyeceğimi anladım ve gerçekten çok sıkışık bir yoğunlukta olmama rağmen bu satırları yazdım. Hatta o kadar yazmama rağmen daha bahsedesim var, ama yazıyı noktalayıp işe dönmem gerekiyor. Kısacası “V” beni bir şeyler yazmaya itecek kadar iyi bir albüm ve bu yazıyı sitede yayınladıktan sonra da albümü tekrar tekrar dinlemeye devam edeceğim. Tıpkı senenin geri kalanında ve önümüzdeki yıllarda da devam edeceğim gibi.

Not: 9,5/10

Erhan Yiğit

R

En başta belirtmem gerekir ki söz konusu albümün çıktığı ilk gün kendisini baştan sona 3 kez dinleyip hakkında ne kadar beğenmediğimi dile getiren kısa bir kritik yazmıştım. Her şey gayet güzeldi aslında ama “Betrayed by Technology” isimli parçanın rifleri kulağımda çınlarken “Acaba biraz haksızlık mı ettim lan?” düşüncesini görmezden gelemediğimi fark ettim. Havok’un suyunu çıkardığı Metallica’dan, Anthrax’dan ve Kreator’den referanslar alma olayı beni acayip kıllandırmıştı; “Blackened”ın introsunda kullanılan tekniği alıp melodisini de neredeyse kopyalamaları ve de bunu albümün giriş şarkısına yerleştirmeleri diğer şarkılara da ön yargılı yaklaşmama neden olmuştu. Birtakım olumsuz düşüncelerimin yansıması olan bir metni, sildiğim önceki incelememden alıp buraya kopyalamak istiyorum:

Adam akıllı gitar çalmayı söktüğümde eve bazen kız arkadaş getirip bir gün önce göt zoruyla öğrendiğim Metallica riflerini sanki ben bestelemişim gibi karşısında çalıp etkilemeye çalışırdım. Bu bende işe yaramış olabilir, ama söz konusu bir kız değil de müziğe aç koskoca bir topluluk olunca Havok’ta işe yarayabileceğini söylemem çok zor olur.

Az da olsa haklı yerleri olduğunu düşündüğüm bu metni ve kritiği komple imha ettim ve albümü tekrar dinlemeye koyulduğum zaman karşımda önceden yaptığı bazı hatalarından ders alıp dinleyicinin karşısına yıkıcı bir sound düzenlemesiyle ve yırtıcı şarkılarla çıkan bir Havok gördüm. Uzun dinlemelerim sonucunda rahatlıkla söyleyebilirim ki “Bu adamlar bu sefer yarmışlar”.

I

Kısa bir iç hesaplaşmanın ardından albüm hakkındaki fikirlerimi dile getirmek istiyorum: “V”, Havok’un “Time is Up”dan bu yana çıkardığı en iyi albüm ve bu yılın da en iyilerinden olma yolunda aday. Eserin neredeyse tamamı hit olarak nitelendirebileceğimiz şarkılardan oluşuyor. Başarısız bir girişim olarak gördüğüm “Conformicide“dan sonra grubun tekrar ayağa kalkışını ve istediklerinde ne kadar güçlü olabileceklerini gösteriyor.

Söz yazma konusunda “V”ın bazı şarkılarda tamamen başarılı olmadığını söyleyebilirim. Grup, ağır politik duruşuyla bilinse de yıllardır yazılıp çizilen şeyleri tekrar belirtmesi albümde “180 IQ songwriting” görmek isteyen dinleyicileri üzebilir. Sorun bunları belirtmek değil tabii; örneğin “Amerika masumları öldürüyor” cümlesini Megadeth’ten duymak ile Havok’tan duymak aynı olmayabilir. Daha iyi anlaşılmak adına albümdeki “Fear Campaign” şarkısından bir örneği buraya bırakacağım:

It’s easy to control someone who’s scared
Put a gun against their head and start barking commands

II

Bence albümün en dikkat çeken özelliği, kayıtların tizliğinin çok iyi ayarlanmış olması. Tiz sound öyle tehlikelidir ki eğer başarısız uygulanırsa şarkı güzel dahi olsa dinleyeni rahatsız eder (tartışmaya sebep olmamak için örnek vermeyeceğim, sonuçta subjektif bir söylem). Bununla birlikte neredeyse bütün albümü etkisi altına alan groove havasının sulandırılmadan thrash zeminine sürülmesi ve bunun da 45 dakika boyunca bir an olsun durmadan (Dab Tsog hariç) dinleyiciye sunulması aynı zamanda bu 45 dakikanın boğmadan geçip gitmesi “V”ı bu açıdan yükseklere oynatıyor. Bütün şarkılarda gayet başarılı bir şekilde icra edilen bas gitar partisyonları albümde resmen ilgi odağı haline geliyor; Gruba yeni katılan Brandon Bruce’un bu albüm için sanat kastığını söylesem abartmış olmam.

“Phantom Force”un ve “Post-Truth Era”nın artık eşine az rastlanır nitelikteki klasik dinamizmi, “Betrayed by Technology”nin ve “Cosmetic Surgery”nin dikkat çeken groovy havası, “Ritual of the Mind”ın ve “Interface with the Infinite”in kaliteli orta tempolu seçenekler olması bana albümün geneli hakkında “Oldukça yeterli ve tam olması gerektiği gibi” dedirtti.

Daha önceki albümlerine göre aşama kaydettiklerini gördüğüm büyük olgulardan biri de kesinlikle solo gitarlar; akılda kalıcılık ve yaratıcılık açısından “çok üst” seviye lead gitaristleri aratmayan melodileri ile bütün şarkılarda hakkı fazlasıyla verilmiş. Alışılagelmiş teutonic stilin dışında fazla bir şey vadetmese de beklediğim performansın üzerinde olduğunu söylemek isterim.

Albüm, benim en başta eksi puan olarak gördüğüm “abartılmış referans alma” olaylarını ve söylene söylene klişe haline gelmiş bazı sözleri barındırsa da şarkılardaki temiz dinamizm, lezzetli besteler ve en önemlisi dinleyiciyi sıkmama faktörleri, göreceli olarak olumsuz sayılabilecek şeylerin üzerini kapatmış. “Conformicide” albümünden farklı olarak Havok bu çalışmada bildiğimiz tarzlarının dışına çıkmak yerine bildikleri en iyi işi yapmak için ter dökmüş ve ortaya çıkardıkları mamullerin kalitesini bir tık yukarıya çekerek şüphesiz en çok konuşulacak Thrash Metal albümlerinden birisini sunmuş.

III

Şahsım adına en çok sevindiğim meseleyse hâlâ yüksek kalitede thrash metal şarkıları dinliyor olabilmek. Gelişime fazla açık olmayan bir tür olmasına rağmen icracıları tarafından belirgin olarak son 10 yıldır gerçekten geliştirildiğini ve camiaya Havok, Warbringer gibi yeni katılmış sayılan grupların hayal kırıklığına uğratmadan bunu yapmaya çalıştıklarını görmek ümit verici. Söz konusu “V” ile anlıyoruz ki nasıl 30 yıl öncesine efsane diyebiliyorsak bundan 30 yıl sonrasında da bugün için aynı ifadeyi kullanmak belki de mümkün olacaktır.

Not: 8,5/10

(9,5+8,5)/2=9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.20/10, Toplam oy: 44)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2020
Şirket
Century Media Records
Kadro
David Sanchez: Vokal, ritim gitar
Reece Scruggs: Lead gitar, geri vokal
Brandon Bruce: Bas
Pete Webber: Davul
Şarkılar
1. Post-Truth Era
2. Fear Campaign
3. Betrayed by Technology
4. Ritual of the Mind
5. Interface with the Infinite
6. Dab Tsog
7. Phantom Force
8. Cosmetic Surgery
9. Panpsychism
10. Merchants of Death
11. Don't Do It
  Yorum alanı

“HAVOK – V [ORTAK İNCELEME]” yazısına 31 yorum var

  1. ihsanoird says:

    Hadi bir dinleyelim ne yapmışlar diye gayet beklentisiz bir şekilde el attım, kolumu kaptırdım. Son zamanlarda dinlediğim en iyi thrash albümü olabilir. Bunu söylerken thrash ile büyük ölçüde bağımı kopardığımı, yeni nesil thrash gruplarından bir tek Warbringer’ı takip ettiğimi de ekleyeyim. Yeni Warbringer albümü de dahil çoğu thrash ürünü sıkıcı geliyor artık.

    Dab Tsog’u neden bu albüme koymuşlar gerçekten anlayamadım. Hiçbir manası yok. Onun dışında dinlerken tek bir an bile sıkılmadım.

  2. Zafer says:

    Kritiğin tepesinde duran 2 cümleyi Doğu Perinçek ve Ertuğrul Kürkçü’nün sesiyle okuyan bir tek ben olamam değil mi ?

    Ayı_Yorgo

    @Zafer, nope sadece onunla kalmayıp benim gözümün önünde Mehmet Ali Birand’ın şaşkınlığı da canlandı

    Ugur

    @Zafer, Devamında “Puşt” tepkisini de aklımdan geçirdim.

  3. deadhouse says:

    İyi müzik ama beğenmedim. 1990′da çıksaydı 9 verirdim, 2020′de 6 veriyorum.

    Retrokafa

    @deadhouse, Ömer Üründül gibisin bro… -messi 4 gol attı ama sahada yok…

  4. Osman Gümüş says:

    Puşt!

  5. Mehmet says:

    PowerTrip te çok iyi bir albümle gelir umarım. Benim için Trash metal müzğin bayraktarlığını yapan türdür her zaman.

  6. Süleyman E. says:

    Albümü iki kez dinledim ve beğendim, özellikle prodüksiyon anlamında en iyi işleri olmuş. Sağlam bir ses sistemi veya kulaklıkla dinlendiği zaman albümden alınan zevk iki katına çıkıyor. Bu arada 4. parça olan Ritual of the Mind, Eye of the Beholder’a çok benzemiyor mu sizce? Bana baya onun çakmasıymış gibi geldi.

    Ömer Kus

    @Süleyman E., evet! Ilk dinlemede “oha Eye of the Beholder lan bu” dedim. Ilk sarkinin girisi zaten yazida da deginildigi gibi Blackened direk.
    Kritikte bu kadar yuksek puan verilmese ve ben bu albumu rastgele dinlesem cidden 4. sarkidan sonra uyuz olur kapatir bir daha da yuzune bakmazdim. Ama bu “saygi duruslarini” görmezden gelince kaliteli, guzel album.

  7. Rust in Peace. says:

    Düz thrashi sevmem pek ama bu albümü beğendim. Dinlettiriyor kendini, su gibi akıyor.
    Bunların Time Is Up’ını da beğenmiştim, o da çok akıcıydı. Bu arada şunu da belirteyim, grubu sevmemdeki en büyük etken vokal. Bu tarz scream vokaller beni hep etkilemiştir, sanırım böyle vokali olup da sevmediğim grup yok.

    Rust in Peace.

    @Rust in Peace., Ha bu arada notum 8,5 ama sanırım mobilden buçuklu not verilmiyor, 9 verdim

    Boba Fett

    @Rust in Peace., Diğer türlü de verilmiyor. Gruba gelirsek ben sevemiyorum ya, bu grubu ilk duyduğum zaman çok hoş gelmişti baslar falan kütür kütür ama bir şeyler eksikti. Hala eksik.

  8. All2 says:

    Müziği ile, kapağı ile: MAŞALLAH… 9 puan

  9. Yenal says:

    Teknik ve dinledikce tadına vafılacak bir albüm.Dinleyelim bakalım iyi gidiyor.

  10. Salata says:

    İlk iki albümden daha iyi değil

  11. Aaron says:

    Eliran Kantor yine guzel bir calisma yapmis.

  12. ismail vilehand says:

    Beş para etmez Warbringer ve Testament albümlerinden sonra bu da kötü çıksa bir thrash metal sever olarak kafayı yerdim artık. 84-88 arası Metallica’nın yırtıcı vokalli versiyonu gibi. Bas gitarın sesinin bu kadar açık olması her zaman bende artı puan. İlk albümünden beri takipte olup, Point of No Return EP’si hariç hiç bir icraatını beğenmediğim bir gruptu. Sonunda damak tadıma göre bir albüm yaptılar.

    Erhan Yiğit

    @ismail vilehand, Vallahi ben bu Testament albümünün neden bu kadar yerin dibine sokulduğunu hiç anlamadım. Testament benim yakından takip ettiğim gruplar arasında ve son albümlerini de gayet çok sevdim. Brotherhood of the Snake albümünden ne eksiği ne de fazlası var açıkcası. Özellikle Code of Hammurabi, Children of the Next Level, Ishtar’s Gate, WWIII ve City of Angels şarkıları gerçekten muazzam, rifleri ve melodileri e gayet hoş. Genel olarak gayet dinlenilebilir ve kabul edilebilir bir albüm. Neresi 5 para etmez birisi bana bunu açıklasın dişimi kıracağım.

    Boba Fett

    @Erhan Yiğit, Kadronun hakkı bu değil. Benim açımdan bu böyle, bu kadro ile Testament’in yeni bir klasik olmasa da ona yakın iş çıkarması lazım. Real Madrid’in CL’ye ilk defa katılan bir takıma karşı kötü bir oyunla 1-0 kazanmasının tadını veriyor albüm.

  13. Raddor says:

    Sosyal Metalheadler Metallica’yı haksız yeriyorlar. Halbuki meşrutiyeti vermeyerek thrash metalin çöküşünü 30 yıl geciktiren Metallica’dır. Olmasaydı metal çoktan yıkılacak, sonradan Chuck Schuldiner’ın ilan edeceği bir death metal de mümkün olamayacağıdı. Neyse ki reisimiz Havok var, Lemmy başımızdan eksik etmesin. Sayesinde bütün genre’lar bugün metali kıskanıyor.

    Yok neymiş; riffler elden gidiyi, irtica geliyii.

  14. ismail vilehand says:

    Ben buraya yorum yazdım gibi hatırlıyorum. Belkide yazdım ama Yolla’ya basmadım. Bilemedim şimdi.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand, arada kaynamış, onayladım şimdi.

    Warbringer’ı neden o kadar gömüyorsun ya ahah

    Kötüyü falan anlarım da beş para etmez de değil yahu.

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, çok sıkıldım dinlerken. Bildiğin gibi değil ahahaha

    ismail vilehand

    Sitede Vektor de aşırı seviliyor misal, ben onu dinlerken de fenalık geçiriyorum.

  15. Neige says:

    Konuyla alakasız ama dikkatimi çeken bir şey var: Son yıllarda pek çok grubun albüm kapakları belli başlı 2-3 tane illüstratörün elinden çıkıyor ve artık bana tüm kapaklar aynıymış gibi gelmeye başladı. Tamam her kapakta farklı farklı figürler var ama yapan kişinin tekniği aynı olduğu için kapaklar da benzer geliyor bana acaba bir tek ben mi böyle düşünüyorum.

  16. gXnn says:

    Dont do it çok iyi değil mi ya ? Son yıllarda dinlediğim en iyi parçalardan biri kesinlikle.

    Thrasher

    @gXnn, sana kesinlikle katiliyorum. Cok sakin basliyo devaminda yukselerek insani sonunda resmen arşa cikartiyo ben de inanilmaz beğendim don do it’i

  17. Emre says:

    Bayağı bir kastım, ama yok olmuyor, pes ediyorum. Sizin canınız düzgün thrash yapan Metallica ve Megadeth çekmiş. Tamam besteler iyi de 2020′de kalkıp thrash metalin açık ara en büyük iki grubunu taklit etmeye çalışmak nedir ya? Bu 9/10 ise Warbringer’a 15/10, Vektor’a 25/10 veriyorum!

  18. Mert Nalvuran says:

    İyi albüm ama Annihilator’u harcamaya değecek kadar değil. V’ye gelene kadar Ballistic Sadistic’i on kere yıl sonu listeme yazarım.

  19. Bora says:

    Bunu neden anlamsız yere kenarda bekletip dinlememişim kendimi fena halde ayıpladım. Metallica, Megadeth’in 30-35 yıl önce gezdiği irtifalar, fanilerin rekabet edebilmesi için pek uygun olmadığından yeni dönem thrash gruplarını dinlerken, ister istemez insan içindeki karşılaştırmacı huysuza engel olamayabiliyor. Neyse ki bu albümü dinlerken bir defa bile o huysuz ihtiyar araya girmedi. Yürümelere yoldaş olur bu albüm bana uzun yıllar.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.