# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
METALLICA – …And Justice For All
| 02.09.2010

Adaletin bu mu METALLICA?

Geçende grubumun albümünü dinlerken “Ulan nerden başladı bu müzik bende?” diye düşündüm. Cevabımı sizlerle paylaşmak istedim dostlarım. Yaşım itibariyle o günleri hatırlamam çok da zor değil. Kulağımda hâlâ 2 şarkı var. Birincisi Metallica – One, ikincisi Death – Together As One. Kuzenimin boyum kadar olan hoparlörlerinin karşısına oturur “…And Justice For All” albümündeki o cansız, kuru ama insanın ciğerini titreten gitarların gürültüsüyle ve One şarkısının başındaki helikopter seslerine şaşırarak geçirirdim zamanımın bir kısmını.

Aradan bir süre geçti, ben başka grupları dinleme fırsatı buldum. Craig David dinlerken bir yandan da “Nightfall in Middle Earth” albümünü dinliyordum. Ama nasıl olduysa sınıf arkadaşım bana “Bende bir kaset var al sen seversin” diyerek bu albümün orijinal kasedini verdi. O yıllarda sık sık Antalya’ya gittiğim için uzun otobüs yolculuklarımın tek yoldaşı haline gelmişti bu kaset. Benim için çok değerli bu kasedin benden kopuşu da yine bir yolculuk sırasında, modası geçmiş kasetçaların kasedin bandını parçalamasıyla oldu. Eminim hepinizin bir anısı vardır bu albümden bir şarkıyla. Benimkiler böyle başlıyor ve devam ediyor.

Tatlı bir melodinin farklı aralıklardan armonisinin çalınıp, bu kaydın terse çevrilmesiyle elde edildiğini düşündüğüm harika introyla giren Blackened hâlâ Metallica’nın bir numaralı giriş şarkısıdır bence. Albümün genelinde adeta bir James Hetfield zaferi söz konusu. Harika düzenlenmiş şarkılar bu eserlerin ölümsüzlüğünün en büyük sırrı. Dikkatinizi çekmek isterim dostlar burada bahsettiğim şey sadece “Ooo çok süper rifler var” değil; harika bir düzenleme söz konusu. Klasik bir heavy metal albümü olmasına rağmen onu ayıran bir şey var, onu farklı kılan bir duruş var: Şarkıların karakterlerinin gücü. Bugün baktığımda, herhangi bir şarkıdaki bir nakaratı bile tekrar duymak istemiyor, bir atağın bile tekrar edilmesini istemiyorum; çünkü hepsi müthiş bir birlikle zincirin halkalarını oluşturuyorlar.

Albümle aynı ismi taşıyan …And Justice For All için hep “Metallica da adaletin duvarları yeşile boyandı, para konuşuyor diyip durdu ama kendisi paranın köpeği oldu” laflarını duydum metal ortamlarında. Bunun sebebini de Lars Ulrich’in 2000 yılındaki Napster kapatma davası olarak gösteriyorlar. Bunun şu zamanda gereksiz olduğunu düşünsem de o zaman için, o dönemin çocukları için önemli bir aşağılanma olarak görülebileceğini de hatırlatmak isterim; zira bir anda alışmak kolay değil dijital çağa.

Dedim ya James Hetfield zaferi var adeta diye. Davulda da canavar gibi çalan bir Ulrich var. Onu da atlamamak lazım. Davul çalmada ve davulcular konusunda epey vizyonu olan bir iki arkadaşımla konuştuğumda aldığım cevap şu şekilde oldu “Abi Ulrich iyi bir davulcu değil ama bu albümde gerçekten başarılı çalmış”. Neredeyse hiç ride kullanmaması, tomlarda yaptığı atakların terse doğru gitmesi rahatsız edici olsa da, rahat durmadan ve kafasına göre takılarak çaldığı twin’ler albüme canlılık katıyor diye düşüyorum.

Metal tarihinin mihenk taşlarından “Black Album“ün o literatüre giren, hâlâ örneklenmeye çalışılan ve örneklenmeye devam edilen o meşhur “Metallica davul sound’unun” öncesinde bu davullar sanki bizi bir şeylere hazırlıyor gibi. Davul performansında Dyers Eve bizi en şaşırtan eser oluyor zira Ulrich’ten beklenmeyen bir performans. Aslında Ulrich’ten bahsettiğim için böyle konuşuyorum, lütfen Gavin Harrison’la falan karşılaştırmayın. Dünyadan haberi olmayan biri değilim.

Metal tarihinin öldükten sonra hiç unutulmayan başçısı Clifford Lee Burton’ın elim bir kazayla ölümünün arkasından 2 sene geçmişti bu albümle geri döndüğünde Metallica. Hâlâ acısını taşıyorlarken yaptıkları bu albüm başyapıtlarla dolu. Bugün bile konserlerde neredeyse 4 şarkısını hiç playlist’lerinden eksik etmedikleri bir albüm. Şarkıların 9 dakika, 7 dakika gibi uzunluklarda olması ama 2 dakika gibi gelmesi de bence bu albümün ölmeyeceğinin ispatı (en azından kendime ispatı).

Peki Clifford Lee Burton’dan bahsetmişken ve bas gitar demişken gelelim o meşhur soruya. Bu albümde bas gitar nerede? Evet dostlarım bu albümde bas gitar yok. Aslında var ama sesi neredeyse kapanmış durumda. Bunun sebeplerinden bazılarının Lars’ın kulaklıktan alışık olduğu şeyi duymak istemesi, Jason’ın pek miksler sırasında başında duramamış olması gibi sebepler olduğu söyleniyor ama hiçbir sebep bas gitarın kapanmasının vicdansızlık olduğu gerçeğini değiştirmez bence. Bas gitarı kısabilirsin, Steve Digiorgio bası gibi olmayabilir, ama bir şekilde orada olması gerekir. Davulun kick’i ve bas gitarın freakansı yaklaşık olarak 20 hz ile 100 hz arasında gidip gelir. Bu sebeple de birbirlerini desteklemede önemli bir rol oynarlar. Peki soruyorum sana, adaletin bu mu Metallica? Neden o güzel adamın çaldığı basları kapattın?

Neyse ki günümüzde Rock Band, Guitar Hero gibi oyunlar var da gruplar bu oyunlar için şarkıların orijinal projelerini veriyorlar. Bu şekilde de oyunun içinden bu şarkılar kırılıp baslı hallerini dinleyebiliyoruz. Eğer youtube’de aratırsanız albümün bas gitar olan versiyonunu dinleyebilirsiniz.

Böylesine ünlü bir grup olunca herkesin hakkınızda bir şeyler demesi farz oluyor. Artık 15 yaşındaki bir çocuk bile “Ya Kirk Hammett iyi gitarist değil” diyebiliyor. Neye dayanarak söylüyor hiç bilmiyorum ama ben şöyle düşünüyorum: Kirk götünü sıktığında gerçekten harika şeyler çalabilen bir gitarist. Bu albümde de bunu açıkça görüyoruz. Üstelik bununla bitmiyor, “Black Album”de daha da bir fazla görüyoruz. Ha “Metallica bozdu yea, Kirk de çalamıyor zaten bi bok” muhabbetlerini pek bilmiyorum takip edemedim ama Hammett artık eskisi gibi değil onu biliyorum. “Death Magnetic“teki gitaristliğini ibret olsun da böyle çalmasın kimse diyerek dinletmek lazım gençlere.

Bir enstrümantal eserin de bulunduğu albüm grubun listelerdeki en büyük çıkışlarından biriydi. Bir kısım müziğinin ve son kısımdaki sözlerinin Cliff Burton’a ait olduğu To Live is to Die kaçırılmaması gereken bir hazine.

When a man lies he murders
some part of the world.
These are the pale deaths which
men miscall their lives.
All this i cannot bear
to witness any longer.
Cannot the kingdom of salvation
take me home?

Albüm büyük bir başarıya ulaştıktan sonra Metallica klip çekmeme kararını ortadan kaldırıp Johnny Got His Gun adlı filmden görüntüleri toplayıp, kendi görüntüleriyle birlikte One adlı güzide esere klip çekti bildiğiniz gibi. Aynı zamanda En iyi Metal performansı Grammy’sini de Jethro Tull’a kaptırdılar!!!

Bu albümle ilgili anlatacaklarım hâlâ var gibi hissetsem de uzatıp sıkıcı bir hal aldırmak istemiyorum. Şimdiden iyi dinlemeler.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.29/10, Toplam oy: 1,959)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1988
Şirket
Elektra
Kadro
Kirk Hammett: Solo gitar
James Hetfield: Ritim gitar, vokal
Jason Newsted: Bas gitar çaldığı söyleniyor
Lars Ulrich: Davul
Şarkılar
1. Blackened
2. ...And Justice for All
3. Eye of the Beholder
4. One
5. The Shortest Straw
6. Harvester of Sorrow
7. The Frayed Ends of Sanity
8. To Live Is to Die
9. Dyers Eve
  Yorum alanı

“METALLICA – …And Justice For All” yazısına 142 yorum var

  1. ismail vilehand says:

    hiç eskimiyor. kusursuz…

  2. Nightwing says:

    bana göre tüm zamanların en iyi iki metal albümünden biri. bir diğeri için (bkz:the sound of perseverance)

    tek kelimeyle kusursuz bir başyapıt. 10 bile az şuna. dememe gerek yok herkes biliyor nasolsa bütün elemanlar kendini aşmış ve bana nice pure true evil black/death metal albümlerinin veremediği agresifliği veriyor. nefret ettiğim lars ulrich burada döktürmüş. zaten metallicadan genel olarak pek haz etmem ama bu albüm ayrı bi şey arkadaş. yiğidi öldür hakkını yeme ekolü bu ekolden bir diğer albüm için (bkz:cruelty and the beast)

    hem metallica hemde cof için söylüyorum ne olurdu şu çizgiden gitseydiniz ulan paragöz herifler!

  3. Nightwing says:

    gitarları okullarda ders niyetine okutulması gereken albüm.

    ayrıca içinde to live is to die gibi metalci ağıtı niteliğinde bir şaheser vardır. metalmiş thrasmiş progressivemiş geçtim tüm zamanların en iyi MÜZİK albümlerinden biridir bu!

  4. Mechanix says:

    Rtl ve mop’u daha çok severim bu albümden. Harvester of Sorrow’u da hiçbir zaman sevemedim. Yine de 10.

  5. Günhan says:

    https://www.youtube.com/watch?v=6kqTcLwUYj8 birde böyle bir versiyonu var. Basların duyulduğu. Efsane albüm baş yapıta dönüşüyor.

  6. eren says:

    master of puppets bahane …and justice for all şahane

  7. killyourselfchuck says:

    Metallica’ nın kuşkusuz en teknik, en dikkatli albümü. Şarkılar uzun olmasına rağmen dinletiyor, One gibi bir efsane var içinde, Cliff’ in son çalışması ve sözleri, Lars’ tan canlı olarak artık göremeyeceğimiz davul performansları… 10 çıkar benden her türlü, bu albüm baş tacım…

  8. circleperspective says:

    Keşke remastered edilse ve satın alsam. En çok bu albüm hak ediyor remastered’ i. O bass gitarı duymak istiyorum albümün içinde.

    circleperspective

    @circleperspective, Bu arada, albümün mükemmel olmasını engelleyen iki unsur var bence. Bir tanesi hepimizin bildiği bass gitarın olmaması. İkincisi de şarkı sıralaması. Bence …And Justice For All ile başlayıp To Live Is To Die ile bitseydi mükemmel olurdu. Metallica dinlerken şahsen en çok bu albümden keyif alıyorum. En iyisi gözümde Ride The Lightning olsa da.

    Salata

    @circleperspective, AJFA ile başlayıp, To Live is To Die’dan sonra Blackened ile bitse daha güzel olurdu bence :)

  9. Emre says:

    Arkadaşlar benim hayatımı değiştiren albümdür bu. Biraz serüven biraz da bilinmeyen veya az bilinen Metallica gerçekleri istiyorsanız aşağıdaki yazıyı okuyabilirsiniz. http://akorgezegeni.com/2017/03/17/metallica-bilinmeyenler/

  10. den4x says:

    En iyi metallica albümü. Yapılmış en iyi albümlerden de birisi. Giriş cümlesi bulamayıp direk sadede geleyim dedim en baştan. Her dinlediğimde aynı notaların aynı hisleri uyandırdığı albümler bir başka oluyor, haliyle daha çok bağ olduğu için. To live is to die bestelenmiş en iyi şarkı olabilir. One’ın girişi, devamı harvester of sorrowdaki müthiş ritmler. 10/10luk. Hatta:
    And justice 10
    Master 9.8
    Ride the lightning 9.5
    Hardwired 9
    Black 9
    St. Anger 8.5

    Bu arada yazdığın kritiklerden böyle duygusal bağ olanları okuması ayrı zevkli oluyor. Ha keza in flames, katatonia albümleri ve sitede ilk okuduğum gojira-fmts acayip hoşuma gitmişti,siteyi takip etme sebebim.

  11. \m/ says:

    Benim en beğendiğim metallica albümü. Bas gitar çalan biriyim,cliff burton’ı da severim ama bu albümde bas gitarların olmayışı bence farklı bir hava yaratıyor. Albüm boyunca süren garip bir atmosfer var diğer hiçbir metallica albümünde olmayan. Bu atmosfer AJFA’yı eşsiz kılıyor. Bu albümde tüyleri diken diken eden iki şarkı var ki bence metallica tarihindeki en güzel iki şarkıdır: One ve To Live is To Die. Evet çok zor şarkılar değiller, basit chordlardan da oluşuyor olabilirler ama ben hala bu ruhu nasıl yakaladıklarına hayret ediyorum dinlerken.

  12. northern says:

    açık ara en çok dinlediğim metallica albümüdür bu. bir ay boyunca sadece iki şarkı dinleyeceksin deseler ajfa ve frayed ends seçerim keyfime bakarım. bi de metallica’nın en öfkeli hali burada herhalde. öyle ki adamlar albümü to live is to die ile her anlamda zirvede kapayabilecekken sanki içlerine sinmemiş de dyers eve’i son sıraya alıp bi tokatla bitirmişler haha.

  13. Elwsund says:

    Bu albümün Türkiye’de yayınlanması baya klişe olsa da her zaman kalbimizde olacak bu albüm…

  14. teknik meslek metal says:

    Metalle kaplanmış ömrümde -ki yaklaşık 25 yıla tekâbül eder- rahatlıkla en çok kafamı salladığım, etkilendiğim, dinlediğim albümdür diyebiliyorum. Bir başyapıttan ziyade âbide gibi bir taş yapıttır, öyle ki diğer thrash nirangi taşlarının ötesinde, adalet sarayının yıkıntıları arasında bambaşka bir yerde durur. Bir daha hiç olmadığı kadar nalına da mıhına da vurmuş, her türlü otoritenin adaletsizliğine karşı içindekileri zehir zemberek dökmüştür bu muhteşem albümde delikanlılar, 30 yıl sonra hâlâ çok görkemli.

  15. HaNNibaL says:

    The Frayed Ends Of Sanity ortasında yer alan gitar rifi olacak iş değil sesi sonuna kadar açıp evde tepinirdim.

    And justice davul kicki diye bir gerçek var arkadaş nasıl bir tondur bu

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.