# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Serbest kürsü
| 04.05.2015

Yeter! Söz milletin.

Herkese merhaba. Başlıktan da anlaşılacağı üzere, bu başlıkta gönlünüzden geçen herhangi bir konuda dile getirmek istediklerinizi paylaşabilirsiniz. Ülke gündeminden müzik dünyasına, son komik videolardan ligdeki son gelişmelere kadar ister suya sabuna dokunan, ister havadan sudan konularla köşemizi renklendirmenizi arzu ediyoruz. Tek ricamız, yorumlarınızı kimseyi kırmayacak, kendinizi hapse attırmayacak ve sitemizi kapattırmayacak içerikle şekillendirmeniz.

Hepimize mutlu ve özgür günler dilerim.

  Yorum alanı

“Serbest kürsü” yazısına 3,524 yorum var

  1. deadhouse says:

    Grindcore ölmüşse Thrash Metalin T’sinden bahsedilmemeli. Ayrıca Black metal ve Black metal kombinli metal albümleri dışında metal türlerinin çoğu fakir bir dönem geçiriyor, buna Death Metal de dahil.

    mikko aspa'nın göbek deliği

    @deadhouse, Death metal de hariç deseydin

    Boba Fett

    @deadhouse, Grindcore öldü toprağı attık, Thrash Metal’de ölü gibi gözüküyor çünkü yeniliğe kapalı her türlü ölmeye mahkumdur.

    Berca B.

    @Boba Fett, bu grindcore öldü muhabbeti beni baya üzüyor. Grindcore ölmez, sadece grindcore dinleyecek ihtiyaç henüz hissedilmemiştir :) Her canlı grindcore’dan zevk almayı bir kez olsun tatmalı.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Berca B., grindcore’u müzikten ziyade bir manifesto veya duruş olarak görüyorum sanırım. Genel olarak “dinleyiciyi müziğe doyuralım” gibi bir dertleri yok ahah

    Berca B.

    @Ahmet Saraçoğlu, ya ben de söz ve duruşlarından ziyade bazen sadece o ses bombardımanına karşı bi açlık hissediyorum. Sıcak yaz günü birası gibi, suya bombalama atlama gibi “ohhh be kendime geldim” dedirtiyo bana resmen ahah

    Boba Fett

    @Berca B., Böyle düz ve vurucu bir şey istediğim vakit Bloodbath beni kesiyor ama ne yalan söyleyeyim artık eskisi kadar istemiyorum ama empati yapabildim o dediğine.

    Berca B.

    @Boba Fett, valla ben de önce birkaç tur Nightmares Made Flesh ve Fathomless Mastery döndürüyorum, üzerine Shift, Heirs to Thievery falan açtığım zaman spor sonrası duş gibi geliyor, birbirini tamamlıyorlar yani. Yalnız şu albümleri yazmak bile durup dururken gaza getirdi.

    Boba Fett

    @Berca B., Ben bir kere dinledim yetti. Açıkçası bu tarz bir müzik beni doyurmuyor, sıkılıyorum. Keza Trash Metal için de artık kaliteli işler çıktığını düşünmüyorum ama şöyle bir şey var çoğu kişinin bayağı bulduğu Bloodbath’ı ben çok seviyorum. Yani türü sevenler hala dinleyecek yeni şeyler buluyor olabilir ama tarafsız bakınca ben işlerin pek iyi gittiğini düşünmüyorum.

    ismail vilehand

    @Berca B., bir gün grindcore ölürse ilk benim haberim olur. Merak etme tür hala fişek gibi.

    ismail vilehand

    @deadhouse, 2020 yılının altıncı ayının ortalarındayız, henüz şimdiden grindcore türünde dinlemeye değer, 5-6 tane iyi ve çok iyi seviyesinde grindcore albümü çıktı. Grindcore dinleyicleri ve icra edenleri ile birlikte çok bilinçli ve aktif bir kitleye sahip. Zaten grindcore metal olmadığından metalcilere diretmenin pek anlamı yok.

    Bu arada hakkaten death metal de hariç deseydin keşke.

    deadhouse

    @ismail vilehand, Fakir olduğunu düşünüyorum dedim. Sence Death metal altın çağını mı yaşıyor?

    ismail vilehand

    @deadhouse, death metal başyapıtlarının büyük bölümü 90′ların ilk yarısında çıktığı için başka bir döneme “altın çağ” demek mümkün değil ama death metalin kısırlaştığı bir dönem olduğunu düşünmüyorum.

    Ancak dönem dönem farklı alt türler ön plana çıkabiliyor. Mesela 90′ların ikinci yarısı benim müzik zevkime göre en zayıf dönem. Ön plana çıkan gruplar bana göre death metal bile olmayan melodeath grupları veya yeteri kadar yırtıcı olamayan prog/teknik death metal gruplarıydı. Amerika ve İsveç’in baba grupları ise ya tarz değiştirdi ya da en zayıf albümlerini çıkarttılar.

    2000′lerle birlikte hem eski babalar toparlanmaya başladı hem de on numara yeni gruplar türedi. Günümüzde ise plak şirketi odaklı death metal başta olmak bütün ekstrem metal alt türleri dolu dizgin ilerliyor. Old school death metal, brutal death metal ve death metal ile hardcore/crust gibi türleri harmanlayan gruplar muhteşem albümler yapıyor. Hatta eğer bir death metal alt türü olarak görmek istersen buna deathcore türünü de katmak mümkün.

    Ben bir death metal sever olarak günümüz piyasasından son derece memnunum. Ama dediğim gibi, bu olay dönemsel olarak ön plana çıkan death metal alt türleri ve müzik zevkine göre değişkenlik gösterebilir.

    deadhouse

    @ismail vilehand, Kastettiğim saf death metaldi. Misal Cattle Decapitation albümlerini baz almıyorum. Brutal ve Teknik Death metal olarak bakarsak fakir demesek de ortalama diyebiliriz. Tabii ki çok iyi albümler, iyi albümler arada çıkıyor. Fakat bu türün müthiş bir dönem geçirdiğini göstermiyor. Bir de ben son 5 yılın için konuştum, belirtmeyi unuttum.

    ismail vilehand

    @deadhouse, son 4-5 yıl 2000′lerin en iyi dönemi bence. Çıkan albümleri beğenme derecesi dediğim gibi subjektif. Ama piyasanın canlılığı, underground gruplardaki üretkenlik ve kemik kitleden gelen tepkilere bakarsak death metalin bu dönemi fazlasıyla iyi.

  2. enemyofgod says:

    İyice televizyondaki tartışma programlarına döndü bu konu

  3. necrobutcher says:

    herkes sapık bir adama laf anlatmaya çalışıyor o da bu çabayı görüp aslında haklı oluduğunu düşünecek. bu ülkede 13 günde 16 kadın öldürüldü hepsi de beyin özürlü hastalıklı fikirlere sahip boş beleş tipler tarafından öldürüldü. şafak iyi bir insan değil. şafak uçkurunu kontrol edememesini karşı tarafa yüklüyor. şafak özgüvensiz ama sinsi bir tip. böyle arkadaşlar okumaktan araştırmaktan anlamaz. karşınızda zaten okumuş türkçeyi de gayet güzel kullanan ama öğrendiği her şeyi; muhtemelen ailevi eğitimden dolayı içinde oluşturduğu ve asla değiştirmeyi düşünmediği saplantılarına destek olarak kullanıyor. yersiz hümanizminiz 2002′den beri ağzımıza sıçıyor.

    Berca B.

    @necrobutcher, sakin ol Hitler ve bırak da ilk taşı 3 ayda bir sitenin en absürd yorumunu güncelleyen sen değil de günahsızlar atsın. Alttaki yorumu atan kişi iyi insan kriterlerini belirliyorsa işimiz var:

    “necrobutcher says:
    12.06.2020 at 12:16
    bu corona olayı hiç de beklenileni vermedi bence. ben yaşlıların hatırı sayılır bir kısmı gidecek ve hayat standardı biraz olsun yükselecek…..”

    Kimse Şafak’a devlet yönetimini vermiyor, mağdur gösterip haklı çıkarmaya çalışmıyor. Etrafına ve kendisine zararlı olabilecek bir şeyi fark etmesini sağlamaya çalışıyor.

    necrobutcher

    @Berca B., varsa günahsız gelsin atsın ve peşimi bırak.

    necrobutcher

    @Berca B., ve evet insan popülasyonunu kontrol altında tutabilecek bir üst canlı olmadığı için sürekli çoğaldığını, buna bağlı olarak dünyada kaynakların tükendiğini düşünüyorum. nufüs artışı insan kalitesini de düşürüyor. bu artışa bağlı olarak yeni siyasi ve ekonomik sistemlerin de oluşturulamadığı fikrindeyim. sizin gibiler de bütün bu sorunlarla sevgi ve barış ile mücadele edebileceğini sanıyor. sabit fikirli değilim varsa aksini iddia eden hemen fikrimi değiştiricem. ama sen benim bu pencereden bakarak yazdığım yorumu alıp sapıkça fikirleri olan bir adamı hümanistce savunmak için buraya yapıştırıyorsun. bu çok saçma.

    Berca B.

    @necrobutcher, dünyada senin için sadece siyah ve beyaz var herhalde. Senin gibi kendisi gibi düşünmeyeni hemen yok etmeyi savunmayanlar illa ki hümanist çiçek böcek olmuyorlar. Şafak’ın zihni ne kadar sorunluysa seninki de o kadar sorunlu ve senin de benzer bir yardıma ihtiyacın var.

    Boba Fett

    @Berca B., Evet geçen ki o yazıyı görüp cevap vermeye dahi tenezzül etmemiştim ama arkadaş gelip bu sefer farklı uçtaki bir arkadaşı sanki kendi düşünceleri çok normalmiş gibi eleştirmiş. Komik. O adamın düşünceleri beyazsa seninki de gri yani. Sen kalitesiz demişsin ki o da neye göre kalitesiz belli değil, diğer arkadaşta açık giyimli demiş ki neye göre açık belli değil… Kısaca başkasını eleştirirken bi aynaya bakmak lazım.

    Börbır

    @Boba Fett, Açıkçası buna katılmıyorum. Başkasını eleştirirken kendi eylemlerimiz önemli değil. Sigara içen biri sigaranın kötü olduğunu söyleyebilir bu da sigaranın zararlı olduğu gerçeğini değiştirmez. Aynı şekilde @necrobutcher ne demiş olursa olsun bu @Şafak’ın haklı olduğu anlamına gelmez. Aynı zamanda önceden söyledikleri @necrobutcher’i haksız yapmaz.

    Boba Fett

    @Börbır, Ya aslında bakarsan ben de katılmıyorum yani bir kişinin bir fikrinin tırt olması diğer fikirlerinin tırt olduğunu göstermez ancak arkadaşın geçen yaptığı yorumu falan görünce üzerine bir de bunu görünce bunu yazma ihtiyacı hissettim. İnsanın bi aynaya bakması lazım.

    Ahmet Saraçoğlu

    @necrobutcher, bence dünkü olay çok net bir karakter ifşasıydı. Açık şekilde bir tavır ortaya konmuştu ve bu yüzden de herkes tepki gösterdi.

    Ancak bu kadar bariz olmayan ve farklı görüşlerin karşı karşıya gelebileceği durumlarda, özellikle internet üzerinden konuştuğumuz kişinin otomatikman tamamen zıddımız olduğunu düşünmek de saçma oluyor. Mesela ben Berca’yı 10 yıldan uzun süredir tanıyorum ve senin yazdıklarınla alakası olmayan bir insan olduğunu biliyorum. Taraf tutmak gibi bir niyetim yok ama şu anda net şekilde yanlış bir varsayım üzerinden ilerlediğini biliyorum mesela.

    Bence “makul olmak” hayattaki değerli şeylerden biri. Bir fikre karşı çıkmak, o fikrin karşısındaki fikre ölümüne bağlı olduğumuz anlamına gelmez. Dün de bana muhafazakârlığa karşı olduğum söylendi ama benim o andaki amacım rasyonelliğin dışına çıkmış bir düşünceye tepki göstermekti. İsteyen şeriat yanlısı olabilir, isteyen Kemalizm diye delirebilir; herkes kendi bilir.

    Bence kimse sadece internet üzerinden yorum yapılan ve %95 oranında müzik hakkında konuşulan bir ortamda, az önce karşısına çıkan birine “sizin gibiler” dememeli. Hayat, insan ilişkileri, iletişim böyle bir şey değil.

    necrobutcher

    @Ahmet Saraçoğlu, bana hitler dedi istesem küfür de ederdim.

    SA

    @Ahmet Saraçoğlu, gerçekten konuyu uzatmak gibi bir niyetim yok ama karakter ifşası derken şafak isimli kişinin karaktersiz veya buna benzer bir şey olduğunu mu demek istedin. Merak ettim

    Ahmet Saraçoğlu

    @SA, olumlu/olumsuz anlamda demedim. Ne düşündüğünü ve duruşunu tavizsiz şekilde ortaya koydu ve hayata bakış açısını anlamamızı sağladı babında söyledim. Dediğin türde bir şeyi asla düşünmedim.

    SA

    @Ahmet Saraçoğlu, buna sevindim. Ama yine de dünden beri üzgünüm açıkçası. 2015 ten beri bu siteyi takip ederim. Hayatımın çok önemli bir yerindedir bu site. Zaten senden böyle bir ifade beklemezdim de istemezdim de. Umarım bugünün kritiktiğindeki yılan muhabbeti de dünkü olaya gönderme değildir. Ama ister istemez öyle mi diye insanın aklına geliyor. Öyle olmadığını düşünüyorum.

    Ben de şafak isimli kişinin o cümlesini doğru bulmadım. Ama herkesin hayatında hiç yok mudur diğer insanların çoğunu kötüleyen ifadeleri. Yapmışızdır bir şekilde. Bu siyasi bir fikir doğrultusunda da olabilir, tamamen doğal bir tepki de olabilir. Hatta bazen sonunu düşünmediğimiz ne cümleler kurmuşuzdur. Benim şu an aklıma geldiğinde utandığım ne ifadelerim var. Tamam şafak ın cümlesi de yanlış ama tartışırken üslubunu gayet iyi koruyan bir kişiye bu kadar kişinin birden bu derece kötü gözle bakması bana çok abes geldi. Farkında olmadan yorumların birbirini gaza getirdiğini düşünüyorum. Tepki alıp almamak umrumda değil. Ama bunu ifade etmezsem içim rahat etmez. Ben şafak ın düşüncesi ne olursa olsun buradaki yorumlarda itham edildiği gibi kötü olduğunu düşünmedim. Yazdıklarından o cümleyi de, ucu insanların sevdiği, değer verdiği kişilere dokunsun diye kurduğunu anlamadım. Yani bile bile gideyim insanların sevdiklerine dil uzatayım gibi bir düşüncesi tabi ki yoktur. Cümlenin sonunu o da çok düşünmedi. Yazdığı şeylerde ne bir ırz düşmanlığı var ne de buna benzer bir şey. Herkes birden üzerine gelince de ısrarcı olmayı seçti. Ama işte benim üzüldüğüm konu yukarıda bahsettiğim şey. Burada ne yorumlar yapıldı. Kötülüğü savunan da vardı, dünya üzerinde toplu soykırım olması gerektiğini savunan da. Bu insanlar bizim sevdiğimiz insanların ölmesi gerektiğini düşünmüyor muydu?

    Ha derdim insanlara karşı hoşgörülü bir tavır sergilemek, ılımlı olmak gibi şeyleri anlatmak falan değil. Değinmek istediğim şey sadece şafak a haddinden fazla hakaret edildi.

    Ahmet Saraçoğlu

    @SA, 2. ve 3. paragraf için bir şey diyemeyeceğim, zaten 2 gündür konuşuluyor, ama ilk paragraftaki yılan muhabbetiyle bu konunun nasıl bir ilgisi olabilir bilemedim. Dünkü tartışmalar dünde kaldı, yılandan bahsederken sadece yılandan bahsediyordum.

    SA

    @Ahmet Saraçoğlu, direk sen etmesen de sitede dünden beri o kadar hakaretten sonra görünce çağrışım yapıyor ister istemez.

    Börbır

    @necrobutcher,
    Şöyle bir sorun var. Dünyada insanlar sadece Hümanist ve Mizantropik diye ayrılmıyor ikisinin arasında durmak mümkün. Böyle bir tartışmada karşı tarafı yaftalamak pek sağlıklı değil. Bu bir sonuca varmak yerine sadece tansiyonu yükseltir ve tartışma sonuçlanmadan durmasına yol açar.

  4. ismail vilehand says:

    EVET BEYLER AN İTİBARİYLE PA’DA NORMALLEŞME SÜRECİ BAŞLATIYORUM. DÜNKÜ REZİLLİĞİ UNUTMAK İÇİN ELİMİZDE ÇOK GÜÇLÜ BİR SİLAH VAR. O DA UZATMAMAK.

    Haydi şimdi herkes en sevdiği ilk 3 Marduk şarkısını yazsın.

    1- With Satan and Victorious Weapons
    2- Christraping Black Metal
    3- Perish in Flames

    daud

    @ismail vilehand,

    1 – Through the Belly of Damnation
    2 – With Satan and Victorious Weapons
    3 – Darkness It Shall Be

    ismail vilehand

    @daud, Through the Belly of Damnation büyük öküzlük. Ben de bayılıyorum. İlk 5 yapsam yazardım.

    mikko aspa'nın göbek deliği

    @ismail vilehand, wolves , panzer division , accuser opposer

    ismail vilehand

    @mikko aspa’nın göbek deliği, Wolves muazzam bir Marduk eseri. Özellikle canlıda Mortuus kusursuz okuyor şarkıyı. Wolves ve Burn my Coffin canlıda Mortuus vokali ile devleşen şarkılar. Keza Legion’da iyi okuyordu. Ama Mortuus her zaman daha iyi.

    mikko aspa'nın göbek deliği

    @ismail vilehand, https://youtu.be/MrOeSnKrJ0Y çıldırmalık

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand,

    1. Christraping Black Metal
    2. Thousand-Fold Death
    3. Throne of Rats

    İlk ikisi sabit, 3. belirli aralıklarla değişiyor.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand, peki en kötü Marduk albümü Viktoria’dır, tüm dünya çocukları olarak hemfikir miyiz?

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, hiç bir Marduk albümüne kötü diyesim gelmiyor ama benim en az sevdiğim ilk albümleri “Dark Endless”.

    daud

    @Ahmet Saraçoğlu, Frontschwein sonrasında biraz sönük kaldı evet ama en kötüsü demek haksızlık olur. Gerçi bende hiçbir Marduk albümüne kötü diyemiyorum, Viktoria’nın akıbeti Panzer Division Marduk sonrası gelen La Grande Danse Macabre’a benziyor biraz.

    deadhouse

    @Ahmet Saraçoğlu, Bence çok iyi albüm. Değeri sonradan anlaşılacak.

    Ugur

    @ismail vilehand,

    ABAV,

    1.Phosphorous Redeemer
    2.Imago Mortis
    3.Between The Wolf-Packs

    ismail vilehand

    @Ugur, Imago Mortis tam sevmeyen adama Marduk sevdirme şarkısı.

    Ugur

    @ismail vilehand, Ahah aynen.Tecrübe ile sabit.

    Börbır

    @ismail vilehand,
    1-Christraping Black Metal
    2-Kaziklu Bey The Lord Impaler
    3-Perish in Flames

    deadhouse

    @ismail vilehand, Marduk’un en sevdiğim 50 şarkısını yazabilirim, ama 3 tanesini yazamam. En iyi 3 şarkısı nedir diye sorulacak bir grup değil bence. Peki soruyorum. Metallica’nın en sevdiğiniz 3 şarkısı hangileri? Benim;

    The Shortest Straw
    Creeping Death
    Welcome Home

    ismail vilehand

    @deadhouse, “en iyi” ile “en sevdiğin” epey farklı kavramlar bence. En iyi 3 bende yapamam veya çok zorlanırım.

    Metallica’ya gelecek olursak:

    1- …And Justice for All
    2- Battery
    3- Creeping Death

    deadhouse

    @ismail vilehand, En sevdiğiniz* 3 şarkısı…” diye olacaktı. İyi nereden çıktı ki.

    Noshophoros

    @deadhouse,

    1) Welcome Home (Sanitarium) / İlk dinlediğim andan beri 1 numaramdır.
    2) Ride the Lightning
    3) The Call of Ktulu

    Benden de Coroner gelsin madem:

    1) The Last Entertainment
    2) Semtex Revolution
    3) Tunnel of Pain

    ismail vilehand

    @Noshophoros, pek enstrümantal şarkı adamı değilim ama The Call of Ktulu çok tarifsiz bir olay.

    Noshophoros

    @ismail vilehand, Kesinlikle. Metallica enstrümantalleri denince genelde 1 numaraya “Orion” konuluyor ama “The Call of Ktulu”dan aldığım müzikal tadı diğer hiçbir enstrümantallerinden almadım.

    ismail vilehand

    @Noshophoros, bence de “The Call of Ktulu” “Orion”u döver.

    Salata

    @ismail vilehand, Orion’da introdan sonra giren riff biraz zorluyor ama bence de sololar ve bütün atmosfer olarak Call of Ktulu Orion’u iyi benzetir :)

    enemyofgod

    @Noshophoros, Dave Mustaine farkı

    Rust in Peace.

    @Noshophoros, 1 – Sirens
    2 – Tunnel Of Pain
    3 – Last Entertainment

    Noshophoros

    @Rust in Peace., Favori Coroner albümün “No More Color” mı hocam ? Benimki öyle. İkimizin listede de o albümden aynı parçalar olunca merak ettim.

    Rust in Peace.

    @Noshophoros, ikisini karşılaştırmak çok zor olsa da ben bir tık farkla Mental Vortex’i daha çok seviyorum. Parçalar daha akılda kalıcı bence.
    Yalnız şimdi baktım da No More Color’ın kapanışı neymiş öyle ya. Tunnel of Pain, Why It Hurts, Last Entertainment. Düşünsenize biri dinliyor dinliyor Tunnel Of Pain’a gelemeden kapatıyor albümü ve gidiyor. Albümü sevmeyen adam bile beğenir o son 3 şarkıyı

    Noshophoros

    @Rust in Peace., Kapanışı en iyi yapan albümlerden biri bence de “No More Color”.

    İlker

    @deadhouse,

    The Frayed Ends of Sanity
    The Outlaw Torn
    Creeping Death

    Salata

    @deadhouse, Grubun tüm diskografiden sevmediğim taş çatlasa 5 – 6 şarkısı var herhalde

    1.Blackened
    2.Welcome Home
    3.Ride the Lightning

    Coroner de gelsin bari yav

    1.Shadow of a Lost Dream
    2.Die by My Hand
    3.Nosferatu

    kaziklubey

    @deadhouse, fight fire with fire
    the call of ktulu
    dyers eve

    Börbır

    @deadhouse,
    1-Master of Puppets
    2-The Call of Ktulu
    3-Blackened

    Opethsevenbiri

    @deadhouse, Aşırı kendine has listem:

    1)To live is to die
    2)Blackened
    3)Disposable heroes

    enemyofgod

    @deadhouse, 1-Ride The Lightning
    2-Creeping Death
    3-Eye of the Beholder

    Ahmet Saraçoğlu

    @deadhouse, benimkilerden ikisi pek tercih edilmeyen şarkılar ama nedense garip bir yakınlık duyuyorum. Bir de düşündüm ki Metallica’nın ilk 5 albümü benim için müzik üstü bir noktaya gelmiş bunca zaman içinde. 1991′den beri bildiğim, 1998′e kadar hayatıma yön veren bir grup ve şimdi baktığımda ilk 5 albümdeki şarkıların %99′unun birbiriyle eşit duygular hissettirdiğini görüyorum. Resmen hissizleşmişim Metallica’ya karşı. Ama dediğim gibi bu üçüne karşı farklı bir yakınlığım var.

    1. Motorbreath
    2. Blackened
    3. Leper Messiah

    deadhouse

    @Ahmet Saraçoğlu, Motorbreath kült bir şarkı. Tercih edenler görmüştüm. Az da olsa çok seven bir kitlesi var.

    Salata

    @deadhouse, Ben de Motorbreath’i ve Leper Messiah’ı çok seviyordum ilk dinlemeye başladığım zamanlar, biraz daha kolay dinlenebilir geliyordu herhalde

    riser

    @deadhouse,

    1- …and justice for all
    2- blackened
    3- whiskey in the jar (cover olsa da)

    Noshophoros

    @ismail vilehand,

    1) On Darkened Wings
    2) Nightwing
    3) Hearse

    tahsin

    @ismail vilehand,

    1) Wolves
    2) Of Hells Fire
    3) Materialized in stone

    trivago

    @ismail vilehand,

    echoes from the past
    dark endless
    the black tormentor of satan

  5. Boba Fett says:

    Bu arada ben hakaret ve kişiselleştirme olmadan tartışma yapabilmeyi çok önemli görüyorum. Açık fikirli olduktan sonra tartışa tartışa gelişeceğiz.

  6. necrobutcher says:

    @Berca B., inan bana bunu sabahlara kadar tartışırım senin burada bir kere gördüğün bu şafak gibi tiplerden ben bir senede 500 tane eğittim orduda. aralarında karşı eve köpek gibi uluyan, karpuza hallenen tipler vardı. kafası sapkınlıkla dolu bir erkeğin neler yapabileceğini ve neleri hak edeceğini benden daha iyi bilmene imkan yok. artık müziğe dönelim.

    Murad

    @necrobutcher, o eğittiklerin gerçekten eğitildi mi sence, yoksa geldikleri gibi gittiler mi acaba? gittiler derken döndükleri yer yine toplum.

    necrobutcher

    @Murad, ordunun askerden istediği iyi insan olması değil iyi robot olmasıdır bu ordu olmanın en önemli şartı, emir komuta deniyor. sapıklık toplumun kadını aşağı görüp erkeği serbest bırakmasından beslenir yani ordu buna bir şey yapamaz aile yapmalı. orduda sadece gözetim altında tutup engelleme yapılabiliyor. ben eğittim derken varlıklarına şahit oldum demek istedim yoksa 20 yaşına kadar tayt giymenin şehvet uyandırdığını savunanların arasında büyümüş hiçbir insana o yaştan sonra bir şey anlatamazsınız ki anlatılamadı da. adam yüzsüz yüzsüz yorumunu attı bastı gitti ben de hitler oldum. heil bari !

  7. Kaan says:

    Erkekler de Tayt giyebilmeli 80′lerde olduğu gibi..
    İşte benim Cemaat!
    https://imgflip.com/i/2c096y

    Boba Fett

    @Kaan, Giyen giyiyor ya zaten Steel Panther gibi devasa bir grup var eskilere gitmeye gerek yok. Bence giymek mesele değil taşıyabilmek önemli, ben taşıyamam mesela.

    necrobutcher

    @Kaan, içlik sayılıyorsa ben kışın hep giyiyorum hahaha küçükken annem pantolonun altına külotlu çorap giydirirdi o da baya ileri bir level bence hahahaha

    Kaan

    @necrobutcher, HAH HAH HA! Giyen giysin tabi yaa. Özgürlük bir kere gitti mi zor gelir. Bir komşu ülkemizde genç kızlar gösteri yaptı diye altının ortasından vuruyor hükmedenler. Kaybetmekte olduğumuz özgürlüğümüzün değerini bilelim .
    Bu arada Necrobutcher da , Boba Fett de yorumlarını zevkle okuduğum değerli arkadaşlar, diğerleri gibi.

    Rust in Peace.

    @Kaan, geçen acaba kıyafetleri kadın erkek diye ilk kim ayırdı diye aklıma takıldı. İskoçlar kilt giyiyormuş zamanında. Romalılar tunik giyiyordu. Şimdi ikisinden birini giysen bakarlar öyle.

    Rust in Peace.

    @Rust in Peace., ben de bakarım gerçi. Her zaman görmüyoruz kilt ya da tunik giyen birini.
    Yalnız şimdi bize garip geliyor, yakıştıramıyoruz, ama bu kıyafetler zamanında erkek kadın diye ayrılmasaydı hiç garipsemeyecektik. İnsan gerçekten hayret ediyor

    Kaan

    @Rust in Peace., Aynen öyle. Ben bir ara çıplaklar kampında çalışmıştım. İlk günlerde alt üst oldum sonra öyle normal geldi ki. Bunların hepsi kültür ve alışkanlıktan ibaret. Önemli olan kendini bilmek.

    Ashes of the Wake

    @Rust in Peace., hakkaten merak ediyorum bunu. bez parçasına da cinsiyet atamazsın ya.

    Emre

    @Ashes of the Wake, kökeninin avcı-toplayıcı döneme dayandığı söylenir. Avcılık erkekler tarafından, toplayıcılık kadınlar tarafından yürütüldüğü için pantolon erkekle, etek de kadınla özdeşleşmiştir.

  8. riser says:

    @ismail vilehand, yazalım bakalım.

    1- the hangman of prague
    2- christraping black metal
    3- throne of rats

    ismail vilehand

    @riser, bu ilk üç ile seni direk darptan içeri alırlar. Avukatın varsa ara.

  9. Yukarıda thrash metal lafı geçti, bence şu albümü henüz duymayan ama baya sevecek insanlar vardır burada.

    http://www.pasifagresif.com/2017/01/terrifier-weapons-of-thrash-destruction/

  10. Aynı şekilde yukarıda grindcore muhabbeti de geçti, türü seven ve şunu bilmeyen baksın bence. Farklı bir yaklaşımları var, ben baya seviyorum.

    http://www.pasifagresif.com/2018/01/infraction-posthumous-release/

    Trampet sound’una a hastayım ayrıca.

  11. hickdead says:

    pa’nın gündemine uygun bir konser kaydı paylaşayım ben de madem. boktan bir tür olan grindcore yaptıkları yetmezmiş gibi bir de sahnede tayt giyiyorlar. kıyamet yakındır dostlar.

    https://www.youtube.com/watch?v=1eZqMMQBXp8

    Berca B.

    @hickdead, dünyanın en iyi festivali. Bir gün havuç başlıklı Ku Klux Klan kostümümü alıp gidicem kesinlikle

    hickdead

    @Berca B., aman abi şu dönemde ku klux klan falan… adını anmak bile tehlikeli ahahsdhfg

    Rust in Peace.

    @hickdead, şuraya bak akıl hastanesinden eleman toplayıp konsere getirmişler ahahshdjsn
    Şaka maka muhteşem ortam

  12. bir ara metal dışı albüm kritikleri yayınlanıyordu (lana del rey, pink vs gibi). hala kabul ediliyor mu bu tarz kritikler? eğer kabul ediliyorsa twenty one pilots kritiği yazmak istiyorum. son iki albümdür muhteşem işler yapıyorlar. hayranı olduğum tek pop oluşumu sanırım.

    Ahmet Saraçoğlu

    Bu konuda site kitlesinin düşüncesi ne yönde onu merak ediyorum. Çok nadir de olsa metalle hiç alakası olmayan grupların, albümlerin incelemesinin yayınlanması konusunda görüşü olan kimse var mı?

    deadhouse

    @Ahmet Saraçoğlu, Bence çok nadir olacaksa fena olmaz. Ayda bir ya da 2 3 ayda bir gibi mesela.

    İlker

    @Ahmet Saraçoğlu, Kesinlikle daha sık olmalı. Sadece pop değil; post-rock, trip-hop, elektronik, deneysel/saykedelik rock vb albümlerine de yer verilse çok daha hoş olur.

    İlker

    @İlker, Kesinlikle daha sık dediğim ayda 1-2 falan gibi tabii.

    Boba Fett

    @Ahmet Saraçoğlu, İnanılmaz iyi olur, tabi bunu Amerika’yı yeni keşfedip egzotik bir tatmışcasına insanları kafesleyip şehir şehir gezdiriyormuş gibi değil de en azından klasikler albümleri ya da çok beğenilen yeni işleri inceleyebilirsiniz. Ben Rock, Hard Rock türlerinin bile az olduğunu düşünüyorum eğer bu tarz içerikler gelirse çok iyi olur.

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, yorumlarda yüksek seviye boş yapılmadığı sürece kimseye zararı yok bence. Tek sıkıntı google veya sosyal medyada kritiği görüp gelenler. Adamlar ortamı görünce dehşete kapılıyorlar hahaha.

    Canoir

    @Ahmet Saraçoğlu, daha sık yapılmalı kesinlikle. Post rock, progressive rock, alternative/indie rock gibi türlerde haftada bir olsa çok iyi olur ama o türlere eğilecek çok yazar yok sanırım. Pop albümlerde ise eğer ortada gerçekten dinlemeye, göz atmaya değer bir iş varsa kesinlikle yazılmalı. Black kritiği falan vardı bi ara, herkes deli gibi övüyordu. Kimsenin rahatsız olacağını sanmam. Yine daft punk kritiğinde de coşmuştu herkes zamanında.
    En son mabel matiz kritiği biraz sorun çıkarsa da albümü dinleyip çok seven geniş bir kitle de vardı. Hatta ben yıl sonu listeme bile almıştım.
    Bu arada lafı geçmişken Dua Lipa’nın son albümüne bir bakın derim haha. Bence çok özel bir albüm. Hatta yazabilen olsa ne iyi olur.

    Berca B.

    @Ahmet Saraçoğlu, bence tek başlıkta bir günde birden fazla kritiğe yer verilebilir kısa kısa hesaabı.

    necrobutcher

    @Ahmet Saraçoğlu, daha önce mabel matiz kritiğine ılık müzik yazıp tartışma çıkarmıştım ama daha önce ismini görmediğim bir sürü yazar yorum atmıştı. bence site açısından güzel olur.

    chuck

    @Ahmet Saraçoğlu, hemen hemen her müzik türünün ilk ve en iyi albümleri yayınlanmalı bence.

    yani neden bir michael jackson albümlerinin kritiği bulunmasın ki sitede. ya da hip-hop başını çeken gruplar vs.

    Ugur

    @Ahmet Saraçoğlu, Sahi Lana del Rey kritiğinden bu yana mabel matiz yayınlandı sanırım sadece.Daha fazla isteruk.

    mikko aspa'nın göbek deliği

    @Ahmet Saraçoğlu, pop rap albüm kritikleri yerine goregrind , porngrind albüm kritikleri yayınlansın

    Ashes of the Wake

    @Ahmet Saraçoğlu, olumlu yorumlar görünce kritiği yeni mail hesabımdan gönderdim ama sanırım spam kutusuna düşüyor maillerim abi.

    Salata

    @Ashes of the Wake, 2015-16 civarıydı herhalde sitede böyle farklı albümlerin kritiklerinin yazıldığı bir seri vardı, oradan keşfettiğim bazı albümleri hala arada açıp dinliyorum, yani kaliteli işler olduğu sürece bence de çok iyi olur, ama açıkçası çok göz önünde olan lana del rey gibi kişilerden ziyade daha underground işleri tercih ederim

    Ashes of the Wake

    @Salata, bahsettiğim grup şu an dünyanın en çok satan grubu ama buna rağmen deneysel işler de yapıyorlar yani.

  13. SA says:

    Beste yapmakla uğraşanlara, bundan büyük keyif alanlara bir sorum olacak.

    Uğraştığınız şarkı içerisinde yazdıklarınızdan size çok güzel gelen bazı rif veya bölümlerin, orayı tekrar tekrar kontrol ettiğinizde zamanla gözünüzdeki değeri veya olmuşluğu azalıyor mu?

    Ben bilgisayar üzerinden beste yapmakla uğraşmayı çok seviyorum. Bu bahsettiğim şeyden dolayı yazıp çıkardığım, yazıp çıkardığım o kadar çok şey oldu ki? Bazen yazdıklarım ilk başta çok güzel gelse de zamanla uğraşırken duya duya o güzellik gidiyor ve şarkının neredeyse yüzde doksanını çıkarıp çok küçük bir kısımla yeniden başladığım oluyor.

    turantemel

    @SA, bu sorunu aşmak ve üretimi daha verimli hale getirmek için çevrene sürekli dinletmek sanırım en net yol. dediğin gibi ortaya koyduğun çalışma sürekli gözatıldıkça pastel tonlarını yitiren, yavan bir tat vermeye başlıyor. dinletebildiğin kadar insana dinletmek, ortak zevk sahibi olduğun insanlarla tartışıp, üretmek en güzel yollardan biri.

    SA

    @turantemel, faydalı olabilir. Sürekli fikir alışverişi yapılabilecek, aynı zevklere sahip, yakınlarda dostlar lazım aslında. Ya da yakında olmaya gerek yok. İnternet ortamı herşeyi fazlasıyla yakınlaştırıyor zaten ama bu sefer de güven meselesi işin içine giriyor.

    hickdead

    @SA, maalesef evet. istisnasız olarak yazdığım her şeyde bahsettiğin şeyi yaşıyorum. içinde bulunduğum durum o kadar vahim ki sırf bu yüzden son iki yıldır onlarca yeni şarkı yazmaya, kaydetmeye başlasam da aralarından tek bir tanesini bile bitiremedim. ne yazık ki aşırı mükemmeliyetçi ve detaycı bir insanım ve bunlar benim ilkem değil, kompulsiyonumun birer parçası. sadece müzik yazarken de değil; herhangi bir şey üretirken, yaparken de yaşıyorum bu problemi. hatta buraya yazdığım 5-6 satırlık bir yorumu yarım saat boyunca kontrol ettiğimi bile hatırlıyorum. hâl böyleyken de mücadele etmenin beni çok yoracağını ve aslında istediğim sonucu hiçbir zaman elde edemeyeceğimi bildiğim en basit işleri bile erteliyor, veya tamamen rafa kaldırıyorum. şunları yazarken bile içinde bulunduğum duruma çok canım sıkıldı açıkçası. neyse, dağıtmayayım. senin bahsettiğin şeyi yaşamak için benim ki gibi bir obsesyon sahibi olmaya gerek yok elbette. mesela ben uzun zamandır dinlemediğim şarkılarımı yeniden dinlediğimde bazılarını sanki ben yazmamışım gibi hissediyorum ve onlara karşı daha heyecanlı bir yaklaşımım oluyor. ama ne olursa olsun, yeni yazdığım herhangi bir şeyin ilk hâliyle son hâlinin arasında en ufak bir benzerlik bile kalmıyor. bazen ortaya çok güzel sonuçlar çıkabiliyor; ama maalesef o çok güzel sonuçlar da oldukları gibi kalmıyor…

    hickdead

    @hickdead, bu yorumda “benimki”nin ki’sini ayrı yazdığımı yorumu yolladıktan sonra fark etmiş olmam bile bütün moralimin yerle bir olmasına yetti. uzaktan aşırı anlamsız ve aşması kolay gözükebilir, “seninki de dert mi amk” dedirtebilir ama ne yazık ki hiç de basit değil arkadaşlar.

    SA

    @hickdead, bahsettiğin mükemmelliyetçi yaklaşımı hayatımın genelinde yaşamıyorum ama şarkı yazmak konusunda fazlasıyla yaşıyorum. Meshuggah dinliyoruz, dso dinliyoruz, nile, suffocation falan dinliyoruz. Bu sene defeated sanity ve odraza nın yaptıkları insanın aklını uçurur. Bunları duyup da herhangi bir şarkı yazıp onunla yetinmek hiç mümkün olmuyor.

    Bir de kendimde birşey farkettim. Ürettiğimiz şeyler eğer melodi ağırlıklı ise ilk başta ne kadar hoşuma giderse gitsin, melodi ne kadar güzel olursa olsun duydukça etkisini yitirmeye başlıyor. Bende melodiden ziyade ritim, kaos, güç ve aralara serpiştirilmiş güzel küçük melodik dokunuşlar daha kalıcı oluyor.

    Boba Fett

    @SA, Azalıyor ya da heyecanlandığın kadar olmuyor ya da daha kötüsü başka bir parçadan esinlendiğin ortaya çıkıyor.

    Bu büyük bir sorun olursa başkalarına dinletebilirsin.

    SA

    @Boba Fett, esinlenme meselesi baya önemli. Dinlediğimiz gruplar çıtayı öyle yerlere koydu ki yaptığım şeyler beni tatmin edene kadar ne kadar uğraştığımın haddi hesabı yok.

    SA

    @Boba Fett, bahsettiğin esinlenme konusunu yanlış anlamışım. Ve evet insanın yazdığı şeylerde başka bir şarkıya çağrışım yaptığını fark ettiğinde cidden tadı kaçıyor.

    Boba Fett

    @SA, Ben komple gitarı falan bıraktım zaten, şimdi gitarı aldık öğrenmek için parça çalacaksın bu gayet doğal ama bi yerden sonra ya işte arkadaşın olacak sütodyo ya ne sikimse yazamadım şunu orada çalacaksınız ya da cover bande falan girip çalacaksın. Benim o tarz bi arkadaş çevrem yok, dışarıdan gireceğim grupta bana göre olmaz çünkü çiğliğe ve poser olmaya gelemiyorum, e tek başına cover cover olmuyor.

    İkinci tarafa geçiyorum, kendi parçanı yapacaksın. E abi bu da 30 dakika ile 60 dakika ile olmuyor, zaman yaratamıyorum ona zaman yaratsam diğer şeylerden kısmam lazım ki kısamam, kısmak istemiyorum. Diğer türlü de ben bir şey üretmeden cover yapmak istemiyorum, e üretim için başka şeylerin tatmini varken gitar epey zor oluyor. Ben de bıraktım hocam.

    Petrucci falan daha bi saygı duydum. Tamam bi yerden sonra illa ki kazanıyorlardır ama o kazanma aşamasına gelene kadar çok ciddi emek lazım ve bu büyük bir risk.

  14. chuck says:

    @ismail vilehand, ben metallica’nın enstrumental parçalarını çok seviyorum, herkes gibi.

    hep albümler üzerinden sıralama yapmıştım. bu bir ilk olacak.

    1) to live is to die (gözler yaşlı)

    2) orion

    3) muhtemelen fade to black. ilk dinlediğim metallica parçası olduğu için.

    not: herkesin dilde bir kusuru vardır. ben de bu yorumu paylaşmadan evvel internetten ”eNsTüRümAntEl” nasıl yazılıyor diye bi’ baktım. allah beni kahretmesin.

    Opethsevenbiri

    @chuck, To live is to die’ı bu kadar güzel yapan şeylerden birisi de bence Justice’in çirkin kaydı. Ortadaki minik ballad kısımdan sonra o kulak cırmalayan gitar malum melodiye geri döndüğünde hep bir yutkunurum.

  15. ismail vilehand says:

    NORMALLEŞME SÜRECİ PART 2:

    Moshpitte uzuvlarınızı kaybetme pahasına kuduracağınız ilk 3 şarkı:

    Eskiler:
    1- Slayer – Angel of Death
    2- Exodus – The Toxic Waltz
    3- Suicidal Tendencies – You Can’t Bring Me Down

    Yeniler:
    1- Power Trip – Crossbreaker
    2- Black Breath – Eat the Witch
    3- Homewreker – Create Sin

    Not: Slayer’da 2 kere, Exodus’da 3 kere, Suicidal Tendencies’da keza 3 kere moshpitte uzuvlarımı kaybedene kadar kudurmak kısmet oldu ama yenilerde tık yok. Hiç birini canlı izleyemediğim için içim yanıyor.

    Not 2: Ben yeniler ve eskiler olarak iki tane yaptım ama isteyen tek yapabilir.

    kspsml

    @ismail vilehand,

    The Resistance – Eye For An Eye
    Dimension Zero – Deny
    At the Gates – Bister Verklighet (No Security Cover)

    çok şarkı vardır yazacak ama içimden çalışırken bunları dinlemek geldi.

    tahsin

    @ismail vilehand,

    Eskiler:

    1- Kreator – Pleasure to Kill
    2- Hypnosia – Extreme Hatred
    3- At the Gates – Slaughter of soul
    4- Mors Principium Est – Altered state of consciousness
    5- Deicide – Sacrificial Suicide
    6- Cannibal Corpse – Hammer Smashed Face

    Henuz yazdiklarimin herhangi birinde kuduramadim. Nasip olur da bir gun konserlere gidebilirsek tayti cekip dalacagim mosh pit’e. Hypnosia yitip gitti gerci ama olsun bir umit…

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand, ben gözümün durumundan dolayı son 13 senedir moshpit’e giremeyen bir insanım. Gözlüğüm düşer kırılır diye değil de retina problemlerinden dolayı fazla sarsılmamam, kendimi zorlamamam gerekiyor artık. O yüzden son 13 yılda sadece 1-2 moshpit girişimim oldu, onlar da o dönemlerde o grupları aşırı çok sevdiğim ve dayanamadığım için, gözlüğümü elime alıp hiçbir şey düşünmeden daldığım şarkılar ahah

    1- Gojira – The Heaviest Matter of the Universe – 2014 – Grubun ilk ve tek İstanbul konseri (bunda direkt ben başlatmıştım)
    2- At the Gates – Slaughter of the Soul – 2015 – Grubun ilk İstanbul konseri (sesi iyi duyayım diye en arkalardaydım, yaklaşık 3 saniye içinde en öndeki demirleri tutmuştum haha)

    Daha öncesinde ise retina sıkıntımın olmadığı dönemlerde gözlüğümü elime alıp yardırdığım çok konser oldu.

    1- Lamb of God – Ruin – 2010 – Grubun ilk ve tek İstanbul konseri (bunda gerçekten sakat kalıyordum)
    2- In Flames – Jotun – 2005 – Grubun ilk İstanbul konseri (hayatımın konseri, ölene kadar da öyle kalacak)
    3- Nevermore – This Godless Endeavor – Grubun ilk ve tek İstanbul konseri (şimdi de aşırı çok seviyorum ama o sırada direkt en sevdiğim gruptu, tam bir manyaklıktı)
    4- Suffocation – Infecting the Crypts – 2005 – Vancouver
    5- Cryptopsy – Phobophile – 2005 – Vancouver
    6- Despised Icon – Retina – 2005 – Vancouver
    7- The Dillinger Escape Plan – 43% Burnt – 2005 – Vancouver

    Ahmet Saraçoğlu

    Pardon ben yaşadıklarımızı söylüyoruz gibi düşünüp geçmişte olan şeyleri yazdım. Sen “kudurmak istediğiniz” anlamında demişsin. Şu anda istediğim herhangi bir grup yok maalesef, çünkü artık göz mevzusundan dolayı moshpit’e girmem hiçbir şekilde mümkün değil. Gözlüğümü elime alıp da dalamam artık. :’)

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, LoG 2010 konserinde epey temas etmişizdir. Bir saniye yerimde durmamıştım. Baya abartı çoştum o konserde.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand, müthiş konserdi cidden. O dönem konserleri Black Label’la kapatıyorlardı, başlayınca delirmiştim.

    şeyh hulud

    @ismail vilehand, şu 3 albümdeki herhangi bir şarkı olabilir:

    1- Black Cobra – Invernal
    2- Entombed – Wolverine Blues
    3- Bolt Thrower – Mercenary

    ismail vilehand

    @şeyh hulud, Bolt Thrower moshpitinde yere düşüp “MEDIIIIIC!” diye bağıramayacak olduğum için çok üzülüyorum.

    Salata

    @ismail vilehand, Dayanamadım

    1- Entombed – Eyemaster
    2- Sepultura – Arise
    3- Nailbomb – Wastinggg Awaaayyy (Bunda kendimi duvardan duvara fırlatabilirim)
    4- Deicide – Bastards of Christ
    5- Pantera – Death Rattle

    Daha yenilerden de

    1- Misery Index – Embracing Extinction
    2- HELLYEAH – HELLYEAH
    3- Chimaira – Resurrection
    4- Toxic Holocaust – 666
    5- Decapitated – Deathvaluation

    ismail vilehand

    @Salata, adamlar tutuklanmadan bikaç ay önce canlı izlediğimde tıpkı albümdeki gibi ara vermeden peşpeşe Deathvaluation ve Kill the Cult’ı çalmışlardı, bayağı yıkım yaşandı moshpitte. Tam çıldırmalık şarkılar.

    Bu arada teknik death metal yaptıkları yıllarda da çok severdim ama günümüz Decapitated’ı bambaşka bir olay. Hayatımın müziklerinden birini yapıyor adamlar.

    Salata

    @ismail vilehand, Kesinlikle yav ben ilk Earth Scar sonra da Anticult’ın ilk üç şarkısını dinleyerek tanıdım grubu ağzıma sıçıp taşırmıştı adamlar hahahahaah

    daud

    @ismail vilehand,

    Eskiler:
    1- Slayer – Ghosts of War
    2- Disfear – In Exodus
    3- Sodom – Outbreak of Evil

    Yeniler:
    1- Power Trip – Executioner’s Tax (Swing of the Axe)
    2- Misery Index -Theocracy
    3- Young And In The Way – Fuck This Life
    (Bunu yazarken yaptıkları dallamalığı hatırlayıp yine sinirlendim)

    ismail vilehand

    @daud, kız işerken tuvaletten içeri girip pantolonu indirdikten sonra “EN SEVDİĞİN GRUP OLDUĞUMUZU SÖYLEDİN, O ZAMAN ROCK STAR SİKİ YALAMAK İSTERMİSİN?” demek nedir ya? Hahahaha. Adamların Şahin K’yı tanımaları mümkün değil ama bu bildiğin Şahin K pornosu repliği. Bu kadar iyi müzik yapan bir grup sonunu anca bu kadar rezil biçimde getirebilirdi, o da oldu.

    Bu arada Hatebreed eskiden canlıda “Ghosts of War” çalıyordu ve korkunç moshpitler oluyordu. Çok sakat şarkı.

    Börbır

    @ismail vilehand,
    1-) Slayer – War Ensemble
    2-) Lamb of God – Set to Fail
    3-) Cryptopsy – Phobophile

    Mert Nalvuran

    @ismail vilehand,

    Benighted – Let the Blood Spill Between My Brooken Teeth
    Obituary – The End Complete
    Iron Reagan – Fuck the Neighbors

    Aura magula

    @ismail vilehand,
    Eskiler
    1-bolt thrower-remembrance
    2-nailbomb-wasting away
    3-sepultura-arise
    4-Napalm death instics of survival
    Yeniler
    1-Cavalera conspiracy judas pariah
    2-soulfly blod fire war hate
    3-lamb of god-laid to rest
    4-Gojira art of dying

    ismail vilehand

    @Aura magula, “Blood Fire War Hate” adama kan işetir. Düpedüz köpeklik.

    ismail vilehand

    https://youtu.be/msLeDQ3RWUQ

    Kalitesiz bi çekim ama orada olmak için neler vermezdim.

  16. Raddor says:

    Eddie’nin gözleri yaşlı. Benden de bir Iron Maiden ilk 3′ü gelsin o zaman.

    Şarkı:
    1- Prowler
    2- Phantom of the Opera
    3- The Clansman
    (dayanamadım 4- Where Eagles Dare, 5- Losfer Words)

    Albüm:
    1- Iron Maiden
    2- Powerslave
    3- Piece of Mind

    Salata

    @Raddor, Bence Maiden’ın zirvesi Somewhere In Time’dır her açıdan ya belki TNOTB burun farkıyla öne geçer ama özellikle Powerslave’in bu ikisine kıyasla çok daha zayıf kaldığını düşünüyorum

    Kaan

    @Raddor, 1. SSOASS
    2. Somewhere in Time
    3. Piece of Mind
    Sevme sıralaması ;)

    Raddor

    @Salata, @Kaan, Maiden’ın ilk yedi albüm ne şekilde sıralanırsa sıralansın çok kızılmaz herhalde ya. :)

    BLACK SABBATH

    Şarkı:

    1- Headless Cross
    2- A National Acrobat
    3- Sabbath Bloody Sabbath

    Albüm:

    1- Sabbath Bloody Sabbath
    2- Paranoid
    3- Master of Reality

    JUDAS PRIEST

    Şarkı:

    1- Painkiller
    2- Electric Eye
    3- You’ve Got Another Thing Coming

    Albüm:

    1- Screaming For Vengeance
    2- Painkiller
    3- Defenders of Faith

    MOTÖRHEAD

    1- H
    2- A
    3- Ş
    4- A :)

  17. Bir anketimsi de ben başlatayım. Bu sefer müzik dışı olsun.

    Beşiktaşlı arkadaşlar; takım epey küçülmeye gidecek gibi duruyor, nasıl bir 2020/2021 sezonu bekliyorsunuz? Genç yerlilere mi abanmalı takım?

    Fenerbahçeli arkadaşlar; önümüzdeki sezona yönelik herhangi bir umudunuz var mı? Emre Belözoğlu ve ekürisiyle gider mi bu iş?

    Galatasaraylı arkadaşlar; önümüzdeki sezonun ilk yarısında Muslera olmayacak ve bütçeyi kısmak gerektiğinden kadroda Türkleştirme ve gençleştirme gerekecek. Kiralıklar da giderse şu anki takımın 4′te 3′ü değişmiş bir GS mi bekliyorsunuz önümüzdeki sezon?

    Bir de ülkemizden bu üçü dışında bir takım tutan var mı? “GS/FB/BJK + X” gibi değil de sadece kendi şehrinin takımını tutan var mı?

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, son 10 yıldır Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe’nin bütün maçlarını izlemiş biri olarak Lig TV üyeliğimi kapatma kararı aldım. Takımların kötü olması, futbola siyaset girmesi, hakem katliamları gibi sebepler bir yana seyircisiz maç olayı beni baya bi bozdu. Herşey normale dönünce tekrar açtırırım.

    Bu arada sorduğun sorulara cevabım altyapı, altyapı, altyapı. Genç nüfus bu kadar fazla ve futbol ile yatan kalkan milletiz, oyuncu yetiştirmeyi öğrenmemiz lazım.

    Retrokafa

    @Ahmet Saraçoğlu, Beşiktaşlı olarak söylemeliyim ki önümüzdeki yıl için de pek umut göremiyorum. trabzon gibi bir altyapı da tutturamadık biz… ucuz maliyetli vasat futbolcular alıp Sergenin onlardan iş çıkarmasını bekleyeceğiz anca ama çok bekleriz!
    ya! geçen inanın maçın son dakikası frikik oldu Sergen formayı giysin, girsin atsın istedim.o kadar eminim ki mevcut oyuncuların gol yapamayacağına…

    Kıyamet metali

    @Ahmet Saraçoğlu, Türkiye’de Trabzon, Eskişehir, Göztepe, Bursa gibi tarihsel başarıları olan istisnalar hariç sadece kendi şehrinin takımını tutmayı saçma buluyorum. Yine bir sempati duyulabilir tabi ki ama örneğin full time Uşakspor taraftarı olmanın manası yok bana göre. Ha artık ülke şartlarında takım tutmayı başlı başına saçma bulmaya başladım, o ayrı.

    Fenerbahçe için de hiç umudum yok. Şu an İtalya’da Milan neyse, İngiltere’de Man Utd neyse, Fenerbahçe de Türkiye’de o. En az birkaç sezon daha sürüneceğiz gibi duruyor. Son kumarını oynamaya hazırlanan Ali Koç’un bu işi yapamayacağı şimdiden belli oldu bence.

    deadhouse

    @Kıyamet metali, İlk paragraftaki görüşlerini sakın bir gün bir İngilize ya da Almana söyleme.

    Murad

    @deadhouse, adamı dayak manyağı yaparlar

    deadhouse

    @Murad, Ebbsfleet United taraftarına bir an “bu takımı tutmanızı saçma buluyorum” dediğini düşündüm, irkildim. Ebsfleet United = 5. Lig

    ismail vilehand

    @deadhouse, adamı mahalle pubının bahçesine türbe yaparlar.

    deadhouse

    @ismail vilehand, Böyle yapabilirler.

    https://youtu.be/73d6h_go7QI

    Retrokafa

    @Ahmet Saraçoğlu, Artık genel anlamda bu klüpler toparlanabilecek bir noktada değil.3 klüpte yurt dışı kaynaklı paraya para demeyen birilerine satılmalı(katarlılar hariç ülkenin her tarafını zaten alıyorlar, bıktım katarlılardan…)
    -Çinlilere falan satılmalı bu 3 takım anca böyle düzlüğe çıkar…

    deadhouse

    @Ahmet Saraçoğlu, Futbol bu belli olmaz. Ancak ben bu sene olduğu gibi gelecek sene de Trabzon ve Başakşehir’in ligi domine edeceğini düşünüyorum.

    Boba Fett

    @Ahmet Saraçoğlu, Fenerbahçe’liyim, bu taraftarla gitmez.

    riser

    @Ahmet Saraçoğlu, fenerbahçe açısından değişik bir sezon olduğunu düşünüyorum. puan tablosunda göründüğü kadar orta seviye futbol oynamadı takım, sadece orta seviye oyuncuları vardı ve bu oyuncularla belirli bir seviyeyi ancak kısıtlı bir dönem aşabilirsiniz.

    öte yandan izlediğim kulüpler içerisinde ingiltere’de manchester united, türkiye’de de fenerbahçe kadar vizyonsuz yönetilen bir kulüp olduğunu düşünmüyorum. şu türkiye kupası yarı final süreci bile kulübün ne kadar saçma sapan yönetildiğini gösterir nitelikte.

    yeni gelen teknik direktör kim olursa olsun, emre-volkan ikilisinin onu yamyam gibi yemeye çalışacağını düşünüyorum. erol bulut ismi üzerinde duruluyor ama onun alanya’ya oynattığı futbol topa yüksek oranda sahip olması gereken takımlarda işler mi, bilemiyorum.

    Ahmet Saraçoğlu

    @riser, ben Antalya’da yaşıyorum ve son 2 senedir Alanyaspor ve Antalyaspor’un neredeyse tüm maçlarına gittim. Alanyaspor da kadrosu itibarıyla topa sahip olan bir takım aslında. Standart Anadolu takımı gibi kapanıp kontratağa çıkayım düşüncesi yok. Kadro zaten ona göre kurulmamış, o şekilde oynamaları mümkün değil.

    Erol Bulut’un Alanya’da oynattığı oyunda sağ kanatta Efecan, sol kanatta da Junior Fernandes ya da Djalma Campos oluyor ve soldan N’Sakala sağdan Onur Bulut ya da Juanfran’ın arkadan bindirmeleriyle sürekli Cisse’ye orta açıyorlar. Cisse’nin yaşı ilerlediği için rakip defansla fazla kora kor mücadele edemiyor ama son vuruşları etkili olduğu için çok gol atıyor. Efecan ve Fernandes sürekli içeriye girip şut çekiyorlar, 3. bölgeyi karıştırıyorlar. Bir de Alanyaspor’da Bakasetas diye bence ligin underrated oyuncularından biri var. Hem forvet arkasından pas dağıtıyor hem de şutu var. Cisse’nin indirdiği ya da defanstan seken toplara çok iyi vuruyor.

    Savunma tandeminde Caulker ve Tzavellas da Erol Bulut’un talimatı gereği ileriye top şişirmekten genelde kaçınıyorlar ve hep pasla çıkıyorlar. Siopis/Salih Uçan/Ceyhun Gülselam üçlüsünden ikisi de toparlayıcı rolü üstleniyor, Siopis genelde box-to-box oynuyor.

    Bu sayede açık oynayabiliyorlar ve zorlandıkları maçlar da hep kapanan takımlara karşı oluyor. Geçen sene evindeki tek bir maçta 2′den fazla gol yediler o da normalde gol atma özürlüsü olan Konyaspor’a 2-4 yenildikleri maçtı. Aynı şekilde salgın öncesi sahasında Gençlerbirliği’ne de hayvan gibi yüklenmelerine rağmen gol atamadılar, Gençler bir kontratakta golü buldu fişi çekti. Kısacası Erol Bulut normal şartlarda Fenerbahçe’nin oynamak isteyeceği (oynaması gereken) açık, dominant, agresif futbolu gayet de oynatabilir ama iki takımın kadro kimyası bambaşka yerlerde. Alanyaspor çok akıllıca bir kadro kurdu ve 3-4 de yedekle çok iyi götürüyorlar. Alanyaspor’un ligde üst sıralarda olmasının sebebi kalecisinden santrforuna sağlam bir takım olması. Kadro inanılmaz yeteneklerle dolu değil belki ama en azından neredeyse hiç defo yok.

    Şimdi bu sistemi Fenerbahçe’ye entegre ettiğimizi düşünüyorum. Fenerbahçe’nin BAYAĞI defosu var. :)

    Kanatları zaten konuşmaya gerek yok. Herkes devşirme, herkes “I have no idea what I’m doing” kafasında. Gerçekten kanat olan ender oyunculardan biri, futbol zekâsı aşırı az olan ve tüm oyunu tek bir harekete indirgenmiş Garry Rodrigues. Kaptanlık verilen Ozan’ın baskıyı kaldıramadığı çok açık. Jailson’undan Deniz Türüç’üne kadar hiç kimse yerinde oynamıyor. Kruse daha birkaç hafta önce kamptayken gece otelde nargile içmiş, alarmlar çalınca olay çıkmış. Emre ya da Volkan’dan birinin “seni öldürürüm” dediği söyleniyor, Emre Kruse’nin hemen gönderilmesini istiyor. Gustavo, Vedat, Serdar ve bence kendini geliştirirse gayet iyi bir kaleci olabilecek Altay dışında bence yarınların Fenerbahçe’sinde olması gereken bir tane bile oyuncu yok. Daha Frey ve Zanka kiralıktan dönecek.

    Emre Belözoğlu, Volkan Demirel, Mehmet Aurelio, Taner Karakumlu, Zeki Murat Göle, Ali Koç ve bir adet cep telefonundan oluşan teknik kadrodan da bahsetmeyi çok istiyorum ama 1 saat falan yazıp deli gibi dalga geçebilirim, o yüzden o kısma girmeyeyim.

    Dolayısıyla Erol Bulut’un şu anda Alanya’ya oynattığı futbolu ve Fenerbahçe’nin hâlini düşünüp üst üste koyunca, Erol Bulut’un onlarca maçını stattan izlediğim Alanya’ya oynattığı futbolu Fenerbahçe’ye oynatmasının şu an için net imkânsız olduğunu ve ancak en az 6-7 tane nokta atışı transferle bunu yapabileceğini düşünüyorum.

    Ben bayağı iyi bir Galatasaray’lıyım ve 15 Mart 1989 Monaco-Galatasaray maçından bu yana futbolu takip ediyorum, 1995′ten bu yana da çok yakından izliyorum. Bu 25-30 yıllık zaman zarfında Ali Koç yönetimindeki Fenerbahçe kadar utanç verici çok az şey gördüm. Galatasaray’ın, Beşiktaş’ın da çok ağır sıçıp batırdığı dönemler oldu ama bu cidden başka bir şey. 2 yıldır yapılan transferler, geçtim bir kulüp başkanını ve yönetimini, sokaktaki futbolu takip eden herhangi biri tarafından bile yapılmayacak düzeyde. Yani istesen bu kadar kazma olamazsın. Yaptıkları her şey yanlış. Yeni sezonda futbol aklını da Emre’ye emanet edeceklerse daha da rezil şeylere tanık olacağız diye düşünüyorum. Emre kesinlikle kulübede olmaması gereken bir insan. Hasan Şaş’a o kadar laf ediliyor, adam seyircinin/gerginliğin olmadığı ortamda çıktığı ilk maçta kulübede sandalye fırlatıp sarı kart gördü, ikincisinde de kendisinden 18 yaş küçük futbolcuyla dalaşıp kırmızı kart aldı.

    İşlerin bu noktaya varmasında bence en büyük sorumlu yönetim ama ikinci en büyük sorumlu da Fenerbahçe medyası, fenoları, trolleri ve onların verdiği saçmalıklarla dolduruşa gelen taraftarlar. Fatih Terim’imiz olsun diye “Hocammmmmm” diye diye getirdikleri Ersun Yanal’ın kafalarındaki tozpembe dominasyon hayallerini karşılamadığını görür görmez şutladılar, şimdi 100 gündür belirsizlik içinde 2-3 isim arasında dolanıp duruyorlar.

    Daha paragraflarca yazasım var ama şimdilik burada bırakayım. Galatasaray taraftarıyım ve açıkçası “yine en büyük eğlence Fener” muhabbetinden aşırı zevk alan bir insanım ama kulüp o kadar saçma işler yapıyor ki en büyük rakibimiz adına isyan edesim, içimi dökesim var.

    Ahmet Saraçoğlu

    Ulan bir de futbol blogu mu açsam acaba? Ne ara yazdım bu kadar yazıyı anlamadım. Birazcık Alanya-Fener karşılaştırması yapıp bitirecektim hâlbuki ahah

    riser

    @Ahmet Saraçoğlu, aynen abi blog açabilirsin, o potansiyeli gördüm sende :)

    aslında topa sahip olmadan kastım, kapanan takımlara karşı yüksek topa sahip olma oranlarına sahip takımlardı. fenerbahçe de o şekilde. en son itin götüne sokulduğu trabzon maçında bile, trabzon nereden baksan 60 dakika yarı sahasına kapanmıştır. fenerbahçe’ye karşı hemen herkes konya ve gençler gibi oynuyor yani.

    oyuncu, sistemden öte fenerbahçe’de şöyle bir eksik olduğunu düşünüyorum, bilmem katılır mısın: gelen oyuncuya kendini benimsetecek bir kulüp kültürü yok. victor moses’ı ele alalım. bu adam fener’e gelmeden 2-3 sene önce conte’nin chelsea’sinde 3-5-2 sağında oynayan bir adam. o kanatta gidip gelip çok iyi performans vermiş bir adam. şimdi ne oldu da fenerbahçe’de hiçbir şey yapmadan geldiği gibi gitti. benimsemedi adam kulübü, küçük gördü muhtemelen. yurtdışından gelen isimli oyuncuda da, anadolu topçusunda da aynı şey yaşanıyor. küçük kulüpten gelen de tamamen yolunu bulma yeri olarak görüyor kulübü (alper potuk ilk aklıma gelen, adamın potansiyeline göre bugün bulunduğu yer korkunç.)

    galatasaray’da bu sene oynayan ömer bayram ve adem büyük…bunlar çok mu özel futbolcular, hayır. ama bi’ şekilde katkı almayı başarıyor galatasaray bu adamlardan. fener’e gelseler kendilerini yarı dönemde karagümrük’te falan kiralık bulurlardı muhtemelen.

    max kruse için de sadece şu linki bırakıyorum, fazla söze gerek yok.

    https://twitter.com/radarspor/status/1238161398284333057

    normalde bizim ligi bayadır takip etmiyorum da, bu sene fanatik galatasaraylı kayınpedere kaçak link bulayım derken bütün maçları izledim, o yüzden uğur meleke gibi takılır olduk :)

    Ahmet Saraçoğlu

    @riser, “fanatik galatasaraylı kayınpedere kaçak link bulayım derken bütün maçları izledim” ahaha süper cümle.

    Son kupa maçında gerçekten daha 1-1′ken Trabzon tamamen geriye yaslandı. Orada yarım saatlik bir dilim var ki Mehmet Ekici’yle Uğurcan arasında tenis maçı gibi geçti. Ekici cidden müthiş şut çeken bir adam ve hiçbir kusuru olmayan şutlar çekmesine rağmen en sonunda Uğurcan o kontrpiyede kalıp son anda çelince Uğurcan’ın bu kadar iyi olmasına isyan etti resmen.

    İkinci paragrafta bahsettiğin şey bence endüstriyel futbolun doğal bir sonucu. Kulüp kültürü, o maneviyat falan çok zayıfladı son 20 yılda. Sadece Moses/Fenerbahçe değil, Pogba bile kendisini United’dan büyük görüyor gibi takılıyor. Premier Lig’de bile bulundukları takımlardan daha büyük olduklarını düşünen oyuncular var. Dolayısıyla Moses’ın Fenerbahçe’de yatıp Inter’e gider gitmez koşmaya başlaması bence normal. Günümüz futbolunda en önemli şey vitrin, o yüzden bazı adamlar burayı mecburi hizmet gibi görüyor, bir dönem takılıp sonra esas hedefi olabilecek yere gidiyor.

    Ama bu konunun Fenerbahçe özelindeki sıkıntısı, kiralık oyunculara + Fenerbahçe’de uzun süredir duran bazı oyunculara bunun aksinin benimsetilemiyor oluşu. Galatasaray’da da bir sürü kiralık var ama kimse salmıyor. Hem Fatih Terim faktöründen hem de ŞL vitrininde yer alma hedefinden dolayı herkes oynuyor. Fenerbahçe’deki en büyük kanser hedefsizlik ve bu yıllardır böyle. Takımın hedefi olmayınca gelen oyuncu da “ne kasıcam” diye düşünüyor, bir de takımın hedefi olsa dahi kendi hedefleri olmayan Alper Potuk gibi oyuncular var. Fenerbahçe hayvan gibi kaliteli futbolcular alan bir kulüptü. Hoydonk’undan Kuyt’una, Appiah’ından Kezman’ına… Şimdi bakıyoruz, geçen sene futbolcu olduğunu tekrardan hatırlasın ve 10 kilo versin diye Alanya’ya gönderilen Ozan Tufan Fenerbahçe kaptanı ve 235 sene sonra sahasında Galatasaray’a yenildiği maçtan sonra televizyona çıkıp 86 kez “böyle bir şey olabilir mi?” diyerek bir meme’e dönüşüyor.

    Kruse olayı da cidden numunelik. Ama Fenerbahçe arada yapıyor böyle şeyler. Zamanında dünyanın en özelliksiz, en çalım atamayan, en yaratıcılıktan uzak, en inisiyatif almayan Brezilyalısı Maldonado’yu getirdikleri gibi şimdi de gidip dünyanın disiplinli olmayan, sorumluluk almayan, kafası futbol dışında her şeye çalışan Alman’ını buldular. Tebrik etmek lazım.

    riser

    @Ahmet Saraçoğlu, ya ben olsam türkiye’ye gelen futbolcuların sözleşmelerine “acun’la takılırsa karşılıksız fesih” maddesi koyarım :)

    Canoir

    @Ahmet Saraçoğlu, “İşlerin bu noktaya varmasında bence en büyük sorumlu yönetim ama ikinci en büyük sorumlu da Fenerbahçe medyası, fenoları, trolleri ve onların verdiği saçmalıklarla dolduruşa gelen taraftarlar.”

    İnanılmaz doğru. Medyadaki “Fenerbahçe savunucuları”na taraftarın bu derece tamah etmesi çok acayip. Bu adamlarım fenerbahçeden mağdur, rakip takımlardan düşman yaratma çabaları, fenerbahçe yönetiminin yaptığı her hamleyi şakşaklamaları, bütün mağlubiyetleri hataları rakip takımların derin yapılanmalarına,hakem hatalarına,provokasyonlara bağlamaları hem inanılmaz komik, hem inanılmaz saçma hem de inanılmaz sinir bozucu. Valla bir galatasaraylı olarak Ahmet Ercanlar, Göktuğhan Argın, Feridun Niğdelioğlu, gibi medya yapılanmamız olsaydı, takımımdan bayağı utanırdım heralde.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Canoir, sadece futbol odaklı bir Twitter hesabım var. Tweet atmıyorum, sadece gündemi takip etmek için 150 civarı hesabı takip ediyorum. Geçen baktım, Galatasaraylı olmama rağmen takip ettiğim Fenerbahçeli hesap sayısı Galatasaraylı hesapların 4 katı falan. Çünkü Fenerbahçe medyası gerçekten bu işi gazetecilikle hiç alakası olmayan ve sadece sansasyon üzerinden beslenen bir noktaya taşımış. Geçtiğimiz transfer sezonunda Galatasaraylı hesaplar arasından bazıları aşırı saçmaladığında 2-3 tanesine cevap verip “böyle Galatasaraylılık olmaz” minvalinde tepki göstermiştim, hepsi anında engellediler. Ki bunlar 100K’den fazla takipçisi olan hesaplar, gazeteciler vs.

    O yüzden bazen sinirimi bozan şeyler yazsalar bile Fenerbahçe trollerine (adını saydığın isimler) asla cevap vermiyorum, çünkü engel yememek ve yazacaklarını görmek istiyorum. Galatasaray’a laf ederlerse bileyim anlamında değil, adamların yaklaşımı ve taraftarın tepkisi mikro bir sosyoloji deneyi benim gözümde. Özellikle son 2 yıldır, Twitter’daki Fenerbahçe medyası ile Fenerbahçe taraftarı arasındaki etkileşim, iletişim, yönlendirme anlamında kendi kendime sosyolojik bir deneyi izliyor gibiyim. Sırf bu yüzden AE’nin YouTube kanalını da takip ediyorum; Çubuklu Analiz’den Sadece Fenerbahçe’ye kadar YouTube’daki Fenerbahçe odaklı pek çok programı izliyorum.

    Bu gerçekten “işleri güçleri Fenerbahçe” durumu değil. Olan tüm bu saçmalıklara, yapılan hatalara, fiyaskolara rağmen Fenerbahçe medyasının ve taraftarının kulübe karşı takındığı tavır çok enteresan geliyor. “Ersun Hocammmmmm”dan tutun da fenoların yönlendirmeleriyle rüzgârın bir anda dönmesine kadar. Daha geçen sene Vodafone’da Beşiktaş taraftarının önünde diz çöküp Fenerbahçe taraftarına nispet yapan Caner birkaç ay içinde Fenerbahçe’ye dönecek gibi duruyor, eminim onu da anında bağırlarına basacaklar. Çirkef, satılmış dedikleri adam bir anda kahramanları olacak. Bu Fenerbahçe taraftarına özgü bir şey değil elbet; Beşiktaş da “hırsız” dediği Burak’a 2 maçta “kral geri döndü” dedi, Galatasaray’da da benzer şeyler oldu.

    Neyse yine çok uzatıyorum. Kısacası bana en garip gelen şey; yüz binlerce kişinin, koskoca Fenerbahçe gibi bir camianın taraftarlarının ne idüğü belli olmayan, sadece slogan atıp prim yapmaya çalışan, provokatör mü amigo mu belli olmayan Göktuğhan gibi insanların peşinden ADAMMMMM, REİSSSS, LAFI KOYDU KRAL diye diye gitmesi ve bunların ne kadar kolpa adamlar olduklarını görmemesi. Burada da bin tane sosyokültürel faktör var tabii ama yine de üzücü geliyor bana. Beşiktaş’ta Galatasaray’da yok mu, onlarda da var tabii ama bunca yıl kupa kazanamayan bir takımın taraftarının hâlâ boş beleş adamların peşine takılması, kendilerinin dillendiremedikleri sloganları basıyor diye pohpohlamaları baya patetik bir durum.

    Canoir

    @Ahmet Saraçoğlu, söylediklerinin hepsine katılıyorum fazla bir şey eklemeyeceğim.

    Ben açıkçası bu insanların özellikle iftiralarından acayip sıkılmış vaziyetteyim. Fenerbahçe’ye zarar verdiklerini düşünsem de artık bunun ucu bana da dokunmaya başladı. Bu ülkede kutuplaştırma politikasının sokakta her zaman bir karşılığı oluyor. Futbolu pek takip etmeyen eski fenerbahçeli bir arkadaşım “galatasaray pkk ile maç yapsa pkk’yı tutarım” gibi bi laf etmişti (kabul edelim güzel espri). Yine beşiktaşlı, futbol gündemini yalnızca twitterdan takip eden başka bir arkadaşım, galatasaraydan ölesiye nefret ediyor. Çok önceden de başka bir sınıf arkadaşıma galatasaraylı olduğumu söylediğimde canlı tükürüğe bakar gibi bakış atmıştı bana. Ne lan bu.

    Bir de s.a.çelikler gibi(bahsi geçen amigo yorumcular arasında yer almayan) kişilerin, ortada türk futbolunu yönlendiren bir galatasaray medyası olduğunu ısrarla iddia etmesine de kıl oluyorum. S.a.ç.’ın kendisi objektif gibi görünse de hiç değil zaten. Açıkçası futbolu takip ettiğim 15 yılda medyada hep fenerbahçe baskındı. Rıdvan Dilmen gibi dokunulmaz yorumculardan, Şahenk gibi kanal sahiplerine, gazete baş yazarlarına kadar hep bir fenerbahçe dominasyonu hakimdi. Bu iddiaları neye dayanarak söylüyor bilmiyorum. Daha bir kaç yıl önce (teknik direktörlüğü tartışılsa da) Tudor’a yapılanları unutamıyorum mesela. Bütün yorumcular birlik olmuşçasına ilk 7 hafta oynanan müthiş futbolun(ki bana göre terim’in geldiği 3. dönemin ilk senesinden bu yana oynadığımız en iyi futboldu son 10 yılda) yaratıcısının sadece oyuncu yeteneği olduğunu, Tudor’un hiçbir katkısı olmadığını, Tudor’un olsa olsa bir antrenör olduğunu asla bir teknik direktör olmadığını söyleyip durdular. Zaten takımla iletişim problemi yaşayan Tudor, kendini medyaya kanıtlamak için bir sürü teknik-taktik değişime gitti, varolan düzeni bozup takımı geriye itti. Medyanın gazına gelen taraftar da Tudor’a tahammülsüz davrandı.

    Hal böyleyken nasıl oluyor da hala bir gs medyasının dominasyonundan bahsedebiliyor anlamıyorum. Eğer bahsettiği, sürekli iddia edilen, galatasaray’ın 90lar sonu 2000ler başındaki başarılarından ötürü galatasaraylı olan genç kuşak spor medyası çalışanları ise, bu kitlenin çoğu Yensen de Yenilsen de’deki, varolan spor medyasının parametlerini sevmeyen bunun için de blog yazarlığı yaparak alternatif spor medyasının temelini atan insanlar. Bu ekip zaten spor dışında her şeyi konuşan eski kuşak spor medyasına tepkili insanlar. Hiç birinin medyada bir takım dominasyonu yaratmak için güç sarf ettiğini sanmıyorum.

    Demem o ki, herkes kendi evinin önünü süpürsün mantığıyla yaklaşıp fenerbahçe fenomen,troll,amigo muhabir ekibine çok katışmayıp sosyal medyadaki sadece galatasaray fenolarıyla savaşmayı istesem de, artık bana da gına geldi(cümleyi çok zayıf bitirdim)

    Ahmet Saraçoğlu

    @Canoir, 1996/1997 sezonundan bu yana GS’nin net bir üstünlüğü olduğu için (23 sezon, 12 GS şampiyonluğu) diğer takım taraftarının ve özellikle de internet kullanan genç neslin bu durumdan şikâyetçi olması dolayısıyla GS’den bu kadar nefret edildiğini düşünüyorum. O bile çok erken ama bir insan futbolu takip etmeye en erken 7-8 yaşında başladı diyelim, 1990 yılından bu yana doğan ve rakip takımları tutan herkes için Galatasaray onların mutluluğunu engelleyen bir kavram durumunda. Fenerbahçe en son 6 sene önce kupa kaldırdı ve daha uzunca bir süre de kaldıramayacak gibi duruyor şu anki anlayış devam ederse. O yüzden GS’nin, tıpkı Juventus gibi rakip taraftarlarca sevilmemesi normal.

    Ama esas sevilmeyen kulüp net şekilde Fenerbahçe. Aziz Yıldırım’ın takımı izole etmesi ve herkes bize karşı anlayışını taraftarlara deli gibi benimsetmesi bana kalırsa FB’nin bugün yaşadığı sıkıntıların en büyük nedenlerinden biri. Yenildiğinde, başarısız olduğunda rakipleri en çok sevindiren takım Fenerbahçe. Ama bu durup dururken olmadı. Aziz Yıldırım ve ne yazık ki Ali Koç’la da devam eden bir kibir ve güce tapma var FB’de. Hem baştakiler çok yüceltiliyor hem de Alex gibi bir adam kulübe sokulmayabiliyor.

    Galatasaray çok net şekilde en iyi organize olan kulüp ve Türkiye’deki futbol iklimini, yüz bin tane dinamiği çok iyi biliyor. Bunun yanı sıra FB’deki biat kültürü, “BAŞKANIM!” muhabbeti GS’de asla olmayan ve olamayacak bir şey. İstersen Messi’yi getir, Terim’in ardından Pochettino’yu getir ertesi sezon kötü oynarsan taraftar “Yönetim uyuma” diye bağırmaya başlar. GS taraftarının bu yetinmeyen tavrı bence GS’yi yıllar içerisinde yükseltti. GS başarısız olanı, takıma uymayanı -futbolcu, TD, yönetim- anında yolluyor. Son 10 yıla bakın. Tarık Çamdal’ın kene gibi yapışması dışında GS’de bir tane bile istenmeyen adam olmadı. Belhanda’yla şunla bunla sürtüşme oldu, Selçuk gibi tadında bırakmayanlar ıslıklandı ama bunlar sahada da ellerinden geleni yaptılar.

    FB’nin içi istenmeyen, benimsenmeyen adamla dolu. Azizciler, Aykutçular, Ali Koççular, Ersuncular mı dersin; gelen herkese kurtarıcı gözüyle bakılması mı dersin… FB taraftarı maalesef gelen herkesi gereğinden fazla bağrına bastı uzun yıllar. Sadık Çiftpınar geldi 2 maçta yerli Puyol oldu, Mehmet Ekici BJK yerine Fener’i tercih edip 6 ay top oynamadı diye FB’nin çocuğu oldu, adam gibi adam vs. oldu, sonra adamı 25 kişilik kadroya almıyorlardı az daha.

    SAÇ’ı seviyorum, o kadar da hinlik peşinde olduğunu düşünmüyorum ama bahsettiği medyanın GS’nin elinde olduğu fikri bana da saçma geliyor. Fotomaç gibi rezil gazeteler, Zeki Uzundurukan gibi saçmasapan adamlar var ama FB’nin de daha ziyade sosyal medyada olmak üzere benzer leş medya organları var. Yenilsen de Yensen de ekibinden çıkan isimler bence Türk futbol medyasının kurtuluşu. Uğur, Emre Özcan, Erman Yaşar ve genel olarak Socrates ekibi; Twitter’da parlamaya çalışan ve genel olarak futbol konuşmak isteyen genç bir nesil var ve TV’yi açınca karşımıza çıkan pörsümüş, geri kalmış dedeler ve işi gücü şaklabanlık olan futbol eskileri tamamen ortadan kalkınca gerçekten futbol konuşan bir nesil kalacak. TV zaten can çekişiyor, sosyal medyadan daha sağlıklı ve etkileşimli bir dönem giderek daha baskın hâle gelecek.

    Canoir

    @Ahmet Saraçoğlu, rakip taraftarın mutluluğunu engellemenin bir haset yarattığı doğru. Bence zaten önceden fenerbahçe’de olan nefret objesi olma durumunun Galatasaray’a geçmesininn sebeplerinden biri. Son 10 yılda ligde galatasarayın bariz bir üstünlüğü var. Bu üstünlüklerin bir kısmında galatasaray sezonun genelini kötü oynamasına rağmen şampiyon tamamladı. İşin kötü kısmı, galatasarayın bu 4 senede 3 şampiyonluk serisinin ve genel lig başarısını tetikleyicilerinden birinin şike davası olması. Rakipler kan kaybeder etmez canavar gibi kadro kurup ligi 4 sene domine eden, sonrasında da kötü oynadığı halde bile ligi şampiyon tamamlayabilen bir takım ister istemez insanlarda bi negatif etki yarattı.
    Bir yandan şike sürecine adının karışmaması diğer takım taraftarlarının nefretini üzerinde toplattırdı. Zaten son 7-8 yılda rakip taraftarın algısı ve uğraşı, galatasarayın önceki başarılarının kayırılmayla, fetöyle, şikeyle geldiğini kanıtlamak üzerine.
    Bu süreçte fenerbahçe hem çok güç kaybetti, hem de karikatür malzemesi niteliğinde olaylar yaşadı. Bi noktadan sonra nefret edilen değil alay edilen konumuna düştü.
    Tabi bütün bu çıkarımları yakın çevreme ve ekşisözlüğe bakarak yapıyorum. Yine de düşüncem bu yönde.
    Galatasaray ve fenerbahçe taraftarlarının tavrıyla ilgili söylediklerine ise yüzde yüz katılıyorum.
    Socrates ve genç kuşak spor yazarları ile ilgili de aynı düşünüyorum. Özellikle Socrates Youtube kanalının en iyi yerli youtube içeriği olduğunu düşünmekle beraber, spor medyasının yeni dijital medyaya entegre edilişi bakımından da ileride parmakla gösterilecek. Bu kadar başarılı olduğu için Onur Erdem özür dilesin

    Ahmet Saraçoğlu

    @Canoir, Onur Erdem’in özür dilemesi gereken o kadar çok şey var ki… Gerçekten Türk spor basını adına tarihi bir iş yapıyorlar bence. Bazen şaşırıyorum, bu kadar düzgün adam nasıl birbirini bulmuş diyorum. Gerçekten büyük lütuf.

    Twat

    @Ahmet Saraçoğlu, önümüzdeki sezon fatih terim başta olursa yerli ağırlıklı topçular olsa dahi yine en iyi terim toparlar takımı.

    Kendisinin saha dışındaki mafyatik maço vb. tavırlarını zerre sevmem ama kriz dönemlerinin en dirençli adamı terim’dir. Ayrıca türk topçularla daha iyi anlaşabildiğini derdini onlara daha iyi anlattığını düşünüyorum. Türk topçusunun da adamın ağırlığına bi saygısı, sözünü dinleme eğilimi var. Galatasaray altyapısı genellikle iyi meyve verir. Genç topçular disiplinsiz olup .mı g.tü dağıtmadıkları sürece güvenim tam. Ne avrupalı ne türk olabilmiş kafası karışık şımarık barzolardansa bizim altyapıdan yetişen gençleri fatih hoca iyi yetiştirir. (Emre M*r hüsranı hala taze)

    Ahmet Saraçoğlu

    @Twat, Fatih Terim’e karşı olumlu olumsuz pek çok şey denebilir ama adam Türk futbol tarihinin en deneyimli 2-3 kişisinden biri. Fenerbahçe’ye bakıyorum; Moses, Kruse, Tolgay, Alper gibi pek çok disiplinsiz adam var. Takımı zerre umursamıyorlar ve hiçbir şekilde yaklaşımları değişmiyor. Takımı Emre Belözoğlu mu yönetiyor, kulüpte Acun Ilıcalı’nın sözü mü geçiyor belli değil.

    Beşiktaş’a bakıyorum Ljajic Kıbrıs’a kumar oynamaya gidiyor deniyor, Aksaray’da alem yaptı diye laf çıkıyor; Caner 127 yıldır sahadaki tavırlarını düzeltmiyor vs

    Galatasaray’da ise böyle bir şey olduğu anda anında ortadan kaldırılıyor. Nzonzi saniyesinde gönderildi. Şampiyonluk golünü atan Cagne şutlandı. Neler döndü tam bilmiyorum ama Gomis’e bile eyvallahı olmayan bir yapı var Galatasaray’da.

    Bu yüzden, bu baba figürü yüzünden Fatih Terim varsa disiplin de mutlaka sağlanıyor. Diğer takım taraftarları Terim’den nefret ediyor ama hepimiz biliyoruz ki Fatih Terim Beşiktaş efsanesi olsaydı Beşiktaşlılar için ondan büyüğü yoktu, Fenerbahçe efsanesi olsaydı Fenerbahçeliler için ondan büyüğü yoktu.

    Fatih Terim gittiği zaman benim de ilk tercihim Okan Buruk olur. Hem yerli sayısı artacağından hem de Okan Buruk’un gerçekten pozitif bir futbol anlayışı olduğundan. Akhisar’la kupa almış, çok uzun süren Avcı dönemi sonrası gelip Başakşehir’i aynen ayakta tutmayı başarmış bir adam.

    Twat

    @Ahmet Saraçoğlu, tamamen katılıyorum. O dalga geçtikleri lise geleneği ve görgüsü sayesinde galatasaray sapıtan veya disiplinsiz topçuya gereken tepkiyi veriyor.

    İsim vermeden genele konuşuyorum, diğer takımlar vasatlık/varoşluk övüp ipini koparan kuduruklara prim vereceklerine ve futbolcunun rahatını aşırılığını tolere edeceklerine şu disiplini ve takım kültürü geleneğini uygulayabilseler ülkede cidden imrenilecek seviyede ve ahlakta sporcu yetişir. dünya futbolunda da hatırı sayılır bir yere geliriz ama kekoluğun kabadayılığın vasatlığın yüceltildiği bir dönemde hele bu iş iyice zor.

    Ha bir galatasaraylı olarak bana da giren çıkan yok, kendi tercihleri der çırpınışlarını izlerim. ama aristokratik ve iyi işleyen bir takım kültürüne “lüsölü zöngün böbösü bunnor omuğagoyum” diye laf atanlar biraz kendilerine bakıp yüzleşmeli. Okan buruk bence de güzel seçim olur ama terim kadar gs taraftarı olduğunu sanmıyorum, keşke olsa da gelse.

    Canoir

    @Twat, okan buruk’un maç sonrası tudor için söylediği “Bu kadar vasıfsız bir adamın Galatasaray’da çalışması utanç verici” açıklamasından beri kendisine mesafeliyim. Gelirse Hamzaoğlu gibi yerli sevicilik yapar diye korkuyorum.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Canoir, Okan maç sonu basın toplantılarında baya yelloz takılabiliyor arada ahah. Orada da kesin kendine yediremeyip coştu.

    Bu arada Tudor demişken, Bursa deplasmanında Mariano ve Latovlevici’yi çıkarıp 3′lü defansa dönmesi ve manyak gibi saldırıp 1-0′dan 1-2 yendiğimiz maç neydi ahaha. Tam bir mindfuck’tı. İstisnasız herkes “noluyo lan” olmuştu iki kanat beki aynı anda çıkarılınca.

    Canoir

    @Ahmet Saraçoğlu, o maç oynanırken kuzenimin düğünündeydik. Abim, ben ve bir akrabamız telefondan maçı izliyorduk. Soso’nun golünden sonra GOOLLL diye coşup bağırdık, ayağa kalkıp sarıldık falan. Çok saçma bir andı

    Ahmet Saraçoğlu

    @Canoir, haha çok iyi.

    kspsml

    @Ahmet Saraçoğlu,
    Sağ bekde isla, önünde dirar. Senin altyazpında isladan daha iyi bir futbolcun yoksa ben öyle takımın taa ak. Isla geldi geleli ne oynadı ne faydası var. Oynadığı oynu 22-25 yaşların T.C. vatandaşı olan biri oynayamaz mı?

    Emre gitti 4- 5 sene ibb top oynadı. Sen fb olaran, 40 yaşında gelmiş adamdan top oynamasını bekliyorsun. Gerçekten inatla da bekliyorsun.

    Zack diye birşey var niye var bilmiyorum:D Tolgay, ciğerci… ya bu adamlar iyi olsa takımları bırakmaz değil mi? Ekici adam kronik sakat ya kimlere kimlere kaldı takım…

    Ya biz ümit özat sol bekte sağ ayağının dışıyla orta açması deliren insanlardık. Yani beterin beteri varmış takım o kadar ziktenki hasan ali kaldırım iyi gibi görünüyor. Ya Hasan ali kaldırım diye futbolcu ismi mi olur…!!!

    Yani futbol gurusu olmana gerek yok PES 6-7-8… oynayan herhangi biri bu insan topluluğundan bir halt olamayacağını anlar. Net.

    Yani daha yazarsam banlanabilirim sanırım. Bok gibisin fener bu kadar.

    necrobutcher

    @Ahmet Saraçoğlu, galatasaray öncelikle bu kadroyla ne yapıp edip avrupada para kaldırmalı, yeni sezona okan burukla ve en az 5 tane yerli transferiyle başlamalı. fatih terim de artık başkan mı olur yoksa futbol şube mi orasını bilmem ama yaşlandı artık.

    Ahmet Saraçoğlu

    @necrobutcher, son gelişmelerin ardından seneye Avrupa Ligi’ne katılacağız gibi duruyor. Bence hem korona hem sabit ekonomik durumlardan ötürü, hazır yerli kuralı da değişmişken kulüpler harcamaları biraz törpüleyip eldekilerle yetinmek zorunda olduklarını taraftarlara kabul ettireceklerdir. Ben Galatasaray’ın şu anki kadrosundan/hâlinden ziyade Club Brugge veya Salzburg gibi genç ve saldırgan bir kadroyla çılgın atmasını 1000 kez tercih ederim.

    necrobutcher

    @Ahmet Saraçoğlu, abi bir de benim anlamadığım bu altyapıdan bir adem byük ya da bir andone nasıl çıkmıyor ? hadi anladık muslera yetiştiremiyorlar lan bari bi gökhan gönül yetiştirin

    Murad

    @Ahmet Saraçoğlu, Süper Lig en çok izlediğim, analizlerini en çok dinlediğim ligdir, ama tuttuğum bir takım yok, 3 büyüklere de aynı mesafedeyim, üçünün de maçlarını kaçırmadan izlerim. Gerçi Es-es ligde olsa onu da daha çok tutardım muhtemelen ama onlar da iflasın eşiğinde. Bu seneki şampiyonluk favorim hala GS çünkü en önemli silahları Fatih Terim faktörü, ben de kabadayı tavırlarını hiç sevmem ama karizmasına da ayrıca saygı duyarım. Aynı şekilde Sergen Yalçın ve Ali Koç da çok saygı duyduğum ve başarılı olmasını temenni ettiğim futbol figürleri, ben neytral baktığım için daha ılıman yaklaşabiliyorum bu mevzulara, keşke üçü de futboldışı temalarla uğraşmayıp mali ve sportif olarak da iyi durumda olsa ve daha kaliteli rekabet izleyebilsek diyorum. Ama şuanki durumda FB ve BJK için gelecek sene de şampiyonluk beklemiyorum, FBin parası var ama doğru dürüst futbol aklı yok, BKJde tam tersi. GS şampiyon olamazsa seneye BJKden daha beter batar diyorlar ama GSin elinde Marcao, Luyindama gibi yüksek bonservise satabileceği oyuncuları var, bir şekilde yırtar diyorum.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Murad, bu sene Trabzon şampiyon olacak gibi duruyor. Bence hak ediyorlar, olsunlar. GS’nin artık 2. olması bile çok zor bence. Takımın yarısı yok oldu bir anda.

    Murad

    @Ahmet Saraçoğlu, Evet ikinciliğe odaklanabilecek bir camia değil GS. Ya şampiyon olur, ya da 4. ya da 5. bitirir diyorum.

    enemyofgod

    @Ahmet Saraçoğlu, Fenerbahçeliyim, Türkiye’nin en zengin adamlarından biri kulübün sahibi ama para yardımı istiyor

    Takıma uyabilecek teknik direktör ve birbirlerine kimyaları uyan oyuncular (dünya starına gerek yok van persie, nani geldi cık oldu) gelmedikçe çok bir umut yok

    Ahmet Saraçoğlu

    @enemyofgod, önceki yönetimden 690 milyon Euro borç kalırsa ve sen de o yönetimi ibra edersen başka çaren kalmıyor. Yıllardır Porto/Benfica olacağız, Ajax modeli diye boş yapıyorlar, sonra Tolgay Aslan, Tolga Ciğerci’yle maça çıkıyorlar, “Emre bir sene daha oynasa aslında” falan diyorlar.

  18. Ashes of the Wake > As The Palaces Burn > Sacrament > VII: Sturm und Drag > Wrath > New American Gospel > Resolution

    Börbır

    @Ashes of the Wake,
    Ashes of the Wake>Wrath>New American Gospel>Sacrament>Sturm und Drang;Resolution
    (As the Palaces Burn’ü dinlemedim)

  19. Berca B. says:

    Aynı gün hem Jamie Saint Merat’ın hem de Matt Garstka’nın lafı geçince davul aşkım kabardı resmen. Ben de anket furyasına en sevdiğim 3 davulcu listesiyle katılayım:

    1- Matt Garstka
    2- Gavin Harrison
    3- Jamie Saint Merat

    En sevdiğim grupların davulcuları değiller ama çalımlarından en çok keyif aldıklarım bunlar.

    deadhouse

    @Berca B.,

    1. Darkside
    2. Gavin Harrison
    3. Sean Reinert

    riser

    @Berca B.,

    1- flo mounier
    2- chris adler
    3- kevin talley

    İlker

    @Berca B.,

    Neil Peart
    Tomas Haake
    Gene Hoglan

    ismail vilehand

    @Berca B.,

    1- Alex “Grind” Pelletier
    2- Pete “Commando” Sandoval
    3- Maciej “Darkside” Kowalski

    feel the groovity

    @Berca B.,

    1) matt garstka
    2) baard kolstad
    3) tomas haake

    Boba Fett

    @Berca B., Neil Peart, Mike Portnoy, Brann Dailor

    necrobutcher

    @Boba Fett,

    Faust
    Hellhammer
    Dany Carey

    Mert Nalvuran

    @Berca B.,

    Martin Kearns
    Ian Paice
    Ed Warby

    Aura magula

    @Berca B.,
    tomas haake
    Darkside
    Jamie saint merat
    Bonus:eğer varsa Deathspellomega davulcusu

    Dysplasia

    @Berca B.,
    -sean reinert rahmetli. gençliğim, adamın bir zamanlar çıkaracağını duyurduğu davul eğitim dvd’sini beklemekle geçti.
    -danny carey
    -brann dailor

    Ahmet Saraçoğlu

    @Berca B., şöyle bir düşündüm ama metal içerisinde sevdiğim o kadar farklı tarzda davulcu var ki 3′e indirgemem imkânsız gerçekten. 5′e bile sığdıramadım, o yüzden katılamadım.

    Berca B.

    @Ahmet Saraçoğlu, ben de albüm bazlı anketlere aynı sebepten katılmıyorum, benim için albüm veya grup sıralamak çok zor bişi. Ama nedense davulcu, gitarist, vokalist sınıflandırmak o kadar zor gelmiyor.

    çaksu

    @Berca B., Dredg’den Dino Campanella’yı kimse yazmaz ben yazayım. Grubu kendileri bile unuttu ama ben yaşatıyorum.

    Bu herifin çalışı çok lezzetli geliyor bana.

    Berca B.

    @çaksu, valla ben de unutmuştum Dredg’i ne yalan söyliyim. Bence de Campanella hem dinlemesi ama bilhassa izlemesi çok zevkli bi davulcu. O kadar naif bi müziğe hayvan gibi tuşeli kafa göz girişen bi davulcu garip bi kontrast yaratıyo hahaha. 2014′te canlı da izlemiştim adamı izledikçe benim ellerim nasır tutmuştu.

    çaksu

    @Berca B., Haha aynen. Mark’ın uçan hayalet gitarları, Gavin’in lirik pop melodileri yanında öküz gibi bi tuşeyle çalması müziği acayip yükseltiyor. Bug Eyes klibinde bile baget kırıyor haha.

    Salata

    @Berca B.,
    1.Dave Lombardo
    2.Brann Dailor
    3.Bill Ward
    4.Mike Porntoy

  20. Börbır says:

    @Berca B.,
    Ben de yazayım hemen
    1-Gene Hoglan
    2-Sebastian Lanser
    3-Flo Mournier
    Buradan Jamie Saint Merat John Bonham Sean Reinert Richard Christy Gavin Harrison Neil Peart Derek Roddy ve adı şimdi aklıma gelmeyen tüm davulculardan özür diliyorum

  21. Emre says:

    Siz futbolu nasıl bu kadar tutkuyla takip edebiliyorsunuz anlamakta zorlanıyorum açıkçası. Ben İtalya ’90′dan beri her tür uluslararası organizasyonu takip eden biriyken son 5-10 yılda bu sporla bağımı büyük oranda kopardım. Türkiye ligi dünyanın en saçma sapan spor organizasyonuna dönüştü. Kalite yerlerde sürünüyor. Onu takip edebilmek için bu kadar enerji ve zaman harcamanız çok absürt bence. Dünya futbolu desen Messi-Ronaldo kısırlığı daha yeni yeni ortadan kalkıyor. Ben Van Basten, Milla, Di Baggio, Suker gibilerle bu sporu sevdim. Her ulusun, her ligin aşırı üst düzey oyuncuları olurdu. Şimdi 10 dakika futbol izlemeye kalksam içim şişiyor.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Emre, ben de İtalya ’90′dan bu yana her organizasyonu takip ediyorum. Efsane kabul edilen sayısız maçı, golü TV’den canlı gördüm. Türkiye ligi dediğin gibi, futbol dışı faktörlerle birlikte ilerleyen ve sporun kendisinden ziyade goygoyuyla, rantıyla öne çıkan bir olay. Benim de 2005-2010 arasında futbol izlemekten epey soğuduğum bir dönem olmuştu ama sonra tekrardan geri geldi. Kendi adıma metal ile futbolu neredeyse aynı oranda seviyorum. Futbolun kendisini seviyorum. Nedenini, mantığını bilmiyorum ama oyunun kendisi pek çok özelliğiyle çok çekici geliyor bana. Bence futbol kitlelerin afyonudur ve milyonlarca insan gibi ben de buna kapılmış durumdayım, o şekilde bakıyorum. Sahaya çıkıldıktan sonra dış faktörleri çok umursamıyorum.

    Bir de futbol muhabbeti dünyanın en güzel muhabbetidir bence. İsteyenle yarınlar yokmuşçasına futbol konuşabilirim.

    Canoir

    @Emre, açıkçası beni futbolun içinde tutan olay bir takım tutuyor olmam. Türk futboluyla ilgi olumsuz her şey söylenebilir ve mecburen taraftar olarak ben de içine çekiliyorum. Ama taraftar olmayı seviyorum. Takımın geleceğiyle ilgili kaygılanmak, transferleri takip etmek, oyunu eleştirmek, şampiyon olunca sevinmek, olamayınca umudunu korumaya çalışmak falan hepsi benim için çok keyifli. Yoksa,her şeyi geçtim, yıllardır tuttuğum takımın oynadığı oyundan da memnun değilim, resmen göz kanatıyor.

    Boba Fett

    @Emre, Futbol mükemmel bir spor yahu, hele işe biraz stratejik baktığın zaman satranç gibi bir oyun çıkıyor. Ayrıca nereye gidersen git, zengin fakir herkesle konuşabilirsin. Mükemmel bir şey yahu.

    Retrokafa

    @Emre, bunu okurken ben tv’de napoli-juv maçı açıktı,ben bu futbolu niye bu kadar seviyorum diye sordum kendime,sebep bulmaya çalıştım.sanırım doğru atılan bir pas bir mücadelenin çözüme ulaşması,anlık bir karmaşanın (karambol gibi) doğru bir hareketle son bulması, insana bir tür tatmin duygusu veriyor.
    bu hareketlerin en iyisi, en yaratıcısı olunca da coşku ile dolu bir tatmin oluşturuyor. müzik dinlemek gibi biraz yani…

  22. Son 10 günde siteye bu yazdığımla birlikte toplam 909 tane yorum gönderildi ahah. Konuşulan konularda metalin yanına din ve futbol da eklenince kaçınılmaz oldu tabii. 11 yılın açık ara rekoru bu. Bu gece 00.00′a kadar 91 tane daha yorum gelirse 10 günde 1000 yorum olacak vay arkadaş.

    Canoir

    @Ahmet Saraçoğlu, 91. Yoruma deafheaven battaniyesi ya da papa emeritus dildosu hediye edilerek bunu bir challange’a dönüştürebilirsiniz. Haydi PA, we can do it

    Ahmet Saraçoğlu

    11 günde oldu. Son 11 günde siteye toplam 1048 yorum geldi. Metal içerikli bir site için müthiş sayı.

    Canoir

    @Ahmet Saraçoğlu, asalım taytları

    Kaan

    @Canoir,

    😆

  23. Noshophoros says:

    Futbol muhabbeti dönünce, ben de şu sıralar “spor” dendiğinde kafamdan hiç çıkmayan bir meseleyi paylaşayım. Burada ne kadar basketbol takipçisi var bilmiyorum ama, ben hâlâ Kobe Bryant’ın öldüğü gerçeğini sindirmekte çok zorlanıyorum. Haberi geldiğinden bu yana kaç aydır meczup gibi, eski videolarını, yaptığı inanılmaz şeyleri, gece kalkıp formasını giyerek izlediğim maçlarına bakıyorum.

    Ona öykünerek başladığım basketbol hayatım, ağır diz sakatlığım sebebiyle lise zamanlarımda bitmiş olsa da içimde hep fanatik bir Lakerslı olarak kaldım. Boston Celtics’i NBA finallerinde yendiklerinde nasıl sevindiğimi hâlâ unutmuyorum. NBA’de ilk izlediğim maç, 2006 senesinde Kobe’nin Toronto Raptors’a “81″ attığı maçtı. Sadece sporcu olarak da değil; karakter, aile babası vs açılardan da çok iyi bir örnekti. Diğer yıldızlarla çok karşılaştırılmış olsa da son derece istisnai bir oyuncuydu bence.

    Cayır cayır metal albümleri dinlemeye devam edip, mezun olma çabalarıyla vs. ile uğraşıp herkes gibi yoluma bakıyorum ama şu “Kobe Bryant öldü” diyen tabelanın kafamda sürekli yanıp sönmesi beni arada mal ediyor resmen.

  24. Börbır says:

    Deathspell Omega’nın en sevdiğim 3 şarkısını yapmaya çalışıyorum ama beceremeyeceğim gibi yine de yazıyorum diğer ilk 3lere katılıp ulan keşke bunu yazsaydım diyeceğim kesin

    1-)First Prayer
    2-)Apokatastasis
    3-)Sola Fide II

    deadhouse

    @Börbır, First Prayer dinlemeye korkuyorum. Bu kadar ruhaniliği, maneviyatı, ızdırabı, yoğunluğu kaldıramıyorum.

  25. deadhouse says:

    Albümlerinin Büyük ve Önemli kısmını son 20 yılda yapan grupları düşündüğünüzde sizce en iyi grup kim? En başarılı, en popüler, en damga vuran anlamında sormuyorum. Subjektif olarak en iyi grup olarak gördüğünüz grup hangisi? Bence Deathspell Omega.

    ihsanoird

    @deadhouse,

    Az önce The Synarchy of Molten Bones dinlerken bir an ben de aynı şeyi düşündüm. Yeri her zaman ayrı benim için, ama cevabım sanırım MASTODON olur.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ihsanoird, 2005 yılında Decibel dergisi bir anket yapmıştı 2000′lerin en önemli grupları diye. İlk 3 Mastodon, Opeth, Lamb of God çıkmıştı.

    Salata

    @ihsanoird, Benim de Mastodon diyesim var ama aklıma Gojira ve hatta Nevermore’da geliyor

    Aura magula

    @deadhouse, Bence deathspell omega.Mgla ve Gojira arasında kaldım ancak farkettimki DSO nun albümleri sağlam riff sağlam şarkıdan öte bambaşka bişey.O tarifsiz ruhani yapıyı 90 lardaki albümler dışında hiçbişeyden alamadığmı farkettim.Yoksa gojira derdim onunda his olarak çok güçlü albümleri var.Dso nun bende anısı çok, son 20 yılda black metali bir üst seviyeye çekdi e ilk keşfettiğim gruplardan biri daha ne olsun TABİKİ DEATHSPELL OMEGA

    Börbır

    @deadhouse,
    Ben Deathspell Omega fikrine katılsam da Opeth Beyond Creation Obscura Mgla Lamb of God aklıma gelen diğer isimler ama 1 yıldır dinliyor olsam da Deathspell Omega

    deadhouse

    @Börbır, Opeth’in albümlerinin önemli bir kısmı 90′larda.

    Börbır

    @deadhouse, biliyorum da işte ne bileyim kurtarır kıyıdan köşeden diye şeyettim

    owlbos

    @deadhouse, Mastodon

    necrobutcher

    @deadhouse, Kesinlikle DsO. Adamlar yeni bir çağ başlattılar.

    ismail vilehand

    @deadhouse, The Black Dahlia Murder. Bütün albümleri birbirinden güzel ve türü icat eden gruplardan kat kat daha iyi müzik yapıyorlar. Ayrıca hayatımda izlediğim en iyi canlı performans grubu. 4 kere izledim, doyamadım. Her hafta konser versinler giderim.

    Emre

    @deadhouse, bence de Deathspell Omega. 20 yıl sonra falan metal tarihinin en büyük birkaç grubu arasında anılacaklarını düşünüyorum.

    Ramazan berk

    @deadhouse, Deathspell Omega ayrı bir şey. Sadece müzik degil bir yolculukmuş gibi geliyor bana. Ben mi abartıyorum bilmiyorum ama kesinlikle DsO.

  26. Chelsea, Werner’i transfer etmiş. Ziyech transferini de düşünürsek önümüzdeki sezon City’i en çok zorlayan takım Chelsea olacak.

    Kıyamet metali

    @Ashes of the Wake, İkincilik için zorlayabilirler, evet. Büyük transfer yapmayacak gibi gözükseler de seneye favorim yine Liverpool.

    İlker

    @Ashes of the Wake, İkincilik için mi?

    Ashes of the Wake

    @İlker, evet, city’nin uzun bir süre ligi domine edeceğini düşünüyorum ben. nedense liverpool tekrar bir düşüş evresine girecek gibi geliyor bana.

  27. Yukarıda o kadar Kruse dedik, az önce Fenerbahçe’yle yollarını ayırdı.

    Canoir

    @Ahmet Saraçoğlu, acaba kıbrıs kumarhanelerinde kara listeye mi alındı, sadece soruyorum

    Ahmet Saraçoğlu

    @Canoir, SAÇ “kasığına para sıkışmış” demişti, detayını bilmiyorum.

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, nargilesinin közü tazelenmemiş.

    Murad

    @Ahmet Saraçoğlu, bula bula Alman ırkının bile disiplinsizini bulup getirdiler ya, FB bu cenabetlikle daha çok üzülür.

  28. Emre says:

    @Noshophoros, açıkçası oynarken pek sevmezdim ama objektif olarak bakmaya çalışınca gördüğüm Kobe’nin Jordan sonrası dönemin en iyi oyuncusu olduğu. Lebron aşırı abartılıyor. Basketbol için belki de tüm zamanların en uygun fiziğine sahip olsa da winner özelliği aşırı zayıf. Kazandığı yüzüklerde kritik rolleri hep başkaları üstlendi. Kobe de tam bir winner sayılmaz, ama belki de tüm zamanların en patlayıcı oyuncusuydu. Dallas’a karşı 3 periyot oynadığı bir maç var. Oyundan çıktığında gayet üst düzey bir takım olan Dallas’tan daha çok sayı atmış durumdaydı.
    Jordan’ın tarihin en iyisi olduğunu düşünmüyorum, fakat ’90′larda tam bir winner’a dönüştü. Öncesinde paso Boston ve Detroit tarafından tokatlanan bir loser iken bu takımların güçten düşmesiyle NBA’deki bütün takımları harcamaya başladı. Phoenix finalinden itibaren sürekli Jordan’ın karşısındaki takımları tuttum ve neredeyse bütün maçlarını takip ettim. Bir tane bile kritik maç kaybetmedi ya adam! Kazanması gereken maçı mutlaka alıyordu. Ha, ’90′larda NBA’in kalitesi ’80′lere göre çok düştü. Seattle, Utah gibi takımlar ’80′lerin Boston ve Detroit’inin çok gerisindeydi, ama bu Jordan’ı bağlayan bir şey değil tabii.
    Bir de Shaq acayip dominanttı. Herhalde ondan dominantı sadece Wilt Chamberlain’dır.
    Neyse, Kobe’yi görünce NBA hakkında yazasım geldi.

  29. Şu anda 3 koldan futbola doyuyorum. Bir yandan FM’de Liverpool’la şampiyonluğa koşuyorum, bir kulağımda YouTube’da Erman Derman’ın Everton’ı yönettiği FM-Nesine videosu var, karşımda da Norwich-Soton maçı açık ahah

    necrobutcher

    @Ahmet Saraçoğlu, Norwich maçı çok sıkıcı birazdan angara taşakşehir maçı var umarım o hareketli olur biraz

    Ahmet Saraçoğlu

    @necrobutcher, Ankaragücü’nün golünü yediler valla göz göre göre. Kupon yapmıştım 4 maçlık, göt Barcelona 1 gol atsaydı geliyordu ama atamadı ibişler.

    Necrobutcher

    @Ahmet Saraçoğlu, tasaksehire iyi destek oluyorlar ama inanıyorum Trabzon şampiyon olacak. Bu arada akşamki Spurs manu maçı da çok iyiydi pogba döner dönmez farkini gosterdi. O ana kadar manu gibi bir takımın hücum edemediğini görmek çok tuhaftı manu yani şu bayernden iki dakikada sampiyonlar ligini çalmış olan takım.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Necrobutcher, Pogba top oynamak istediğinde cidden büyük oyuncu. Bruno Fernandes de müthiş adam bu arada. Gelir gelmez seviye atlattı takıma ama Martial’le falan olmaz o iş.

    Pazartesi Alanya-Trabzon iyi maç olacak. Kupa finalinin de provası. En çok beklediğim maç o bu hafta.

    Necrobutcher

    @Ahmet Saraçoğlu, ben haaland manu’ya gider diyordum Dortmund aldı. Aynen martialle olmadi.

    feel the groovity

    @Ahmet Saraçoğlu, manu’ya wolves’lu raul jimenez cuk oturur, sağ kanada da jadon sancho, cillop gibi takım olurlar.

    Ahmet Saraçoğlu

    Martial’le falan olmaz dedim adam bir maç sonra hat-trick yaptı.

    deadhouse

    @Ahmet Saraçoğlu, Martial yetenek olarak kusursuz bir oyuncu. İstikrarı tartışılabilir, eğer devamlılık sorununu çözerse en iyi oyunculardan olur.

    Ahmet Saraçoğlu

    @deadhouse, 2-3 yılı var en iyi oyunculardan olmak için. 27′den sonra bir anda kademe atlar mı emin değilim.

    Ashes of the Wake

    @Ahmet Saraçoğlu, martial ve rashford çok yanlış takımdalar bence. günümüz manchester united’ı forvet parlatacak bir takım değil. lukaku gibi kendilerini kurtarırlar umarım.

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, @deadhouse, en yanlış zamanda en gitmemesi gereken takıma gitti. İtalya’da ilk 4′e oynayan veya İngiltere’de Tottenham, Almanya’da Dortmund ayarı bi takıma gitseydi şu an A klasmanında olabilirdi. Ferguson sonrası Manu tam bir oyuncu kıyma makinesi.

  30. Necrobutcher says:

    Dün Heathen haberi altında şu yorumu gördüm

    “Bu adamlarin uret(e)miyor ya da az uretiyor olmasi metal muzik adina korkunc bi kayip.”

    Başka hangi gruplar var hakkında bu şekilde bir düşünceye sahip olduğunuz ?

    Ben SOAD konusunda aynı şeyi düşünüyorum.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Necrobutcher, ben Jeff Loomis gibi hayvani bir adamın Arch Enemy’yle vakit kaybetmeden kendi grubunu kurmasını istiyorum artık. Warrel Dane’i kaybettik ama başka bir vokalistle kendi bestelerini çalması lazım. Nevermore müziği başka bir vokalistle de kitlesini bulur bence. Solo kariyerine de devam eder beri yandan. Maddi açıdan AE daha mantıklıdır tabii, ona diyecek bir şey yok.

    Necrobutcher

    @Ahmet Saraçoğlu, şahı nevermore n’olacak şimdi ?

    Ahmet Saraçoğlu

    @Necrobutcher, “sahi” yazmak istedin diye tahmin ediyorum. Nevermore dağıldı yıllar önce ama Loomis’in aynı müziği başka isimle yapmaması için bir neden yok aslında. Conquering Dystopia’yı da bekletiyorlar, solo kariyeri de duruyor (en azından yeni bir şeye dair haber yok).

    Canoir

    @Ahmet Saraçoğlu, peki sanctuary ne olacak? Devam etmek istiyorlardi, yeni vokalist buldular mi ya da herhangi bir aktiflik belirtisi gosterdiler mi sonraki surecte?

    Canoir

    @Necrobutcher, aklıma ilk gelenler Cynic, Rage Against the Machine ve tool oldu.

    Masvidal resmen yedi Cynic’i. Beni en çok üzeni bu.

    Necrobutcher

    @Canoir, ratm bayar bence çünkü morellonun kovaladığı şeyler ortada. Cynic hiç bilmiyorum ama tool konusunda bir söylemek o kadar boş bir çaba ki . Ben şu son albüme bile çok çok minnettar yaklaştım.

    Canoir

    @Necrobutcher, bayar miydi baymaz miydi bilemeyiz. Ozellikle gunumuz yasantisina ne soyleyebilirlerdi muziklerinde hep merak ederim. Bu siddetli ofkeli politik soylemler neye evrilirdi, nasil ifade ederlerdi acaba? RATM icin bu yarim kalmislik duygusu hep olacak ben de.

    tool icin cok sey soylendi bugune kadar ekstra bisey soylemeye gerek yok. Cok iyi bi albumle donebildikleri icin mutluyum sadece.

    Murad

    @Necrobutcher, Necrophagist, Dismember, Celtic Frost

    Canoir

    @Murad, celtic frost cok da yarim kalmis sayilmaz. Triptykon’un yaptigi muzik zaten Monotheist’in devami gibi. Grup hala varolsaydi duyacagimiz sey bu olacakti.

    Opethsevenbiri

    @Necrobutcher, Cynic konusunda ben de çok huzursuzum.

    Emre

    @Necrobutcher, Hell. Andy Sneap, Priest’e katılınca yalan oldu grup. Oysa ikinci albümdeki yeni şarkıları neredeyse Painkiller ayarındaydı. David Bower’ın yedi yıldır hiçbir vokal kaydının olmaması kabul edilebilir bir şey değil. Neden bahsediyor bu adam diyenler şu şarkıya bakabilir:
    https://m.youtube.com/watch?v=ETUx-taQ9yM

  31. Josef says:

    @Emre, adamlar albüm yaparken biz bunu konserde daha rahat çalabilirmiyiz tarzında yapmıyorlar zaten gayet normal buyle olması

  32. Necrobutcher says:

    @Ahmet Saraçoğlu, aynen. Ben dane ölmeden önce hala aktiflerdi sanıyordum

  33. Bitirdikten sonra boşluğa düştüğünüz bir dizi var mı?

    Benim Orphan Black ve The Killing. Yerleri dolmuyor…

    çaksu

    @Ashes of the Wake, Community, Six Feet Under.

    Mert Nalvuran

    @Ashes of the Wake, Seinfeld. Daha sonra hiçbir sitcom onun tadını vermedi.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Ashes of the Wake, boşluğa düşmedim ama hiçbir şey Seinfeld’in, The Office’in Steve Carell ayrılana kadar olanki kısmının, Arrested Development’ın yerini tutmaz benim için. Hayatıma etki eden diziler bunlar. Özellikle Seinfeld karakterime etki etmiş ve hayatımdaki bazı çok önemli kararları almamı sağlamış bir dizidir. Diziden fazlasıdır, felsefedir.

    Salata

    @Ashes of the Wake, Breaking Bad, The Sopranos, Peep Show benim için eskiden de yeniden izlediğimde de asla yerine başka bir şey koyamadığım diziler, ilk ikisini açıklamaya zaten gerek yok ama Peep Show’un çok underrated olduğunu düşünüyorum, İngiliz komedisi seven biri için bulunmaz nimet, The Office ve Seinfeld izlemeye de başlıyorum artık dayanamayacağım :D

    Berca B.

    @Salata, hahahah Peep Show bence dünyanın en zor komedi dizisi olabilir. Özellikle başkası adına utanma refleksi gereğinden fazla çalışıyosa binge watch yapılamıyor resmen.

    Benim bir diğer çok sevdiğim ve underrated olduğunu düşündüğüm İngiliz komedisi de the Inbetweeners. Onu da tavsiye ederim.

    Ulan bunları yazarken aklıma IT Crowd ve Father Ted de geldi. Hadi onları da tavsiye etmeden geçmeyeyim.

    Salata

    @Berca B., Evet Peep Show’un bazı sahnelerinde gerçekten o refleks o kadar tavan yapıyor ki ekrana bakamaz duruma geliyordum ilk izlediğimde hahahahah IT Crowd’a bir göz atmıştım ama yok olmadı, gülme efekti olan dizileri izleyemiyorum, aşırı rahatsız ediyor, ama diğerlerine bir bakarım. İngiliz komedisi olmasa da Kanada’dan Trailer Park Boys var, Netflix’e geçip malum netflix saçmalıklarına bulaşmadan önceki 6 – 7 sezonu aralıksız karnıma ağrılar sokmuştu, karakterler olsun genel durumun absürtlüğü olsun o da bayağı sınırları zorluyor komedide

    çaksu

    @Salata, Peep Show’u henüz izlemedim ama birkaç sene önce David Mitchell youtube videografisini hatmettim sanırım haha. QI bölümleri olsun, başka panel showları olsun.. Müthiş bi adam. Would I Lie To You’da gördüğüm en hızlı ve zeki birkaç komedyenden biri Lee Mack ile kapışması da çok güzel bölümler çıkarabiliyor ortaya.

    Salata

    @çaksu, Tamamen katılıyorum, adam bu iş için doğmuş, bir de gerçekten sıfatı bayağı komik onun da etkisi oluyor bence hahahdash

    çaksu

    @Salata, Haha aynen. Çizgi film karakteri gibi biraz. Sesi de komik hatta haha.

    https://www.youtube.com/watch?v=ELKEaFT1oZ0

    Hatırlayınca bi bölüm WILTY açtım izledim. Burda 22.15 taklit sonrası. “I quacked, he gave me some bread”.

    Salata

    @çaksu, Hahahahah gerçekten ha. Öncesinde de şunu izliyordum, buna maruz kaldıktan sonra Türkçe konuşuyorlarmış gibi geliyor diğer programlarda..

    https://www.youtube.com/watch?v=GceNsojnMf0

    ismail vilehand

    @Salata, Arka Sokaklar > Breaking Bad

    Salata

    @ismail vilehand, Yılan Hikayesi > Arka Sokaklar hahasdh

    İlker

    @Ashes of the Wake, Breaking Bad.

    Raddor

    @Ashes of the Wake, Seinfeld’i o kadar seviyorum ki o boşluğa düşmemek için son sezonu izlemedim.

    En iyi Seinfeld sahnesine karar vermek çok zordur. Dördüncü sezondan itibaren her bölüm, her dakika kusursuz ilerliyor. Benim aklıma geldikçe yarıldığım üçlü muhabbeti yaptıkları bölüm. Anlatasım geldi lan ahah.

    Bölümde Jerry sevgilisinden sıkılıyor, sevgilisinin ev arkadaşından hoşlanmaya başlıyor. Fakat istediği şey imkansız. Kim sorunsuzca sevgilisinden ayrılıp onun en yakınıyla çıkmaya başlayabilir ki? İşte Jerry ve George başarması imkansız olan bu konu üzerine kafa yoruyorlar ve bu düzeni bozabilecek dahiyane bir fikir akıllarına geliyor.

    Çözüm; Jerry’nin sevgilisine oda arkadaşını da dahil etmesini söyleyerek üçlü yapmayı teklif etmesi. Böylece sevgilisi “sen ne iğrenç bir insanmışsın!” diye reddedip onu terk edecek ve konuyu ev arkadaşıyla paylaşacak. Böyle bir teklifin içinde adının geçtiğini öğrenecek olan ev arkadaşı Jerry’ye karşı ister istemez bir yakınlık duyacak. Böylece Jerry daha sonra ona çıkma teklifi ettiğinde Jerry’nin eski sevgilisi arkadaşına “o hayvanla n’aparsan yap!” diyeceği için birlikteliklerinde hiçbir sorun olmayacak.

    Fakat plan istedikleri gibi gitmez çünkü kızlar üçlü yapmayı kabul eder ahah. Jerry yapamaz, gerilir. Teklifi kabul etmez. Bundan sonra George’la olan diyalog beni yarmıştı.

    Jerry: Yapamam ben grup seks adamı değilim!
    George: Kafayı mı yedin? Senin başına gelen plütonyumun kazara keşfedilmesi gibi bir şey!
    Jerry: Grup seks adamı olmanın ne demek olduğunu biliyor musun? Her şeyi değiştirir. Farklı giyinip farklı davranmalıydım. Bıyık bırakmak, her türlü bornoz ve losyonu almak, yeni bir yatak örtüsü, yeni perdeler, kalın halılar, garip aydınlatmalar almak zorunda kalacaktım. O zaman yeni arkadaşlar da edinmeliydim.
    Grup seks arkadaşları edinmeliydim. Hayır, buna hazır değilim.

    Seinfeld’in bir mükemmelliği de izleyenin çok az olması. Dizide geçen muhabbetleri arkadaşlarıma açıyorum. “Nereden geliyor bunlar aklına.” diyorlar. “Acaba uçaklar da anahtarla mı çalışıyor? Düşünsene rötar yaptı diyorlar halbuki pilot uçağın anahtarını evde unutmuş.” diye bir saat muhabbet yapıp, kızları güldürüp ekmeğini yiyorum hehe.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Raddor, burada daha önce de birine cevap olarak paylaşmıştım. Zamanında şunu yazmıştım.

    https://eksisozluk.com/entry/8855244

    Gerçekten sonsuza dek Seinfeld konuşabilirim. Her bir karakter üzerine ayrı ayrı kitap yazabilirim, o derece.

    Raddor

    @Ahmet Saraçoğlu, bu entry çok iyi abi eline sağlık. Birkaç kere okumuşumdur. Başlığın en şükela entry’si zaten. Ekşi Şeyler’e alındığında bir daha okumuştum. Ekşide bir şeyler okurken denk geldiğim entry’lerde “adam ne güzel yazmış he” derken sağ altında ‘brainworm’ yazdığını görünce bir gülümsüyorum.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Raddor, sağ ol. 14 yıl olmuş yazalı. Zaten 12 senedir de bir şey yazmadım sözlüğe. Bir dönem güzeldi ama sonra çöplük oldu.

  34. Salata says:

    İnstagramı sadece çaldıklarımı paylaşmak için kullandığım ara Marty Friedman bana geri istek atmıştı ve adam o ara 200 kişiyi bile takip etmiyordu. Sevinçten ağlamıştım bildiğin. Gece gece aklıma geldi yazayım dedim hahahahah

    Bu da en sevdiğim ve en sert Marty Friedman şarkısı herhalde

    https://youtu.be/pXECaAsYD-s

  35. Salata says:

    Gary Holt’un Tempo of the Damned ve sonrasında ne biçim bi gitar tonu var yav, mükemmel ezici thrash metal tonu

    https://www.youtube.com/watch?v=YBbD75tOwfk

    hickdead

    @Salata, özellikle shovel headed kill machine’de devasa bir gitar sound’u var sahiden. ama ben yine de genel olarak andy sneap’in sound yaklaşımını fazla mekanik buluyorum. elini attığı neredeyse her albümü aynılaştırmayı; genellikle de sıkıcılaştırmayı başarıyor adam.

    Salata

    @hickdead, Ben en çok Tempo of the Damned’ı seviyorum ton açısından ama Shovel’da çok daha öküz gerçekten. Andy Sneap konusunda katılıyorum o yaklaşım müziğe gidince tam gidiyor gitmeyince de Amon Amarth gibi oluyor

  36. ismail vilehand says:

    Ve Başakşehir şampiyon.

    deadhouse

    @ismail vilehand, Trabzon olacak bence. Iki takımı da hiç sevmem ama hala Trabzon’u daha şanslı görüyorum.

  37. Dysplasia says:

    Şöyle bir bakındım ama sitede yazan olmamış heralde.
    Metal müzik üzerine ritim tabanlı bir fps yapım aşamasındaymış, yeni öğrendim. Yeni nesil Doom’a bayaa öykünmüşler gibi ancak müziğin ritmine göre bir oynanış olacak olması beni heyecanlandırdı yalan değil. Stanne de var üstelik.
    https://youtu.be/thAMB3gAXBA

  38. Canoir says:

    Burayi blr futbol forumu gibi kullanmak istemezdim ama soylemeden de edemeyecegim. Bu aksamki olaylardan sonra bu sezon superlig defterini kapiyorum. Bu kadar futboldan uzak bir lig olamaz. Her mac sonuca etkiyen basiretsiz hakemler, siyasi sahislarin takimlar uzerinden cikar kavgalari, adam kovalamalar vs. Rekabet ugruna hicbir sey kalmadi. Artik bu sezon son yillarin zirve noktasi oldu cirkinlikte.

    Zaten tuttugum takim da yuzde 90 iddiasini kaybetti. Futbolla alakasiz lig gundemiyle mesgul olup bi yandan da sinir hastasi olmaya hic gerek yok

  39. ismail vilehand says:

    1 2 3 deneme

    ismail vilehand

    Site hala marazlı sanki. Bazı başlıklara yorum atıyorum çıkmıyor.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand, tüm işlevler bir anda geri gelmemiş olabilir. Bugün bir bakalım, bu şekilde sıkıntı çeken olursa buradan söylesin ona göre harekete geçelim.

  40. Türk futbolu adına son zamanların en acayip olayları sitenin kapalı olduğu zamana denk geldi. Galatasaray-Gaziantep maçının son 20 dakikası gerçek bir kaos şöleniydi. O kadar saçmaydı ki üzülemedim bile, sadece ahaha vatdıfak diye güldüm.

    GS şampiyonluğu bıraktı ama kazanan ben oldum. Fener yenilir, GS berabere kalır, Sivas berabere kalır, Liverpool berabere kalır kuponumla 20 TL koyup 500 TL’yi cukkaladım.

    deadhouse

    @Ahmet Saraçoğlu, O nasıl kupon. 6. his falan geldi herhalde.

    Ahmet Saraçoğlu

    @deadhouse, çok inanarak oynadım valla ahah. Yine de GS maçı 90+11′de, Sivas 90+1′de tuttu da oldu. Saniyelerle kazandım.

    deadhouse

    @Ahmet Saraçoğlu, Fener, Sivas, Liverpool sürpriz kuponlara konulabilecek maçlardı. Ama şampiyonluk için son şansı olan takıma beraberlik oynamak sürpriz ötesi bir şey.

    Ahmet Saraçoğlu

    @deadhouse, GS’de takımın yarısı olmadığı için ve Sumudica delisi öndeki siyahi oyuncuları deli gibi koşturduğu için defansta illaki bir hata yapar yeriz diye düşündüm maçtan önce. Benim kafamda GS geri düşer, sonra beraberliği kurtarır düşüncesi vardı ama 3-1′e gelen maçı 3-3′e getirme başarısını gösterdiler. Muslera, Marcao, Luyindama, Donk olmayınca; ileride sorun çözecek Adem olmayınca, bir de 10 kişi kalınca normal tabii.

  41. McLorand says:

    BluTV aboneliği olup da Pavyon’un 6. bölümünü (yılbaşı özel) indirip paylaşabilecek biri var mı?

  42. future nostalgia müthiş albüm

  43. Premier League’de VAR ne işe yarıyor acaba? Leicester-BHA maçının 92. dakikasındaki pozisyonda VAR nasıl oluyor da hakemi çağırmıyor? Sheffield’ı da yediler… İlginç işler.

    çaksu

    @Ahmet Saraçoğlu, Bugünkü olayı görmedim de.. “Clear and obvious error” olması lazım EPL’de VAR’ın müdahale etmesi için. VAR hakemleri, orta hakemin yaptğı hatanın makul bir hata olduğunu düşünürse düzeltmiyorlar. Oyunun ruhunu, hızını vs korumak için uygulamaya geçmeden önce benimsenmiş bi fikir muhtemelen de..

    Saçmalık.

    Ahmet Saraçoğlu

    @çaksu, şurada adamın arkası dönük ama eli açık ve kaleye doğru giden topu engelliyor. VAR’a gidilmedi.

    https://twitter.com/Toprakarden/status/1275507717004840963

    necrobutcher

    @Ahmet Saraçoğlu, abi PL de penaltı pozisyonlarında kasıt aranıyor dolayısıyla bu penaltı değil. aynı şekilde darbeli faullerde de faule maruz kalan oyuncunun yönü kaleye dönük değilse çalmıyorlar.

    deadhouse

    @Ahmet Saraçoğlu, VAR’ı bilmiyorum da bu maçın var’ından kuponum yattı. Bazen Premier Ligin çok abartıldığını düşünmüyor değilim. Kısır maçlar, sert defans, kontrollü oyun çoğu maçta kendini göstermekte. Serie A defansif derlerdi, birkaç senedir Atalanta sağ olsun oldukça gollü ve keyifli maçlar oynanıyor.

    Ahmet Saraçoğlu

    @deadhouse, Serie A şu anda Avrupa’nın en hızlı yükselen ligi bence. Napoli rüzgârı dindi ama dediğin gibi Atalanta, Lazio, yeni transferleriyle Inter baya heyecan getirdi o tarafa.

  44. Dün Alanya maçında 90+5′te, bugün de SPAL maçının 90+4′ünde toplam 410 TL’den oldum. 10′ar saniye dayanamadılar.

    Alondate

    @Ahmet Saraçoğlu, Abi kuponlarini paylassana burda. PA sadece muzik alaninda hizmet vermemeli. Yelpaze genislemeli bence

    Ahmet Saraçoğlu

    @Alondate, haklısın. Bu önceki sayfa olduğu için yeni sayfanın başına kupon yorumu bırakayım onun altından ilerlesin.

  45. D says:

    Serbest kursu ve grup onerme sayfalarinda (aslinda genel olarak ‘yorum’ bolumleri), asagi inince sag kosede buton olsa da bassak sayfanin en ustune scroll etse. Ya da yorum bolumunun ustundeki pager sayfa altina da konulabilir. First world problem aslinda ama ne bileyim bazen sinir bozuyor :D

  46. Opethsevenbiri says:

    Geçen sene çıkışlı dinleyemediğim pek çok albümü karantina sayesinde dinledim. Wilderun Veil of Imagination’ı üstün körü dinleyip iyi albüm ya diyip geçiştirmiştim tekrar tekrar dönmelere doyamadım uzun süredir. Cult of Luna’nın son albümü de beni baya bağımlısı yaptı. Bugün de Blood Incantation’ın albümünü dinliyorum. Yemeden içmeden kesildim.

    İlker

    @Opethsevenbiri, Cult of Luna’nın son albümü neydi öyle ya. Son yılların en iyi albümlerinden biri benim için.

    Opethsevenbiri

    @İlker, İleride çok rahat türünün klasiklerinden sayılabilecek bir albüm.

    Rust in Peace.

    @Opethsevenbiri, Cult of Luna’nın albümünü benden başka dinleyen olduğunu görmek sevindirdi. Resmen arada kaynadı gitti mis gibi albüm.

    Opethsevenbiri

    @Rust in Peace., İlk şarkının ortalarında ”Ben bunu nasıl kaçırmışım ulan!” gibi bir tepki verdim. Cidden takvim kurbanı olmuş 10 numara albüm.

  47. Süha says:

    Jbl marka 5. kulaklığım da bozulmuş durumda.Altı ayda bir kulaklık değiştirmekten gına geldi artık, kendi kullandığınız ya da önerebileceğiniz, güzel ses veren, özellikle de sağlam olan, kulak içi kulaklık öneriniz var mıdır?

    Ashes of the Wake

    @Süha, beats solo 3 kullanıyorum. dehşet bir ses kalitesi var.

    Süha

    @Ashes of the Wake, kulak içi ve sağlam bir şey arıyorum, sağlamlık yönünden anker çok övülmüş, ses olarak da Marshall Mode IE gözüme çarptı, bakıyorum daha öneri için teşekkürler

    Canoir

    @Süha, kulak üstü düşünürsen anker soundcore life q10 öneririm. ANC özelliği olan q20′den daha iyi ses performansı verdiği iddia ediliyor. Ben q10dan gayet memnunum. Malzeme kalitesi gayet iyi duruyor. Alalı 2 ay kadar falan oldu kesin bişey diyemiyorum.
    Kulak içi kulaklıklarda aynı fiyattaki ürünlerden çok daha iyi ses veriyor. Sennheiser cx300-ii bir yılı doldurmadan bozuldu. Önermiyorum.
    Sony Mdr-Xb50ap de var elimde. Hor kullanılmasına rağmen sorun çıkarmadı. Ses kalitesi fena değil. Ama pek rahat bi kulaklık değil. Özellikle uyurken falan takacak olursan kulak kepçesini bayağı acıtıyor. Gürültü önleme konusunda da orta derece durumda.
    Xiaomi Pro HD de var bi yandan. Onun da malzemesi çok çok hafif ve çok adi duruyor. Dışarı çok ses sızdırıyor, pasif gürültü önlemesi de kötü.

    Lacivent

    @Süha, kulaklık yazmışsın fakat olurda fikrin değişirse diye yazıyorum :) Sennheiser HD4.40 Bluetooth Kulaküstü Kulaklık arkada ev yıkılsa duymassın. Testlerini youtube dan bakarsın zaten…

  48. Twat says:

    @Süha, Marshall Mode IE kullanıcısıyım, henüz 3 ay oldu ama özellikle metal için birebir. Hem temiz ses, hem yüksek. Baslar biraz kısık sayılır ancak mid-distorşın ve vokal harika(bas dediğin equalizer’dan da kolayca ayarlanır). Tasarımı çok güzel, kablo kalınlığı jbl gibi oyuncak değil ve L tipi jak yeri de sağlam. Bir de marka da grup sahnelerindeki amfilerden aşina olduğumuzdan fazlasıyla ‘metal’ hahah. Ben epey iyi bir indirimden yakalamıştım ama jbl beats ayarı bir şey bakınıyorsan fiyatı sana normaldir sanırım.

    Jbl kullanan bir arkadaşım da aynı durumdan şikayetçi. Gerçekten iyi ses veriyor ama çok komik kabloları var. ayrıca reklam vermek istemediğim bir sitenin kullanıcı yorumlarında da jbl’lerin çok çabuk bozulduğuna dair yorumlar görebilirsin.

  49. Chelsea-City maçı müthişti. İzlediğim en iyi seyircisiz maçtı.

    Chelsea kazanır oynamıştım sağ olsunlar yüzümü kara çıkarmadılar, Liverpool şampiyonluğuyla birlikte çifte bayram yaşattılar.

    Ahmet Saraçoğlu

    İngiliz yorumculara bakıyorum, onlar da benzer şeyler söylüyorlar. Pandemi döneminin tüm Avrupa’daki en iyi maçıydı. Seyircili dönemden hiçbir farkı yoktu. Mart aşından beri ilk kez heyecanlanarak futbol maçı izledim resmen. ARO Çelsi, ARO Siti.

    çaksu

    @Ahmet Saraçoğlu, EPL’nin celladı Chelsea. Ölecek olana son darbeyi o vuruyor.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.