# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
KATATONIA – Discouraged Ones
| 14.04.2014

Ama niye böyle yapıyosun…

Ah, KATATONIA… Geçenlerde Güzide ile konuşuyorduk, “Hayatın boyunca sadece 2 grup dinlemek zorunda kalsan hangilerini seçerdin” diye. Bu kadar grup dinledik, dinliyoruz, bazıları anlık oluyor, bazılarının bazı şarkılarını, albümlerini çok seviyor ve yanımıza alıyoruz. Bazılarınıysa asla ve asla bırakamıyor, can simidi gibi sarılıyoruz adeta.

Güzide’nin sorusuna verdiğim cevap çok netti: “IN FLAMES ve KATATONIA”.

IN FLAMES, çünkü her tür duyguyu şarkılarına koyabiliyorlar, IN FLAMES, çünkü neredeyse her an pozitif ve enerjik ve bir şeyler yapmadan duramayan bir insanım. Gaz şeyler dinlemeyi seven ve özellikle IN FLAMES’le kendini yükseltebilen, IN FLAMES müziğinden güç alabilen bir insanım. IN FLAMES gibi 100 tane daha grup var tabii bana böyle hissettiren, ancak IN FLAMES 33 yıllık hayatımın son 16 yılına damga vurmuş, dönem dönem yoğunlaştığım gruplar, türler olsa da hep arka cebimde taşıdığım, adeta bir can simidi benim için. Asla vazgeçemem.

Peki ya KATATONIA? Hani hep pozitif ve enerjiktim? Hani hep gülmeye çalışan, sıkıntılı bi durumda dahi en ufak bir iyi taraf varsa ona yoğunlaşma çabası güden bir kişiydim?

KATATONIA duygular üstüdür arkadaşlar. KATATONIA, “canımın sıkılacağı bir şeyler olsa da tadım kaçık halde KATATONIA dinlesem” diye düşündürten gruptur. KATATONIA adamın yaşam enerjisini alır; süründürmediği anlarda bile beklenti içinde bırakır; büyük bir acı çektirmediğinde dahi “keşke” dedirtir; KATATONIA çok güzeldir, çok gerçektir, içinde irili ufaklı pek çok hayal kırıklığının olduğu hayatımızın fon müziğidir…

Bu yüzden KATATONIA, ben yaşadıkça yanımda olacak, aklımdan hiç çıkmayacak bir gruptur. KATATONIA gerçek anlamda yaşanması gereken bir gruptur.

Enfes “Brave Murder Day”in 1 yıl ardından, KATATONIA’nın büyük değişimi öncesinde, Mikael Akerfeldt’in vokalist koltuğunda oturduğu ve grubun sadece Anders ve Jonas’tan oluştuğu “Sounds of Decay” EP’sini piyasaya süren ve baya bir can yakan KATATONIA, bundan bir yıl sonra ise yeni halini gözler önüne seren “Saw You Drown” EP’sini çıkarmış, butal vokalleri tamamen atmış, logosunu yenilemiş ve eski soğukluğunu daha ılıman bir hüzne çevirmişti. Acı, ızdırap, yerini büyük oranda kedere ve depresyona bırakmıştı. Bu geçiş EP’si sayesinde grup, “Brave Murder Day”den “Discouraged Ones” yumuşak bir geçiş yapmış ve bir anda şok bir değişim yapmış gibi gözükmemişti.

“Discouraged Ones”, yeni KATATONIA’ya temelli merhaba dediğimiz, Renkse’nin komple clean vokale geçtiği ve “Saw You Drown”da tanıtılan sound’un devam ettirildiği, hatta EP’deki iki şarkının direkt olarak alındığı –diğer ikisinin de bonus olarak eklendiği- bir albümdü. Grup adeta “Sounds of Decay” ile son bir acı çektirip, ardından da insanı hüzünlere gark etme amacı güden bir yöne kaymaya karar vermişti. “Discouraged Ones”, ilginçtir ki grubun bu tarz değişimine yönelik pek bir eleştiri oluşturmayacak düzeyde kabul görmüş ve “KATATONIA olsun da, zaten her şekilde iyi olur” düşüncesiyle birlikte grubun yeni sulara yelken açmasını kolaylaştırmıştı.

Albüm, KATATONIA’nın en sevilen şarkılarından bazılarını barındırıyor. Açılışı yapan mükemmel I Break; çıktığı dönemde çok canlar yakan Deadhouse; bir yere varamayan, boşlukta bırakan Relention; Renkse’nin “ama niye böyle yapıyosun…” dedirten vokaliyle olduğunuz yerde kalakaldığımız Cold Ways, Gone ve Nerve, albümün en çok dillendirilen şarkıları olsalar da, diğer şarkıların da bunlardan geri kalır yanı yok elbet. “Discouraged Ones” bir bütün halinde değerlendirilmeyi gerektiren ortak bir his barındıran bir albüm. “KATATONIA melodisi” dediğimiz olayın yaşam sevincimizi aldığı, Renkse’nin sonradan dünyanın en büyük hüzün kaynağına dönüşecek vokallerini gerçek anlamda ilk defa konuşturduğu –ve davulun başında da son kez oturduğu- “Discouraged Ones”, çıktığı dönemi hatırlayan biri olarak, baya büyük etki yaratmış, grubun ülkemizde bir kitle oluşturmaya başlamasını sağlamış, kısacası KATATONIA diskografisi içerisinde önemli bir yere sahip bir çalışmadır. Stratejik konumu dolayısıyla, KATATONIA’nın en büyük kırılmasıdır, yol ayrımıdır.

“Dance of the December Souls” gibi bir yıkıma imza atıp ardından da “Brave Murder Day” gibi bir klasik yaratmış, kendi sound’unu oluşturmuş bir grubun böylesi dramatik bir değişikliğe gitmesine rağmen dinleyicisinin canını sıkmaması (olumsuz anlamda) ve dinleyicisinin canını sıkacak (olumlu anlamda) bu yeni yolda hemen benimsenmesi, aslında kolay birşey değil. Adeta grubun tüm geleceğini belirleyecek, yol haritasını çizecek bir an. “Discouraged Ones” bu riskli olabilecek durumu, gözyaşları eşliğinde alkışlatacak kadar başarılı bir albüm. “Bakalım bu değişimi nasıl karşılayacaklar” şeklindeki olası bir düşünceyi, “Tamamdır arkadaşlar, KATATONIA’nın yolu belli oldu, buradan devam ediyoruz”a döndürmeyi başaran bir albüm. Çok iyi, çok çok iyi bir albüm. Aksi olması da beklenemez zaten, bahsettiğimiz grup KATATONIA.

Bildiğimiz gibi daha sonra “Viva Emptiness”la birlikte bu “Discouraged Ones”, “Tonight’s Decision”, “Last Fair Deal Gone Down” kafasını da değiştirdiler, üçüncü bir müzikal değişime geçtiler, şimdi oradan devam ediyorlar ve yine muazzam işler yapıyorlar.

Hayat KATATONIA’ya güzel yeaeaeaea… Ne yapsalar beğeniliyo. İyi valla…

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (9.56/10, Toplam oy: 124)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1998
Şirket
Avantgarde Music
Kadro
Jonas Renkse: Vokal, gitar, davul, sözler
Mikael Oretoft: Bas
Fredrik Norrman: Ritim gitar
Anders Nyström: Solo gitar, klavye, geri vokal, sözler
Konuk:
Mikael Åkerfeldt: Geri vokal
Şarkılar
1. I Break
2. Stalemate
3. Deadhouse
4. Relention
5. Cold Ways
6. Gone
7. Last Resort
8. Nerve
9. Saw You Drown
10. Instrumental
11. Distrust
  Yorum alanı

“KATATONIA – Discouraged Ones” yazısına 29 yorum var

  1. Görkem Şahin says:

    Benim de en sevdigim 2 Katatonia albumunden birisi, muthis bir donusum. 2 dakika 47 saniyede insanın ömrünü yiyen parça nedir diye sorsalar cevabım direk Gone olurdu herhalde.. Boylesine bir rota degisikligine bu kadar olumlu tepkiler almak da her grubun basarabilecegi birsey degil, eline sağlık

  2. patognomonic says:

    Dünyanın en iyi albümü.Aksini iddia eden müzikten anlamıyor

  3. Sheva says:

    “Katatonia melodisi” her şeyin özeti olsa gerek.

  4. Ozzy says:

    her katatonia albümü gibi güzel bir albüm.eskiyemeyen bir albüm olsa da geç kalınmış bir entry.katatonia nın en iyi albümü brave murder day kanımca ,iliğime kadar işlemiş bir albümdür.

  5. owlbos says:

    Benim ilk dinlediğim Katatonia albümü bu. Yanılmıyorsam 2010′du baskın bir Adana gecesinde kan ter içerisinde kalarak albümü bitirmiştim.

    owlbos

    @owlbos, Ayrıca ilk aşık olduğum Katatonia şarkısı Cold Ways <3

  6. saw you drown says:

    Benim için Katatonia budur. Bu albüm hayatımda en çok dinlediğim 3-5 albümden biridir. Yeri apayrı. Ne kadar çok sevdiğimi ve ne kadar önem taşıdığını ifade edemem.

  7. saw you drown says:

    ”Açılışı yapan mükemmel I Break; çıktığı dönemde çok canlar yakan Deadhouse; bir yere varamayan, boşlukta bırakan Relention; Renkse’nin “ama niye böyle yapıyosun…” dedirten vokaliyle olduğunuz yerde kalakaldığımız Cold Ways, Gone ve Nerve”

    Ayıp ettin Ahmet abi. Saw you drown’ı saymaman üzdü.

  8. THRASH says:

    Dinlediğim en damar albüm. O Last Resort yok mu.. Puanım 10.

  9. atoutlemonde says:

    Katatonia diskografisinin tamamını dinlememiş biri olarak, kritik ve yorumlar ağzımın suyunun akmasına sebebiyet veriyor.

  10. B U R Z U M says:

    Tanim : saheser … Ayrica “deadhouse” siker…

  11. Osman says:

    Dinlediğim en damar albüm (2). Bu albümle damarlıkta yarışabilecek sadece 2 albüm biliyorum. Biri I Could Live in Hope, diğeri Alternative 4. Ama benim puanım 9 olacak, kusura bakmazsınız dimi?

  12. baha says:

    katatonia bu albümle birlikte the cure etkili şarkılara merhaba dedi. the cure’un özellikle pornography ve disintegration albümleri karamsarlık ve iç karartıcı gri soundlar içerdiğinden renkse bu albümde buna benzer düşünceleri kullanmaktan çekinmedi. kullanılan davul yazımlar oldukça düz bu da şarkılara direkt etki etmiş ve duyguyu ön plana çıkarmış. sonlara doğru bir iki şarkı vasat olsa da katatonia’nın en baba işlerinden. ancak bir last fair deal gone down değil tabi kesinlikle. müzikal olarak tepe noktası odur.

  13. Korhan Tok says:

    Katatonia’nın bu 3 farklı dönemi içerisinde en az ilgilendiğim ve bilgi sahibi olduğum dönemine ait bir albüm bu. Neden bilmiyorum, açıp dinleyesim bile gelmiyorum bu dönemdeki albümleri. Zorla sevdirin bana bunları bir ara. Albümden 3 şarkıyı biliyorum lan ahah, böyle fanlık olmaz olsun.

  14. kavanozkafa says:

    İn flames Whoracle ve dark tranquality The minds i ile birlikte hayatımda baştan sona kesintisiz en çok dinlediğim 3 albümden biri.

  15. crowkiller says:

    milleti üze üze ev arsa sahibi oldun katatonia

    şaka bi yana uzun süre grubun adını duymama rağmen hep öryargılı yaklaşmıştım, acındırık doom yapan ergenimsi grup etiketi yapıştırmıştım ama kritik sayesinde bir şans verip iyice dinledim ve zamanında dinlemeyerek baya hata ettiğimi farkettim,sitenin bana kazandırdığı bir diğer grup oldu teşekkürler

  16. GiantZillerIndo says:

    yıllar geçti, zamanla katat bambaşka olmasa bile daha farklı bir gruba evrildi belki ama böyle bir şeyi yapılabilmiş olmaları çok garip geliyor bana hala. senelerce “yani bu nasıl olabildi acaba?” sorusunun gizemini koruyabilmiş albümlere bayılıyorum.

  17. Öncül says:

    Allah belanı versin Last Resort, yaşama sevincimi sikip attın.

    Ve adını yazmaya üşendiğim diğer 6 şarkı. Sizler de masum değilsiniz.

    den4x

    @Öncül, +1 kere +1
    uyuşturucuların en fenası. who’s painting my life sorrow blue aq yerinde?

  18. GLaDOS says:

    Albüm kapağındaki meleği ben uzun süre kollarını yukarı kaldırmış adam zannettim. Meğer onlar kanatmış. Benim hayalimdeki kapak daha karizmaydı, onun meleksi bişeyler olduğunu anlayınca kapak biraz gözümden düşmüştü.

    Cattle Bilmemne

    @GLaDOS, Sen yine iyisin, ben kaç senedir dinlerim bu albümü şimdi sen deyince fark ettim.

  19. saw you drown says:

    Tam anlamıyla, hayatımı siken albüm.

  20. Rashid says:

    Bir albüm bu kadar düz olup da nasıl bir insanı bu kadar üzebilir?

  21. Ouz says:

    Bu albümü dinlerken muhtemelen bir iki litre gözyaşı dökmüşümdür totalde. Soğuk havaların, tek başına geçen otobüs yolculuklarının ve bir başına kalınan anların en önemli albümlerinden.

  22. tahsin says:

    Agliyorum dinliyorum agliyorum dinliyorum agliyorum dinliyorum…

  23. Alondate says:

    Kutsal album. Nasil bir ruh haliyle yaptiniz kardesim. Timeless classic dedikleri gercekten bu. Hala kopek gibi dinliyorum. Yalniz bu saatten sonra grup biz eskilere donuyoruz deyip bu tarz bir album yaparsa kafayi yer millet. Umut fakirin ekmegi iste boyle hayallerim var :(

    Ayrica deadhouse dinlerken zikre dusuyorum kendimden geciyorum elim ayagim bosaliyor.

  24. killyourselfchuck says:

    Last Resort. Bu şarkının değeri bilinmiyor. rastgele denk geldiğim, bu albüme dair dinlediğim ilk şarkıdır. belki de bu yüzden benim için özeldir, bilemiyorum.

    Ouz

    @killyourselfchuck, Bu şarkının değerini bilmeyen, henüz kendini bilmiyordur. Kral albümün kral parçalarından biri Last Resort.

  25. den4x says:

    bonus şarkılar quiet world ve scarlet heavens’ı ilk defa dinledim, sanırım. hiç hatırlamıyorum. neden bonus olduklarını anlıyorum ama acayip iyi şarkılarmış. scarlet heavens depeche mode cover’ı falandır kesin dedim dinlerken. değilmiş ama acayip bi şarkı olmuş. önceki bi ep’den sanırım. benzeri şeyler yapsalardı birkaç tane daha keşke diyorum şimdi.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.