# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
KATATONIA – Tonight’s Decision
| 28.05.2013

Yeni bir albüm.

Patognomonic (Emre SUALP)

İlkokul zamanlarıydı. Yeni mahallemize taşınalı, henüz bir ya da iki hafta olmuştu. Mahallede gide gele bir iki kez rastgeldiğim, ben yaşlarında ve bir ayağı sakat olan, fakir, kirli bir çocuk vardı. Yüzünden ve bana bakışlarından, pek de iyi biri olmadığını ya da bana karşı pek de sevecen olmayacağını tahmin edebiliyordum. Günler geçtikçe, yeni arkadaşlarıma henüz ısınıyorken, o çocuk hakkında tahminlerimi yanlış çıkarmayacak meseleler duymaya başladım. Bu bir ayağı tutmayan ve yüzündeki kir ve yaralar yüzünden ben yaşlarındaki çocuklar için yeterince korkutucu olan çocuk, daha önce etraf çocuklarının çoğunu dövmüş, onlardan para veya onun için değerli sayılabilecek ne varsa almıştı. Tüm bunlar anlatıldıkça benim çocukla ilgili endişelerim daha da artıyor, onunla karşı karşıya gelmemek için etrafı kollaya kollaya dolaşıyordum sokaklarda. Bir gün okula gitmek için evden çıkıp köşeyi dönünce arkamdan bir ses beni çağırdı, çağıran oydu. Yanına gittim, ona daha yakın olunca, yüzündeki kir tabakası ve derin yaralar beni daha da korkuttu. “Paran var mı?” diye sordu, ben de “Okul harçlığım var” dedim. “Ver” dedi, verdim. “Şimdi git” dedi, arkamı döndüm gittim.

Beni çağırdığında gitmeyip kaçabilir miydim? Evet. Paramı istediğinde vermeyi reddedip onunla kavgaya tutuşabilir miydim? Evet. Onu alt edebilir miydim? Evet. Karşımda benden kısa, benden zayıf ve en önemlisi tek bacağı tutmayan bir çocuk vardı. Ama bunların hiçbirini yapmadım. Yapmaktan korktum çünkü. Bunları yaparsam, tüm mahalle çocukları ve benim için alışılagelmişin dışında bir durum yaratmaktan, o alışılmamış olanın riskini almaktan ve onun getirebileceği sonuçlara katlanmaktan korktum. Yapılmamış olanı yapmaktan ve bilinmeyenden korktum. Tüm bu sebeplerden, ben de rutinde olanı seçtim, en risksiz olanını, en kabullenilebilir olanını ya da sonuçları en kestirilebilir olanı.

Garantici oldum. Parayı verdim, çekip gittim.

Yukarıdaki zırvaların konumuzla bağlantısına gelirsek; olay Katatonia’nın, yukarıda bahsettiğim garantici olmayı ya da alışılmışın dışına çıkmamayı asla kabul etmemiş bir grup olması. Kariyerleri boyunca asla aynı iki albümü art arda çıkarmamış, her seferinde yeni şeyler denemiş ve her seferinde de yüksekliğini kendi belirlediği çıtanın altına düşmemeyi başarmış bir grup Katatonia. “Dance of December Souls”, “Discouraged Ones”, “The Great Cold Distance” gibi albümleri dinleyip, her üçünün de aynı ellerden çıktığını görünce yapabileceğim tek şey, saygı duymak. Grup, hiçbir zaman “kim ne der?” ya da “emek vere vere oluşturduğum hayran kitlemi kaybeder miyim?” gibi kaygılar taşımadan, yapacağı yeniliğin sonuçlarını öngörmese bile, kendince doğru ve mantıklı olanı yapıyor.

“Tonight’s Decision”ı, “Discouraged Ones” ile başlayan, bir ikinci dönem Katatonia albümü olarak görüyorum ben. Tekdüze ve gayet yumuşak kullanılan davullar, oldukça naif bir vokal, sönük bir bas kullanımı ve distortion dozları azaltılmış, tamamıyla melodi üzerinden ilerleyen gitarlar, bu dönemin belirteçleri durumunda.

Katatonia, bu albümde çoğu depresif black’çi gruplar gibi karanlık ve tenha köşelerdeki psikopat ayin insanlarının depresyonunu değil de, direkt olarak şehir insanının, senin, benim, bizim depresyonumuzu işliyor ve bunu tam bir ders niteliğinde yapıyor. Şüphesiz, bu duygunun bu kadar güçlü aktarılmasının en büyük müsebbibi Jonas Renkse. Neredeyse tüm Katatonia albümlerinde olduğu gibi, bu albümde de alkışların en büyüğü ona gidiyor. Zaten gerek yan projeleriyle olsun, gerek de konuk olduğu projelerle olsun, adını metal camiasının en iyi vokalistleri arasına çoktan yazdırmış durumda kendisi. Öte yandan Katatonia deyince akla gelen ikinci isim olan (kimileri için ilk isim olabilir, saygı duyarım) Anders Nyström’ün yazdığı melodiler de, hep hüzünle, hep matemle dolu. Yazılan notaların hepsi teker teker özenle işlenmiş adeta. Durum böyle olunca, hem davullar, hem baslar, hem de klavyeler, kendilerni geri plana atıp bu iki dev işçiliğin tüm güzelliklerini, tüm detaylarıyla sergilemelerine olanak vermiş.

Katatonia için daha pek çok şey yazılabilir tabii ki. Ancak şimdiden fazla uzayan bu kritiği artık bitirelim istiyorum. Son sözüm şu ki; Katatonia’yı bilenler, bilmeyenlere anlatsın lütfen. Sevaptır.

Unutmadan ekleyeyim; albüm kapağı, hem telefonuma, hem bilgisayarıma, hem de tişörtüme yoldaşlık etmekte.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (9.28/10, Toplam oy: 72)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1999
Şirket
Peaceville
Kadro
Jonas Renkse: Vokal
Fredrik Norrman: Ritim gitar, bas
Anders Nyström: Solo gitar, klaye, geri vokal
Konuk:
Dan Swanö: Davul
Şarkılar
1. For My Demons
2. I Am Nothing
3. In Death, a Song
4. Had to (Leave)
5. This Punishment
6. Right into the Bliss
7. No Good Can Come of This
8. Strained
9. A Darkness Coming
10. Nightmares by the Sea (JEFF BUCKLEY cover'ı)
11. Black Session
  Yorum alanı

“KATATONIA – Tonight’s Decision” yazısına 17 yorum var

  1. northern says:

    kargalar ölen insanların ruhlarını ölüler diyarına taşırlarmış. kapaktaki eleman da az sonra trenle olan nihai randevusuna yetişmek ve son 21 gramını da gelen kanatlı postacıya teslim etmek üzere.

    brutallica

    @northern, Bunu okumak güzeldi…

    northern

    @brutallica, albümün ismiyle de birleşince (bu gecenin kararı) çok daha etkili oluyor kapak. aynı ima ve birleşimi anathema’nın “a fine day to exit” albümünde de bulabiliyoruz.

  2. atoutlemonde says:

    Kritiği çok beğendim. Katatonia hep elimin altında olan ama dinlemeye bir türlü fırsat bulamadığım, bazen de şans vermediğim bir grup. Bütün albümleri de ben de mevcut (torrent sağolsun) sadece brave murder day albümünü dinledim. Şimdi şu kritiğin de etkisiyle biraz daha dinlendirici şeylere ihtiyacım olduğunda bu albüme şans vericem, birden bir heyecan kapladı içimi.

    patognomonic

    @atoutlemonde, Kritiği begenmene sevinmekle beraber, henüz katatonia’yi yeni yeni dinleyecek olmana imrendim doğrusu. Olur da bu elemanları seversen, yıllarca dinleye dinleye bitiremeyecegin çeşit çeşit ,boy boy albumlerin oldu demektir..Keske ben de ilk defa dinliyor olsaydim diyecek kadar çok seviyorum Katatonia yi

    atoutlemonde

    @patognomonic, Dediğin gibi olur umarım, bende de bir heves bir heyecan yok değil. Brave murder day albümünden çok da fikir edinemedim, çünkü akerfeldt in varlığı opethimsi bir iş ortaya çıkarmış. (yanlış anlaşılmasın opethi sever sayarım) Hatta kendimce pre-opeth diye isim bile takmışlığım var. Beni daha çok şevklendiren daha oturaklı yapıdaki albümleri. Her neyse en kısa sürede dinlemeye başlıyorum.

  3. burningeyes says:

    Bu grubun bütün albümleri muhteşem. 10.

  4. tranquillist says:

    For My Demons, A Darkness Coming, Right Into The Bliss ve I Am Nothing o kadar hoşuma gidiyor ki bu albümde. Özellikle Right Into The Bliss’in konser kaydı müthiş gerçekten. Güzel albüm cidden.

  5. Bende Saklı Kalsın says:

    Black Session

    Kanımca Katatonia’nın yaptığı en güzel şarkı…

    Görkem Şahin

    @Bende Saklı Kalsın, gerçekten müthiş bir şarkı

  6. neant et rien says:

    en sevdiğim katatonia albümü. sadece “for my demons” bile bu albümü 10 yapar.

  7. Görkem Şahin says:

    Strained’i de anmadan geçemiycem.. Elemanlar o parça için tesadüfen Paradise Lost tınısı yakaladık diye çok sevindiklerini söylerler, aynı zamanda çok akılda kalan bir nakarata sahip…

  8. B U R Z U M says:

    kritik son derece başarılı da o senden para isteyenin ağzını yüzünü dağıtaydın eyiydi la:) neyse…bu kritik sayesinde bu albümü baştan sona dinlemeye karar verdim. çünkü oturup baştan sona dikkatlice dinlemediğim tek katatonia albümü buydu…artık vakit geldi…tabiki ilk 2 şarkıyı çok defa dinledim ve çok sevdim ama albüm konusunda henüz fikrim yok…

  9. Kritik güzel olmuş eline sağlık. Albüm zaten uzayın efendisi olsam bile tadımı kaçıracak düzeyde iyi.

    patognomonic

    @Ahmet Saraçoğlu, @BURZUM, teşekkür ederim.Sizler de begenince daha çok seviniyorum

  10. brutallica says:

    En sevdiğim 3. katatonia albümünü bu kritikle tekradan dinleme imkanı buldum bunun için bile özel olarak teşekkür etmeliyim ve kritiği de çok beğendim düşünce zahmetine ve emeğine sağlık.Doğrusu senin kaleminden Amorphis’in son albüm kritiğini de okumak isterdim çünkü çok iyi bir amorphis dinleyicisi olduğunu da biliyorum.Böyle pek bilindik ve kalbur üstü grupların albümünü kritize ederken direkt müzikal öğe ve değerlendirmelerden girilmesini pek sıkıcı bulan biriyim ve senin bunun aksine öyküsü olan bir anlatım seçmen çok hoş olmuş.Katatonia hakkında da pek bir ifade bulamıyorum ne zaman mp3 üme bir albümünü atsam yerine başka bir albümü koymam çok uzun bir zaman alır bellekte boş olan yaratmak için beni sıkıntıya sokan albümleri olan gruplardandır :)) ve bu da yaptıkları müziğin değerini ortaya koyan bir ifade şeklidir.

  11. swedish says:

    Bu albüm o kadar enteresan ki benim için. Katatonia ile tanışmam brave murder day ve dance of december souls albümleri ile oldu.Ardından gelen discouraged ones albümünü, tarzı değişmesine rağmen çok sevdim.Fakat bu albüme ilk aldığım günden beri ısınamadım.O zamanlar ruh halim mi farklıydı da ısınamadım dedim.
    Yıllarca hep ara ara playlist te bu albümü döndürdüm.Hatta az önce yine açtım 4 parçaya kadar dayanabildim.Olmuyor olmuyor yavan,bayık bir albüm geliyor kulağıma ama bi yandan da çok üzülüyorum bu albüme tapan arkadaşlarım var.Acaba ben neyi göremiyorum

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.