# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
THE ORDER OF APOLLYON – Moriah
| 05.11.2018

Kendini size adamak için boynunu ve bıçağı uzatmış bekliyor.

Fransa black metali dendiğinde akla gelen en değerli gruplardan bazılarında pena ve baget sallayan, ses teli titreten insanlardan oluşan bir grupla bir aradayız bugün: THE ORDER OF APOLLYON.

ABORTED, AOSOTH, VI, ANTAEUS, ARKHON INFAUSTUS, NARGAROTH, MERRIMACK gibi mühim gruplarda çalmışlığı olan, hâlihazırda çalan veya bunlara konserlerde eşlik eden elemanlardan kurulu bu THE ORDER OF APOLLYON, black/death metali gayet ezici ve çekici biçimde sunan 10 yıllık bir oluşum.

Adını Hz. İbrahim’in oğlu İshak’ı kurban etme girişiminde bulunduğu Moriah’tan, yani Tapınak Dağı’ndan, yani Harem Ül-Şerif’ten alan albüm, kapağında da yine bu olayın tasvirini sunarak bizi bu korkunçluğun içine sürüklüyor.

“Moriah”ya dair bahsedilmesi gereken ilk şey, THE ORDER OF APOLLYON’un asla ve asla kaotik, buhranlı ve kusmuk gibi bir girdaba, karambole bulaşmadan; son derece cillop gibi bir prodüksiyon ve ayrıştırılır riflerden oluşan bir kimlikle müziğini sunması. Albümde son derece canlı, sevilesi, kapkara ama içini gösteren bir sound var ve bu şekilde her şey en ince detayına kadar ayrıştırılabiliyor.

THE ORDER OF APOLLYON’un üçüncü albümü olan “Moriah”, grup elemanlarının ağırlıkla black metal gruplarında çalıyor oluşu düşünüldüğünde olayın daha soyut tarafına kayması beklenebilecek, ancak buna rağmen dana gibi death metal ağırlığına sahip bir çalışma. Bol bol tarama rifler, tok ve dolgun death metal vokali olmasa rahatça black metal şarkısı olarak kullanılabilecek bir müzikal altyapı ve hepsini bir potada eriten lanetli bir atmosfer.

“Moriah”yı dinlerken hissedilen birincil unsur, albümde baş rolde çok fazla şeyin olması. Son derece güçlü vokaller, cayır cayır gitarlar ve tank gibi ezip geçen davullar sayesinde THE ORDER OF APOLLYON ciddi anlamda tehditkâr bir ses duvarıyla bizi karşılıyor. “The Lies of the Moriah”ın girişindeki sükûnete aldanıp da yelkenleri indirir gibi olduğumuz anda tokadını çakan albüm, “Grey Father”ın tarama rif çılgınlığı ve blast beat bombardımanından tutun da “Soldat”ın girişindeki kilise orglu ayine kadar son derece tatmin edici ve inandırıcı bir atmosfer yaratıyor.

Baştan sona bahsi geçen konsepti işleyen “Moriah”, bu yanıyla da etkileyici bir duruş sergiliyor. Kurban etme eylemini aile faciası boyutuna indirgeyen ve tüm dinlerde bir şekilde kendine yer bulan bu olay, karanlık ellerde ve kötücül zihinlerde elbette ki gayet sanatsal biçimde yansıtılıyor. Şarkılar ilerledikçe, THE ORDER OF APOLLYON bu kadim vahşeti yansıtmak adına sertlik dozunu artırıyor, amansızlığından bir an olsun ödün vermiyor.

THE ORDER OF APOLLYON ne yaptığını gayet iyi bilen adamlardan oluşan ve acımasız müzik yapan bir grup. “Black metal üstüne death metal vokali” fikri size çekici geliyorsa, evlat kurban etme gibi bir konseptin notalarla ifade edilen hâlini merak ediyorsanız, “Moriah” tam karşınızda kendini size adamak için boynunu ve bıçağı uzatmış bekliyor.

7,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.81/10, Toplam oy: 16)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2018
Şirket
Agonia Records
Kadro
B.S.T.: Vokal, gitar
S.R.: Gitar, vokal
A.K.: Bas, vokal
S.K.: Davul
Şarkılar
1. The Lies of Moriah
2. Rites of the Immolator
3. Grey Father
4. The Cradle
5. The Original Cries of Jerusalem
6. Trident of Flesh
7. Soldat
8. A Monument
  Yorum alanı

“THE ORDER OF APOLLYON – Moriah” yazısına 8 yorum var

  1. ismail vilehand says:

    Grubu ilk albümlerinden beri takipteyim, hep ortalamanın üzerinde güzel işler yaptılar ama bu albüm çok ayrı bir seviye bence. Uzak ara yılın en az değeri bilinen albümü.

    Albümde tek bir boş an dahi olduğunu düşünmüyorum ama The Cradle, The Original Cries of Jerusalem, Soldat falan komple barbarlık. Fazla kusursuz ve sürprizsiz olduğu için sanırım dikkat çekmedi. Yıllar geçtikçe kuralına göre hatasız yapılan müziğe karşı ilgi azalıyor sanki.

  2. ismail vilehand says:

    Şu an albümü dinlerken aklıma geldi de, yılda 9738425 tane ekstrem metal albümü dinleyen adamım, melodik sayılabileceği ve kirli kayıt olmadığı halde kulağa bu kadar amansız ve gaddar gelen başka bir albüme denk gelmedim sanırım.

    The Black Dahlia Murder ve Anaal Nathrakh’da melodik tarzda ve kirli olmayan kayıtla çok kulak gebertti ama bu albümde tarif edemediğim psikolojik bir barbarlık söz konusu. 31 aralık gecesi bu albümü dinlerken sokağa çıkıp “SATANİST ADAM NOEL KUTLAMAZ.” diye etrafa saldırabilirim.

  3. P L A G U E says:

    Yine geçen sene için en azından türk metal dinleyicisinin sikine bile takmadığı bir diğer başyapıt albüm. Anlamadığım nokta bunun gibi albümleri nasıl atlıyorsunuz? Nasıl pas geçiyorsunuz gerçekten kan dondurucu…buram buram aosoth kokan(eleman faktörü) ama asla kopya olma kaygısı olmayan muhteşem bir albüm…

    Abartmıyorum, ‘the cradle’ şahsım adına 2010 lu yılların en kusursuz parçalarından biri…

    Bizim insanımız hep araştırma eksikliğinden kaybediyor…gerçekten yazık…

  4. ismail vilehand says:

    Bu albüm düpedüz sapkınlık. Hala düzenli dinliyorum. Baştan sona tavizsiz satanizm manifestosu. Keçi kanına karga bokuna girmeden dümdüz işitsel ve söylemsel olarak propaganda yapıyor adamlar. Hastasıyım. Nefes aldırmayan amansız bir albüm.

  5. P L A G U E says:

    Dün kulak-burun-boğaz doktoruna gittim. Doktor şikayetin ne diye sordu, kulaklarımdan sperm geliyor dedim. İnanmadı…Mümkün değil ama yinede bi bakaym dedi. Kulaklarımı kontrol ederken aklıma istemsizce the cradle denen parcanın 02:44 – 04:07 arasındaki kısmı geldi ve doktorun suratına attırdım yanlışlıkla. Anlayışlı adammış kızmadı, bu nasıl olur diye sordu peçete ile suratını silerken. Abi şunu bi dinler misin diye parçayı baştan sona dinlettim ve bana hak verdi…bu parçayı dinlediğin müddetçe bu sorun devam edecek, bununla yaşamayı öğrenmelisin dedi, sadece toplu taşıma araçlarında dinleme, insanların ağzına yüzüne attırma, herkes benim gibi anlayışlı olmaz dikkatli ol dedi. Tamam abi diyip ayrıldım…

    Berca B.

    @P L A G U E, ahahahaah her mesajın ayrı olay ama bu kez kendini aşmışsın hocam.

  6. poison says:

    trident of flesh’te 2:29′da giren riff beni sanat filmlerindeki gibi uzaklara baktırıyor.

  7. ismail vilehand says:

    Bu albümü ne zaman dinlesem insanlık adına en ufacık faydalı bişi yapmak istemiyorum. Bazen pezevenk olup karı mı satsam diyorum ama o da kısmen insanlığa faydalı.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.