# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
MARDUK – Memento Mori
| 10.09.2023

Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı.

ismail vilehand

“Aslında black metal hassas bir konu.” Dile kolay, 13 sene önce yazdığım “Panzer Division Marduk” albümü kritiğinde böyle bir giriş yapmıştım. Hâlâ günümüzde bu hassasiyet geçerli mi? Geçerli ise ne seviyede geçerli? Black metal neredeydi, şimdi nereye geldi? Bunlar kafamdaki bazı deli sorular. Emin olduğum tek şey ise türün daha da büyüyüp çok daha geniş kitlelere yayıldığı.

Öncelikle Marduk seven, sevmeyen herkesin hemfikir olacağı, en azından itiraz etmeyeceği kabak gibi bir gerçeği belirtmek lazım. Marduk en büyüğü mü bilmiyorum ama ÇOK BÜYÜK grup cidden. Bu büyüklük; “Century Media Records”ın klipler çekip, gruba ciddi yatırımlar yapması veya devasa turnelerde, festivallerde headliner olarak yer almasından çok, ruhani ve manevi bir büyüklük. Kaç albüm sattığından, kaç konser verdiğinden bağımsız olarak yeni albümün çıktığını gördüğünde tüyleri diken diken olan, gözleri dolan ciddi koyu bir fan kitlesi var ve bu kişilerden biri de benim.

Black metal türü açısından gayet iyi olan ancak devasa yüksek Marduk standartları düşünüldüğünde o kadar da haşmetli bir albüm olmayan “Viktoria” sonrası verilen uzun sayılabilecek aradan sonra gelecek yeni albüm epey bir merak konusuydu. Bu süreçte Mortuus denen iblis “Funeral Mist” adı altında yayınladığı “Deiform” ile aklımızı aldı, “Deathspell Omega”ya konuk olarak birtakım manyak işlere imza attı.

“Plague Angel” Allahsallığı sonrası ilk defa Mortuus’un bir Marduk albümüne müzikal anlamda nüfuz ettiğini gördüğümüz “Rom 5:12” ile birlikte, “sadece vokalist olan Mortuus” artık “Marduk’un önemli bir parçası olan, Morgan Håkansson’la beraber grubun esas adamlığını paylaştığı” bir figüre dönüşmesine yıllar içinde şahit olduk. Evet, Mortuus bir hırsız, çünkü kalbimizi çaldı.

“Memento Mori” Marduk’un amansız tarafının standartları gereğince ağır bastığı, ancak ruhani tarafının da ondan aşağı kalmadığı mükemmel bir albüm. Marduk adına ne ararsanız her şey albümde mevcut diyebilirim. Şarkıların gerek besteleri gerekse de güfteleri son derece cüretkâr anlar barındırıyor. Albümdeki bütünlüğün ve bodosluğun yansıra, akılda kalıcılığın da üst düzey olmasından anlaşılacağı üzere, hit şarkı bombardımanı ile karşı karşıya kaldığımız bir Marduk albümü “Memento Mori”. “Century Media Records” gibi bir şirketin yanlış ata oynama ihtimali zaten olamaz ama şu albümdeki şarkıların yarısından fazlasına klip çekilse itiraz etmem. O derece güçlü ve bu müziği sevenleri sımsıkı yakalayan bir albüm.

Albümün en eşsiz ve ayırt edici özelliği davulları. Grubun en taze elemanı olan “Bloodhammer” denen terbiyesiz arkadaştan biraz bahsetmek istiyorum. Küçük yaşlardan itibaren davul konusunda kulağımı rahmetli “Vinnie Paul” ile eğittiğim için yer yer abartı zil kullanımına ve tatlı zil oyunlarının hastayım diyebilirim. “Mgła” ve “Kriegsmaschine” gibi manyaklıklardan tanıdığımız “Darkside” kadar teknik olmayan ancak besteleri bolca zil tatlışlıkları ile süsleyen bir tarzı var. En az “Emil Dragutinović” kadar hayvan ve delişmen bir davulcu.

Marduk’u Marduk yapan karakteristik rif ve melodi yazımı açısından; “World Funeral”, “Plague Angel” ve “Frontschwein” gibi albümlerdekine yakın duran bir tarz kullanmış Morgan Håkansson. “Wormwood” ve “Viktoria” albümlerini diğer Marduk eserlerine oranla daha az haşmetli ve etkileyici görmeme neden olan bu bahsettiğim rif ve melodi yazımındaki eksiklik aslında. “Memento Mori”yi çok çok iyi bir Marduk albümü yapan etkenlerden biri de Morgan Håkansson’un “imza” denecek kadar karakteristik olan rif ve melodi yazımına bu albümde geri dönmesi.

Albümün en can alıcı şarkısı uzak ara “Charlatan” adlı hayvanlık. 3:03 sonrası duyulan bas gitar ve akabinde gelişenler tam anlamıyla bir can pazarı. Tek bir boş şarkının veya anın olmadığı albümdeki diğer favorilerim ise “Year of the Maggot” başta olmak üzere, albümün en “Panzer Division Marduk” worship şarkısı “Coffin Carol”, ilk yayınlanan can alıcı single “Blood of the Funeral” ve buram buram “World Funeral” kokan “Red Tree of Blood”. 2021 yılında kaybettiğimiz değerli abimiz, nefis insan LG Petrov’un eşlik ettiği “As We Are” ise albümü kapanışına uygun enfes bir şarkı.

Bence black metalin çok fazla dallanıp budaklandığı ve tartışmaya açık, sorgulanması gereken bir türe dönüştüğü şu günlerde daha iyi bir albüm dinlemek mümkün olamazdı. Black metalin hâlâ daha ne derece etkileyici bir müzik türü olduğunu ve Marduk’un büyüklüğünü anlamak için bu gövde gösterisini kaçırmayın, kaçırtmayın. Gözlerim dolu dolu, tüylerim diken diken olmuş bir şekilde herkese bol Marduk’lu günler diliyorum.

***

Not: Bu inceleme ilk olarak ortak inceleme olarak düşünülüyordu, ancak ben (Ahmet Saraçoğlu) tüm söyleyeceklerimi albümü incelediğimiz Agresif Musiki podcast’inde söylediğimden “Memento Mori” incelemesini bu şekilde yayınladık. Mehmet Emrah Konya’yla birlikte görüşlerimizi podcast’ten dinleyebilirsiniz.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.98/10, Toplam oy: 48)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2023
Şirket
Century Media Records
Kadro
Morgan Håkansson: Gitar, besteler, sözler (7, 8)
Mortuus: Vokal, lead gitar (3, 10), besteler, sözler, bas
Simon Schilling: Davul

Konuk:
Devo: Bas
J. Lindholm: Bas
LG Petrov: Ek vokal (10)
Şarkılar
1. Memento Mori
2. Heart of the Funeral
3. Blood of the Funeral
4. Shovel Beats Sceptre
5. Charlatan
6. Coffin Carol
7. Marching Bones
8. Year of the Maggot
9. Red Tree of Blood
10. As We Are
  Yorum alanı

“MARDUK – Memento Mori” yazısına 34 yorum var

  1. Yellow Eyes says:

    Kendimi tekrar edeceğim ancak, gerçekten de Plague Angel ve Rom 5:12′ten sonraki en iyi Marduk albümü. Belki onlar kadar devasa değil (O iki albüm katedralse, bu albüm İsveç’in kırsalındaki ufak ahşap bir kilise gibi) ancak bu çok iyi bir albüm olduğunu değiştirmiyor. Beklentilerimi aşan bir albüm oldu. Kritiğin her cümlesine katılıyorum.

    Bu iş zevk meselesi ancak ben Widigs’i Schilling’ten daha çok beğeniyorum. Kendisi Emil Dragutinović’ten sonraki favori Marduk davulcum. Yine de Simon hayvani bir performans sergilemiş, hakkını teslim etmek lazım.

  2. Faustus says:

    Hatırlıyorum da yıllar önce iki bin dört’lerde Mortuus gruba yeni dahil olduğunda, o zaman aslında ne yapılmak istendiğini kavrayamamış bir çok dinleyen faturayı Mortuus’a çıkarmış ana, bacı kayıyor yerden, yere vuruyorlardı. Günümüzde Black metal’in geldiği noktayı görenler yazdıklarımı daha iyi anlarlar. Bu kıyası eleştirmek için yapmıyorum çünkü bugün viral olmuş, baş tacı edilmiş onlarca Black metal grubu, tarzın içine klasiğin dışında farklı varyasyonlar katarak ama işin odağından uzaklaşmadan yakışır şekliyle yapanlardır. Toparlarsam, Marduk hızını kaybetti, kirli kayıt olmazsa olmaz,legion gitti, iş bitti vs. Bu eleştirilerin nasıl havada kaldığını görmüş olduk. Morgan akıllı adam, çünkü Mortuus gibi yetenekli bir adamla çalışıyor ki daha uzun yıllar hem Marduk, hem de Funeral Mist’te karanlik, kaotik, evil işler yapmaya devam edecektir.

    deadhouse

    @Faustus, Metal tarihindeki en saçma kıyaslama olabilir bu. Yıllardır bu tartışmayı yapanlara şaşırıyorum. İkisinin de yeri ayrı. Legion ayrı bir güzeldi Mortuus ayrı bir güzel.

    Benim için Legion Panzer şefi, Mortuus ise fanilerin ağzına sıçan cehennem bekçisidir.

  3. Disbelief says:

    2023 te çıkmış tüm BM albümlerin toplamına tek başına saplar

  4. Tannery says:

    Albüm kitapçığına göre albümdeki tüm besteler Mortuus’a ait, Morgan’a ait hiçbir beste yok, sadece iki parça için güfte yazmış.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Tannery, kitapçıkta aynen şu yazıyor:

    “All music and lyrics by Marduk”

    Tepedeki kapağa basınca tüm kitapçık sayfaları görülebiliyor, oradan bakılabilir.

    https://www.discogs.com/release/28129837-Marduk-Memento-Mori

    Tannery

    @Ahmet Saraçoğlu, evet ben de bundan bahsediyorum, kitapçıktaki parçalara teker teker bakıldığında, hepsinde sadece “Music: Rosten” (a.k.a. Mortuus) yazmakta.

  5. Koralp says:

    ismail vilehand’a kritik yazdıran adamlar, kulağımıza neler yapmaz diyerek açtım albümü. Dehşet bir albüm olmuş. Bu yılın açık ara en iyi bm albümü olmakla beraber, yılın ve Marduk diskografisinin de en iyi işlerinden biri olmuş bence. Bu kadar sağlam bir iş çıkaracaklarını hiç beklemiyordum, ters köşe oldu benim için.

  6. umitduranist says:

    Bu sene de ağzımızın payını aldık çok şükür. Bünyelere şifadır, dinleyiniz. Mortuus’un kadife sesi terapi etkisi yaratıyor.

  7. Noumena says:

    Fazla söze gerek yok, son yıllarda çıkmış en iyi BM albümlerinden biri bu. Grubun diskografisinde de rahat ilk 5’te bana göre.

    En bi sevdiklerim: Başta Red Tree of Blood olmak üzere, Charlatan, Year of the Maggot

  8. şeyh hulud says:

    Marduk bize ölümü hatırlatarak kendisinin hala hayatta olduğunu göstermiş.

  9. deadhouse says:

    Mortuus şaşırmadı ve bu albümde de cehennem zebanileri tarafından tecavüze uğrayıp intikamını ağır şekilde alan şeytan yardımcılığı rolünü başarıyla üstlendi. Mortuus’a bulaşmayın. Siker!

  10. lammoth says:

    Mortuus kalp ben :)

    Dying sonrası bu albüm… Hail true metal amk!

  11. daud says:

    Defalarca dinlememe rağmen şarkıların büyük çoğunluğunun Mortuus tarafından yazılıp, Morgan’ın Marduk standartları için düzeltmeleri yaptığına dair hissiyatını atamadım.

    Hekatomb albümünden beri Funeral Mist ve Marduk arasındaki müzikal fark giderek azalıyor. Mesela, Metamorphosis – Shovel Beats Sceptre, Within the Without – Charlatan yapısal olarak baya benziyorlar. Simon Schilling’in Emil Dragutinović sonrası gösterdiği en azman davulculuk performansı bu albümü Funeral Mist’ten ayıran en bariz fark bana göre.

    Şikayet ediyormuşum gibi gelebilir yanlış anlaşılmasın albümü çok sevdim, son zamanlarda dinlediğim en akıcı black metal albümü oldu. Mortuus dönemi Marduk diskografisindeki en sevdiğim üçüncü albüm. Ancak “bunu kesin Morgan yazmıştır” diyebileceğim bir şarkı yok. Viktoria sonrası şarkı yazımında radikal bir değişikliğe gittiyse veya artık beste yükünü Mortuus ve diğerlerine yıkıp daha çok düzenleme işlerine girdiyse ayrı bir durum tabii. Yine de en azından Rope of Regret gibi sözlerinden bestesine kadar işin içinde olduğu bir şarkı duymak isterdim.

  12. Necrobutcher says:

    en sevidiğim marduk albümü oldu (sıfır trollük)

  13. Ali Osman says:

    Senenin en iyi albümü olmak için Dying Fetus ile yarışıyorlar benim için. O kadar iyiler ki ikisini de birinciliğe koyasım var.

  14. Aykut taştan says:

    Tertemiz bastım 10′u. Albüm mükemmel. Yukarda bir arkadaşın dediği gibi biraz mortuus un funeral mist işlerinede göz kırpıyor. Gerçi benim için problem yok. Birde nezaman Shovel Beats Sceptre parçasını dinlesem, 10′ yaşlarımdayken fenomen dergisi vardı. İtalya olması gerekiyor. Oradaki bir manastırın mahseninde mezarlarda ölen kişiler kıyafetleriyle duvarlara kireçlenip asılıp sergileniyordu. Çok etkilenmiştim o yaşımda. Şakı direk onu hatırlatıyor bana.

  15. deadhouse says:

    Gerçekten kendimi şanslı hissediyorum 2023 Marduk’u dinlerken. Bu hissi yaşadığım çok grup yoktur.

  16. deadhouse says:

    Burzum bitti, Emperor bitti, Satyricon bitti, Gorgoroth bitti, Darkthrone bitti, Immortal bitti gibi bir şey. Mayhem ve Marduk kaldı. Bu M’de bir şey var.

    Frostauðn

    @deadhouse, Mayhem’in yaşadığına eminvmiyiz, max bitkisel yaşam derim ben buna :D

    deadhouse

    @Frostauðn, Ben albümlerinin neredeyse hepsini beğeniyorum. Aralarında deneysel işler olsa da nihayetinde hepsi de black metal. Punk yapmadılar, sikik sokuk ambient işlerine girmediler, black metal faresi gibi davranmadılar, pop müziğe kaymadılar, en önemlisi dağılmadılar ve grup üyeleri hakiki black metalci.

    Frostauðn

    @deadhouse, O zaman bir şey diyemem ama 90 sonrası 2000′lerden itibaren Mayhem işlerini sevmiyorum. Grubun tarihi müziğinden hep ön planda olduğu için de bu fikrimin oluşmuş olması mümküm. Bir de Necrobutcher’ın bu konulardaki -grubun tarihindeki sansasyonel olaylar- açıklamalarından tavrından dolayı sevmiyorum.

    90′lardan geriye pek bir grup kalmadı birkaç istisnayı saymazsak ancak yeni black metal gruplarını oldukça başarılı buluyorum. Black metal öldü söylemine katılmam mesela bence çok başarılı gruplar var ve Black Metal’i farklı coğrafyalara taşıdılar kendi soundlarını yaratarak. Bu da şuna sebep oluyor bu eski grupların yeni işleri mükemmel değilse benim gözümde hep arka planda kalıyor yıl içinde çünkü çok güzel albümler çıkıyor ve bu yeni black metal akımını kaçırmamak istiyorum Black metalin geleceğinin bu gruplarda olduğunu düşünüyorum.

    TAAKE

    @deadhouse,Norveç black metalinin bittiğine maalesef katılıyorum,gorgoroth ve mayhem ise hala yıkılmadım ayaktayım dese de eski hallerine göre bayağı gerideler,gene de çok taşaklı ve true grup bu ikisi,ama polonya ve fransa bu işin yeni ağa babası diyebiliriz artık,isveç ve finlandiya ise hala kazımaya,süründürmeye devam

  17. Ugur says:

    Tatilimi zehir etti bu albüm.Bir denize gireyim güneşleneyim dedim suratıma kürekle vurdular sanki, ağzıma nemli kara toprak ve imbatta çalkanmış deniz suyu tadı geldi.

    10/10

  18. şeyh hulud says:

    Bu albümdeki ilham ve yaratıcılık için Putin’e teşekkür borçluyuz sanırım. Öyle hissediyorum dinlerken.

  19. owlbos says:

    Rom 5:12′den bu yana benim için en iyi Marduk albümü. Evet Frontschwein da var ama ben bir tık daha fazla sevdim Memento Mori’yi.

    owlbos

    @owlbos, yilin albumu benim icin

  20. TAAKE says:

    bu da müsait bir zaman için ayırdıklarımdan,kesin çok pis bir pislik yaptılar,manbryne ve marduk bu sene sonu en iyi listesinin altını üstüne getirecek

  21. Twat says:

    Yazıklar olsun. 1 kişi de Blood of the Funeral’in 1:21’de giren melodisinin şunun aynısı olduğunu farketmemiş: https://m.youtube.com/watch?v=-1xEgjQz7hA

    Ouz

    @Twat, Marduk feat. Arif Sağ. :) İlk şarkının sonuna da çaktırmadan bir Dies Irae yapıştırmışlar, süper olmuş.

    Twat

    @Ouz, abi o dokunuş da çok iyi ama esas Frontschwein’ın klip versiyonuna Franz Liszt’in Les Preludes’ünü yapıştırmışlardı ki keşke albüm versiyonu da öyle olsa da youtube’dan açmak zorunda kalmasam diyorum 8 yıldır her dinleyişte. Keşke bu haliyle koysalarmış şu güzelliğe bakın:

    https://m.youtube.com/watch?v=0yPOqlrCl1I

    Bir de Les Preludes aslında 1941 barbarossa harekatı’nın gayrıresmi müziği gibi bir şeymiş. Herkes fransa’daki gibi ‘huzurlu’ kolay bir zafer beklerken olanlar olmuş malum dönem almanyası’nda. Ancak politik olmaktan ziyade romantik bir fon müziğiymiş bu. Wagner’in ya da Carl Orff’un filan müzikleri kadar politize etmemişler yani. Bu haliyle de albüm temasına uyuyor. Herkes zafer beklerken “cephe domuzları”nın siperlerde donması, yıkım, binlerce ölüm vesair.

  22. Candaş says:

    Yılın albümü olabilir benim için, çok çok başarılı bir iş olmuş 9/10

  23. Yiğit says:

    Aklıma geldikçe ulan ne kadar harika bir albüm amk diye iç geçiriyorum. Muhtemelen aylar geçtikten sonra bile pek eskimeyecek benim için, bakalım. Benim için de yılın albümü olabilir.

    Hail Marduk!

  24. Oblomov says:

    Albümde öyle riffler/pasajlar var ki black metal konulu bir video yada belgesele jeneriklik resmen.
    Mortuus abim sen ne güzel çığırıyorsun yine.
    Bir de kürekle toprak atma sesi hiç bu kadar hoş tınlamamıştı. Bu albüme dair övülebilecek daha birçok şey var ama kapağı hariç.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.