# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
AETERNAM – Heir of the Rising Sun
| 06.09.2022

“Ya ben İstanbul’u alacağım ya İstanbul beni”: Kanadalı gruptan İstanbul’un fethini konu eden senfonik/folk/death metal albümü.

Bu yazıya konulabilecek bir dolu başlık vardı aslında. Sonuçta albüm bu topraklarla, bu toprakların tarihiyle, fethi tarihte bir çağ kapatıp bir çağ başlatan tek şehir olan İstanbul’u ve bu fethi konu alıyor. “Osman’ın Hayali” diye başlıyor, Fatih Sultan Mehmet’in sözlerini içeriyor, Mehmet’in şehnamecisi Kaşifi’nin Türkçe sözlerini içeriyor ve “Konstantinopol’ün Düşüşü” diye de bitiyor. Yazının -aslında anlatım bozukluğu içeren ancak kalıplaştığı için kullandığım- başlığını albümün verdiği histen veya barındırdığı müzikal kimlikten ziyade konseptinin duyurusu şeklinde yapmış olmam da bu yüzden aslında. AETERNAM uzun süredir bir şirketle çalışmadığından doğal olarak promosyon konusunda da sıkıntı çekiyorlar, bu yüzden grubun reklamını ne kadar yaparsak o kadar iyi, çünkü -bizi ilgilendiren bir konu olduğu için demiyorum- gerçekten de en iyi albümlerinden birine, belki de birincisine imza atmış durumdalar.

Kanada’da yaşayan ancak aslen Faslı olan Achraf Loudiy’nin yeni albüm için bu temayı seçmiş olması esasında çok da şaşırtıcı değil, zira Osmanlı İmparatorluğu’nun İstanbul’u fethi sadece bu coğrafyayı değil, dinler tarihini bile etkileyen bir olaydı, dediğim gibi çağ kapatıp açacak düzeyde önemliydi. Tüm Müslüman dünyasını ve tüm Hristiyanlığı etkileyen bu olayın Türkleri, Yunanları, tüm Avrupa’yı etkilemiş olması gibi Faslı bir insanı etkilemiş olması da bu yüzden gayet doğal.

Bu tür büyük konseptli albümler konusundaki kilit nokta, bu tür tutkulu işlere girişen grupların bu konseptlerin altından kalkmasından ziyade bunu müzikal olarak ne kadar destekleyebildiklerinde yatıyor aslında. İstediğiniz kadar araştırma yapın, kütüphanelerde sabahlayın, profesörlerle görüşün, dilerseniz 600 yıl önce kullanılan etnik enstrümanları albüme dâhil edin veya albümün kapağını o dönemde yaşamış bir sanatçının onuncu göbekten torununa çizdirin; müzikal olarak gerekli etkileyiciliği ortaya koymadığınız sürece yapacağınız şeyin en önemli ayağı boşa düşecektir.

Ne mutlu ki AETERNAM burada yapması gerekeni son derece iyi bir şekilde yapıyor ve sahip oldukları her bir özelliğin zirvesine çıktıkları bir albümle hem temanın hakkını veriyor hem de dinleyicilerini sevindiriyor. Kapağı pek çok başarılı albüm kapağına imza atan GORGOROTH vokalisti Atterigner tarafından çizilen “Heir of the Rising Sun”, elbette ki Türkler/Osmanlılar ve Hristiyanların mücadelesini konu eden ilk albüm değil. Bunu daha önce HOUR OF PENANCE “Cast the First Stone”da yaptı, MARDUK hem “Heaven Shall Burn… When We Are Gathered”da hem de “Nightwing”de yaptı. Dolayısıyla aşırı heyecanlı bir “as bayrakları as!” gibi bir durum yok. Ne var ki bu şiddete meyilli albümlerin tersine AETERNAM’ın bu temayı çok daha dramatik bir şekilde işleyebildiğini görüyoruz.

Müzikal olarak bakıldığında AETERNAM’da çeşitli grupların referanslarını görmek mümkün. Misal SEPTICFLESH’in senfonik tarafına gerginlik yaratmaktan ziyade sinematik olarak yakın duruyorlar. ORPHANED LAND’in hikâye anlatıcılığı ve doğu atmosferi albümün çeşitli noktalarında kendine yer buluyor. Ne kaar etkilendiler ya da etkilendiler mi bilmem ama bazı anlarda MYRATH’ın oryantal progresifliği ister istemez göze çarpıyor. Tüm bunları yaparken -”Kasifi’s Verses” hariç- zamanın Türk müziğinden yararlanmak gibi iyice ağır bir taşın altına girmeyi pek düşünmemişler ve şarkılardaki orkestrasyonlar olaya sadece bir görsellik katmakla yetiniyorlar. Bu konuda grubu eleştirmeye bence gerek yok, sonuçta adamlar bambaşka milletlerden ve bambaşka ülkelerde yaşıyorlar; “Neden dönemin müzikal yapısını da yansıtmadınız?” diye eleştirmek anlamlı olmaz.

Albümün geneline baktığımda AETERNAM’ın death metalin etnik unsurlarla bezeli tarafını başarılı bir orkestrasyonla birlikte harmanlayarak bizim de ilgimizi çekecek, hatta direkt bu toprakların geçmişini anlatan bir temayla karşımıza geldiğini ve başarılı bir iş çıkardığını düşünüyorum. Bu tür durumlarda her zaman akla gelen “bunu biz neden yapmıyoruz?” sorusu elbette ki baki kalıyor; tamamen İstanbul’un fethine odaklanan bir albümü Kanada’da yaşayan Faslı müzisyenlerden dinliyor, Kurtuluş Savaşı sırasında Çanakkale’de yaşananları Hollywood yıldızlarının objektifinden izliyoruz. Bu konuda çok bir şey demeye gerek duymuyorum. Biz de böyle bir milletiz.

AETERNAM kendi yağında kavrulmaya çalışan ve yaptığı işe saygı duyan bir grup. Şöyle bir düşününce, metal tarihinde tamamı bize bu kadar yakın, bizimle bu kadar alakalı bir konuya odaklanarak yaratılmış başka kaç albüm var, tartışılır. “Heir of the Rising Sun”ı sırf bu sebepten övmeye, değerli görmeye elbette ki gerek yok ancak yine de ilgi ve alakalarından dolayı memnun olmamız da gayet normal. Geri kalanını Ashraf’a röportajda soracağım, bakalım neler anlatacak.

7,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (6.59/10, Toplam oy: 22)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2022
Şirket
El Emeği Göz Nûru Plakçılık
Kadro
Achraf Loudiy: Vokal, gitar
Mathieu Roy-Lortie: Lead gitar
Antoine Guertin: Davul, perküsyon, vokal, sample

Konuk:
Christian Pacaud: Bas
Edu Giró: Bağlama, buzuki, ud
Jeff Ball: Keman, viola, çello
Rébèka Girard: Vokal (1, 4, 9)
Alan Owen: Anlatım (1, 4)
Farya Faraji: Vokal (8)
Gabriel Cyr: Flüt (5)
Semir Özerkan: Anlatım (5)
Yanick Côté: Vokal (7)
Julie Déchène: Koro vokal
Jessika Munger: Koro vokal
Antoine Baril: Koro vokal
Şarkılar
1. Osman's Dream
2. Beneath the Nightfall
3. Irene
4. Nova Roma
5. Kasifi's Verses
6. Where the River Bends
7. The Treacherous Hunt
8. Akhatist Hymn
9. The Fall of Constantinople
  Yorum alanı

“AETERNAM – Heir of the Rising Sun” yazısına 5 yorum var

  1. Koralp says:

    Moongod albümü çıktığından beri sıkı takipçisi olduğum bir grup Aeternam. Bu albümde de kaliteyi bozmamışlar, dinlemesi çok keyifli bir iş çıkmış ortaya. Albümün teması da bize yakın olunca tadından yenmiyor. Güzel kritik olmuş Ahmet abi eline sağlık.

  2. Drochshaol says:

    Vasat bir albüm beni çok cezbetmedi bir daha aklıma gelip dinleyeceğimi sanmıyorum.

  3. Michael Keene says:

    Albüm güzel, dinlerken zevk aldım ama mükemmel bir şey beklemeyin bence.

  4. Camboard says:

    Afterbirth diye okudum. Üzdü:(

  5. enemyofgod says:

    Beklemediğim anda gelen çok güzel bir albüm. Beneath the Nightfall ilk çalmaya başladığındaki zevki hala her dinleyişimde alabiliyorum. Özellikle İstanbul temasını bu denli geniş bir perspektifle işlemeleri çok hoşuma gitti, İrini’den Viking varyaglarına, Fatih’ten Osman’a çok kapsamlı bir tema olmuş. Aeternam hep sempati beslediğim bir gruptu, öyle kalmaya devam edecek.

    7,5′tan 8/10 bastım.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.