# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
IDLE HANDS
02.08.2019

“Önümüzdeki yıl İstanbul’da çalmak istiyoruz.”

Bir röportajdan daha merhaba. Bu kez konuğumuz yıla damgasını vuran albümlerden olan “Mana” ile 2019′un en çok konuşulan grupları arasına adını yazdıran IDLE HANDS. Heavy metal ile gotik rock’ı bir araya getiren ve aralara daha ekstrem tatlar da katan IDLE HANDS’in kurucusu, vokalisti, gitaristi, bestecisi ve söz yazarı Gabriel Franco ile gruba dair aklımıza gelen her şeyi konuştuk. Henüz IDLE HANDS’i dinlemediyseniz, son dönemin en karakteristik albümlerinden biri olan “Mana”yı mutlaka dinlemenizi tavsiye ediyor, röportaja geçiyoruz.

Röportaj: Ahmet Saraçoğlu

Selam Gabe, son zamanlarda neler yapıyorsunuz? Bugünlerde IDLE HANDS cephesinin başlıca gündem maddeleri neler?

Avrupa turnemiz sonrasında şu anda biraz durgun gibiyiz. Ancak devam etmekte olan pek çok çalışmamız var; yakında onlara odaklanmaya başlayacağız. Bunun haricinde iki hafta sonraki Psycho Las Vegas’a ve sonraki hafta sonu gerçekleşecek olan Vancouver Island Metal Festivali’ne hazırlanıyoruz. Yeni şarkı yazımlarına da devam ediyoruz. İkinci albüm için hazırlanıyoruz.

“Mana” çıkalı bir süre oldu ve o zamandan bu yana çok iyi eleştiriler alıyor. Albümü yazarken ve kaydederken bu tür tepkiler bekliyor muydun?

Genelde hiçbir şey beklememeye çalışırım. Kimsenin bir şey hak ettiği yok ve yüksek beklentiler de hayal kırıklığına yol açar. Albümü yazarken elimden gelenin en iyisini yaptım ve insanların beğenmesinden de tabii ki memnunum. Sonuçta ben de insanım.

SPELLCASTER’ı dağıtıp IDLE HANDS’i kurma motivasyonundan bahseder misin?

SPELLCASTER’ı tam olarak dağıtmadık, aslında kendiliğinden ölüm döşeğine yattı diyebiliriz; ben de bu yüzden dikkatimi başka şeylere vermeye başladım. O başka şey de IDLE HANDS oldu ve ayrıca kendi geleceğim üzerinde de daha fazla kontrol sahibi olmaya başladım. Önceleri başarısız biri olduğumu düşünüyordum, SPELLCASTER’ın başarısızlığı, başıma gelen en iyi şeylerden birine dönüştü.

SPELLCASTER epey yüksek tempolu bir gruptu ve heavy/speed metal yapıyordu, ancak iki grubun benzerliklerinin olduğu da ortada. Örneğin “Night Hides the World” veya “Betrayal”; biraz değişiklikle IDLE HANDS şarkılarına dönüşebilirler. SPELLCASTER’ın yazım süreçlerinden kalan herhangi bir materyali “Mana”da kullandığın oldu mu?

Hayır, ancak bazı SPELLCASTER şarkılarını IDLE HANDS’e uyarlamaya çalıştığım da oldu. Özellikle “Aria”yı 2015 yılında 8 ayda yazmıştım. O şarkı için kafamda farklı şarkı sözleri var. Nasıl bir şey olacağını göreceğiz. Ancak evet, SPELLCASTER görevini tamamladı ve o grup süresince şarkı yazımı adına çok şey öğrendim. Eski SPELLCASTER ve yeni IDLE HANDS gitaristi Cory Boyd’dan pek çok ilginç rif ve beste yapım stili öğrendim ve bunları şarkı yazarken kullanmaya devam ediyorum. SPELLCASTER’daki şarkıların her zaman için harika olduğunu düşünmüşümdür, ancak mesajı genelde geri planda kaldı ve insanların ve hatta bizim bile yakınlık kurabileceğimiz pek bir şey kalmadı Bulanıklaşıp yok oldu.

“Mana”yı çok seviyorum ve bana kalırsa en iyi tarafı çok iyi organize edilmiş ve akıcı olması. Akılda kalıcı, içten ve şık besteler. Albümü yazarken kafanda net bir fikir var mıydı yoksa her şey kendiliğinden mi ilerledi?

Teşekkürler. Her şeyi akışına bıraktım aslında. Sonuçta onlar da herhangi birer şarkı. Evet, benim için özel şarkılar, ancak diğer yandan onları ekstra özel kılan bir şey de yok. Kendimi bu zihniyete tamamen kaptırdığımda hiçbir şeyin olumsuz bir sonucu olmayacağını düşünüyorum ve insanların ne düşüneceği konusunda endişelenmiyorum; “ya iyi olmazsa?” diye düşünmek zaman kaybı gibi geliyor. Kalbinizden gelen müziği yazarsanız ve yaptığınız müziği beğenip kendinize karşı dürüst olursanız işler iyi gitmezse bile bunu dert etmezsiniz.

Tarzınız heavy metal ile gotik rock’ın birleşiminden oluşuyor. Gotik metal değil, özellikle gotik rock. Besteleri yaparken bu vokal türü üzerinde denemeler yaptın mı, yoksa gotik etkili bu vokalleri müzikle kontrast yaratması amacıyla en baştan kafanda belirlemiş miydin?

Yüksek oktavlara çıkamadığım için bu şekilde söylüyorum. Müziğin ses aralığıma uymasını sağladım ve o şekilde ilerliyorum. Bunun bir “goth rock” projesi olmasını planlamadım, sadece içimden geleni yazdım ve bu çıktı. Şu anda bu alt tür içerisinde yer alan gruplardan biriyiz ve “gotik metal” fikrinin neye evrilebileceğini görmek güzel olacak diye düşünüyorum. Ancak bu da diğer pek çok şey gibi zaman alacak.

“Cosmic Overdrive”, “Give Me to the Night” ve “Blade and the Will”. Bunlar “Mana” içerisinde clean gitarlarla başlamayan üç şarkı. Diğer sekiz şarkı clean gitarla başlıyor ve bir anda daha enerjik veya dramatik bir yapıya bürünüyor. Bu bilinçli bir tercih miydi? Çoğu şarkının fırtına öncesi sessizlik misali bu şekilde başlaması hoşuma gidiyor.

Bilerek yapılan bir şey değil. Bunu hiç fark etmemiştim, iyi bir kulağın var, belirttiğin için teşekkürler.

CAULDRON’un son albümü “New Gods”ı dinledin mi? Bence IDLE HANDS ve CAULDRON’un bazı güzel benzerlikleri var. Henüz dinlemediysen “Save the Truth – Syracuse” ve “No Longer”la başlayıp neden bahsettiğimi anlayabilirsin.

Yeni albümü henüz dinlemedim, fırsat olmadı. Ama kesinlikle bakacağım. CAULDRON’u bir süredir biliyorum, Portland’a geldiklerinde arkadaşlarım onlarla takılıyordu. Çok iyi bir grup ve çok iyi adamlar.

SISTERS OF MERCY, FIELDS OF THE NEPHILIM ve THE CURE gibi gruplardan ilham almış gibi gözükseniz de, daha sert vokaller ve yer yer blast beat kullanmanız gibi bazı daha ekstrem olaylara da giriyorsunuz. Grup elemanları olarak death metal veya black metal de dinliyor musunuz? İlham aldığınız daha ekstrem gruplar hangileri?

Davulcumuz Colin dışında hiçbirimiz death metal dinliyor sayılmayız. O CANNIBAL CORPSE’u çok seviyor. Ancak hepimiz black metali çok seviyoruz ve müziğimizi %100 etkilediğini söyleyebilirim. Hatta başlarda “Blade and the Will”i yazdığım dönemde clean vokaller ve akılda kalıcı nakaratlar içeren pop karakterli bir black metal yapma niyetim vardı. Bizi en çok etkileyen ve en sevdiklerim arasında DISSECTION, WINDIR ve SATYRICON yer alıyor. Blast beat konusundaysa, şarkıya bir şey katıyorsa kullanırız. Colin onları çalmayı seviyor, bu yüzden ileride de kullanırız. Muhtemelen yeni albümde daha fazla blast beat duyacaksınız.

Yola ekstrem bir karakterle başlayan ve sonradan daha kolay dinlenen ama yine sofistike bir tarafa kayan TRIBULATION gibi gruplar var. Heavy metal/gotik metal karakterine sahip IN SOLITUDE’u senin de sevdiğini biliyorum. IDLE HANDS daha en baştan o daha kolay dinlenen ama yine sofistike taraftan başladı. IDLE HANDS’in gelecekteki müziğini sence ne tarafa evrilebilir? Daha karanlık, sert bir yöne kaymanız mı daha olası yoksa sizi akustik konserler verirken de görecek miyiz?

Teşekkürler. Evet, sonraki albümlerimizde daha sert kısımlar da olacak daha yumuşaklar da. Akustik gitarlar da olacak piyanolar da, başka enstrümanlar da. Sürekli değişecek ve büyüyecek ama daima IDLE HANDS olarak kalacak. Günün birinde akustik bir set çalmak isterim, sonuçta bu şarkılar o şekilde de çalabilecek şekilde yazılıyor, dolayısıyla neden olmasın? Bir müzisyen olarak şarkılarını farklı şekilde duymak çok eğlenceli oluyor ve bence pek çok hayran için de bu güzel bir deneyim olurdu. En sevdiğim albümlerden biri THE SCORPIONS’dan “Acoustica”. Bence “Passion Rules The Game”in o albümdeki versiyonu orijinal hâlinden daha iyi.

“Mana”nın kapağı son dönemin en yetenekli sanatçılarından Adam Burke tarafından yapıldı. Kendisini genelde dünya dışı yerler, doğa, yer şekilleriyle iç içe geçmiş hayvanlarla dolu daha renkli, devasa temalarla biliyoruz. “Mana” ise albümün havasını çok iyi yansıtan sade bir kapağa sahip. Vaftiz kurnasında olduklarını tahmin ettiğim o elleri kullanmak senin fikrin miydi, yoksa albümü dinlettiniz ve bu fikri o mu buldu?

Teşekkürler. Adam harika biri. Fikir benimdi ve o da bu fikre mükemmel şekilde hayat verdi. Kafamda tam olarak böyle bir şey vardı ve harika bir iş çıkardı. Açıkçası “bize içine geyik boynuzu girmiş bir güneş tutulması ve birkaç gezegen çiz” türündeki taleplerden farklı bir şeyle karşılaşınca çok mutlu oldu. Albümlerin içeriğine göre ileride de kendisiyle çalışabiliriz. Gerçekten harika bir sanatçı.

Yazdığın sözler müziğe çok iyi uyuyor. Kişisel deneyimlerden mi besleniyorsun yoksa tümü kurgu mu? Söz yazarken nelerden ilham alıyorsun?

İkisi de. Şarkı sözleri konusunda detaya girmeyi sevmiyorum. Hayal gücünüzü kullanmanızı tercih ederim. Bazı şarkılar bir şekilde benimle bütünleşiyor, bazılarıysa tamamen farklı şeyler ifade ediyor. Bence bu iyi bir yöntem. Yazım süreci içinse, kafamda bir şey varsa ve iyi olduğunu düşünüyorsam direkt kullanıyorum. Söz yazarken çok fazla düşünmemem gerektiğini arada kendime hatırlatmam gerekiyor. Bazı sözleri tamamlamak aylar sürüyor ve bu canımı sıkıyor. Diğer yandan “Give Me To The Night” gibi sözlerini 15 dakikada yazdığım şarkılar da var.

Son dönemde dinleyip sevdiğin yeni gruplar var mı? Tavsiye edeceğin bir şeyler?

Yeni değil, ama bu aralar KING DUDE’un “Love” albümünü dinliyorum. Harika bir albüm. Onun dışında RUSH’tan “Signals”, SABATON’dan “The Art Of War” ve BEHEMOTH’tan “I Loved You At Your Darkest”ı da dinliyorum.

Sorularımız bu kadardı Gabe. Umarım en kısa zamanda İstanbul’da çalarsınız. Burada şimdiden sizi seven pek çok insan var ve sanırım pek çok kişinin yıl sonu listesinde “Mana” 2019’un en iyi albümlerinden biri olarak gösterilecek. Eğer dediğim gibi olursa, sonuçları senle paylaşırım haha.

Çok teşekkürler. Önümüzdeki yılın başlarında İstanbul’da çalmak istiyoruz, o yönde çalışıyoruz. Herhalde önümüzdeki aylarda bu konuda daha net bilgiler verebiliriz. Sonuçta günün birinde mutlaka orada çalacağımızı düşünüyorum.

Zaman ayırdığın için teşekkürler Gabe, müzik hayatında başarılar.

Çok iyi yazılmış harika soruların ve röportaj için ben teşekkür ederim.

etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Yorum alanı

“IDLE HANDS” yazısına 8 yorum var

  1. Idle Hands ne kadar iyi bir grupsa Gabriel da o kadar iyi birine benziyor. Karşındakinin röportaja değer verdiğini hissettiğin röportajları seviyorum. Umarım buraya da gelirler.

  2. Retrokafa says:

    Böyle düşük ego’lu insanlara hayranlık duyuyorum,iyi yaptığı bir işi bile abartmadan, mütevazi bir şekilde anlatan kişiler hep yücelmiştir gözümde. tam tersi kelimelerinden ego damlayan insanlara da hiç katlanamam…

  3. Rashid says:

    Röporajdan çok 2 arkadaşın sohbeti gibi olmuş. Keşke her müzisyen de Gabriel gibi sorulara samimi cevap verme isteğinde olsa. Bu arada eğer şarkı yazımları bu şekilde devam ederse herhalde 2020′de yeni albümlerini dinleriz.

  4. Ouz says:

    Bu adamlar bu kalite ve bu mütevazılıkla devam ederlerse ileride dev bir gruba dönüşür.

    Eline sağlık Ahmet.

  5. bascivegobekli says:

    Siteye girmeme sıklığımdan “kesin yeni röportaj gelmiştir” diye düşünerek girip çok iyi bir IDLE HANDS röportajı okudum. Yeni nesil heavy metal akımından izler yavaş yavaş buralara da düşüyor…

  6. Alondate says:

    Boyle mutevazi insanlara bayiliyorum. Sarki sozleri konusunu ozellikle merak ediyordum, bir baska konu altinda istekte de bulunmustum sorar misiniz diye. Sordugun icin cok tesekkurler Ahmet abi.

  7. sleepless says:

    Çok güzel röportaj olmuş, elinize sağlık.

    Türkiye’de çalma konusuyla ilgili “2020′nin başları” gibi spesifik denilebilecek bir tarih aralığı, “ayarlamaya çalışıyoruz” falan gibi ibareler ortada sadece bir fikir değil somut bir girişim bile olduğu intibası uyandırıyor bende, hadi bakalım ;)
    Hah şöyle ya, müzikte uzun yıllarını doldurmuş daha önce izlenmiş gruplara seyircisi garanti diye paralar döküleceğine böyle genç, heyecanlı isimlerle gerekirse daha ufak konserlere girişilsin, o konserlere de insan geldiği görülsün. 10 yıl sonra “Idle Hands’i taa Mana turnesinde izlemiştik şimdi dünya para versen gelmezler” gibi muhabbetlerimiz olsun Opeth’e gıcık kapmakla uğraşacağımıza fena mı :D Fikrinin dolaşmasına bile çok sevindim, umarım olur.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.