# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
IDLE HANDS – Mana
| 16.05.2019

Nostaljiyi yeni gibi sunarak yılın en özel albümlerinden biri olmayı başarıyor.

Müzik dünyasında dönem dönem birileri çıkar ve aslında bildiğimiz, sevdiğimiz, aşina olduğumuz, ancak uzun zamandır unutulmuş veya ikinci plana atılmış gibi gözüken bir şeyi, bir anda taze bir yaklaşımla karşımıza çıkarır ve zamanında bu şeyin içimize nasıl da işlemiş olduğunu, bizde nasıl yer ettiğini, büyük oranda nostaljik gücünü kullanarak bize hatırlatır.

Böylesi gruplar bu hatırlattıkları şey özelinden kimilerince “aman canım x’in aynısı”, kimilerince “evet ya x ne güzeldi, vallahi özlemişiz”, o x’i zamanında yakalayamayan kimilerince de “oha böyle bir şeyi ilk kez duyuyorum, diğer her şeyden farklı bir şey bu” şeklinde yorumlanır.

Bugün konuk ettiğimiz IDLE HANDS, heavy metal anlayışını son derece gotik vokallerle yorumlayan ve bu sayede gerçekten de farklı bir karakter kazanmayı başaran bir grup olarak karşımıza çıkıyor. Müzikleri gotik rock, heavy metal ve yer yer thrash metale kayan agresiflikler sergilerken, vokallerde çok net bir gotik rock havası var.

THE CURE, SISTERS OF MERCY, FIELDS OF THE NEPHILIM tarzı bir vokalin bu nispeten ateşli müzik üzerine konmasıyla bir hayli büyük bir kontrast ortaya çıkıyor ve her ne kadar ortada daha önce duyulmamış türde bir şey olmasa da, aynı düzlemde duyulmamış olması muhtemel bu iki ucu bir arada kullanan IDLE HANDS kesinlikle fark edilir, diğerlerinden ayrışır bir konuma geçiyor.

Dolayısıyla IDLE HANDS özelinde iki ana unsurdan bahsedebiliriz: i) vokal, ii) müzik.

Vokaller, özellikle albümü açan “Nightfall”un hemen başında, bir anda sokulmalarıyla çok iyi, ilk andan çarpan bir etki yaratıyorlar. Vokalist/gitarist Gabriel Franco’nun çok seksenler, çok güneş gözlüklü, çok beyaz tenli bir sesi var ve gotik rock (ısrarla gotik metal demiyorum) açısından kusursuz bir karakter ortaya koyuyor. Zaman zaman daha peslere çıktığında, anlık ataklar yaptığında sesi “Eternity” dönemi Vincent Cavanagh’a doğru da kayıyor. Franco’nun vokal yorumu ve melodileri bu hâlleriyle IDLE HANDS’in en büyük kozu, en değerli unsuru olmayı başarıyor ve albüme yönelik bu ilginin oluşmasını sağlayan baş rol oyuncusuna dönüşüyorlar.

Müzikal olarak baktığımızda grubu “TRIBULATION x SUMERLANDS evliliği” şeklinde açıklayabilirim, ancak bu pek çokları için bir şey ifade etmeyeceğinden, naif bir heavy metal karakteri ile clean gitarın ve distortion’ı düşük gitarların çok öne çıktığı ancak tutkusu da her daim yerinde bir karışım olarak tanımlamak mümkün. Grup sanki ALPHAVILLE, PARADISE LOST, TYPE O NEGATIVE’i aynı bardağa koymuş, üzerine biraz agresiflik ve biraz da IRON MAIDEN koymuş ve alın size müzik diye sunmuş. Aynı şekilde pek özel grup IN SOLITUDE’un “Sister”da yaptığına benzer bir hava da mevcut. Misal o albümden “Pallid Hands”i biraz modifiye edip “Mana”ya koysak sırıtmayabilir.

Bu bileşimi akılda kalıcı nakaratlar, eşlik edilesi vokaller ve basit ama etkili bir beste anlayışı süzgecinden geçirdiğimizde, karşımıza bana göre çok başarılı bir iş çıkıyor. Hem IDLE HANDS’in kendisi hem de “Mana”, bana kazanan bir formül havası veriyor ve grubun adını daha fazla duyuracağına, bir terslik olmazsa ileride daha çok büyüyeceğine neredeyse kesin gözüyle bakıyorum.

Tüm bunlar bir araya geldiğinde IDLE HANDS aynı anda hem farklı hem taze hem de son derece nostaljik olmayı başarıyor. Sanki hep bildiğimiz ancak bunca yıldır sandıkta bekleyen bir şey gün yüzüne çıkıyor ve “evet benim modam geçeli çok oldu, hatta o kadar çok oldu ki tur bindirip tekrar yeni gibi duyulmayı başardım” diyerek yüzümüzü güldürüyor… IDLE HANDS işte bu yanıyla yılın önemli, değerli ve en sevilesi işlerinden birini yaratıyor ve bana kalırsa eleştirilecek hiçbir yanı olmayan bir ilk albümle gece mavisi bir ışık gibi parlıyor.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.81/10, Toplam oy: 26)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2019
Şirket
Eisenwald
Kadro
Gabriel Franco: Vokal, gitar, bas
Sebastian Silva: Lead gitar
Colin Vranizan: Davul
Şarkılar
1. Nightfall
2. Jackie
3. Cosmic Overdrive
4. Don't Waste Your Time
5. Give Me to the Night
6. Blade and the Will
7. Dragon, Why Do You Cry
8. Double Negative
9. It'll Be Over Before You Know It
10. A Single Solemn Rose
11. Mana
  Yorum alanı

“IDLE HANDS – Mana” yazısına 22 yorum var

  1. Süleyman says:

    Yılın en iyi debut albümü.

  2. Özgür says:

    Draconian Times’ın daha yumuşak versiyonu denebilir. Hatta Paradise Lost, One Second yerine şu albümü çıkarsa kimse garipsemezdi herhalde.

  3. Nightfall’un başında vokal girdiği an gerçek bir şaşırtmaç ahah, bayılıyorum o ana.

    tahsin

    @Ahmet Saraçoğlu, Ben de hic beklemiyordum :D ahahahah. Album cok iyi geldi buarada ozellikle vokal.

  4. Ouz says:

    Bu yıl çıkan süper diyebileceğim birkaç albümden biri olmuş. 10′u bastım geçtim. Yolları açık olsun ki olacağından şüphem yok. Ellerine sağlık Ahmet, grup benzetmelerin ve şarkı tanımlamaların her zamanki gibi harika.

  5. Alondate says:

    Gerçekten kusursuz bir albüm. Kritik de tam olarak özetlemiş herşeyi. Çıktığı günden beri köpek gibi dinliyorum. Ben ayrıca şarkı sözlerine bayıldım. Sanki daha önce hep duyduğumuz şeyler ama nedense hiç klişe gelmiyor.

    Albümü beğenenler daha önce çıkardıkları EP Dont Waste Your Time’ı da dinleyebilir. O da çok güzel. Umarım 2/3 senede bir sabit şekilde albüm yaparlar.

  6. Siyah forma says:

    HİM’in yıllarca yapmak istediği şeyi, daha iyi yapmak…

    Alphaville vokali gerçekten iyi gözlem,harbi söyleyiş tarzı benziyor.
    Bu gotik metal değil, gotik rock+metal bu da iyi düşünce,harbi yazını beğendim.

  7. Ouz says:

    Mana şarkısı, beklenmeyen şekilde biterek gözleri nemlendiren film veya oyunların sonunda çalan şarkılar gibi olmuş. Günün birinde özüne dönmüş bir Max Payne 4 yaparlarsa kapanış şarkısını bu herifler yapsınlar.

    Alondate

    @Ouz, “Özüne dönmüş bir Max Payne 4″

    :’)… Keşke öyle bir şey olsaydı. Video oyunları konusunda tavlanması çok kolay biriyim. Kolay kolay bir oyun için baştan aşağı rezalet demem ama o üçüncü oyun neydi be arkadaş… Evlat acısı gibi gelmişti ilk oynamaya başladığımda.

    Ouz

    @Alondate, Max Payne 1′i gazla, Max Payne 2′yi Late Goodbye parçasının da etkisiyle gözyaşları içinde bitirdikten sonra Max Payne 3′ü küfrederek tamamlamıştım. İsim hakkı Take 2′da olduğu sürece seriden artık bir cacık olmaz. Ama “gel Remedy, kolları sıva bu sefer oyunu sen yap” derlerse işler değişir.

  8. şeyh hulud says:

    Çok merak ettim, internetim yok dinleyemiyorum. Sister veya the world we left behind gibi gotik rock’ı metale iyi yedirip sağlam sound yakalayan albümleri hala dinliyorum sık sık. Bakacağım buna da.

    Ahmet Saraçoğlu

    @şeyh hulud, çok beğeneceksin gibime geliyor.

  9. 9yearsago says:

    Daha hareketli bir The Foreshadowing tadı alıyorum.

    Darkseed ile birlikte.

    Biraz Cryhavoc da eklenebilir.

  10. Noumena says:

    Bu tarz albümler çölde vaha gibi geliyor bana. Bilineni orijinal bir şekilde dinleyiciye sunmak büyük bir başarı. Albümü ilk dinlediğimde aklıma gelen 2013 tarihli Beastmilk’in (daha sonra Grave Pleasures olarak evrim geçirdiler) muhteşem albümü Climax oldu. İkisi de benzer kulvarda diyebilirim ki hala ara sıra dinler köpeği olurum Climax’ı. Mana’yı da uzun süre döndüreceğim gibi geliyor.

  11. Raddor says:

    Bu grubu serbest kürsüde bir arkadaş bir kaç gün önce paylaştığında albüm daha Spotify’da yoktu ve Rateyourmusic.com’da o kadar az oyları vardı ki Heavy Metal albümleri arasında 50. sırada duruyordu. Fakat grubun çabucak değerleneceği daha ilk, Nighfall parçasının müthiş girişten belli oluyordu. Öyle de oldu. Albümü her dinleyen öyle yüksek puanlar verdi ki 6 gün içinde aynı sitede 2019′un metal kategorisinde 4. sıraya kadar yükseldi. Umarım daha da büyürler.

    Alondate

    @Raddor, Ben paylaşmıştım. Tesadüfen YT’da Eisenwald’ın kanalında A Single Solemn Rose ile keşfettim. Çok kısa sürede köpekleri oldum. Hala dinliyorum her gün sıkılmadan. İşin ilginci bu sene ilk 4 ay hep black metal albumleri dinledim. Sanırım bu sene komple extreme işler ile geçecek derken tokat gibi geldi bu album.

    Raddor

    @Alondate, valla elinize sağlık. Dinlediğim o ilk anda duyduğum şeyden o kadar memnun kaldım ki, kimse bilmeyecek, yeterince değer vermeyecek diye üzüldüm grup adına. Sonrasında ise öyle olmadı. Çok hızlı fark edildi. Buradan da anladım ki iyi olan, ama “gerçekten” iyi olan bir müziğin dikkat çekmemesi imkansız. Zaten herkes iyi bulduğu şeyi başkalarıyla paylaşmayı çok seviyor. İyi olan paylaşıla paylaşıla araştırmacı olan herkese ulaşıyor. Daha da iyiyse araştırmayanın dahi oturduğu yerden kapısını çalıyor. O yüzden hak ettiği değeri yeterince görmeyen, kısaca underrated diye bir şeyin olduğuna çok da inanmıyorum açıkçası. “Çok underrated!” Hayır tam da hak ettiği yerde halbuki.

    Ha ama herkese hitap etmeyen müzik var tabi. Kralını yapsan progresif dinleyicisi belli, extreme dinleyicisi belli, metal dinleyicisi belli. Malesef en fazla belli bir insana kadar ulaşabiliyor.

    Bir de pop var. Tüm türlerden daha çok dinleniyor. O zaman en iyisi o mu? Hayır değil. Çünkü pop müzik şirketler tarafından zorla dinletiliyor insanlara. Kafede oturursun pop, taksiye, dolmuşa binersin pop, televizyonu açarsın pop. O yüzden çok nefret edilesi bir türdür, arada iyi işler olmasına rağmen. Zorla maruz kalıyoruz. İstemediğimiz halde ezberlemiş oluyoruz. Yeminle bunları herhangi bir kuruluşun desteği olmadan bağımsız bir şekilde sal ortama, çoğu paylaşılmadan, dinlenilmeden, dinleyenin de bir daha dönmeyeceği şekilde öyle bekler dururdu.

    Neyse kısaca bu gruptan ders çıkardım. Idle Hands, yaptığın sanat eseri iyiyse eğer, internet çağında bunun değerlenmeden durmayacağını gösterdi. Bir de adamlar ilk 20 saniyeyi çok yakalayıcı yapmışlar he. 2019′da, her yerden albüm fışkırıldığı bu dönemde sabırsız dinleyicileri de kapmak için olması gereken taktik. Sonrası da iyiyse tamam zaten.

    deadhouse

    @Raddor, Bilinmiyorsa yeterince iyi değildir demek nereden baksan elinde kalır. Sağlam bir önerme değil. Bir şekilde insanlara çok az ulaşmış ya da ulaşamamış olabiliyor bazı iyi eserler.

    Raddor

    @deadhouse, çok genele indirgedim belki ama çoğunlukla böyle olduğunu düşünüyorum yine de ya.:)

  12. şeyh hulud says:

    Şarkıların neredeyse hepsi acayip akılda kalıcı. Albümü 4-5 kere dinledikten sonra mümkün değil kafandan çıkmıyor.

    Farklı yerlerden beslenmesine rağmen temelde heavy metal hissini korumuşlar. Bazen AOR şarkısı dinliyormuşum gibi hissettiren A Single Solemn Rose bile sırıtmıyor. Biraz da debut albüm kayırmasıyla yılın albümlerine oynar.

  13. Berca B. says:

    1 haftadır deli gibi dinliyorum, çok fena kitlendim albüme. Müthiş iş cidden.

  14. tahsin says:

    Kritigi okudugumdan beri 10 15 kere dinlemisimdir. Yil sonu listemin ust taraflarinda olacagi simdiden kesin 10/10 tertemiz.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.