# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
IN FLAMES – Sounds of a Playground Fading [ORTAK İNCELEME]
| 28.06.2011

“IN FLAMES bir grup değil, bir müzik türüdür.”

havitetty

Henüz birkaç gün önce İstanbul’da canlı canlı görme şansı bulduğumuz IN FLAMES’in herhangi bir albümüne kritik yapmak benim için epeyce zor; zira bilen bilir söz konusu bu grup olduğunda ne kadar arsız bir fanboy olduğumu. Tüm bu fanboy’luğuma rağmen, sanıyorum ilk defa, çıkacak bir IN FLAMES albümü beni zerre heyecanlandırmıyordu. “A Sense of Purpose” fiyaskosu ve Jesper’ın ayrılmasından sonra cidden neredeyse hiçbir şey beklemiyordum albümden.

Tüm bunların ışığında, haksız olduğuma bu kadar sevindiğim nadir anları yaşıyorum albümü ilk dinlediğimden beri.

“A Sense of Purpose”‘a doldurulmuş ne idüğü belirsiz bestelerin (aralarında sevdiğim parçalar var ama geneli bu şekilde) ardından, yine çok sevdiğim “Soundtrack to Your Escape” ayarında oturaklı parçalar bulmak, Jesper’sız bir IN FLAMES’ten beklediklerimin üstüne çıktı doğrusu.

“Come Clarity”de bir nebze kaybolan; “A Sense of Purpose”‘ın ise tek elle tutulur yanı olan “Clayman”vari melodik lead’lerin bu albümde, aslında bir önceki albümde olması istenilen seviyeye eriştiğini düşünüyorum. Björn, bazı verse geçişleri (ve bin üç yüz kere dönen Darker Times rifi) dışında kendini tekrar etmeyen; ama şarkılar arası bütünlüğü sağlayan melodiler yazmış. Bunların üstüne bir de neredeyse Jesterday’leri hatırlatan hafif old-school sololar eklenince, şarkıların melodik yapıları gayet tatmin edici hale geliyor. Klavyeler ve yaylılarla bunların desteklenmesi de hiç fena değil, bir yanlışlık hissi yaratmıyor, hatta anlık nostaljilerle beni “Lunar Strain” günlerine bile döndürmeyi başardı albüm girişi.

Fazla uzatmayalım. IN FLAMES’den beklenen şu saatten sonra eskisi gibi müzik yapmaları değildir sanırım; yalnızca iyi müzik yapmalarıdır, en azından benim beklediğim bu ve beklentilerimin “Sounds of a Playground Fading” ile tamamen karşılandığını söyleyebilirim. Albümü şu ana dek bile en azından yetmiş kere dinlemişimdir, hâlen her döndüğünde Fear is the Weakness’in rifi, Where the Dead Ships Dwell’in nakaratı ya da Darker Times’ın solosu için heyecanlanabiliyor, The Attic’te derinden gelen telefon seslerinden ürperebiliyorum.

“Colony”den beri (“Clayman” dâhil yani) içine girmesi en zor IN FLAMES albümünün bu olduğunu düşünüyorum. İlk dinleyişte çok fazla vurmasa bile, sonradan derin bir bağımlılık yaratabilme etkisi var. İyi, çok iyi bir albüm.

9/10

Ahmet Saraçoğlu

Kısa bir süre öncesine kadar zor bir yazı olacağını düşünüyordum bu kritiğin. Kısa bir süreden kastım geçtiğimiz Salı günü aslında.

16 Haziran’da havitetty’ye attığım mail’i aynen yapıştırıyorum:

Selam. IF – SoaPF’i ortak yazalım mı? Ben tek yazarsam hoş şeyler olmayacak çünkü. :) Yine 2 farklı fikir olsun. Soru cevap yapmayız bu sefer, 3-4 paragraf yazarız ikimiz de çok uzatmadan.

havitetty’nin cevabı da şöyleydi:

Bunu da mı beğenmedin, bu da mı gol değil? :)

16 Haziran’daki bu düşüncelerim, 19 Haziran’daki Sonisphere sırasında da geçerliliğini koruyordu. Konser öncesi havitetty’yle muhabbet ederken, onun albümü ne kadar çok beğendiğine şaşırmış olacağım ki, “Sounds of a Playground Fading”i gerçekten tam konsantrasyonla dinlemeye karar verdim. Albümü zaten günlerdir ara ara dinliyordum, ancak ilk 3-4 dinlemede kafamda oluşan “Anca 5 veririm” intibasının haklılığı konusunda içimde birtakım şüpheler uyanmaya başlamıştı.

21 Haziran’dan, yazının konduğu bugüne başka hiçbir şey dinlememiş bir insan olarak artık albüme dair ne düşündüğümü tam olarak biliyorum.

Evet. Bu sefer goldu. Hem de gelişine vurulmuş bir voleydi.

“Sounds of a Playground Fading”, “Clayman” sonrası IN FLAMES’inin bence “Come Clarity” ile birlikte en iyi albümü. Eski IN FLAMES defterine artık kafamızda kapattığımza göre (Herhalde yeni IN FLAMES’İ hâlâ eskiyle kıyaslayan kimseler yoktur), IN FLAMES’in bu yeni yüzünü en iyi yansıttığı iki albümden biri olarak görüyorum “Sounds of a Playground Fading”i.

Şöyle yapalım;

Olumlu yanlar:

Yeni IN FLAMES, her ne kadar benzer kalıptan çıkma şarkılar yapıyorsa da, nerede solo gireceği, nerede nakaratın patlayacağı gayet kolay tahmin edilebiliyorsa da, sonuçta hâlen IN FLAMES gibi bir sound’u olan ikinci bir grup yok. IN FLAMES hâlâ duyulduğu anda kendini belli edecek düzeyde farklı bir sound’a sahip. Burada en önemli konu, vokaller. Anders, röportajlarında da söylediği üzere, bu albümde vokallere daha önce olmadığı kadar özenmiş. Bazı şarkıların vokal melodileri, henüz ortada bir gitar bölümü yokken yazılmaya başlanmış. Bu, özellikle de nakaratlar üzerinden yürüyen yeni IN FLAMES adına önemli bir detay. Mısra riflerinin giderek silikleştiği, coşkun melodilerin yerlerini aralara serpiştirilen armonilere bıraktığı IN FLAMES’te, vokallerin iyi olması tek kelimeyle “zorunlu”. Ve Anders, her ne kadar grubun en çok eleştirilen elemanı olsa da, bu konuda kendini geliştiriyor. Ancak albümün en büyük artısı daha makro bir düzlemde yatıyor. Her ne kadar grup şarkılarını benzer formüller içerisinden çıkarsa da, ortada görülmesi gereken bir şey var ki o da grubun iyi beste yapmayı biliyor oluşu. Şarkılara bakınca, her şarkının su gibi aktığını, albümün hiçbir anında bir alâkasızlık, uyumsuzluk sezilmediğini söylememek haksızlık olur. Jesper’in gidişi elbet bir şey, ancak Björn’ün de şarkı yazma konusunda “Colony”den bu yana kendini çok geliştirdiği ortada. Nihayetinde Björn ve Anders 1995′ten, Peter ve Daniel da 1997′den beri gruptalar.

“Çoğu şarkı birbirine benziyor, son 3-4 albüm arasında şarkı değiştirsek sırıtan olmaz” diyebilirsiniz; ama bir de şöyle bakın diyor, paragrafın ilk cümlesinden alıntı yapıyorum: IN FLAMES’in yarattığı sound’u bulabildiğimiz başka bir grup var mı? Elbet benzer tarz müzik yapanlar var; ancak, prodüksiyondan genel atmosfere kadar her şey, IN FLAMES’e özgü o modern ve benzersiz metal anlayışını her şekilde yansıtıyor. IN FLAMES, tıpkı SOILWORK ve benzerleri gibi, her ne kadar şahsen uzun zamandır kullanmamak için diretsem de, “modern metal” denen teraneyi kabul edilmesi gereken bir tür olarak metal literatürüne soktu. Death metal değil, ama onun vahşiliklerini nispeten içinde barındırıyor. Elektronik, endüstriyel değil, ama bu tür şeyleri hiç gocunmadan, gayet istikrarlı şekilde yapmaya devam ediyor. Melodik, ama tüm şarkıyı tek bir melodi üzerine kurmuyorlar. Bu da ortaya, şu ana dek bildiğimiz türler altına sokulamayacak bir müzik çıkarıyor: IN FLAMES, modern anlayışa sahip bir metal yapıyor. En önemlisi de denemekten çekinmiyor ve bir şekilde akılda kalıcı ve farklı olmayı mutlaka başarıyorlar. Belki de bir YouTube yorumu en güzelini söylüyor: “IN FLAMES bir grup değildir, bir müzik türüdür.”

Olumsuz yanlar:

IN FLAMES için bence en görünür tehlike, bazı şarkıların birbirlerine benzeme durumu. Özellikle giriş kısmından sonra gelen mısra bölümleri, bazen birbirlerine aşırı derecede benziyorlar. Öyle ki, bir stüdyo videosunda Anders’ın bir mısra bölümünü bir türlü kafasında kuramadığını söylemesine, ne yaparsa yapsın başka bir şeylere benzediğini düşündüğüne tanık oluyor, bir nevi bir itiraf duyuyoruz. Bu durum bazen başka yerlerde de kendisini belli ediyor. Kimi sololar, şarkı yapılarının benzerliklerinden ötürü başka şarkıları anımsatabiliyorlar. Hatta basit bir kurgu programıyla, albümdeki 4-5 şarkıyı fark ettirmeden birbirine bağlayıp uzun bir “Sounds of a Playground” medley’i yapmak dahi mümkün diye düşünüyorum. Bunlar dışında albümü dinlerken aklıma takılan, beni rahatsız eden şeyler olmadı.

Son kelamda denmesi gereken, “Sounds of a Playground Fading”in şahsım adına alışması epey zor bir albüm olduğu. Sonundaki yaylı kısımlarla coşan A New Dawn’u bile, ilk 4-5 dinleyişte sıradandan hallice bir çaba olarak gören; The Puzzle gibi hızlı şarkıları, tıpkı grubun son birkaç albümündeki In Search For I türevi hızlı şarkılardan herhangi biri daha olarak özetleyen; Deliver Us’ı The Quiet Place’in kalıbından dökülmüş olarak niteleyen şahsım, eninde sonunda albümü tam olarak sindirmeyi ve durduğu yeri konumlandırmayı başardı.

IN FLAMES çok iyi bir grup. Toplama bakarsak hayatımda en çok dinlediğim grup. Eskiden benzersizlerdi, bugün de benzersizler. Kalite ve yaklaşım farkları olabilir, ki elbette var; ama değişmeyen, belli bir çıtanın altına düşmeyen şeyler de var, hep de var olacaklar. Çünkü IN FLAMES çok iyi bir grup.

Not: Alttaki ilk 86 yorum ve onlara verilen cevaplarla bilrikte 154 yorum, albüme dair haberler içindir.

(9+8)/2=8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (5.55/10, Toplam oy: 437)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2011
Şirket
Century Media
Kadro
Anders Fridén: Vokal
Björn Gelotte: Gitar
Peter Iwers: Bas
Daniel Svensson: Davul
Niclas Engelin: Gitar
Şarkılar
1. Sounds of a Playground Fading
2. Deliver Us
3. All For Me
4. The Puzzle
5. Fear Is the Weakness
6. Where the Dead Ships Dwell
7. The Attic
8. Darker Times
9. Ropes
10. Enter Tragedy
11. Jester's Door
12. A New Dawn
13. Liberation
  Yorum alanı

“IN FLAMES – Sounds of a Playground Fading [ORTAK İNCELEME]” yazısına 368 yorum var

  1. Ugur says:

    Neyse ya beyler tartışma yine uzuyor gibi, Ahmet söylemeden ben söyliyeyim dedim.Hadi yine eskisi gibi olalım: http://www.youtube.com/watch?v=94aQx5Uxyss

  2. 2,5′tan 3 yaptım. bayağı aştı kendini bu grup.

    blackroseimmortal

    @in the court of the crimson king, :D:D

    SeventhSon

    @in the court of the crimson king,
    rock n troll.

    blackroseimmortal

    @SeventhSon, bence adam kendince çok haklı, ada baksana in the court of crimson king, adam 70′lerin prog rock’ıyla büyümüş napçak in flames’i…

    in the court of the crimson king

    @SeventhSon, arkadaşlar buradan çıkardığımız özet, troll olarak anılmamak için şöyle yazmamız gerekiyor:
    ‘in flames de clayman’den sonra bozdu gibiydi ama bu albümü çok beğendim. 10/10′

    bunun dışında birşey yazarsanız sitede linç girişimi başlayabilir, aman dikkat in flames sevmeyenler..

    saklanan saman

    @in the court of the crimson king, yahu usta 70′lerin prog.rock’ı falan diyorsun sürekli bana bi kaç grup tavsiye etsene. pink floyd hariç uzağım o piyasadan. pink floyd’da dinlediğim ilk müzik grubu. köpeğiyimdir kendilerinin.

    in the court of the crimson king

    @saklanan saman, king crimson, yes, jethro tull, camel, rush genesis, eloy, the moody blues bunlar bu müzik türünde en fazla bilinen gruplar. bunları hiç dinlemediysen tabii ki önce bunları dinlemek mantıklı. ama yok ben bilinmeyen grup istiyorum diyorsan banco del mutuo soccorso diye italyan bir grup var mesela. darwin! diye ilginç bi albümleri var, evrim teorisiyle ilgili konsepti var filan. tahminim en çok camel’ı seversin. mirage ve moonmadness albümlerini dinle bence. bi de pink floyd saf bir progressive grup sayılmaz. psychedelic rock etkileri fazla. psychedelic rocktan hoşlanıyorsan alman bir grup var can diye, onları da öneririm ama alışması biraz zaman alıyor.

    SeventhSon

    @in the court of the crimson king, oyy kıyamam.

    illuminati

    @SeventhSon, hakikaten şu genelde beğenilen albümleri beğenmeyen kişilere trol muhamelesi yapılmasın artık.

    SeventhSon

    @illuminati, yok, bu arkadaş başka, önceden falan da biliyorum. beğenmeyen başka insanlar da var kimseye birşey dediğim yok. hiçbir black metal albümünün altına girip sikim gibi grup amıniim, buna 5 verenin gtüne koyyim yazıyo muyum? bu arkadaş bunları söylemedi-gördüğüm kadarıyla- tabi ama söylese yadırgamam öyle kararktersiz bi imaj çizmiş durumda yazdıklarıyla. yani her beğenmedim yazana troll muamelesi yapıldığı yok, ayrıca bana ne arkadaş beğenmediyse beğenmedi trolluk yapıp da sayfalarca boş commente sebep olup siteye boşuna yükleme yapmaya gerek yok. aldığın nefes ziyan derler ya, attığı yorum ziyan.

    in the court of the crimson king

    @SeventhSon, dediğim gibi çok sakat var bizde.

  3. crocodium says:

    başlığa benzer bir yaklaşımla ; “in flames bir cinsel tercih meselesidir”

  4. demir bakire says:

    bu sitenin en kötü yanı ana sayfadaki bir yoruma tıklayınca, eğer yorum önceki sayfalardan birine yapılmışsa çıkmıyor yerine en son yorumlar falan geliyor, eski yorumlardan bulması da zevkli iş değil dolayısıyla yüzlerce insan sallamayıp geçiyor

    bi düşünün belki o kaçan yorumlar bu sitenin takipçilerinden birinin müzikal kimliğini, hayat görüşünü değiştirecek, şeytan ayrıntıda gizlidir diye boşuna dememişler

    başka fidanlar solmasın arkadaşlar, site yönetiminden gereğinin yapılmasını arz ediyorum, teşekkürler

  5. Blakkheim says:

    Bu albüme 8-9-10 gibi puanlar verebilecek bir vicdana sahip değilim. Tarzı içerisinde nasıl bir albüm olduğuna dair hiçbir fikrim yok zira bu tarz müzik sevmiyorum. In Flames için nasıl bir albüm olduğu konusunda girmeyeceğim zira ya çok “tr00 In Flames’ci” gibi gözükeceğim ya da metalci olmamakla suçlanacağım. Tek söyleyebileceğim herhangi başka bir grup bu albümü yapsaydı bu kadar çok dinlemez, bu kadar çok şans vermez, sevmek için bu kadar çok zorlamazdım. Buna rağmen, akılda kalıcı melodileri, Anders’in duygusal-sırnaşık vokal melodileri ve kimi şarkıların sözleri yüzünden ve iyi bir sounda sahip düzgün sunumlu bir albüm olduğu için 6,5/7 gibi bir puan verirdim herhalde.

    In Flames’in kendi dinamikleri içerisindeyse…ya bırak allasen.

    Edit: Sonunda In Flames’in son albümü hakkında ne düşüneceğime karar vermiş olmanın mutluluğu ile yazılmış, gece gazı yorumlarımdan bir tanesidir.

  6. Ext_Aggression says:

    Hiç ile az arasında IF dinleyen bir kişi olarak bu albüme 9 verir, sirtakimi oynarım.

  7. Ne ahkam kesildi arkadaş.

    blackroseimmortal

    @Ahmet Saraçoğlu, kaos ortamı yarattığım için özür dilerim :D

    Ahmet Saraçoğlu

    @blackroseimmortal, kaos ortamı değil ama, insan bilmediği, ilgi duymadığı şeyler hakkında konuşurken biraz daha, nasıl desem, bu bilmemezliğini belli etmemeye çalışabilir.

    mesela ben progresif rock’ın reski zamanlarını detaylı bilmem, o yüzden de bilgi sahibi olmadan, yeterince dinlemeden yorum yapmam. ama mesela sen gidip Colony gibi bir albüme 3 not verdim dersen, bu senin zevkini yansıtmaktan ziyade, bahsettiğin şey konusunda pek bir şey bilmediğini gösteriyor.

    Bugün biri “Opeth’te brutal vokal var, Death’te adam çok bağırıyo, o yüzden 1 verdim” dediğinde nasıl o kişinin metalden anlamadığını, boş konuştuğunu düşünüyorsak, tür adına belli bir yerde duran Colony’ye 3 veren birinin de en azından melodik death metalden hiç anlamadığınıdan başka bir şeyi şahsen düşünemiyorum. Sadece ben değil, türü yakından takip edenler de aynı şeyi düşünüyordur.

    Bu tarz söylemler artınca da, insan zamanla bu tarz kelamlarda bulunan kişilerin söylediklerini ciddiye almamaya başlıyor.

    in the court of the crimson king

    @Ahmet Saraçoğlu, melodic death metalden iğrendiğini de düşünebilirsin. ayrıca colony’ye 3 vermem. 5 verebilirim. kendini aştı derken clayman sonrası in flames. öncesine de bayılmıyorum tabii.

    blackroseimmortal

    @Ahmet Saraçoğlu, aslında az çok melodic death metalden anlarım da, colony bana çok kendini tekrarlayan bi albümmüş gibi geldi, yoksa the jester race’e 8 verdim, whoracle’a 7, the gallery’e 10 verdim… ben melodic death metalin death metala benzeyenini severim, çünkü sadece melodik olunca beğenmiyorum, mesala amorphis’in tales from the thousand lakes’e 8 verdim, elegy kritiği olsa muhtemelen 3 verirdim…

    cannibal fetus

    @blackroseimmortal, Ahmet Saraçoğlu’nun yukarıdaki yorumunu okumadan yazmaya başladığım için yazdığım onca şeyi silmek zorunda kaldım. O durumu çok güzel özetlemiş yukarıda. Benim de ekleyeceklerim var. Yanlış hatırlamıyorsam sen In Flames le ilgili bir haber de paylaşılan Darkest Hour’un Deliver Us parçasını In Flames ‘in yeni şarkısı zannetmiştin (aslında burada nokta koyup bitirebilirim yorumu). In Flames gibi arka arkaya basılan 4-5 notayla kendini belli edebilecek melodilere sahip bir gruptan bahsediyoruz. Bunu başarabilen bir insan ya hayatında çok az In Flames dinlemiştir ya da kulak yoksunudur. Ben böyle bir gaf yapmış olsam bir daha içinde In Flames geçen herhangi bir başlığa yorum yazmaya utanırdım. Sense tüm In Flames kritiklerine yorumlar diziyorsun. Melodic death metal denilen tür zaten oldukça küçük bir sahneye sahip, anlamak mesele değil. Ama bana kalırsa sen bu müzikten az çok değil hiç anlamıyorsun. O yüzden yorum yazmak için yorma kendini.

    in the court of the crimson king

    @cannibal fetus, o arkadaşı tanırım yalnız, bayağı iyi anlar müzikten. kimse kimseyi böyle ezemez ayrıca.

    cannibal fetus

    @in the court of the crimson king, Sen de iplenecek bir adam olsan içim yanmayacak.

    in the court of the crimson king

    @cannibal fetus, bana böyle birşey deniyor ve cevap vermemem bekleniyor. neyse, kendi haline bırakıyorum. bi de hangi yorumumdan bu kanıya vardığını da söyler misin?

    blackroseimmortal

    @cannibal fetus, hatırlıyorsan ben orda, “hay allahım bu in flames mi şimdi merak ettim albümü” demiştim… bi de bunu yazmanın ne anlamı var???

    “böyle bişey hiç beklemiyodum, vokaldeki anders mi lan kim bu??? oha çok değişik… öyle böyle diil… bir akadaşım bana dinletse “bak ne güsel hihih” gibisinden “arkadaş bu in flames gibi bişey” bile diyemem… son albümlerini alıcam galiba…”

    2 sayfa geri gidersen bulabilirsin…

  8. Mustafa Sakallı says:

    Şu albüme 9 veriliyorsa Whoracle’ın falan 10 üzerinden kaç alması gerekiyor acaba. Albüm kendisi olarak belki 9 ediyor olabilir ama IF gibi bir diskografiye sahip bir grup için böyle bir albüme 9 çok çok fazla.

    Hadi eyv.

  9. illuminati says:

    Tahmin ettiğim gibi albümü beğenmeyenlere trol muhamelesi yapılmış, çok hayranı olan grupları beğenmeyince ortaya çıkan bir durum, kötü. tekrar söylüyorum 8-9 alacak bir albüm yok ortada bence. dün klibin gazıyla falan 6,5 demişim ama bugün çok daha iyi ve dikkatli biçimde dinledim, gene birbirine benzeyen parçaları olan, kısa sürede bayan bir modern IF albümüymüş bu, 5 makuldur.

  10. içinde iyi şarkılar barındıran ortalama bir albüm. arkasında in flames ismi olmasaydı sitede 7-8 yorumdan fazlasını almazdı bence :) verilen kritik puanını ahmet amca ve havitetty’nin in flames’e olan sevgilerinden ve duygusal bağlarından olduğunu düşünüyorum :)

    albümün hakkı 6,5-7 bence.

  11. caglardurmaz says:

    eski in flames i düşünerek en fazla 7 verebilirim.yeni bir grubun çalışması olarak düşünürsem 8 olur bu

  12. kantele says:

    Bu albüme 8,5-9 verenler Jester Race’e ne verdiler acaba? 10 üzerinden 30 falan?

    Ext_Aggression

    @kantele, ben mesela verdiğim 9′u IF’in şu an ki müzikal değişimi, Jesper’ın ayrılması ve 4 yıllık koskocaman bir aradan sonra gelen albüm şerefine verdim. MDM içerisinde değerlendirme gibi bir gerçeklik olsa 5′in üstünde puan alamaz.

  13. Utku says:

    blackroseimmortal i$i gucu birakti cookie silip albume seri 1 puan veriyor. millet balatayi siyirmis ben kacar esen kalin

  14. Ömer Kuş says:

    O değil de In Flames’i beğenmeyince çok aykırı olduğunu düşünenler var galiba hala :)

  15. Sambalici says:

    bi ara uzun bi yorum yazıcam albüme dair ama şunu diyeyim, jesper’in gidişi in flames’in in flames’liğini de götürmüş. yok “modern metal oldular bitti nerde whoracle” mevzusu açısından değil. albümü björn’ün yazdığı o kadar belli ki mevzu o.

  16. Der iz natin' lef' fo mi says:

    Hayvani bir In Flames fanıyım. Liseyi bitirir bitirmez çok geç de olsa sırf IF aşkımdan dolayı gitar aldım. Lisede andaç yazılarımda In Flames aşkımdan bahsedilirdi. Tıp Fakültesine girdim, 6 seneyi uzun saçla okuyup bitiren tek ben varım. Bana yazılan andaç yazımda yine metal ve özellikle In Flames aşkım var. Dota’daki rumuzum JesperStrömblad, twitter hesabım “BordersShading” vesaire vesaire…

    Yani bir insan bir grubun ne kadar fanı olabilirse, o kadar fanıyım.

    Tüm bu laf salatası şundan, bu albümü sevmeyi isteyecek insanların en başında gelenlerden biriyimdir. Ama ne yazık vasatötesi bir albüm olduğunu düşünüyorum. Dahası okuduğum yorumlara ve gördüğüm notlara da inanamıyorum (saygı duyuyorum o ayrı). Yıllarca “Soundtrack to your Escape”in ne kadar eşsiz bir albüm olduğunu savunan, “A Sense of Purpose”ı bile acayip beğenen biri olarak kendimi “görece alternatif tad sunan hiç bir boku beğenmeyen ortodoks heavy metalci” abi gibi hissediyorum :)

    Bu albümün “A Sense of Purpose”a -tabir için özür dilerim- koyan tek bir yanı var: kendi içinde tutarlı bir albüm ve baştan sona çok rahat dinlenebiliyor. Jesper&Others çekişmesi yok. Ortak bir bakış açısıyla, konsensus ile yazılmış, düzenlenmiş. O kadar…

    Gel gelelim içeriğin kalitesine… Vasat abi ya. Çok iyi parçalar da var evet… “All For Me”, “A New Dawn” gibi… Ama albümün yarısı da sıradanlıktan kırılıyor. Bir kez şunun altını çizmek lazım, mevzu catchy nakaratsa albüm CC’den de STYE’den de çok çok geride… Darker Times, The Puzzle, Ropes, title track nakaratta patlamayı yapamayan şarkılar. “Vacuum”, “Move Through Me”, “Eraser” veya ne bileyim “Like You Better Dead” ile karşılaştırın bir… Darker Times ve The Puzzle zaten hiç sevmediğim iki şarkı oldu. Tüm riffler son derece sıradan. Darker Times’ın içindeki ikinci solodaki ritim gitar ise benim kafayı kırdığım andır (2:09′da giren). Bu m yani In Flames’in yaratıcılığı? IF’den Metallica-St.Anger’daki başarısız çeşitlemeler seviyesinde bir şey duymak da varmış kaderde. Bunun dışında da şarkı içi geçişsel bazı arızalar var albümde yer yer, ama es geçmek mümkün en azından.

    Modern veya alternatif kısımlara gelirsek… The Attic’i feci başarılı buldum ama Liberation yine vasatlıktan ölen bir şarkı. Sözlükte yazdığım yorumda biraz fazla abartmışım ama kötü parça. In Flames’in başarısı kendine has havayı her tarzda parçada hissetirebilmekti (The Attic’te olduğu gibi… Öncesinde Metaphor’da olduğu gibi…) Peki Liberation’un neresi In Flames? Altını çiziyorum alternatif rock olduğu için değil bu serzeniş. “The Chosen Pesimist”, “Dawn of a New Day” ne kadar alternatif soslu parçalar da olsalar Anders’in sesini duymasanızda “bu In Flames bestesi” dersiniz. Liberation da ise böyle bir durum yok. Ropes bundan yine bir nebze daha iyi. Pro-chorus ve chorus girişi çok etkili mesela. Ama onunda nakaratının geri kalanı iyi yazılamamış maalesef.

    Yani 2-3 haftadır devamlı bu albümü dinliyorum. Beğenmiyorum, beğenenleri görünce hırs yapıp kendimi sevmeye zorluyorum. Sadece Where the Dead Ships Dwell hakkındaki fikirlerim başlangıca göre bayağı olumluya kaydı. Onun dışında, yok abi dediğim gibi vasat albüm. 7/10 veririm anca. O da çıkış parçası gereçkten başarılı, A New Dawn gibi bir şahanelik söz konusu diye… (All for Me, The Attic, Enter Tradegy -aradaki berbar metalcore kısmı hariç-, Where the Dead Ships Dwell de keyif aldığım diğer parçalar)

    “A Sense of Purpose” çoğunluk karşı çıkacak belki ama daha iyi bir müzik barındıyordu. O albümün old school/up-tempo kontejyanını dolduran parçaları “Sober and Irrelevent”, “Condemned” bu albümdekilerden daha iyi. Clayman Era kontejyanı parçası “Drenched in Fear” benim inanılmaz sevdiğim bir parça, keza “Sleepless Again” de. Albümün hiti “Mirror’s Truth” belki “Deliver Us”ın gerisinde kalır ama mevzu catchy nakaratsa “Move Through Me” ikisini de dümdüz eder. The Attic çok başarılı ama “The Chosen Pessimist”in yanına yaklaşamaz. Osuruktan filler olarak bir I’m the Highway var hiç sevmediğim, bir de March to the Shores vasat.

    Çok dağınık bir yazı oldu kusura kalmayın. Fikrini özellikle merak ettiğim Ahmet Saraçoğlu’nun yorumunu okuduğumda oluşan hayretle yazdım :) Sambalici de “eet şahane albüm” derse gerçekten kendim için endişelenmeye başlayacağım sanırım :)

    Sambalici

    @Der iz natin’ lef’ fo mi, uzun yazacaktım ama gerek kalmamış sen yazmışsın her şeyi ehasdhadh. ben de yazsam aynısını yazardım şarkı seçimleri hariç :p. yok valla bence de vasat bir albüm, a sense of purpose’dan kötü benim fikrim. gittikleri yön açısından değil beste kalitesi açısınan vasat buldum. björn falan diyoruz ama herif alabildiğine dandik riffler yazıyor kaç albümdür, çok acayip.

  17. Arkadaşlar, sırf ortalık karıştırmak için normal nick’leri dışında başka bir nick’le daha yorum yaptıkları, mail’leri veya IP adreslerinden tespit edilen arkadaşların yorumları, bir daha hangi nick’le yorum yaparlarsa yapsınlar yayımlanmayacak. uzun süredir sitede yorum yapan ama son zamanlarda 2. bir nick’le trollük yapmaya kasan arkadaşlar, bir daha yorum yapabilmek istiyorlarsa bunu göz önüne alsınlar bir zahmet.

    Sitede herkes özgür. ama yorum kalitesini kasten düşürmek isteyenlere taviz verilmediğini, siteyi uzun zamandır takip edenler gibi, yeni gelen ve bu konudaki tavrımızı bilmeyenlerin de bilmesi iyi olur. “Aynı evden iki kişi kullanıyoruz”, “evde 4 bilgisayar var hep farklı bilgisayardan yazıyorum” gibi şeyler de çok anlam ifade etmiyor.

    Sırf farklı kullanıcı adıyla trollük yapmak için ikide bir IP değiştirecek kadar komikliğe aç olanlar varsa bilemeyiz tabii.

    Son zamanlarda fazlasıyla yorumu bu yüzden yayımlamadan sildik, rica ediyoruz, radikal kararlar almaya gerek olmasın lütfen.

    in the court of the crimson king

    @Ahmet Saraçoğlu, farklı iki kişi değilsek allah belamı versin, bu kadar diyorum.

    murder

    @Ahmet Saraçoğlu, o kararları almanın zamanı geldi de geçiyor bile heheh

    Ahmet Saraçoğlu

    @murder, mesela aynı zamanda sceptiquas olarak da yorum yazdığın için bir daha hiçbir yorumunu yayımlamamakla başlayabiliriz bu işe.

    murder

    @Ahmet Saraçoğlu, bu ne demek şimdi? radikal kararlar almaktan kastın buysa boşuna vakit kaybetmekten öteye gidememeye devam edersin ;)

    Ahmet Saraçoğlu

    @murder, ne yapmamızı bekliyorsun? siteyi yoruma mı kapatalım? 2 farklı kullanıcı adı kullanarak kasıtlı trollük yapanların yorumlarını yayımlamamak gayet makul bi adım.

    ayrıca metalle ilgili haberler veren, yazılar yazan bir siteyiz nihayetinde, nasıl bir boşa vakit kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyayız onu da merak ettim.

    Berker İlhan

    @Ahmet Saraçoğlu, kullanıcı veritabanı oluşturulması gibi bir şans yok mu acaba Ahmet? şifreli üyelik sistemine geçilmesi diyeyim yani.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Berker İlhan, gerek yok öyle bir sınırlamaya. 2 yıldır olduğu gibi bundan sonra da isteyen istediği gibi yorumunu yazsın.

    zaten genele bakınca, kontrol mekanizmasını devreye sokmayı gerektiren türde yorumlar azınlıkta. Eskiye oranla daha fazlalar tabi, ama siteye giren insan sayısı arttıkça bu kaçınılmaz, ki son 6-7 aydır baya arttı girişler. o yüzden insanların mümkün olan en az sıkıntıyla yorum yapmasını sağlamayı öncelikli görüyoruz.

    Berker İlhan

    @Ahmet Saraçoğlu, sitenin gidişatı gayet iyi gibi gelmişti bana da hatta bu tip yorumların gelmemesine şaşırıyordum ve bekliyordum absürd yorumları . rahatsızlık olmasına rağmen böyle düşünüyorsanız takdir ediyorum :)

    ben

    @Ahmet Saraçoğlu, Abi müziği süper biliyorum , şu dünyanın en iyi müzik tarzıdır , bu dünyanın en iyi grubudur gibi saçma sapan yorumlar yapabilen adamları ayıklasan yeter bence.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ben, en fazla eleme o konuda yaşanıyo zaten. son 1 ayda silinen o tarz işlevsiz mesaj sayısı, 2 yılda silinen toplam mesajdan fazla.

    böyle astığı astık kestiği kestik gibi konuşmayı hiç istemiyoruz, zaten sitenin genel samimi havasına da ters bir şey ama insanların PA’yı en baştan sevme sebebi olan “tek amacı müzik konuşmak/paylaşmak olan insanlarla müzik konuşmak” olgusuna zarar veren bir şey olduğundan, mecburen bu yola gidiyoruz.

    twitter hesabı açıp metal tarihini değiştiren bir albüm için “bok gibi albüm verdim 4′ü” demek tamam, ama PA gibi sadece metale odaklı bir sitede, 1.200 kişi tarafından oylanmış ve notu 9′larda gezen, klasik bir albüme bunu deyince, elbette ki anlamsız oluyor.

    yoksa gerçekten, yorum silmek, yapmak istediğimiz en son şey.

    sırf bu yüzden şunu ikide bir yukarı taşıyoruz ki insanlar bizi yorum silmek zorunda bırakmasınlar.

    http://www.pasifagresif.com/2011/08/pasifagresiften-aciklama/

    murder

    @Ahmet Saraçoğlu, İşte 1200 kişi tarafından oylanmış gözüken bi albüm aslında 20-30 kişi tarafından oylanıyosa asıl sorun budur. Konuyu alakasız yerlere çekmeye ve saptırma yapmaya hiç gerek yok.

    Ahmet Saraçoğlu

    @murder, albüm notlarına müdahale etmek isteyen farklı yöntemlerle ediyor tabii ki. ona karşı bir çözümümüz yok, ama pahsettiğim albümler rust in peace gibi, ajfa gibi albümler, o yüzden 1.200 kişinin yahut 10 kişinin oylamış olması pek fark etmez. bahsettiğim, “4 verdim gitti” denemeycek türdeki, klasik albümler.

    neden bahsettiğimi biliyorsun/anlıyorsun diye düşünüyorum, konuyu saptırma gibi bir amacım yok.

    murder

    @Ahmet Saraçoğlu, anlıyorum tabii de “sen aslında eski şusun” türevi cevaplarında olduğu gibi sen sürekli kıvırıyosun. bi düşün bakalım işin aslı ne olabilir o halde ;)

    Ahmet Saraçoğlu

    @murder, neyi kıvırdığımı anlatamıyorsun sanırım; ben sana olan bir şeyi söylüyorum sen asıl meseleyi gizlediğimi ima ediyorsun. ortada kıvırılan bir şey yok. diyorum ki “sen aslında eski şusun”un dışında, “eski” olmadan aynı anda 2 farklı kullanıcı adıyla yorum yapılmasın. bak hepsi net cümleler bunların.

    sorun: sırf tartışma çıkarma amacıyla aynı anda iki farklı kullanıcı ismiyle yorum yapılması.

    çözüm: yapılmaması.

    murder

    @murder,

    ben de sana 2 farklı kullanıcı adıyla yorum yapmıyorum diyorum. Bunun nasıl olabileceğini anlamıyor olabilir misin bunu bi düşün. 100lerce oy alan bi albümü “işte çok oy almış ve ortalaması da şu işte bak ne kadar iyi bi albüm” derken diğer taraftan aynı kişinin 100 tane oy vermesine karşılık söylediğin şeylerde de kıvırıyosun diyorum. bunlarda anlaşılmayacak bişey olduğunu da sanmıyorum. Şu anda karşı taarruzda falan da değiliz ikimiz de bunu da göz önüne al istersen.

    Ahmet Saraçoğlu

    @murder, ikisi bambaşka konular, o yüzden karıştı sanırım. öncelikle şöyle diyeyim de rahatlayalım, sen halihazırda hem sceptiquas, hem murder olarak 2 ayrı kişi gibi yorum yapıyorsun sandım ama baktım ki sceptiquas’ı bırakıp murder’la devam ediyormuşsun, yani sadece ismini değiştirmişsin. o konuda tamam, bir sorun yok tabii ki.

    ama diğer konu, ben adlı arkadaşın söylediği türde çöp yorumlarla ilgili konu. senle bi alakası yok yani. kıvırma dediğin şey buysa, sen birbiriyle ilişkili iki konu var sandın sanırım ama yukarıda apayrı iki konudan bahsettim ben.

    Aeonian Lich

    @murder, Evet o bir sorun. Ama her sorunun da bir çözümü yok malesef. Hayatta da böyledir. Siz ne kadar dikkatli de yaşasanız, arkadaşlarınız da öyle de olsalar, neticede yerlere çöp atan bir güruh olur. Ona benzetebilirsin. Nazi’lik midir çözüm? İlle her sorun çözülmesi uğruna sonuna kadar gidilmeye değer mi? Bu kadar da büyük bir sorun mu bu gerçekten, herşeyden önce?

  18. blackroseimmortal says:

    öhhh 4.24 ne lan… kim yaptıysa hiç hoş olmamış…

    Chuck Reis

    @blackroseimmortal, kimin işi acaba ? meraktan ölüyoruz

    Ugur

    @Chuck Reis, ahahah

    Bir de son günlerde belirli kişiler yüzünden sitedeki muhabbetler müzikle ilgili tartışmalardan ziyade “ben buna 1 veriyorum, o kadar yüksek puan verilir mi vs.” şeklinde saçmalamaya dönüştü.Şu yukarda senin cevap verdiğin benim muhattap olmak istemediğim pek progresifçi kişilerin son yorumlarına bir bakın rica ediyorum, sadece bu kritik için değil diğer grupların kritiklerine yazdıkları da dahil yorum formatı şu:

    “…. şarkısı için … puanını veriyorum.”
    “…. albümünden sonra bozdular bu albüme … veririm en fazla”

    Burda iki ihtimal ortaya çıkıyor:
    Ya iki kelam edecek kadar bilgiye sahip değiller fakat nedense en iyi bilen kendileriymiş gibi davranıp herşeye sığ yorumlar yetiştirmeyi marifet sanıyorlar.

    Ya da gerçekten bilgi sahibi insanlar fakat trollük yapmaktan aşırı zevk alıyorlar.

    Hayır kusura bakmayında ilgi orospusu olmak kime ne fayda sağlıyor şu ortamda ben anlayamıyorum.

    in the court of the crimson king

    @Ugur, hangi grubun hangi yorumunda bu formatı kullanmışım? ha bi lamb of god’a demiştim sanırım. müzik bilgim de bayağı iyidir.

    like fire

    @Ugur, şu siteyi ilk açıldığı zamanlardan beri takip eden biriyim. eskiden yorumları heyecanla okurdum. merak ederdim ne yazmışlar diye. şimdi son yorumlarda bazı insanları görünce direkt okumadan geçiyorum. önlem alınması şart. bu sitenin de tadı kaçmaz umarım.

    Ahmet Saraçoğlu

    @like fire, küfürleşme, birbirini aşağılama olmayacak hiçbir zaman, merak etmeyin. ama yorum yapan kişilerin yazdıklarını sırf hoş değil diye silmek de olamıyor kabul edersin ki. yani biri “ben bu albümü dinlemedim ama bence 2′den falzasını hak etmiyor” dediğinde yayınlamayabiliriz elbet, ama her yorumu belli bir seviyenin üstünde oluşuna göre değerlendirmek de mümkün olamıyor.

    Bence en iyi yol, bahsettiği şeyi bilmediğini veya sadece tepki yorumları almak için yazıldığını belli eden yorumları ve bunları yan kişileri görmezden gelmek.

    Sitenin adı duyuldukça, okuru arttıkça, yorum yapanlar da artıyor ve bu güzel bir şey tabii ki. tek isteğimiz ortamın genel havasına biraz uyulması, kafadan geçen her düşüncenin sırf tartışma olsun diye yazılmaması.

    bunun ısrarla devam ettirilmesi durumunda, sitenin huzuru adına bazı kişilerin yorumlarını hiç yayımlamama yoluna da gidilebilir ama oralara varmasına gerek yok. herkesin aklı başında, insan gibi müzik konuşmak konusunda yeterli olgunluğa erişmiş olduğunu umuyoruz.

    in the court of the crimson king

    @Ahmet Saraçoğlu, colony albümüne 3 veren bir kişi bu sadece müziği bilmediği için mi vermiş olabilir? belki de adam iyi biliyordur ama sevmiyordur.

    youngling

    @in the court of the crimson king, anlatılmak istenen de o. istiyorsa tencereye vursun bir şeyler yapsın, seveni varsa neden sevdiğini anlayamazsın, bir şey bulmuştur onda işte. anlatırsın bak böyle bir şey var bence güzel ilgini çeker mi diye, ama ona bok şuna kaka diyemezsin. sevmezsin o kadar. puanlama da çoğu zaman kişiseldir, kritikler de özneldir. herhangi bir cetveli falan yok bu işin bildiğim kadarıyla. puana laf atılması da bence geyiktir. insan sevdiği albümü bir şekilde düşük puanda görünce üzülür abartmaya gerek yok. bir taraf agresif tavır alınca diğer taraf da kabarıyor hemen.

    blackroseimmortal

    @youngling, yaaa kardeşim bok kaka diyen de yok, albüm death metal olmamış, alternatif metal olmuş, basit ve sıradan olmuş, bazı şarkılar idare eder, nakaratlar bayıyor, neden kaç puan verdiğimi de açıklıyorum, 2 veriyorum, 313801 kişi altıma doluşuyor, siklenmemek istiyorum… biri sus diyor, biri nası sevmedin ulan diyor, biri kodumun oethçisi zaten siz hiçbşiy beenmezsiniz diyor, biri zaten death metal değildi o anlamıyon amk diyor… death metal diyen mi var, death metalle alakası yok…

    youngling

    @blackroseimmortal, anlıyorum seni olması gereken de o diye düşünüyorum ben de. son albümlerinden sonra baya dikkatli yaklaşıyordum bu albüme. hiç de elim gitmedi açıkçası dinlemeye merak etmedim de. doluşsunlar abi ne olacak. ordaki yıldızlar sadece yüksek notlar vermek için değil. istiyorsam sabaha kadar 1 basarım kime ne! puan mevzusunu ve verdiğin puana göre bilgi ölçümünü nasıl yapıyorlar anlamıyorum. bu tartışma hiç bir zaman bitmeyecek sanırım. çok önem teşkil ediyor sevilen albümün başkaları tarafından sevilmesi.

    Blakkheim

    @in the court of the crimson king, Colony albümünü sevmiyorsa o müzik türünden hoşlanmıyor demektir, bu durumda da puan vermesinin, altına da “bu anca 3 eder.” gibi lüzumsuz artistlik bir yorum yapmasının ne derece anlamı kalıyor bilemiyorum.

    Sırf progresif sevmiyorum diye Aeonian Lich’in her kritiğine 1 döşeyip altına da dizeyim yorumları o zaman “müzik bu değil.” diye. BU ARADA MÜZİK BİLGİM BAYA İYİ HA.

    blackroseimmortal

    @Blakkheim, melodic death metalden nefret ederim diye bişey yok, death metale benzeyenini severim, mesela carcass’ın heartwork’ü, gayet iyidir… ben de “müzik bu değil” diye bişey demedim, herşeyin nedenini yazdım, aha bu albüm death metal değil, alternatif metal, sıradan basit, bazı şarkılar olmuş o şarkıların hatrına 2 puan, ne var ki bunda… sonuçta dinlemeden vermiyorum ki, dinler istediğim puanı veririm, sanki sitede serdar ortaç kritiği çıkınca 1 günde ortalaması 1.20lerde olmayacak, “burda kimse pop sevmiyor ki niye pop oyluyorsunuz” gibi bişey denmemesi lazım…

    in the court of the crimson king

    @Blakkheim, caps lock açık kalmış.

    Chuck Reis

    @Ugur, biliyorum, adam in flames’in bütün albümlerine eurovision puanlar gibi yorumlar yaptı. ”şimdi blackroseimmortal’a bağlanıyoruuuz.. 6 puan yea” olayına döndürdü işi.

    in flames’e olan hıncını ve nefretini, okur puanından çıkarmış :D beni ilgilendirmez isterse 1.00 yapsın ama altına gelip ”kim yaptıysa hoş olmamış” lafını etmek buradaki insanlarla apaçık dalga geçmektir.

    blackroseimmortal

    @Chuck Reis, kim yaptıysa hoş olmamış kardeşim, sabah 8 falan dı o albüm, sizle niye dalga geçeyim zaten herkes albüme en az 6 veriyor…

    blackroseimmortal

    @Ugur, öff, hepsinin açıklamalarını birer birer yazdım, ve amon amart’ın albümüne guardians of asgaard için 7 verdim, zaten biri de yukarıya “guardians için 8 veriyorum” yazmıştı… progresifçi olduğum için 2 verdim diye bişey de yok, dinlediğim ve beğenmediğim için 2 verdim, bunda sorun yok heralde, yoksa hiç progresif olmayan hayvansal albümlere, mesela destroy the opposition’a 10 verdim…

    darth sidious

    @blackroseimmortal, konuşmiim dedim ama dayanamadım, yukarda yazılanları okudun mu? belli ki tam okumamışsın çünkü şu anda cevap yazmakta olduğum yorum formatından bahsetmiş orada. Daha aynı formatta yorum yazıp insanların tepkisini çekmenin anlamı yok. “Ben böyle yazıyorum sanane yahu?” diyebilirsin, ama o zaman insanlar verdiğin puanı ve yorumlarını da aynı şekilde eleştirmeye devam ederler.

    p.s: Ben de acayip Opeth severim, progresif müziği çok severim, ama onun dışındaki şeyleri de sırf beğenmediğim için gidip “buna 1 verdim, böyle müzik mi olur” demiyorum. Yorum yazmayı bırak, sevmediğim bişeye puan bile vermem. Müzik bilgin süpersonik seviyede olsun, hatta buradaki herkesin bilgisini 85679687′ye falan katlasın gerekirse, beğenmediğin bişeye “beğenmedim açıkçası” diyip geçmek “zıkkımın kökü şarkısı için ancak 6 alabilir” tarzı grubun (hardcore ya da softcore fark etmez) fanlarını kışkırtmaya ve tahrik etmeye yönelik yorumlar yapmaktan daha insancıl. Hatta en temizi beğenmediğin şeye HİÇ yorum yapmamak ama düşünce ve eleştiri özgürlüğü hakkından dolayı ona lafım yok haliyle.

    Yorum direk sana oldu ama aslında genel olarak yazdım. Aralık 2009′dan beri bu siteye takılıyorum. Saçmalıklar son zamanlarda artmaya başladı, bu da yeni katılan kitle ile alakalı. Bence bi kendinize çekidüzen verin, ya da vermeyin. İnsanları tahrik etmeden takılın şu sitede, bu kadar zor değil.

    Chuck Reis

    @darth sidious, insan beğenmediği şeyleri eleştirebilir tabi. bu herkesin en doğal hakkı. mesela ahmet abi blooddrunk için çöp kovası diyor ama bende blooddrunk’ı az çok seven biri olarak, çıkıp ”hööytt ne diyon sen!” demiyorum. anca esprili bir dilde cevap yazarım. bence asıl sorun, insanların tartışma biçimleri.

    demir bakire gibi ortamı kışkırtmak için yorum yazan arkadaşlar da var. sitenin kalitesini indiren asıl bunlar. çıkar morbid angel konusunda death metale sallar, ordan summoning konusunda ”tolkien çizgi romanlarıymış pöeah yüzüklerin efendisiymiş” gibi şeyler zırvalar. bu tip yazılarında yayınlanmaması sitemiz daha hayırlı olur.

    darth sidious

    @Chuck Reis, hah abi onu diyorum işte ben de. Herkesin sevdiği bişeye karşı durmak maharet sanılıyor bu ülkede. İşin komik yani “X albümü/filmi/dizisi çok boktan mnskym” diyen biri çıkıyor, ardından da o albümü/filmi/diziyi o güne kadar öven kişiler bir anda “haklısın lan” moduna dönüyor. “Neyin kafasındasınız ki?” denilince de sorun oluyor. Hal böyle olunca da Ahmet Saraçoğlu’nun istemediği ama yapmak zorunda kalacağını söylediği yaptırımlara başvurmak zorunda kalınıyor.

    blackroseimmortal

    @darth sidious, aslında sen de haklısın, şöyle bir örnek vereyim, son morbid angel albümünü niçin aldın, death metal için, dinledin, “bu ne amk” demedin mi, ben dedim, gittim hiç bi şey yazmadan morbid angel’a ikiyi bastım, bir basmadım çünkü morbid angel sonuçta, nevermore falan da iyi şarkı… demek ki insan sevmediği şeye (hatta sevdiği grubun sevmediği albümlerine bile) puan verebilir… ahmet saracoğlu yaptığı bütün kritiklere 5 ve üstü vermiyor sonuçta, beğenmediğin şeyi oylayabilirsin, kritiğini de yapabilirsin…

    “zıkkımın kökü şarkısı için ancak 6 alabilir” hay allahım, amon amartha böyle bişey yazdım, pişman oldum, gerçi bazı amon fanları da tottg hakkında öyle düşünüyor… en kötü albümü diyenler bile olmuş…

    bence herhangi bir alanda karşıt görüşlü 3 5 tane yorum olması iyidir… “şu şarkı iyi şu şarkı vasat” yazmak yerine her zaman böyle yazmayı tercih ederim, aykırı olmak gibi de bir amacım yok… küçücük bir yazıya bu kadar tepki göstermeye, başkalarının nickleriyle yazarak trollük yapamaya, ortamı germeye gerek yok… tepkinin de bi sınırı olması gerekir… gerçi türkiye’de yaşıyoruz herkes kavga arıyo, stresli, empati denen şeye fazlaca ihtiyacımız var… ben de heralde hazmedemeyeceğiniz şeyler yazmaya başladım, özür dilerim… bundan sonra fazlasıyla soft yazacağım…

    darth sidious

    @blackroseimmortal, aslında bakarsan Morbid Angel’ın son albümünü sevdim, sadece eski albümleri gibi değilmiş. Bu konuda yorum da yapmadım, zira “eski X bitmiş, yenisi boktan” tarzı yorumları sevmediğimi In Flames haberlerinin, kritiklerinin altında fazla fazla görebilirsin. MA’ın son albümünü sevmemiş olabilirsin, puan da basabilirsin, kritiğini de yapabilirsin. Benim lafım buna değil. Bunu yaparken grubun fanlarını tahrik etmeden yapmak önemli. “Niye öyle dedin ki, sen müzikten anlamazsın” dediği zaman “bu benim düşüncem” diyip konuyu kapatırsan tatsızlık çıkmaz.

    Grubun en kötü albümü olabilir (ki bence alakası yok) ama bu tarz yorumlar grubun fanlarını kızdırıyor işte, sonra kavga çıkıyor. O yüzden o tarz yorum yazmamaya çalışmanı öneriyorum. Yapmayabilirsin, senin seçimin.

    Karşıt görüşlülük olmasın demiyoruz, yorum yazarken grubun fanlarını kızd… üçüncü paragrafa geldim yine aynı şeyi yazıyorum yazdıklarına cevaben. Bu da gösteriyor ki, yazdığın her paragraf aynı konuya geliyor. Yorumların(ız)a dikkat ederek konuşmanı(zı) öneriyorum diyorum ben. Gerisi beni ırgalamaz. Bu tarz, o grubun fanlarını kızdıracak veya tahrik edecek yorumlar yazılmaya devam edildikçe bir yerden kabak tadı verecek bu durum. Haliyle, yorumlarınız insan tarafından genel tabiriyle “sallanmayacak”. Uzun lafın kısası, konuşmuş olmak için konuşmaya çalışmayın. Güzelim albümün altını da kirlettik zaten yeterince.

    blackroseimmortal

    @darth sidious, zaten her yorum “bu benim düşüncem” der, tamam bundan sonra yorumlarımı “dan” diye değil, hazmettire hazmettire yazmaya çalışacağım, bu arada morbid angel’ın radikult diye bi şarkı yapması albümün kötü olmasına fazlasıyla yetiyor :D

    in the court of the crimson king

    @darth sidious, sevilmeyen şeye puan verilmezse o zaman çoğu albümün notu 9 ve üzeri olur muhtemelen ve bu pek mantıklı olmaz. örneğin bi rust in peace’e tüm thrashçiler 10 verir, ortalaması da 10 olur. ama bu sitede 7 nokta bilmemkaç ve bence bu daha mantıklı. tüm kült albümlerin 10 alması çok doğru değil bence.

    blackroseimmortal

    @blackroseimmortal, gerçekten yapmadım ip maypi kontrol edilsin hay allahım…

    Chuck Reis

    @blackroseimmortal, sabah 8 değildi, gecenin üçünde zaten bu haldeydi. sayfayı f5ledim baktım durmadan 1 veriliyor. sonra oylama bitince sen yorum yazdın… uzatmanın alemi yok neyse kardeşim

    blackroseimmortal

    @Chuck Reis, aşağılara bakarsan durumu anlarsın.. neyse kardeş ben de sıkıldım bu muhabbetlerden…

    illuminati

    @Chuck Reis, yalnız işi blackroseimmortal yapmadığına göre sen bayağı bir ayıp etmiş oldun şimdi. :D

    Chuck Reis

    @illuminati, konu kapandı arkadaşım. yapmış ya da yapmamıştır beni ilgilendirmez.

  19. devilsadvocate says:

    çok fazla detaya inmicem. kendi adıma and justice for all..kritiğinin altında 10/9 ve şu albümünün altında 10/9′u görünce bismilllahirahmanirahim diye ön sövme hazırlıklarına başlamam bir 30 saniye sürüyor.

    Ahmet Saraçoğlu

    @devilsadvocate, albümler sadece metal tarihinde nerede durduklarına göre puanlandırılmayabilirler, bunu da düşünmek lazım. başka mikro değerlendirme kriterleri de var.

    devilsadvocate

    @Ahmet Saraçoğlu, elbette anlıyorum o albümü oturup onlarca kez dinleyip kafa patlatarak inceleme yapan insan (bu ben de olsam) ister istemez subjektif bir ruh haline bürenebilir. ama bu puanlandırma işine farklı bir yorum getirmek bence. örneğin metal külliyatı içinde ayrı, subjektif micro kriterlere göre ayrı bir puan verebilir inceleyen.

    sonuç olarak dediğim gibi and justice for all…, rust in peace yahut piece of mind olsun albümün adı. yazar ne haddime bu klasiğin güzelliği üzerine puan vermek parantezini açıp ama subjektif müzik beğenime göre master of puppets 7′lik bir albüm desin öpüp başıma koyayım o puanı.

    Burak Canik

    @Ahmet Saraçoğlu, şu yorumu sitenin ana sayfasında logonun tam altına dikkat çekici bi font ve renkle kocaman puntoyla yapıştırmalısınız.

  20. demir bakire says:

    ahahahah bu ne lan bakın ne buldum

    http://inci.sozlukspot.com/e/45097645/

    blackroseimmortal

    @demir bakire, “çok saol panpa şuku”

    demek ki bilip bilmeden konuşmıycakmışız…

    demir bakire

    @demir bakire, aha o da nesi başlık silinmiş ! muhtemelen açan adam silmiştir tabi

    entry’de albüm kritiğinin linki vardı, kodumun ergenleri sinir etti beni asılın 1′lere beyler falan yazıyordu ahuahuah

    sanırım daha sonra birileri düğmeye basmış…

  21. blackroseimmortal says:

    bi de şunu anlayamıyorum, “metallica black albümden sonra bozdu yea” diyince oluyor da, “in flames whoracle’dan son bozdu yea” diyince, veya “amorphis tales from the thousand lakes’ten sonra bozdu yea” diyince neden olmuyor, bu grupların dokunulmazlığı mı var, bu dediğim şeyler de 1 2 kişi tarafından kabul edilmiş şeyler değil…

    ege tekmen / jokernthiefmother

    @blackroseimmortal, biz zaten yıllardır bunu söylüyoruz karşim. müsterih kal hani. ve artık şu başlığa daha az yazmanı tavsiye ediyorum. gayet samimiyetle. vallahi. ikrah ettik.

  22. Exorsexist says:

    en epik kritik bu oldu heralde. hiç bu kadar ilginç olayların geliştiği bir kritik olmamıştı şuana kadar.

  23. B U R Z U M says:

    nasıl bir albüm hiçbi fikrim yok ama altına yorum yazılma rekorunu kıracak heralde…bu sitede bu kadar yorum yazılan başka bi albüm olmadı sanırım…

  24. swedish says:

    Vay be ne muhabbetler ne muhabbetler tartışmalar dönmüş.Benim uzun uzun yazacaklarımı zaten kritikte arkadaşlar özetlemiş.Aynen katılıyorum

    ”Fazla uzatmayalım. IN FLAMES’den beklenen şu saatten sonra eskisi gibi müzik yapmaları değildir sanırım; yalnızca iyi müzik yapmalarıdır, en azından benim beklediğim bu ve beklentilerimin “Sounds of a Playground Fading” ile tamamen karşılandığını söyleyebilirim”

  25. ihsan says:

    peki depeche mode tadları barındıran şarkı hangisi? ya ben albümü yeterince konsantre olup dinleyemiyorum ya da depeche mode sofad’dan sonra hızını alamadı gitarın sesini açtı.

    havitetty

    @ihsan, Liberation olsa gerek.

    ihsan

    @havitetty, küçümsemek gibi olmasında o şarkının nakarat girişinde, hani şu “i found away” dediği bölüm, hep bir şampuan reklamında çalan jingleı dinliyormuşum gibi geliyor. zaten albümdeki en amerikanvari şarkıda o, melodi yok, başladığı gibi dümdüz ilerliyor ve bitiyor.
    depeche mode ne alaka hala anlamlandıramadım. oldu olacak the attic’de de serge gainsourg havaları estirdik deselerdi.

    havitetty

    @ihsan, Depeche Mode bilen bir insan da değilim şimdi yanlış anlaşılmasın, albümde diğerlerinden en alakasız olan şarkı o olduğu için tahminim o oldu sadece, DM’dan tamamen uzak olabilir :)

    Liberation’ı da benden başka seven olmamış galiba. Dümdüz tam pop/indie-rock şarkısı ama epey sevdim ben onu. Albümün son şarkısını beğenince albüm bittikçe baştan dinlemek ister ya insan, o etkiyi acaip yarattı bende. Albümü bu kadar çok dinlemiş olmamdaki en büyük etkenlerden biri diyebilirim.

    Ömer Kuş

    @havitetty, ben de beğendim abi gayet.

  26. blackroseimmortal says:

    albümü bi daha dinlediğimde, ilk 4 şarkının gayet başarılı olduğunu anladım, ilk dinleyişte tek sevdiğim fear is the weakness şarkısının ise o kadar da iyi olmadığını gördüm, fakat o şarkıdan sonra albüm, a sense of purpose’a dönüyor, a new dawn albümü toparlasa da, geliyoruz liberation, yani kardeş günümüzün hard rock’ından nefret eden biri olarak, nasıl anlatıyım, çok gereksiz bir parça olmuş… albümde vokaller çok kötü, onun dışında diğer bütün enstrümanlar sağlam, 2 verilecek bir albüm değil, yeni puanım 4…

  27. Uğur C says:

    In Flames canlı performans grubudur. Bunu düşünerek yazar şarkılarını. Tabii ki bundan 10 yıl önce daha iyi işler çıkarıyordu ama sorarım size vokaller, müzik çizgisi aynı olsa,kendini tekrar ediyor olsa in flames albüm çıkarıyor denildiğinde kaçınız heyecanlanırdı ? Çok yerinde bir risk almış grup. 9/10 diyorum

  28. Milky Flames says:

    @Uğur C, in flames canli performans grubu mu hahaha $aka dimi bu?

    FaTal1ty

    @Milky Flames, canlı performans grubu tabi normalde in flames dinlemeyip
    bi cloud connected openning izleyip in flames fan ı olan çok insan var anders ın vokali herzaman tatmin edici olmayabilir
    ama in flames şarkıları only for the weak cloud connected trigger pinball map vs vs konserlerde kayıttakinden çok daha farklı tat verir

  29. inflameswetrust says:

    İn Flames in belki de en kötü albümüdür Jesperın olmaması bir şey değilde şarkılar yönünden dinlettirmiyor kendini.
    Koskoca İn Flamesin birgün böyle şarkılar yapacağı kimin aklına gelirdi.

  30. Blakkheim says:

    Haftalık “We Are The Void” ilacımı aldıktan sonra dur bir de In Flames’in son albümü dinleyeyim dedim. Şu an The Attic’deyim ve şimdiye kadar olan şarkıların tamamına ezbere eşlik ettim. Öf iyi baya, tamam.

  31. Mirror says:

    Fısssstık gibi bir albüm. Herkesin görüşüne saygılıyım. Sadece beğenmeyenlerin kafasını ısırayım. 30 yaşımda beni heyecanlandırdılar adamlar. helal olsun. 8,5/10

  32. devilsadvocate says:

    albümün sahibi in flames yerine isimsiz bir grup olsa memlekette toplam 14 kişi dinler, bunlardan 12′si yorum yapmaya bile gerek duymaz kalan ikisi, zaman kaybı tavsiye etmem der sonsuzlukta kaybolurdu Sounds of a Playground Fading ismi.

    Mirror

    @devilsadvocate,

    Bu albüm karanlıkta sonsuzlukta falan kaybolmaz merak etme. Ha İn Flames belki sizi kaybeder ama 5 tane sempatzan kazanır belli mi olur? Ne kadar meraklıyız sadece kendi istediğimiz müziğin,temanın icra edilmesi konusunda. Tüm sevdiğimiz grupların tapusu bizdeymiş gibi davranıyoruz. öyle bir hakkımız olsaydı sanırım benim Jon Oliva’ya “Lami cimi yok, Savatage’i benim üstüe yapacaksın” demem gerekirdi bundan bi 10 sene falan önce.

  33. Ömer Kuş says:

    Şuraya bi mini konser kritiği gireyim. Perşembe günü In Flames’i Varşova’da izledim. Beklediğim tabi mekan baya doluydu. X-Core diye dandik bi grup ve Noctiferia diye (sanırım Türkiye’ye de gelmişlerdi bunlar) hiç zevk alamadığım başka bir gruptan sonra çıktılar sahneye. Sonisphere performansıyla kıyaslarsam bu çok daha iyi bi konserdi. Anders fazla sıçmadı, hatta eski şarkıları bile gayet iyi söyledi (The Hive çaldılar ulan), bütün elemanlar da gayet güleryüzlü ve enerjikti. Anders şarkı aralarında baya bi konuştu espri yaptı falan. Niclas Engelin de gruba çok çabuk ayak uydurmuş gibi, o da çok keyif alıyordu.

    The Hive’ın solosunu canlı dinledim ya o bile yeter lan. Bi de son albüme abanmasalardı iyi olacaktı ama olsun. 20 şarkı çaldılar en azından toplamda.

    Ha bi de, Polonya seyircisi çok rahat Türkiye seyircisiyle yarışır çılgınlık konusunda. Bir saniye yerinde durmadı kimse. Hayatımda hiçbir konserde bu kadar sık crowdsurfing görmedim bi de. Dakika başı kafamın üstünden biri geçiyodu.

    Neyse uzun lafın kısası, In Flames konserlerde yardırmaya devam ediyor. 4. izleyişimdi, 5 de olsa 10 da olsa giderim. Setlisti de ekleyip uzayayım:

    Sounds of a Playground Fading
    Deliver Us
    All For Me
    Trigger
    Alias
    Swim
    Colony
    The Hive
    Where the Dead Ships Dwell
    Fear is the Weakness
    Ropes
    Darker Times
    Delight and Angers
    Only for the Weak
    The Mirror’s Truth
    Liberation
    Come Clarity
    Cloud Connected
    The Quiet Place
    Take This Life

    bloodshower

    @Ömer Kuş, swim, colony, the hive güzel olmuş konser be.

    Ömer Kuş

    @bloodshower, o üç şarkı arka arkaya geldi bi de, ihya oldum valla. Bu tur sırasında birkaç şehirde Insipid 2000 da çalıyolardı hatta, Polonya’da es geçtiler şerefsizler.

    jesterhead

    @Ömer Kuş,

    insipid 2000 mi dedin ? ! aman allahım !

    sambalici

    @jesterhead, insipid 2000 mi, vat dı fak? yok artık, vay anasını.

  34. son in flames albümleri gibi çabucak sönmedi bu albüm benim için. bir kaç yerden yakaladı mı bırakmıyor albüm insanı. ayrıca zamanında ne tartışmışız lan.

  35. So Pure So Cold says:

    Niclas Engelin bu albümde çalmadı.

    Rotten Angel

    Transilvanian Hungeeeeeeeeeerrrrrrr diye bağırasım geldi

    Baybora

    @Rotten Angel, Ve ben de bunu ”To Your Hungeeeeeeeeeerrrrrrr!” diye okuyup Symbolic’e yorum yapıldı sandım. Hayırlısı.

  36. mert öncel says:

    şarkıları inceleyelim :
    1-SOUNDS OF A PLAYGROUND FADİNG ; Şarkının başı , riffler falan gayet iyi fakatalbümün en iyi şarkısın olamaz kesinlikle
    2-Deliver Us: Gayet iyi bir şarkı başındaki melodi falan ama bir kaç kere dinleyince sıkıyor.
    3-All For Me: Herkesin cok sevdği fakat benim zayıf bulduğum bir şarkı (her açıdan )
    4-The Puzzle : Her açıdan albümün en köt şarkısı
    5-Fear İs The Weakness:İşte bu süper !! kesinlikle albümün en iyi şarkısı her şey gayet iyi zaten başındaki melodi yeter ve Andersin vokali süper
    6-Where the dead ship dwell: Evet tamam gercekten iyi bir şarkı ama tam olarak türünü belli edemedim ben (hard rock mı metal mi) ama fear is the weaknesstan sonra a new dawn la en iyi şarkı.
    7-The Attic: Güzel bir deneme olmuş iyi bir şarkı ama in flamese uyarmı derseniz orası tartışılır.
    8-Darker Times: The Puzlle la birlikte en bu albümün en kötülerinden.
    9-Ropes: Melodisi, riffler falan gayet yerinde ama kötü bir yanı var nakarata geçişi gerçekten tek kelimeyle berbat.
    10-Enter Tragedy : Vasat bir şarkı en fazla Sounds OF A playgroun fading (şarkı olan) in gerisinde kalır.
    11-Jester’s Door : Görüyoruzki yeni bişey denenmiş saygımız sonsuz ama inşaallah birdaha böle bişey olmaz.
    12:A New Dawn : Harbiden A New Dawn(Yeni bir doğuş) valla helal uzun zaman sonra böle bir şarkı çıkması süper yaylılar falan süper giirmiş fear is the weakness tan sonra favorim.
    !3:Liberation: Ve geldik son şarkıya.. Evet Liberation iyi bir alternative şarkı metaphorun daha iyisi olarak görüorum ama şarkının sözleri bittikten sonraki melodisi fazla olmuş.

    Evet benim eleştirim bu kadar bu albüm benc 10 üzerinden 6, 6.5 puanı hakkediyor İn Flames in tarzımı pek sayılmaz ama ksinlikle tonlarca in flames hayranı kazandrımıştır bu albüm bi yandanda tonlarca in flams hayranı in flames dinlemeyi bırakmıştır. Ama artık İn Flamesi böyle görceğimizden eminim
    SON

  37. Baybora says:

    http://sphotos-f.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-prn1/68780_412267012155397_1577550643_n.jpg

    Metal Hammer’dan en iyi albüm ödülü almış. Metal Hammer her zaman saçmalayan bir dergidir,ama bu saçmalamanın daniskası olmuş artık…

    Bu albümü sevmem. Ama bu yüzden saçma bulmuyorum,o kadar albüm arasından kalkıp da bunun kazanmasını saçma buluyorum.

  38. Rotten Angel says:

    Alternatif In Flames’in en iyi albümü. Bundan sonraki yıllarda; kolay kolay bundan daha iyi bir albüm yapamazlar bence.

  39. Can says:

    netten 30 kez falan dinledikten sonra gidip orjinalini aldım.. arabaya binip cd’yi taktığımda o kadar dinlemiş olmama rağmen hala çok pis heyecanlıydım.. bence albüm mükemmele yakın.

  40. cazorp says:

    cCc Fear is the Weakness cCc

  41. İlker says:

    Where the Dead Ships Dwell nakaratı.

  42. northern says:

    spam var yo! (sıktı evet haha)

    Ahmet Saraçoğlu

    @northern, sağ ol. :) Çok fazla var biliyorum. Site yenilenirken hepsine bir seferde çare bulmaya çalışacağız.

  43. toasterjam says:

    @Ahmet Saraçoğlu, Abi bir ara böyle bir geyik vardı, o kadar uzun zaman oldu ki o ara kullandığım nick’i bile hatırlamıyorum. Ben sitenin değişecek/yenilenecek olmasını ciddiye alıyordum, bu sadece bir meme miydi? En iyi albümler listesi ve logo dışında majör bir değişiklik hatırlayamıyorum.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.