# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
ENTOMBED – Clandestine
| 23.08.2022

Daha karanlık ve daha sofistike bir ENTOMBED.

Emir Şekercioğlu

“Left Hand Path” ile death metalin en ikonik albümlerinden birini yapmaları yetmezmiş gibi söz konusu albümde kullandıkları gitar tonuyla da İsveç death metalinin en karakteristik yanını ortaya koymuş olan Entombed hız kesmeden, bir sene sonra ikinci stüdyo albümü “Clandestine” ile yumruğunu bir kez daha masaya vurdu. Hem de ne vurmak.

Müzik anlamında “Clandestine”, grubun debut albümünde tutunduğundan daha farklı bir tavır ortaya koyuyordu. Elbette tarzın özüne baktığımızda gördüğümüz şey en nihayetinde Entombed’un kendisiydi, ancak ikinci albümleri grubun kendini tekrar etmek gibi bir niyeti olmadığını ilk elden göstermişti. Bu tavır, “Wolverine Blues” çalışmasında kendini daha keskin bir şekilde ortaya koyacağından ötürü grubun ilk üç çalışmasında “Clandestine”in epey önemli bir yer tuttuğunu söyleyebiliriz.

“Left Hand Path”in en öne çıkan isimlerinden biri olan Lars-Göran Petrov’un albümde yer almadığı bilgisini bir şekilde edinen ve “Clandestine”i henüz dinlememiş bir dinleyiciyi hayal ettiğimizde o dönemlere gidip, malum kişinin içinde bir miktar tereddüt oluşacağını düşünmek gayet olası. Neticede Petrov, debut albümdeki vokalleriyle ve yazdığı sözlerle death metal severlerin gönlünü geniş çapta kazanmış, Morbid’deki davulculuk yıllarını bilen dinleyicilerine de on parmağında on marifetin olduğunu göstermişti. Fakat “Clandestine”de vokalleri, yetenek abidesi üyelerden oluşan grubun davulcusu Nicke Anderson devralmıştı. Hâliyle, Anderson’ın özellikle vokal bakımından üzerinde oluşacağı baskıyı tahmin etmek zor değil. İşte tam bu noktada olması gerekeni, yani bir grup çalışmasını görüyoruz. Çünkü görünüşe göre Entombed, Petrov’un yokluğunu hissettirmemek için kemerleri öyle sıkmış ki ortaya şahane denebilecek bir iş çıkmış.

Entombed dinleyicilerinin büyük bir çoğunluğu arasında sanıyorum ki atmosferi, vokalleri, albüm kapağı ve daha birçok şeyiyle grubun en çok sevilen ve 1 numaraya oturtulan albümü “Left Hand Path”. Kesinlikle anlayabileceğim bu kanıya karşılık ben oyumu “Clandestine” adına kullanıyorum. Çünkü albümde icra edilen death metal bazında bir seviye atlandığını düşünüyorum.

Albümün enstrümantal olarak en göze çarpan yanı, şarkılardaki progresif elementlerin/katmanlı yapıların öne çıkarılması. Tabii “progresif” dedim diye akıllara hemen Opeth, Tool gelmesin. Çok ufak dokunuşlarla ya da parçanın çehresini tümden değiştirmeyecek ölçüde dengeli aranjmanlarla şarkıların, lineer yapılardan kurtulup daha çeşitli ve nüanslı icralara dönüştüğünü söylemeye çalışıyorum. En basitinden soloları ele alalım; debut albümlerinde daha Slayer karakteristiğinde kaotik sololar görüyorken “Clandestine”deki şarkıların her biri için özenilmiş hard rock/blues ağırlıklı sololar yer alıyor. Bu soloların da son derece karanlık ve death metal agresifliği ile kendini gösteren riflerle birleştiği durumlar albümün tümden işitsel güzelliğini arttırıyor. Davullarsa önceki albüme göre çok daha varyasyon ve teknik içeriyor. Nicke Anderson işin bu kısmında en harika işlerinden bazılarına imza atmış “Clandestine”de. Öte yandan, “katmanlılık” ve “progresiflik” meselesine de güzel örnek teşkil edebilecek şarkılar mevcut. “Evilyn” parçası, giriş/gelişme/geçiş bölümleri ve tatlı bir davul solosu barındıran kapanış bölümüyle albümdeki aşılan lineerliğin en güzel örneklerinden birisi. Bunun dışında şarkıların geneli için konuşacak olursak her beste kendi içerisinde ilginç düzenlemeler ve kulakları kendine çekebilecek derecede cazibeli pasajlar barındırıyor. Entombed’dan alışık olduğumuz üzere bu pasajlar hard rock, heavy metal ve blues karakterleri arasında gayet ölçülü bir şekilde gidip geliyor.

Tek bir boş şarkının dahi olmadığı çalışmada etkileyici müzisyenlik göstergelerinin “Strange Aeons” parçasından itibaren hız kazandığını ve dur durak bilmeden albümün sonuna değin devam ettiğini söyleyebilirim. Açılış parçaları “Living Dead” ve “Sinners Bleed” hızlı bir başlangıç yaptıktan sonra albüm birden “Evilyn” ile Edge of Sanity’nin ilk zamanlarındaki vahşi progresiflikte bir death metal anlayışına kayıyor (bu şarkı Edge of Sanity’nin “Tales…” ve “Dead but Dreaming” şarkılarıyla mukayeseli olarak dinlenebilir). Birbiri ardınca gelen “Chaos Breed” ve “Crawl” parçalarıysa albümdeki tansiyonu iyice yükseltip ambiyansı daha kötücül bir hâle getiriyor. Durgun bir su berraklığındaki introsuyla albümün son şarkısı “Through the Collonades” ise “The Call of Ktulu”ya göz kırpan rifleri ve korku filmine dönüşen geçiş bölümüyle albüme yakışan müthiş bir kapanış yapıyor. Film demişken anmadan geçmeyelim; Entombed bu albümde üç tane filmden sample kullanıyor; 1964 yapımı “Masque of the Red Death”, 1932 yapımı “The Mummy” ve 1948 yapımı “Rope”.

“Clandestine”in takdir toplayan bir diğer özelliği, bestelerinde artan varyasyona karşılık şarkıların son derece akıcı olması. Entombed buradaki dengeyi öyle başarılı bir şekilde kurmuş ki her şeyi tadında yapıyor. İcra ettiği tarz için ne çok sade ya da bir özelliği olmayan beste yapma hatasına düşüyor ne de nüans katayım derken işin içinden çıkamama gibi bir kusur işliyor. Dolayısıyla albümü dinlerken grubun ne kadar iş bilen kişilerden oluştuğunu tekrar görüyorsunuz ve gruba duyduğunuz saygı artıyor.

Albümün biraz eksik kalan yanı doğal olarak Petrov’dan boşalan vokal koltuğuyla alakalı. Zannediyorum bu albümü “Left Hand Path”in ardından dinleyenler ister istemez Petrov’un o ekolu, vahşi ve at koşturur gibi söyleyen vokalini aramıştır. Yine de Nicke Anderson yalnızca davulda değil, işin vokal kısmında da bence elinden geleni yapmış. Vokal tercihi biraz “bağırmalı/haykırmalı” olsa da durumu gayet kotardığını düşünüyorum. Fakat “ben bu albümü Petrov’un sesiyle dinlemek isterdim” diyenler de gayet haklıdır.

En nihayetinde “Clandestine”, başlıkta da değindiğim gibi daha sofistike ve okültizme kayan karanlığıyla Entombed’un müzik açısından seviye atladığı bir çalışma olarak öne çıkıyor. Tabii bundan da önemlisi grubun kendini tekrar etmeyen, vizyoner bir dürtüyle yeni şeyler denemekten korkmayan yapısının en başarılı örneklerinden birini teşkil ediyor. Yine Dan Seagrave’in elinden çıkan göz alıcı albüm kapağıyla da grotesk bir şölene imza atıyor.

9,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.24/10, Toplam oy: 25)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1991
Şirket
Earache Records
Kadro
Nicke Anderson: Vokal, davul, sözler, beste
Alex Hellid: Lead gitar, sözler
Ulf Cederlund: Gitar, geri vokal, beste
Lars Rosenberg: Bas, beste
Şarkılar
1) Living Dead
2) Sinners Bleed
3) Evilyn
4) Blessed Be
5) Stranger Aeons
6) Chaos Breed
7) Crawl
8) Severe Burns
9) Through the Collonades
  Yorum alanı

“ENTOMBED – Clandestine” yazısına 7 yorum var

  1. eyemaster says:

    katılıyorum. en iyi entombed albümüdür. çıktığı yıldan bu yana yüzlerce kez dinlemişimdir. hatta daha da ileri gidilip, death metal tarihinin en iyi albümü dahi denilebilir.

  2. Kastaga says:

    left and path kadar ilgimi çeken bir albüm değildi elbette, ama kritik çok iyi olduğundan tekrar bir bakacağım, elinize sağlık.

  3. cemilokumus says:

    Entombed konusunda oyumu “Left Hand Path”ten yana kullansam da bu albümün kritikte de gayet başarılı bir şekilde anlatıldığı gibi Entombed adına ciddi bir seviye atlamayı ifade ettiği çok açık. Death metal adına progresif bir besteciliğin, death metal tadından hiçbir şey kaybetmeksizin türün kendine özgü sertliği ve kaotikliğiyle nasıl akıcı bir şekilde bir araya gelebileceğinin çok belirgin ve başarılı bir örneği. Eline sağlık Emir, yine çok iyi ve okuması keyifli bir inceleme olmuş.

  4. OblomoV says:

    Wolverine Blues’u da epey severim ama keşke bu albümden sonra kritikte bahsedilen seyirde üstüne koyarak ilerleyen bir iki albüm daha yapıp Death’n roll sularına öyle yelken açsalardı. Bu kadar kısa sürede bu denli müzikal değişim epey ilginç.

  5. Unanimated says:

    En sevdiğim entombed albümü. Başyapıt.

  6. Merdomerdo says:

    LG neden yok bu albümde, bileniniz var mı?

    mandrake

    @Merdomerdo, iddiaya göre Nicke’in kız arkadaşıyla birlikte olduğuna dair söylenti çıkmış o dönem. Geçici olarak gruptan kovulmuş.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.