# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
NEUROSIS – Through Silver in Blood
| 27.04.2022

Yaratıcılık ve kalıplara sığmazlık.

Deniz Güneş (deadhouse)

Yeni bir şeyler var etmek. Eskinin mirasını cömertçe harcamayıp sanatına gerekli olduğu kadarıyla eklemlemek. Teknik – duygu yani bir nevi biçim – içerik dengesini yakalamak. Biçimsiz içerikten ve içeriksiz biçimden kaçınmaya çalışmak. Devrimsel nitelikte işlere imza atmak. Müzik türlerini ustalıkla harmanlayıp ortaya eşsiz güzellikte bir eser çıkarmak. Karşınızda Through Silver in Blood, karşınızda Scott Kelly, karşınızda Neurosis, karşınızda post metalin yapı taşı, karşınızda sert müzik tarihinin en iyi albümlerinden biri.

Neurosis için en saygı duyduğum grup desem yeridir. Sanat dallarının tümü için düşünmesem de müzik için şu kelamı edebilirim: Müzisyen-dinleyici arasındaki ilişki önemlidir. Nasıl edebiyatta okur ve yazar arasında bağ varsa, bu müzik için de böyledir. Neurosis tüm samimiyetiyle, karanlığıyla, ağırlığıyla dinleyicisiyle özel bir bağ kurabilen bir grup. Bunu röportajlarıyla, tv programına çıkıp konuşmalarıyla yapmıyorlar. Bunu sadece müzik aracılığıyla yapıyorlar. Salt müzik ekseninde bunu başarmak oldukça saygı duyulası bir olay. Bu, bir müzisyenin kendini ne denli iyi ifade ettiğini gösterir, sanatında ne denli başarılı olduğunu gösterir.

Through Silver in Blood, Neurosis’in eşsiz diskografisinde çok önemli bir yere sahip. Günümüzün yüzlerce post metal/hardcore/sludge grubunu etkilemiş bir albüm. Herhangi bir post/sludge grubunu dinleyin. Mutlaka Neurosis’ten etkilenmişlerdir. Through Silver in Blood üst düzey dinamizme sahip bir albüm. Yağ gibi akan bu müzik; hardcore, sludge metal, post metal gibi türlerin mükemmel bir karışımı. Mirasını Black Sabbath ve Swans’tan alan Neurosis, güçlü ve kusursuz sound’uyla sert müzik sahnesine bu albümle sonsuza dek hatırlanacak bir eser bıraktı. Neurosis bu albümle, Black Sabbath’ın ağır, doom tarafını, trilyonlarca müzisyeni etkilemiş Swans’ın özgürlükçü ve doğaçlama tarafıyla birleştirip post-metalin önemli bir elementi olan, Neurosis icadı sayabileceğimiz eşsiz bir Hardcore/Sludge sosuyla sert müzik sahnesinde bir mihenk taşı yarattı. Şahsen bu müzik için deneysel ve avangart kelimelerini kullanmak istemiyorum. Sanki bu müzik, Neurosis tarafından, bir bilim insanı edasıyla, deneme-yanılma yöntemiyle değil de Neurosis böyle istedi de aniden var oldu gibi geliyor.

Tanrı, “ışık olsun” diye buyurdu ve ışık oldu.” – Yaratılış, Eski Ahit.

Büyülü bir albüm Through Silver in Blood. Ağır gitarlar, Scott Kelly’nin haykırışları, arka plandaki motor sesi, savaş uçakları, hafif, soğuk, buz gibi tınılar, öldürücü ama yerinde melodiler, tekrarlayan, müzik değil bu, başka bir diyeceğiniz garip rifler, enstrümanlar, sanki sabahın ilk ışıklarıyla yalnız, yapayalnız sokağa çıkmışsınız ve kıyameti bekliyormuşsunuz hissi veren duygular. Neurosis karanlığı hiçbir tür karanlığa benzemez. Katatonia karanlığı süründürür, Anathema karanlığı hüzünlerden hüzünlere gark eder. Bu iki grubun benzeri birçok üzücü müzik grubu vardır. Neurosis karanlığı ise hüzün vermez, süründürmez, depresif black metal grupları gibi depresyona da sokmaz. Funeral doom grupları gibi son kalan yaşama isteği kırıntısını da yok etmez. Neurosis karanlığı hiçbir şeye benzemez. Müzik, yaşama ve ölüme karşı müthiş bir ağır yük verir insana. Neurosis dinlerken yaşamın ve ölümün bir ceza olduğunu düşünürsünüz. Ve bu cezanın bedelini de ağır başlı bir tavırla karşılamak zorundasınız. Böyle bir karanlıktır Neurosis müziği. Her şeye rağmen ayakta kalmak, ancak ayaktayken de yaşamamak, ölmemek veya ne yaptığını bilmemek.

Through Silver in Blood için Neurosis’in ustalık eseri desek yanlış olmaz. Kariyerine hardcore ağırlıklı müzik yaparak başlayan Neurosis, asıl dinamizmini, kendine has Neurosis’i Neurosis yapan gerçek müziğini, tam olarak bu albümle oluşturdu. Albümde soft müzik seven kitle için sakin anlar da mevcut, sert müzik sevenler için ise gerçek bir hazine. Öyle bir albüm ki bu, kâh karşınıza post rockvari, sürpriz klavyeli bir an çıkıyor, kâh kaos içerisinde yüzen, ardı arkası kesilmeyen, kafaya balyoz vururmuşcasına çalan davul ve rif atakları çıkıyor. Neurosis tüm bunları muhteşem bir nizam içerisinde, şarkı içerisinde bütünlüğü kaybetmeden yapıyor. Mükemmel bir davul ve bas performansı, inanılmaz komplike bir müzik. Kompozisyonu en iyi albümlerden biri Through Silver in Blood. Şu dakikada bu olmasaydı, bu şarkıda şu olmasaydı diyebileceğiniz tek bir an yok. Bu albümü dinlerken kimi zaman film izliyor gibi, kimi zaman roman okuyor gibi, ancak en nihayetinde, müzik sanatının en nadide eserlerinden birini dinlediğinizi unutmayacaksınız. Karanlık müziklerden hoşlanmıyorsanız bile albümdeki komplike yapıyı takdir etmemek olasılık dışı.

Neurosis üyeleri, başta Scott Kelly olmak üzere özel insanlar. Bu müzikleri yaratırkenki motivasyonları, yaşadıkları süreçler, hayata bakışları, dünya insanlarının pek hissetmek istemeyeceği türden hisler. Böylesine ruh halleri genelde normal insanlarda aralıklı şekilde olur, sanatçılarda ise uzun süreli olabiliyor. Böyle olduğunda ise ortaya sanat çıkıyor.

10/10
Albümün okur notu: 12345678910 (9.16/10, Toplam oy: 31)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1996
Şirket
Relapse Records
Kadro
Scott Kelly: Gitar, vokal, perküsyon
Steve Von Till: Gitar, vokal, perküsyon
Dave Edwardson: Bas, vokal, moog
Jason Roeder: Davul, perküsyon
Noah Landis: Klavye, synthesizer
Şarkılar
1. Through Silver in Blood
2. Rehumanize
3. Eye
4. Purify
5. Locust Star
6. Strength of Fates
7. Become the Ocean
8. Aeon
9. Enclosure in Flame
  Yorum alanı

“NEUROSIS – Through Silver in Blood” yazısına 10 yorum var

  1. lammoth says:

    10 numara albüm 10 numara kritik. Biraderim eline, yüreğine sağlık gerçekten albümün hissini yakalayan bir inceleme olmuş. Böyle albümlerde bence tıpkı senin yaptığın gibi albümün o atmosferik his coğrafyasının içinde gezinen bir yaklaşımla meseleye bakmak en doğrusu. Yeni kritiklerini okumak için sabırsızlanıyorum.

  2. Opethsevenbiri says:

    Bu çok devasa bi albüm gerçekten ya.

  3. Ensamvakt says:

    Pa’da yazdıklarını okumayı en sevdiğim, fikir olarak olsun kendime yakın gördüğüm, metal tercihlerimiz olarak da kendime yakın hissettiğim deadhouse yazmış. Mükemmel bir yazı olmuş, albümle bütünleşmiş, dolu dolu bir yazı olmuş eline sağlık hocam.

  4. Erhan says:

    Güzel kritik. Neurosis olmasaydı şu an Mastodon başta olmak üzere birçok grubu dinleyemiyor olacaktık. Grup albüm bazında değil ama bizzat kendi bazında metal müziğin mihenk taşlarından.

  5. Satanic Planet says:

    “…trilyonlarca müzisyen”?
    Klasik albüm. Güzel yazı.

    deadhouse

    @Satanic Planet, Mübalağa, Mecaz. :)

  6. TanSolo says:

    Uzay’ın en yüce grubu! Bazen kendimde dinleyecek haddi bulamıyorum. Umarım birgün yakınlara gelirler de kendilerini canlı dinlerim.

  7. deadhouse says:

    Teşekkürler arkadaşlar. Neurosis gibi bir gruba ruhçu yaklaşmaktan başka bir şey yapamadım. Aksi, hiç olmazsa bana mümkün görünmüyor.

  8. Unanimated says:

    Ellerine sağlık sayın deadhouse. Sitede eksikliği hissedilen bir albümdü, çok güzel incelenmiş. Bu albüm bir anıt eser metal müzik için bir titan.

  9. Emir says:

    Kritik için ellerinize sağlık. Bu grubun hiçbir albümünü dinlememiştim, ismini epey duymama rağmen. Ama yazınızdan gaz alarak bu albümden başlayacağım dinlemeye. Bunun dışında, incelemelerinizi daha sık görmek isterim.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.