# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
KEISER – Our Wretched Demise
| 13.12.2020

Odun kalınlığında tuvalet tıkayan sahipsiz bir “bok” ile tam olmak üzere iken, kıl payı olamamış bir black metal albümünün buluşması.

ismail vilehand

Bizim dükkânın tuvaleti tam bir korku filmi gibi. Güney Amerikalı uyuşturucu kartellerinin infaz yaptığı ücra köşelere benziyor. Bizim dükkânın tuvalette birisi öldürülse, o kesin yeni “Pissgrave” albümü kapağı olur. Açık konuşayım, normal bir insan bizim dükkânın tuvaletine çok mecbur kalmadıkça asla girmez. Ki ben bile çok acil işemek harici, ölümüne “Motörhead” ve “Sodom” fanı olduğum halde, bizim tuvaletten korkup, çok yakın olduğu için “Nişantaşı, City’s” alışveriş merkezinin tuvaletine gidiyorum.

Yani şöyle söyleyeyim, bizim dükkânın tuvaletine sıçabilen birileri varsa “Nobel” ödülü almalı. Donunu sıyırıp o klozete oturmak bile büyük cesaret. Delikten kocaman bir “Xenomorph” çıkıp, testislerinizi veya vajina yanaklarınızı “ham!” yaparak koparabilir. Veya yavru bir “Godzilla” çıkabilir.

“Superman” bizim tuvalette neler oluyor diye bir bakmak için gelse, gözlerindeki lazeriyle içeriyi komple yakar, sonrasında bizim dükkânın olduğu apartmanı da belediye mühürler. Ama benim tüm bu düşüncelerime rağmen, bir şekilde bizim tuvalet masrafları civardaki esnaf tarafından ortak karşılanan, aşırı popüler bir tuvalet olarak hayatına devam ediyor. Belki buna alternatifsizlik diyebiliriz ama yerim öyle alternatifsizliği. Tuvalet bildiğiniz “Demogorgon” yuvası gibi. Görüntüsü ile ölüm saçıyor.

Uzun lafın kısası, geçenlerde bizim bu korkunç tuvaletin kendisinden daha korkunç bir şey ile karşılaştık. Kalınlığı aşağı yukarı 50’lik “Yeni Rakı” kadar, uzunluğu ise “Pringles” kutusundan yarım kat daha uzun bir “bok” tuvalette duruyordu. Düşündük bunu nasıl imha ederiz diye, su kaynatıp kovaya doldurduk ve döktük. Sonuç alamadık. Hemen ardından ben dedim ki; “Çamaşır suyu güçlü bir kimyasaldır, sonraki kaynayan suyu çamaşır suyu ile birlikte dökelim, bu canavarı eritir işi çözeriz.” Ancak yine sonuç alamadık.

En son sopayla vurarak bu kütleyi kırma kararı aldım. Biz kaynar su döktükçe yumuşar, ben de sopayla ezerim diye düşündük ama bana mısın demedi. En son sinirden abanınca ortadan çatlayıp ikiye bölündü ve devamında indirdiğim darbeler sonucunda gitti. “Final Boss” misali bizi zorlayan o “bok”tan kurtulmuş olduk. Bu canavar kimden çıktıysa görünce panikleyip kaçtı demek ki. Nüfus kâğıdı çıkartmaya gitmiş bile olabilir. Biz kendisini yok etmesek ayaklanıp hak talep edebilecek kalıba sahipti. Yeminle sabah sabah aklımız gitti.

“Keiser” ise hiçbir yenilik barındırmayan “melodik” bir “black metal” ile tıpkı bizim tuvalette illegal bir yapılanma kurmaya çalışan o efsane “baba yiğit” gibi şansını deniyor ancak, günümüzde pozitif anlamda korkunç bir üst seviye de olan, “black metal” piyasasında şansları çok az. Muhtemelen kendileri de şanslarının az olduğunu bildikleri için, durumu pek zorlamıyorlar.

Şimdi söyle söyleyeyim; “corpse paint” yapmamaları, maske takmamaları ve kafalarına siyah çuval geçirmemeleri bir artı puan olabilir ancak, yaptıkları müzik hatasız ve sound olarak vasatın üstü olsa da, şu an sonlarına geldiğimiz 2020 yılında iş yapması pek mümkün görülmeyen, vasat ve altı bir “black metal”. Devasa hatalar yapmıyorlar ama çok fazla güvenli sularda yüzdüklerini söyleyebilirim.

Benimsedikleri tarz; 90’lar sonu ve 2000’ler başı mainstream, melodik ve aşırı kolay dinlenebilir, dinleyici dostu “black metal” olarak özetlenebilir. Bundan bağımsız olarak grup elemanlarının “Urgehal”, “Marduk”, “Dark Funeral” gibi grupları sevdikleri çok belli. Özellikle “Prelude to War” adlı intro sonrası albümü açan şarkı “Scourge of the Wicked”ın, “1:47” ile başlayan kısmı tam bir orta dönem “Urgehal” şarkısı kalitesi yansıtıyor ancak albümün sonrası için aynı şeyleri söylemek pek mümkün değil.

Keza sonrasında gelen “Cannons of War” ise düşük tempo bir son dönem “Marduk” ve “Funeral Mist” kırması bir şarkı havası veriyor. Daha fazla devam etmek istemiyorum çünkü albüm sürekli bu şekilde 45 dakika, 53 saniye boyunca devam ediyor. “Urgehal”, “Marduk”, “Funeral Mist”, “Dark Funeral” gibi grupların dinlenebilirliği en yüksek ve melodik halinin gereksiz bir füzyonu olarak kendi çaplarında ellerinden geleni yapıyorlar. Tamam, bunu kötü ve hatalı yapmıyorlar ama buna ne gerek olduğunu, albümü dinledikçe anlamakta çok zorlanıyorum.

Sonuca gelirsek; çok kolay dinlenebilir, kâfi miktarda melodik ve kâfi miktarda “minnoş” bir sertlik barındıran, sound olarak hiçbir falsosu olmayan, dümdüz “beginner metalcilerin” ağzına layık, vasat üzeri bir albüm var diyebiliriz. Adaletli değerlendirme olarak albümün “vasat üzeri” olduğunu düşünüyorum. Yoksa bana göre vasatın altına bile oynuyor olabilirler. Ama kalpler kırılmasın, kendilerini puan olarak pek üzmeyeceğim, ileride daha iyisini yapacaklarını umarak, bizim tuvalete kolumdan daha kalın sıçanları yakalarsam sağlam döveceğim. Sezaryen ile aldır paşam, bizim yaşam alanımıza o canavarı tekrar bırakma lütfen.

6/10
Albümün okur notu: 12345678910 (6.29/10, Toplam oy: 7)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2020
Şirket
Non Serviam Records
Kadro
Mikael Torseth: Gitar, vokal
William Aamodt: Gitar
Jon Einar Hektoen: Bas
Geir Marvin Johansen: Davul, vokal
Şarkılar
1. Prelude to War
2. Scourge of the Wicked
3. Cannons of War
4. When Fire Rides the Nightsky
5. Shroud
6. Far From Human
7. The Fog
8. Eternal Onslaught
9. Our Wretched Demise
  Yorum alanı

“KEISER – Our Wretched Demise” yazısına 3 yorum var

  1. Ece says:

    Alt başlıklardan tahmin edebiliyorum artık kritik yazarının sen olduğunu, yine yanılmadım ahah.

  2. Rzeczom says:

    geçenlerde youtube üzerinde gezinirken albümü iki kere dinleme fırsatı bulmuştum. ben gayet keyif almıştım. vasat değil, vasat üstü diyebilirim. oyun oynarken güzel gidiyordu.

  3. dreadfulfate says:

    şu bok olayını okuyunca aklıma şu albüm geldi https://www.youtube.com/watch?v=nbWV3RxUUPA

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.