# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
HORNA – Kuoleman Kirjo
| 14.12.2020

Bir hayalim var; corpse paint ve babagannuş kokan…

Ville Pystynen, namıdiğer Shatraug.

Bu isme dikkat.

Yok yahu ne dikkati. Adam 26-27 yıldır hayvan çocuğu gibi black metal yapıyor, son 25 yılda 35 tane grupta çalmış ve bunların 17 tanesi günümüzde de devam ediyor. Eşşek yüküyle albüm çıkardı, HORNA ve SARGEIST gibi Fin black metal sahnesinin en değerli gruplarından ikisini kurdu, BEHEXEN gibi bir pislik yuvasında çaldı; pek çok albüm kaydında yer aldı, yapımcılığını üstlendi, albüm kapaklarını çizdi.

Bugün 42 yaşında olan bu rezil adam 15-16 yaşından beri kendini black metale adamış şekilde kötülük, itlik kopukluk yaymaya ve genç dimağları zehirlemeye devam ediyor. Bu müziğin severleri olarak kendisine vefa borcumuz olduğu ortada.

Bir hayalim var.

Genelde balık lokantalarında, meyhanelerde masalara gelen çalgıcı arkadaşlar olur. Bir darbuka, bir klarnet, bir keman eşliğinde size “Kal Bu Gece”, “Aşkın Kanunu” gibi şarkılar veya fasıl, Roman havası kıvamında bir şeyler çalarlar ve geçimlerini bu şekilde sağlarlar. Bazen hemen yanınızdaki masa bu çalgıcılardan acayip keyif alır ve istek üstüne istek yaparak çalgıcı arkadaşların 15-20 dakika, bazen daha uzun dibinizde çalmalarına vesile olurlar.

Benim hayalim de burada devreye giriyor. Gönül istiyor ki aynı formatta, misal Nevizade’deki balık lokantalarının dışarıya atılan masalarını gezen, basçının alnına para yapıştırabildiğiniz bir black metal grubu olsun. Baya makyajlı, mermi kemerli, dikenli bileklikli bir grup masaları dolaşsın ve MARDUK, SATANIC WARMASTER, HORNA, GORGOROTH falan çalsın. Cidden ne güzel olur ha…

Böyle bir şey olsa oraya TOMA’lar gelir arkadaşlar. Mobeselerden etrafta can havliyle koşturan insan görüntüleri izleriz. Camlardan içeri fırlatılan sandalyeler, yerlere dökülen mezeler üzerinde yuvarlanan adamlar görürüz. Böyle bir şey olmaz, olamaz. Kendinize gelin.

Ama olsa harbiden müthiş olurdu. Ve böyle bir şey olabilseydi, ben yanı başımda ne masaya mum, tütsü, bir sürü ıvır zıvır koyacak WATAIN’i ne muhtemelen yanıma oturup haydariden otlanacak INQUISITION’ı ne de polislerin GBT soracağı MGŁA’yı isterdim. Ben yanımda yamacımda, kulağımın ta içine bağıran bir Spellgoth’la tam önümde kan kusan bir Shatraug isterdim. İsterdim ki HORNA masamıza gelsin, isminde gereğinden fazla a harfi içeren Saataanaaa’lı şarkılarını çalsın, ben de bir yandan keyifle grubu dinleyeyim bir yandan da eşimle dostumla şakşukamı, muhammaramı, babagannuşumu gömeyim.

Bunu isteme sebebim, esasında HORNA’yı ve dolayısıyla şu an bahsetmekte olduğum albümü de özetliyor aslında. Dinlediğim yüzlerce black metal grubuna baktığımda, HORNA gerçekten de “varsayılan black metal grubu” gibi bir kimliğe sahip. Türün herhangi bir şeyini baskın şekilde yapmıyorlar, her şeyi belli ölçüde sunuyorlar ve nihayetinde her açıdan dengeli bir black metal icra ediyorlar.

5 yıl gibi HORNA standartlarında uzun bir aranın ardından kavuştuğumuz 68 dakikalık “Kuoleman Kirjo”, 1999’da çıkan “Haudankylmyyden Mailla”yı bile geride bırakarak grubun bugüne kadarki en uzun albümü oluyor. Albümü açar açmaz gördüğümüz ilk şey, HORNA’nın “Hengen Tulet”teki raw prodüksiyonu çok daha organik, hatta sıcak bir noktaya taşımış olması. O albümdeki baskın davullar, nispeten güçsüz gitarlar ve daha karambol vokaller Kuoleman Kirjo”da çok daha temiz ve dengeli şekilde karşımıza çıkıyorlar. Son albüm ve “Kuolleiden Kuu” EP’sindeki Blackvox Studio yerine bu albümde MOONSORROW ve FINNTROLL’ün kurucusu Henri Sorvali ile çalışmış olmalarının bunda epey etkisi olduğu ortada.

Albümdeki müziğe baktığımda aklıma gelen ilk düşünce “Kuoleman Kirjo”nun HORNA’nın beste olgunluğu açısından belki de zirveye çıktığı albümü olması. Önceki işlerindeki psikopat manyak özelliklerini yine sergileyen grup bunu daha usta bir kimlikle sunmayı ve katıksız black metal nedir sorusunun cevabını vermeyi başarmış. “Uneton”, “Mustat vuodet”, “Rakas kuu” gibi melodik tarama karakterinin öne çıktığı nispeten standart ama son derece akılda kalıcı şarkıların yanı sıra, neredeyse yakın dönem bir IMMOLATION şarkısı gibi başlayan ve bir girdap gibi sizi içine çeken “Elävänä, kuolleena” gibi yapıtlar da var. Burada kilit nokta, bahsettiğim bu olgunluk ve ustalıkla birlikte gelen hedef odaklı rif ve melodi yazımı neticesinde oluşan akılda kalıcı, uzun ömürlü şarkılar. “Kuoleman Kirjo”daki bazı şarkıları dinlerken sanki yıllardır bildiğiniz bir şarkıyı dinliyor gibi hissedebilirsiniz. Bunun sebebi şarkının alışıldık formülleri izliyor olması değil, HORNA’nın black metalin gereklerini kusursuz yerine getirerek bize son derece akıcı, iyi yapılandırılmış besteler sunması.

Bu doyurucu besteleri destekleyen müzisyenlerin üst düzey performansı da eklenenince, albümü dinlemesi gerçek bir zevke dönüşüyor. Bu senenin en özel albümlerinden olan “The Womb of Zero”yla 2020’nin önemli değerlerinden birine dönüşen BYTHOS’ta ve yılların grubu TROLLHEIMS GROTT’ta da çalan davulcu Larha Rytkönen’nın HORNA’yla olan bu ilk buluşmasından çıkan sonuç gerçekten muazzam. Rytkönen’le birlikte BYTHOS’ta da çalan gitarist Infection ile HORNA’nın ana arteri Shatraug’un uyumu ve bence black metal dünyasının hak ettiği övgüyü almayan vokalistlerinden olan Spellgoth’un tutku ve adanmışlık dolu performansı da bir araya gelince, ortaya üst düzeyliği yadsınamaz, pek çok anlamda ders niteliğinde bir müzik çıkıyor.

Peki bu kadar uzun süren bir albüm dinamizmini ve konsantrasyonunu baştan sona koruyabiliyor mu? İşte bu noktada “Kuoleman Kirjo”nun biraz tek boyutlu olduğu söylenebilir. Bunun illa olumsuz bir şey olması gerekmiyor, sonuçta black metal durağanlığıyla da atmosfer ve ruh yaratabilen bir tür. “Kuoleman Kirjo”daki şarkılara baktığımda, tekdüzelikten ziyade birbirinin muadili gibi hissettiren bazı şarkılar olduğunu görüyorum. Başlangıcından sonuna kadar benzer bir şablonu takip eden ve minik nüanslarla karakter kazanan şarkılar var. HORNA zaten ne yaptığı ne yapmadığı belli olan bir grup, ama misal “Hengen Tulet”teki “Ikuisuuden kynnyksellä”nın ikinci yarısında gördüğümüz türde SARGEIST’vari yürek parçalamaları “Kuoleman Kirjo”da karşımıza bu denli baskın çıkmıyor. İllaki böyle şeyler olmalıydı demiyorum, ama “Ikuisuuden kynnyksellä” bana şu anda kendisini bir örnek olarak kullanmamı sağlayan bir şeyler sunmuş ki bu konu özelinde adını anıyorum. Böyle net bir özelliği öne çıkan şarkılar “Kuoleman Kirjo”da da var, ama çıkmayan ve aynı yolun yolcusu olanlar da var. Bunu bir eksi olarak değil, albümü dinlerken aklıma takılan bir kalem olarak belirtiyorum.

Sonuç olarak bence “Kuoleman Kirjo” her anlamda çok çok iyi bir albüm. Yok efendim “Envaatnags Eflos Solf Esgantaavne”nin gerisinde, “Hengen Tulet”in ilerisinde, “Askel Lähempänä Saatanaa”yla kafa kafaya gibisinden karşılaştırmalar yapmaya ve albümü grubun diskografisi içerisinde bir yere oturtmaya çalışamaya gerek yok. Yukarılarda bahsettiğim varsayılan black metal muhabbetinden dolayı bazı dönemlerinde (68 dakika olduğu için bazı şarkılar değil, dönemler diyorum) biraz tekrara düştüğünü hissedebilir, grubun bu koca sürenin her anını dopdolu ve varyasyonlu bir ilhamla değerlendiremediğini düşünebilirsiniz. Lakin büyük resme bakınca (ki 68 dakika, mecburen büyük) HORNA yine üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor, gayet net bir black metal dersi veriyor. Yılın en değerli black metal albümü mü; bu yıl gerçekten de çok özel albümler dinlediğimiz için bence en değerlisi değil. Peki çok iyi mi; evet çok iyi. Çok çok iyi.

Giden her sevgilinin ardından
Hep biz olduk el sallayan
Haykırsak duyarlar mı sesimizi?
Hangi sevdadan galip çıktık ki?

Yürüyoruz sessiz ve kederli
Nevizade geceleri
İnletiyoruz hep çıkışında
İstiklal Caddesi’ni…

Boşuna çekilmedi bunca çile
İçiyoruz gündüz gece
Haykırdık ama duymadı hiç kimse
Peşindeyiz her yerde…

Zaten aşklar hep yalan dolan
Sonu hep acı hüsran
Bize HORNA’dan geriye kalan
Biraz Kirjo biraz da Kuoleman.

8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.45/10, Toplam oy: 22)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2020
Şirket
World Terror Committee
Kadro
Spellgoth Vokal
Shatraug: Gitar, besteler, sözler
Infection: Gitar, besteler
LRH: Davul
VnoM: Bas
Şarkılar
1. Saatanan viha
2. Elegia
3. Uneton
4. Sydänkuoro
5. Elävänä, kuolleena
6. Kärsimysten katedraali
7. Haudattujen tähtien yönä
8. Rakas kuu
9. Unohtumaton
10. Mustat vuodet
11. Pyhä kuolema
12. Veriuhri
13. Ota minut vastaan
  Yorum alanı

“HORNA – Kuoleman Kirjo” yazısına 21 yorum var

  1. P L A G U E says:

    “black metal dünyasının hak ettiği övgüyü almayan vokalistlerinden olan Spellgoth”

    Şu cümle ile alakalı fırsat buldugum her ortamda o kadar çok konuştum ki, yalniz olmadigimi bilmek keyif verici.

    Benim kafamdaki black metal adına konuşmam gerekirse, senenin en değerli albümü olma konusunda diğerlerinin birkaç adım önünde diyebilirim. Geçen sene djevel i, daha önce behexen i delirerek dinlemis oldugum gibi, bunda da ayni durum mevcut.

  2. HaNNibaL says:

    Güzel albüm dinlemesi epey keyifli; fakat uzun süreye sahip albümler beni gerçekten yoruyor. Dinlerken bir süre sonra albümden kopuyorum. Kulaklık kulağımda albüm çalıyor ama ben başka diyarlarda oluyorum.

  3. Dunedain says:

    Babagannuş dünyanın en güzel mezesidir üstüne tanımam. Hatayda her evde 2 3 güne 1 yapılır ve herkesin kendine göre bir tarifi dokunuşu vardır. İskoçya için viski neyse Antakya için boğma ve babagannuş odur.

    Dunedain

    @Dunedain, bu arada evet horna harika bir grup

    Ahmet Saraçoğlu

    @Dunedain, 12 yıl önce gittim Hatay’a. Boğma rakı, babagannuş, kıyma kebabı, humus, künefe, ya yeter be kardeşim biz de insanız.

    Dunedain

    @Ahmet Saraçoğlu, yıllardır antalyadayım ama hataya bir daha gelirsen hoş gelirsin abi her türlü yardımcı oluruz :) bu aralar millet acayip boğmalar yapmaya başladı keçi boynuzu rakısı gibi, denemeni öneririm. Zaten hatayda obezite, kolesterol, reflü, bağırsak hastalıkları endemik gibi bir şey. İşte bunlar hep mutfak.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Dunedain, biz de Güzide’yle yaklaşık 3 yıldır Antalya’da yaşıyoruz. Günün birinde Hatay’a gidecek olursak öncesinde haberleşiriz mutlaka.

    Ayı_Yorgo

    @Ahmet Saraçoğlu, üç gündür o kadar çok yağmur yağdı ki ciddi ciddi Antalya’dan taşınmayı düşünüyorum.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Ayı_Yorgo, biz Belek tarafındayız, bu sabah bahçedeki ağaçlardan biri yerinden söküldü. Acayip yağıyor cidden, bir de manyak gibi rüzgâr oluyor arada.

    Dunedain

    @Ayı_Yorgo, yazın da anası ağlıyor ortalığın sıcaktan. Soğuk iklim insanı değilim ama aşırı bunaltıcı. Yağmuru da yağdı mı durmuyor

    dreadfulfate

    11 sene Hatay’da yaşamış biri olarak gözüm yaşlı okudum yorumu.

  4. Rzeczom says:

    Yıl sonu sürprizlerinin başını çekmiş. Bahsedildiği gibi epey dengeli bir albüm olmuş.

    Bu yıl Finlandiya’dan epey iyi albüm çıktı.

  5. Godless Killing Machine says:

    black metal olmasaydı enayi gibi boş yere yaşamış olurduk.

  6. enemyofgod says:

    Horna’dan da albüm çıkardığına göre Shatraug Sargeist’e yoğunlaşabilir artık.
    8,5′tan 9/10

  7. Horrendous says:

    İlk dinleme girişimimde ilgim o kadar dağıldı ki ilk 3 parçadan sonrasını hatırlamıyorum. Olumlu ya da olumsuz bir yorum yapamayacağım ama tekrar şans vermek için zamana ihtiyacım var.

  8. şeyh hulud says:

    Önceki işlerinden epey farklı. Yine de black metal seven birinin bu albüme burun kıvırması mümkün değildir herhalde.

  9. Rashid says:

    Pislik denince akla
    Tamam şimdi buldum
    Hemen onun adı gelir
    HORNA HORNA HORNA!

  10. P L A G U E says:

    Her dinleyişimde başka bir parçaya tapmaya başladım. Zamanla daha çok kıymete binecek bu albüm. Inanılmaz.

  11. P L A G U E says:

    ‘Elegia’ denen hayvanlık, cami tuvaletinde 31 çeken tayfanın benimseyeceği türden bir iş.

  12. P L A G U E says:

    Véhémence sevenler üzgün…

  13. P L A G U E says:

    Birisi bana ‘elegia’ nın 04:02 den itibaren başlayan bölümünün amacını anlatsın.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.