# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
RHAPSODY OF FIRE – The Eighth Mountain
| 26.02.2019

Senfonik power metalin kitabını yazan adamlardan, belki de bu yıl tür adına dinleyebileceğiniz en iyi iş.

Metal dünyasında en çok sevdiğim şeylerden biri, grupların kallavi eleman değişikliklerinin ardından bir silkinip hırsla dolmaları ve diğer elemanlara nispet yaparcasına kaliteli işler sunmaları. Bunun sayısız örneğini gördük; Dave Mustaine’in tüm varlığını bu inat, hırs ve intikam temeline oturtmasından tutun da, Dan Swanö’nün EDGE OF SANITY ayrılığı sonrasında tek başına “Crimson II”yi çıkarmasına kadar pek çok örnek var karşımızda.

Bunun bir diğer versiyonu da “bensiz hiçbir şeysiniz” temel bir tartışma ve akabinde baba eleman(lar)ın grubu terk etmesi sonucunda kalanların yahut tek kalan diğer bir baba adamın rage’e bağlayıp grubun kariyerindeki en ateşli albümü çıkarması şeklinde gelişiyor.

Doksanların ikinci yarısından itibaren senfonik power metalin kitabını yazan ve Avrupa power metalinin en güçlü isimlerinden biri olan RHAPSODY, ismini değiştirmek zorunda kalacak kadar ciddi tartışmalar, hukuki süreçler, vesairenin ardından adını RHAPSODY OF FIRE yapmış ve yoluna devam etmişti. Bu süreçte grubun gitaristi ve divası Luca Turilli elbette ki egosentrik tavırlarını sürdürmüş, LUCA TURILLI’S RHAPSODY ile karşı bir cephe açmıştı. Kibirli bir insan olduğu kabak gibi ortada olan Turilli, geçtiğimiz yıl bu projeyi de dağıtmış ve orijinal RHAPSODY vokalisti Fabio Lione ile güçlerini birleştirerek TURILLI / LIONE RHAPSODY adlı 3. bir ara form kurmuştu.

Neyse ki RHAPSODY’nin diğer bir demirbaşı olan klavyeci, orkestrasyon sorumlusu Alex Staropoli’nin içinde yeterince ateş kalmış ki, 1995’ten beri devam eden RHAPSODY ruhunu Turilli ve Lione’siz de devam ettiriyor. 2015-2016’da yanına aldığı yeni elemanlarla yoluna devam eden Staropoli, Turilli’siz 4., Lione’siz ilk albümüyle nihayet karşımızda.

Gördüğünüz gibi konu RHAPSODY olunca drama eksik olmuyor ve anca beşinci paragrafa gelirken olayın müzik tarafına geçebiliyoruz. Hadi artık başlayalım.

RHAPSODY OF FIRE’ın yazının başında bahsettiğim durum içerisindeki yeri, büyük oranda eskiye dayanan ve grubun ilk zamanlarını yansıtan yarı nostaljik yarı retro bir senfonik power metal çizgisinden geçiyor. “The Eighth Mountain”a bakınca çok net bir doksanların ikinci yarısı RHAPSODY karakteri görüyoruz.

Yukarıda Lione’siz ilk albüm dedim ama grup arada yeni vokalist Voli’yi tanıtma amaçlı “Legendary Years” toplamasını sunmuş ve “The Eighth Mountain” öncesi bir ara sıcak servis etmişti. Bu sayede Lione’siz ilk gerçek RHAPSODY albümüne de hazırlanmış olduk ve açıkçası bunca dramanın ardından çıkan sonuçtan kimsenin şikâyet edeceğini de sanmıyorum. Staropoli belli ki müzik yapmak istiyor ve bunca yıl sonra harbiden de hakkını vererek power metalini icra ediyor.

“The Eighth Mountain” her ne kadar son derece alışık olduğumuz bir RHAPSODY ve kaçınılmaz şekilde 1995-1998 arası STRATOVARIUS karakterini taşısa da, bestelerin heyecanı ve gazı gerçekten de son derece keyifli bir albüm ortaya çıkmasını sağlıyor. Yer yer balad kıvamlı bölümlerde biraz bayar gibi olsa da albüm türün gerekleri adına pek çok güzellikle, sağlam riflerle, mükemmel sololarla dolu. Staropoli neyse ki göz boyama amaçlı göstermelik bir “köklere döndük heeeey :D” olayına girmemiş. Albümü açan “Seven Heroic Deeds”in meşakkatli ve çetrefilli gitar kullanımını duyunca bile bir “vay!” demek mümkün.

RHAPSODY’yi bilenler, RHAPSODY ile alakalı neredeyse tüm projelerde Alman bir davulcunun olaya dâhil olduğunu da bilirler. Grubun emektar davulcusu Alex Holzwarth’tan, Luca Turilli’nin solo projesinde kullandığı Robert Hunecke-Rizzo’ya, LUCA TURILLI’S RHAPSODY’de çalan Alex Landenburg’dan şu anki RHAPSODY OF FIRE’a bu albüm öncesinde katılan Manuel Lotter’e kadar, bu İtalyanların Alman davulcu konusunda net bir fetişi var. Lotter’in bu albümdeki taramalı tüfek kıvamlı double-kick’leri, güçlü prodüksiyonla birleşince ortaya çıkan ihtişama epey bir katkıda bulunuyor. Evet, elbette ki bilindik, elbette ki tanıdık; ama kaliteli, ama heyecan verici, ama zevkli.

Tüm bunları masaya yatırdığımızda, her ne kadar grup uzuuuunca bir süredir bu eleman değişiklikleri, yok efendim solo proje olarak ilan etmeler, kendi adıyla anmalar falan gibi gürültü patırtılarla boğulsa da, aradan çıkan Staropoli’nin RHAPSODY geçmişini onurlandırırcasına yaptığı bu albümün başarıyla sonuçlandığını görüyoruz. “Into the Legend”la da başarılı bir iş ortaya koyan RHAPSODY OF FIRE, hakkını vererek işini yapan herkesin takdiri hak ettiğine olan inancım çerçevesinde bu albümde de takdiri, övgüyü hak ediyor.

Çeyrek asır önce senfonik power metalin kitabını yazmaya başlayan adamlardan, belki de bu sene senfonik power metal adına dinleyebileceğiniz en iyi iş.

7,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (5.71/10, Toplam oy: 14)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2019
Şirket
AFM Records
Kadro
Alex Staropoli: Klavye, piyano, orkestrasyon
Giacomo Voli: Vokal
Roberto De Micheli: Gitar
Alessandro Sala: Bas
Manuel Lotter: Davul

Konuk:
Christoper Lee: Anlatım
Şarkılar
01. Abyss Of Pain
02. Seven Heroic Deeds
03. Master Of Peace
04. Rain Of Fury
05. White Wizard
06. Warrior Heart
07. The Courage To Forgive
08. March Against The Tyrant
09. Clash Of Times
10. The Legend Goes On
11. The Wind, The Rain And The Moon
12. Tales Of A Hero’s Fate
  Yorum alanı

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.