# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
QUEENSRŸCHE – Empire
| 21.04.2017

Oğuz Sel

Siyah-beyaz filmleri izlerken yanlış bir zamanda, daha doğrusu geç doğduğum düşüncesinden kendimi alamıyorum. O zamanların hep daha naif, daha az sayıda kötü insanla dolu ve daha yaşanılır olduğunu gözlemliyorum ya da o filmler bana bu düşünceyi aşılıyor belki de. Mesela, bu ülkeden çıkan en iyi siyah-beyaz filmlerden biri olduğunu düşündüğüm “Sevmek Zamanı”nı bir izleyin. Zamanının ötesinde olduğu için o yıllarda gösterime bile giremeyen yapım, belki Avrupa’da çekilse, sinema tarihindeki örnek filmlerden biri kabul edilebilirdi. Bu film gibi beni o yıllarda yaşamaya hasret bırakan, o yıllarda genç olanlara imrendiren müzik albümleri de var. Zamanı biraz daha ileriye saralım ve konuyu bugünkü konuğumuza getirelim: Queensrÿche’a. Benim Dr. Alban ve MC Hammer dinleyip dans ettiğim çocukluk yıllarımda piyasaya bomba gibi düşen “Empire” bu defaki konuğumuz.

Progresif metalin temellerinin atıldığı 1980’ler sonu 1990’lar başında, elle tutulur işleryapan muhteşem üçlüden biri sayılan Queensrÿche, bu üçlünün diğer ikilisi olan Dream Theater ve Fates Warning’den daha farklı bir konumda oldu her zaman. Teknik kısımları biraz daha törpülenmiş ama doğrudan doğruya heavy metal de olmayan müziklerle kendini kanıtlayan ve “Operation: Mindcrime” gibi Iron Maiden’ı bile kıskandıracak bir konsept albüme hayat veren grup, hit üstüne hitlerle doldurduğu “Empire”da dinleyici kitlesini bir hayli arttırdı.

Başlarda da söylediğim “zamanının ötesinde” tanımına tam uyan “Empire” prodüksiyonundan entrümantasyonuna kadar pek çok noktada 1990’da çıkan bir albümden çok daha fazlasını içerisinde bulunduruyor. Daha açılış parçasından itibaren dinleyicisini avcunun içine alan albüm, hafif aksak yapısıyla akıllara kazınan “Best I Can” ile sıradan bir paketten çıkan beklenmedik hediye mutluluğu yaratıyor. Armonik zenginliğin dibine dibine vuran ve etkileyici riflerle heyecan fırtınası yaşatan gitarlar, Geoff Tate’in muhteşem vokalleriyle albümün değerini yükseltiyor. Parçalara serpiştirilen klavyeler ve kimi zaman orkestral kısımlar, albümde oluşturulmak istenen atmosferin kolaylıkla oluşmasını sağlıyor. Atmosfer demişken, “Della Brown” ve “Empire” parçalarında kullanılan giriş bölümleri de bahse konu atmosferin zirve yapmasındaki etmenlerden.

Peki, “Empire” albümünü çok başarılı kılan neydi? Adamlar bir defa “Üç tane rif yazalım, iki tane de solo attık mı tamamdır,” şeklinde hareket etmemişler; her bir parçaya kompozisyon ve rif/melodi/vokal melodisi yazımında ciddi anlamda özenmişler. Şarkıları dinlemeye başladığınızda bir diğerine çoğu zaman geçmek istemiyorsunuz ve aynı şarkıyı döndür döndür dinleyebiliyorsunuz. Ya da kimi saniyeleri başa sarıp duruyorsunuz o kısmı defalarca dinlemek için.

Bir de nakarat kısımları var tabii, acayip vurucu nakaratlar yazmışlar ve dinleyen, bir şekilde eşlik etmeden yapamıyor. Az yukarıda prodüksiyondan da bahsetmiştim; grubun arkasında EMI gibi bir dev var. Bunun yanında, Rush’ın çok sayıda albümünde; prodüktörlük, mastering ve mixing işlemlerinden sorumlu kişilerle çalışılması da albümün mükemmel hâle gelmesine yardımcı oluyor. Gitarların derinliği, davul zillerinin tane tane duyulması, araya giren koronun vs. tüm detayların dinleyicinin rahatlıkla işitebileceği şekilde tasarlanması ve ufak tefek efektler, “Empire”ın başarısını arttırıyor.

İçinde illâ ki kendinize uygun bir ve daha fazla şarkı bulabileceğiniz “Empire” bana göre grubun zirvesini temsil ediyor. Teknik işlere çok meraklı değilseniz ve ucundan kıyısından progresif metalle ilgilenmek istiyorsanız rahatlıkla önerebileceğim albümün kritiğini bir sinema filmiyle başlattım, yine bir sinema filmiyle bitireyim. Çok övülmesine rağmen izledikten sonra zerre kadar sevemediğim “The Graduate” filminin bir bölümünde çalan şarkıda mala bağlayıp “Ya ben bu parçayı biliyorum ama nereden?” deyip durmuştum zamanında, onun cevabı da, albümünün “20th Anniversary Edition”ında mevcut. Hepinize iyi dinlemeler dilerim.

10/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.10/10, Toplam oy: 10)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1990
Şirket
EMI
Kadro
Geoff Tate: Vokal, klavye
Michael Wilton: Gitar
Chris DeGarmo: Gitar, geri vokal
Eddie Jackson: Bas, geri vokal
Scott Rockenfield: Davul, perküsyon
Şarkılar
1. Best I Can
2. The Thin Line
3. Jet City Woman
4. Della Brown
5. Another Rainy Night (Without You)
6. Empire
7. Resistance
8. Silent Lucidity
9. Hand on Heart
10. One and Only
11. Anybody Listening?
  Yorum alanı

“QUEENSRŸCHE – Empire” yazısına 1 yorum var

  1. Thingol says:

    Operation kadar olmasa da muhteşem bir albüm.keşke grup bu yoldan devam etseydi,kendi efsanesini kirletmeseydi.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.