# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
SOEN – Lykaia
| 15.02.2017

Çiçek gibi albüm.

İşlerin yoğunluğu dolayısıyla 8 gündür kritik yazmamış olmamın verdiği açlıkla başladığım bir albüm yazısından merhaba. Adı geçtiği anda birden ortaya çıkan sevimli cücelerin “TOOL gibi”, “TOOL’a çok benziyor”, “TOOL’un aynısının tıpkısı” diye şarkılar söylediği SOEN… Açıkçası harbiden de TOOL gibi arkadaşlar. Ama tabii biz bu kadarını söyleyip bırakmayacağız.

Cognitive“deki bariz TOOL etkisini “Tellurian“da daha kişilikli bir sound ve kimlik ile sadece güçlü bir ilham olarak kullanan SOEN, “Lykaia”da bu durumu daha başka yönelere çekiyor ve bence şu ana kadarki en karakterli albümüne imza atıyor. Bunun başlıca sebeplerinden biri grubun olayın progresif yönüne biraz daha ağırlık vermesi, nerede sertleşip nerede kırılganlaşacağını sanki daha iyi bilmesi ve hepsinin ötesinde vokalist Joel Ekelöf’ün müziği oradan oraya esneten vokal melodileri.

Bu vokal melodileri -her ne kadar zaman zaman ciddi Maynard’lıklar sergileseler de- kendi kimliklerini bulduklarını ve Ekelöf’ü kendi başına iyi bir vokalist olarak algılamamız gerektiğini söylemek net şekilde mümkün. Herkes yoğun bir OPETH ve Åkerfeldt benzerliğinden söz etse de, ben Ekelöf’ün ses renginde zaman zaman bir Serj Tankian dahi duyuyorum.

Müziğin progresif yanı ve yer yer karşımıza çıkan alışık olmadık akor bileşimleri sayesinde, enerjik kısımlarda KARNIVOOL, daha progresif kısımlarda ise DISILLUSION tatları alabiliyorum. Aynı şekilde, progresif yapı ve TOOL hareketleri dolayısıyla son dönem KATATONIA’nın progresif lezzeti de akıllara gelebiliyor.

Tertemiz, çiçek gibi bir albüm olan “Lykaia”; albümden albüme olgunlaşan ve adeta bilgeleşen SOEN’in şarkı yazımında bir üst boyuta çıktığı ve sağlanması hiç de kolay olmayan bir müzikal karakter olan kırılganlığı ustaca sergilediği bir albüm olarak karşımıza çıkıyor. Lucidity gibi kar tanesi gibi şarkılarda da, Jinn gibi derinden vuran parçalarda da çok güçlü şekilde görülen, hissetmemenin imkânsız olduğu bir yaşanmışlık, farkındalık hissi var. Bu his albümün geneline yayıldığından, “Lykaia”yı saran bu bütünlük ve aynı amaca hizmet eden ortak naiflik sonucunda ortaya bir bütün hâlinde kabul etmesi gayet kolay bir iş çıkıyor. “Lykaia”yı dinlerken “bu şarkı burada sırıtmış”, “bu şarkı olmasa da olur” gibi şeyler bir an bile aklınıza gelmiyor.

Martin Lopez’in de, basçı ve gitarist arkadaşların da gayet ne yaptığını bilir performanslar sunduğu albümde SOEN’in belki de ilk kez böylesine grup havasına kavuştuğunu ve sound’unu giderek organikleştirdiğine tanık oluyoruz. Her ne kadar albümün havası, özellikle de Ekelöf’ün statik vokal yorumu dolayısıyla zaman zaman benzeşik olarak devam etse de, sunulan şeyin özünü sevdiğiniz anda sizi birbirinden güzel şarkılar bekliyor.

“Lykaia” bu yılın iyi, kimilerine göre en iyi albümlerinden biri olması olası, üzerinde uğraşılmış, detayların önemli roller üstlendiği bir çalışma. Her şeyden öte gerçek, inanılarak ve tutkuyla yaratıldığını hissettiren ve bu sayede değer kazanan, uzun yıllar kendini dinletebilecek bir albüm.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.90/10, Toplam oy: 49)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2017
Şirket
UDR Music
Kadro
Stefan Stenberg: Bas
Marcus Jidell: Gitar
Lars Åhlund: Klavye, gitar
Joel Ekelöf: Vokal
Martin Lopez: Davul, perküsyon
Şarkılar
01. Sectarian
02. Orison
03. Lucidity
04. Opal
05. Jinn
06. Sister
07. Stray
08. Paragon
  Yorum alanı

“SOEN – Lykaia” yazısına 24 yorum var

  1. kujeste says:

    ben tool hiç dinlemedim, progresifle aram hiç yok şu clean vokal muhabbeti yüzünden. Leprous’u zorla dinleyeyim dedim kaç kere sıkıldım. Bu grubu da haberlerde görüp sıkıntıdan haberde verilen şarkıya bir bakayım dedim. Baya ambale oldum. Gittim tüm albümü dinledim, aşırı beğendim. Bok var gibi en çok da vokalleri beğendim, clean vokal sevmiyorum yeaa diye laga luga yaparken. Vokalistin sesini herkes başkasına benzetiyor, ben de mesela kobi fahri’ye benzettim hehe. Progresif donukluğu olmayan, duygulu, naif, sıcak bir albüm.

  2. Ufuk Sönmez says:

    benzetmelerle bezenmiş güzel bir kritik olmuş, eline sağlık. albüm gerçekten çok iyi, bu aralar kreator’unkiyle birlikte döndürüp duruyorum. benim puanım 8,5 ya da 9 olurdu muhtemelen. soen gittikçe soen’leşiyor, özünü buluyor diyebiliriz. günümüzün en güzel gruplarından biri, gitaristin rif yazım stilini de epey beğendiğimi ekliyim son olarak.

  3. serdar91 says:

    “sundupu” böyle bir yazım hatası var. “sunduğu” olmalı. bilgilerinize sunarım. :)

    Ahmet Saraçoğlu

    @serdar91, sağ ol düzelttim.

  4. Kamil says:

    Opeth ve Tool’un tam ortası olmuş. Ben baya beğendim. Soen is the new Opeth.

  5. Melkor says:

    Bende ekelöf’ün sesinde arada izzet altınmeşe ve mustafa keser arası bir şey duyuyorum. herkesin kulağına kimse karışamaz.
    şaka bi yana çiçek gibi albüm işte. geçen sene empyrium, bu sene alcest, seneye de birileri soen’i getirir mi diye düşünmeden edemiyorum.

  6. ÖNCÜL says:

    Bugün iş dönüşü ilk defa dinleyip, siteyi açmamla kritiği görmem hoş bir tesadüf oldu. Davulları baya beğendim. Vokale gelirsek bence Mikael’e zerre benzemiyor. Ben de yer yer Serj Tankian tadı aldım. Albümü sindirdiğimde tekrar yazarım, ilk intibam olumlu.

  7. ISIK says:

    Kritigin her kelimesine katiliyorum. Cognitive ve Tellurian guzel albumlerdi ancak Lykaia ile grup kendi soundunu bulma ve olgunlasma anlaminda dev bir adim atmis. Onceki iki albumde de vokal ile ilgili hissettigim sey hep ‘keske biraz daha harsh olsa’ seklinde olmustu. Ancak bu albumle birlikte o hissiyat kayboldu acikcasi. Bunun dq -kendi adima- yegane sebebinin bahsi gecen sound ve sarki yapilarindaki olgunlasma oldugu asikar. Kritik icin tesekkurler @Ahmet Saracoglu

  8. Rashid says:

    Her albümde daha da olgunlaşan bir müzik var ortada. Tellurian için de muhteşem bir albüm demiştim ama bu albüm o muhteşemlik seviyyesini bir mertebe daha yükseltti. Bundan sonra gelecek albümler de bu seviyyede olursa ilk kurulduklarında onlara verilen “supergrup” adını kanıtlamış olacaklar ki, bence şimdiden kanıtladılar.
    Teşekkürler İsveç, teşekkürler Soen :D Ben gideyimde albümü bir kere daha çevireyim.

  9. P L A G U E says:

    sırf meraktan bi parça dinliyim dedim biraz önce, yok aga uzun zamandır bu kadar bayık bişi dinlememiştim. benden uzak olsun…

  10. den4x says:

    hoşuma gitti, zaten tam benlik grup. toola o kadar da benzemiyor bir tek 2. ya da 3. şarkının girişi lateralusdan çıkmış gibi. ama opeth etkisi bariz yani blackwater park soundu güzel. 8,5dan 9.

  11. Cihan says:

    Marcus Jidell’in solo albumunu şiddetle dinleminiz tavsiye ediyorum arkadaşlar. 2017 mart başına kadar çıkmış şuana kadar ki en iyi album Soen benim şahsımca.

    Ufuk Sönmez

    @Cihan, bugün arkadaş bana bi vidyo attı marcus jidell’e ait bir youtube vidyosu. adam cayır cayır solo atıyormuş meğersem, dedim albümde niye yok bunlardan. üzerine senin bu yazını okudum, direkt yamuluyorum solo albüme hocam.

  12. deatheist says:

    pekte derin bir tool dinleyicisi sayılmadığımdan olsa gerek albümü dinlerken ne tool, ne de bir başka grup belirmedi kafamda. pek sevdim

  13. Şafak says:

    Böyle bir albümü ve grubu tanıttığınız için çok teşekkürler. Dinlerken insan tabiatında değişiklik meydana getirebilecek melodiler yazan insanlar gitgide azalıyor sanırım. O yüzden böyle albümleri kaçırmamak lazım.

  14. Dysplasia says:

    ballı hardallı tavuk ile çok iyi gidiyor bu albüm.

  15. Bugün araba kullanırken albümü baştan sona dinledim. Trafik sıkıştığı bir sırada Lucidity’yi dinlerken trafikten, dünyadan soyutlandım resmen. Çok efsane şarkı. Albüm de öyle.

  16. Tool sevmem hiç sevemedim, o yüzden tool gibi yorumlarını kenara bırakarak üç albümün de çok başarılı olduğunu söyleyebilirim. Her albümünde beni vuran parçaları var. Zaten oldum olası Martin Lopez hastasıydım (Opeth’den beri). Lykaia da gayet güzel dinlenesi bir albüm hem progressive severler hem normal hard rock dinleyicisi için. Hatta progressive rock a giriş bile denebilir.

  17. beterin bateri says:

    benim için bu senenin ‘leprous-the congregation’u resmen. güzel albüm.

  18. Karizmatik Serkannn says:

    Mükemmel, kusursuz bir albüm…

  19. Ritüelklast says:

    Dinlemek için erteleyip duruyordum. Dinledim ve sıkıntıdan öldüm aq. Adamlar resmen 1 saat boyunca ağladılar. Bu ne ya. Ben bur grubu progresif tadları için dinliyordum ama bu albümde full bir sorrow var resmen bitmesi için bekledim. Albüm kötü değil soft, fresh, slow da hiç bir değişiklik hiç bir dönüş yok parçalarda. Tempoyu bu hale getirmemeleri gerekirdi. Önce ki albümler çok güzeldi. Onlarda da kimi parçalarda sorrow vardı ama 1 saat sürmüyordu hemen dengeleniyordu. Albüme vereceğim not kötü odugundan değil ağlamalarından dolayı 10/4,5

  20. Ritualclast says:

    Sırf şu koduğumun albümüne küfür etmek için geldim giriş yaptım ve yazıyorum. Bu koduğumun albümü açık ara en kötü albüm. Baştan sona yarrak gibi ağlıyor albüm lanet olsun! Sırf tekrar tekrar karşılaştırmak için önceki iki albüm ile baktım 2 şarkı aralarla ama yok arkadaş yok. Tamam black metal yapmıyorlar önceden ama bu kadarda bomboş ağlamıyor da be. Son album slowunda ağlamanın da progresifliğin de tadını kaçırmış yarrak gibi bir şey olmuş. Zaten albüm kapağı bile ikinci kadar orijinal ve dolu bir şey değildi daha başında aq. Neredeyse grubu silecektim eskilerden bir iki bir şey açınca vazgeçtim geçtim. Albümü tekrar değerlendirmek için tekrar açtığımda bile yarısına kadar zor sabrettim hemen kapattım ya. 10/4. Diskografilerinde ki en boktan album. Cong. fuckers.

    den4x

    @Ritualclast, şeker ya da tiroid ile ilgili bi sorun olabilir yani ben de online oyunlarda falan böyle sinirleniyorum açken gereksiz

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.