# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
SOEN – Tellurian
| 26.11.2014

Doğru atılmış bir adım.

Ömer Kuş

Birkaç sene önce “eski OPETH davulcusu Martin Lopez ve birçok gruptan tanıdığımız Steve Digiorgio’nun yeni projesi” olarak tanıdığımız SOEN, karışık tepkiler alan ilk albümleri “Cognitive”den sonra nihayet ikinci albümleri “Tellurian” ile geri döndü. Ne de güzel oldu, sadece bir albümlük ve çoğunlukla hayal kırıklığına uğratan “süper grup” projelerinden biri olmaya niyetli olmadıklarını kanıtladılar. Bu iki albüm arasında Steve Digiorgio gruptan ayrıldı. Martin Lopez ve Joel Ekelöf’le Metaldays festivalinde uzun bir süre muhabbet etme imkanı bulmuştum ve Martin Digiorgio’nun ayrılmasının nedeninin mesafe olduğunu söyledi. “Sürekli prova yapmamız gerekiyor ve uzakta olan birisiyle bu çok zor” dedi. Herhangi bir anlaşmazlık durumu söz konusu değil yani. Gruba yeni basçı olarak ise Stefan Stenberg isimli arkadaş alındı.

Evet daha önce de dediğim gibi Cognitive birçok kişiden fazlaca TOOL etkileri barındırdığı ve kendine özgü bir soundu olmadığı için negatif eleştiriler aldı. Bu eleştirilere hak vermemek elde değildi bence de ama ben yine de Cognitive albümüyle çok kişisel bir bağ kurdum ve albümü defalarca, defalarca dinledim. Savia, Oscillation, Fractions, Delende gibi müthiş şarkılar barındırıyordu sonuçta. Bu TOOL etkisini fazla önemsemeyenler için güzel bir albümdü kısacası.

Neyse Cognitive’i bırakıp önümüzdeki Tellurian’a geçelim. Bambaşka kafalarda olan ve bence birçok black metal albümü kapağından daha tüyler ürpertici olan bir kapakla karşılıyor albüm bizi. En baştan şunu söyleyeyim; bu albüm Cognitive’den daha iyi, daha oturmuş bir albüm. Cognitive’e bayılmış biri olarak söylüyorum bunu. TOOL etkileri tabii ki hala var, grup da zaten bunu inkar etmiyor ama bu sefer diğer grupların etkileri müziğe çok daha iyi yedirilmiş ve grup kendi soundunu oturtma yolunda büyük adımlar atmış. Gerçekten bu albümü dinleyip hemen “TOOL çakması” etiketini yapıştıranlar bence hem tembellik etmiş olurlar hem de her yerinden samimilik akan şu gruba haksızlık yapmış olurlar.

Bence bu albümü birkaç kat yukarılara taşıyan kişi, albümün yıldızı Joel Ekelöf. O kadar duru, naif, temiz söylüyor ki insanı tripten tripe sokuyor. Tabula Rasa şarkısında bir “Slow it down we’re treading on the soil that gave us life.” deyişi var mesela, “Basmayın lan toprağa hayvanoğlu hayvanlar :(((( Üzüyorsunuz Joel’i :((” derken buluyorum kendimi. Sesiyle çok uyumlu müthiş vokal melodileri de yazıyor ayrıca. Albümdeki favorilerimden biri olan “Pluton”un 3:10 civarı başlayan ve şarkının sonuna kadar devam eden kısım mesela uzun zamandır duyduğum en etkileyici vokal bölümlerinden biri. O nasıl bir duruluk, nasıl bir kırılganlıktır? Ne kadar güzel bir melodidir? Sonsuza kadar sürse dinleyebilirim. Kısacası Joel beye alkış rica ediyorum, çok şahane bir performans çıkarmış. Favori vokalistlerimden biri şu anda.

Albümde belki ilk dinleyişte Savia kadar vuran bir şarkı yok (Pluton hariç gerçi, en azından benim için) ama dinledikçe güzelleşen bir yapısı var. The Words gibi yine mükemmel bir vokal performansı içeren, oldukça yavaş ve duygulu bir parça var. Taze taze klip de çekildi kendisine. Bunun dışında albümün kapanışını yapan Void ve The Other’s Fall grubun progresif yönünü iyice ortaya koyduğu, bayağı delişmen riflere ve davullara sahip, her biri neredeyse 9 dakika süren şarkılar. Daha fazla şarkı ismi vermeye gerek yok, bence hiç boş şarkı yok albümde.

Bu adamların enstrümanlarında ne kadar kabiliyetli olduğunu anlatmaya gerek yok herhalde. Yeni gelen basçı arkadaş da rahat rahat duyulabilen, çok sağlam bir iş çıkarmış. Progresif metal etiketinin hakkını veriyor bütün elemanlar. Ama SOEN denince benim aklıma progresiflikten ziyade naiflik, kırılganlık ve genel olarak duygulu bir müzik geliyor. Bence bu yönü daha ağır basan bir grup. Kompleks bölümler çalmaktan kaçınmasalar da bunu sırf yapmış olmak için yapmıyorlar. Şarkı yazımı genel olarak çok başarılı.

Övmeye devam edersem daha çok uzun sürer bu yazı o yüzden burada kesiyorum. İlk albüme burun kıvırdıysanız bile bu adamlara tekrar bir şans verin. Kendi soundlarını oturtma yolunda önemli adımlar atmış, tam bir grup olmuş bir SOEN var karşımızda. Bu yıl en çok dinlediğim albümlerden biri oldu ve daha da dinlemeye devam edeceğim. Duygu yoğunluğu yüksek bir progresif metal dinlemek isteyen, hatta genel olarak sadece “güzel” müzik dinlemek isteyen herkes bir denesin.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.85/10, Toplam oy: 27)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2014
Şirket
Spinefarm
Kadro
Joel Ekelöf: Vokal
Martin Lopez: Davul
Joakim Platbarzdis: Gitar
Stefan Stenberg: Bas
Şarkılar
1. Komenco
2. Tabula Rasa
3. Kuraman
4. The Words
5. Pluton
6. Koniskas
7. Ennui
8. Void
9. The Other's Fall
  Yorum alanı

“SOEN – Tellurian” yazısına 15 yorum var

  1. Melkor says:

    Kapağı poster yapıp odamın güzide köşelerinden birine astım.
    Yayınladıkları ilk iki şarkı Cognitive’den sonra yavan gelmedi desem yalan olur. diretip loopa aldıktan sonra sound kafamda oturmaya başladı ve albümle daha doğru iletişim kurmaya başladım. Joel Ekelöf vokalde çok güzel bir iş çıkarmış.

  2. vordven says:

    Bir tane bile boş/doldurma şarkının olmadığı, bu yıl çıkan en dolu ve en bütün albümlerden biri. Enstrüman uyumu ve Joel Ekelöf’in vokal performansı ilk albüme göre daha iyi.

    Tool’u çok severim ama Tellurian’ı herhangi bir Tool albümünden daha fazla dinledim. “Tool çakması” söylemine katılmasam da “çakma olacaksa böyle olsun” demeden edemiyorum.

    Yazarın da belirttiği gibi albümün duygu yoğunluğu da bir hayli yüksek. Hatta bu yıl çıkan ve duygu yüklü olması beklenen bazı albümleri sağlı sollu tokatlar.

  3. ÖNCÜL says:

    Cognitive’i o kadar beğenmemiş biri olarak, bu albümü net bir şekilde beğendim. Kritikte de bahsedildiği üzere vokaller gerçekten müthiş. Dinlediğim en naif vokallerden biri. Puan konusunda ise o kadar cömert değilim, 7,5 iyidir.

  4. B U R Z U M says:

    Grubun muzigi hakkinda hicbi fikrim yoktu. Kritigi gorunce bide yukarida link olunca meraktan tabula rasa yi dinledim. Cok bana hitap eden bi muzik degil maalesef. Ayrica parcanin bazi yerlerinde vokal mikael akerfeldt in vokaline cok benzemis.

    Ömer Kuş

    @B U R Z U M, ilginctir, nette okudugum yorumlarda da bircok insan Mikael’e benzetmis vokali. Ben bu yorumlari okuyana kadar aklimin ucundan bile gecmemisti, hala da benzetemiyorum.
    Bi de Pluton’u dinle sen bu arada.

    B U R Z U M

    @Ömer Kuş, dostum onerin icin sagol. Dedigin parcayida 3 kere dinledim ama maalesef sarmadi:( gene kesin konusmamak lazim. Muzik zevkine guvendigim yazarlardan birisin sitede. Komple albumu bastan sona dondurucem firsat bulunca. Belki o zaman hosuma gidebilir. Bazi albumler butun olarak mukemmelsiyor. Bakalim buda oyle mi olacak?

  5. Aykutikula says:

    ya ben şarkıları biraz Opeth’in kilere benzettim yanlış mı düşünüyorum ?

    Ömer Kuş

    @Aykutikula, yillarca Opeth’te calmis Martin Lopez’in grubu oldugunu dusunursek bazi yerlerin Opeth’e benzemesi garip degil :) Ama cok da buyuk bir benzerlik yok bence.

  6. ali ihsan balı says:

    İlk albümü baya sevdim ve bunu da çok merak ediyorum. Foo Fighters ve Primordial albümlerini iyice bi dinledikten bakacağım artık.

  7. Daha ilk dinleyişimde beklediğimden de iyi bir albüm olduğunu gördüm. Albüm genel olarak Opeth ve Tool’un AŞK ÇOCUĞU olsa da bu eleştirilecek bir şey değil, tersine baya güzel bir olay bence. Zira bu etkileşimlere rağmen kritikte de bahsedildiği gibi grubun artık kendi sound’unu ortaya koyma durumu kendini belli ediyor.

    Şarkı olarak özellikle Kuraman ve The Words’ü çok beğendim, albümü daha çok dinleyeceğim gibime geliyor. Kapağa ise çok diyecek bir şey yok, hayatımda gördüğüm en iyi albüm kapaklarından biri. Eline sağlık abi.

  8. emre says:

    İlk dinleyişte rahatlıkla içine girebildim albümün ve “Pluton” nasıl bir şeydir ya öyle, müthiş.

    Bu arada şunu da söylemeden geçmeyeyim; “Ama SOEN denince benim aklıma progresiflikten ziyade naiflik, kırılganlık ve genel olarak duygulu bir müzik geliyor.” Çok NET, 12′den vuran bir yorum olmuş abi, eline sağlık.

    8′i bastım.

  9. Ömer Kuş says:

    Yorumlar icin tesekkurler arkadaslar.

  10. TOOL’u aşırı seven bir insan olarak müziğinde bu tarz etkileşimleri bulundurduğunu duymamla SOEN dinlemem bir oldu. Albümü yeni yeni keşfetmeye başlasam da “Tabula Rasa” başta olmak üzere her şarkıya ayrı ayrı hasta oldum diyebilirim. Üst düzey müzisyenliğin üstüne eklenmiş inanılmaz bir vokal performansı ve atmosfer var albümde. Birkaç haftaya nasıl öveceğimi şaşıracak duruma gelirim büyük ihtimalle.
    Ayrıca kapak MÜ-KEM-MEL. Bu tarz geyik ama ciddiyeti elden bırakmayan albüm kapaklarının köpeğiyim, tam alıp duvara asmalık. Eline sağlık abi.

  11. Ayhan Şahin says:

    Son yıllarda “hayranı olabileceğim, albümlerini merakla bekleyeceğim grup bulamıyorum” sıkıntıma ilaç gelmişti cognitive ve soen.

    İki albümün de kapağı çok güzel bu arada. adamlar bildiğin sanat icra ediyorlar.

  12. Rashid says:

    Şu albümü dinledikten sonra Cognitive bana sanki deney albümmüş gibi bir hava veriyor. Yani adamlar bir nevi ne yapabileceklerini Cognitive’da gördüler ve ortaya Tellurian gibi şahaneler şahanesi bir albüm çıktı. Çoğu zaman dinlediğim albümleri ilk dinleyişte seversem 2. dinlememde daha sözler odaklı gidiyordum ve bir şey yapmadan tam albüme odaklanıyordum ama bu sefer şarkılar öyle bastırıyor ki, daha ilk dinleyişten hiçbir şey yapamadım. Yalnızca albüme odaklandım ya da odaklandırıldım. Baya albümü insanı içine hapsediyor. Eğer illa benzeteceksem “Soen Tool’un duygusal versiyonudur” derim. Soğuk bir günde daha hava yeni açılan bir zamanda yürüyüşe çıkıp şu albümü dinleyeceğim. Bence en müthiş hazzı o zaman alacağım.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.