# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
GOJIRA – Magma
| 09.06.2016

Kaybettiklerimiz, kazandıklarımız.

Bir GOJIRA albümünü çıkar çıkmaz dinlemek başlı başına bir fenomen. Ben bunu bugüne dek dört kez yaşadım. 2005’te “From Mars to Sirius”u dinleyerek gruba aşık oldum; 2008’de çıkan “The Way of All Flesh” ile GOJIRA’yı hayatımın en önemli grupları arasına soktum, 2012’deki “L’Enfant Sauvage” ile o zamana kadarki 7 yıllık GOJIRA dinleyiciliğimin yarattığı kanıksamanın kurbanı oldum ve albümü önceki dört albüm kadar benimseyemedim. Ve şimdi 2016 yılında bir diğer yeni GOJIRA albümüyle birlikteyiz.

Pek çok özelliğinin yanında, GOJIRA’nın diğer pek çok gruptan farklı şekilde sevdiğimiz ve hiç değişmesin istediğimiz asıl özelliği; grubun özgünlüğü, samimiyeti ve bu ikisini garanti görsek bile bir yerden sonra sallantıya girmesi olası olan tazeliği.

GOJIRA’yı çevreleyen ve grubun hayranlarına aşırı derece cazip gelen o yarı gizemli, yarı soğuk, yarı sıcak, hem çok bizden hem de başka boyuttanmış hissi veren kudretli aura; GOJIRA’nın kendine has tutkulu ateşini her daim yakacak gibi gözükse ve ortaya konan işlerin samimiyetini neredeyse sorgulanamayacak hâle getirse de, her grupta olduğu gibi GOJIRA’nın da her seferinde başyapıt ortaya koyması beklenemez. Bence “L’Enfant Sauvage” bunu bize gösteren ilk işaretti ve GOJIRA’nın güvenli bölgesinin sonuna dayandığını işaret ediyordu.

Grup da farklı bir yöne gitmek zorunda olduğunun farkındaydı aslında. Bildiğimiz GOJIRA iyiydi hoştu, ancak kanıksanıp “tamam işte GOJIRA” denmemek adına da bir şeyler yapması gerekiyordu.

“Magma” bu yapılan bir şeylerin üzerimize kürekle atıldığı bir albüm.

Öncelikle “Magma”, bir önceki albümdeki çok güçlü olmayan atmosfer olayını gayet iyi çözüyor. Duplantier’lerin annelerini kaybetmelerinin de etkisi olduğu aşikâr şekilde, albümde net bir grilik, kahverengilik, pastellik, hafif dumanlılık var. Bu durum ilk şarkı The Shooting Star’ın ağır, sürüncemeli tavrıyla net şekilde belli ediliyor. Giriş rifi başta olmak üzere, şarkının genelinde hissedilen net bir ALICE IN CHAINS havası var. Ekolu ve çoklu vokallerle yaratılan ruhani atmosfer de eklenince, ortaya ritüelistik bir anma çıkıyor. Belki de Duplanter kardeşler, kuyruklu yıldız diyerek annelerini anlatıyorlar. Hayatlarındaki en önemli varlıklardan birinin kaybıyla oluşan ve albümün geneline yansıyan bu ruhani hava, bana diğer bir kayıp üstüne yazılan albüm olan MASTODON’un “The Hunter”ını anımsattı. Tarama gitarlar, bol miktarda kullanılan reverb, tekrarlar ve yansıtılan farkındalık/bilgelik arası his; “Magma”nın The Shooting Star ile gayet ağır başlı bir giriş yapmasını sağlıyor.

İlk öfkesini Silvera ile kusan grup, alışık olduğumuz GOJIRA namına albümdeki en karakteristik şarkılardan birini sunuyor. Uzun süredir dinleme fırsatı bulduğumuz bu şarkı, grubun çok net şekilde “bir değişiklik yapmalıyız yoksa yerimizde saymaya başlayacağız” diye düşündüğünü gösteren özellikler barındırıyor. Her ne kadar GOJIRA özüne bağlı kalsa da, tavır olarak bunu hissedebiliyorum. Yapılan GOJIRA’lıklar göstermelik değil, geçmişle bugün arasında köprü kurar nitelikte.

The Cell ile sert yüzünü iyice öne çıkaran grup, yine uzun süredir hizmetimizde olan Stranded ile de yenilikler sunma çabasını belli ediyor. Only Pain’de de karşımıza çıkan whammy bar kullanımı, bu albümde adeta grubun tellere pena sürtme hareketinin yerini almış gibi.

Stranded’ın ardından işler daha önce hiç karşılaşmadığımız şekilde değişmeye başlıyor. Bu noktada “Magma”yı sevecek ya da “Magma”ya ısınmakta zorluk çekecek kitlenin ayrımı da yapılacaktır diye düşünüyorum. Yellow Stone’un Amerikanlığı ve sonrasınaki Magma’nın gruptan şimdiye dek duyduğumuz hiçbir şeye benzemeyen karakteri, GOJIRA’nın yenilenme arayışının da aleni örneklerini oluşturuyor. Şarkının ara ara hissettirdiği MASTODON dokunuşları ve 3:30’dan sonra çok bariz şekilde bir METALLICA – The Day That Never Comes hissine bürünmesi; hem bu yenilenme çabaları hem de Joe’nun New York’ta açtığı stüdyo ile birlikte bir Amerikan sound’undan ilham aldığını hissettiriyor bana. Tabii grup alışık olduğumuz karakterini her fırsatta hatırlatmayı ihmal etmiyor. Magma’nın girişindeki davul oyunları arasında Oroborus’un davullarını duymak bile gayet mümkün.

Bu durumun en net şekilde görüldüğü şarkılardan ikisi de, “New York’ta stüdyo açtık of çok iyi lan” öforisi eşliğindeki “jammin” tandansının görüldüğü Low Lands ve Liberation diye düşünüyorum. Liberation zaten toplu hâlde kaydedilen analog bir kayıtken, Low Lands’in de grupça stüdyoda takılırken ortaya çıktığı konusunda yoğun şüphelerim var.

Pray ve Only Pain de GOJIRA karakterinin güvenli sularında yüzen, daha geleneksel GOJIRA şarkıları olarak “Magma”daki görevlerini yapıyorlar.

Peki “Magma” GOJIRA diskografisinde nerede duruyor? Önceki albümün ilerisinde bir adım mı? Grubun kendini tekrar etmeme adına bir şeyler denediği bir çalışma mı? Bir sonraki albümde amaçlanan esas yeni sound’un bir ön hazırlığı mı?

Hiçbiri değil.

“Magma” GOJIRA’nın kendini bilirlikleri çerçevesinde, saf olarak içlerinden geleni yazdıkları, bunu yeni GOJIRA sound’unu yansıtmak üzere taze girişimlerle süsledikleri ve alışık olduğumuz özelliklerini de sakınmadığı bir albüm. Prodüksiyon ve karakter açısından pek çok denemenin olduğu, samimiyet çabasıyla analog işlere girildiği, duruma göre distortion’ın düşürüldüğü, Joe’nun bugüne kadarki en değişken vokallerini yaptığı, Mario’nun önceki albümlere kıyasla kendini epey sakladığı bir albüm. Cayır cayır değil, vurdulu kırdılı değil; ama iyi. Gayet iyi.

Son yorumum, MASTODON için “The Hunter” neyse GOJIRA için de “Magma” o.

“The Hunter” süper bir albüm.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.08/10, Toplam oy: 109)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2016
Şirket
Roadrunner
Kadro
Joe Duplantier: Vokal, gitar
Christian Andreu: Gitar
Jean-Michel Labadie: Bas
Mario Duplantier
Şarkılar
1. The Shooting Star
2. Silvera
3. The Cell
4. Stranded
5. Yellow Stone
6. Magma
7. Pray
8. Only Pain
9. Low Lands
10. Liberation
  Yorum alanı

“GOJIRA – Magma” yazısına 44 yorum var

  1. rohat says:

    merakla bekliyorum, sahsen bu kritik merak kat sayimi fena artirdi diyebilirim. grubun en iyi albumumuzu yapiyoruz aciklamalariyla ‘eh ulan hadi bakalim’ guruhuna katilmis olsam da su an bi gelse de satin alsak kivamindayim. gojira askim pek bi alevlendi.

  2. BlackWaltz says:

    Biz nerden dinleyebiliriz

  3. non serviam says:

    Yılın albümü.Net.

  4. delikassaP says:

    Ahmet abi sahiden ayıp ama ya hu. Biz burada dört gözle albümü beklerken sen bizden önce dinliyorsun yetmezmiş gibi incelemesini yapıyorsun. Okumakla okumamak arasında kaldım şuan. Bildiğin merakla beklediğin bi filmden spoiler alacakmış gibi hissediyorum şuan (:

  5. İlkhan says:

    İlk iki şarkının bence bu albümün en çöp iki parçası olma olasılığı üzerinde yoğunlaşarak diğer parçaların Ateş edeceğini düşünüyordum ama içimden bir ses yukarıdaki özet gibi farklı şeyler bekleyip Gojiranın kredisinden azda olsa yiyeceğini düşünüyorum.Bekleyip göreceğiz ve tahminim daha çok yorumlarız bu albümü.

  6. gXnn says:

    ya şu kapaktaki kenan dogulu kolyesi nedir ya. albumden en az 1 puan sildiriyor kafadan.

  7. ÖNCÜL says:

    Salınan iki şarkıdan da memnunum. Kritik de merak düzeyimi artırdı. Tek can sıkıcı kısım Mario’nun kendini saklaması sanırım. Mario’ya sınırsız özgürlük ! Bir de şu albüm kapağı nedir ? Görselliği sallamasalar anlayacağım ama bir Silvera’nın klibine bakıyorum, bir kapağa bakıyorum, çözemiyorum.

  8. ahmetarkun says:

    TWOAF ve FMTS albümlerinin hastaları ve L’enfant Sauvage’i sevmeyenler, Gojira’nın bu değişim rüzgarına nasıl tepki verir bilemem. Çoğunluğun beklentisi eski albümlerine yönelik ama bu albümde beklediklerini pek bulamayacaklar.

    Benim düşünceme göre de “Ya Gojira çok sert, dinleyemiyorum” diyenler bu albüme şans verecektir.

  9. Korhan Tok says:

    Peşin hükümlü davranmak istemiyorum ama kötü ya albüm. Üzdü beni biraz.

    Korhan Tok

    @Korhan Tok, Bir de kritikteki “New York’da stüdyo açtık ehey,” yorumu çok isabetli ya Ahmedo. Hakikaten öyle bir durum var. İtici ve de baya.

  10. Wildchild says:

    Hiç beklediğimi bulamadım maalesef. Önceki albümlere göre baya farklı olmuş. Gojira dediğimizde aklımıza gelen şeylerden çok azı bu albümde mevcut. Koskoca albümde beni heyecanlandıran çok az yer olması can sıkıcı bi’ durum. Bol bol deneysel takılmalar var. Grupların değişik albümler yapmasını çok seven birisi olarak söylüyorum bunu Gojira için biraz basit kaçmış bu albüm. Ve albüm FAZLASIYLA KISA. 40 dk albüm nedir agalar.

  11. Joke says:

    gojira overrated geliyor bana nedense. kötüye kötü demeyi bilen dinleyici olsa kafamdaki yerini daha iyi oturtabilirdim. terra incognito hala en sevdiğim albümleri

  12. Koralp says:

    Şimdiki düşüncemiz “Hayır, bunun şimdiye kadarki en iyi GOJIRA albümü olması gerekiyor” şeklinde. Bunun üzerine biz de gerçekten de akıl almaz düzeyde müthiş olmayan şarkıları albümden çıkardık ve yeni şarkılar yazdık.

    Biliyorum biraz fazla kendini beğenmiş bir yorum olacak, ancak yeni albümümüz bizim için tüm zamanların en iyi albümü.”

    Bu kadar iddialı bir açıklamadan sonra bu kadar kötü bir albüm gelmesi normal değil bence.

  13. NeWWorld says:

    Takip ediyorum burdan ve bi kaç yerden bu albüm hakkında yorumları. Millet yine beğenmeme butonuna basmış, Benimde beklentimin altında kaldı hissiyatına vardım ilk dinleyişimde , Lakin, bu albüm farklı dikkatli dinlersen diğer tüm albümdeki şarkılarına göre biraz daha basitlik var ve bu sade ile basitliğe rağmen dikişi tutturup sağlam iş yapıyorlarsa büyük başarıdır. Beğenmeyenler içinse söyleyeceğim tek şey bu alan için extra bir şey okumana gerek yok götün yiyorsa yap sert albüm halka sun !
    Yok in flames çok pop çok gojira çok kötü. :) Zevk alın işte adamlar yardıra yardıa müzik yapıyor.

    Beerseeker

    @NeWWorld, Yumurtanın taze ya da bayat olduğunu anlamak için yumurtlamak gerekmiyor.

    NeWWorld

    @Beerseeker, Yav he he.

  14. salihymn says:

    Yalnız kritikte only painde whammy bar kullanılmış diyor ama o whammy bar değil sadece whammy.Whammy bar tremoloyla harmoniclere yapılan bir teknik.

  15. Erman says:

    Patron nerden dinleyip kritisize ediyosunuz.. hoşgeldin herkes çok eğleniyo ama kimse bana haber vermiyo hissi..

  16. Backbone says:

    The Shooting Star: Gojiranın şu ana kadarki en farklı şarkısı diyebilirim. Joeyu hiç böyle dinlemediniz.

    The Cell: Yahu şunu az uzun yapaydınız be.

    Magma: İlk şarkı gibi ağırdan ağırdan alan bir şarkı. Kesinlikle dinlenilmesi gereken.

    Pray: Gojira şöleni. Efsane bir şarkı. Tahminimce gojira seven birisi bunu da çok sevecek.

    Only Pain: Prayle birlikte yine albümdeki bir gojira şöleni. ONLY PAINNNNNNNN!

    Low Lands: Bu şarkı konusunda hislerim karışık. Şu an yorumsuz kalsam da ilerde sevdirir gibi gözüküyor.

    The Hunter benzetmesine ben de katılıyorum. Albüm FMTS gibi vurdulu kırdılı değil. Sakin sakin ilerleyen fakat vuruculuğunu bu yönde gösteren çok farklı bir albüm bence Gojiradan. Kritiğin sonunda da yazdığı gibi diğer albümlerle karşılaştırılmaması yönündeyim.

    Tek sıkıntı bence albümün kısa olması. ”tamam işte bildiğimiz gojira” dedirtmediği için çok memnunum fakat biraz daha uzun olsaydı keşke. Tahminimce albümün ağırdan almasından dolayı millet sıkılır diye böyle yapmışlar. Onun dışında şarkılar gerçekten güzel, şaşırtan cinsten.

  17. Beerseeker says:

    Gojira,piçfork kritiklerinde 10/10 alacak albüm yapmış.

  18. deatheist says:

    stranded’ı ilk yayınlandığında pek sevmemiştim ama silvera sahiden taş gibiydi. albümü dinleme işini kutsal bir zamana ayırmayı planlamıştım ama burada okuduklarım şevkimi kırdı açıkçası

  19. İlker says:

    Cidden çok farklı bir albüm. ”Gojira, diğer albümlerinden biraz daha farklı şeyler denemiş”in çok daha ötesinde bir farklılık ama bu. Albümü özümsemek için oldukça zaman gerekecek belli.

  20. owlbos says:

    Lan resmen hayatıma şekil veren grupların tek tek sıçışını izliyorum bir iki yıldır. Hiç duymak istediğim şeyler değil bunlar. LEnfant Sauvage gibi bir şeyi bile kabullenmekte tereddüt yaşadım ama bunu kesinlikle hiç bir şekilde kabul edemiyorum. Benimle değilsin Gojira. Bu arada The Hunter süper albüm.

  21. Volga says:

    2007′den beri Gojira fanboyu olan ben (ki artık değil) L’enfant Sauvage gibi bi albümdense FMTS veya TWOAF gibi albümlerle karakteristik olarak neredeyse aynı bir albüm dinlemeyi tercih ederim. bu albüm hakkında bişey diyemem henüz dinlemedim ama Stranded açık ara hoşuma gitmedi.

  22. Bu tür albümler için kullanılan klişe tabir; “değeri ileride anlaşılacak”..

    Hayır, anlaşılmayacak.

    Diğer şarkılara göre akılda kalıcı ve bünyeyi direkt esir alan iki şarkının, grubun beklenti yaratan açıklamalarını destekler şekilde klip olarak sunulduğunu, albümü dinledikten sonra anlıyorsunuz. Geriye kalan yaratımlar ise; ‘genel’ olarak deneysel ya da deneysel olması için ekstra uğraşılmış, hafif yama gibi duran anlara sahip..

    İyi albüm mü ? Evet.

    Kalıcı olur mu ? Pek sanmıyorum.

    Ara form denebilir ‘Magma’ için. İleride balinalar kanatlanır belki..

  23. deadhouse says:

    Müzikalite iyi. Albüm mü? İyi değil. Opeth’in Pale C. vakasını yaşattı bu albüm bana. İlk iki şarkı sonrasında güzel bir albüm geliyor derken albümü dinledikten sonra bu ne idüğü belirsiz bir albümmüş demiştim. Hah işte bu albüm de aynen öyle oldu. İlk iki şarkıya bayılmasam da güzel şarkılardı. Ama tüm albümü dinledikten sonra anladım ki Gojira ne olduğu belli olmayan bir albüm yapmış. Başka bir grup yapsa iki dinlenip köşeye atılacak bir albüm diye değerlendirilebilirdi. Net Le Sauvage daha iyi. Yani albüme bakıyorum da ağzı açık bırakacak hiçbir şey yok. Loop’a alınabilecek bir şarkı? yok. Hit parça var mı? Hiç sanmıyorum. Stranded ve Silvera albümün en iyileri. Bu iki şarkı albümün en iyileriyse oturup düşünmek lazım. Ha bide son olarak; Gojira rock albümü yapmış. 10/6

    Joke

    @deadhouse, pale communion taş gibi albüm bence. her ne kadar bakın ne kadar entelektüel bir progresif rağkımız var havası taşısa da

  24. ÖNCÜL says:

    İyi bir albüm olduğunu söyleyebilirim ama doyurucu değil. Aperatif gibi iştah açıcı, damakta güzel bir tat bırakıyor ama insan ana yemeği bekliyor. Magma’yı dinledikten sonra devamı gelecekmiş gibi hissettim, birkaç kez FMTS ya da TWOAF’i açasım geldi. Bir Gojira albümüne göre oldukça kolay sindirilebilen, fazla sürprizi olmayan bir albüm. Köpeği olduğum Stranded ve Silvera dışında, The Cell, Pray ve Only Pain’i beğendim. Genel olarak bu yenilikçi hareketten memnun ve umutluydum ama albüm beklentilerimi tam karşılamadı. Yine de sonraki albümler için umutluyum ve Magma da kötü bir albüm değil. 7,5/10.

    gXnn

    @ÖNCÜL, %100 katılıyorum yazdıklarına.

    Kürşat

    @ÖNCÜL, Aynen ben de katılıyorum. Tam yeni başladığını düşünürken Liberation giriyor. Kısa olması dışında bir eksisi yok benden de bi 8 çalıştı. Adamlar kendi Youthanasia’larını yapmışlar sadece. Devamını bekliyoruz.

  25. Emre says:

    Albümü dinledikten sonra acaba benmi Gojirayı yanlış hatırlıyorum diye açıp FMTS VE TWOAFı bir kez daha dinledim.Köpeği olduğum Gojiranın ilk defa sıçtığını düşünüyorum.Albümü dinlerken bitsin diye dua ettiğim anlar oldu.Olmamış

  26. Sikth says:

    Boşuna kasmayın beyler, albüm Gojira albümü olarak “dinlenmese” bile, türünün dışında ele alınıp da dinlense bile net kötü albümdür.Önceki albümlere nazaran deneysel takılan bir geçiş albümü falan da değildir.

    Kaldı ki ; geçiş albümü diye kullanılan kavram da son zamanlarda bütünüyle fanboyu olunan bir grubun albümünün olumsuzlanamaması üzerine uydurulan bir kılıftan ibaret.Müzikalite iyi de albüm kötünün ne demek olduğunu nasıl “anlamlı” bir çelişkiyi barındırabileceğini asla anlayamayacağım. Sonuç olarak müzikte haz duygusunu edindiğimiz ilk unsur ve en önemli unsur müzikalite bu iyiyse dinlenilen şeyin kötü olma ihtimali de olmaz :)

    Sonuç olarak ; Bir önceki albüm de vasattı fakat öyle ya da böyle Born in winter , The gift of guilt,This Emptiness vs gibi şarkıların yanında Joe’nin her şarkıdaki olağanüstü vokal performansı uğruna ziyadesiyle Gojira içeren bir albümdü.
    Bu albümde ise gayet ne idüğü belirsiz bir durum var ve dediğim gibi hangi tür içerisinde değerlendirilirse değerlendirilsin vasat altı bir albüm.
    Aylar sonra değil bir ay sonra bu albümü özel olarak açıp da dinleyen olmayacaktır.
    Bu arada albümde neneysellik, geçiş, ara form gibi zerzevat kılıf terimler üzerinden albümü Opeth’in Pale Communion albümüne olumsuzlama üzerinden değerlendirmeler var.
    Eğer mevzu müzikaliteyse; Pale Communion Opeth’en iyi ilk üç albümüne rahatlıkla yazılabilir.Çünkü son derece kalitesi yüksek bir albüm.

    Sinan Ceylan

    @Sikth, Kesinlikle katılıyorum! Göte göt diyemeyen fanların uydurduğu bi şey…

    DüzMetal

    @Sikth, +1

  27. gXnn says:

    Yellow stone ve liberation dışında bütün şarkıları çok sevdim. Albumun kısa olması ve “kapagı” dısında da pek bir olumsuzluk goremedim.benim icin yılın en iyi albumlerinden biri. Alısıldık gojiranın dısında ama cok net ve duygusu olan bşr album olmus. Belirli bir aşamayı geçip farklı seyler yapmaya calısan müzisyenlere karsı acaip bir takıntı var ülkemizde. Anlamsız.sahsen ben bir twoaf cıksaydı daha az mutlu olurdum. Her türlü eleştiri ok ama albume kotu demek sımarıklık gibi geliyor bana. Ben fazlasıyla tatmin oldum.umarım bir sonraki albumde en az bu album kadar farklı şeyler duyarız gojiradan.

  28. Ş. Yıldırım says:

    Hayrettin yapma…

  29. deatheist says:

    albüm kötünün iyisi mi, iyinin kötüsü mü uzun süre bunun üstüne kafa yordum. sonra fark ettim ki sevmeye başlıyorum, işte bundan sonrası da pürüzlü. tam sevecek gibi oluyorum, grubun albüm çıkmadan önce söyledikleri geliyor aklıma. her ne kadar ”kendilerine göre” dünya’nın en iyi albümü diye yorumlanmış olsa da bu albüm ”yok aga öyle dünya! görmüş geçirmiş adamlarsınız bu mu size göre dünya’nın en iyi albümü?!” diyesim geliyor da bana ne vazife tabi ben kimim ki? l’enfant sauvage bu albümden çok daha fazla duygu yoğunluklu bi albümdü ki bu özellik benim gojira’yı sevmemin en büyük etkeni. he bi de nerde teaserda geçen o flütlü kısımlar? albümde vardı da öyle bi aksiyon ben mi hatırlamıyorum?

    müzikal açıdan: 7.5
    gojira soundu dahilinde: 4

    genel: 5.75 (öyle bir lüksüm olmadığı için 6 vereceğim)

  30. The Hunter ile karşılaştıramayacak kadar sikko olduğunu yazmaya gelmiştim, gidiyorum…

  31. Ugur says:

    Gojira’nın albümlerini baştan aşağı belki toplasan 1-2 kere dinlemişimdir.Dolayısıyla bir analiz yapacak yetkinliğim yok ancak nacizane fikrim Magma’nın çok çok iyi bir albüm olduğu yönünde.

    Özellikle The Shooting Star, Stranded ve Pray’i dinlemeye doyamıyorum.

  32. junkman afatsum says:

    Sanırım bir başyapıt yapmışlar ama anlaması güç ve kanıksaması zorlu. İleride daha da iyi anlaşılacak bu sözlerim!

  33. den4x says:

    Valla Gojira böyle sıçıyorsa tuvaletini icra etmeye devam edebilir. Gayet güzel albüm 7,5/10
    Tam olarak dinleyemediğim albümlerin kritiklerini falan okumuyorum (zaten daha torrente bile düşmeden yazılıyor sitede :) genelde, internette yorumlara falan denk gelmeden kendim dinlemeye çalışıyorum bir bilgi olmadan. Hatta bu sebeple single’lara da bazen canım sıkılıyor bütünlüğü bozuyorlar.Magma’yı da öyle kendim dinledim, gayet hoş, özellikle Only Pain, ama albüm biraz eğreti duruyordu, daha sonraki dinleyişlerde alışınca falan da aşırı puan artışı ya da sevgi olmadı ama herhangi bir kötülük,bir daha açmam falan dedirtecek bir şey olduğunu da düşünmüyorum, hatta Low Lands, Silvera falan bayağı efsane şarkılar. En büyük sıkıntısı kısa oluşu söylenildiği gibi,bu ne ara bitti falan demiştim dinlerken.
    Herhalde belli bir süre sonra ya da bazı dönemlerde müzisyenlerde bir durulma/sanatsal şeyler yapmaya yöneliş oluyor belki de sadece sıkılıyolar farklı şeyler deniyorlar falan neyse de bunların aşırı tepkiyle karşılanması her zaman çok komik geliyor bana. Bunlar da böyle yapmak istemişler yani adamların hakkıdır farklı şeyler yapmak en nihayetinde…
    Mastodon bahsi geçmişken bu farklılaşma olayında Crack the Skye’ı ortaya çıkararak en güzel değişimi yaşadı adamlar,bu yüzden sonrasında gelen The Hunter’ı pek sevmiyorum. Magma da daha çok Crack the Skye konumundadır illa diskografileri benzeteceksek bence.
    Son bir not video klipler aşırı güzel ama kapak hala aşırı berbat.
    He unutmadan bir not daha Lenfant Sauvage da çok iyi albüm saçma sapan yerilmesini anlamadığım albümlerden hatta.

  34. deadhouse says:

    Agalloch’un dağılması haberinden sonra benim için senenin en büyük hayal kırıklığı. Baya vasat bir albüm.

  35. Silvera ne muhteşem bir şarkıdır yahu. Naptınız siz birader?

  36. deadhouse says:

    Albümün kötü olduğuna dair fikrimde zerre değişiklik yok. Ama Stranded ve Silvera çok iyi parçalar. Hala dinliyorum. Tüm şarkılar öyle olsaydı 9 puanlık albüm olurdu.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.