# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
AMORPHIS – Under the Red Cloud
| 09.09.2015

Bulutluluk özlemi.

Kariyeri destanlarla dolu AMORPHIS, metal dünyasının en düzenli albüm çıkaran gruplarından biri. Çeyrek asırlık bu büyük grup, 1992′den bu yana, birkaç kez 3 yılda bir olmak üzere, her iki yılda bir mutlaka yeni albüm çıkarıyor. Hatta 2 sene arka arkaya albüm çıkarmışlığı bile var. Böylesi bir istatistikte, grubun ara ara bocalayabileceği düşünülebilir.

Açıkçası bu tarz düşüncelerin haklılık payı var. AMORPHIS sürekli bir üretim halinde olsa da, her albümünün bir başarı öyküsü olduğunu düşünmüyorum. Her ne kadar grup standart bir kaliteyi hep barındırsa da, zaman zaman tekdüzeleşilen işlere de imza atmadı değil. “Under the Red Cloud” ile, Tomi Joutsen’in gelişiyle birlikte daha da üretkenleşen grubun son 9 yıldaki 6. albümünü dinlemekteyiz. İyi ki de dinlemekteyiz.

The Beginning of Times“ı kısmen sevmiş, “Circle“da ise aşırı sıkılmış biri olarak, kanıksanmış AMORPHIS sound’unun kırılabilirliklerini ve genişlemeye müsait yanlarını elbette ki biliyoruz; bu grup zamanında “Elegy” diye bir şey yaptı. Hard rock tabanı üstüne Fin melankolisini, kültürel miraslarını ve türlü türlü yan ögeyi katan AMORPHIS, şöyle bir bakıldığında kendi içine sıkışmaması gereken ve müziğini çok farklı yönlere açabilecek bir grup. Bu nedenle de AMORPHIS’in kendini tekrar etmesi, benim açımdan bahanesi olmayan bir şey; gruptan beklentimin büyük oluşu da bundan kaynaklanıyor.

“Under the Red Cloud” tüm bu tereddütlerimi, ukalalıklarımı anlamsız kılan, gayet iyi bir albüm arkadaşlar. Bugün bile taze gelebilen melodiler, gaz rifler, yaratıcı düzenleme fikirleri, “Eclipse“ten bu yana duyduğumuz en brutal vokalli AMORPHIS albümü oluşunun yarattığı vokal çeşitliliği… Clean ve brutal vokalin eşit oranda kullanıldığı şarkıların yanında, içindeki tatlı efektli vokal kısmını saymazsak The Four Wise Ones gibi baştan sona brutal vokalden oluşan şarkı dahi var.

AMORPHIS söz konusu olduğunda, konseptleri, folklorik ögeleri ve genel atmosferleri nedeniyle gruba konduramadığım, ancak ilk günden bu yana kullanageldikleri Orta Doğu ezgili rif ve melodiler “Under the Red Cloud”da da kendini gösteriyor. The Skull, Death of a King bu konuda örnek gösterilebilecek şarkılar. Tabii bunu bir olumsuzluk olarak söylemiyorum, kendi zevkimi yansıtıyorum o kadar. Bunun dışında black metale öykünen tatlar, klasik AMORPHIS ihtişamları, albümün dört bir yanına sirayet etmiş durumda.

Bunun haricinde, albümde insanı ayağa kaldıracak, içini kıpırdatacak, görkem dolu bir coşku var. Armonik gitarlar, klavye, Joutsen’in brutali -ki bence kendisi en dolgun ve özgün brutal tınısı olan vokalistlerden biri- ve tüm bunları kusursuzlaştıran sıcak AMORPHIS prodüksiyonu da eklenince AMORPHIS, dinlemesi gerçek bir keyfe dönüşen gruplardan biri oluyor.

Şahsen Tomi Joutsen gruba katıldığından beri çıkan en iyi AMORPHIS albümünü hâlâ “Eclipse” olarak görsem de, “Under the Red Cloud”ı da büyük zevk alarak dinledim. AMORPHIS’e böylesi vokal çeşitliliği, böylesi kapalı olmayan bir sound ve sert ve yumuşak yanlarını iç içe kullandığı albümler çok yakışıyor. Kendilerini tam anlamıyla yansıttıklarında ve yapabildiklerini en üst seviyede yaptıklarında, AMORPHIS gerçekten de metal dünyasının en iyi müzik yapan gruplarından biri olabiliyor.

AMORPHIS’in çığırlar açma, dünyanın zirvesine çıkma gibi dertleri yok, ancak kendilerine özgü melodiler ve yılların deneyimiyle birlikte, belirli anlarda AMORPHIS cidden kusursuz müziğin tanımını yapabilecek kadar güzel olabiliyor.

AMORPHIS’e dair sevdiğiniz herhangi bir şey varsa, “Under the Red Cloud”ı mutlaka dinleyin.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.20/10, Toplam oy: 66)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2015
Şirket
Nuclear Blast
Kadro
Jan Rechberger: Davul
Esa Holopainen: Solo gitar
Tomi Koivusaari: Ritim gitar
Santeri Kallio: Klavye
Niclas Etelävuori: Bas, geri vokal
Tomi Joutsen: Vokal
Şarkılar
1. Under the Red Cloud
2. The Four Wise Ones
3. Bad Blood
4. The Skull
5. Death of a King
6. Sacrifice
7. Dark Path
8. Enemy at the Gates
9. Tree of Ages
10. White Night
  Yorum alanı

“AMORPHIS – Under the Red Cloud” yazısına 13 yorum var

  1. Draozg says:

    Güzel bir kritik olmuş. Yorumlara genel olarak katılıyorum, ve benim de notum 8. The Skull ve Dark Path süper şarkılar. Girişine çok bayılmadım albümün, ama bonus şarkılar da dahil olmak üzere 3. şarkıdan itibaren gayet güzel şarkılar barındıran bir albüm.

  2. Basak says:

    Bence “Tales from the thousand lakes”, “elegy” ve “skyforger”dan sonra en iyi Amorphis albümü. Çok deneysel, hafif progressive, oryantal ama çok dinamik bir albüm. Evet, o eski klasik Amorphis yok ama zaten kendilerini tekrar etselerdi eğlenceli olmazdı. O yüzden “Under The Red Cloud”u her dinlediğimde içim kıpır kıpır oluyor. Süper bi iş başarmışlar :3

  3. Mustafa Sakallı says:

    Harika albüm olmuş. Bu kadar zaman sonra bile bu kadar coşkulu bir albüm çıkarabiliyor olmaları benim için yeterli.

  4. bahadır says:

    girişi çok etkileyici. diğer albümleri gibi defalarca dinleyeceğim. the four wise ones, bad blood, death of a king ve tree of ages’e bittim. progresif yapı bu sefer folk ile bütünleşmiş harika olmuş. yalnız bu albümün diğerlerinden bir farkı da kayıt ve prodüksiyon kalitesi. onu da jens bogren’e borçlular. nefis bir albüm. 9/10

  5. Ugur says:

    Enfes bir albüm.Circle olmasaydı belki Amorphis kaldığı yerden devam ediyor diyecektim ama, bir önce yaptıkları o ‘şey’ bu albüme daha da çok değer vermemi sağladı.

    Albümle aynı isimdeki parça, Bad Blood, The Skull, Dark path falan işte özlediğimiz Amorhhis bu dedirten çok leziz işler.

    Bu arada, bunu ve Ride Majestic’i adam akıllı dinleyişim 3 günlük son tatilime denk geldi.Kıyısından da olsa yine bir yaz dönemiyle bir Amorphis albümünü özdeşleştirdim hehe.

  6. dr.nepenthe says:

    Amorphis içerik olarak çok kaliteli ve zengin bir albümle geri döndü. Özellikle son 3 albümü neredeyse birbirinin aynısı gibiydi ve Elegy, Tuonela gibi adımlar atmış bir gruptan çok daha fazlasını beklemek hakkımızdı. Bad Blood bana göre yılın en iyi şarkılarından, ayrıca Elegy esintileri taşıyan Death of a King, Dark Path, Under the Red Cloud, Black Metal’e selam çakan vokalleri ile The Four Wise Ones gibi çok iyi şarkılar mevcut. 8/10

  7. Bora says:

    The skull ne bicim sarki olmus be öfff. Bu yil muzik adina dinledigim en iyi album.

  8. Bora says:

    Ve unutmadan death of king!! dinleyin dinletin.

  9. Otenazi says:

    Amorphis çok kudretli bir albüm yapmış. O kadar albüm var şu an elimde ancak bu under the red cloud’dan sıra gelmiyor onlara.

    çölde vaha gibi bir grubun o vahadaki su gibi bir albümü. inanılmaz.

    bu arada dark path’i ayrıca zikretmek isterim. kusursuz bir şarkı olmuş. davulları, vokalleri… müthiş müthiş!

    bahadır

    @Otenazi, dark path’i dinlemekten vazgeçemiyorum. böyle güzel bir albüm yapılır mı? skyforger gibi diğerleri gibi alışkanlık yarattı ben de. bazen melodilerden dolayı dalıp gidiyorum uzaklara iyi ki varsın amorphis.

  10. İlker says:

    Bu sene en beğendiğim 5 albümden biri şu ana dek. Amorphis’in manyağı değilim, tüm diskografisine hakim de değilim ancak bildiğim kadarını bayağı bir severim (3-4 albüm) ve bu albüm ile birlikte bu durumu değiştirmem gerektiğini anladım.

    Her şeyi tek tek övemeyeceğim, biraz bile iyi olmayan hiçbir şey yok diyeyim yetsin. Dark Path de bu sene dinlediğim en iyi 5 şarkıdan biri.

  11. bahadır says:

    death of a king’deki perküsyonlar martin lopez’e ait.

  12. Mumiy says:

    8 puanın bu album için az oldugunu düşünüyorum. 1 tane bile boş şarkı yok bu albumde. ard arda, baştan sona tam 7,8 kere dinledim. Bayma yok, yağ gibi akıyor. Her şarkı mükmmel. ” eh işte bu şarkıda iyi” diyebilceğim bir şarkı bile yok hepsi efsane güzel

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.