# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
MEGADETH – Cryptic Writings
| 27.03.2014

METALLICA mı MEGADETH mi?

Lise 2 – 1997

L: “Sana bir albüm vereceğim, ama Metallica’dan fazla sevmeyeceksin.”
A: “Ahah, öyle bi şey mümkün değil merak etme. Ne ki o? Çok mu iyi?”
L: “Bu.”
A: “Megadeth… Çok iyi diyosun.”
L: “Evet.”
A: “Metallica’dan daha mı iyi ki de “daha çok sevme” diyosun?”
L: “Valla bilemem. Sen bi dinle.”

Evet, MEGADETH’i baya geç sayılabilecek bir yaşta, 16 yaşımda keşfettim. E tabii internet yok, radyoda çalmaz, televizyonda çalmaz, tesadüfen dinleyen biriyle karşılaşmadıkça böyle gruplardan haberdar olmak çok zor. O dönemlerde METALLICA hayatımın merkezini oluşturuyordu. Ucundan x, birazcık y, azıcık z gruplarından da bir şeyler dinliyor olmama rağmen, 1993-1997 arasında benim için müzik kavramının %95’i falan METALLICA’dan ibaretti.

Arkadaşımın verdiği o CD’yi alıp yanımdaki sikko CD çalarıma taktım. Teneffüsün bitmesine dakikalar vardı ama o “METALLICA’dan çok sevme” yorumu aklımı almıştı bir kere. “Nası ya? Böyle bi şey mümkün olabilir mi?” Öyle bir şeyin “imkânı var mı?”

Trust’ın davullarını duyunca aklıma ilk gelen şey, MEGADETH’in iyi bir davulcusunun olduğuydu.

“Hmm, METALLICA’da böyle bir şey duymadım…”
“Lars süper bi davulcu ama bu da baya bi farklıymış…”

Sonra baslar girdi.

“Anam, bas da girince ne tatlı oldu! METALLICA’da bas da duyulmuyo pek… Halbuki keşke duyulsa, çiçek gibi enstrüman en nihayetinde…”

Ve gitar da olaya dâhil oldu.

“Of be! Baya güzel bi şeye doğru gidiyo bu!”

Ve Dave’in sesini ilk kez duydum: “Lost in a dream, nothing is what is seems…”

“AAAAAAAAAA ÇOK SÜPER LAN BU!!”

Ve hoca sınıfa girdi, CD çaları kapatıp sıranın altına koydum. Sanırım Edebiyat dersiydi. Sanırım diyorum çünkü o sırada benim için hayatta önemli olan tek bir şey vardı:

“Dünyada METALLICA kadar çok sevebileceğim bir grup daha mı var?”

Evet, Trust’ın ilk 1-1,5 dakikası beni böyle düşünmeye itecek kadar etkilemişti.

O gün arkadaşımdan CD’yi aldım, eve gittim. CD çalarım çok dandik olduğundan serviste adam gibi dinleyemeyeceğimi biliyordum, o yüzden eve kadar sabretmiştim.

Her neyse, uzatmayalım. “Cryptic Writings”i dinledim ve artık benim için sadece METALLICA yoktu; MEGADETH de vardı. METALLICA değildi evet, ama onun muadili olabilecek, METALLICA’ya benzer bir müzik yapan, ama diğer yandan METALLICA’dan çok farklı, tamamen kendi havası olan bir gruptu.

Mesela Trust, efsane bir şarkıydı. Muazzamdı. Use the Man, çok özgündü. METALLICA’ya hiç benzemiyordu ve çok orijinal fikirlerle doluydu. Disintegrators her şeyiyle mükemmeldi. A Secret Place, aşık olunası, She-Wolf adama gitar çalmayı öğrenmek istetecek kadar gazdı…

Bunlar o zamanki düşüncelerim. Yıllar önce metal diye bir şeyi bulmuş ve hayatının merkezine oturtmuş, ancak metalle olan ilişkisini neredeyse sadece tek bir grupla sınırlı tutabilmiş bir ergenin, bu aşık olduğu şeye dâhil olan süper bir katkı ile çok heyecanlanması, mutlu olması sebebiyle yaşadığı hisler, aklından geçenler…

***

“Cryptic Writings”e şimdi baktığımda, “içinde MEGADETH klasikleri barındıran son MEGADETH albümünü” görüyorum. “Endgame”i de seviyorum mesela, 1997 sonrasında çıkan albümlerde de güzel şarkılar var evet, ancak yıllar sonra MEGADETH klasikleri arasında anılacak son şarkılar, bence “Cryptic Writings” de yer alıyor.

“Rust in Peace”teki, “Countdown to Extinction”daki kadar olmasa da, MEGADETH zehrinin alttan alttan verildiği, Mustaine’in sesinin bir yılan gibi arkanıza süzüldüğü şarkılar var albümde. “Risk” habercisi I’ll Get Even da var, kompleks rifleriyle progresif sulara sokan Vortex de, Motorbreath’e selam yollayan FFF de… Ama o I’ll Get Even bile nakaratıyla olsun, bestesiyle olsun, bu işi çok iyi bilen birilerince yazıldığını net şekilde gösteriyor. Almost Honest şeker gibi nakaratıyla insanı ferahlatırken, She-Wolf ise solosuyla köpeği yapmayı başarıyor (kurt köpeği diyelim).

Mustaine’in, Sin’in sonlarındaki Creeping Death göndermesinin akabinde gelen bölümde yaptığı vokallerdeki mükemmel dramatik oyunlar bile, sonraki MEGADETH albümlerinde duymadığımız şeyler. Hatta şöyle diyeyim, Sin’in 02:20’sinde başlayıp şarkının sonuna dek giden vokalleri, sanırım beni harbiden etkileyen en son Mustaine vokalleri oldu. O “nervous… like a cat…” deyişi falan cidden müthiş.

Onun dışında albümde enfes bir davul kullanımı, süper baslar ve Friedman’ın ne kadar zevk sahibi bir gitarist olduğunu gösteren soloları var.

Neden bilmiyorum ama bu kritiği yazarken çok keyif aldım. Eskiye gittim, MEGADETH gibi bir devi hayatımda ilk kez dinlediğim anları düşündüm, negzeldi lan.

Sadede gelirsek, “Cryptic Writings”, MEGADETH’i ilk keşfettiğim albüm olması dolayısıyla bende özel bir yere sahiptir. “Youthanasia”dan daha çok severim mesela, ki “Youthanasia” bundan daha iyi bir albümdür. Trust, Use the Man, She-Wolf gibi klasikler başta olmak üzere, içinde bir sürü güzel şarkı barındırır ve bence bunların bir çoğu da ya görmezden gelinir, ya da “MEGADETH bozdu” serzenişleri arasında kaynayıp gider.

Neyse amk, metal çok süper bi şey.

7,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.45/10, Toplam oy: 82)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1997
Şirket
Capitol Records
Kadro
Dave Mustaine: Gitar, vokal
Nick Menza: Davul, geri vokal
Marty Friedman: Gitar, geri vokal
David Ellefson: Bas
Şarkılar
1. Trust
2. Almost Honest
3. Use the Man
4. Mastermind
5. The Disintegrators
6. I'll Get Even
7. Sin
8. A Secret Place
9. Have Cool, Will Travel
10. She-Wolf
11. Vortex
12. FFF
  Yorum alanı

“MEGADETH – Cryptic Writings” yazısına 9 yorum var

  1. onurtoptas says:

    Rust in peace’den sonra en sevdiğim megadeth albümü. benim de ilk dinlediğim megadeth albümü budur.2004 başlarında hammer’dan kasetini almıştım, hey gidi.

    Parçaların çoğu zaten şeker gibi,antidepresan niyetine. Metallica’nın load dönemi gibi bu da megadeth’in thrash’ten uzaklaşıp hard rock-klasik heavy metal’e döndüğü ama çok kaliteli ve yıllarca hayatın fon müziği olabilecek parçalar yaptığı bi başyapıt gözümde. Belki de en fazla potansiyel megadeth hiti ve konser parçası bu albümdedir. 9/10 kişisel notum. Trust,use the man ve disintegrators favori parçalarım.

  2. OMustafar says:

    Countdown to Extinction’dan sonra dinlediğim 2. albümdü. Özellikle A Secret Place’e çok takılmıştım. Düşününce çoğu yerde bir Metallica göndermesi bulmak mümkün. FFF’in Motorbreath esintili olduğunu anlamıştım zaten, Sin’deki Creeping Death detayını bilmiyordum. Bir de A Secret Place’teki girişin de Wherever I May Roam esintili olmasını da düşünürsek… Neyse, albüm taş gibidir, arşivimde iyi ki de vardır. Hatta dur bi dinleyeyimdir. Evettir.

    onurtoptas

    @OMustafar, düşününce trust da enter sandman bi bakıma.:)

  3. Nakruf says:

    1997′de ilkokula başlamıştım

    Cattle Bilmemne

    @Nakruf, So What? :)

  4. Mikael'in Yakalamaya Çalıştığı Progresif Tını says:

    oo 90′s Megadeth alırım bi dal

  5. atoutlemonde says:

    Benim ilk dinlediğim Megadeth albümü Youthanasia idi. Sonrasında da kronolojik olarak devam ettim.

    Trust’ın gittikçe yükselen introsu ve patlayışı, Use the Man’in son bölümleri, Mastermind’ın catchy nakaratı, The Disintegrators’ın haşinliği, A Secret Place’in şahaneliği, She Wolf’ün herşeyi, Vortex’in ana rifi… Ne de çok zafer anı barındırıyormuş aslında.

    Bence 2000′ler Megadeth’i bu şekilde devam etmeliydi. Super Collider’da biraz bunu kovaladı Dave amca ama olmadı. Endgame’in de çok hastası değilim. Cayır cayır thrash istediğimde Overkill, Exodus açıyorum bişeyler zaten.

    Son olarak benim de notum 7,5.

  6. hen says:

    90′lar Megadeth’i kritiklerinde insan bi fena oluyor amek

  7. sero says:

    Dinlemesi müthiş keyifli ve her şarkının ayrı bir tadı olan bir albümdür. Benim için megadeth’in en iyi albümü ve olgunluk başyapıtıdır. Ahmet Saraçoğlu albümü zamanında ayıla bayıla dinlemesine rağmen puan vermeye gelince haksızlık yapmış.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.