# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
IN FLAMES – Come Clarity
| 04.10.2013

Farklı bir bakış açısı.

Özge DEMİRCİ

Yeni In Flames’i, eski In Flames’den daha çok seven, “Reroute to Remain“i grubun en iyi albümü olarak gören biri olarak bu kritiği yazmak istedim. Aslında yazma amacım “eski In Flames daha iyi, yeni In Flames çok kötü” klişesine bir nebze olsun farklı bir bakış açısı sunmak. Çünkü ben yeni In Flames’i yerin dibine sokan, eski In Flames’i öven yazılar görmekten oldukça sıkıldım. Bu konu artık bana kabak tadının da ötesinde bir tat vermeye başladı, bu yüzden de tam tersi bir bakış açısına gerek olduğunu düşünüyorum.

Ceremonial Oath’un bas gitaristi Jesper’ın stüdyo projesi olarak başlamıştı In Flames. Aslında o zamanlar bırakın In Flames’in bu kadar dev bir grup olacağına, metal camiasında gayet iyi bilinen bir grup olacağına dahi kimse inanamazdı. Çünkü olay sadece Jesper’ın kabile şefliğini yaptığı bir stüdyo projesi olarak görülüyordu. Elemanların kalıcı olacağı da pek düşünülmüyordu. Sadece “proje” olarak düşünülen In Flames’in çıkardığı ilk 3 albümün ardından, gerçek bir oluşuma dönüşen In Flames’in ilk ayak sesi olan “Colony“, 1999 yılında dinleyicilerin beğenisine sunulmuştu. In Flames gitaristi Björn’ün de dediği gibi, stüdyo projesi olmaktan çıkan gerçek In Flames’in ilk albümü “Colony”ydi. Ondan öncesi ise, “Whoracle” albümünün oldukça sıkıntılı bir süreçte kaydedilmesi gibi karışıklıklarla doluydu. In Flames bir arayış içerisindeydi. “Whoracle” gibi bir albümün ardından, “Colony” albümünün gelmesi aslında In Flames’in arayış içerisinde olduğunun, “The Jester Race” ve “Whoracle” albümleri ile gittiği yoldan tam olarak emin olmadığının kanıtıydı.

Evet, “Colony” ile gerçek In Flames’in temelleri atılmıştı. “Colony”, “Whoracle” ve “The Jester Race”e kıyasla daha iyi bir albümdü elbet. Ama bir geçiş albümüydü nihayetinde. Clean vokaller daha çok gün ışığını çıkmıştı. Ama patlamanın kendisi “Clayman” ile geldi. “Clayman” albümüne baktığımız zaman, In Flames’in gittiği yoldan bu sefer emin olduğunu ve clean vokalin dozajını arttırarak ortaya nefis lezzetler sunduğunu hepimiz görebiliyorduk. “Clayman” kısa süre içerisinde “Colony” albümünü gölgede bıraktı. Hem de grup üyelerinin tahmin ettiğinden daha kısa bir sürede.

“Clayman”daki bu olumlu değişimin ardından, asıl ve daha büyük patlama; en sevdiğim albüm olan “Reroute to Remain” ile geldi. In Flames’in değişiminin en parlayan ve en akılları alan meyvesiydi. Uzun olmayan bir süre içerisinde In Flames’in en çok satan albümü olmuştu, grubun kitlesini ikiye katlamıştı. Grubun eski tarzına hayran olan kesim dışında oldukça olumlu görüşler almıştı. Üstelik büyük bir metal kitlesini de kendisine hayran bırakmıştı. “Reroute to Remain”, In Flames’i en olmadığı kadar gün ışığına çıkarmış, In Flames’in yakında dev bir grup olacağını herkese göstermişti.

Ardından gelen “Soundtrack to Your Escape“, “Reroute to Remain” kadar büyük bir başarı yakalayamasa da, grubun bu çizgiden çıkmayacağını bazı hayranlarına kabullendirmesi açısından iyi bir albümdü. Ama “Reroute to Remain” çıtayı çok yükseğe taşıdığı için, onun ardından gelmesi sebebiyle biraz gölgede kaldı. Tabii bunda “Reroute to Remain” albümünde yer alan bombastik ve akıl alan riflerin, bu albümde çok olmamasının da payı var.

Ardından “Come Clarity” 3 Şubat 2006 yılında raflardaki yerini aldı. Daha albüm çıkmadan “bu sefer süper bir albüm geldi”, “In Flames, başarısız bir albümün ardından taş gibi albümle döndü” gibi yorumlar aldı. Hal böyle olunca herkes yeni albüme karşı oldukça umutlu oldu ve albümün çıkışını bekledi.

“Come Clarity” şu an In Flames’in en çok bilinen ve en çok dinlenen albümü. Bunda en büyük pay şüphesiz, hem eski, hem de yeni dinleyicilerin beğendiği bir albüm olmayı başarabilmesinde yatıyor. Bu gerçekten yapılması zor bir durum. Önceki 2 albüm olan “Reroute to Remain” ve “Soundtrack to Your Escape”, eski dinleyicilerin ilgisini değil, aksine tepkisini çekmişti. Ama “Come Clarity” yarattığı mükemmel atmosfer ile 2 kesimin de ağzına bal çalmayı bilmişti. Çünkü her iki kesimin de isteği ölçüde özellikleri tek çatı altında toplamayı başarabilmiş, leziz bir albümdü. Albümdeki atmosfer gerçekten insanı içine çekme konusunda 1 numara. Önceki albümlerin içine girmekte zorlanan insanlar, bu albümü dinlerken bir anda kendilerni “Come Clarity”in güzel sularına bırakabiliyorlar.

Albümde metalcilerin uğurlu sayısı olan 13 şarkı bulunuyor. Hiçbirinin de boş şarkı olmadığını söylemek mümkün. Take This Life dinleyiciyi albümün içine çekme misyonunu ilk şarkı olarak rahatlıkla yerine getiriyor. Hemen ardından gelen Leeches ve Reflect the Storm ise müthiş tatlarıyla ve Anders’in enfes vokal yorumlarıyla ayrı bir hava katıyorlar. Dead End ise zaten bombastik girişi ve kadın vokal kullanımıyla dinleyiciye daha başından süper bir şarkı olduğunu hissediyor. Albümü dinlenirken ısınması en zor parça Your Bedtime Story Is Scaring Everyone sanırım. Ama onu da es geçmemek lazım elbette. Come Clarity ise In Flames’in en çok dinlenen şarkısı olarak anılmakta. Bunda muhteşem girişinin ve her kesimi, hatta metalden hiç hoşlanmayan kesimi bile etkileyebilmesinin de payı var. Kısacası tüm şarkılar hakkı verilerek dinlenirse “Come Clarity” gerçekten canımızın çektiği bir albüme dönüşüyor. Albüme iyice ısındıktan sonra “Canım Come Clarity çekti” moduna girebiliyorsunuz. Albüm kapağı ise In Flames’in beyazın hakim olduğu kapakları içerisinde en iyisi. “A Sense of Purpose gibi emo özentisi bir kapak” türündeki gereksiz söylemleri kale almamak lazım.

Özetlersek; “Come Clarity”, “Reroute to Remain”den sonraki en iyi In Flames albümü. In Flames’in dev bir grup olmasındaki payı gerçekten çok büyük.

9,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.93/10, Toplam oy: 112)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2006
Şirket
Nuclear Blast
Kadro
Anders Fridén: Vokal
Björn Gelotte: Gitar
Daniel Svensson: Davul
Peter Iwers: Bas
Jesper Strömblad: Gitar
Şarkılar
1. Take This Life
2. Leeches
3. Reflect the Storm
4. Dead End
5. Scream
6. Come Clarity
7. Vacuum
8. Pacing Death's Trail
9. Crawl Through Knives
10. Versus Terminus
11. Our Infinite Struggle
12. Vanishing Light
13. Your Bedtime Story Is Scaring Everyone
  Yorum alanı

“IN FLAMES – Come Clarity” yazısına 61 yorum var

  1. Eline sağlık. Öncelikle yeni In Flames’i överken eski In Flames’i küçültmek çok doğru değil. Yazıyı yazarken amaç belki o değildi, ama yazıyı okuyunca, grubun bir türün başlamasına vesile olan ve binlerce grubu etkileyen ilk zamanlarının sadece arayış ve sıkıntı ile ilişkilendirilmesi, açıkçası grubun geçmişine dair çok da derin bilgi sahibi olunmadığını gösteriyor.

    ““Colony” ile gerçek In Flames’in temelleri atılmıştı” gibi bir yorum da, metal tarihine etki etmiş bir grubun geçmişine yapılan baya büyük bir haksızlık mesela.

    ““Colony”, “Whoracle” ve “The Jester Race”e kıyasla daha iyi bir albümdü elbet.” ve “Özetlersek; “Come Clarity”, “Reroute to Remain”den sonraki en iyi In Flames albümü.” gibi yorumlar da, albüm kritiği yazarken fazla başvurulmamasını önerebileceğim, fazlasıyla kişisel, albüm yorumu klasmanından çıkıp “ben en çok bunu seviyorum”a doğru giden “ahkâmlar”.

    Şahsen 15 yıldan uzun bir süredir In Flames dinleyen ve gruba dair her şeyi çok detaylı şekilde bilen biri olarak, en iyi In Flames albümünün “Reroute to Remain” olarak görülmesine saygı duyarım, ancak bunu “önceden kafaları karışıktı” ile temellendirmek, konu In Flames olunca mütevazı davranamayacak olan benim gibi bir dinleyici için en hafif ifadeyle acemice bir yaklaşım oluyor.

    Farklı bakış açıları tabii lazım. “Come Clarity”yi ben de severim, hatta bazı şarkılarının baya köpeğiyim. Ama bu şekilde eskiyi değersizleştirerek övünce, bence övülmek istenen şeye bile haksızlık edilecek, onu mahçup duruma düşürecek düzeyde kraldan fazla kralcılık oluyor.

    Böyle çok eleştirel bir yorum gibi oldu, ama kritik boyunca yapılan güzel ortaları değerlendirmeden edemedim, kusura bakma. :)

    ihsan

    @Ahmet Saraçoğlu, bu albüm hakkında ekşi’de bulunan kritiğini okumuştum. fazlaca heyecan ve övgü içeriyordu. :) in flames hakkında bende gereksiz bilgiler sözlüğü gibiyimdir. bunun bir kısmı da senin kritiklerinden ve sitedeki yazılanlardan kaynaklı. ancak bu albüm hakkında aynı düşünceleri paylaştığımızı söyleyemem, en azından ekşide ki yazını baz alırsak.
    come clarity tabii ki iyi bir albüm ancak grubun önceki işlerine oranla yalnızca ayakta durabiliyor, koşamıyor ya da uçamıyor. slayer’ın christ illusion’ı gibi. come clarity’nin, grubun yapmak isteyip de yapamadıklarını, başarılarını, başarısızlıklarını, eski usulü ve tabii ki yeni olanı birleştirip hayranlara ayar veren cinsten bir albüm olduğunu düşünüyorum.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ihsan, albüm çıktığında Kanada’da yaşıyordum ve uzun zamandır In Flames’ten heyecan verici bir şeyler bekliyordum. O sırada albüm bana çok güzel gelmişti. Belki de uzakta ve bir nebze yalnız olduğumdan normalde olacağından daha fazla bağlanmış olabilirim. Ayrıca In Flames 3 ayda bir konsere geliyordu ve o da ekstradan bir heyecan yaratıyordu. O sebeple de albümü normalde olacağından daha çok sevmiş olabilirim. Sözlük’teki entry’de de şu an hissettiklerimin ötesinde bir gaz ve övgü var evet.

    Şu an albümün iyice bir albüm olduğunu düşünüyorum. Not olarak da 7 verdim.

    Bu arada Christ Illusion bence baya hızlı koşuyor. :)

    Splinter"

    @Ahmet Saraçoğlu, Hadi ya kanadada mı yaşıyodun süpermiş napıyodun orda nası gittin? ben de gitmek istiyorum da acaba bi yardımın dokunabilir mi ki

    Ahmet Saraçoğlu

    @Splinter”, okul okuyordum. Başvurdum kabul edildim gittim.

    Rotten Angel

    @ihsan, Christ Illusion öyle bir koşar ki; thrash balyozu gibi çarpar, adamın suratını dağıtır valla.

    Splinter"

    @Ahmet Saraçoğlu, Bu arada şu yorumun da fazla fanatik geldi ben de in flames sevmeyen bi insan olarak çok da yadırgamadım.

  2. OnurOnur says:

    Bir kalemde karşına ordu dikilebilecek şeyler söylemişsin, umarım bugün canını çok sıkmazlar:D

  3. 2 says:

    pasifagresif kritiklerinde önce puana bakar sonra kritiği okurum.kritik ‘Özetlersek; Come Clarity, Reroute to Remain’den sonraki en iyi In Flames albümü. In Flames’in dev bir grup olmasındaki payı gerçekten çok büyük.’ cümlesiyle bitiyor.kafamdakileri klavyeye dökemiyorum.maalesef bunuda ortalık karışmasın diye yapıyorum.kritiği bir bayanın yazdığını da düşünürsek benim pek görüş bildirmemem daha doğru olacak sanırım.aslında çoktan bildirmiş oldum da :)

  4. Sheva says:

    ‘Modern’ In Flames’in en iyi iki albümünden biri, diğeri SoaPF kanımca. İkisinin de ederi 8 bence. Onun dışında In Flames’in ilk döneminin bu kadar kolay geçiştirilmesi, hatırı sayılır bir şekilde In Flames dinleyen biri olarak beni epey rahatsız etti.

  5. Rotten Angel says:

    Daha öncede, Whoracle ve Colony gibi destanlara ”kötü” dendi bu sitede. O yüzden artık pek şaşırmıyorum.

    Reroute to Remain’i gayet beğenirim bu arada. Subjektif olarak: Clayman’den iyi olduğunu düşünüyorum

    STYE albümünü orta şekerli orta şekerli espresso,

    Come Clarity’i ise burmalı kadayıf olarak görüyorum. 8 verdim gitti.

  6. patognomonic says:

    Beyler,bakin ortalik cok karismadan söylüyorum:Kibarligi elden birakmayin, sitedeki kızları kacirtmayin.

  7. patognomonic says:

    albüm kapağı da, yuutubdaki arabesk rep şarkılardan firlamis gibi

  8. Oblgoth says:

    Ahmet abinin ilk yorumda söyledikleri hislerime tercüman olmuş. Olması gerektiği gibi eleştiren, ılımlı. O yüzden o yoruma + çekip kalp kırmadan gideyim. Sadece the jester race ve whoracle’ı kafa karışıklığı ve sadece bir stüdyo projesi olarak yaftalamışsınız.

    Come Clarity IF’ye aşık olduğumu anladıktan sonra çıkan ilk albümdür ve çok severim ama diskografide puanı 7′dir. 7,5 olsun.

  9. caglardurmaz says:

    Siteyi her gün takip etmeme rağmen bir süredir yorumda bulunmuyordum.Konu İn Flames gibi en çok dinlediğim gruplardan biri olunca dayanamadım.Öncelikle kritiği yazan arkadaşın eline sağlık diyorum. Fakat kritikte bazı rahatsız olduğum noktalar var.Neden bilmiyorum ama bombastik kelimesinden çok rahatsızlık duydum.Ayrıca Ahmet abinin de dediği gibi eskiyi yererken yeniyi övmek doğru bir davranış değil. Bir de son olarak herkes tarafından kabul görülmeyen birşey olmadığından ötürü en son yazdığın cümleye bence gibi öznel ifadeler ekleseydin daha hoş olurmuş.İn Flames’in ilk dinlediğim albümü olduğundan bende yeri ayrıdır ve güzel bir çalışmasıdı yeni İn Flames’in en beğendiğim çalışmasıdır ama eski albümlerin tadı bir başka.Umarım yazıların devamı gelir

  10. dreguno says:

    Kim ne derse desin Whoracle, Colony’den daha iyi bir albüm bence. Hatta old school severler için en iyi albüm bile denilebilir. Yani zevkler tartışılmaz değil mi? Bu kritik olmamış.

  11. Aeonian_Lich says:

    In Flames’in The Jester Race ve Whoracle albümlerine aşırı hayranken, Clayman’i nasıl da dinlediğimi hatırladım şimdi. Pinball Map’in nakarat önceki davul atağı falan nasıl da haz veriyordu. Burada haz kelimesini kasıtlı kullandım, çünkü Moonshield ve arkasından The Jester’s Dance’i dinlediğimde, başka bir boyuttan geliyor gibiydi müzik. Transa geçme gibi bir duygu veriyordu. Clayman’de ise, daha çok “haz” durumu vardı. Kıyaslama yoluna gitmek istemiyorum, ama eski dönem In Flames’i başka bişeydi, öteydi, ötelerden geliyordu. Belki de metale daha geç başlasaydım, ya da ilk Clayman veya sonraki albümlerden biriyle başlasam farklı düşünür hissederdim. Kritik için teşekkürler. Yeni dönem In Flames’i sadece meraktan dinlemiştim, şimdi açıp baksam belki de beğenirim. Kim bilir…

  12. Baybora says:

    Evet pek olmamış bu kritik,sebeplerini de Ahmet abi belirtmiş zaten. Albümü ben de severim,ama sorun o miras niteliğinde albümlerin resmen geçiştirilmesi. Çok fazla öznellik var ayrıca.

  13. saw you drown says:

    Fazlasıyla ‘öznel’ bir kritik. Albüme 6, kritiğe 2 veriyorum.

    ‘Evet, “Colony” ile gerçek In Flames’in temelleri atılmıştı. “Colony”, “Whoracle” ve “The Jester Race”e kıyasla daha iyi bir albümdü elbet’

    Yapma bunu, Tanrı aşkına:(

  14. northern says:

    şu ahir zamanda müzik ve sinema eleştirilerini okuyanların, ciddi anlamda kendilerine bir yol gösterilmesi ve kafalarında bir fikir oluşturması beklentisinde olduklarını hiç sanmıyorum. o sebeple kritiğe yazılan “çok iyi kritik, bok gibi kritik” yorumlarını alabildiğine yüzeysel, “laf ola beri gele” tadında alıyorum.

    in flames üyeleri “come clarity bizim en iyi albümümüz. colony ile zaten grubun esas temelleri atılmıştı” dese ne yapacağız? “yok abi yanlış biliyorsun sen” mi diyeceğiz onlara da?

    demek istediğim, sanat dalları hakkında en teknik bilgilerle donatılandan da, eseri verenden de, alan hakkında uzman kabul edilenden de gelse, sonuçta eserin “nihai konumunu” belirleyen hep biz olacağız. dolayısıyla bir film, albüm yorumlayanların yazdıklarına, somut bir yanlış olmadığı sürece, kişisel beğenilerle muğlaklaşmış tepkiler vermek yersiz.

    “black sabbath’ın ilk albümü o kadar da yenilikçi değildi” diyen birisine “biraz oku da gel” demek, bir nevi körlerle sağırlar birbirini ağırlar kabilinden bir tiyatro gibi geliyor artık bana. hele ki herkesin bir nevi kaynak ve kavram bombardımanına tutulduğu şu çağda.

    şu sitedeki ve diğer herhangi bir sitedeki yorumlar, işin özüne inildiğinde neredeyse hiç önem teşkil etmiyor (çok büyük laf evet). gidip onlarca albüm indirip, 10 dakika dinleyerek arşiv kasıyorsunuz çoğunuz ve sadece müziğe kanalize olup onu özümsemek için zamanınız bile yok.

    “daha çok albüm, daha çok müzik huaaarrghh” ile tüketimin bok çukuruna gireli yıllar olmuş ve sanat dallarını bile sistematikleştirmişken, come clarity kritiğinin eğriliği, doğruluğunun zerre önemi yok.

    keza bir anlık duyguyla yazdığım bu yorumun da. hadi kolay gelsin herkese.

    bhe

    @northern, “in flames üyeleri “come clarity bizim en iyi albümümüz. colony ile zaten grubun esas temelleri atılmıştı” dese ne yapacağız? “yok abi yanlış biliyorsun sen” mi diyeceğiz onlara da?”

    evet aynen öyle diyeceğiz. hatta bir çok albüm kritiğinde eskiden yeniye doğru gitgide albümlerinin daha az puanlar almasının veya hakkında söylenilen iyi şeyler kadar kötü şeylerinde bir hayli fazla olmasının da sebebi budur. sonuç da albümü grup üyeleri kendi masturbasyonları için çıkarmıyorlar. dinleyicileri için çıkarıyorlar ve o noktada hangi albümlerinin hangisinden daha iyi olacağının kararını vermek de yine bize düşüyor.

    not: bu arada özellikle alıntı yapıp cevap yazdım, yorumunun tamamında aslında doğru bir noktadan da bahsediyorsun. birçok insan dediğin gibi yapıyor, 10 dk içinde bir albümü dinleyip sıkıldım ben bundan diyebiliyor. ancak şu sitedeki birçok kişi için geçerli olmayan bir yorum olduğunu biliyorum. keza burada vakit geçiren, bu siteye emek veren ya da yorum yapan herkes fazlasıyla dolu olduğu için, Türkçe kritik ve bilgi konusunda şu anda Türkiye’nin en dolu Türkçe arşivlerinden birine sahip ve site sakinlerinin yorumları ya da albüm kritikleri gerçekten önem teşkil ediyor.

    Şafak

    @northern, “gidip onlarca albüm indirip, 10 dakika dinleyerek arşiv kasıyorsunuz çoğunuz ve sadece müziğe kanalize olup onu özümsemek için zamanınız bile yok.” güzel yorum ama sitede bununla ilgili yorumlar yapılmıştı ufak tefek. En az 5-6 kere dinlemeden yorum yapmayın gibi. Burda dediğin gibi birilerinin olduğunu düşünmüyorum. Yine de hislerini güzel yazmışsın eline sağlık.

    atoutlemonde

    @northern, Hocam güzel yazmışsın da, ikinci paragraftaki soruya cevabım “evet yanlış biliyorsunuz ulan” demek olur. Örnek de vereyim pekişsin; Akerdfelt Morningrise’ı sevmiyor diye 180 derece dönen bir Opeth dinleyicisine henüz rastlamadım.

  15. This is Anfield says:

    Açılın In Flames’in en bağnaz dinleyicisi geldi.
    Sanırım arkadaş grupları karıştırdı, Linkin Flames’in kritiğini yapmış.
    Öncelikle şu Ankara soğuğunda In Flames yazısını görür görmez içim ısındı. Ama ardından gelen Reroute to Remain albümü grubun en iyi albümü yazısını görünce tekrardan buz kesildim.
    Bombastik, akıl alan riffler mi? O zaman Korn diye bir grup buldum tam sana göre.
    Ön yargılı olduğum ve eski In Flames hayatımın önemli bir kısmının yaratıcısı olduğu için böyle diyen birinin kritiğinden şüphe ederim.

    OLD IN FLAMES GOD, NEW IN FLAMES GOOD!

  16. Octav says:

    Colony bencede Whoracle ve The Jester Race’den iyi bir albüm.hatta grubun en iyi albümü Colony bence. Buna karşı çıkana laflar hazırladım…

  17. Octav says:

    Björn bizzat kendisi söylemiş: In Flames Colony ile başladı diye.neden şaşırdınız ki bu kadar?

    Ertuğrul Bircan Çopur

    @Octav, Bir de Jesper’a sor bakalım o ne diyecek.

    Octav

    @Ertuğrul Bircan Çopur, Jesper’ın In flames ile bir ilişiği yok artık. şuan In flames’in beyinleri Anders ve Björn. İkisi de Colony’den önceki albümleri sevmediklerini söylediler.

    Ertuğrul Bircan Çopur

    @Octav, Öyle olunca In Flames adına yaptığı her şey ortadan kalktı yani. Ayrıca şu ‘artık sevmiyolarmış’ muhabbeti bitse ya artık. Akerfeldt de Orchid’i sevmediğini söylüyordu, kötü albüm mü oldu onun zevki değişti diye?

    Neyse ya. Benim demek istediğimi anlayan anlamıştır zaten.

    Burak Özmen

    @Octav, yoo dostum yoo, burada ben de karışacağım. Jesper S. > grubun geri kalanı. Diğerlerinin ne dediğini zerre umursamam.

    Octav

    In Flames’i In Flames yapanın Anders Friden olduğunu düşünüyorum. Jesper elbette gruba çok şey kattı zaten onun grubuydu ama In Flames kendini Anders ile bulmuştur. Bugün Anders olmazsa In Flames olmaz, ama Jesper olmadan gayet güzel oluyor.

    Son albümleri,Jesperlı bir önceki albümlerinden daha iyi mesela.

    Burak Özmen

    @Octav, anders friden olmadan da grubun çok iyi yerlere gelebileceğini düşünüyorum. kendisinin katkısı jesper veya onu geçtim bjorn kadar değildir. sevmiyom adamı işte aq rüyamda bi kere büyük ibnelik yapmıştı o zamandan beri.

    Octav

    Food for the Gods şarkısını mesela Anders’dan başka kim o şarkıyı söyleserse söylesin, onun kadar zevk vermez. O şarkıyı mükemmelleştiren Anders’in o şarkıdaki vokalidir

    Sevmiyorsan,sana rüyanda yaptığı ile kalsın işte :D

    Melkor

    @Octav, hahahaha ifi if yapan anders mi? jesper olmasa anders diye birini tanımıyordunuz. aldı yanına adam etti. bakma anders zamanla seyirciye oynarak kendini bir bok zannetmeye başladı. if yıllar önce ölen bir grup zaten çoktan defnettik kendisini.

    Octav

    @Melkor, Grubu kuran Jesper, bunu bende yukarda söyledim. In Flames Jesper’in grubuydu evet,ama Anders Friden olmasa In Flames bu kadar gelişemezdi. IF’i IF yapan evet Anders Friden. bunu samimiyetimle söylüyorum

    Mert

    @Melkor, bu “ifi ifi”, “ühü ühü” gibi bir şey mi abi?

  18. DrAQA says:

    Come Clarity şarkısını çok seviyorum. Bunun dışında büyük laf edesim var, en iyi in flames albümü x’dir, en kötüsü y’dir, buna laf eden de z’dir.

    Kritik yazılırken belli ki bir sinirle oturulmuş yazının başına, “Hayır lan öyle değil!!!” havası var. Aynı dertleri ben de başka gruplarda yaşadığım için arkadaşı anlayabiliyorum. In Flames’e Come Clarity albümüyle başlamışsan eğer elbette önceki albümler senin kulağına pek hoş gelmeyecektir çünkü bildiğin bariz farklar var. Aynı durum bende de Sodom’da olmuştu mesela.

  19. Korhan Tok says:

    Çok acayip bir kritik olmuş.

    Crawl Through Knives dinlediğim en güzel In Flames şarkılarından birisi, deyip susayım.

  20. atoutlemonde says:

    Her türlü görüşe saygılıyım ama “x’i övmek için y’yi itin götüne sokmak” hoşuma giden birşey değil. Sanırsam bir grubu dinlerken diskografisinin hangi köşesinden başladığın çok önemli. Milyonları peşinden sürüklemiş bir türün öncüsü albümleri yok sayan IF üyeleri bile olsa alnını karışlarım. Jester Race diyoruz, Whoracle diyoruz, telafuz etmek bile hoşuma gidiyor. Neyse böyle de bağnazım evet.

  21. B U R Z U M says:

    benim en çok dinlediğim in flames albümü bu…kapağı olsun, sound olsun, besteler olsun bana göre baştan sona akıp gidiyor…albümü çıktığı yıl satın almıştım ve sene 2013 hala büyük bir gazla dinlemeye devam ediyorum…birde bu albüm benim için son in flames albümüdür. çünkü come clarity den önceki 2 albüm ve sonraki 2 albüme karşı içimde büyük bir kin var:)

  22. carolus rexx says:

    Kritik hakkında söylenecek olanlar defalarca söylenmiş öznelliğin aktığı bir gerçek.

    in flames in bütün albümleri iyi hatta mükemmel.Şuan bu tartışmalara sebep olan sebep ise herkesin onaylayacağını düşündüğüm in flames in albümden albüme tarz değiştirmesi.Lunar strain de ayrı bir inflames jester race-whoracle da ayrı bir in flames colony-clayman da ayrı bir inflames kalanlarda ise bambaşka bir inflames var bana göre.Hepsinin tadı farklı.’Metal Faşistliği’ diye tabir ettiğim durumda olmayan herkes bu albümleri sever.

    Bazı arkadaşlar in flames in tarz değiştirmesinden şikayetçi.Öznel olmak gerekirse bende bunlardan biriyim hatta everlost un yeni partları hiç gerçekleşmeyecek bir hayalim.Objektif olmak gerekirse herifler eskisi gibi müzik yapmak istemiyor beğenmeyen dinlemesin yada sadece clayman yada whoracle a kadar olan in flames le yetinip kendi kafasında in flames dağıldı desin.Eski in flames bir daha gelmeyecek çünkü boşuna ahım vahım durumlara girmeye gerek yok.Olay bukadar basit.

    Son olarak eğer reroute to remain,come clarity gibi albümleri in flames değilde dead flames diye bir grup yapsaydı (aklıma ilk gelen kelimeyle 1 saniye içinde kıçımdan uydurduğum bir grup ismi o ne la gibi yorumlara gerek yok) grup kısa sürede en sevilen gruplardan birisi olurdu eminim.Bu yorumları öncedende dediğim gibi sadece inflames bu albümlerde tarzını değiştirdiği için yapıyoruz gerek yok böyle şeylere genjler.

    Peace.

  23. Berca B. says:

    Come Clarity’yi aslında baya seviyorum. Çok güzel şarkılar var ve kimi arkadaşların dediği gibi kaymak gibi akıp gidiyor. Ama yazarın kendi düşünceleri dışındaki tüm görüşlere karşı kendi etrafında koca bir duvar örmesi biraz kötü olmuş. Özellikle albüm kapağı gibi aşırı derecede göreceli bir şey için bile diğer görüşleri “gereksiz” olarak değerlendirmek ne derece doğru olabilir ki. Albüm güzel olsa da kapaktan resmen ZALIMLIK akıyor bence mesela.

    In Flames’in 2 albümünden baya köşe bucak kaçıyorum (STYE ve ASOP) ama yeni tavrında da oldukça güzel şeyler bulabiliyorum. Yine de eski IF kadar tanrısal bir şeyler saymaya kalksam, bir elin parmaklarını geçmez herhalde.

  24. Melkor says:

    “Colony, Whoracle ve The Jester Race’e kıyasla daha iyi bir albümdü elbet.” hahahahaha gel de gülme. Ulan zevkler renklerde bir yere kadar. Bazı insanların IFin eski albümlerine karşı böyle düşünmesi çok normal çünkü adamların kendi geçmişlerine saygısı yok ki dinleyecilerinin olsun. Yukarıda anders olmazsa if de olmazdı diyenler var onlarada çok güldüm. Jesper ve onun melodileri olmasa şuan anders’i tanımıyordunuz. Grup bu kadar alternatifleştiyse onun yüzündendir. Björn? grupta resmen yancıydı zaten. sakalı ve gitarı vardı. hala da öyle. Bu ikili Jesper’i kendi grubundan ayrılmak zorunda bıraktı ya ne diyeyim? Bana en çokta o koymuştu.

    Kritik rahatsız edici. zamanımı çaldın.

  25. Deniz says:

    En sevdiğim in flames albümü “the jester race”, en sevdiğim şarkılarından birisi black-ash’ten “goliahts disarm their davids” olunca boynum bükük okudum kritiği.

  26. Swedish says:

    Eskiden ın Flames in eski ve yeni hali konusunda çok katı bir adamdım.Şu müziği diylemeye jester race ile başlayan bir adama grubun yıllar içinde aldığı hal o kadar zor geldi ki.bunu anlatmak için sayfalarca dolu makale yazabilirim.

    Değişen birşey var artık in flames in clayman albümünden sonraki hallerini seven adamlara kızmıyorum.Çünkü bu in flames benim taptığım,dünyada bundan daha iyi müzik olamaz dediğim In Flames ile uzaktan yakından alakası olmayan bir grup.

    Bir yandan kritiği yazana ve yorum yapan bazı arkadaşlara hak veriyorum çünkü bu yorumları yapmaya izin veren adam maalesef Anders (grubun ilk 3 albümü amatörce ve öylesine kaydedilmiş eserlerdi bunun neresini seviyorsunuz anlamıyoruz tadındaki açıklamalar).E hal böyle olunca isteyen istediğini yazar kimseye kızamazsın…

    Sonuç olarak benim In Flames zevkim ve aşkım grubun 1 üyesi yada daha farklı nedenlerden dolayı değişmez.Bana göre bu adamlar o dönemdeki jesper,johan,bjorn,stanne,glenn melodic death metlalin tarihini yazdılar.bu grup clayman albümü sonrası dağıldı.zaten bu albümden önce saydığım adamlardan 3 tanesi gitti bu nedenle yeni grubu yeni hali ile sevip dinleyenlere saygım sonsuz.Bu arkadaşların da kritik yazarken yorum yaparken benim üzüntüme saygılı olmasını isterim.Sonuçta gitti dağ gibi grup

  27. Ubeydullah İndiroğlu says:

    Bu ne büyük In Flames aşkı mübarekler, anlamıyorum. :D

    Come Clarity çokzel şarkı. Gerisi çok sarmadıydı beni. Zaten Whoracle sonrası tüm albümlerinden max. 1-2 şarkı anca sevebiliyom. :D :D :D

  28. ben says:

    In Flames harikadır. Ayrım yapmadan dinleyin. Ama illa eski-yeni yapacaksak sadece “December Flower” (Bakın Jester Race demiyorum) > Kritiğe göre gittikleri yoldan emin oldukları halleriyle yaptıkları herhangi bir albüm. Başka birşey demiyorum.

  29. sefagn says:

    “Reroute to Remain“i grubun en iyi albümü olarak gören biri olarak ‘tan sonrasını okukadım gerekte yok bence

  30. riser says:

    kritiği okuyan herkes aynı şeyi düşünüyor ve söyleyemiyor. ben de söylemeyeyim o zaman.

    yeni in flames albümleri içinde elle tutulur albümlerden biri. tabii ki the jester race, whoracle’la falan karşılaştırılmaz. bir de adamlar yaşlandıkça yazdıkları sözlerin ergenleşmesi sorunu var, bu albüm de az biraz nasiplenmiş bu sıkıntıdan. come clarity, crawl through knives güzel şarkılardır.

  31. Ömer Kus says:

    In Flames’in yeni dönemini seven, eski dönemine ise tapan biri olarak Anders-Jesper tartismasina bir de ben yorum getireyim. Evet In Flames Jesper’in grubudur, evet aklimizi alan melodileri yazan eden cogunlukla Jesper’dir falan da, Jesper’i övup göklere cikarirken “hep Anders’in yuzunden sicti In Flames” demek dogru degil bence. Anders’i rahat birakin :((( sdfs. Yok saka bir yana, ben In Flames’in gittigi yoldan gayet memnunum. Su anda Isvec’in en buyuk muzikal olusumlarindan biri (metal grubu falan degil, genel olarak) olmalarina da inanilmaz seviniyorum. Isvec’te herkesin In Flames’i tanimasi super bisi bence ve bunun da bas sorumlusu Anders’tir. In Flames resmen buyuk bir grup haline geldi. Bunu davayi satmak olarak algilayanlar olabilir, saygi duyarim ama ben böyle dusunmuyorum. Grubun muzigini degistirmesi gayet normal bir durum. Sirf fanlari tatmin etmek icin eski “olmaya calisan” veya birbirinin kopyasi albumler yapsalardi daha kötu olurdu bence. Melodik death metal de artik 90larda oldugu gibi degil malumunuz. O yillar geride kaldi. Saf melodik death dinlemek istedigim zaman acarim eski albumleri doyarim zaten melodiye. In Flames bu yolda devam etsin o yuzden bence.

    Bircok kisi de garip bulacak ama ben In Flames’in son dönemini Dark Tranquillity’nin son iki albumunden daha cok seviyorum ve cok daha siklikla dinliyorum. DT davayi satmamakla, “true” olmakla falan övgu aliyor ama bence son iki uc albumde otomatige bagladilar ve gitar melodileri de artik eskisi kadar ön planda degil. Ama fanlarin gözunde bitmek bilmez bi kredileri var ondan herhalde pek elestiri almiyor. En son buyuk zevkle dinledigim DT albumu Character idi. Son albumu birkac kereden fazla dinlemedim, ama SoaPF’i defalarca dinledim ve hala da dinliyorum.

    Bunlar benim göruslerim tabii.

    Octav

    Dark Tranquillity kendini tekrar eden bir gruba dönüştü. son albümlerini baştan sona 2 kere dinledim. bir daha dinleyeceğimi zannetmiyorum. tamamen MDM hayranlarının ağzına bal çalmayı amaçlayan,ruhsuz ve içi boş bir çalışma.

    bir sanatçı müzik yaparken hayranlarının istediği şeyi sunmaya çalışması bence onun sanatçılık özelliğini elinden alır.gerçek bir sanatçı hayranlarını takmaz ve hissettiğini müziğe döker. bunu da yapan In Flames.

    In Flames bence de doğru yolda. Umarım bu yoldan hiç de sapmazlar.

    Muhafazakar görüşlü hayranların anlamadığı bir noktada,eğer In flames eski kafa albümler yapmaya devam etseydi, The jester race ve Whoracle gibi albümler özelliğini yitirirdi. o albümlerin en büyük özelliği de, kendisine benzeyen hiçbir albüm olamamasıdır. bunuda unutmamak lazım.

    Baska bir şaşırdığım noktada şu: Reroute to remain, STYE, come clarity albümlerine b*k atan kişilerin Claymani övmesi. Claymanin o albümlerden hiçbir farkı yok. Ama onlara öğretilen ‘clayman melodic death albümüdür’ kavramından dolayı,in flames’in yeni tarzına eleştiri yağmuru yaparken,claymani överek çelişkiye düşmeleri. Colony gibi In Flames’in en iyi albumu olarak gördüğüm çalışmaya da geçiş albümü diyorlar. Ulan geçiş albümü olsa ne olacak, müzik değil mi bu? In flames’in hiçbir albümü birbirine benzemezki? o zaman claymande geçiş albümü, r2r’de geçiş albümü. hepsi geçiş albümü anasını satayım. şu geçiş albümü, şunda dava satıldı. oturun adam gibi müzik dinleyin yahu.

    kısa kesmek gerekirse:Aklımdakileri ustaca yazmışsın eline sağlık

    atoutlemonde

    @Octav, Clayman’i övüp sonraki albümlere bok atan güruh konusunda hemfikirim. IF’nin asıl geçiş albümü de üzgünüm ama Colony’dir. İlk 3 albümle arasına ciddi bir mesafe koyan ilk albümdür çünkü. Açıkçası ben de o ilk 3 albüme ayılıp bayılanlardanım. Whoracle sonrası albümlerde de illaki beğendiğim şarkılar oluyor ama bir bütün olarak etkilendiğimi söyleyemeyeceğim.

    Octav

    Colony geçiş albümü olabilir.onu inkar etmedim zaten yazımda.ama albümü geçiş albümü olarak damgalayıp, asıl müzikleri bu değil,kötü albüm bu,kafaları karışıktı gibi şeylerle yaftalanmasına karşıyım.

    Benim en sevdiğim albüm Colony’dir. Lunar strain ve A sense of purpose dışında (bu 2 albümü cidden sevmem) tüm In Flames albümlerini de çocuğum gibi severim. Bu geçiş albümü,şunda dava satıldı,bunda grup zor bir dönemdeydi,bunda kafalar karışıktı stüdyoya yarım saat rötarlı girdiler gibi şeyleri kafaya takmam.Oturur müziğimi dinlerim.

    DrAQA

    @Ömer Kus, DT hakkında yazdıklarına o kadar katılıyorum ki, yanımda olsan “gel bi sarılayım kardeşim yaa” der sarılırdım abi. :D

  32. Octav says:

    Subterranean (EP) kritiği bekliyoruz. black-ash EP kritiği yapılmış,bu da yapılmalı.

  33. Reroute to Remain says:

    Reroute to Remain severler olarak örgütlenmemiz klan kurmamız gerekiyor :D Ekşi sözlükte bir entry görmüştüm, adam Whoracle albümünden beri In Flames’i takip ediyor ama Reroute to Remain’i en iyi albüm olarak tanımlamıştı. Burada da varmış en iyi albüm olarak görenler. Senelerce ezildik durduk birbirimize destek olmalıyız :D

  34. İlker says:

    Yeni In Flames’in çok net en iyi (belki Sounds of a Playground Fading biraz zorlayabilir) albümü olarak görüyorum. RtR ve StYE gibi bana göre iki vasat ötesi albüm sonrası cidden çok iyi bir yükseliş Come Clarity. Clayman kadar, belki de ondan bile fazla seviyorum bu albümü. Puanım 8.

  35. jesterhead says:

    the jester race whoracle colony clayman hatta hatta come clarity varken Reroute to Remain albümü de ne oluyor allah aşkına ? kimse bana geçiş falan filan demesin.bildiğin sçtlar bu albümde.tamam yine 2 3 iyi şarkı var ama benim taptığım tanrılarım dediğim adamlara yakıştıramamıştım böyle bir albümü.geçiş albümü benim için colony dir.çünkü the jester race ve whoracle başka bir dünyadan gelmiş gibiydi benim için.o albümleri anlamak,sindirmek bambaşka bir keyif.fakat colony ve clayman de insanı gaza getiren yerine göre bunalıma sokan şaheserler vardı.neyse işin özü clayman sonrası benim gözümde kaydadeğer tek albüm come clarity dir.jesper olayına gelince zaten son albümlerde istediği müziği yapamıyordu o gidince de anders iyice batırdı zaten.anlamadığım björn gibi bir dehanın neden hala anders ın saçmalıklarına göz yumuyor olması.

  36. İbo says:

    Ya nereye reroute to remain en iyi albüm in flamesin en iyi albüm
    the jester race 2. de claymandır

  37. den4x says:

    Ne zamandır In Flames dinlemiyordum bütün yorumlardan ARO hevesim geri geldi,grubu da eski-yeni In Flames kavgalarını özlemişim.
    Konu hakkındaki eyyorlamam ise In Flames’in 9 puan altındaki tek işi Subterranean o da 7,5dur gözümde. Sevdiğim işleri kritik etmek bana göre değil,özellikle birkaç grup için bayağı fanboyum. Bu konuda da hiç sıkıntı duymadım,Opeth’in de zamanında herkesin koşarak kaçtığı Damnation albümünü hep sevdim aynı Come Clarity R2R hatta Siren Charms gibi. Eski yeni muhabbetinden daha garibi insanlar üzerinden tartışmak. Ayrıca Jesper’ı da görüyoruz. Beni de uyuz ediyorlar eski albümleri umursamayarak da bu yüzden ne Anders’e ne de yeni albümlere neden kin besleyeyim. Sanki sınıf ya da iş arkadaşım ikisi de taraf tutacağım.
    Satellites and Astronauts,Come Clarity,Evil in a Closet,Dawn of a new Day,Chosen Pessimist, The Attic, Through Oblivion ve en güzeli Your Bedtime Story is Scaring Everyone gibi her albümde bir tane böğre böğre koyup gidiyorlar,In Flames albümleri bu şarkılardan oluşuyor ve etrafındaki diğer şarkılar albümü doldurmak için,ki bunu köpeği olduğum şarkılar olmasına rağmen diyorum.Duygusallı şarkılarına karşı zaafım apayrı.Daha fazla fanboyluk yapmadan:
    En iyi şarkıları Crawl Through Knives
    En iyi albümleri de Clayman ARV

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.