# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
IN FLAMES – A Sense of Purpose
| 07.04.2009

Eğer mevzu “davayı satmak” ise IN FLAMES Lunar Strain’den beri çıkardığı her albümüyle davayı sattı.

Gelmiş geçmiş bütün metal gruplarının ortak noktası ne olabilir? Müzikal yolculuklarının bir döneminde illaki “davayı sattılar” suçlamasına maruz kalmalarıdır sanıyorum. Dünya üzerinde bir dönem sonra böyle suçlanmayan metal grubu yok gibidir, “x albümünden sonra bittiler onlar” klasiktir mesela. IN FLAMES de genel olarak METALLICA’dan sonra bu muhabbetlerin üzerinde en çok döndüğü grup son yıllarda. Grubun Clayman sonrasında yaşadığı keskin tarz değişiminin fanlarda yarattığı şok öylesine büyük oldu ki hala daha sağlıklı değerlendirilemiyor post-Clayman dönemi IN FLAMES. A Sense Of Purpose da bu “değerlendirilememe” halinden nasibini fazlasıyla alan bir albüm oldu.

Öncelikle şunu görmek lazım, IN FLAMES tarihi boyunca hiçbir zaman aynı albümü üstüste iki defa yapmadı. Evet bazen sert, bazen yumuşak geçişler yaşandı albümler arasında ama asla şu albüm şu albüme benziyor diyemeyiz. Lunar Strain’den A Sense Of Purpose’a uzanan bu yolda her albüm bir öncekinin bıraktığı yerden IN FLAMES’i başka bir yere götürdu, dolayısıyla aslında IN FLAMES için belli bir dönemi damgalamak haksızlık olur, eğer mevzu “davayı satmak” ise IN FLAMES Lunar Strain’den beri çıkardığı her albümüyle davayı sattı zaten bu bakış açısıyla. Bu yüzden IN FLAMES’in “ilerlemeci” bakış açısını anlamak ve sindirebilmek gerekiyor grubun gidişatını çözebilmek için, modern olmaktan korkan bir grup değil IN FLAMES, bir çok diğer “büyük” grup gibi zamanının müziğini kucaklamaktan çekinmiyor IN FLAMES elemanları. Bunu anladığımız zaman her şey çok daha açık olacaktır A Sense Of Purpose’ı anlamak adına.

A Sense Of Purpose modern bir albüm. 2008 yılında çıkan bir “mainstream” metal albümünden beklenen her şey mevcut: Catchy nakaratlar, dozunda kullanılan elektronik ögeler, 3-4 dakika arasında değişen akılda kalıcı şarkı yapıları, clean vokal kullanımı, vs vs. Tabi bu bazıları için negatif bir özellik de olabiliyor albümün gittiği yön adına ama öyle veya böyle IN FLAMES’in izlediği yol içinde oldukça doğru bir adım bu albüm. Bir kere Clayman sonrası dönemde oldschool IN FLAMES’e en çok “öykünen” albüm A Sense Of Purpose. Artık sadece Anders’in vokallerine bırakılmayan melodiler, bolca kullanılan harmoniler, şarkı içlerinde giren akustik gitar bölümleri falan filan aslında albüm geneline yayılmış bir oldschool hava mevcut. Tabi aynı oranda daha önce görülmemiş biçimde bir “hard rock” havası yayılmış durumda albüme. Bestelerin çoğunun “parlak” olmaması, oldschool IN FLAMES/hard rock arasında kalan garip sound derken gayet kolay dinlenen albümün fanlar tarafından anlaşılması da bir o kadar zorlaşıyor. Bir de bunun üzerine The Chosen Pessimist gibi “deneysel” sayılabilecek bir şarkı girince işin içine, kafalar iyice çorba oluyor tabi. Ama karşılaştırmak gerekirse illa, mesela bir Come Clarity’ye nazaran daha IN FLAMES bir albüm bu. Come Clarity çok fazla Soilwork kokan bir albümdü, evet güzel şarkılar vardı ancak tekrar dinlenebilirliği çok düşüktü. A Sense Of Purpose bu açıdan o kadar vurucu şarkılara sahip değil belki ama daha derinlikli ve bariz biçimde daha IN FLAMES bir albüm. Bu açıdan şahsen Come Clarity’ye nazaran daha sağlıklı buluyorum bu albümde izlenen yolun.

Şarkı bazında inceleresek albümü, genel olarak The Chosen Pessimist öncesi ve sonras olmak üzere iki bölüme ayrıldığını söylemek mümkün. İlk bölüm sleepless again ve alias gibi daha melodik/akustik gitar ihtiva eden görece yumuşak şarkılar ihtiva ederken ikinci bölüm gazı alıp gidiyor, Sober And Irrelevant-Condemned-Drenched In Fear-March To The Shore dörtlüsü ile tamamen aksiyon dolu bir final yapıyor albüm. Tabi asıl mesele şarkı yapılarından ziyade Anders’in vokali. Nedenini çözemediğim bir biçimde Come Clarity’de en üst seviyeye taşıdığı vokalini bırakıp bambaşka bir tarz izlemiş bu albümde. Hani “emo” diyesim var ancak ben böyle emocore vokali de duymadım-etmedim, şarkılara hiç uymadığı gibi Anders’in de çok kıvırabildiğini düşünmüyorum bu yeni stili, bu konuda ısrar etmemesi en büyük dileğimiz.

Kısacası grubun fanlarını yorumlarken oldukça zorlasa da, bakıldığında en rahat dinlenen IN FLAMES albümü büyük ihtimalle A Sense Of Purpose. Tarz ve hedeflenen yön açısından olarak bence doğru bir yol tutturulmuş olsa da, Anders’in vokali ve “vurucu şarkı” eksikliği nedeniyle tam olarak amacına ulaşamıyor albüm, bu da dediğim gibi albümü yorumlarken yaşanan zorlukların genel sebebi. Ancak 2008 yılında çıkan bir mainstream metal albümü açısından bakarsak eğlenceli bir dinlencelik.

sambalici

7/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.44/10, Toplam oy: 191)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2008
Şirket
Nuclear Blast
Şarkılar
01. The Mirror's Truth
02. Disconnected
03. Sleepless Again
04. Alias
05. I'm The Highway
06. Delight And Angers
07. Move Through Me
08. The Chosen Pessimist
09. Sober And Irrelevant
10. Condemned
11. Drenched In Fear
12. March To The Shore
  Yorum alanı

“IN FLAMES – A Sense of Purpose” yazısına 33 yorum var

  1. baldur says:

    bu albümle ilgili eleştirilerde “albümün en iyi şarkısı” konusunda kimse ortak bir görüşe varmış değil. herkesin en iyi şarkısının başka şarkı olması albüme bir övgü niteliğinde gibi bence.

  2. like fire says:

    kırılma gücenme yok ama bu albüm bana göre in flames’in en kötü albümü. nasıl oluyor o kardeşim diyebilirsiniz saygı duyarım. ama ısınamadım anders’in vokallerine. ha in flames’in en kötü albümü budur dedim ama 6,5 puan alır benden. yalnız albümde öyle bir şarkı var ki, beni son zamanlarda en çok etkileyen şarkılardan biridir desem yalan söylemiş olmam. kendisi “the chosen pessimist” olur. eğer in flames bu yöne kayacaksa (ki madem geçmişe dönme şansı yok bari lütfen bu tarza kaysın) gerçekten maziyi kalbime gömebilirim. muazzam bir parça. hastasıyım.

  3. Güzide says:

    In Flames’in yolunun yol olmadığı uzun zamandır bariz olan bir gerçek fakat “The Chosen Pessimist” hakikaten son dönemde yaptıkları en farklı şey. Eşten dosttan duyduğum ve nette okuduğum kadarıyla ya albümdeki tek dişe dokunur parça olarak değerlendiriliyor ya da “ziyan” olarak…

  4. Mert Eren Yurttaş says:

    arkaaşlar, gerçekten vurucu şarkı yok ama Tilt çok güzel be :)

  5. demandred says:

    kim bu albüme metalcore yaftasını uygun gördü yav… tamam death metali uzun zamandır görmüyoruz in flames’te ama -core?

    Ahmet Saraçoğlu

    @demandred, şimdi fark ettim. karışıklık olmuş. :) artık yok öyle bi ibare.

  6. ex nihilo says:

    in flames’in lunar strain, the jester race, whoracle, colony, clayman albümlerinin hiç biri birbirinin benzeri olmamasına rağmen hepsinde güzel müzik yaptılar. piyasa olup olmamaları umrumda değil. ki bi dark tranquillity’yi herkes bilsin çok isterim. in flames seven ortadaki ufaklıklar beni hiç rahatsız etmez. in flames denen grubun artık benim sevdiğim in flames olmadığı da açık seçik bir gerçek. in flames benim için artık dağılmış bir gruptan farksızdır. “Clayman” in flames’in “Slaughter of the Soul”udur benim için.

  7. demandred says:

    diyorsun ki ben 7sinde neysem 70inde de oyum. değişim kaçınılmaz. zevk almaya bak. almıyorsan o kişisel görüşündür ama ben hala in flames’in güzel şarkılar çıkartabildiği kanaatindeyim.

  8. ex nihilo says:

    öyle bişey demedim ama artık bana hitap etmiyo. ben değişebilirim tabi ama in flames’in değiştiği tarza doğru kaymam zor gözüküyo. zaten cümlelerimin başı “benim için”le başladığı için bunda tartışacak bişey yok.

  9. alper says:

    çok modern soundlu mükemmel bir albüm. İn flames gitar tonlarından çok iyi anlıyo. Gitarlar oldukça punch, yeteri kadar drive lı we dokunaklı. Kanaatımce in flames bu albümünde dinleyicisine yumuşak we hisli ve düşünceli bir şekilde dokunuyor. bence çok başarılı. ayrıca vokaller de albüme ayrı bir boyut katıyor.

  10. darth sidious says:

    bildiğim kadarıyla albüm en kişisel in flames albümü durumunda. anders o zamanlarda (sanki bilmem kaç yüzyıl öncesi) yaşadığı sorunlarla ilgili olarak sözler yazdı diye hatırlıyorum ben. yani her şarkıda ayrı bi sorunundan bahsediyo gibi. muhtemelen bundandır ki “şu şarkı hepsinden iyidir la” cümlesinin kullanılamaması. yine de lunar strain harici tüm albümlerini üst üste defalarca dinleyebileceğim bi gruptur in flames (herkese zıt olcam ya ille =D). o yüzden direk 10.
     
    p.s: her ne kadar sober and irrelevent tan sonrasını dinleyemiyo olsam da albüm o şarkının sonuna kadar 10 puanı kafadan alıyo benden =)

  11. Blakkheim says:

    in flames in gözümde tamamiyle kredisini bitirdiği albüm. allah da müstahakını versin in flames.

  12. soykan says:

    bir the jester race’e bakıyorum bir de şu saçma sapan albüme,değer miydi ya?korkuyorum ya bu albumu dinlemeye ve dinlemicem de.

    heat

    @soykan, aynen katılıyorum bence clayman da gayet modern ogeler katmışlardı müziklerine o dogrultuda gitseler dunyanın en iyi melodik death metal grubu olabilirlerdi clayman dan sonra yaptıkları herşeyde modernlik ayagına müziklerini sulandırdılar hele soundtrack to your escape i bikaç şarkı dışında dinlemeye bile katlanamıyorum

  13. Vornskr says:

    Kimse bahsetti mi bilmiyorum ama yeni albümlerinin adı “Sounds of a Playground Fading”miş…Genel olarak daha fazla clean vokal olucağından falan bahsetmiş Anders deniyo ama sadece albüm ismi bile “değişik” bi albüm olacağını gösteriyor bence…ahanda link:
    http://en.wikipedia.org/wiki/Sounds_of_a_Playground_Fading

  14. bloodshower says:

    the chosen pessimist fena şarkıdır gerçekten. bir de kimse i’m the highway’den bahsetmemiş. ilk dinlediğim zamanlar beni o riff-melodi kadar gaza getiren bir şey yoktu. ama o riff şarkının geri kalanıyla ziyan olmuş.

    Biberli Kurufasulye

    @bloodshower, I’m the Highway’i salya ile dinleyen tek kişi değilmişim :) iyi bari

  15. illuminati says:

    Genelde değişik şeyler dinlemeyi çok seven bir insanımdır, bütün müzik türlerine açığımdır, sevmediğim türü yapan gruplara bile önyargım hiç yoktur. Mesela ben In Flames sevmem, hatta melodic death metalden nefret ederim (hatta bir ara bunu belirttim diye trol damgası yemiştim, bu yazıma karşılık olarak gene böyle bir yakıştırma yapılırsa yorumları dikkate almayabilirim) ama bu albümü de sonuna kadar önyargısız bir şekilde dinledim. Öyle dikkatli dinledim ki gayet sağlam bir kritik bile yazabilirim bu albüme. Anlamıyorum şu grubu, anlayamıyorum. Eski zaman albümlerine 6-7 gibi notlar verdim, iyilerdir yani. Ama bu albümde ben hiçbir cevher göremedim. İlgi çeken, öne çıkan bir tarafı bile yok bence. Alias, Chosen Pessimist ve Drenched in Fear kötü olmayan parçalar. Ama bir albüm benim için fazla modern. Zaten bence berbat bir tür olan melodic death metale yakışmayan modern öğeler eklenince çekilmez olmuş. Scream vokaller bence kötü, clean vokallerin kalitesi ortada ama ne yazıkki bana göre değil. Brutal vokal bence bu türe en yakışmayan vokal olduğu için ve brutal vokal yapılmadığı için bir sorun yok. Ama bu albüm genelde bakıldığında kendini tekrar eden, çabuk sıkılınan, vasatın çok altında bir albüm olmuş. Notum 2.

    blackroseimmortal

    @illuminati, SALDIRIIIN

    güzel yorum olmuş, +rep…

  16. blackroseimmortal says:

    in flames’in diğer albümlerine uzun uzun yorum yazmıştım, buna sadece şunu yazacağım…

    “albümü dinledikten sonra kapıcının oğlana verdim, notum 1″

  17. Utku says:

    @blackroseimmortal, asagiladigin bu albumdeki alias sarkisi opeth’in damnation sarkilarinin toplamindan 2 kat daha kalitedilir merak etme dostum. heritage ciksin o zaman merak ediyorum.jazz fusion haha :)

    illuminati

    @Utku, belli ki tartışma başlatmak için yapılan bir yorum. Çünkü altyapılarına falan bakınca aralarında 2 kat fark göremiyorum. Sen progressive rock sevmiyorsun bence.

    illuminati

    @Utku, bana göre de Windowpane çok klas bir parçadır. O riff, o mellowluk, o solo partisyonları, davullar, baslar,7 dakikalık mükemmellik. Hastasıyım kısaca. :D

    in the court of the crimson king

    @Utku, shining başlığında bir arkadaşa ‘sevdiğim müzikle dalga geçme’ dedikten sonra ben de dahil olmak üzere sevenler olabileceğini bile bile ‘jazz fusion haha’ demek de çok mantıklı bir hareketmiş.

  18. Utku says:

    @illuminati, benim hayran oldugum bu grubun farklı farklı kritiklerinde durmadan hakaret eden kisi tartisma yaratmak istemiyorda,ben tartisma yaratmak istiyorum o da guzel.

    ben altyapidan bahsetmedim.ama simdi bahsedeyim damnation altyapis acisindan en zayif opeth albumudur.album prog rock diye etiketlendiyse bu albumun kitlelere ve piyasaya yonelik bir calisma olmadigini gostermez.

    mesela black album. heavy metal ama piyasa ve isim duyurma albumu. heavy metal bu album diye elestirmeyecekmiyiz? bugun damnation albumunu rexx sinemasinin onunde emo tayfası bagira bagira soyluyorsa ve serdar ortac seven kuzenim windowpaneyi ezbere biliyorsa bu album piyasadır. prog rockmis falan beni ilgilendirmez. deliverance ile birlestirmedi mikael cunku insanlar brutaldan rahatsiz oluyordu,buradan bile anlasilir kitleler icin yapildigi.

    in the court of the crimson king

    @Utku, alias ne dostum? linqim parq şarkısı gibi. damnationdan iyiymiş, güldürme beni.

  19. like fire says:

    Bu albümle ilgili fikirlerim ve in flames’ten beklentilerim tam 2 sene sonra o kadar çok değişti ki, 2. yorumda belirttiğim hayal kırıklığı şimdilerde yerini kabullenmeyle beraber beğeniye bıraktı. bu albümün olayını yeni yeni anlıyorum. demek müzik zevkim de epey değişti son 2 senede. 8.5 veririm şimdiki müzik zevkimle.

  20. Milky ''Utku'' Flames says:

    @in the court of the crimson king, ben yuz tane $ey yazdim ama siz ‘alias’ gibi ufak noktalara takiliyorsunuz.

    sunu diyorum. opeth’in deliverance ve damnation albumlerini 2ye ayirmasinin sebebi nedir? kitleler ve ortamlara daha uyumsal olmak icin mi? radyolarda daha cok calinmak icin mi? yoksa bu sefer farklilik yapalim dusencesi yuzunden mi? bana gore ilk $IK daha dogru. ben bunu sordum sizlere. cunku in flames’i populerlesme amacı guttugu icin suclayan opethci arkada$lar cok fazla.

    tesekkurler

  21. Ugur says:

    Kim ne derse desn The Mirror’s Truth çok güzel bir modern rock/melodik metal hiti (melodik death metal demedim bak).

  22. onurtoptas says:

    ortalık yine “bozdular abi, sattılar, piyasa, kalabalıklara yaranma vs vs.” muhabbetiyle dolmuş. ulan bari burada diğer metal sitelerinden farklı yorum olsun. bu kadar orijinal yazarlar var, yorumlar da keşke farklı olsa. en azından üslup farklı olsa. her neyse.

    ben bu albümü seviyorum. ama mesela en sevdiğim in flames albümü whoracle’dır. o taklit etmesi imkansız soundu ve hayran bırakan melodileri hicbir yerde bulamam. ardından da colony ve subterranean gelir. ha böyle eski albümleri sevip de bunu nasıl beğenir oluyorum? cevap metallica’nın load albümünde gizli.:)

    arkadaslar yapmayın etmeyin. gruplar 40 sene aynı müziği çalacaklar diye bir kural yok. bu da 85 milyar defa söylenmiştir eminim ama, eski albümler tarzı şeyler dinlemek isterseniz gidin eski albümleri dinleyin,benim de yaptığım gibi. yani yenilerle ne yapsalar yaranamazlar zaten bu kafaya. eğer 2008 yılında, 2011 yılında hala whoracle, jester race gibi albümler çıkarmaya çalışıyor olsalardı o albümlerin değeri bilinmezdi. hadi bilinmezdi değil de bu kadar lafı edilmezdi. o albümlerin yeri/kategorisi farklı, bu albüm farklı. tıpkı demin şakasını yapmaya çalıştığım load albümü gibi.. denildiği gibi modern ve değisik bi tarzda güzel sarkılar barındıran bi albüm bu. dinlerken karşılaştırma yapmak için eskiler baz alınmamalı.

    ha şöyle kişisel bi düşüncemi söyleyeceğim, ben birkaç kulağıma hoş gelen parça haricinde nu-metal ya da genel olarak nwoahm sevmem. bu yuzden de bariz o yılların çıkıştaki grupları slipknot ya da lamb of god,mastodon türevi soundlara selam duran reroute to remain, soundtrack to your escape ve come clarity üçlüsüne epey bi mesafeliyim. yeni şeylere açığım fakat grubun tarzının 180 derece değisip eskiyle tamamen alasızlaşmasına da karşıyım. ama dediğim gibi bu da benim düşüncem, “müzikal olarak bittiler eeaağğbiii..” tarzı söylemiyorum bunu.

    a sense of purpose, bu bahsettiğim üçlüden ayrılıyor. eskiyle tamamen alakasız değil. take this life ya da f(r)iend vari distortion ve vokalin köklenmiş olması yüzünden melodiyi zar zor seçebildiğimiz haldır huldur parçalar yok bunda. son dönemlerine göre daha melodik, eser miktar akustik kısım barındıran ve daha oturmuş, kendi kimliğini oluşturmuş bi albüm bu. bazı parçaların çok iyi riffleri olup da sonradan bozması durumuna ben de katılıyorum: parça efsane olacakken kotarılamamış. ya da bazı parçalar albüm dolsun diye yazılmış olabilir ama kendi dinamiğinde bu albüm başarılı. bu yüzdendir ki 7,5 alıyor benden.

    ayrıca mirror’s truth gerçekten güzel.(chosen pessimist de aynı şekilde.)

  23. mert öncel says:

    şimdi albüme bakarsak bikaçtane iyi şarkı var örneğin alias,i ‘m the highway, the mirrors truth, disconnected, delight and angers ve tabi çok iyi bi şarkıda var the choosen pessimist
    Bana göre albümdeki şarkıların yarısı iyi yarısı kötü veya vasat o yüzden albüm 5 puan eder ama ben İn Flames’i çok sevdiğimden 6 verdim.

  24. Reroute to Remain says:

    delight and angers mükemmel bir şey. albümün en iyisi

  25. Tom Snoke says:

    Brutal vokali nadir duyduğumuz bir albüm nasıl death metal olabiliyor? Death metal etiketi var ama asıl olması gereken alternatif metal etiketi yok.

    Bu death metalse ben metal türleri bilgisinde çok cahil bir insanım galiba.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.