# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
IN FLAMES – Whoracle
| 05.05.2010

Deneysel yazı.

Bugüne kadar on milyar yüz bin milyon tane albüm yazısı yazmış biri olarak, yazması en eğlenceli kritikler deneysel olanlar oluyor. Bu durumdan hoşlanmayan ve ciddi yazıları tercih eden insanlar olduğunu da biliyorum, ancak olayı bir albüm incelemesinden çıkarıp farklı denemelere maruz bırakmak, benim açımdan daha iyi oluyor. Bu tür yazıları genelde önemli albümler için tercih ediyorum. Bugün de böyle bir şey yapma niyetindeyim.

11 Aralık 1999, Altunizade’de bir ev

Audiogalaxy’den duyduğum Food For the Gods adlı şarkıyla tanıdığım ve meşhur bilgisayar dergisi Gameshow’daki bir “Colony” yazısı ile meraktan öldüğüm bir gruptu IN FLAMES. Food For the Gods o zaman için o kadar yeni, o kadar taze gelmişti ki bana, dünyada bundan daha güzel bir müzik yapılamayacağını düşünmüştüm. O zamanın 56K modem ızdırabına dayanamayarak, başka hiçbir şarkısını duymadığım “Whoracle” adlı bu albümü almak üzere evden çıktım. Yukarıdaki tarihi nasıl bu kadar kesin verebildiğimi merak ediyorsanız, aynı gün ehliyetimi aldığımı ve bu tarihin ehliyetimin üzerinde yazdığını söyleyebilirim.

“In cold ceremonial perfection…”

Eve gelip de CD’yi müzik setime yerleştirdikten sonraki 45 dakika, inanın o ana kadarki hayatımın en zevkli zamanlarından biriydi. Belki de daha önce bu denli sevilesi, bu denli özgün, bu denli aşık olunası bir müzik duymamıştım. Elbet tapındığım bir sürü başka grup vardı, ancak daha Dialogue With the Stars bitmeden, IN FLAMES’in hayatımda yer edecek birkaç gruptan biri olacağını anlamıştım. O melodiler, o vokaller, her ama her şey benim için yaratılmıştı sanki. Doyulmaz derecede güzel bir şeyi tadıyordum ve yattığım yerden, ağzım kulaklarımda, çalan bu orgazmik müziği dinliyordum.

Yıllar geçti.

“I owe this to the animal inside…”

3 Temmuz 2005, Sarıyer Mehmet Akif Ersoy Parkı

Behind Space sırasında yere düşen gözlüğümü, zıplayan onca insan arasında yere diz çöküp bulmaya çalışmak inanın korkunçtu. Ellerime basan onca ayakkabının arasında, toprağa elimi sürmek suretiyle gözlüğümü aradım hiçbir şey göremeden. Neyse ki üstüne basılmadan buldum. Ayağa kalktım. Alttaki videodan bahsettiğim anı görebilirsiniz.

İlk şarkıdan kısılan sesim artık yerine gelmişti. Pallar Anders Visa’nın sakinliği eşliğinde bir sonraki parçayı bekliyordum. Tişörtüm terden üzerime yapışmış, nefes nefese, kalabalıktan tüten buharı seyrediyordum. Yine alttaki video, o ana ait.

Ardından Jotun girdi.

Hayatta en sevdiğim üç şarkıdan biri olan Jotun’un girmesiyle birlikte, adeta başka bir boyuta geçmiştim. Akıl almaz bir andı. Bir insanın tüyleri fiziken ne kadar ürperebilirse, işte o kadar ürpermiştim. Jotun’a karşı böyle hisler besleyen, belli ki sadece ben değildim. Şarkı başlayalı daha birkaç nota olmuştu ki, yanımdaki çocuk ellerini yüzüne kapatarak yere düştü. Çocuğun, artık nasıl bir yoğunluk yaşadıysa, dizlerinin bağı çözülmüş ve çocuk o tepinen yüzlerce insanın bulunduğu en ön kısımda bir anda ağlayarak yere yığılmıştı.

Bu kadar yıldır metal dinliyorum, o anki kadar yoğun bir şeyle hiç karşılaşmamıştım. Üstüne basılmasın diye çocuğu yerden kaldırdım ve o da, ben de, tüm o insanlarla birlikte boğazımız yırtılana kadar bağırdık “And when i wake up, I imagine being crushed by one, imagining its weight , its silence!”

Hayatımda, metal adına tecrübe ettiğim en güzel iki saatti.

“A body of black that carries no reflection…”

14 Ekim 2005, Vancouver Kanada, OPETH konseri öncesi imza günü sırası

Türkiye’ye hiç gitmemiş, Türkiye hakkında en ufak bilgisi olmayan ve ilk kez o an gördüğüm çocuklar, konuşmaktadır.

Çocuk 1: Ama tabii ki IN FLAMES’in İstanbul konserini başka hiçbir konserle kıyaslayamazsın.
Çocuk 2: Tabii ki. O konser IN FLAMES’in verdiği en muhteşem konsermiş. Bir forumda konserin şarkı listesini gördüm ve inanamadım. Daha iyi bir şarkı listesi olamaz.
Çocuk 1: O konserde olmak için her şeyi verirdim.
Ben: Ben o konserdeydim (Karamurat benim!).
Çocuk 2: Hadi canım! Nasıl?
Ben: Ben Türk’üm.
Çocuk 1: Vay be, çok şanslısın. İstanbul konseri bi efsane. Bazı internet sitelerine konduktan sonra buradaki tüm IN FLAMES hayranları o konserden bahsetmeye başladı.
Ben: Gerçekten de öyleydi. Orada olmadığın sürece nasıl bir şey olduğunu tahmin bile edemezsin.
Çocuk 1: İnanılmaz bi şey.
Çocuk 3: IN FLAMES Amerikalı mıydı?

“Shame marries the guilt, introduces itself to the concept of total loneliness…”

31 Ocak 2006, Vancouver Kanada, IN FLAMES konseri öncesi imza günü

Ben: Selam ben Türkiye’denim.
Jesper: Vauv. Evden çok uzaktasın. Bizim gibi haha.
Ben: Hehe, evet. İstanbul konserindekiler o konseri hâlâ unutamadılar.
Anders: Evet o konser en iyilerden biriydi, kesinlikle.
Ben: Tekrar gidin. İlkinden farklı olmayacaktır. Sizi bekliyorlar.
Jesper: Eminim öyle olacaktır. Ne zaman bilmem ama bir gün İstanbul’a mutlaka tekrar geleceğiz.
Ben: Harika. Teşekkürler, akşamki konserde de iyi şanslar.
Anders: Sağol, orada görüşmek üzere.

“Linked its fur to the gyroscope of time, a collection of failures…”

1 Şubat 2006, Vancouver Kanada, IN FLAMES konseri çıkışı

Çocuk: Heey! Seni OPETH imza gününden hatırlıyorum.
Ben: Aa evet naber?
Çocuk (arkadaşına): Bu çocuk İstanbul konserindeymiş. 23 şarkı! Bir konserde 23 şarkı!
Ben (sevindirik olmak): Hehe.
Arkadaşı: Bu gece 15 tane çaldılar. İstanbul’dakini düşünemiyorum.
Ben: Aslına bakarsan ben de düşünemiyorum. O konsere dair çok az şey hatırlıyorum. Rüya gibi bir şeydi, uçtum gittim resmen.
Çocuk: IN FLAMES manyak bir grup dostum. Neyse, görüşmek üzere.
Ben: Görüşürüz.

—————-

Ha, “Whoracle” diyorduk değil mi? Ne kadar sevdiğimi anlatmadım, sitenin bandwidth’inin yeteceğini sanmıyorum.

9,9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.39/10, Toplam oy: 276)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1997
Şirket
Nuclear Blast
Kadro
Anders Fridén: Vocals
Jesper Strömblad: Gitar, klavye
Glenn Ljungström: Ritim gitar
Johan Larsson: Bas
Björn Gelotte: Davul, gitar
Şarkılar
1. Jotun
2. Food for the Gods
3. Gyroscope
4. Dialogue With the Stars
5. The Hive
6. Jester Script Transfigured
7. Morphing Into Primal
8. Worlds Within the Margin
9. Episode 666
10. Everything Counts (DEPECHE MODE cover'ı)
11. Whoracle
  Yorum alanı

“IN FLAMES – Whoracle” yazısına 56 yorum var

  1. Exorsexist says:

    yeni diş çektirmiş bir iinsan olarak şuanda sadece %0.1′lik bölümü nerden kestiğini merak ediyorum. bu albüme in flames’in klasiği diyebiliriz. ozamanlar in flames ne iyi grup idi.. colony, jester race vs..

    Ahmet Saraçoğlu

    @Exorsexist, tjr’den daha çok seviyorum bu albümü ama bence o albümün tür içindeki öneminden dolayı minnacik da olsa onde olması gerekiyo.

    Rotten Angel

    @Ahmet Saraçoğlu, Katılmıyorum. Bence; The Jester Race > Whoracle.

    The Jester Race’in ciğerleri üşüten soğuk ve kederli/melankolik havası yeter. In Flames’in diğer albümlerinde ise böyle depresif bir hava olmaması sebebiyle, bence diğerlerine benzemeyen ÖZEL bir albüm oluyor.

  2. Sambalici says:

    Jotun

  3. sicko says:

    bu yazıyı “metal kritik yazımında yılmaz özdil tarzı” akımını başlatan yazı olarak selamlıyorum!

    pacerized

    @sicko, ne alaka yahu, dıyalog parcalarını pespese cumleler halınde mı yazsaydı?

  4. like fire says:

    Güzel güzel şeyler yazdım buraya. sildim sonra. Hangi şarkıdan bahsedeyim ki. En güzel zamanlarımda, üzüntümde sevincimde, başucu albümüm oldu.

  5. Mert Salkım says:

    3 temmuz 2005′te aynı saatlerde dream theater izliyordum. an evening with dream theater turnesi olduğundan baya uzun bi setlistle çıkmışlardı. aynı gece iki çok iyi konser olmuş istanbulda. ne güzel.

  6. Ugur says:

    Yıllar önce dinlediğim ikinci In Flames albümüydü Whoracle.İlkinin Soundtrack To Your Escape olduğunu düşünürsek ne denli şoka girdiğimi anlayabilirsiniz sanırım :) Üzerine söylenecek pek birşey yok aslında.The Jester Race gibi başyapıt, erişilmesi zor bir sanat eseri.

  7. heat says:

    Gyroscope u jotun dan daha cok seviyorum ben o şarkı dururken nasıl jotun da kaybediyosunuz kendinizi anlamıyorum lan:)

    Burak

    @heat, dış dıbıdıbı tap dıbıdıbı dış dıbıdı tap dıbıdıbı dış dırrıp tap tırrıp rımmm
    di mi ya, gyroscope var o albümde siz jotun diyin :D alır alır götürür beni

    demandred

    @heat, abi bence (imho) jotunun başındaki melodi gibi kapmaz insanı hiç bir melodi… şarkının geri kalanıda başı gibi müthiş olunca jotun diyoruz (en azından ben diyorum). gerçi albümde outro hariç her şarkı deli gibi güzel…

    heat

    @demandred, gyroscope çook çok sevdiğim bi şarkıdır, olayıda burak ozetlemiş zaten:)…dış dıbıdıbı tap dıbıdıbı bııı…..

  8. ihsan says:

    siteye girmemle destur çekmem bir oldu. böyle bir albüm daha yok, kritiğe kıyamadığımdan şimdi okumuycam biraz daha keyifliyken dialogue with stars eşliğinde daha iyi gider bu kritik.
    yalnız kritiği okumadan bu soruyu sormamı mazur görün; hanimiş bu albümün 0,1 puanı?

    not: bende albümün deluxe edition’ı var.-clad in shadows’un 99 kayıtlı hali olanı.- o albüm tekrar mı master edilip satışa çıkarılmış, yoksa kayıt tarihi olan 97 yılının kayıtları mı?

  9. Ufuk says:

    tek bir şey söylesem yeterli olur herhalde. bu albümü dinlediğim güne kadar death metal’i daha brutal, daha teknik ya da daha hızlı yapan gruplar olabileceğini tahmin ediyordum. ama bu kadar “güzel” yapılabileceğine ihtimal vermiyordum.

  10. Deon says:

    Yazı için çok teşekkürler. Cidden okuması hoş ve eğlenceliydi. Yine kelimelere sığdıramayacağım bir albüm.

  11. Aeonian_Lich says:

    Kritik zevkliymiş, zevkle yazılmış ve zevkle okundu eline sağlık Ahmet. Benim de en sevdiğim 2 In Flames albümünden biri. Death metal namına da nadir dinlediğim albümlerden biri. Bugün bir dinleyeyim hatta, çok zaman olmuş.

  12. duraganyolcu says:

    “dünyada bundan daha güzel bir müzik yapılamayacağını düşünmüştüm.”

    ben hala aynı düşünüyorum.

    swedish

    @duraganyolcu,
    sonuna kadar katılıyorum ve böyle yorumlar yapabilen in flames fanları olduğunu görünce ağlamak istiyorum

  13. Ufuk says:

    ertuğrul özkök ve gelin itiraf edelim konsepti:

    jotun’da o oooo’ları başlatan bendim.

  14. Ufuk says:

    in flames bu sitede herkesin ortak (ve hassas) noktası olan 3 gruptan biri sanırım, death ve nevermore ile birlikte.

    heat

    @Ufuk, benim pek hassas noktam değil açıkcası:)

    Avcı

    @Ufuk, Açık konuşayım benimde hassas noktam değil In Flames ve Nevermore.

    Sambalici

    gençlik ne hale gelmiş cık cık

    “in flames, probably the best band in the world.” heheh

    darth sidious

    cCc adam haklı beyler cCc tişörtü bulsam alıcam o ayrı eheh

    Sambalici

    ben gördüm bi böyle yeşil üzerine carlsberg fontlu olanını ama mallığımdan almadım.

    blackroseimmortal

    @Ufuk, yoooooo

    ali ihsan balı

    @Ufuk, herkesin değil ama benim de aralarında olduğum önemli bir kesmin hassas noktaları diyelim.

    illuminati

    @Ufuk, Death ve (özellikle) Nevermore’a tapan biriyim ama In Flames’i o kadar iyi bulmam.

  15. Ufuk says:

    yaw eskiden bizim seyircimiz daha mı iyiydi ne? şimdi şu görüntüleri birkaç kere izledim de artık böyle seyirci pek kalmamış gibi geliyor.

    ama o nasıl bir konserdi… bir kere (bayağı kalabalık olmasına rağmen) boş adam yoktu, neredeyse herkes grubun fanıydı. çevremde şarkıları bilmeyen yoktu. o gün orada olup grupla beraber o mükemmel anları yaşamamızda pay sahibi olan tüm kardeşlerime buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum (imza joey demaio, eheh)

  16. Mardukcan says:

    Genelde en çok sevilen albümü budur ama ben 8 dn fazla vermem. İlk albümleri en iyisi bana göre

  17. swedish says:

    şu kritiği okuduktan sonra ki saat 02:49 sesi sonuna kadar açıp dialouge with star dinlemek geldi içimden.Metal müziği ilk dinlemeye başladığımda aldığım ilk albüm in flames the jester race idi.Kasedi evet kasedi teybe takıpda o akustikten sonra giren gitar soundunu duyunca sanırım bundan daha iyi müzik yapılamaz dediğimi hatırlıyorum.Daha jester race i sindiremeden birde ne göreyim in flames in whoracle isimli bir albümü daha varmış.TAbi o zamanlar internet yaygın falan değil gördkçe öğreniyoruz.Vay arkadaş kasedi gene teybe takmam ile titremem bir oldu.Şarkı sırası jester script transfigured e gelince dedim ben kesin öldüm şu an ahiret hattının bekleme müziğini dinliyorum.Vay bee nerden ne hallere düştün in flames

  18. swedish says:

    Bu arada ben kii in flames sözünün geçtiği yerde ölmeye hazır olan kişi o istanbul konserine gidemeyip hüngür hüngür ağlayan adamım.Kaçmamalıydı o konser adamlar şimdi abi biz senin eve geliyoz ordaysan bi çay koy hele bi iki parça çalıp dönek isveçe dese on para etmez

  19. Blakkheim says:

    Jester Race varken dönüp bakmıyorum bile şu albüme. Hatta In Flames’e Lunar Strain ve Jester Race dışında pek dönüp bakmıyorum artk. 6 verdim listeden silinsin diye, bizde yalan yok kardiş.

    swedish

    @Blakkheim,
    hımm bence birçok in flames fanının söyleyemediği yüreğinin el vermediği şeyleri söylemişsin abi katılmıyo değilim sana ama bi jester script tranfigured dialogue with stars ve jotun da bu albümün tadından yenmez şarkıları.özellike jester race ilk saniyeden son saniyeye kar dopdolu bi albüm.Sırf december flower parçasındaki solo için gitar öğrenmeye karar veriyorsam bu albüm bende epey yer edinmiş demektir.Ama çok istediğim şeylerden biri de in flames in bu hale gelmeden Lunar Strain albümünü tekrar kaydetmeleriydi.Şimdi kaydetselerde bi halta benzemeyecek olması kötü işte

    Reroute to Remain

    @swedish, yahu ne alaka!? bir sürü in flames fanının söylemediği şey: whoracle kötü :D saçmalamayın.
    yani kendi içinde sakladığın gizli düşünceleri, başka biri yazınca buradan tümevarım yapıp: ”ya ben böyle düşünüyorum, tamam başkası da yazmış demek ki bu albüm kötü de söyleyemiyorlar” gibi bir olayı çıkarmak saçma geldi bana.
    son olarak whoracle mükemmeldir.

    Reroute to Remain

    @Reroute to Remain, sanırım yanlış anlamışım. yayınlanmasın bu mesajım.
    teşekkürler.

    Ugur

    @Blakkheim, e yuh yani hocam.Buna 6 veriyosan Colony’e Clayman’e falan 3-4 veriyosun heralde.Gerçi senin düşüncendir tabi.

    Blakkheim

    @Ugur, Clayman 8-8,5 ama Colony daha düşük evet. Küçük bir matamatikle 6 verince listeden düşeceğini hesaplayıp 6 verdim. 7 de olabilirdi yani. Kötü bir albüm değil Whoracle, sadece Jester Race ayrı bir dünya, o var.

    Dnz

    @Blakkheim, Abi aynen, inan ben bu albümü niye sevemedim bu kadar millet severken diye düşünemediğim bir gün yok. The Jester Race bu dünyadaki en sevdiğim albümlerden biri Whoracle’ı yanına bile yaklaştıramıyorum. Whoracle’da bazı şarkıların bazı bölümleri direk gereksiz geliyor. Whoracle baya iyi bir albüm ama şanssızlığı Jester Race’in çıtayı koyduğu yer.

    Blakkheim

    @Dnz, Çok doğru anlatmışsın. Herhangi bir albümlerini ne kadar dinlersem dinleyeyim aklımın bir köşesinde Jester Race olduğu sürece bir türlü sindiremiyorum.

  20. önder says:

    Ne muhteşem bir anı Ahmet abi. Bir an kendim yaşadıgımı düşünüyorum, hayal bile kuramıyorum.

  21. whoracle şarkısı the night and the silent water’ın bir bölümünden alınmış farkeden var mı?

    illuminati

    @in the court of the crimson king, evet direkt aynısı, esinlenme falan denemez pek.

  22. hayatımda dinlediğim en kötü coverı barındıran bu albümü melodic death metal tarihinin en iyi albümü olarak görüyorum.
    8/10

  23. tranquillist says:

    bence bu albüm jester raceden daha iyi.

  24. Beorn says:

    Metal müzikle hemen hemen In Flames ile tanıştım ama iki sene öncesine kadar hiç dinlememiştim bu albümü. İlk zamanlarda Jotun’u dinleyip beğenmediğimi hatırlıyorum hatta. Zamanla öğreniyor insan dinlemeyi. Şuan en sevdiğim Melodeath albümü ve bence Jester Race’den açık şekilde üstün. 9/10

  25. Reroute to Remain says:

    Dialogue with the stars , In Flames’in yaptığı en iyi enstrümantal şarkıdır. aksini düşünen var mı ?

    Kemal

    @Reroute to Remain, cok guzel sarki, ama Man Made God gibi bir gercek varken o kadar da rahat krallgini ilan edemez bence.

  26. Deathamphetamine says:

    Lunar Strain ile The Jester Race’e tapan biri olarak In Flames in bana göre ilk defa bu dünyadan çıkabilcek müzik yaptığı albüm kötü mü değil ama ilk iki albüm bu dunyadan olamaz net.

  27. Lithux says:

    Hayatımda duyduğum en kötü death metal vokalleri bu albümdedir. Albümdeki melodiler falan güzel ama vokaller o kadar berbat ki bitiriyor albümü gözümde. Death metal vokalistinin sesi güçlü olmalıdır. Anders’ın vokalleri gerçekten çok zayıf.

    Red John

    @Lithux,
    Anders’ın vokali çok güzel bana göre ve Anders istese öküz gibi böğürerek vokal yapabilir ama adam bunu tercih etmiyor. Death metal demek illa anırarak vokal yapmak demek değildir. Ayrıca Anders’in scream vokalleri de çok kalitelidir. Özellikle Soundtrack to your Escape albümünde deli gibi scream vokal yapmıştır, coşmuştur…

    Bu albümde Worlds Within the Margin ve Food for the Gods gibi şarkılarda taş gibi de vokal yapmıştır.

  28. saw you drown says:

    The Jester Race, Powerslave ise; Whoracle, The Number Of the Beast’dir.

  29. kuruderi says:

    Grubun resmi internet sitesinde bu albüme yer verilmemesi de ayrı bir dram sanırım.

    den4x

    @kuruderi, gerçekten yokmuş, unutmuşlar herhalde :D benim de en çok canımı sıkan şey eski işlerine “meh gençken yaptık işte bişeyler” tarzında bakmaları oluyor özellikle opeth ve in flames’in

  30. rockersoldier says:

    bu albümü çıktığı sene almıştım daha doğrusu resmi girmemişti izmir ümit şipidyoda cd’den tdk kasete çektirmiştim aradan yıllar geçti benim kasetler tarih oldu arada bu albüm ve niceleri vardı sonra geçenlerde kendi kendime eski dinlediğim albümleri hatırlamaya çalışırken aklıma bu geldi hemen yutubtan açtım aman yareppi nede özlemişim son dinlememin üzerinden en az 15 sene geçmiş ama bütün armoniler aynen aklımda ve eşlik ediyorum ben nasıl bu albümleri bunca yıldır unutmuşum kendime çok kızdım sonrada burda bu yazıyı buldum. bu arada aklıma bir çok albüm geldi mesela konkhra’nın weed out the weak albümü hemen biyerlerden indirip dinledim bu güne kadar nicelerini dinledik ama yok böyle bi lezzet bu kadar armonik bu kadar sert ve ritmik, j.mörfi abimizin mükemmel soloları falan dadından yenmiyor benim bu müzikte aradığım her şeyi konkhra bu albümde ziyadesiyle veriyor bilmeyenler mutlaka dinlesin yoksa büyük kayıp. böylesine bir albümün pasifagresifte bulunmamasıda çok garip ve daha nice albümler geldi aklıma keşke kasetlerimi saklayabilseydim halen durup durup neler vardı diye hatırlamaya çalışıyorum şuandada son aklıma gelenlerden sentenced frozen albümünü dinliyorum Mourn isimli enstrumantel parça beni bitirdi aman allahım ne kadarda özlemişim resmen melankoliye bağladı beni

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.