# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
SUMMONING – Old Mornings Dawn
| 03.08.2013

Eski şafaklar sökerken.

Ertuğrul Bircan Çopur

SUMMONING, her şeye tepeden bakan kimi metal dinleyicileri için çamur atması çok kolay bir grup. Yaptıkları müziğin black metal (ya da herhangi bir metal türevi) olmaktan ziyade, epik bir savaş müziği tadında olması bunun için en önde gelen sebep herhalde. Üzerine bir de şarkı sözleri ve konseptlerini yoğunlukla fantastik edebiyat serilerinden almaları, bu tarz serilere “çocuk masalı” diye burun kıvıranlar için bulunmaz kaftan. Buna rağmen grubun adını bu denli bilinir hale getirebilmesinin, kritik yazarları olarak düşünürsek denyonun harman olduğu yerlerden biri olan The Metal Archives’da bile neredeyse tüm albümlerinin %80 civarında bir beğeniye sahip olmasının ise çok önemli tek bir sebebi var: Tür göz etmeden bile çok iyi müzik yapıyor, ve aslında yaptıklarını müzikten bir adım ileriye taşıyor olmaları.

2013 itibariyle yirmi yılı deviren müzik hayatında grup, “Oath Bound”dan sonra sessiz geçirdiği yedi yılda neler yapmış peki? Biraz daha öncesine bakalım. 2001 çıkışlı “Let Mortal Heroes Sing Your Fame” adının şanına yakışır şekilde destansı bir albümdü; ama kimi yerlerde bütünlüğünü kaybediyor, yaratmak istediği atmosferin dışına çıkıyordu. Gerçi Farewell gibi bir şarkıyla oluşabilecek her gediği kapatıyordu nihayetinde; ama grubun tam beş yıl sonra çıkartacağı “Oath Bound”un bahsettiğim alanlarda gerisinde kalıyordu. Bu albüm daha oturaklıydı, dinleyiciyi rahatlıkla esir ediyordu; fakat bu defa da bence az da olsa prodüksiyonun kurbanı oluyordu.

Gelelim günümüze. Uzun uzadıya yorumlamadan önce söyleyeceğimi baştan söyleyeyim: SUMMONING diskografisinde albüm ayırt etmek benim için zor olsa da, bence grubun en iyi albümlerinden biri “Old Mornings Dawn”. Albümün tamamına hakim muazzam bir hava var ve bu hava konuşma ve klavye pasajları ile kimi zaman tüyleri diken diken eden bir epikliğe, kimi zaman kılıcı kalkanı alıp savaşa gitme isteğine, kimi zaman ise derin bir hüzne evriliyor.

Bence SUMMONING müziğinin bu kadar iyi olmasındaki temel etmen olan muhteşem klavye düzenlemeleri yine gruba her an dinleyiciye istediği duyguyu verebilmesini sağlamış. Old Mornings Dawn parçasındaki trompet seslerini dinlerken gerçekten büyük olaylar döndüğüne, geçmiş günlerin geri geldiğine inanıyorsak, The White Tower dinlerken bir kulenin penceresinden yıldızları seyrederkenki hüzün üzerimize çöküyorsa, bundaki en büyük pay kesinlikle bunlara ait. Kendi başlarına dinlense bile çok yüksek etkileyiciliğe sahip olacağından emin olduğum bu klavyelerin diğer enstrümanlar ve müziğin ruhunu dışarıya vurma konusunda çok iyi bir iş çıkartan vokallerle birleşmesi, ortaya elementlerin toplamından daha büyük bir görüntü koyuyor. Çalan müzik, yalnızca müzik olmakla kalmıyor konu SUMMONING olunca; anlatılan bir hikaye oluyor. Dışarıda, yolda yürürken yalnızca güzel bir müzik şeklinde alınabilecek bu dinleti; sakin bir yerde, odaklanarak dinleyince adeta somutlaşıyor, görsel bir taraf ekleniyor üzerine. Grubun yapmak istediğini ne kadar iyi bildiğinin, ve icra konusunda ne kadar ileri düzeyde olduğunun en büyük göstergesi de bu sanırım. Elbette bunlar “Old Mornings Dawn”u değil, genel manada grubu tarif eden sözler.

Evet, “Old Mornings Dawn” grubun müziği adına yeni hiçbir şey sunmuyor. Albümler arası süre bu kadar uzayınca bu tarz bir beklentiye giren kişi sayısının oldukça fazla olduğunu gördüğüm için belki de bunu ayrıca belirtme gereği hissediyorum. Ben kesinlikle böyle bir beklentiye sahip değildim, hiçbir SUMMONING albümü öncesinde böyle bir beklentiye girilmesini de doğru bulduğumu söyleyemem. Çünkü aslında bakılırsa grup, müziğinin orijinalliğiyle adını duyurmuş, çevredeki tüm gruplardan farklı bir yanı olduğu için bu kadar el üstünde tutulan bir grup. Ve bunca yıldan sonra bu kadar güzel bir albümle geri dönmüşken, sırf “peh bu ne böyle yine aynı müzik“ diye düşük notlar verilen kritikler okudukça hafiften kendimi kemirecek gibi oluyorum.

“Old Mornings Dawn” çok, çok iyi bir albüm. Bir SUMMONING albümünden bekleyeceğimiz her şeyi barındırıyor, ve beste kalitesi olarak “Stronghold” ile yarışabilecek, geçebilecek kadar iyi. Yeni bir şey yok, olmasın, SUMMONING böyle kalsın, eski şafaklar söksün grup için böyle, biz dinleyelim. Bu kadar ara vermesinler ama bir daha.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (9.56/10, Toplam oy: 41)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2013
Şirket
Napalm Records
Kadro
Protector: Vokal, gitar, klavye, davul programlama
Silenius: Vokal, klavye, bas
Şarkılar
1. Evernight
2. Flammifer
3. Old Mornings Dawn
4. The White Tower
5. Caradhras
6. Of Pale White Morns and Darkened Eves
7. The Wandering Fire
8. Earthshine
  Yorum alanı

“SUMMONING – Old Mornings Dawn” yazısına 18 yorum var

  1. Kritik konalı 13 saat oldu ve henüz yorum gelmedi, albümü henüz dinlememiş olsam da bari ben yapayım.

    Summoning’le aramda her zaman ilginç bir bağ olacak. Oath Bound kritiğinde bahsetmiştim, yine söyleyeyim. Kanada’daki okulumda bitirme projemin müziği Mirdautas Vras’tı. Gruba mail atmış izin istemiştim, onlar da “Normalde şirketten izin alman lazım ama ticari amaçla kullanmayacağın için izin veriyoruz” demişlerdi. Mezuniyet töreninde yaklaşık 500 kişilik salondaki herkese Summoning dinletmiştim böylece. O günden beri boyum baya bi uzadı.

    patognomonic

    @Ahmet Saraçoğlu, vay be, hem bi gruptan izin alabilmek için rahatça o gruba ulasabil, hem de adamlar seni dikkate alip ,boyle güzel geri donusler yapsin..Ne kadar ezigim di mi

    crowkiller

    @Ahmet Saraçoğlu, Vay be bu kadar iyi bir grup olduğunu bilmiyordum bi gözatiym :)

  2. aliihsan balı says:

    Ya ben sabah yorum yapacaktım buna ama kalmış işte.. albümü baya bi dinledim. hatta ilk çıktığı dönemde uzun süre telefonumdaydı da daha geçenlerde sildim. Bence sonuna kadar olmuş bir albüm. Soundun kendi içinde taze olmasının yanında 90′larda yaptıkları ilk albümlerine benzeyen de bir yönü var. Kesinlikle grubun ne yaptığını bildiği çok belli ve besteler her zaman olduğu gibi çok çok güçlü. Kafamda “en iyisi şudur” diyebileceğim bir Summoning albümü yok ama Old Mornings Dawn için bu cümle söylense itiraz etmem. Bu sene her ne kadar inanılmaz albümler dinlemiş ve dinleyecek olsak da sanırım benim için yılın albümü Old Mornings Dawn olacak-Nokturnal Mortum The Voice Of Steel ayarında bir şeyle gelmezse tabi..- Her neyse çok da uzatmadan Earthshine’ın dinlediğim en iyi Summoning şarkılarından biri olduğunu, albümün tamamını sevmeme rağmen Earthshine’a ek olarak Caradhras ve The White Tower’ı daha bi sevdiğimi belirtmek istiyorum. Bütün bunların yanında Bican’a da teşekkürler her zamanki gibi çok güzel bir yazı yazmış ki bu albümü onun yazmasını istiyordum ben de. Eline sağlık!

    Ertuğrul Bircan Çopur

    @aliihsan balı, Çok sağol abi. The White Tower ve Earthshine’ın ben de köpeğiyim, cidden en iyi şarkılarından bence de ikisi de.

    Bir de Nokturnal Mortum dedin yine elim ayağım titredi bak. The Voice of Steel ayarına yakın bir şey bile gelse yılın albümü olur <3.

    aliihsan balı

    @Ertuğrul Bircan Çopur, Nokturnal Mortum’u acayip bi heyecanla bekliyorum. Gerçi henüz hiç bir haber görmedim o yüzden ne zaman çıkacağını da bilmiyorum. Bu arada adını Bican yazmışım sonradan fark ettim kusura bakma. Aklım Twitter’a gitti zaar.

    Ertuğrul Bircan Çopur

    @aliihsan balı, Ehah ne olacak ya. İstersen gavurlar gibi ‘Bırken’ bile diyebilirsin.

    Ömer Kuş

    @Ertuğrul Bircan Çopur, bi dakka Nokturnal Mortum yeni albüm mü çıkaracak yoksa?

  3. Beleg says:

    Daha önce hiçbir summoning albümünü dinlememiş biri olarak(birkaç parçasını elbette biliyordum, minas morgul diye albümü olan bir gruptan bahsediyoruz sonuçta), her ne kadar tolkien ve yazdığı her cümlenin kulu olsam da grupla henüz tam anlamıyla tanıştım. Ve bu sefer gerçek anlamda çok etkilendim. Elfçe kısımlar, enfes klavye kullanımı, çok çok yerinde ve anlaşılır olabildiği kadar ihtişamlı bir vokal, arkasındaysa tür için fazla iyi bir müzik. Albüm boyunca her şarkıda 4-5 defa durup boşluğa baktım ve sonrasında sözlerini okuyunca bir kere daha etkilendim. Şöyle bir dörtlüğü bu denli insanı alıp götüren bir müziğin önüne koyarak haykırdığınızda konuyla alakası olmayan kişiler bile durup bi kendilerine çekidüzen verir:
    Through the darkest night … through darkest night and shadow seashores
    To the distant trees, the trees that brought the light to valar
    Whose fruit and flower are the moon and sun,
    Where light of earth is ended and begun

    Ben gidip biraz orta dünyada gezineyim en iyisi…

  4. Sacrifist says:

    Bu adamların yaptığı gerçekten bir sanat şaheseri.Önceki albümde bol bol darbuka vardı ve baya ilginç olmuştu.Keşke bu albümdede olsaydı.Bu arada elemanlara darbuka kullanımı olayını sorduğumda osmanlı ve türk müziği ile ilgili bu kadar ilgilenmeleri ve bilgi sahibi olmaları beni şaşırtmıştı baya.

  5. Korhan Tok says:

    Her türlü FRP içeriğini seven biri olmama rağmen hiç Summoning fanı olamamıştım yıllardır. Bu albüm bu gidişe bir dur diyecek galiba, ne kadar güzel bir albüm ulan bu.

    Eline sağlık cancağzım.

  6. Earthshine’ın sonları <3

  7. Ufuk Sönmez says:

    müthiş bir albüm, summoning belki de matematiksel olarak yaptıkları müziğin tarifi en kolay olan gruplardan biri. ama ruh ve atmosfer kısmı öylesine güçlü ki, bu muhteşemlik karşısında matematikmiş, fizikmiş yerle yeksan oluyor. benim ilgimi çeken noktalardan biri de melodilere uygun enstrüman ses seçimlerinin harika oluşu. bi şarkıya trompet iyi giderken, örneğin the white tower’da ana melodide üflemeli çalgı sesini duyuyoruz. tabi tüm bu melodiler klavyeden diye biliyorum, yanlışım varsa lütfen düzeltin. elemanların eğitimli oluşunun, summoning müziğinin de bu kadar olağanüstü oluşunda çok etkili olduğunu dğşünüyorum. netice itibariyle stronghold albümünün hastası olarak bu albüm de kesinlikle o seviyede diyebilirim. the white tower’ın melodisi de gelmiş geçmiş en güzel summoning melodisi olabilir bu arada. son olarak, kritik için de eline sağlık, güzel olmuş.

  8. bhellium says:

    Old mornings dawn’ un 7. dksından itibaren yaşadığım müzikal orgazmı hayatımda o kadar sayılı yaşamışlığım vardır ki. Albüm apayrı bir boyuta ulaştı, uzun süre yine hayatımdan eksiltemeyeceğim bir noktada artık. Harika.

  9. vavi says:

    Bu albümü baştan sona dinledim.Gerçekten inanılmaz güzel.Ayrıca black metalci arkadaşlara aynı grubun Lugburz isimli albümünü de dinlemelerini şiddetle öneririm.

  10. Salim Ege says:

    2016′da yeni bir albüm geleceğini grup Facebook sayfasından onayladı.

    “P.S.: A new Summoning CD will be out in 2016. More information will follow.”

    Haydi bakim.

  11. Nox says:

    Bu kadar basit bir müzik nasıl bu kadar epik olabiliyor anlamak zor.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.