# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
MORS PRINCIPIUM EST – Inhumanity
| 01.02.2010

Melodik death metalde taze soluklar.

Melodik death metal sevdiğim saydığım ve en çok dinlediğim türlerden biridir. Geçmişte “IRON MAIDEN’ın hızlandırılıp sert vokal eklenmiş hali” diye özetlense de, günümüzde çok daha geniş bir perspektifte değerlendiriliyor bilindiği gibi. Doksanların ilk yarısında İsveç’ten çıkan DISMEMBER ve benzeri melodiklikte gruplardan daha çok, daha kolay dinlenen ve kolay hazmedilen IN FLAMES, DARK TRANQUILLITY türünde gruplar doğal olarak daha geniş bir kitleye hitap ediyor ve seviliyorlar.

inhumanity_1

Şarkı yapıları itibariyle yazması nispeten kolay bir tür olduğundan ve İskandinav illerinde grup kurmak, burada halı sahaya adam toplamaktan daha kolay olduğu için, çıkan grup sayısı da akıl almaz boyutlarda bildiğiniz gibi. Bu durum, beraberinde düşen kaliteyi de getiriyor tabii.

Zira yılda “oha” dedirten üç grup çıksa, üç yüz tane de bu “oha” dedirtenin kopyası çıkıyor. Bu sebeple de türle yakinen ilgili kişiler, orijinal, başkasını andırmayan, ya da en azından kendine özgü bir tarafı olan grup bulduklarında, bildiğin yavşak gibi seviniyorlar. Ben de bunlardan biriyim. Çok sevdiğim bu tür içerisinde, son on yıl içinde gerçekten de illallah dedirtecek kadar çok sayıda bayık, sıkıcı, birbirinin çakması grup dinledim. Yine bu on yıl içinde birkaç tane de yüzümü güldüren, “ooh yaşadık” diye düşündüğüm grupla karşılaştım. MORS PRINCIPIUM EST bunlardan biri.

Bizleri Finlandiya’dan selamlayan bu arkadaşlar, bence bundan sonra da geçemeyecekleri güzellikte bir ilk albüm yayınladılar. Nedir bu gençlerin olayı bakalım.

Grup şu anda bu albümü yapan kadrodan farklı bir yapıda olduğundan, ben olayı sanki bu albümün zamanındaymışız gibi değerlendireceğim. Bir kere grupta biri bildiğin öküz olmak üzere iki adet çok iyi gitarist var. Melodik death metal gruplarının klasik sorunlarından melodi arkası rifler konusunda yakın zamanın en iyilerinden birini dinlediğinizi daha ilk andan fark ettiren MORS PRINCIPIUM EST’te gitaristler, enstrümanlarını iyi bildikleri için bu türde duymaya alışık olduğumuzdan çok daha farklı rif ve şarkı yapılarıyla karşılıyorlar bizi. Grubun Finlandiyalı oluşunun verdiği hüzünlü melodi ve rif durumu burada da karşımıza çıksa da, MORS PRINCIPIUM EST olayı hiçbir zaman klavye ağırlıklı gotik tınılara götürmüyor ve türdaşı pek çok grubun çalamayacağı serilikte ve süratte riflerle ilk andan öne çıkıyor. ETERNAL TEARS OF SORROW gibi gruplarla tümüyle alâkasız bir gruptan bahsediyor olduğumuzun altını çizelim.

Bir sonraki albümleri “The Unborn”daki Pure şarkısında rastlayacağımız düzeyde deneysel işler barındırmayan “Inhumanity”, her şarkısının birbirinden ayrıldığı, bahsettiğim ölçüde bir kısır döngü içerisindeki bu tür içerisinde gerçekten de taze bir nefes gibi gelen, birbirinden yaratıcı ve saygı duyulası bestelerle dolu bir çalışma. Dozu mükemmel ayarlanmış klavyelerin önündeki keskin rifler ve bir şekilde MORS PRINCIPIUM EST dinlediğinizi size fark ettiren melodiler, grubun öne çıkmasını sağlayan bu özgün şarkı yapılarını ve kendine has sound’un yaratımına katkıda bulunuyorlar.

Sonraki albümlerde sunileşen ve soğuklaşan gitar sound’u, “Inhumanity”de gayet cillop, duyulduğu anda sevilesi bir havaya sahip. “Oha rife bak” diye düşündüğünüz bir rifin üstüne, “amaaan IN FLAMES bu” gibi hisler beslemenize olanak tanımayan yaratıcı melodiler eklenince, üstüne yırtıcılığı tam kıvamında bir vokal ve müziğin dinamizmini hiç düşürmeyen bir de davul gelince, karşınıza türde yeni açılımlar yapabileceğini hissettiğiniz bir grup çıkıyor.

ARCH ENEMY’nin son yedi sekiz yıldır aynı albümü çıkarttığını düşünüyor, IN FLAMES’i artık o istediğiniz melodik death metalden uzak görüyor, SOILWORK’ü de fazlaca mekanik ve “planlanmış” buluyorsanız (tamam DARK TRANQUILLITY’ye laf yok), MORS PRINCIPIUM EST henüz duymadığınız en iyi melodik death metal gruplarından biri olabilir. “The Unborn”da da iyi bir iş çıkaran, “Liberation = Termination”da ise nispeten ortalama üstü bir iş yapan grup, şu an tarif etmeye (ve reklamını yapmakta) olduğum “Inhumanity”de çok çok iyi bir işe imza atmıştı.

inhumanity_kapak

Başta “Inhumanity” olmak üzere MORS PRINCIPIUM EST’i, melodik death metali hâlâ sevenler ve türü eskiden sevip de artık bayık bulanlara öneriyorum. Türle haşır neşirseniz ve grubu henüz duymadıysanız, hoşunuza gidecek bir şeyler bulacağınızı garanti edebilirim.

9,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.14/10, Toplam oy: 35)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2003
Şirket
Listenable
Kadro
Ville Viljanen: Vokal
Jori Haukio: Gitar
Jarkko Kokko: Gitar
Teemu Heinola: Bas
Mikko Sipola: Davul
Toni Nummelin: Klavye
Şarkılar
1. Another Creation
2. Eternity's Child
3. In My Words
4. Inhumanity
5. D.I.B.
6. The Lust Called Knowledge
7. Oblivion
8. Life in Black
9. Last Apprentice
10. Into Illusion
  Yorum alanı

“MORS PRINCIPIUM EST – Inhumanity” yazısına 8 yorum var

  1. demandred says:

    her ne kadar unborn albümü kadar deli manyak görmesem de bu albüm gayet iyidir. kalite anlayışımı geliştirmekte yardımcı olmuştur bu grup…

  2. Ömer Kuş says:

    Benim de en sevdiğim MPE albümü budur. Another Creation falan, hastasıyız. Ama özellikle son albümde sound çok kötüydü hakikaten.

  3. heat says:

    süper albumdur şahane albümdür 9 verdim gitti ama bence son albümleri Liberation = Termination da en iyi melodeath albümleri arasına girer 2007 nin hatta ilk 5 e girer kafadan soundu da bence gayet iyiydi

  4. Ugur says:

    Bence Mors Principium Est’in üç albümü de birbirinden harika.Inhumanity olsun, The Unborn olsun, Liberation=Termination olsun, albümlerinde başka bir gruba benzememesi, kendine has bir sound’u olması MPE’yi benim gibi azılı melodik death dinleyicilerini tapılacak gruplar listesine daha ilk dinlenildiği anda adını yazdırmıştır efendim.
    Ben üç albüme de 10 veriyorum.Evet abartmış olabilirim ama MPE gibi grupların azlığını ve melodik death metal’in kısırlaştığı bir dönemi düşünürsek bence yüksek puanları hayli hayli hakediyor bu canlar. (Finliler de Türkmüş zaten!)

  5. Ahmet Saraçoğlu says:

    Finlandiya’da adı Ville olan herkesin vokalist olması beni derinden sarsıyor.

  6. Sambalici says:

    Ben de The Unborn’u daha başarılı buluyorum. Esasında o değil de grubun beste yükünü çeken ve grubun esas olayı olan iki gitaristi de ayrıldı gruptan, bundan sonra çıkaracakları albüm, çıkarabilirlerse tabi, nasıl olacak çok merak ediyorum.

  7. sertaç says:

    bencede the unborn sanki bir kademe daha yukarda bir albüm ama buda kesinlikle edinilimeli arşivlerde yer almalı

  8. Melodik death metal sahnesinde 2000 sonrasının nispeten az bilinen albümleri arasında 1 numara bu bence. Baştan sona başyapıt.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.