# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
AOSOTH – IV: Arrow in Heart
| 06.07.2024

Dökülen soğuk terler ve buram buram sülfür.

Emir Şekercioğlu

Hazır Antaeus’un “Blood Libels” albümünü yazmışken, onun bir açıdan kardeşi denebilecek grup olan Aosoth’a değinmemek olmazdı. Her iki grubun da vokalisti olan MkM vasıtasıyla birbirlerine bağlanan bu gruplar arasında Aosoth artık aktif bir grup değil malumumuz. Çıkardıkları “V: Inside Scriptures” albümü sonrasında Aosoth bize kısa ama vurucu denebilecek bir kariyer bırakmış oldu. Bana kalırsa, artistik açıdan tam şaha kalktıkları bir dönemde dağıldıkları için, gelecekte ortaya koyabilecekleri sağlam işler de daha doğmadan ölmüş oldu. Aosoth’un “IV: Arrow in Heart” albümü, grubun bu kısa yolculuğu içinde bariz bir şekilde parlayan, icra açısından hem yaratıcılık hem de özgünlük kokan müthiş bir iş olarak öne çıktı. Hâliyle, grubun şaha kalktığı dönemin ürünü olarak kendini gösterdi.

Aosoth’un black metal tarzında son derece kendine has bir hava buluyorum. Hazmı zor, inceliği bol ve çektirdiği eziyeti ağırdan alan bir anlayışı vardı grubun. Hatta şu an bu incelemeyi yazarken bile birkaç istisna dışında albümün hangi parçasında hangi rif vardı hatırlamakta zorlanıyorum. Kesinlikle kolay akılda kalan rifleri olmayan, sanki black metali mümkün olduğu kadar soyut ve uçucu hâle getirmeye çalışan bir anlayış sunuyor Aosoth bu albümde. Şöyle bir mottoyla yola koyulmuşlar sanki; “En tehlikeli düşman elle tutulamayan, gözle görülemeyendir”. Düşmanca bir tavrın müziğini yapan Aosoth da bu düstura uymaya çalışırcasına uçup kaçan ve bir yerinden tutmaya çalışsanız da yakalamanızın her daim zor olduğu bir black metal kimliği ile karşınıza çıkıyor. Saydam, soyut, uçucu ve Batı ezoterizminde “Cehennem’in Kokusu” olarak anılan kükürt dumanı (ya da sülfür) kadar zehirli denebilecek bir black metal ile. Bu açıdan, yaptıkları işte inanılmaz profesyoneller(di).

İki paragraf süren bu gevelemenin sebebi kesinlikle sayfa doldurmak değil. Yalan yok, Aosoth’un “IV: Arrow in Heart” albümünde icra ettiği black metali tarif etmekte gerçekten zorlanıyorum. Örneğin, incelemeye koyduğum başlığın, albümün içeriğiyle zerre bir ilgisi yok. Albüm kapağının tonlarına ve içindeki müziğin bana sunduklarına bakınca aklımda beliren serbest çağrışımlardan başka bir şey değil o başlık. Bir yerde ama, elle tutulur bir şeyler de söylemek gerek farkındayım. O yüzden artık denemeye başlayayım.

Objektif bir şekilde “IV: Arrow in Heart” için aklıma gelen ilk tabirler “yoğun”, “soğuk” ve “bunaltıcı” şeklinde. Her şeyden önce sabır isteyen bir albüm var karşımızda. Bestelerin dinleyiciye kolay geçit vermeyen rif yapıları, şarkıların hem statik hem de dinamik olmayı aynı ölçüde başaran o gelişme süreci, kişiyi yer yer transa sokabilecek kadar hipnotize edici, yer yerse dizginlerinden kopan bir agresifliğe sürükleyebilecek tabiatı, az önce yukarıda bahsettiğim o “uçucu ve soyut black metal” anlayışının yapısını oluşturan hamleler olarak öne çıkıyor. Hâliyle albümü, dinleyiciye hem çok yabancı hem de çok tanıdık tınlayabilecek melodiler baştan başa sarıyor. “IV: Arrow in Heart” işte bu açılardan içinde müthiş bir düalizm de barındırıyor.

Çoğunluğu uzun ve progresif bir yaklaşımla bestelenmiş şarkılardan oluşan albümün doğasında avangart ve geleneksel olmak üzere bu iki yaklaşımı da kucaklayan bir müzisyenlik anlayışı söz konusu. Ancak ikisi de modern bir prodüksiyon içinde sunuluyor. Bestelerin nerede başlayıp nerede bittiğini anlamayı zorlaştıran karmaşık bir hissiyat tüm şarkılarda hâkim. Ama ilginç bir şekilde albümün şayet kanınıza girmesine izin verirseniz bir o kadar da akıcı olmasını sağlayan temel bir unsur bu. Bu minvalde, “IV: Arrow in Heart” sizi, gizemlerini açmayı bekleyen marazi bir seans gibi karşılıyor.

Seans demişken albümün, ciddi ölçüde ruhani ve aşkınsal bir boyutunun olduğunu da söyleyebiliriz. Zaman zaman doom/death havalarına da kayan, ancak işi kesinlikle Incantation’ın taşıdığı yerlere taşımayıp o hissi black metal çerçevesinde tutmayı başaran bu anlar albümde epey yoğun. Aosoth’un bu anlarda çağırdığı karanlık epey okült bir havaya sahip. Tehlikeli ve hüzünlü bir çekiciliği var o durağan pasajların. İlk şarkı “An Arrow in Heart”dan itibaren grubun balçık gibi yoğun karanlığına batıyor olsak da böylesi anların albümde zirve yaptığı nokta özellikle albümün son aşamalarında kendini gösteriyor. “Broken Dialogue, Pt. 2” ve onun hemen ardından gelip kapanışı yapan, 14:14’lük süresiyle destansı “Ritual Marks of Penitence” şarkısında bilhassa, Aosoth’un marazi bir soyutluk barındıran black metal icrası tavan yapmakla kalmıyor, aynı zamanda kişiyi alıp sürükleyecek psişik bir yolculuğa da çıkarıyor. Albümün yıldızı da bana kalırsa “Ritual Marks of Penitence” kesinlikle. Böyle bir şarkının her zaman yapılamayacağını düşünüyorum açıkçası.

Albümün ikinci yıldızı diyebileceğim “Under Nails & Fingertips…” ise daha değişken bir havaya sahip, belirli alçalışlar ve yükselişlerle tansiyonu koruduktan sonra muhteşem dramatik bir kapanış yapan o istisnai şarkılardan bir diğeri. İşin özü, çalışmadaki diğer şarkılara haksızlık olmasın fakat albümden sadece “Ritual Marks of Penitence” ve “Under Nails & Fingertips” dinleseniz de bu inceleme boyunca hem Aosoth’a, hem grubun bu spesifik albümüne, hem de mevcut albümde var olan ve tarif etmeye çalışırken bin bir takla attığım o black metal anlayışının tüm izlerini görebilirsiniz.

Mütiilation ile tohumlarının ve ilklerinin sergilendiği, Deathspell Omega ile de bambaşka bir boyuta ulaşıp level atlayan, 2000 sonrasının Fransa menşeli o black metal fırtınası içinde Aosoth da bana kalırsa rüştünü, “IV: Arrow in Heart” albümüyle ispatladı. Kesinlikle kendine has, özel bir tecrübesi olan bu albümü ara ara dinleyip black metalin bugün ne aşamalar kaydedebildiğini görmek gerçekten etkileyici bir artistik deneyim sunuyor.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.63/10, Toplam oy: 8)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2013
Şirket
Agonia Records
Kadro
MkM: Vokal
Bst: Gitar, davul programlaması
Inrvi: Bas
Konuk: Klavye, sample’lar
Şarkılar
1) An Arrow in Heart
2) One with the Prince with a Thousand Enemies
3) Temple of Knowledge
4) Under Nails & Fingertips…”
5) Broken Dialogue 1
6) Broken Dialogue 2
7) Ritual Marks of Penitence
  Yorum alanı

“AOSOTH – IV: Arrow in Heart” yazısına 3 yorum var

  1. A.Karayazı says:

    Albüm elbette çok iyi ama keşke program davul yerine gerçek bir davulcu ile kaydedilseydi. Bunun haricinde ‘The Inside Scriptures’ın da gerisinde olduğunu düşünüyorum. Her ne olursa olsun mutlaka tecrübe edilmesi gereken eser.

  2. Yellow Eyes says:

    Benim nezdimde III > IV

    Antaeus’u üç öğün dinlesem sıkılmam ancak Aosoth’u o kadar sık dinlemiyorum.

    Ayrıca BST (Sotherion) ve MkM’nin (Destruction Ritual) yeni projeleri olduğunu hatırlatayım.

    SOTHERION – Vermine (Mayısta çıktı)

    https://www.youtube.com/watch?v=o58TiwY2GAk

    DESTRUCTION RITUAL – Destruction Ritual (Henüz albüm yok ama 4 şarkılık demo var)

    https://www.youtube.com/watch?v=7ULWDiiudgI

    Ayrıca Aosoth’un en beğendiğim canlı performanslarından birini de linkleyeyim:

    https://www.youtube.com/watch?v=nU8nRL1Q2tw

  3. Seyfettin Dursun says:

    Fransa’dan çıkan ve belli bir “felsefesi” olduğu düşünülen black metale haddinden çok fazla önem ve değer atfedildiğini düşünüyorum.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.