# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
ENSLAVED – Heimdal
| 13.03.2023

Soyut denizlerde bilgelik arayışı.

Metal dünyasında pek çok farklı duyguyu müziğiyle yansıtabilen sayısız grup var. Bunlar genelde öfke, nefret, umut, umutsuzluk, heyecan, keder, acı, güç, korku gibi belli başlı duygular oluyor ve yıllardır her birinde ustalaşmış bir dolu grubu dinleyerek metal denen bu kavramı sevdikçe seviyor, adeta hiç durmaksızın yeniden keşfediyoruz.

Bazı gruplar ise birtakım karakteristik özelliklerinden dolayı daha butik birtakım duygu ve ruh hâllerini dinleyiciye aktarmayı başarıyorlar. Misal Warrel Dane sayesinde NEVERMORE müziğinde şizofreniyi, MASTODON’un vokal ve melodileri sayesinde mistisizmle yoğurulmuş bir spiritüelizmi, CYNIC sayesinde kozmik bağlantıları hissedebiliyoruz ve bu örnekler devam ettikçe ediyor.

Bugünkü konuğumuz olan ENSLAVED’in müziğinde yansıttığı ve diğer pek az grupta hissedebildiğimiz duygulardan biri de bilgelik. ENSLAVED, artık Ivar Bjornsson’un sakallarından mıdır, Grutle’ın Viking kanıyla dolu vokallerinden midir bilinmez, müziğinde kadim Nordik geçmişinin bilgeliğini son derece ruhani bir yaklaşımla aktarıyor bizlere. Doksanlardaki daha yırtıcı kimliklerini kırdıktan ve birkaç albümlük bir dönüşüm sürecinin ardından, bence “Isa” ile ilk kez eşsiz olmayı başardılar ve akabinde de o şekilde olmayı sürdürdüler. Bunu “Below the Lights” olarak da görebilirsiniz, “Ruun” olarak da. Sonuçta bu adamlar o rune’lerden aldıkları atalardan kalma mitolojik yapıyı kozmik, soyut ve bir o kadar da gerçekçi bir kimlikle sunarak metal dünyasının en farklı ve en karakteristik gruplarından biri olmayı başardılar. Bugün ENSLAVED dendiğinde bir kişinin bile aklına en ufak bir zirzopluk, öylesine yapılan bir şey gelmiyorsa bunun bir sebebi var.

Bunun altında yatan kültürel, coğrafi ve geçmişe dayalı bir karakter ve bunu şekillendiren son derece derinlikli bir müzikal dağarcık var.

“In Times”a nedense alışamamış, “E”yi de biraz geçiş albümü olarak görmüş +20 yıllık bir ENSLAVED dinleyicisi olarak bir önceki albüm “Utgard” incelemesinin sonunda “ENSLAVED “Utgard”da güçlü olduğu yanları sıfır hatayla, heyecanını daima koruyarak ve giderek büyüterek sunmakla kalmıyor, bir de üstüne yaş aldıkça kazandığı yan güçleri bizlere gösteriyor” demiş ve grubun karakter olarak sürekli üstüne koyan bir anlayışla ilerlediğini vurgulamıştım. Bu öyle bir şey ki, “kendilerini tekrarlıyorlar” noktasına gelseler bile yine de kaliteli olacaklarına dair bir şüphe duymamanızı sağlamalarının yanında, bu tekrar sürecinin -bakış açısına bağlı olarak- belki de hiç gelmeyeceğini bile düşündürtebiliyorlar.

Yeni albüm “Heimdal”a baktığımda ENSLAVED’in yine güçlü yanları üzerinden, ancak yeni patikaları da keşfederek ilerlediği görüyorum. İlk albümlerindeki vahşeti törpüledikten sonra neredeyse son çeyrek asırdır faydalandıkları progresif rock’tan aldıkları ilhamları kendi müziklerine kusursuz şekilde yedirerek, yarattıkları ENSLAVED evreni içerisinde kızgın Nordik tanrıları kozmik bir düzleme taşıyarak başka hiçbir grubun tasarlamadığı tarzda bir müzikal karaktere ulaşmayı başarıyorlar. Esasında ENSLAVED’i ENSLAVED yapan şey biraz da burada yatıyor. Nasıl VOIVOD zamanında yaptığı ve o zamanlarda ne kadar değerli olduğu tam da anlaşılmayan fikirlerle 20-30 yıl sonrasına ışık tuttuysa, nasıl MESHUGGAH bundan 30 yıl önce günümüz gruplarının birçoğunun bile sahip olmadığı bir vizyonla metali eğip büktüyse, ENSLAVED de kendi kulvarında benzer bir iş yapıyor.

Gitarınızı elinize alıp ENSLAVED’in pek çok rifini bir arkadaşınıza çalsanız, size “ne ki bu?” diyebilir, hele ki çaldığınız şeyin bir şarkıda 2,5 dakika boyunca tekrarlandığı söylediğinizde “herhalde saçma sapan bir grup” diye düşünebilir. Ama ENSLAVED denen evrende işler böyle ilerlemiyor. ENSLAVED çaldığı her şeyi kendisi hâline getirmeyi ve eşsiz kılmayı başarıyor.

“Heimdal” yapı olarak bence “Utgard” kadar somut bir albüm değil. “Utgard”da grubun denediği yeni şeyler ve ENSLAVED’e özgü noktalar daha net belli oluyordu. Rifler daha net, melodiler daha göze sokulan cinstendi ve nispeten daha lineer ancak bir o kadar da deha ürünü bir yapıda ilerliyorlardı. “Heimdal”da ise ENSLAVED daha soyut, daha ruhani taraflara eğiliyor. Albümde tekil olarak “mükemmel rif”, “müthiş melodi”, “aşırı akılda kalıcı vokaller” denebilecek kalemler grubun belli başlı albümlerine kıyasla -bence- az. Lakin bu durum albümün gücünden bir şey götürmüyor, hatta bahsettiğim soyutluk sayesinde daha da yükselmesini sağlıyor.

Bu adamlar iç içe geçmiş ve bir o kadar da dallanıp budaklanan şarkılar yazıyorlar ve ilk dinlemede -hatta dinlemelerde- “ne dinledim ben?” diye düşünseniz bile dinleyip alıştıkça müziğin sizi sarıp sarmaladığını hissediyorsunuz. “Heimdal” bu açıdan grubun öne çıkan işlerinden biri, çünkü yüzeysel olarak değil, içine girilerek sevilebilecek bir yanı var. Bu açıdan bakınca “Vertebrae” ile ortak yönleri var ancak o albüme kıyasla daha sert bir yaklaşım barındırıyor. Özellikle ilk iki şarkı itibarıyla “Isa” ve “Ruun” tatları da var, sonraki birkaç şarkı açısından “Axioma Ethica Odini” göz kırpışları dahi görebiliyoruz. Nihayetinde albüm ENSLAVED’in neden özel ve farklı olduğunu gösteren her şeyi içinde barındırıyor ve yukarıda da dediğim gibi bunu en azından bir önceki albümden daha soyut bir mizaçla yapıyor.

Yazdığım ENSLAVED incelemelerinin çoğu gibi bu incelemede de albümün, müziğin hakkını veremediğimi düşünüyorum. Bu, albüm incelemesi yazan biri için can sıkıcı olabilir ancak büyük resme bakınca bir dinleyici olarak çok daha memnun edici, mükâfatlandırıcı bir şey. ENSLAVED kelimelere dökmesi zor bir sanat sunuyor ve bunu başarabilen grupların sayısının ne kadar az, incelemeyi yazan insana bile bunu itiraf ettirebilmenin ne kadar değerli bir şey olduğu düşünüldüğünde ENSLAVED’in farkı bir kez daha ortaya çıkıyor. Umarım hep böyle devam ederler, ben de her yazının sonunda “albümün hakkını yine veremedim” diye düşünmeye devam ederim.

8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (6.82/10, Toplam oy: 105)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2023
Şirket
Nuclear Blast
Kadro
Grutle Kjellson: Vokal, bas
Ivar Bjørnson: Gitar
Arve Isdal: Lead gitar
Håkon Vinje: Klavye, clean vokal
Iver Sandøy: Davul, clean vokal
Şarkılar
1. Behind the Mirror
2. Congelia
3. Forest Dweller
4. Kingdom
5. The Eternal Sea
6. Caravans to the Outer Worlds
7. Heimdal
  Yorum alanı

“ENSLAVED – Heimdal” yazısına 13 yorum var

  1. O_ne_o says:

    Yine okur notu ne kadar düşük diye bakarken telefonda yanlışlıkla elim bir yıldıza dokundu. Sorry

    Ahmet Saraçoğlu

    @O_ne_o, spam saldırısı, teknik bir şey. Bireysel bir not düşürme çabası değil.

    Kamil

    @O_ne_o, ben 10 verip ortalamayı toplamaya çalıştım, np :D

  2. deadhouse says:

    Bence albümün hakkını veren bir kritik olmuş. Enslaved iyi ki var.

  3. TanSolo says:

    Abi belki dediğin gibi albümü çok net anlatmamış olabilirsin ama Enslaved’i harika anlatan bir kritik olduğununu düşünüyorum. Özellikle 3. paragraf Enslaved müziğinin dinleyicisi için neden bu kadar fazla şey ifade ettiğini mükemmel anlatıyor. Ellerine sağlık.

  4. enemyofgod says:

    Enslaved dinliyor olmak bizim için büyük bir şans. Her şarkısında kendimize ait ayrı bir şey bulabiliyoruz.

    Yeni albüm haberleri çıkmaya başladığında tedirgin olmadım değildi, çünkü Utgard çok güzeldi ve değişmesini istemiyordum, hazır değildim. Utgard beni çabuk yakalayan bir albüm olmuştu, aynı zamanda Enslaved’le aramdaki buzları eritmişti. Şimdi Heimdal geliyordu.

    Her zamanki gibi güzel kritikte yazılan her şeye katılıyorum. Forest Dweller, Kingdom, Caravans… ve Heimdal en yakın hissettiğim şarkılar. Özellikle Heimdal yapı itibariyle albümün kalanından ayrılıyor ama bunu mükemmel bir başarıyla tamamlıyor. Albüm hakkında daha somut yorumlar yapamıyorum an itibariyle, dediğim gibi Utgard beni daha çabuk yakalamıştı.

    8/10

  5. bilmez kişi says:

    Genel anlamda siteyi albüm değerlendirmeleri ve yıl ortası/sonu listeleri için takip etmeye çalışıyorum. ‘Mükemmel rif’ belki henüz yazılmamış olandır, tıpkı mükemmel kritik gibi ama bizim ayıla bayıla okuduğumuz, her ayrıntısında zekâ ve estetik bulduğumuz nice değerlendirmeyi hesaba katarak diyebilirim ki kendinize haksızlık etmeyiniz, böyle aşkla devam ediniz.Eksik kalmış gibi hissediyor olmanız da mükemmelliyetçiliğinizdendir olsa olsa.

  6. owlbos says:

    Çok güzel kritik olmuş eline sağlık.

    Albümü çok beğendim ancak hatırlatacağı kötü zamanlardan ötürü önümüzdeki yıllarda çok sık dinleyebilecek miyim çok emin değilim.

    Her neyse, Enslaved iyi ki var. Ivar’ın sakalının kılıyım.

  7. Melkor says:

    Grutle nasıl bir ciğersiz ise 30 senedir cayır cayır vokal yapıyor aq. Kanıksandığı için çok bahsedilmiyor ama bu kritik vesileyle övesim geldi bilmiyorum.

    deadhouse

    @Melkor, Grubun olmazsa olmazlarından. Herbrand gittiğinde yeri dolmaz demiştim. Grutle giderse kesin dolmaz. Herbrand’ın yokluğu pek hissedilmiyor, lezzetli vokallerini özledik ama onsuz oluyor, Grutle’sız ise olmaz.

    Melkor

    @deadhouse, Herbrand grubun çok yanlış zamanında ayrıldı ya. Şu albümlerde onun sesi olsa çok başka olurdu, döktürürdü. Davulcunun sesi de kötü değil hatta enslaved’e daha uygun gibi.

  8. Aykut taştan says:

    Enslaved benim için yeri hep bambaşka olmuştur. Düşüncelere garg ettiren farklı duygu girdaplarına sokan. Bambaşka birşey. Kötü albüm çıkarsalar bile anaavrat düz gidip kızamıyorum kıyamıyorum. Benim için en güzel en unutulmucak yanıda eşimle ilk tanışmamız enslaved konseri olması. Hayatın belli dönemlerine etki eden gruplardan kendileri.

  9. şeyh hulud says:

    RIITIIR sonrası eski tadı alamıyorum ya.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.