# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
PERSEFONE – Metanoia
| 05.03.2022

Karın tokluğuna çalışmak.

Erhan Yiğit

Andorra’nın ve komple progresif metal dünyasının başarılı gruplarından olan PERSEFONE hakkında daima olumlu düşünceler beslemişimdir; Grubun daima ileriye dönük, kendini yenileyen sound’u ile bu zamana kadar yaptıkları tüm işlerin mutlaka alıcısına ulaşmış olması ve bunların sonucunda progresif metal dünyasının en güzel ve en mütevazi gruplarından biri haline gelmiş olması çok da şaşılacak bir şey değil.

Ben her ne kadar ”Truth Inside The Shades” albümünü grubun daha erken dönemlerinde kendi zirvesine oturmasındaki en büyük etken olarak görsem de PERSEFONE’un ondan sonra yaptığı diğer işlerde de mutlaka bir iyilik, güzellik, ferahlık, olmuşluk hissiyatı bulunduğunu düşünüyorum.

”Metanoia”nın geleceği haberini aldığımda PERSEFONE için oldukça yükselmiş, ilk single yayınlandığında ise yükseldiğim yerden hızla yere çakılmıştım. O andan itibaren albüm için beklentimi neredeyse sıfıra indirip çıktığı zaman en fazla iki ya da üç kere dinleyip bir daha yüzüne bakmama kararını çoktan almıştım bile. Ancak… Şaka ediyorum bu sefer ”Ancak” yok paragrafın başında yazdığım şeyde kendimce son derece haklı çıktım; ”Metanoia” kötü bir albüm değil ama çok iyi bir albüm de değil.

Grup tıpkı önceki albümlerinde olduğu gibi bu albüm için de müşterisini mutlaka bulacak fakat bundan ötesine de bence geçemeyecek. Yani kısaca ”Truth Inside The Shades” haricinde kolay kolay PERSEFONE dinlemeyen ama diğer albümlerinin de güzel olduğunu düşünen bir dinleyici olarak ”Metanoia”nın da belli bir seviyenin üzerinde olduğunu ve bildiğimiz PERSEFONE’un bu albüm ile yine hayal kırıklığına uğratmadan, kalburüstü bir şeyler geldiğini belirtebilirim.

Albümün içeriğine baktığımız da ilk olarak PERSEFONE’un ciddi manada yeni şeyler yapma isteği gözümüze çarpıyor. Albüme adını veren Metanoia parçasında LEPROUS vokali Einar Solberg’in konuk olması, Anabasis (Pt.2)’de gitar destek ekibinde Angel Vivaldi ve Steffen Kummerer gibi modern metalin öncü enstrümantalistlerin ana kumandayı eline alması gibi çeşitli yenilikler ve bir takım şirinlikler ”Metanoia”yı grubun diskografisinde başka yerlere taşıyacak gibi görünse de bu gibi etkinlikler bazen sadece kağıt üzerinde kalabiliyor maalesef.

Einar Solberg, Angel Vivaldi ve Steffen Kummerer her ne kadar albümde konuk olarak bulunsa da bu isimler albümde yadsınamaz bir etki bırakmış ve olaya sonradan dahil olan bu isimler PERSEFONE karakterinin bir miktar önüne geçmiş. Demek istediğim PERSEFONE bu isimlere sanki biraz fazla güvenmiş.

İkincil olarak ise hem vokal hem de enstrümantal bakımdan son derece cesur bir tavır takınan ve Kapağının aksine oldukça renkli bir albüm olduğunu düşündüğüm ”Metanoia”nın Progresif metal gruplarında görmeye alışık olduğumuz clean/harsh vokal tamlamasının clean kısımlarının ”nedendir bilinmez” kimi zaman LEPROUS yolunda ilerlediği gözlemlenebilir iken, işin gitar işçiliği tarafında ise PERSEFONE severlere OPHIDIAN I’ı hatırlatacak kıvamda hayvanlıkların bulunduğu söylenebilir.

WILDERUN’ın ”Epigone” albümü için attığım başlıkta ve kritiğinde genel olarak bahsettiğim gibi PERSEFONE da bundan daha iyisini yapabilirdi. Albümde kendini tekrar etme, cepten yeme gibi durumlar ile karşılaşılmasa da PERSEFONE’un burada bize sunduğu cesur yenilikler maalesef sadece birer yenilik olmakla yetinip progresif metal seven birisini zevkten dört köşe etmiyor. Bütün bunları bir yana koyacak olursak ”Metanoia”nın yine de kabul edilebilir bir albüm olduğunu itiraf etmeliyim.

Albümü ne kadar beğenip beğenmeyeceğiniz belki de tamamen beklenti seviyeniz ile alakalı olabilir. Eğer yüksekse albüm sizi olduğunuz yerden yerlere vuracak, değilse size güzel bir Progresif metal dinletisi sunacaktır. Şahsım adına beklentimden bağımsız olarak albüme her şeyiyle 7 puanı layık görüyorum, ha yok istediğimi alıp almadığımı soracak olursanız hayır derim ve Metanoia’nın 6-6,5 ayarında karın tokluğu için yapılmış bir albüm olduğunu söylerim.

7/10
Albümün okur notu: 12345678910 (5.33/10, Toplam oy: 21)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2022
Şirket
Napalm Records
Kadro
Marc Martins Pia: Vokal
Carlos Lozano Quintanilla: Gitar
Filipe Baldaia: Gitar
Toni Mestre Coy: Bas
Miguel Espinosa: Vokal, klavye
Sergi Verdeguer: Davul

Konuk:
Einar Solberg: Vokal (1)
Merethe Soltvedt: Vokal (5, 9)
Steffen Kummerer: Gitar (9)
Angel Vivaldi: Gitar (9)
Şarkılar
1. Metanoia
2. Katabasis
3. Architecture of the I
4. Leap of Faith
5. Aware of Being Watched
6. Merkabah
7. Consciousness Pt.3
8. Anabasis Pt.1
9. Anabasis Pt.2
10. Anabasis Pt.3
  Yorum alanı

“PERSEFONE – Metanoia” yazısına 6 yorum var

  1. Dysplasia says:

    Aathma ve Spiritual Migration’dan sonra olmadı bu. Jam session gibi omurilikten albüm çıkarmışsınız. Dinliyorum hala bir şeyler beni yakalar mı diye ama sanmıyorum.

  2. utkanypk says:

    Albümün adını sürekli Metonya diye okuyan bir tek ben miyim?

  3. Candaş says:

    Katabasis çok çok güzel şarkı

  4. Rashid says:

    Napalm Records olmamış abilerime. Baya jenerik bir progressive metal albümü çıkmış ortaya. Yer yer hatta üzülerek söylüyorum aşırı sıkıcıydı.

  5. Persefone röportajı teklifi geldi, ilgisini çeken olur mu acaba? Yapalım mı?

    feel the groovity

    @Ahmet Saraçoğlu, zahmet olmazsa, eğer yapmayı düşünüyorsanız iki sorum olacak abi:

    1- albümlerin süresi neden bu kadar uzun tutuluyor? ambiyansı artıran enstrümantal destekleyici bölümlerin daha az tutulduğu, daha kısa süreli albüm yapmayı düşünüyorlar mı?

    2- progressive death metal’in biraz törpülenip, daha progressive metal sularına yönelme fikri var mı grubun kafasında? fazlalıkları atıp haken gibi bir gruba dönüşme veya daha geniş bir kitleye ulaşma fikri gibi mesela.

    teşekkürler.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.