# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
AMENRA – De Doorn
| 19.07.2021

Ben bunun nesini yazayım.

Müzik yorumlamanın fazlasıyla kişiselleştiği bazı noktalar var. Bu durum belirli türlerde çok daha baskın olarak görülüyor. Değer açısından söylemiyorum elbet, ancak x bir türdeki bir albümünün yapı itibarıyla sahip olduğu boyut sayısı, diğer bazı türlere kıyasla daha az olabilir. Bu yüzden de bu türlerdeki albümleri 2+2=4’e yakın düzeyde yorumlayabilirsiniz. Diğer yandan bazı türler yine yapı itibarıyla daha derinlemesine yorumlanması gereken kimlikler, portreler sunabiliyor ve 2+2 ile özetlenemeyecek noktalara temas edebiliyorlar.

Bunu sağlayan esas şey aslında o türden ziyade o tür ve birtakım yan unsurları harmanlayarak ortaya fazlasıyla öznel bir şey çıkaran gruplar oluyor. Bazı gruplar sadece müzik sunmakla, bazıları üst düzey bir şeyler sunmakla yetinirken, bazıları ise sundukları müziği empresyonist bir araç olarak kullanarak kompozisyonlar, hikâyeler, kitaplar yazdıracak noktalara varıyorlar.

Albüm yorumları yazan bir insan olarak, bu tür durumlarda bazen az da olsa çaresiz kalıyor, “ben bunun nesini yazayım” diye düşünüyorum. Karşımda öylesine kişisel, öznel, subjektif bir şey oluyor ki sayfanın ortasına “bu adamlar acı çekiyor, bu görmek için albümü dinlemeniz gerekiyor” yazıp çıkıp gidesim geliyor.

Bizleri Belçika’dan selamlayan AMENRA bu gruplardan biri. OATHBREAKER, WIEGEDOOD gibi diğer sıkıntılı isimlerle birlikte Church of Ra adlı oluşumun çatısı altında bulunuyorlar ve hep birlikte, çaresi bulunamayacak bir kederin esareti altında olma paydasında buluşuyorlar. AMENRA’nın bu zamana kadar yarattığı “Mass”lerin ilk kez dışına çıktığı albüm olan “De Doorn”, yani “the thorn”, yani “diken”, grubun geçmişte yaptıklarının yanı sıra bazı taze çırpınışlar da eklediği ve yukarıdaki paragrafta da dediğim gibi insanı belli oranda “ben bunun nesini yazayım” noktasında bırakan bir albüm.

1999’da kurulan AMENRA’nın beşinci albümü olan “De Doorn”da gördüğümüz en büyük değişiklik, grubun vokaller konusunda daha çok yüzlü bir yaklaşım benimsemiş olması. Geçmiş albümlerde AMENRA kederinin dillendiricisi konumundaki Colin H. Van Eeckhout, bu albüm öncesinde sanki en yakınlarını kaybetmişçesine yürekten parçalanmalarla haykırıyor, kendisine bir daha söz hakkı verilmeyecekmişçesine kanatıyor ciğerlerini.

Can pazarı diyebileceğim bu vokallerin yanı sıra, grup bu albümde daha önce kullanmadığı türde vokaller de kullanıyor. Yeri geliyor konuşuyor yeri geliyor fısıldıyor. Bu çeşitlilik “De Doorn”un dramatik karakterine çeşitli artılar katıyor. Yine de albümdeki vokallerin bu kadar üstüne basa basa, içselleştirilmiş ve inanılarak söylenmesinin bir numaralı sebebi, AMENRA tarihinde ilk kez tüm albümün Flamanca söylenmiş olması. Eeckhout ana dilinde söylediği şarkıları sanki daha bir içten, daha yürekten yaşatıyor.

Grubun icra ettiği tür özelinde konuşursak, AMENRA sludge metalin doom metalle kucaklaştığı ve post-hardcore’la tatlandırıldığı bir yakarış üzerinden ilerliyor. Müziklerinde NEUROSIS de var CELESTE de. Belli ölçüde YEAR OF NO LIGHT’ı veya CULT OF LUNA’yı akıllara getirebilecek şeyler de. Doğal olarak OATHBREAKER’la örtüşen anlar da var, ISIS/SHINING evliliği denebilecek noktalar da. Tüm bunlar bir araya geldiğinde -bence- bu yazının iyi bir inceleme olmasını pek mümkün kılmayacak, yazdıklarımı ister istemez yüzeysel kılacak, havada bırakacak bir derinlik var. Bu yüzden de ben bu albüm için kompozisyon da yazsam hikâye de yazsam bu müzikten etkilenip kitap yazmaya da karar versem buradaki tek bir çığlık bile benim yazacağım onlarca sayfayı yetersiz hâle getirecektir. O yüzden iyisi mi uzatmayayım.

Sadece “Het Gloren”in sonlarındaki tremolo gitarlar üstüne atılan çığlıklar bile AMENRA’nın gerçekten de katlanılacak gibi olmayan bir derdi yansıtmaya çalıştığını gösteriyor. Bu adamlar belki AMENRA müziğinin yansıttığı kadar kederli değildirler, büyük ihtimalle bu kadar ızdıraplı bir müzik yapmalarına neden olacak kadar kötü bir hayatları da yoktur. Ancak sonuçta ortaya çıkan şeyde, belki de grup elemanlarının bile empati kuramayacağı düzeyde bir acıyı yaşayan başkalarının yaşadığı tarifsiz dertlerin fon müziği olabilecek kalibrede can çekişen, sürüm sürüm sürünen bir müzik var.

Buna hazırsanız, gerçekten hazırsanız, sizi layıkıyla mahvedecek albüm karşınızda duruyor.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.28/10, Toplam oy: 36)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2021
Şirket
Relapse Records
Kadro
Colin H. Van Eeckhout: Vokal
Lennart Bossu: Gitar, besteler
Mathieu J. Vandekerckhove: Gitar
Tim De Gieter: Bas
Bjorn J. Lebon: Davul

Konuk:
Caro Tanghe: Vokal
Şarkılar
1. Ogentroost
2. De dood in bloei
3. De evenmens
4. Het gloren
5. Voor immer
  Yorum alanı

“AMENRA – De Doorn” yazısına 45 yorum var

  1. nomoshnocore says:

    yazıda ismi geçen year of no light da bu sene albüm çıkardı, kritigi gelir mi acaba sevgili saraçoğlu :p

    Ahmet Saraçoğlu

    @nomoshnocore, henüz dinleyemedim. Bu hafta büyük işlerim bitecek gibi duruyor, dinleyip yazacağım onu da.

    Noumena

    @nomoshnocore, ben Amenra kadar olmasa da Year of No Light’ın son albümünü baya beğendim, kritik gelirse çok güzel olur.

  2. şeyh hulud says:

    “Hüznün öyle tiryakileri vardır ki onu dünyadaki hiçbir hazza değişmezler.” = bu grup

  3. Yiğit says:

    Sözün bittiği yer bu albüm. Denilecek hiçbir şey yok. Dinlemeden edemiyorum, dinleyince de olmuyor. Mazoşizmin tanımı bu albümü sevmek.

  4. Börbır says:

    Benim için yılın albümlerinden biri. Şarkılar yavaş yavaş yükselirken kendinden geçen, gırtlak parçalayan çığlıklar beni gerçeklikten koparıyor.(yazacak başka bir şey bulamadım)

  5. Emre Görür says:

    Yarıyıl listesini hazırlarken dinlemeyi ertelediğim tek albüm buydu. Birkaç gündür döndürüyorum, ama henüz tam olarak yoğunlaşamadım. Akşam rom şişesini açınca kendisiyle ilgili duygularım netleşir!

  6. Noumena says:

    Son 2 yılımın özeti gibi albüm yapmışlar şeref yoksunu bu insanlar, bütün diyeceğim bu. Yanlış zamanlarda çok yanlış şeyler yaptırabilecek kadar arıza bir albüm olmuş. Rahat 9 alır

  7. Necrobutcher says:

    İnsanın müzik dinleme alışkanlığını değiştirecek bir album. Müziğin kara maddesini bulmuş gibiler,hiç ışık yok.10/10

  8. mikko aspanın göbeği says:

    şu anlık benim için yılın albümü

  9. TanSolo says:

    Öyle mıy mıy depresyon depresyon değil bir gecede 200 damar parçalar. Punisher gibi sulu cırtlak şeyleri gördüğünde de der “Müdür bu nasıl iş? Böyle insan mı ağlatılır?” Ardından iki tekme iki tokat. Öyle şey de değil ha, tarihten siler.

  10. koca says:

    Ben bu vokallere bir türlü alışamıyorum maalesef:(…

  11. Aykut taştan says:

    MASS VI albümünden beri takip ederim. A solitary reign parçasıyla birlikte klibinin en azılı hastalarından biriyim. Klibi izlerken çok kere kendimden geçmişimdir inanılmaz bir işçilik şarkıyla birlikte muazzam uyum içinde. Bu albüme gelince yine yapmışlar yapıcaklarını. En mutlu ve heyecanlı gününüzü bir felakete çevirecek cinsten, dinlerken hayatınız boyunca nekadar olumsuzluk ve kendinizi kötü hissettiğiniz zamanlar varsa bir film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçiyor.
    Bu sene ençok beklediğim ikinci albüm Wiegedood. Her zaman kalitenin raslantı olmadığı ikili.

  12. Erhan says:

    Pandoranın kutusu gibi bir albüm. Alkolle birlikte dinlenmedikten sonra o kutu açılmaz. Alkolle tüketirken de dikkatli olunmalı, zira bu ibneler bünyede ansızın bir Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses etkisi gösterip kendinizi jiletlemeye meyil ettirebilir.

    Son olarak albüm akıyor.

    Erhan

    @Erhan, Ama Majestic Downfall daha iyi. Benim bu yıl Doom türündeki kankam Aorta.

  13. Alondate says:

    Site ahalisinin taptigi gruplari/albumleri genel olarak ben pek sevmiyorum. Aklima ilk gelen ornekler odraza ve ulcerate. Buna da sifir beklentiyle adim attim fakat bu sefer oyle olmadi. Tum yasam enerjimi aldin De Doorn, tesekkur ederim.

    Rzeczom

    @Alondate, Mam nadzieję, że zostałeś pobity w wojsku.

    Alondate

    @Rzeczom, Ben de seni seviyorum kardesim benim :* Cuma gunu kritigime bekliyorum.

  14. Yedinci hüsar alayı says:

    @Alondate, odraza’yı ben de hiç sevmiyorum. bu grubun ve albümün goygoyu hem yabancı yerlerde hem yerlide biraz bıktırdı artık sanki. Neyse sevenleri çok tetiklemeyelim. Ulcerate ise ancak türü sevene çok şey ifade eder, tür dışından gelene meehh.(iki albümü de çok dinledim).cidden, fena albüm değiller ancak kıyamet de kopmasın bir zahmet.

    deadhouse

    @Yedinci hüsar alayı, Ulcerate kendi türünü yaratan bir grup. Türü sevene hitap eder yorumu Ulcerate’i tanımlamak için yetmiyor bence. Siktiriboktan bir death metal grubu ile aynı kefeye konulmayı hak etmiyorlar.

    Yedinci hüsar alayı

    @deadhouse, böyle bir şey(“siktiriboktan bir death metal grubuyla aynı kefeye koymak”) söylemedim ya da ima etmedim sevgili dostum.

    Tür icat etmiş olabilirler, buna katılırım. ama kendi adıma o türe çok ısınamadığımdan, death metali farklı türde gruplardan sevdiğimden ulcreate bana çok hitap etmediği için “meh” dedim. “Bence” diye eklememişim başa, benim hatam.

  15. Negro Lupus says:

    @Ahmet Saraçoğlu, Ahmet abi Dawn Of Demise – Into The Depths Of Veracity albümünün kritiğini yapar mısın lütfen saygılar sevgiler ❤️

    Ahmet Saraçoğlu

    @Negro Lupus, yeni çıkanları yazmaya zor vakit bulabiliyorum, o yüzden 2 yıl önceki bir albümü ne zaman inceleyebilirim söz vermeyeyim ama fırsatım olduğunda yazarım elbet.

    Negro Lupus

    @Ahmet Saraçoğlu, tamam abi teşekkürler

  16. mahakali says:

    Yazılanlara bakınca aşırı gaza gelip dinledim ama o kadar da etkileyici bulmadım. Bu tarz atmosferik bir şeyler arıyorsam başka türlerde beni daha çok tatmin eden bir sürü albüm var, bu albüm herhangi bir modumda aklıma gelmez.

    Dysplasia

    @mahakali, Son kez bugün bir şans daha verdim ve bu boktan, buhranlı, şu silahı sıkıp bitirsem mi lan diye yan yan baktığım yarrak gibi günlerde bile bir şey ifade etmeyen tembel bir müzikle karşılaşıp bırakmaya karar verdim. Sonra da bu kadar boktan hissetmeme rağmen müzik zevkimden ödün vermemiş olmak iyi geldi ahah. Normalde sevmediğim albümlere pek yazmıyorum ama başka bir başlıktan cevap hakkım var gibi hissettiğim için yazmak istedim. Sevenlere ne mutlu.

  17. Agrypnie says:

    @Yedinci hüsar alayı,
    ODRAZA ABARTILIYOR
    ODRAZA ABARTILIYOR
    ODRAZA ABARTILIYOR
    ODRAZA ABARTILIYOR
    ODRAZA ABARTILIYOR
    ODRAZA ABARTILIYOR
    ODRAZA ABARTILIYOR
    ODRAZA ABARTILIYOR
    ODRAZA ABARTILIYOR

    All2

    @Agrypnie, Abartılıyor demek istemiyorum, geçen seneki albümleri çok iyiydi. Ama üstünden 1 seneden fazla geçti; hala 2021 anketlerinde yazılması veya malum albüm hakkında istisnasız her gün sitede fazlasıyla kişisel mesajlar yayınlanması olayı spam mesajlardan farksız hale getirdi bence.

    Pasifagresif 10 seneden eski bir site. Hala 10 sene önceki yorumları okuyup güzel vakit geçirdiğim, yeni şeyler öğrendiğim oluyor. Umarım 10 sene sonra da bugünkü yorumları okuyanlara aynı şekilde fayda sağlar.

    Erhan

    @Agrypnie, Odraza’yı bir kişi abartıyor o da çok sevdiğinden abartıyor. Zira abartılmayacak gibi de bir albüm yapmadılar bence. Rzeczom geçen yılın açık ara en iyisiydi.

    Yiğit

    @Erhan, açık ara en iyisiydi mi? Ulcerate fanboyluğum tetikleniyor….

    Geçen gün albümü dinlerken sitede nickimi Stare Into Death And Be Still, profil fotoğrafımı da albümün kapağı yapıp Tumblr hesabı mı açsam diye düşünüyordum. Kimsenin ben olduğumu anlamayacağı için vazgeçtim.

    Bir gün buluşursak Mastodon’dan Ulcerate’e kadar birbirimizle dalaşıp bıçağı çekeriz umarım.

    TanSolo

    @Yiğit, @Erhan en sevdiğim iki grup tartışma konusu olmuş hemen araya atlayayım.

    Öncelikle Pasifagresif seçmeni 2021’in en iyi albümü konusunda şüphesiz ki doğru seçimi yapmıştır. Stare Into Death And Be Still rakiplerine kıyasla açık ara daha iyi değildir fakat senesinin en iyisi olduğu aşikardır.

    Yarın öbür gün Mastodon yeni albümünü çıkarttığında Skeleton of Splendor’ın synth’leri ve albümün geri kalanı kalbini yerinden öyle bir sökecektir ki bugün bu dediklerine pişman olacaksındır.

    Umarım kanlı bıçaklı bir kavga olmaz. İyi akşamlar dilerim.

    Erhan

    @TanSolo, Yazdığını Devlet Bahçelinin sesiyle okudum asdhfs BU YİĞİT NE YAPMAYA, SÖZLERİYLE NEREYE VARMAK ISTEMEKTEDIR??

    Yiğit

    @TanSolo, zaten PA seçmeni Mastodon gördü mü “bas ampüle geç” modunda takılıyor. Benimkisi içimdeki kötü bir his. Erhan beye takılıyorum.

    Erhan

    @Yiğit, Mastodon hakkında çok aykırısın bak. Mastodon siker diyoruz sana Yiğit… Mastodon adama tükürdüğünü yalatır.. Mastodon adamın içinden geçer..

    Mastodon bu senenin net en iyisi olacak işte bu iki iki dört.

    Yiğit

    @Erhan, hiçbir şey demedim şu anda ahaha. Dediğim tek şey “içimde kötü bir his var” o da senin yorumlardan sonra olmuş. Senin Ulcerate’i es geçmenin yanında bir hiç 😈

    Emperor of Sand biraz abartılıyor, o kadar da iyi değil. Umarım üzerine koymuşlardır. Gerçi ne yaparsa yapsın site ahalisi 1. seçecektir haklısın.

  18. Rashid says:

    Aslında yalnızca albüm hakkında konuşacaktım ama kritiğin sonundaki “Ancak sonuçta ortaya çıkan şeyde, belki de grup elemanlarının bile empati kuramayacağı düzeyde bir acıyı yaşayan başkalarının yaşadığı tarifsiz dertlerin fon müziği olabilecek kalibrede can çekişen, sürüm sürüm sürünen bir müzik var.” beni benden aldı.

    Albüm tam olarak son 5-6 yıldır içinde bulunduğum durumun özeti gibiydi. İşığın zerresini bile göremediğin, çaresizce çırpındığın ama sonuç olarak hiçbir şey yapamadığın bir durum. İyi değilim, uzun bir süredir hem de ama işte sürüne sürüne de olsa devam etmeliyim bir şekilde. Aslında bir yerden sonra bırakmak en iyisi ama işte o zaman da kafanın içindeki gürültülerle başetmek zorunda kalıyorsun. Yalnız garip bir şekilde albümü dinlerken üzerimdeki yükün azaldığını hissediyordum. Bu hiss bana bizim Azerbaycanda kullandığımız bir deyimi hatırlattı. “Cəhənnəmə gedən özünə yoldaş axtarar (Türkçesi: Cehenneme giden, kendine yoldaş arar)”. Bir nevi albümü dinledikçe bataklıkta yalnız olmadığım için kendimi eskiye nazaran saçma bir şekilde az da olsa iyi hissettim. Normalde kendim hakkında konuşmayı sevmem ama bu albüm kişisel bir çalışma olduğu için kısa da olsa bende kendimden bir şeyler eklemek istedim.

    Çok teşekkür ederim bu güzel kritik için.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Rashid, rica ederim. Kolaylıklar diliyorum, umarım her şey en kısa zamanda istediğin gibi olur. Hepimiz zor zamanlar geçirmişizdir, geçiriyoruz. Güçlü kalabilmek önemli.

  19. Marvin Yanbasanyan says:

    Doom metal tüm müzik dünyasında bana en uzak janr olabilir. Ortalama bi melodik atmosferik sikimsonik hemşin tulumlu blok flütlü proto progresif teknik yarrak-core albümünde bile sevebileceğim birkaç nüans yakalıyorum ama doom metalde olmuyor. Zerre abartmıyorum, hayatım boyunca başlayıp da sonunu getirebildiğim bir doom metal parçası olmadı. Janrla doku uyuşmazlığı yaşıyorum, 3. dakikadan sonra alerji yapıyor bende. Övgüleri görünce açıp bi deneyeyim dedim ama yine aynısı oldu. O frekans bende çekmiyor niyeyse. O hissiyatın adamı olmak nasıl bir şey hakikaten merak ediyorum.

    Dysplasia

    @Marvin Yanbasanyan, Hele bir de metronomu düşürdükçe düşürmeleri yok mu…

  20. Yiğit says:

    De Evenmens gibi vokallerin anasını sikim ama ya bu nedir…

  21. vatay says:

    Amenra Live At Alcatraz Festival 2021

    kaldırılmadan yayından bi izleyin derim.
    https://youtu.be/JIWG9qywrOg

  22. şeyh hulud says:

    Okudum, anladım, kabul ediyorum.

    imza

  23. Yiğit says:

    Het Gloren 10:01 siz gerçekten ne yaşadınız aq!!!!

  24. Yiğit says:

    İyi değilim.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.