# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
CODE ORANGE – Underneath
| 03.04.2020

Objektiflikten ölüyorum haberin yok.

Uzun zamandır karşıma çıkan en ayrıştırıcı albümlerden biriyle beraberiz bugün. “Underneath”i en az on kez dinledim ve hâlâ albümü sevip sevmediğimden emin değilim. Albümde birilerini çekebilecek, birilerini ise itebilecek o kadar çok şey var ki, herkesin ortak mutabakata varmasını neredeyse imkânsız buluyorum. Metal ve geniş anlamda müzik basınına bakınca, basının albümü çok sevdiğini görüyorum. Albüme 4,5/10 veren Pitchfork dışında neredeyse herkes albüme ya çok yüksek ya da tam puan vermiş.

20 yıla yakın süredir albüm incelemesi yazan bir insan olarak, inceleme yazan kişinin sevmediği bir şeyi incelememesi gerektiğini düşünüyorum. Beğenmediği değil, sevmediği diyorum. Bir türü, bir grubu, bir yönetmeni, bir aktörü beğenmeyebilir, ancak yeni üretimine dair yine de objektif bir yorum yapabilirsiniz. Ama bahsettiğiniz şeyi sevmiyorsanız, en baştan iyi bir şey olmadığını düşünüyorsanız o incelemenin güvenilirliğinin sarsılacağı, tarafsızlığınızın sallanacağı ortadadır. Zamanında ülkemizin önde gelen metal dergilerinde dahi “Brutal vokal sevmiyorum” diye başlayan OPETH incelemeleri okumuş biri olarak, bu konuda haklı olduğumu düşünüyorum.

Peki bunları neden söylüyorum? Çünkü CODE ORANGE yeni albümü “Underneath”te benim normalde hiç ama hiç sevmediğim pek çok şey yapıyor. Bir kere önceki hardcore punk işlerinin baskın karakterinden ayrılarak endüstriyel-yoğun bir kimliğe bürünüyor. Endüstriyel metalin kelime anlamını yansıtacak düzeyde, dümdüz endüstriyel işler yapıyor. Bununla da kalmıyor, doksanlarda Number One TV’de duyduğumuz türde brit-rock etkilenimli, nu-metale göz kırpan, hatta vokal açısından yer yer Kurt Cobain’in vahşi haykırışlarına öykünerek agresif bir grunge hissine dahi kayan; şarkıların neredeyse yarısında son derece ana akım bir nakarat anlayışının hâkim olduğu şarkılar sunuyor.

Grubun bu tarz bir değişime gitmesi esasında sürpriz değil. Çocuk yaşta Grammy adayı olan, Corey Taylor’la düetler yapan bu arkadaşlar, 2018’de çıkardıkları EP ile “Forever”ın dayakçı çizgisini farklı şekilde göstereceklerini belli etmişlerdi. EP’deki “The Hurt Will Go On”a bakarsanız, “Underneath”in haberinin 2 yıl önceden verilmeye başlandığını görebilirsiniz.

Peki madem albümde özellikle hoşlanmadığım, sevmediğim, yıllardır herhangi bir yakınlık duymadığım bunca şey var; neden yaklaşık 15 dakika sonra bu incelemeyi noktalarken oraya nal gibi bir tane 8,5/10 koyacağım? Bu yazıyı, neden sevmediğim bunca unsur içeren bir şeyin çok iyi olduğunu söyleyerek noktalayacağım? Çünkü arkadaşlar, sanat bir kendini ifade biçimidir ve esas olan, özellikle de böyle nitelikli bir iş yapmaya kalkıştığınızda, karşı tarafın ne aldığından ziyade onu yaratanın amaçladığı şeydir. Evet, CODE ORANGE 3 yıl önce benim sevdiğim bir şey yapıyordu ve bugün benim daha az sevdiğim bir şey yapıyor; ama bu durum bu albümün grubun önceki işlerinden daha önemli ve değerli olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Burada önemli olan konu benim albümü beğenmek adına çaba sarf etmemiş olmam. İlk dinleyişte tabii ki yadırgadığım, “Ulan bu hiç benlik değil hıammına” dediğim anlar oldu. İkinci dinleyişimde de oldu. Hatta altıncı, yedinci dinleyişimde dahi “bu şarkıyı daha da dinlemem geçerim” diye düşündüğüm oldu. Ama sekizinci, dokuzuncu, onuncu, on birinci dinleyişlerde de o şarkı da dâhil albümün tamamını dinlediğimi gördüm. CODE ORANGE’ın burada başardığı şey işte bu. Grup fazla öne çıkmıyor gibi görünen kimi detaylarda aşırı yetenekli ve alttan alttan bir şekilde dinleyiciyi ele geçirecek şeyler yapmayı başarıyor.

“Underneath”in, yani “altında”nın esas önemli tarafı da bu aslında. Albüm olabildiğine mekanik ve duygusuz unsurlar barındırsa da, endüstriyelliğin soğukluğunu dibine kadar verse de alttan alttan çok gerçek, çok insani bir şeyi, “bir şeyin kusurlarıyla da değerli olabileceğini” gösteriyor ve dinleyiciye yöneltilen bu kontrastlar kendi içlerindeki çatışmalar sayesinde albümün değerini artırıyor. Bunu gerçekten dinleyerek tecrübe etmek gerekiyor. Misal normalde x ve y şeklinde tekil olarak haz etmediğim fikirler, albümde birlikte ya da birbiri ardına kullanılarak lezzetli bir şeye dönüşebiliyorlar. Tavuğun ve portakalın tadını sevmiyor olabilirsiniz, ama portakallı tavuğun şaşırtıcı biçimde hoşunuza gitmeyeceğini kim garanti edebilir?

İşte bu sayede gayet riskli bir şarkı gibi gözüken “The Easy Way”i de sonrasındaki savaş ilanı “Erasure Scan”i de belli bir alışma sürecinin ardından beğenebilir, bir süre sonra da hastası olabilirsiniz. “Underneath”te sunulan tonla şeyi zaten kucaklamaya hazır bir dinleyiciyseniz albüme ilk andan vurulup yıl sonu listenizin bir sırasını şimdiden CODE ORANGE’a ayırmanız gayet olası. Albüm bu potansiyeli ve değeri bence taşıyor. Yahut bir sevgi nefret ilişkisi eşliğinde albümle mücadeleye girebilir ve yer yer kendinizi zorlama pahasına albümü sindirme yoluna gidebilirsiniz. Ben bunların ikincisini yaptım ve adeta “Underneath”in başına buyruk, dinleyiciye el uzatmayan, karşısındakiyle iş birliğine gitmeyen karakteriyle “sınandım” ve nihayetinde uzlaşma yoluna gittim.

Her şeyin ağzımıza kılçıksız girmesini beklediğimiz günümüzün tembellik ve ”zahmete gireceğime mezara girerim” odaklı ortamında bir albüme bu kadar zahmet vermek, onun için çaba sarf etmek; tüm bu uğraştırıcılığa tahammül etmek elbet kolay değil, ama sonuçta karşınızdaki şeyin buna değdiğini görmek de konfor alanınızda bulunan bir şeyin vereceği nihai zevkten her türlü daha değerli. Buna ister Stockholm sendromu deyin ister marjinal fayda; dinlediğim şey bana bu satırları yazdırıyor mu, devamke dedirtiyor mu ben ona bakıyorum.

8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.92/10, Toplam oy: 26)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2020
Şirket
Roadrunner
Kadro
Reba Meyers: Vokal, gitar
Dominic Landolina: Vokal, gitar
Jami Morgan: Vokal, davul
Eric Balderose: Vokal, klavye
Joe Goldman: Bas
Şarkılar
01. (deeperthanbefore)
02. Swallowing The Rabbit Whole
03. In Fear
04. You And You Alone
05. Who I Am
06. Cold.Metal.Place
07. Sulfur Surrounding
08. The Easy Way
09. Erasure Scan
10. Last Ones Left
11. Autumn And Carbine
12. Back Inside The Glass
13. A Sliver
14. Underneath
  Yorum alanı

“CODE ORANGE – Underneath” yazısına 31 yorum var

  1. CupOfHeresy says:

    Kritiği henüz okumadım ama görür görmez yoruma sarıldım. Kesinlikle sözlere sığdıramıyorum bu albümü. Bu albümün sene sonu listemin başından devrilmesi için mucizeler yaratılması lazım. Şayet bu albümün kendisi mucizelerle dolu çünkü.
    10/10

    deadhouse

    @CupOfHeresy, Katılıyorum. Mucizevi bir albüm çıksa dahi bu albüm aşılamayabilir. Çünkü zaten bu albüm de mucizenin kendisi.

  2. thally says:

    Mükemmel bir albüm yapmışlar. Reba’ya olan sevgim iyice arttı hahaha. Bu arada buralarda knocked loose, kublai khan vb. grupların da kritiğini bekliyorum.

  3. aenardfeain says:

    Bana göre mükemmel bir albüm olmuş. Yayımlandığından beri aralıksız dinliyorum ve hala sıkılmadım. Yıl sonuna kadar daha iyisi gelmez gibi hissediyorum.

  4. NewWorld says:

    Muhteşem bir gelişmeleri olduğunu düşünüyorum. Şu günler geçtiğinde ülkemize getirmelerini tavsiye ederim organizasyon sorumlularından.

  5. Rust in Peace. says:

    Normalde şu alttaki tagleri gördükten sonra hayatta dinlemezdim bu albümü ama olumsuz yorum yapan bir kişi bile görmediğim ve ucundan baktığım 2 şarkı da ilgimi çektiği için dinledim.
    Acayip olmuş bu yav. Punk sevmem hardcore neredeyse hiç dinlemedim, endüstriyel sadece 2-3 grup biliyorum ama albüm bana muhteşem geldi. Bir bütün olarak dinlemiş olsam da Swallowing The Rabbit Whole ve Underneath en göze çarpanlardan. Underneath’in hastası oldum özellikle.
    Bu albümün burada bu kadar yüksek puan almasına da şaşırdım çünkü ya çok beğenirsin ya da hiç beğenmezsin albümü bu. Burada bu tarz müziği sevmeyecek çok insan da var diye düşündüm. Igorrr gibi. Onun kadar uçuk değil ama yakın.
    Bu arada ilk dinleyişimde başlarda internet kesiliyor ya da spotifyda sorun var sandım. Adamlar şaşırtıyor

  6. ismail vilehand says:

    Benim için de bu albüm 10/10. Son yıllarda tam puanı en çok hakeden albümlerden biri. Adamlar “risk budur!” demişler ve olmuş. Swallowing The Rabbit Whole gibi bir hayvanlıkla başlayıp albüm ilerledikçe “radio friendly” bir moda geçiyor ama bu insanı zerre sıkmıyor, bütünlüğü bozmuyor.

    Endüstriyelliği korkunç seviyede fazla kullanmışlar. Rammstein veya Marilyn Manson’ın müziğindeki gibi bir endüstriyellikte değil bu, direkt olarak albümü bunun üzerine kurmuşlar ve ortaya türü sevmeyen dinleyicilerin bile hastası olacağı bir ürün çıkartmayı başarmışlar.

    Bu arada Reba Meyers’a ayrı bir parantez açmak lazım. Albümdeki “radio friendly” diye tabir ettiğim kısımlarda sazı eline almış ve harikalar yaratmış. Albümün catchy tarafını sırtlamış götürmüş hatun. Helal olsun.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand, albümdeki bazı detaylar azıcık vasat olsaydı, yazıda dediğim gibi bu saydıklarından pek hoşlanmayan biri olarak albüme 6 falan verirdim ama öyle bir yapmışlar ki 8,5′a kadar çıktım. 9,5-10 da veremedim artık, elim gitmedi açıkçası. :)

  7. P L A G U E says:

    Who i am’in 03:05 ten itibaren olan kisimda chester reiz sazı eline aliyor yada vokal öyle istiyor:):):)

  8. deadhouse says:

    Çok sevindim bu albümü keşfettiğime. Çölde vaha gibi bir şey oldu bu benim için. Açıkçası müziğe uzun süredir spesifik olarak bakıyorum. Günlük müzik dinlemekten, deşarj olmak için müzik dinlemekten, keyif almak için, kafa dinlemek için vs. müzik dinlemekten bahsetmiyorum. Müzik hayatınızda önemli bir yer tutuyorsa, repertuarınız geniştir. Aynı şeyi, bazı zamanlarda iyi yapsanız bile bir süre sonra kafa sikebilirsiniz. Misal yeni çıkan kanıksanmış iyi bir black metal albümü ya da prog rock. albümü artık sizi tatmin etmeyebilir. İşte böyle zamanlarda Code Orange imdadınıza yetişiyor. Albümü dinledim ve gerçekten büyülendim. Code Orange daha önce kimsenin yapmadığı bir şeyi yapmıyor. Farkını birçok grubun uzun dönemler boyunca yaptığını tek grup olarak tek bir dönemde yaparak ortaya koyuyor. 2020′lerde daha nasıl müzik yapılabilirkinin mükemmel bir örneği. Yenilikçi, devrimci, farklı, dinamik, her ruh haline uygun bir müzik. Bence başyapıt.

  9. CupOfHeresy says:

    Sulfur Surrounding’in 2inci dakikasındaki bölümde inanılmaz kafayı yiyorum. Code Orange’ın müziği olur olmadık yerde kesip saniyelik boşluklar oluşturduğu hisler gerçekten ağzımda inanılmaz bir tad bırakıyor.

  10. sueda says:

    yılın albümü. daha iyisi yapılamayacak. 10/10. her gün dinliyorum.

    albümdeki favori anım: who I am, 1.36 “I wanna show you who I am”

    bu nasıl bir nefret ve kararlılık ya rabbi.

  11. deadhouse says:

    Bu adamlar müzik sektörünün amına koymuş. Bu bir meydan okuma. Değeri daha sonra anlaşılacak. Abartıyorsunuz diyenlere müzik zaten abartılmalı diyorum. Kendini olduğu gibi göstermeyen ve gözle görülmeyen bir sanat. Diğer tüm sanatlardan farklı ve yegane bir sanat. Müzik sağduyuyla dinlenmemeli. Ben en çok bu albümün müziğin ötesine ulaşma isteğini sevdim. Dinlediğim şeyin ne olduğunu bilmiyorum. Hayatım boyunca en sevmediğim tarzları birlikte icra etmeleri ve benim bu albüme aşık olmam, (diğer bazı dinleyiciler gibi) müziğin sınırlarının olmadığını ve bu albümde icra edilen şeyin ruhani boyutlara ulaştığını gösteriyor.

  12. Melkor says:

    Bu ne övgü ya diyerek geldim. İki parça dinledim. Anlamadım çıkıyorum.

    Alondate

    @Melkor, Bu yoruma katılmaya geldim. Ben de çıkıyorum

  13. kspsml says:

    İyidir de bu kadar iyi midir bilemedim. Belki ileride köpeği olurum belli de olmaz ama şuan ki ruh halimle öyle acayip birşey gibi gelmedi bana.

  14. şeyh hulud says:

    Nick Raskulinecz çalıştığı gruplara güzel şeyler katıyor her zaman. Tıpkı Ghost ve Mastodon’a yaptığı gibi grubun karakterini bozmadan müziklerini daha geniş bir kitleye hitap edebilecek forma getirmeyi başarmış.

    Yine prodüktör bağlantısından mıdır bilmiyorum, albümde o kadar çok Alice in Chains duyuyorum ki.

    ismail vilehand

    @şeyh hulud, Autumn And Carbine çok fazla Alice in Chains. Sulfur Surrounding kısmen yine öyle. Twitching Tongues ve Windhand son albümlerinde de AiC etkisi bayağı vardı. Son yıllarda AiC’in nimetlerinden faydalanılan çok fazla albüm çıkıyor.

    Berca B.

    @ismail vilehand, @şeyh hulud, 2020′de henüz yeni albüm dinlemeye başlamadım, daha çok eski albümler dinliyorum (hatta baya bi AiC dinliyorum) ama şu Alice in Chains benzetmesi sayesinde bu düzenimi bozmaya karar verdim. Şarkı çok iyiymiş cidden.

  15. Rashid says:

    Ne hardcore ne de endustriyel tarzı müzikleri dinleyen biriyim ama Code Orange grubuna bayılıyorum. Bunu nasıl başarıyorlar bilmiyorum ama bir şekilde dinlettiriyorlar insanı kendilerine. Bence bunun ana nedenlerinden biri yaptıkları müziğe inanmaları. Yani, aman dinleyiciler ne der filan derdinde değiller. Nasıl bir müzik yapmak istiyorlar onun ardından gidiyorlar ve iyi de yapıyorlar. Böyle bir müziğe samimi demek saçma geliyor ama bana çok samimi geliyor. Bu arada Reba’nın bu albümde daha fazla vokal yapmasına sevindim açıkcası. Grubun genel atmosferini ara-ara yumşaltmak ve dinleyiciyi farklı bir yönlerinin de olduğunu göstermek için Reba’nın vokallerini önemi büyük.

    deadhouse

    @Rashid, “Yaptıkları müziğe inanmaları” çok iyi tespit. Gerçekten öyle. Herhalde 2 saniye bile aman şunu yapmazsak sıkıntı olur mu, plak şirketi ne der, dinleyici ne der diye düşünmemişlerdir.

  16. şeyh hulud says:

    Albümü ilk dinlediğimden beri 4. şarkıdaki “dadaştoy”lar ne demek merak ediyordum, youtube’a birinin yazdığına göre Japonca “tada hitori” diyormuş. Oneself, alone gibi bir anlamı varmış, muhtemelen şarkının ismiyle yakından ilgili.

  17. çaksu says:

    Çekirdek gibi albüm. Biter bitmez yeniden play’e basıyorum. Baştan o kadar vurmamıştı ama zehri salmış kanıma. Bu gece 3 4 saat uyudum ve tamamen bu puştlar yüzünden. Uyandım yine açtım mk. 2 tur bitti. (Yardım edin)

  18. tahsin says:

    Who I am nasil guzel bir sarki oyle ya..

  19. deadhouse says:

    1 numaram değişmiyor genelde. Geçen sene Inter Arma, bu sene Code Orange. 10 verdiğim 2 albüm daha var. Fakat yine de Code Orange’ı 1′e koyarım. Bu demek oluyor ki puan gerçek karşılığı vermiyor. Hissettiklerimizi puanlar tanımlayamaz.

  20. Grup WWE ile çalıştığı için ABD’de popülaritesini arttırdı bayağı. Daha da büyüyecekler gibi. 10 numara 5 yıldız albüm.

  21. bty says:

    Olm siz ne yapmışsınız amk. Albüm öyle büyük bir şok etkisi yarattı ki bende gerçekten anlayamıyorum. Bi albümü bu kadar çirkin gösterip nasıl bunun gibi kusursuz bir şey çıkabilmiş aklım almıyor. Her bir saniyesi için kan ter ve gözyaşı harcanmış resmen 10/10

  22. Hala benim için yılın albümü.

    deadhouse

    @Ashes of the Wake, 10 verdiğim 3 albüm daha var. Yine de 1 numaram Underneath. Değişmez. Çünkü üstte bir yorumda dendiği gibi “bu sadece iyi müzik değil, aynı zamanda şoke edici bir müzik”

  23. cronos says:

    Bu zamana kadar bu albümü dinlemeyen aklıma sıçayım.

    10/10

  24. Berca B. says:

    Ben bu albümün bu kadar övgü aldığını, hatta kritiğini dahi unutmuştum. Bu tamamen aklımdan çıkmış bi şekilde çıkardıkları son live albümü dinledim ve çok hoşuma gitti. Sonrasında bu albümü de açıp hastası olunca bakayım sitede kritiği var mı dedim ve kendi yorumum da dahil bütün övgü yorumlarını görüp hatırlamış oldum, döngü tamamlanmış oldu. Mini bir Dark tecrübesi yaşadım resmen.

    Yukardaki herkes haklı, çok iyi albüm.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.