# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
LUNAR SHADOW – The Smokeless Fires
| 30.06.2019

Yanıyor, yakıyor.

Oğuz Sel

2017’nin en önemli albümlerinden “Far from Light”ı imza atan Alman heavy metal grubu Lunar Shadow’u anımsarsınız. Klasik heavy metal gruplarından farklı olarak melodik black metalden tutun da erken dönem melodik death metale kadar birçok türden esintiler taşıyan müzikler üretiyor, bunu heavy metal kimliğine gayet başarılı bir biçimde yedirip müzikseverlerle buluşturuyordu. Grubun ilk albümü mükemmel değildi ancak yapımın sevapları günahlarından fazlaydı. “Far from Light” gerçekten çok iyi melodiler, çok iyi müzikal kurgular sunuyordu bizlere.

Geçen zaman içerisinde grubun kadrosunda bir değişiklik oldu. Önceki albümün kritiğinde “Vokal demişken, arkadaşın eğer çok sık dinliyorsa The Beatles etkisinden tez zamanda kurtulmasını dilerim, böyle bir müziğe gitmiyor, gidemiyor işte.” ve “Dikkatli dinleyicilerin kulaklarına ilk takılacak olan nokta, bazen vokalin ve genellikle davulun metronom kaçırarak birkaç parçayı açık açık katletmesi.” cümleleriyle vokalden yer yer şikâyet etmiştim. İşte kadro değişikliği de tam bu arkadaş merkezinde gerçekleşti ve mikrofon gerisine Robert Röttig geçti.

“The Smokeless Fire” önceki albümün eksik noktalarının yamalanmış, müziğin birkaç adım daha ileriye taşınmış hâli dersem, pek de yanlış bir söz etmiş olmam sanırım. Şarkıların kurguları, bu defa daha kapsamlı hazırlanmış, melodik unsurlar öne çıkarılmış, ilk albümdeki çift gitar atışmaları, çift gitar savaşlarına dönüştürülmüş. Pek az şarkı müstesna albümün genelinde gitarlardan sürekli bir rif, bir melodi çıkıyor. Bu da yetmezmiş gibi rifler hiç belli etmeden birden soloya dönüşebiliyor ki sololar öyle tat kaçırıcı cinsten değil; yine melodik, yine takip edilebilir nitelikte. Grubun yine metal dünyasına damga vuran pek çok gruptan/türden ilham aldığı, bazı parçalar için hazırladıkları giriş bölümleri sayesinde anlaşılıyor. Piyano ve çeşitli ses efektleri eşliğinde klasik gitarlardan meydana gelen girişler, öyle devasa, ihtişamlı işler olmasa da şarkıya hazırlık ve “havaya girmek” açısından gayet iyi ve yerinde.

Grubun, bu albümde daha rahat hareket ettiği ve müzikal fikirlerini hayata geçirebildiği “klasik Lunar Shadow işi” olarak değerlendirebileceğimiz parçaların dışında kalan eserlerden görülüyor. Buna verebileceğim ilk örnek, albümü son derece dinamik şekilde başlatan ve grubun kimliğini temsil eden ilk iki eserden sonra gelen “Roses” adlı eser. Yapısal açıdan In Flames’in “The Jester Race” parçasının girişine benzettiğim şarkı, albümün en ilgi çekici işlerinden biri kesinlikle. Başka gruplardan aldığı esini kendine özgü melodi ve sürükleyici gidişatla beslemiş herifler ve ortaya dinlemeye doyulmayacak bir iş çıkmış. Yapımda dikkatlerden kaçmaması gereken diğer işler de cesur blast beat kullanımlarının olduğu “Red Nails (For the Pillar of Death)” ve her ne kadar trampet tonu düşük tutulmuş olsa da “Hawk of the Hills” parçaları. Grubun yaptığı müziğin türü ve dinleyicilerin beklentileri doğrultusunda bu “yaramaz” hareketler biraz törpülenmiş ancak önceki albümdeki gibi bir prodüksiyon sıkıntısı yok en azından.

Gelelim gruptaki vokal değişikliği meselesine. Bir defa Robert Röttig kişisinin grup için iyice bir seçim olduğunu söyleyerek söze başlayayım. Elemanın ses rengi, önceki vokal Alex Vornam ile benzeşiyor. Tabii şarkı söyleyebilme konusunda ondan iyi olduğunu ifade etmeliyim. Ancak Röttig zaman zaman King Diamond’lığa soyunup falsetto yapmaya başladığında bayağı batırabiliyor ki bunun en canlı kanlı örneği “Red Nails (For the Pillar of Death)” 7:35’inde başlayan ve “olmaz olsun” diyebileceğiniz bölüm. Umarım yeni albümlerde bu tarz vokalden uzak durur kendisi.

Nispeten yeni bir grup olmasına karşın ne yapmak istediğini, müziğinin kimliğini hangi yönde şekillendirmek istediğini çok iyi bildiği için Lunar Shadow’a saygı duyuyorum. Eğer “Kaliteli rif ve melodi dolu bir albüm olsa da dinlesek,” diyorsanız, zaman kaybetmeyin “The Smokeless Fire”ı kaçırmayın.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.78/10, Toplam oy: 9)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2019
Şirket
Cruz del Sur Music
Kadro
Robert Röttig: Vokal
Max: Lead gitar
K. Hamacher: Ritim gitar
S. Hamacher: Bas, vokal
J. Zehner: Davul
Şarkılar
1. Catch Fire
2. Conajohara No More
3. Roses
4. Pretend
5. Laurelindórenan
6. Red Nails (For the Pillar of Death)
7. Hawk of the Hills
  Yorum alanı

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.