# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
GLORYHAMMER – Legends from Beyond the Galactic Terrorvortex
| 11.06.2019

Ciddiyetsizliği ciddiye aldıran bombastik güç metali.

Fırsat buldukça, iyisine denk geldikçe yazdığım power metal albüm incelemelerinin neredeyse hepsinde söylediğim gibi, kaliteli power metale aç bir insanım. Ne yazık ki dişime göre olanını az bulabildiğim bu tür, tam bana göre olanına rastladığımda da aşırı sahiplendiğim ve dinlemelere doyamadığım eserler barındırıyor. Günümüzde ekstrem türler daha bir ön planda olsa da metalin modernleşmemekte ısrar eden bu alt türünün de dönem dönem çok ama çok başarılı örnekler sunduğu tartışmasız bir gerçek. Kendine özgü ses rengi ve yorumu olan bir vokalist, rif yazımı konusunda yaratıcı bir gitarist ve ilgi çekici melodiler, sololar yazan bir lead gitarist ile power metal hakikaten de harikulade bir şeye dönüşebiliyor.

Bugün çok sık uğramadığımız bir ülke olan İskoçya’dayız. Günümüzde İskoçya ve metal dendiğinde akla gelen gruplardan biri şüphesiz ki ALESTORM. Korsanlık temalı folk/power metal ifadesi bana pek çekici gelmediğinden, dünya genelinde büyük ilgi gören bu grupla pek bir hukukumuz olduğunu söyleyemem. Lakin ALESTORM’un vokallerini ve klavyelerini üstlenen Christopher Bowes’un kurduğu aşırı geyik temalı senfonik power metal grubu GLORYHAMMER, kaliteli power metal buldu mu affetmeyen bünyemin belirli düzeylerde takdir ettiği, yeri ve zamanı uygun olduğunda dinlemekte imtina etmediği bir grup.

Her şeyiyle aşırı derecede şapşal, goygoy, saçmalık temeline kurulan GLORYHAMMER, power metalin ihtişamlı ve bombastik tarafını kendi yarattığı abuk subuk evrene can vermek için kullanıyor ve ortaya da şayet keyif almak isterseniz son derece eğlenceli ve bir o kadar da kaliteli bir iş çıkıyor.

GLORYHAMMER’ın üçüncü albümü olan “Legends from Beyond the Galactic Terrorvortex”, grubun önceki iki albümünde yarattığı evren içerisindeki temayı devam ettiren şapşik sözlere sahip. Bu evrende yer alan ve sözlerde geçen tüm yer isimleri ve grup elemanlarının tama isimlerindeki yerler İskoçya’da gerçekten de olan bölgeler (Fife, Crail, Dundee, Unst, Cowdenbeath). Bunun dışında grup yarattığı çeşitli hayali kahramanla (Hootman) bu absürt konseptini büyütmeyi sürdürüyor.

Power metalin de diğer her tür gibi belli oranda yerinde sayıp belli oranda kalkınmaya çalıştığı günümüzde, GLORYHAMMER’ın senfonik, her anlamda nümayiş dolu, kurgu bir uzayda vuku bulan ve adeta panayır yerine dönen müziği, bana kalırsa power metalin gerçekten ihtiyaç duyduğu ve ciddiye alınması adına yapması gereken şeylerden biri. Death metal aslında olmayan zombileri, black metal aslında olmayan zebanileri, gotik metal aslında olmayan hayaletleri işlerken, power metal de yine aslında olmayan ejderhaları, efsanelerden vücut bulan kahramanlık hikâyelerini konu eden ve bunları işlemedeki ısrarını güçlü şekilde sürdüren bir tür. Lakin diğer pek çok türün gerçek hayatla da bağ kurduğu bir ortamda power metalin biraz fazla masal odaklı olması, belli bir noktadan sonra türü biraz “light’laştırdı” diye düşünüyorum. Dolayısıyla GLORYHAMMER gibi müziğini de sözlerini her şeyiyle taşağına sunan bir grup olunca, insan ister istemez daha bir ilgi duyuyor, bu ciddiyetsizliği ciddiye alıyor.

GLORYHAMMER’a referans verebileceğimiz bir numaralı grup şüphesiz ki senfonik power metalin dedesi, babası, eniştesi, amcası, dayısı diyebileceğimiz RHAPSODY. İtalya’dan çıkıp türün tahtına oturan bu ejderha terbiyecileri, olayı karikatürize etmeden son derece başarılı albümlere, unutulmaz şarkılara imza atan bir grup olarak metal tarihindeki yerlerini almış durumda. GLORYHAMMER’ın yaptığı şey de RHAPSODY’nin doksanlarda yaptığına yakın duran ve bunu ciddiyetsizlik temeline oturtan bir yapıda. Aslında ciddiyetsizlik derken, grup öyle laubali, zevzek bir tavır falan takınmıyor. İmajlarından konseptlerine sahip oldukları şapşal konsepte sonuna dek bağlılar. Bunu çok büyük oranda Devin Townsend’in “Ziltoid the Omniscient” ile başardığı şeye benzetebiliriz. Orada da evrenin en iyi kahvesini arayan bir uzaylı vardı ve müzikal olarak müthiş bir şey yaratılmıştı. Ziltoid’in maceralarına tanık olup onun bu arayışını izlerken, müziğin görkemiyle birlikte eğleniyor, zevk alıyor, olayın keyfini çıkarıyorduk.

İşte GLORYHAMMER da bunu yapıyor. “Ahaha bu ne la” denecek kurgu bir evren içerisinde, İngilizcede “cheesy” denen şeyi son derece kaliteli ve müzikal olarak değerli şekilde sunuyor. Dolayısıyla burada NANOWAR OF STEEL türü bir parodiden, power metal gülmecesinden falan bahsetmiyoruz. Burada geyik olan şey üslup değil, konsept. Adamlar baya kaliteli, hakkını vererek, çatır çatır senfonik power metal yapıyor ve bunu da eğlenceli bir konseptle sunuyorlar. Power metale karşı kesin bir reddediş barındırmıyorsanız, günümüzde bu türü en iyi icra eden gruplardan biri olan GLORYHAMMER’ın gayet keyifli, lezzetli yeni albümü “Legends from Beyond the Galactic Terrorvortex”i hem eşlik edilir yapısından zevk alarak hem de üst düzey besteciliğiyle tatlı tatlı coşarak dinleyebilirsiniz.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (4.67/10, Toplam oy: 15)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2019
Şirket
Napalm Records
Kadro
Angus McFife XIII, Crown Prince of Fife: Vokal
Ser Proletius, Grand Master of the Deathknights of Crail: Gitar
Zargothrax, Dark Emperor of Dundee: Klavye, ilave vokal
The Hootsman, Astral Demigod of Unst: Bas, ilave vokal
Ralathor, Mysterious Submarine Commander of Cowdenbeath: Davul
Şarkılar
1. Into the Terrorvortex of Kor-Virliath
2. The Siege of Dunkeld (In Hoots We Trust)
3. Masters of the Galaxy
4. The Land of Unicorns
5. Power of the Laser Dragon Fire
6. Legendary Enchanted Jetpack
7. Gloryhammer
8. Hootsforce
9. Battle for Eternity
10. The Fires of Ancient Cosmic Destiny
Web
  Yorum alanı

“GLORYHAMMER – Legends from Beyond the Galactic Terrorvortex” yazısına 6 yorum var

  1. şeyh hulud says:

    Senfonik power metal sanki tek başına yeterince cheesy değilmiş gibi işin içine bir de pop, disko ve çeşitli elektronik zımbırtılar katıp metal dünyasını my little puny kıvamına getirme amacıyla adılmış bir adım daha.

    Space 1992 en sevdiğim power metal albümlerinden biri, kendi içinde kusursuz bir bütünlüğü var. Bu albüm o açıdan bir adım geride. Yine de başarması gereken tek şeyi kesinlikle başarıyor: eğlenceli olmak.

    Sözlerimi, albümü dinlerken beni derin düşüncelere gark eden şu sözlerle bitirmek isterim:

    “Have you ever killed a goblin on the moon”

    Ahmet Saraçoğlu

    @şeyh hulud, ilk albümde de “The Unicorn Invasion of Dundee” diye bir şarkı vardı ahah.

    Dundee: https://ichef.bbci.co.uk/news/624/cpsprodpb/71E8/production/_105906192_gettyimages-891483550.jpg

    şeyh hulud

    @Ahmet Saraçoğlu, yeni albümle birlikte Deathspell Omega konsepti yine çok tartışılıyor bu aralar. Ben de Gloryhammer konsepti diye 3 albümü özetleyen ağır bir makale kaleme alayım diyorum :)

    Ahmet Saraçoğlu

    @şeyh hulud, aşırı iyi fikir.

  2. Nox says:

    Power metal genel olarak metal müziğin parodisi gibi değil mi ya?

    Raddor

    @Nox, power metal yapan bir grup gördüğümde Almanlar mı diye bakıyorum, değilse dinlemiyorum.:)

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.