# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
MISÞYRMING – Algleymi
| 28.05.2019

Ender rastlanan bir doğa olayı.

İnsanın dinlediği şeyde tutku olduğunu hissetmesi güzel şey. CHILDREN OF BODOM klavyecisi Janne Wirman’ın 2011 yılındaki bir röportajda söylediği “Sadece turlayabilmek için albüm çıkarıyoruz” ifadesinin o dönem bu kadar tepki çekmesi de bu yüzdendi. “Albüm bir grubun en değerli varlık sebebidir, onurudur. Sanatçının yaratımı nasıl olur da amaç değil araç olabilir?” şeklinde karşılanmış, grup kendi yaptığı işi küçültmekle, değersizleştirmekle suçlanmıştı.

Sonradan tüm gruplar tarafından açıkça ifade edilen bu durumun gerçekten de geçerli akçeye dönüştüğüne, “albüm” kavramının harbiden de grupların konser verip tişört satmak adına arada bir kullandıkları bir araç hâline geldiğine tanık olduk. Başta yadırgadığımız bu bakış açısını sonradan “2 senedir turluyor adamlar, artık yeni albüm yapmaları lazım” şeklinde yorumlamaya başladık.

Olaya bu şekilde bakmayan ve yaptıkları işi bir misyon, yarattıkları şeyleri de birer manifesto olarak gören gruplar da azımsanmayacak kadar çok elbet. Bu gruplar yeri geliyor verdikleri konserlere konser yerine başlı başına birer ayin gözüyle bakıyorlar, yeri geliyor çıkardıkları albümlerin belli bir misyonu tamamladığını düşünerek aynı isim altında müzik yapmaya devam etmiyorlar; bu adanmışlıkla grubu sonlandırmayı dahi göze alıyorlar.

Bugün İzlanda’dayız.

İzlanda sosyokültürel yapısı, coğrafi konumu, nüfusun ilgi alanları gibi pek çok şey hesaba katıldığında pek çoğumuza gizemli gelen ve “dünya içindeki dünya dışı yer“ olarak görülebilecek ender konumlardan biri. Ülkedeki tüm insanları Nou Camp, Santiago Barnebeu, Allianz Arena ve Old Trafford stadyumlarına oturttuğumuzda ayakta kimse kalmıyor. Ülkenin bu kadar az, sadece 4 stada sığacak kadar bir nüfusu var. Müzik tarafına kayarsak, İzlanda gençliği belli ki ülkenin bu doğal ve mistik ilhamını kanıksayıp “taam işte bizim ülke de böyle yeaea doğa falan” demiyor ve bu değerleri iyicene içselleştirerek metal özelinde bize çok başka, özel bir karanlık sunuyor.

Ülkenin bu eşsiz konumunun insanlara verdiği ilhamı, onları bir şeyler yaratmaya itmesini çok basit bir istatistikle gösterelim. Sadece metal-archives’de ifade edildiği kadarıyla bile, yaklaşık 338.000 nüfuslu İzlanda’da 80 tane black metal grubu var ve bu grupların 51 tanesi başkent Reykjavík’te bulunuyor. Bu grupların çoğunun 4, bazılarının 5 kişiden oluştuğunu, bazılarının da tek kişilik proje olduğunu düşünürsek, bu sadece Reykjavík’te black metal grubunda çalan 200 civarı kişi olduğu anlamına geliyor. Reykjavík nüfusunun yaklaşık 118.000 olduğunu düşündüğümüzde bu, şehirde yaklaşık her 590 kişiden 1’inin black metal grubunda çaldığı anlamına geliyor. Aynı oranı yine metal-archives verilerine dayanarak İstanbul’a uyguladığımızda bu rakam her 58.867 kişide 1.

Bu gruplardan biri de özellikle son 10 yılda gözle görülür bir yükselişte olan İzlanda black metal sahnesinin en önemli oluşumlarından biri olan ve tavizsiz bir kaos ile enfes bir görkemi bir arada sunduğu ilk albümü “Söngvar elds og óreiðu” ile underground ortamlarda epey ses getiren MISÞYRMING.

Geçtiğimiz yıl SVARTIDAUÐI ile yılın en iyi black metal albümlerinden birine imza atan İzlanda, bu yıl da bu unvana talip olduğunu MISÞYRMING’in yeni albümü “Algleymi” ile gösteriyor.

Bu uzun girişin ardından şimdi gelin “Algleymi”nin muazzam müzikal yolculuğunda neler olup bitiyor bakalım.

İzlandacada “unutulma” anlamına gelen “Algleymi”, grubun ilk albümü “Söngvar elds og óreiðu”da gördüğümüz kaotik, karanlık black metalden çok daha aydınlık, parlak ancak bir o kadar da hisli bir yapıya sahip. Grup net şekilde daha varyasyonlu, çok yönlü bir iş yapmış ve her (gerçekten her) şarkıda MISÞYRMING’in dehasını net şekilde görebildiğimiz düzeyde bir ne yaptığını bilirlik var. Orgia’yla birlikte başladığımız ve sonlanana kadar konsantrasyonumuzun dağılmasına bir an olsun müsaade etmeyen bu çalışma, bizi 46 dakika boyunca esir alıyor ve duygudan duyguya fırlatarak; yer yer üzüp yer yer coşturarak, yer yer öfkelendirip yer yer güçlendirerek yoluna devam ediyor.

Eğer bir albümü düşündüğünüzde şarkılar tekil olarak öne çıkmıyor, albüm bir bütün hâlinde kafanızda canlanıyorsa, o albüm birtakım şeyleri geride bırakmış ve özel bir şeyler başarmış demektir. Ben şu anda “Algleymi”yi asla şarkı şarkı değerlendiremiyorum ve açtım mı mutlaka baştan sona kadar dinliyorum. Hatta ortasında bir yerde albümü durdurmam gerekirse, geri döndüğümde en baştan açıp çift dikiş şeklinde dinliyorum.

Bu etkileyiciliğin, görkemin, yoğunluğun oluşmasını sağlayan şeylere gelirsek, MISÞYRMING’in öncelikle albümün havasını, atmosferini çok çok iyi oturttuğunu söylemeliyiz. Grup “Algleymi”yi öyle bir düşünsel ve müzikal altyapıya oturtmuş ki, bu albüme daha kaç şarkı eklenirse eklensin aynı etkileyiciliğe sahip olacakmış gibi bir hava var. Grup olayı bir an olsun karambole sokmadan, özünden taviz de vermeden, kalite standartlarını hep en tepede tutmayı başarmış. Hiçbir şarkının hiçbir yerinde ne zorlama bir rif, ne genel havayı dağıtan bir sivrilik, bir anlık heyecan var. Her şey yerli yerinde, olması gerektiği gibi.

Tüm bunları anlamlandıran ve değer kazanmalarını sağlayan bir numaralı şey de yazının ilk cümlesinde bahsettiğim tutkunun ta kendisi. MISÞYRMING’in bu albümü çok hissederek, çok inanarak yazdığı ve her şeyiyle içini döktüğü o kadar açık, o kadar net ki… Orgia’nın 3.07’sinde giren gayet basit ve standart tarama melodi, “Með svipur á lofti”de 4.36’da giren rifin güzelliği, “Ísland, steingelda krummaskuð”un 0.33’te giren gizemli melodisinin 0.48’de vokalle birlikte bir oktav yukarı çıkması, kısacık “Hælið”in tamamı, “Og er haustið líður undir lok”un ikinci dakikasından sonra bir anlık aydınlanması, albümün en kaotik anlarından bazılarını sunan “Allt sem eitt sinn blómstraði”nin ilk saniyesinden itibaren verdiği karanlık, “Alsæla”nın 0.26’da bir anda vokali sokması ve “Sama baráttan aftur og aftur…” dizesiyle birlikte yaşanan melodi değişiminin yürek hoplatan heyecanı ve akabinde gelen enfes melodilerle şahlanması, albüme adını veren şarkıda adeta DEATHSPELL OMEGA ile “Brave Murder Day” KATATONIA’sını bir potada eritilmiş olmasının kusursuzluğu… Bunların hepsi “Algleymi”yi kusursuz bir başyapıt hâline getiren ve yıllarca eskimeyeceğini gösteren sayısız örnekten sadece birkaçı.

Daha yazarsam sayfalarca yazarım, o yüzden toplarlayayım.

“Algleymi”yi ilk dinleyişim, son zamanlarda müzik adına en çok keyif aldığım 45 dakikalardan biriydi. İkinci dinleyişimde bu keyif daha da arttı, albüm iyice içime işlemeye başladı. Üçüncü dinlemeyle birlikte yılın albümlerinden birini dinlemekte olduğuma kesinlikle emindim. Dördüncü ve sonraki dinlemelerde keyfin yerini zevk aldı; bir başyapıt dinlediğime olan inancım iyice sağlamlaştı.

Bugüne dek pek çok mükemmel albümün incelemesinde “grup sonradan bu albümü aşabilecek bir iş yapabilir, o yüzden tam puan vermeyeyim” diye düşünerek 9 veya 9,5 gibi notlar verdim. Ancak bu sefer bunu yapmayacağım. Evet, MISÞYRMING belki ileride gerçekten de bu albümü aşabilir. Ancak “Algleymi” böyle bir ihtimal var diye herhangi bir puan kesintisi uygulanmayı hak etmeyecek kadar kusursuz bir albüm. O yüzden daha iyisini de yapabilir diye MISÞYRMING’i hiç boşuna bekletmiyor, tam puanı gönül rahatlığıyla yapıştırıyorum.

Metal dinlediğim için kendimi hep şanslı hissederim. Bence bu müzik hayatın bizlere sunduğu bir lütuf; doğumumuzdan ölümümüze kadar geçirdiğimiz sürenin anlamını, değerini yukarılara taşıyan bir kavramdır.

Kendi adıma konuşursam, tüm bu süreç boyunca nadiren karşıma bir şey çıkıyor ve bana bunun bir şanstan, bir lütuftan daha fazlası olduğunu hissettiriyor. Böyle anlarda bu müziğin hissettirdiklerini gerçek anlamda bir varoluş sebebi, belki de bir inanç sistemi olarak görüyorum; kalbimin bunun için attığını, bunu soluduğumu hissediyorum.

Benim için MISÞYRMING burada bu ender anlardan birine imza atıyor.

10/10
Albümün okur notu: 12345678910 (9.19/10, Toplam oy: 59)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2019
Şirket
Norma Evangelium Diaboli
Kadro
D.G.: Vokal, gitar, klavye
H.R.H.: Davul
G.E.: Bas, geri vokal
T.Í.: Gitar, geri vokal

Konuk:
Wraath (BEHEXEN): İlave vokal (6)
Sturla Viðar (SVARTIDAUÐI): Geri vokal
Şarkılar
1. Orgia
2. Með svipur á lofti
3. Ísland, steingelda krummaskuð
4. Hælið
5. Og er haustið líður undir lok
6. Allt sem eitt sinn blómstraði
7. Alsæla
8. Algleymi
  Yorum alanı

“MISÞYRMING – Algleymi” yazısına 40 yorum var

  1. P L A G U E says:

    Ders niteliginde okutulması gereken bir albüm. Ayrıca son parca icin dso ve brave murder day tespiti nokta atışı olmuş. bu müthiş karışımı notalara bu kadar kusursuzca dökebilmek de üstün zeka ve muzisyenlik gerektirir…

  2. geblo can says:

    Albümlerin kült olup olmamasını belki biraz da zaman belirleyecek fakat Deathspell Omega, Bathushka ve MISÞYRMING aynı hafta birbirinden güzel albümler cikardi lan! Gelin biraz da buna sevinelim. Ileriki yillarda birer black metal cenavarı olarak yetistirecegim cocuklarima “Sonra bir Mayıs ayı idi, Watain konserini de daha yeni atlatmıştık…” şeklinde girizgah yaparak ballandira ballandira anlatacagım muhtesem bir hikayem oldu :)

  3. necrobutcher says:

    Brave Murder Day duyup geldim dinleyeceğim

  4. Vırvır Cırcır says:

    Eline sağlık Ahmet,yine bir Sinmara hatırlatayım dedim sana.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Vırvır Cırcır, sağ ol. Ya evet hep aklımda, bir türlü fırsat olmadı. Yazacağım mutlaka.

  5. SA says:

    Son şarkı Algleymi nedir öyle. Girişi, çalan melodiler, aradaki sessizlik, hatta ilk iki dakikası komple nasıl bir şeydir. Bu kısımdan çıkıp albümün geri kalanına odaklanamadım hala. Şarkı ilk girdiği andaki sersem, kendinden geçmiş, mayhoş aynı zamanda hüzünlü o iki notayı ve hemen arkasından gelen, altta çalan seri ve insanın içine dokunan notaları her duyduğumda içimde birşeyler cız ediyor. Sonra yetmezmiş gibi dinlerken gözlerimi kapattıran ve çok güzel duygusal coşkunluklar yaşatan, 1:23 te başlayan melodi giriyor. Bu nasıl bir şey. Daha önce buna benzer bir şey duymadım.

  6. Misþyrming’i bu albümle tanıyan ve sevenler ilk albümü de mutlaka dinlesin bence. O albümü ben incelememiştim ama o da 8,5-9′luk albüm bana kalırsa.

  7. Misþyrming
    Svartidauði
    Sinmara
    Zhrine
    Carpe Noctem

    Son 5-6 yıldaki İzlanda black metali = son 3 yıldaki Ajax.

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, Svartidauði dedin ve ben az sonra Flesh Cathedral dinleyip kendimi yakacağım.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand, ya harbiden benim de canım istedi şu an ama kritiği yazılacak albümler olduğu için onları dinlemem gerekiyor. :(

    şeyh hulud

    @Ahmet Saraçoğlu, 2 gündür meraktan bu grupları dinliyorum ben de, Algleymi saolsun. Bir de Misþyrming elemanlarının Nadra diye grubu var, o da fena değil.

    Ahmet Saraçoğlu

    @şeyh hulud, ona bakmadım hiç, bakacağım sağ ol.

  8. hickdead says:

    itolitler öyle bir albüm yapmış ki kendim dinlerken coşkudan babama falan da dinletesim geliyor ahahah

    Ahmet Saraçoğlu

    @hickdead, haha mükemmel.

    tahsin

    @hickdead, ahahha annem birkere BURZUM dinlerken odama dalmisti verdigi tepkiyi hala unutamiyorum.

    + Olum bu ses ne ? Nerden geliyor bu ses ?
    - Anne muzik dinliyorum.
    + Hayir onu demiyorum boyle makine sesi gibi.
    - Evet anne Burzum dinliyorum, gel bak. Sonrasi gulusmeler zaten ahahahha.

    Annem’e Pentagram filan sevdirdim bu arada yakinda black metalci yapicam.

    Rust in Peace.

    @tahsin, Sizin anneniz yine yumuşaktan başlamış. 8.sınıfa giden kız kardeşim ne dinliyor diye merak ettim (birazcık rock ve metal şarkısı önermiştim), bana açtığı grupların arasında Insomnium, Death, Gojira vardı. Ben daha yumuşak şeyler önermiştim :D Ben onun yaşındayken metal bilgim Metallica, Megadeth, Manowardı. Bu nedir yav

    tahsin

    @Rust in Peace., Ahahha valla oyle ben 18 yasindayim. 1 sene onceye kadar metal bilgim Metallicaydi. Evde yanlizliktan spotifyda sagda cikan gruplari aca aca sevdim metali. Sonrasinda internette gezinirken PA’yi kesfettim. PA hayatima girince (Boyle bir terim kullaniyorum cunku hergun saatlerce takiliyorum) sayisiz album ve grup ile tanistim. Suan hayatta tek zevk aldigim sey metal. Bizim neslin en buyuk sansi da bu olsa gerek. Oturdugumuz yerden herseye cok rahat erisebiliyoruz :D.

    hickdead

    @tahsin, aman diyeyim kadıncağız iyi ki sunn o)))falan dinlerken denk gelmemiş ahahsd

  9. ismail vilehand says:

    Hælið tam spagetti westernlerde esas adamın muhtemelen sonunda öleceği duelloya doğru yürüdüğü anda arka planda çalan müzik. Hayatımda ilk defa geçişe konulan enstrümantal bir parçayı loopa alıp arka arkaya dinliyorum.

    Osman

    @ismail vilehand, haha ben de “albüm mü değişti la” diyip ekrana mal mal bakıyorum.

    Nox

    @ismail vilehand, bunu yazmaya geldim. loop’a aldım çıkamıyorum.

  10. poison says:

    kendime verdiğim sözü tutup incelemeyi okuduktan sonra dinledim albümü. vokaliyle, gitarlarıyla, davuluyla ve albüm kapağıyla mükemmel bir iş çıkarmışlar cidden. bu arada amme hizmeti olsun, metal-archives’ta şarkı sözlerinin ingilizceleri var. albümü sevenler bir baksın derim. ayrıca bu analitik inceleme için teşekkürler ahmet.

  11. Uireb Fuin says:

    Black metali seviyorum.

  12. SA says:

    Bunu da izledikten sonra MISÞYRMING benim için en özel gruplar arasına girdi. İlk albümü daha önce dinlemiştim ama bunu izledikten sonra daha iyi anladım. İzleyenler de baya hoş. Çocuk genç yaşlı hepsi güzel güzel zevk alarak dinliyor.

    https://youtu.be/UUnbO_9twvk

    Ayrıca black metalde bir MGLA nın bir de MISÞYRMING grubunun bu gömlekli imajı en sevdiğim.

  13. Aykut says:

    Hemen hemen bir iki haftadır siteye girmemiştim. Baya muhabbetler olaylar olmuş vay arkadaş. Çıktığından beri bu albümü çevirip çevirip duruyordum. Bir bakıyım ahmet reis kesin yazmıştır dedim gerçekten de yazmış valla felaket sevindim. Albümü o kadar çok beğendim ki yorum dahi yapamıyorum. Resmen benim için başyapıt şuan. Basıyorum 10 u…🤘

  14. Belus says:

    Süreç 2015′de kendini belli etmişti.
    Muhteşem bir atmosfer, muhteşem bir karanlık.

    Bu bir serenat!

    Kritik için teşekkürler,

  15. cotard delusion says:

    Defalarca dinleme sonunda ilginçtir, favorim hala Hælið.
    Kelime israfına gerek yok, kusursuz albüm.

    cotard delusion

    @cotard delusion, He bu arada yine
    Norma Evangelium Diaboli. Bu şirketin albümünü gördüm mü bodoslama dalarım. Boş iş yok, çıkmıyor.

  16. Noumena says:

    Kusursuz bir albüm. İtoğluitler en iyi şarkıyı sona saklamışlar. Çok büyük bir şarkı. Deus Mortem’in de son şarkısına kitlenmiştim. Tertemiz 10/10

  17. Gürkan says:

    Með Svipur á Lofti’nin büyük bağımlısı oldum. Bu parçadan kurtulmam için herhalde bir rehabilitasyon merkezine falan yatırılmam gerekecek. 4:36′daki o riff… Bir riff bu kadar mı absürt (iyi anlamda) olur? Parçadan bağımsız duysanız black metalle alakası olmayan bir riff, parça bağlamında baktığınızda dibine kadar karanlık. Vay arkadaş, bu nasıl bir büyüdür?

    şeyh hulud

    @Gürkan, 3:30-5:20 arasındaki gitar işçiliği komple efsane.

    Dinlerken delirdiğim bir diğer nokta da 7. şarkı 3:28′de giren hafif black’n'roll tadındaki bölüm.

    Noumena

    @Gürkan, şu an bunu yazmaya gelmiştim ben de, parça esir etti beni. Çok fena…

  18. Alondate says:

    Tür için black metal diyoruz ama neredeyse her alt türden bir şeyler mevcut. Müthiş bir çalışma. Senenin albumu konusunda Idle Hands ile kafa kafaya şu an.

  19. Gürkan says:

    Birileri yardım etsin bu albüm yüzünden yeni çıkan albümleri dinleyemiyorum. :(

  20. Alondate says:

    Og er haustið líður undir lok. Bu sarkinin ana melodisini yazan kisi allah olabilir

  21. poison says:

    kapak hakkında bir fikri/yorumu olan var mı? kutsal kase’ye benzettim tutulan şeyi. havaya kaldırılması ne anlama geliyor acaba? ya da tutulan şey başka bir şey mi? metal-archives’a da baktım additional notes kısmına ama bir şey yazmıyor.

  22. P L A G U E says:

    Senin ne denli büyük bir orospu çocuğu olduğunu unuttuğumu sanma sayın ‘með svipur á lofti’…ileride tarihin tozlu sayfalarında da bu şekilde anılacaksın bunu bil…

  23. Anubis says:

    Yukarıda birisi ‘bu albüm yüzünden yeni çıkan albümleri dinleyemiyorum’ demiş. Yemin ediyorum ben de aynı durumdayım. Çıktığı günden beri müptelası oldum. Şarkı geçişleri, atmosfer, yarattığı hava, karanlık, gitar işçiliği, davullar her şey mi 10/10 olabilir ya?? Hayretler ve şaşkınlık içerisindeyim. Bi önceki albümlerine kıyasla resmen sıçrama yaptı adamlar ama iyi ki de yaptılar kendilerine Teşekkür ederiz. Kritik için de ayrıca teşekkürler.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.