# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
BETHLEHEM – Lebe Dich Leer
| 23.05.2019

Tanımadığım bir adam suratımı avuçlarken aklıma gelen albüm.

Dün öğle saatlerinde berbere gittim. “Saç sakal her şey sıfır olsun” dedikten sonra gözlüğümü çıkardım ve aynadaki bulanık suretime bakarak berberin işinin bitmesini bekledim. Berbere gitmeyi sevmem. Aslında bir acelem olmamasına rağmen her gidişimde “Biraz acelem var, 10 dakikada halledebilirsen süper olur” der, sakalı saçı sıfıra vurdurur çıkarım.

Dün de böyle oldu; saç sakal kesildi, sıra yıkamaya geldi. O dükkânda çalışmaya 15 gün önce başladığını söyleyen yeni berber arkadaş saçımı kestiği sırada yandaki diğer üç berber de başka müşteri olmadığı için YouTube’dan bir şeyler izliyordu.

“Çukur izliyor musun abi?” diye sordu berber. “Yok izlemiyorum, televizyonla pek aram yok” diye cevap verdim. Bu sırada dizide ağza alınmayacak küfürler havada uçuşuyor, herkes birbirinin anasına bacısına sövüyordu. Berber güruhu ise bu küfürlere “Ohahaha”, “Yıhahaha” diye gülüyordu. “Oha bu ne lan? Görmeyeli dizi sektörü epey değişmiş” diye düşünürken, seslerden anladığım kadarıyla bir kavga sahnesi başladı. Müzik yükseldi, coşkulu yaylılar ve vurmalılar girdi.

Tam bu sırada benim berber de kafamı ve yüzümü yıkamaya başladı. İşte o anda nasıl olduysa aklıma BETHLEHEM geldi.

Ensemde bir havlu, önümdeki lavaboya eğilmiştim. Tanımadığım bir adam şampuanlı elleriyle suratımı avuçluyordu. 2 metre yanımdaki laptoptan “Ananızı sikerim lağğğğn!! Yedi ceddinizi kâinata siktiririmmm!!!!” diye bağırışlar geliyor, birtakım berberler buna kahkahalarla gülüyordu. Arkada epik yaylılar eşliğinde coşkulu bir kavga müziği tüm mekânı sarmış, benim berber çilek kokulu şampuan ve bol su ile suratımı ovalıyordu.

Kapalı gözlerimin arkasındaki karanlıkta, etrafımı saran bu uyarıcıların müthiş çeşitliliğiyle hem çok acayip hem de çok ıslak bir 20-30 saniye geçirdim.

Tüm bunların bana BETHLEHEM’i hatırlatmış olmasına gelirsek, BETHLEHEM gerçekten de normal olmayan her şeyin kabul edilebilir olduğu, kariyeri boyunca minibüste içilmeye çalışılan bir çay kadar çalkantılı bir seyir izleyen, hem kapkara hem de bir şekilde çok renkli bir grup. İşin renk kısmı Jürgen Bartsch’ın Almanya’nın en sıkıcı, kasvetli ve sorunlu bölgelerinden birinden fırlayan rezil çocukluk ve ilk gençlik döneminden gelen “kaybedecek hiçbir şeyim yok ki :D” havasından geliyor. “Dictius Te Necare” başta olmak üzere ilk dönemiyle suicidal black metalin yapı taşlarını döşeyen Bartsch ve ekürileri, sonradan çok dolambaçlı yollara sapmış ve nihayetinde 2016’da çıkan ve kendi isimlerini taşıyan mükemmel albümle köklerine dönerek psikopatlığının zirvelerinden birini sunmuştu.

Şimdi karşımızda olan ve grubun tanımıyla “Yaşayarak Kendi İçini Boşalt” gibi bir anlamı olan “Lebe Dich Leer”, BETHLEHEM’in önceki albümüne kıyasla mahvolmuşluğun biraz törpülendiği ve grubun enerjik, groovy yanının daha çok öne çıktığı bir albüm izlenimi veriyor. Daha sert tonlu gitarlar, gruptan alışık olduğumuz taramalar, şunlar bunlar yine var. Ancak bunun yanı sıra, nasıl desem; daha MOTÖRHEAD’vari bir çiğlik, rock ‘n’ roll karakteri ve uçarılık da söz konusu. Her ne kadar vokallerde Oneilar yine harika bir iş ortaya koysa da “Lebe Dich Leer”i dinlerken bir önceki “Bethlehem”de olduğu kadar mahvolmadım, hayat ışığımın söndüğünü hissetmedim, “siz gidin ben burada kendi imkânlarımla ölürüm” demedim. Burada daha canlı, yer yer öfkeli, zaman zamansa deliliğini öne çıkaran bir BETHLEHEM var. Dolayısıyla “Lebe Dich Leer”in grubun en karanlık işlerinden biri olmadığını, ama yine de psikopatlığın, güvenilmezliğin müziğini yapmak adına üzerine düşeni yerine getirdiğini düşünüyorum.

Bu açıdan bakınca “Lebe Dich Leer” belki süründürmüyor, ama tekinsizliğiyle, huzursuzluğuyla, anlamsız enerjisiyle insanı geriyor, endişeye sokuyor. Albüm bu açıdan cidden dengesiz, şizofren bir havaya sahip; narin piyanolar bir anda susup yerlerini 8 telli boru gibi gitarlara bırakabiliyorlar. DARKENED NOCTURN SLAUGHTERCULT’tan da tanıdığımız Oneilar hanım zaman zaman daha net bir Almancayla ifade ediyor söyleyeceklerini, zaman zaman da hayatta sevdiği herkes gözleri önünde asit banyosuna atılmışçasına çığlık çığlığa bağırıyor, tertemiz deliriyor.

“Bethlehem”de karşımıza çıkan yavaş, atmosfer tarafı yüksek ama çok delirmeli şarkıların sayısı bu albüme kıyasla nispeten fazlaydı. “Lebe Dich Leer”de sadece “Ich weiß ich bin keins” ve “An gestrandeten Sinnen” özelinde bu tarz bir yoğunluk görüyoruz. Lakin Bartsch artık bazı konularda öylesine usta ki, pire için yorgan yakmayı da ufak bir kıvılcımdan yangın çıkarmayı da çok iyi başarıyor. Misal adını andığım şarkılardan ilki, dünyanın en minimal bas partisyonlarından birine sahip olmasına rağmen sağdan soldan eklenen bileşenlerle ve tabii ki Oneilar’ın tartışılmaz karizmasıyla bir anda aşırı derecede akılda kalıcı, ortaya dev karakter koyan bir şeye dönüşüyor. Bu gibi şeyler BETHLEHEM’i özel yapan ve bunca yıl sonra bile tehditkârlığını korumasını sağlayan konular. Şarkılarında yansıttıkları soğukluk, öteleyicilik, “seni aramıza almayacağız” hissi veren duygusuzluk öylesine baskın ki, tüm şarkılar bir araya geldiklerinde sizi kendilerine esir ediyor ve zehri seve seve içinize çektiğiniz bir nevi Stockholm sendromu oluşmasını sağlıyorlar.

Tüm bu değerli unsurlar toplaştığında “Lebe Dich Leer” benim için yılın en iyi albümlerinden biri hâline çok da zorlanmadan geliveriyor. Bartsch’ın BETHLEHEM’in ara dönemlerinde gittiği deneysel tarzlar her ne kadar takdir edilesi ve sevilesi olsa da grubun ilk döneminin şirretliği ile daha kırılgan bir ızdırabın harmanlandığı bu son iki albümü aşırı derecede olumlu bir adım olarak görüyorum. Yüzeysel ifadeyle suicidal black metal olarak nitelenen şu müzik, içinde o kadar çok farklı renk, doku, tat, acı barındırıyor ki hayran olmamak mümkün değil. “Lebe Dich Leer”in, tıpkı 2016’nın en iyi albümlerinden biri olarak gördüğüm “Bethlehem” gibi, 2019’un en iyi albümlerin biri olduğunu düşünüyorum ve çıktığı günden beri dinlemelere doyamıyorum. Gidişata bakılırsa BETHLEHEM virajlı kariyerinde yeni bir yaratıcı aydınlanma yaşıyor ve her an bir öncekini aşabilecek bir albüm çıkarma potansiyeliyle harikalar yaratmaya devam ediyor. “Lebe Dich Leer”e de “Bethlehem”e verdiğim notun aynısını veriyorum, arta kalan 1,5 puanı da herhangi bir eksikliği olduğundan değil, bir anda daha da iyisini yapabilme potansiyelini açık şekilde hissettirdiği için tampon bölge olarak saklı tutuyorum.

8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.90/10, Toplam oy: 21)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2019
Şirket
Propechy Productions
Kadro
Bartsch: Bas, elektronikler
Onielar: Vokal
Karzov: Gitar, elektronikler
Torturer: Davul
Şarkılar
1. Verdaut in klaffenden Mäulern
2. Niemals mehr leben
3. Ich weiß ich bin keins
4. Wo alte Spinnen brüten
5. Dämonisch im ersten Blitz
6. An gestrandeten Sinnen
7. Ode an die obszöne Scheußlichkeit
8. Aberwitzige Infraschall-Ritualistik
9. Bartzitter Flumgerenne
  Yorum alanı

“BETHLEHEM – Lebe Dich Leer” yazısına 6 yorum var

  1. deadhouse says:

    Kritiğe katılıyorum. Önceki albüm kadar duygusal sertlik barındırmadığı doğru ama bu albümün mükemmel olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

  2. McLorand says:

    Sonra niye bu ülkede millet karısını diz kapaklarından vuruyor? Çukur, bok, püsür sağ olsun.

  3. P L A G U E says:

    Geçen haftadan beri dinlemediğim 1 gün bile olmadı albümü. Abartı seviyorum öyle böyle değil. Yıllar önce ‘dark metal’ cd si elime geçtiğinde müzik setime takıp play tusuna bastığım gün…ulan beeee…

    Albümün önceki bir önceki albüm kadar depresif olmadığı çok doğru tespit ama bu benim ilk 3 parça ve 6. parçada triplerden trip beğendiğim gerçeğini değistirmiyor:) bir onceki albumde depresif/melankoli olayı daha cok goze sokulan yapidaydi, ozellikle son parcasi baya uç noktadaydı bu konuda. Bu albumde öyle bir parça yok. Şahsi fikrim bu albümü yaparken daha bi karanlığa odaklanmışlar. Ben bu tarz işlere ‘monotheist karanlığı’ adını veriyorum. Zerre kadar isik barindirmayan, yanında depresiflik bonusu ile gelen katran makinesi…şahsım adına seneye damga vuran albumlerden biri kesinlikle…

  4. crowkiller says:

    bir önceki albümleri ”bethlehem ” daha iyiydi sanki, bilmiyorum, çok ısınamadım, bugün bir daha dinleyeceğim

  5. şeyh hulud says:

    Bir albüme herhalde ancak bu kadar şey sığdırılabilirdi, her şarkıda farklı şeyler denemişler. Daha groovy, karanlık Bethlehem rock’n'roll’u tadında yollara sapmışlar. Bethlehem için söyleyince biraz garip oluyor ama gayet eğlenceli albüm olmuş.

    Albüme koymadıkları Asphenzitärer Vril-Unterpfand bonus şarkısı da çok iyi. Onu da araya bir yere sıkıştırsalarmış keşke.

  6. Rashid says:

    Son iki albümdür almış başını gidiyorlar. Umarım bu böyle devam eder. Tamam Bethlehem daha adamı yerden-yere vuran bir albümdü ama bu albümünde geri kalır bir yanı yok. Darkened Nocturn Slaughtercult grubunu pek sevmem ama Onielar’ın vokallerine bayılıyorum. Çığlık dediğin böyle olur uleyn.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.