# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
JORDAN RUDESS – Wired for Madness
| 24.04.2019

Jordan Rudess’ı anlamak.

Oğuz Sel

Ray Kurzweil’i bir şekilde duymuşsunuzdur. Teknoloji alanında çılgın fikirleri olan, fütürist, yazar ve daha pek çok sıfatın sahibi bir abi Kurzweil. Soyadından da anlayacağınız üzere klavye temelli müzik enstrümanları konusunda da adım atmış yıllar önce ve Stevie Wonder’ın yol göstericiliğiyle zamanının çok ötesine geçen klavyelerin üretimine katkıda bulunmuş. Yıllar önceki Dream Theater konserlerinde Rudess’ın ana klavyesi Kurzweil K2600X’ti. Kurzweil’in Rudess’ı veya Rudess’ın Kurzweil’i bulması, güzel bir tesadüf diyebiliriz. Zamanının ötesinde müzik enstrümanları üreten bir firmanın, zamanının ötesinde müzikler yapmayı planlayan bir virtüözle çalışması, bu virtüözün yıllar boyunca markanın bir nevi reklam yüzlerinden biri hâline gelmesi, bahse konu tesadüfün hoş bir yansımasıydı.

Jordan Rudess, sahne ekipmanını zaman içerisinde Korg Kronos serisiyle güncellemiş olsa da zihnindeki müzikal fikirleri gerçeğe dönüştürmek için hep yenilikleri kovaladı durdu. Wizdom Music ortaklığıyla Geoshred’den Morphwiz’e dek pek çok akıllı cihaz uygulamasının geliştirilmesine katkıda bulundu ve hatta geliştirilen bu uygulamalardan kendi de yararlandı. VST üreticileriyle içli dışlı oldu, NAMM gibi etkinliklerde markaların tanıtım yüzü oldu yine, farklı üreticilerin sanal enstrümanlarını Dream Theater albümlerinde de kendi albümlerinde de kullandı. Kurzweil’in, progresif rock/metal dünyasındaki karşılığı Rudess oluyordu bir bakıma. Rudess ilginç şeyler düşünüyor, teknolojinin elverdiği ölçüde bunları hayata geçiriyordu. Müzisyeni, ilham kaynağı olarak gördüğü Keith Emerson’dan, nispeten çağdaşı olan ama imza attığı ve yer aldığı projeler açısından daha farklı bir konumda olan Rick Wakeman’dan ayıran da bir bakıma buydu. Ele aldığı tüm teknolojik unsurları, en ince ayrıntısına kadar öğreniyor, üşenmiyor, bu elementleri müziklerine mükemmel şekilde yediriyordu.

Rudess tarafında, 15’inci stüdyo albümünde değişen bir şey yok. Bu defa hayallerini tematik olarak da bizlere yansıtıyor sanatçı. Teknolojinin, insan zihnini daha derin bir bilinçle güçlendirmesi ve nihayetinde yaşam kalitesini arttırması üzerine kurulu olan konseptle yola çıkan “Wired for Madness”, karakterin dijital “öteki” dünyaya geçişi ve yaşadıklarından kesitleri dinleyiciye yansıtıyor. Üç bölümden oluşan Part 1 ve yedi bölümden oluşan Part 2’de, anlatılan hikâyenin gidişatıyla örtüşen bir müzikal altyapı mevcut. Yapıma adını veren iki bölümlük eserin ardından konseptten bağımsız altı parça daha bulunuyor. Off the Ground, Rudess’ın çocukluğunda sıklıkla gördüğü bir rüyadan hareketle hazırlanan bir eserken Drop Twist ise az önce bahsettiğim NAMM etkinliklerinden birinde Rudess’ın OrKeystra için hazırladığı bir parça olarak öne çıkıyor. OrKeystra’daki diğer müzisyenler; klavyeyi âdeta bir basgitar gibi kullanmasıyla ünlü olan Marco Parisi, LoTR serisinde Frodo’yu oynayan oyuncuyla tamamen isim benzerliği yaşayan genç davulcu Elijah Wood ve tabii ki bizim Eren, Eren Başbuğ.

“Wired for Madness”; 1993 çıkışlı “Listen”, 2001 çıkışlı “Feeding the Wheel”, 2004 çıkışlı “Rhythm of Time” ve cover albümü olduğunu saymazsak “The Road Home”un ruhani devamı niteliğinde bir eser aslında. Rudess’ın diskografisinde progresif rock/metal albümlerin bunlar olduğunu düşündüğünüzde, bu tür müziklerin üretim süreçlerinin daha zorlu, zahmetli ve uzun sürdüğünü varsayabiliriz pekâlâ.

Beklediğimden çok ama çok yıllar sonra çıkan “Wired for Madness”ta Rudess, almış eline sazını, kendinden bekleneceği üzere klavye tuşlarını ağlatmış tam anlamıyla. Sanatçıyla özdeşleşen süslemelerin sayısı azalmış olsa da hız ve icra zorluğu noktasında “meydan okuma” tarafında herhangi bir geri adım yok, bilakis albümdeki bazı parçalar, -hâliyle- tek kişilik şova doğru kayıyor. Kendisinin de kabul ettiği üzere yer yer Emerson Lake Palmer’a doğru kayışlar oluyor, yeri geliyor Pink Floyd tınlıyor kulaklarda. Kimi şarkılara caz unsurları hükümranlık ediyor, kimilerinde ise progresif rock rüzgârları esiyor. Her şey mükemmel her şey çok iyi demeyi çok isterdim ama yine çıkıntılık yapıp tatsız yanlardan bahsetmeden edemeyeceğim. Yapımda beni rahatsız eden şeylerden biri, Rudess’ın seçtiği bazı seslerin aşırı çocuksu/çizgi film ayarında durması ve şarkıların/konseptin ciddiyetini alıp götürmesi. Elinin altında yüz binlerce ses varken aklındaki fikirleri müziğe dönüştürmek için neden bu tür sesleri seçtiğini anlamakta güçlük çekiyorum açıkçası. Bu sesler kadar beni rahatsız eden diğer unsur da şarkıların rotasının birden değişmesi ve yine bu garip seslerin kullanılması (Part 1.3’ün yarısından itibaren, Part 2.3’ün yarısından itibaren, en bariz örnekler mesela).

Tüm bu işitsel hengâme içerisinde Rudess’a eşlik eden, konuk sanatçılar da bulunuyor elbette. Zira albüm, şimdiye kadarki en kalabalık konuk sanatçı topluluğuna ev sahipliği ediyor. Rod Morgenstein, Marco Minnemann, John Petrucci, Joe Bonamassa ve Vinnie Moore, konuk sanatçılardan bazıları. Konuklar arasında James LaBrie ve Marjana Semkina gibi isimler de var.

Belirtmeden geçemeyeceğim. Jordan Rudess’ın tüm diskografisi içerisinde bence en iyi albüm kapağı “Wired for Madness”ınki. Hele hele üzerindeki gömleği ve gözündeki güneş gözlüğünü çıkarmadan çektirdiği pozlarla şekillenen “All That Is Now” ve “Explorations” albüm kapaklarından sonra… Yapımın herkese hitap ettiğini söylemem mümkün değil ancak progresif rock/metal ile bir şekilde ilgileniyor, bu tarz yapan grupları takip ediyorsanız, sizin için değişik bir deneyim olabilir “Wired for Madness”.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (4.59/10, Toplam oy: 44)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2019
Şirket
Music Theories Recordings
Kadro
Jordan Rudess: Vokal, klavye

Konuklar:
Marco Minnemann
Elijah Wood
James LaBrie
Vinnie Moore
Guthrie Govan
Joe Bonamassa
John Petrucci
Daha bir sürü konuk sanatçı
Şarkılar
1. Wired for Madness - Part 1
2. Wired for Madness - Part 2
3. Off the Ground
4. Drop Twist
5. Perpetual Shine
6. Just Can't Win
7. Just for Today
8. Why I Dream
  Yorum alanı

“JORDAN RUDESS – Wired for Madness” yazısına 8 yorum var

  1. şeyh hulud says:

    Heroes of Might and Magic 3′teki tower kalesinin herolarına benziyor kapak.

  2. Boba Fett says:

    2 tane 1 puan verilmiş. Şu troll oyların önüne geçilemez mi acaba? Bir emek var, beğenmezsin, eleştirir ve öyle puanını veririm ama trollüğün lüzumu yok.

    Boba Fett

    @Boba Fett, Kadroya bak verilen puana bak, bu albüm bu puanı haketmiyor. Çok başarılı bir albüm, en azından ortalaması 7 falan olmalı.

  3. MusicGuru says:

    Müzikal dinleme tecrüben belli ki yetersiz kalıyor o geçişler ve ses seçimleri hiç de yersiz değil kontrastı mükemmel yakalamış bu albümde. ben hiç bir tatsız yan göremedim bu albümde şu albüme 8 vermeni takdir ettim.

    Ouz

    @MusicGuru, E o zaman nick’inin hakkını ver de örnek gösterdiğim bölümlerdeki seslerin mantığını, yeterli müzikal dinleme tecrübenden destek alarak anlatıver.

    Siyah forma

    @Ouz, Hakkın var dostum o sesler acaip yersiz ve gıcık ediyor ,baya bir Hello Kitty şarkısı olmuş.bira yerine nesquik+süt sevenlere hitab edecek bir şarkı…

  4. MusicGuru says:

    Marco Minnemann’ın Schattenspiel albümünü dinlesen muhtemelen 7 verirsin :)

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.