# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Tartışma
Basketbol
| 21.11.2018

Kerem Tunçeri! Kerem Tunçeri! Kerem Tunçeri! Kerem Tunçeri! Kerem Tunçeri!

Spor odaklı yeni bir tartışma başlığıyla bir kez daha birlikteyiz. Bu kez basketbol konuşalım, NBA’inden EuroLeague’ine her şeyden dilediğimiz gibi bahsedelim istedik.

NBA’deki favori oyuncularınız, takımlarınız kimler? NBA’den mi EuroLeague’den mi daha çok zevk alıyorsunuz? LeBron James Lakers’ı, Kawhi Leonard Toronto’yu play-off’lara taşıyabilecek mi? Jimmy Butler 76ers’da aradığı ortamı bulur mu? Shaqtin’ A Fool’daki favori gedikliniz kim? Yılın çaylağı Doncic mi yoksa başka adaylarınız var mı? Furkan Korkmaz 76ers’dan sonra nereye gitmeli, Cedi Cavaliers’da daha etkin bir rol üstlenmeli mi? Fenerbahçe Final Four’da kimle final oynar? Sokrates, Murat Murathanoğlu’nun da gelmesiyle ülkemiz basketbolunun zirve platformu hâline geldi mi?

Tüm bunları ve daha fazlasını istediğimiz gibi konuşalım diyor, alley-oop’u tamamlayıp smacı basmanız için topu çembere doğru gönderiyoruz.

  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Yorum alanı

“Basketbol” yazısına 67 yorum var

  1. Basketbol izleyiciliği konusunda baya şanslıyım, çünkü bilinçli olarak izlediğim ilk basketbol maçları Bulls-Utah 97 final serisiydi. Jordan’ın grip hâliyle 38 sayı attığı maçı izledim mesela. Bir tarafta Jordan, Pippen, Rodman, Kukoc, Kerr, Harper; diğer tarafta Malone, Stockton, Hornacek gibi adamlar vardı. Dolayısıyla kaliteli bir başlangıç oldu.

    Shaq’ı ilk tanıdığımda Orlando’da oynuyordu, şimdi o maçların videolarını izleyince çok garip geliyor; baya zayıfçana bir gençmiş o zamanlar.

    Şimdi işe dönmem lazım, daha bir sürü şey yazacağım buraya.

  2. Berca B. says:

    Basketbol dinamik yapısıyla, insanları ayağa kaldıracak hareketlerinin bolluğuyla, dramatik anlara ve hatta bu anların peşpeşe gelmesine aşırı müsait haliyle, tek bir kişinin inat edip, savaşıp, tek başına oyunu alabilmesiyle, tek bir maçta bile bir çok hikayenin çıkabilmesiyle benim hayatımda izlemekten açık ara en keyif aldığım spor.

    Bu sporun da en üst seviyesi tabi ki NBA’de oynanıyor. NBA’deki yetenek seviyesi o kadar yükseğe çıktı ki, set hücumlarıyla ağır tempoyla oynamak gibi bir seçenek resmen kalmadı, hemen her atlet bu şematik oyunları paramparça edecek donanımlara sahip oldu ve bu yüzden aşırı süratli bir oyun oynanıyor artık NBA’de. Bu kadar sürate rağmen bir şekilde halen kontrollü olabilmeleri de yeteneklerinin seviyesini gösteriyor. Tabii ki bu bir zevk meselesi ama Avrupa’da oynanan ve “o kadar da yetenekli olmamak”tan kaynaklanan set hücumu odaklı oyuna bakınca, Premier Lig’le Süper Lig arasında gibi bir fark görüyorum şahsen. Herkesin kabul edeceği gibi Avrupa’nın set hücumunda ustalaşmış herhangi bir takımı, NBA’deki çılgın tempoyla oynayan herhangi bir takımla ciddi bir maç yapsa tokat manyağına döner, ruh sağlıkları bozulur. Kaldı ki Avrupa’da el üstünde tutulan hemen her oyuncu ya NBA’de tutunamamış, ya da seçilmemiş oyuncular. NBA iyi Avrupalıları zaten havada kapıyor artık (Doncic, Jokic, Porzingis, Giannis, Gasol kardeşler vs).

    Böyle aşırı kaliteli bir ortam olunca da takım tutmak zorlaşıyor benim için, herkes muazzam yani kimi tutucan? Oyunun kendisini takdir etmek çok daha kolay geliyor bana. Eskiden basketbolun Real Madrid’i gibi gördüğüm, tüm yıldızları toplayıp herkesi tokatlamalarına sinir olduğum Lakers’a olan antipatim bile bitti, iyi oynuyorlarsa ne ala (ki zaten yıllardır berbatlar-dı). Yine de Warriors (benim çocukluğum ve ergenliğim boyunca hep en kötü takım olup sonunda draftlardan aldıkları oyuncularla coştukları için), Clippers (hep Lakers’ın gölgesinde kaldıkları için), Spurs (mükemmel işleyen bir organizasyon oldukları için), Nets (çocukluğumdaki süper Kidd-Carter-Jefferson’lu takım hatrına) ve tabii ki Chicago sempati duyduğum takımlar.

    Lan şimdi dönüp baktım da amma yazmışım ya. Neyse şimdilik bu kadar olsun. Bu arada Fantasy NBA oynayan var mı aramızda? Senelerdir Johnny’lerle Fred’lerle oynamaktan sıkıldım, varsa aramızda meraklısı toplaşıp oynayalım (seneye).

    Ahmet Saraçoğlu

    @Berca B., Warriors konusu aynen dediğin gibi, eskiden en kötü takımdı uzak ara. İlk kez PC aldığımda ilk satın aldığım oyun NBA ’96′ydı ve Warriors cidden rezaletti.

    Benim bir de tek bir oyuncudan dolayı sevdiğim takımlar vardı. Mesela Mookie Blaylock’ın adını sevdiğimden Atlanta Hawks çekici geliyordu. Aynı şekilde o dönem çaylak olan Iverson nereye giderse o takım kazansın istiyordum. Shawn Kemp’in Seattle’daki smaçlarına hastaydım, Jason Kidd aşırı karizmaydı, Vince Carter’ın o efsane smaç yarışmasını izlemek müthişti, bir de o dönem (96-97) Jordan-Malone dominasyonunda Grant Hill efsane oynuyordu diye hatırlıyorum.

    Tabii o zamanlar 40 sayı falan muazzam performanstı, bugün iki maç arka arkaya 51-60 sayı atan manyaklar var.

    Berca B.

    @Ahmet Saraçoğlu, Warriors’ın tarih boyunca yaptığı büyük hatalar + genel şanssızlıkları/laneti üzerine bir yazı okumuştum, cidden akıl alır gibi değil olan bitenler. 90′larda da Run TMC (Tim Hardaway/Mitch Ritchmond/Chris Mullin) döneminde başarıya yaklaşıp sonra yine sıçıyorlar bir şekilde ve hep en kötü takım kalmaya devam ediyorlar.

    Bu arada benim de NBA’de en sevdiğim 5 smaç arasına Shawn Kemp’in şu ünlü smacı girer kesinlikle: https://www.youtube.com/watch?v=l2GaAWdHwsw

    Smacın kurbanı da Alton Lister, yine bir Warriors oyuncusu.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Berca B., müthiş smaç ama o smaç sonrası sevinci şimdi yapsa teknik faul verecek hakemler var şu an.

    Berca B.

    @Ahmet Saraçoğlu, ahaha alttaki yorumlardan biri de şimdiki durumu süper özetlemiş:

    Dee Brownboi
    3 years ago (edited)
    1992 – Applause
    2015 – Applause plus a fine, technical foul for excessive taunting and a warning from the league office
    2025 – Life in prison without parole

    Ahmet Saraçoğlu

    @Berca B., haha yorumlara bakmadan yazdım ama cidden öyle.

    cagatay

    @Berca B., http://grantland.com/features/how-annoy-fan-base-60-easy-steps/

    Warriorsla ilgili yazının bu olması lazım. Kesinlikle okunmalı.

  3. deadhouse says:

    Real Madrid bu sene çok iyi. Futbolda olduğu gibi basketbolda da kupayı üst üste alacaklar gibi duruyor. Fenerbahçe ve CSKA final four garanti gibi. Diğer 13 takım 4. takım olmak için mücadele veriyor. Bu 4. takım da Milano ya da Efes olacak bence. Şampiyon kim olur bilinmez. Tek maç üzerinden oynanıyor ne de olsa. Bence yine Real Madrid olacak.

    NBA’e gelirsek; Bir kere Doğu ve Batı diye ayırmak lazım. Direkt NBA şöyle böyle demek Batı’daki takımlara hakaret. Doğu’da Toronto, Philadelphia, Boston ve Milwaukee dışında diğer takımların bir şansı yok bence. Şu ana kadarki performanslarının süreceğini düşünmüyorum. Orlando, İndiana gibi takımların gerçek konumları bu değil. Batı’da ise neredeyse her takımın şansı var ve normal sezon sona erene kadar bu çekişme devam edecek gibi. Batı ile Doğu arasındaki farkın bu derece açılması NBA aleyhine. İnsanlar artık Batı’da ne oluyor diye bakıyor. Miami’yi, Washington’ı, Orlando’yu, New York’u, Nets’i, Chicago’yu, Cavaliers’i, Pistons’ı, Atlanta’yı vs. kimse merak etmiyor. Bu kadar farkın spordaki en önemli şey olan rekabete ağır darbe verdiğini düşünüyorum. Bu sene şampiyonluk da çok çekişmeli geçecek. Batı şampiyonluğu da, NBA şampiyonluğu da sürprizlerle dolu olabilir. Doğu takımları çok kötü ama Toronto, Boston çok iyi. Bu iki takımın şampiyonluk şansı epey var. Batı’da Curry döndüğünde ve Golden State’deki sorunlar çözüldüğünde yine şampiyonluğun en büyük adayı Golden State olacak. Yalnız kolay olmayacak. Steve Kerr’ün dediği gibi gerçek NBA şimdi başlıyor şu ana kadar rüyadaydılar. Golden State haricindeki en büyük favorim Houston.

    Favori oyuncularınız kimler sorusuna bir sürü yanıt verilebilir. Gerçekten çok iyi oyuncular var. Ben bu sene MVP’nin kim olacağını merak ediyorum. Şu ana kadar ortada gibi bu yarış. Giannis de olabilir, Davis de, Lebron da. İleriki aşamada yeni isimler aday olabilir. MVP yarışı da çok çekişmeli olacak. Merak ettiğim başka bir husus Giannis’li Milwaukee’nin sezon sonunda ne yapacağı. Şampiyonluk adayı haline mi gelecekler, yoksa bu performasnları düşecek mi. Beklentiler ortada şu an. Ve son olarak şunu söylemek istiyorum: Kawhi Leonard gerçekten harika bir oyuncu. Toronto’nun yıllardır süregelen play off’ta sıçma şanssızlığını bu sene kırabilecek ve Toronto’yu şampiyon dahi yapabileceğine ihtimaller arasında görüyorum.

    riser

    @deadhouse, ya ben toronto’yu banko finalist görüyorum nedense. her sene zaten bu adamları lebron’lu takımlar durdurmuyor muydu?

    gerçi antetokounmpo da bu seneki bölüm sonu canavarı olabilir. malum milwaukee de epey bir ileri adım atmış gibi.

  4. Son dönemde NBA ile ilgili en komik şeyler:

    1) James Harden’ın sakalı
    2) Westbrook’un istatistik kasmak için sayı alabilecekken asist yapması, takım arkadaşlarıyla rebound mücadelesine girmesi
    3) Fultz’un topu elden ele hoplatarak yukarı çıkardığı yeni serbest atış kullanma şekli

  5. Bir de Westbrook’un şurada topla dolaşmaya çıkmasına hastayım ahaha

    https://youtu.be/8GnJ7xe-2MY

    Berca B.

    @Ahmet Saraçoğlu, ahaha bu anın ben de hastasıyım ya. NBA’le ilgili en sevdiğim şeylerden biri de spiker ve yorumcular. Her maçı eski Flash TV’deki Amerikan Güreşi spikerleri edasıyla süper bi goygoy+acayip bir bilgi birikimi karışımıyla anlatıyorlar

    Ahmet Saraçoğlu

    @Berca B., aynen. Bir video daha var, onu da aradım da bulamadım. Takımları ve oyuncuyu hatırlamıyorum, son saniyede pota altından karşı potaya sallıyor topu ama top potayı 30 metre falan aşıp seyircilere gidiyor. O kadar ayarsız bir atış görmedim NBA’de.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Ahmet Saraçoğlu, tamam buldum.

    https://www.youtube.com/watch?v=ZqOOF9vIQrI

    Cidden nasıl bir elinin ayarı olmamaktır.

  6. Ahah aklıma geldikçe buraya yazıcam. Huertas’ın şu arkası dönük yolo şutu da inanılmaz.

    https://youtu.be/qtaSyOSQV88

  7. FIRAT TALE says:

    nba ile ilgili nedense kavga videolarina bayiliyorum acar tekrar tekrar izlerim. 70 ve 80 lerde cok acaip kavgalar olmus. alttaki linkte bicogu var.

    https://www.youtube.com/watch?v=u_Zxk8y3_uI

    Favorilerim:

    - Isiah Thomas’in kasi patladiktan sonra herkesin ortasinda yardimci kocu bogazlamasi ahaha film gibi sahne yeminle.

    - Larry Bird’in her kavgada yerlerde surunmesi ama sinsice millete arkadan cakmasi.

    - Jordan in Reggie Miller in tahriklere dayanamayip dalmasi, o dalma anindaki Jordan in gozlere dikkat adamin nefreti okunuyor resmen 4.48 te basliyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=PPd3Ar8tP3g

    - yine Isiah Thomas in oldugu yerden rakibin pivotunu yumruklamaya calismasi aralarinda 30 cm var haha bu da cok bomba bir sahnedir.

    - abdul jabbar in tek yumrukta beyaz oyuncuyu yere cakmasi, adam oldu diye korkmuslar ilk etapta.

    - ve favorim kesinlikle Shaq vs Barkley. Sanirim Shaq e tarihte ilk ve tek bulasan adam Barkley. korkmadan topu Shaq in surata atmasi sonra uzerine atlayip yere sermesi efsane bir olay. Shaq e bu tarz satasan ve dalan baska bir oyuncu hatirlamiyorum.

    https://www.youtube.com/watch?v=6KQFxxHmVMc

    Ahmet Saraçoğlu

    @FIRAT TALE, bir tane daha var. Bynum 17 yaşındayken bir pozisyonda önce Shaq Bynum’ın aklını alıyor, sonra da Bynum Shaq’tan sıyrılıp intikam smacı basınca aşırı gaza gelmiş, gidip bir de Shaq’a omuz atmıştı. Shaq da git la bebe dercesine itmişti, ama gözlerinden “oğlum senin ağzını yüzünü…” diye düşündüğü görülebiliyor.

    https://youtu.be/eri9mW56R6k

  8. FIRAT TALE says:

    Avrupa basketbolundaki favori kavga da Yunanistan vs Sirbistan.

    https://www.youtube.com/watch?v=82D7i_YRiME

    - Ortalik karismisken Krstic in arkadan Schortsanitis’e yarin olmayacak gibi yumruk saydirmasi ve Schortsanitis noluyo lan diye kalkinca tiris tiris kacmasi.

    bir de 93 korac finalinde Efes – Aris maci. Tabi burda Yunan taraftarlarin buyuk serefsizligi var, Efes’in oyunculara saldirip bir kacini yaraliyorlar.

    https://www.youtube.com/watch?v=ZEgnfmQ_pCM

    Ahmet Saraçoğlu

    @FIRAT TALE, Korac finali inanılmazdı. Maç bitince sanırım Show TV’ydi, hemen reklama gitmişti, kupa törenine 1-2 saniye kala yayına dönmüştü. Babam reklamlar uzayınca delirmişti, Show TV’yi arayıp “sanki her yıl kupa alıyoruz, yayını verin de kırk yılda bir kupa aldığımızı görüp gururlanalım” diye laf etmek için kanalın telefonunu aramıştı telefon rehberinden ahah

  9. deadhouse says:

    Bu arada belirtmeden geçmeyeyim. Şahsen hayatımda izlediğim en heyecanlı maç Türkiye – Sırbistan Dünya Şampiyonası maçıdır. Maçı kahvehanede izliyordum. Ben ve arkadaşım haricinde kahvehanede basketbolla ilgili bir iki kişi daha vardı, yoktu. Yalnız toplamda 200 kişi falan maçı izliyor haldeydi. O basketle hiç ilgili olmayan 200 kişi nasıl destekliyordu, nasıl heyecanlanıyordu her pozisyonda, hiç unutamam. Birbirini tanımayan onca kişi maç bittiğinde birbirine sarılıyordu. Çok güzeldi, çok heyecanlıydı. Hiç unutmam.

  10. Godless Killing Machine says:

    Çocukken babam kocaman bi Jordan posteri getirmişti odada yıllarca asılı kaldı. İnsanlar hala Jordan ile başkalarını kıyaslayınca garip geliyor yok Lebron yok Kobe falan. Tartışılmaz kıyaslanamaz bi efsaneydi o zamanlar.

    2004 Detroit hayatımda ilk sevdiğim takımdı. Ben de tıpkı Berca gibi sadece oyunu takdir etmemenin imkansız olduğunu düşünüyorum, dolayısıyla herhangi bir takımı tutmak komik geliyor. Bir tek Billups-Hamilton-Prince-Rasheed-Ben Wallace beşi aklımdan çıkmıyor. İzlediğim en unutulmaz takımdı, ya da bana öyle geliyordu. O şampiyonluktan sonra NBA ile çok alakam kalmadı, yıllarca takip etmedim. Amerika’ya gelince bir akşam kafama dank etti, artık gecenin sikinde kalkıp maçları takip etmek zorunda değildim. Hemen bakındım, ligin başladığından bile haberim yok. Öylece başladım tekrardan izlemeye.

    Geçenlerde Knicks maçına gittim. O kadar hoşuma gitti ki o ekranda izlenen şeyi parkede izlemek. Kız arkadaşımın babası hasta Knicksli. Reisle arayı iyi tutup zamanla çökmeyi düşünüyorum onun kombineye.

    Bir de kesinlikle NBA dünyanın diğer yerlerinde Amerika’ya oranla daha çok seviliyor. Beyzbol ve Amerikan futbolu gibi iki sıkıcı ötesi oyuna daha çok rağbet etmelerine bir türlü anlam veremiyorum.

    Siyah forma

    @Godless Killing Machine, Amerikan futbolu yine iyi, estetik işler var oyun kurucunun topu nasıl kullanacağı,diğer elemanların aldığı pozsiyon koşular bilmemne,satranç gibi bazen hamle hamle ileri gitme,baya heyecanlı da oluyor ama beyzbol’u bende hiç anlayamıyorum insanlar nesini seviyor..yani en sıkıcı spor golf denir ama onda bile bir yetenek,beceri var.beyzbol ise feci kofti spor.

  11. Dünkü Lakers-Cavs maçı çok iyiydi. Cedi kendini aştı, 7′de 5 üçlük attı. Lebron maç bitince gitti Cedi’ye sarıldı.

    https://www.youtube.com/watch?v=TUgWDRTjDxA

    Canoir

    @Ahmet Saraçoğlu, son çeyrek çok çekişmeliydi hakkaten. Lakers bi anda 10-0′lik seri bulmasa Cavs maci goturebilirdi de. Seriyi sonlandiran da Cedi oldu bu arada. Cok kritik 2 ucluk atip Cavs’i macta tuttu.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Canoir, arada bi tane hiç baskı yokken air ball attı, bi tek onu anlayamadım. Videoda 36. saniyede.

    Canoir

    Çok iyi oynadigi bir mac vardi bi kac hafta oncesinde. Onu saymazsak eger dusuk yuzdeyle sut atiyor. Sutlarini gelistirmesi lazim devamlilik acisindan.

    Berca B.

    @Ahmet Saraçoğlu, maçı daha izleyemedim ama şimdi istatistiklere baktım, en çok hiç top kaybı yapmamasına sevindim. Süper maç çıkarmış belli ki, eve gidince hemen izleyeceğim

  12. FIRAT TALE says:

    Paul George’ un su 3lugundeki karizmasi:

    https://www.youtube.com/watch?v=3E0zAT9fNkY

  13. Berca B. says:

    Bu arada dün Anthony Davis de kariyer 10.000′inci sayısına ulaştı ve 5×5 yaptı (12 sayı, 16 rebo, 6 asist, 5 top çalma, 5 blok) ve bunu tarihte başaran 21. oyuncu oldu. Böyle efsane bi performansa rağmen maçı eşitleyecek serbest atışı kaçırdı ve 1 sayı farkla kaybettiler.

    Diğer tarafta Milwaukee çok çok dehşet bir takıma dönüşmüş. Mike Budenholzer’ın Atlanta’daki efsane sezonunun hastasıydım ve benzerini burada da yapıcak gibi. Portland gibi senenin iyi takımlarından birine 43 sayı fark atmak nedir ya, akılalmaz bişi cidden.

  14. 4 saat önce Hamidou Diallo çok korkunç şekilde sakatlandı. Bazıları sadece bileği burkulmuş diyor ama görüntü feci. Yarın açıklanacakmış durumu.

    https://youtu.be/VKf-USpq9R4

    Berca B.

    @Ahmet Saraçoğlu, off cidden korkunçmuş be. Gerçi birkaç hafta önce de Caris Levert buna benzer bi görüntüyle sakatlanmıştı (hatta onun ki geçen seneki Gordon Hayward sakatlığına benziyordu daha çok), ama bileğinin yerinden çıktığı ve kırılmadığı açıklandı daha sonra. Sezon bitmeden geri dönebilecek hatta.

    Umarım Diallo’nunki de böyle bişiydir en fazla.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Berca B., inanılmaz ama sadece bilek burkulmasıyla yırtmış çocuk.

    FIRAT TALE

    @Ahmet Saraçoğlu, tam sakatlanma aninda kapadim bu ne ya.

    Ahmet Saraçoğlu

    @FIRAT TALE, benim de içim kıyıldı ilk gördüğümde. Ama çok daha korkunç sakatlıklar var NBA’de. Kaval kemiği derisini yırtıp çıkan Kevin Ware var mesela. Bench’in tam önünde oluyor, bench’tekiler korkudan deliriyor. Hayatımda gördüğüm en kötü sakatlık olabilir. Korkunç bir şey. Rahatsız olacağını düşünen izlemesin.

    https://youtu.be/7qfiXlKywhA

    Firat Tale

    @Ahmet Saraçoğlu, en son hayward i izledim boyle dedim bir daha kesinlikle izlemiycem o yuzden bakmadim Ahmet :)

  15. Neredeyse tam 25 yıl önce bugün (20 Kasım 1993) Shaq Orlando’da manyak bir triple double yapmıştı.

    24 sayı, 28 rebound, 15 blok

    15 blok ulan

    https://youtu.be/4IW5BjZzKjY

    riser

    @Ahmet Saraçoğlu, shaq’ın kariyeri boyunca aslında potansiyelinin çok daha azını kullandığı ispatlayan maçlardan biri daha…

    Firat Tale

    @riser, Zion Williamson diye bir babayigit geliyor simdi yeni Shaq diyorlar boy kisa 2.01 ama 129 kg ve baya da atletik, ilerleyen zamanlarda pota altini domine edecek oyunculardan biri olabilir.

    riser

    @Firat Tale, cüssesine oranla saçma bir fiziğe sahip gerçekten. kolejde yapamaz derken orayı da kasıp kavuruyor. ama shaq tarzı bir dominasyon sağlayamaz oynadığı pozisyon dolayısıyla diye düşünüyorum.

  16. den4x says:

    detroit pistons… ilkokuldan beri desteklediğim, adeta galatasaraydan sonra ikinci takımım. all starda 4 pistonslı oynadığı dönemlere tekabül ediyor büyük aşkın başlangıcı. gerçi şu an gsyi hiçbir branşta takip etmiyorum ama, yani.

    andre drummond… such waste of a hayvan gibi yetenek. bu sezon izlemedim henüz maçlarını ama o potansiyeli ziyan edişini gördükçe üzülüyordum. 20-20 gidiyor şimdi tabi. bakıcaz…

    benim içimde bastırılmış bir holigan yatıyor diye düşünüyorum çünkü taraf tutmadığımda maçları izleyesim gelmiyor. izleyince falan keyif alıyorum, kaliteli futbol maçları, her türlü çekişmeli basketbol maçı, tenis vs aşırı keyif veriyor. ama hiç açıp da izleyeyim demiyorum hür irademle. sıkıcı boktan spor toto lig sendromu da olabilir tabii.

    keyifle izlemek diyince miami – spurs finali geldi bak şimdi aklıma, ulan ray allen yapmayın çocuklar yapma volkan… oyuncu hakkı değişikliğimiz de doldu… attı işte gitti kupa…

  17. Basketbolda yılın skandalı Dwight Howard’dan geliyor. Skandal tarafı Howard’ın transeksüellerle birlikte olması değil tabii, sonradan ilgili tarafı takım olarak ve bir papaz aracılığıyla tehdit etmesi ve karşı tarafın da her şeyi bir bir ortaya dökmesi.

    Ama tabii herkes tehdit/taciz kısmını atlayıp Howard’ın cinsel yönelimiyle dalga geçiyor.

    https://twitter.com/MasinElije/status/1066522890865131520

    Godless Killing Machine

    @Ahmet Saraçoğlu, Utah’da soyadı Collins olan vasat bi pivot vardı o eşcinsel olduğunu açıklamıştı sanırım bir tek. Howard kendisi açıklamamış gerçi ama eşcinselliği bilinen ilk süperstar oyuncu oldu herhalde.

    Berca B.

    @Ahmet Saraçoğlu, ahahahah Washington Wizards bu sene nasıl bir sirk oldu böyle ya? Her gün yeni bir skandal yaşıyorlar. Zaten geçen günlerde herkesi takasa açmışlardı, şimdi tüm takımı takaslayıp, koçları kovup, hatta üstüne kendilerini de kovup, stadı da havaya uçurup her şeyi en baştan kurmaya başlasalar anca bu senenin travmasından kurtulurlar.

    Canoir

    Howard’i bi zamanlar inanilmaz sempatik bulurdum. Lakers’a kaybettikleri final serisinde inanilmaz uzuldugumu hatirliyorum. Sonrasinda Magic’ten Stan van Gundy’yi kovdurmasiyla baslayan surecle birlikte tam bir hiyara donustu. Boyle gerizekalica bi vukuata karistiysa da zerre sasirmam. Bunu yapacak kadar dangalak bi adam cunku.

    Berca B.

    @Ahmet Saraçoğlu, bu arada şimdi yeni haberleri okudum da trans kadın geçen sene de bir rapçiyi (Playboi Carti) gay olmakla itham edip fake instagram konuşmaları hazırlamış, sonra gerçek ortaya çıkmış. Howard’la yaptığını iddia ettiği instagram konuşması da kolaylıkla hazırlanabilen bir şeymiş: https://www.youtube.com/watch?v=72lAIdiQeCE

    Telefon görüşmelerindeki sesin aşırı anlaşılmaz olması + kadının da “Industry Hoe” isimli kitabını pazarlama döneminde olması sebebiyle ben şimdilik nötr tarafa geçiyorum. Howard fena bir tezgaha gelmiş olabilir.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Berca B., hmm, anladım. Bakalım resmi bir açıklama gelir elbet.

  18. YouTube’un en iyi basketbol kanallarından biri. Kısa kısa analizler ve hepsi de mantıklı, gayet bilgilendirici. Yeni bir kanal ve takipçi sayısı hızla artıyor. Tavsiye ederim.

    https://www.youtube.com/channel/UCmwxBk7Af9OnnloGZzp6JnQ/videos

    Berca B.

    @Ahmet Saraçoğlu, daha linke tıklamadım ama Heat Check diye tahmin ediyorum. Göndere basar basmaz kontrol edicem bakalım tutmuş mu.

    Berca B.

    @Berca B., yeah.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Berca B., ahah, Heat Check’teki pembe ışıklı eleman net adamdır.

    Berca B.

    @Ahmet Saraçoğlu, aynen öyledir. Videoları ittire ittire 10 dakikanın üstüne çıkaran diğerlerinin aksine 2-3 dakikada olayı anlatıp bitiren adam baş tacıdır.

  19. Dün Kawhi’ın aldığı teknik faulü gördükten sonra, gerçekten de NBA’in en kötü tarafı hakemler.

    Adama yapılan %1000 faulü görememeleri zaten skandal, sonra Kawhi gibi sakin adamın ufacık bir tepkisine bile anında T’yi yapıştırdılar (Daha önce sadece 1 kez teknik faul almış o da 2012′de).

    Şuna nasıl faul çalınmaz, 42. saniyede kabak gibi görülüyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=elWyc3KVKYU

    Serdar Aziz’in penaltıyla alakası olmayan pozisyonunu görememek kadar kazmaca bir şey bunu görememek.

  20. Ant Arın Şermet says:

    Herkes NBA’den giriş yapmayı tercih ettiği için ben de NBA’den giriş yapıp yakın zamanda olan bir olaya değinmek istiyorum. Golden State’in 4 süperstarlı ilk beşinin en psikopat ve sorunlu ikilisi olan Durant ve Draymond’un birbirleriyle girdikleri ağız dalaşı ve sonrasındaki kavga…(https://www.youtube.com/watch?v=i8RwFHXQXUg) Bu videoda Durant’in;”That’s why I’m hot” mı yoksa “That’s why I’m out” mu dediği, 2019 sonrası güç dengelerini değiştirebilir diye düşünüyorum ve sizin de düşüncelerinizi merak ediyorum.
    Üstteki yorumlarda değindiğiniz gibi Golden State, yeni milenyumun ortalarına kadar averaj takımı gibiydi. Yaşça sizlere göre küçük olduğum için 2003 ve sonrasını izleyebildim ama şu andaki Golden State kadar izlerken tilt olduğum başka bir takım olmadı. 2004-05 sezonunda D’antoni koçluğundaki Suns’ın pace&space ve 8 seconds or less’i basketbol lügatına sokmasını Golden State abarttı ve adeta oyunun bugını buldu. F1 yarışlarında ne olursa olsun Hamilton; NBA’de ise ne olursa olsun Golden State kazanıyor.

    Bir de LeBron gelmiş dahi olsa bu Lakers’ın hali ne olacak ya. Dün akşam Orlando maçını izleme gafletinde bulundum; bir takımdaki oyuncuların(LeBron dahil) hiçbiri ne yaptığını bilmeden oynar mı yahu!

    riser

    @Ant Arın Şermet, ben durant’in sene sonu ayrılacağını düşünüyorum takımdan. içe dönük ve iletişim kurması zor bir karakter aslında durant. draymond’ın ona söylediklerine gizliden kin tutacaktır.

    bi’de golden state’e tilt olman çok normal çünkü tarihin en ukala takımı bu dönemdeki golden state warriors. en azından benim izlediğim tarihin.

    Berca B.

    @Ant Arın Şermet, aslında GSW’nin başarısını hız temelli oyuna yormak haksızlık olur. Adamlar pace ortalaması olarak ligde 15. sırada.

    Pace’den çok space tarafında uzmanlar. Manyak bir topsuz oyunları var ve tabi çok yetenekliler. Ben 90′lar sonundan beri bir şekilde takip eden biri olarak izlemekten en keyif aldığım takım diyebilirim net bir şekilde. Sonra da 2011 Clippers ve Oklahoma, 2005 Phoenix ve Lakers’a yenilen 2002 Kings gelir.

  21. Son 3-4 gündür işten güçten neler olup bittiğini takip edemedim, meraklardayım.

    İzlediğim özetlerde Cedi takımın iyilerinden ve çok çabalıyor ama bazen çok boş atıyor. Deniyor deniyor atamıyor. Üzülüyorum.

    riser

    @Ahmet Saraçoğlu,

    - lebron çok yorgun görünüyor, haliyle lakers da epey kötü.
    - durant acayip formda, hayvan gibi şey yapıyor.
    - harden da öyle, ama takım hala toparlayamadı kendini.
    - philadephia markelle fultz’dan ümidini kesti gibi, takaslamaya çalışıyor.

    Ahmet Saraçoğlu

    @riser, sağ olasın. Lebron baya tatsız belli, Lakers cidden saçmalıyor. GSW’ye bayadır detaylı bakamadım, mesela Draymond’ın Durant’e dediklerini bilmiyorum. Nedir olay?

    Bir de şu Harden’ın burnu kanama şakası muhabbeti ilk nereden çıktı biliyor musun? Onun başını kaçırmışım ben.

    riser

    @Ahmet Saraçoğlu, harden’ın olayını bilmiyorum. bildiğimi cevaplayayım.

    clippers maçının sonunda maç berabere iken ve 5-6 saniye kala clippers’tan lou williams atışı kaçırıyor. ribaund’ı alan green, hiç kimseye bakmadan karşı potaya gitmeye çalışıyor. durant’in defalarca el çırpıp top istemesine rağmen ona dönmüyor ve topu kaybediyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=OuX9_2WICZY

    durant de acayip bozuluyor bu duruma. baya bir söyleniyor molada. draymond green de aşırı dengesiz bir tip olduğu için çok sert karşılık veriyor. uzatmada warriors kaybediyor ve kavganın soyunma odasında da devam ettiği söyleniyor. draymond green’in durant’e “sen olmadan da biz kazanıyorduk.” ve “bitch” dediği söyleniyor.

    bu “bitch” kelimesi önemli; çünkü durant oklahoma’dan ayrıldıktan sonra onu aşağılamak için söylenen iki kalıp var: “bitch” ve “emotional snake”. ayrıca sana ihtiyacımız yok manalı bi’ şeyler söylemesi de durant’in mutlaka ağırına gitmiştir diye düşünüyorum. bu davranışları yüzünden green bir maç oynamama cezasına çarptırıldı kendi takımı tarafından.

    olaylar bunlar.

    Berca B.

    @Ahmet Saraçoğlu, Draymond Durant’in yaklaşan free agency yazına ve Durant’in “gelecek yaz için tek düşündüğüm şey kazanacağım para” açıklamalarına istinaden “zaten bir ayağın dışarda” gibi şeyler söylemiş. Bunları söylerken de sürekli bitch falan demiş, olay o.

    Kaç yıllık NBA izleyicisiyim Harden’ın burun kanama sevincini ilk defa gördüm. Yüksek irtifalarda oksijen miktarı azalır, hava kurur ve incelir. Bunun etkilerinden biri de burun kanamasıdır. Yani tahminimce “öyle bi zıpladım ki atmosfer dışına çıktım” diyor.

  22. backmind says:

    Popovich reyizin son açıklamalarına ne diyorsunuz peki? Basketbolun artık oldukça sıkıcı olduğunu, gelip gidip 3lük atmanın oyunun heyecanını bitirdiğini söylemiş ve ah nerde o eski kemik kıran defanslar demiş. Hatırladığım kadarıyla benzer bir tartışmayı twitterda Kaan Kural takipçileriyle yapmıştı, o tartışma sonrası Kaan Kural’a duyduğum ufak sempati parçacığı da kayboldu gitti hatta.

    Ben Popovich’e katılıyorum, oyunun hiç ama hiç eski tadı yok.

    deadhouse

    @backmind, İki takım da üçlük attığı sürece sıkıntı yok. Yalnız bir takımın üçlük yüzdesinin yüksek, diğerinin de yerlerde olduğu ve farkın 30′ları bulduğu, erken kopan maçlar biraz sıkıcı olabiliyor.

    riser

    @backmind, sitenin konseptine de uydurarak şöyle bir cevap vereyim. bence insan ergenlik döneminde sevdiği hiçbir şeyden bir daha vazgeçemiyor. ben metal müziğe 14-15 yaşlarında linkin park – hybrid theory dinleyerek başlamıştım. bu müziği dinlememin köklerini oluşturduğu için nu metal’i de oldum olası çok severim, sevecek bi’ şey bulurum illa ki o müzikte. ama 2000′ler ortalarında popüler olan metalcore’u hiç sevmem. çünkü müziğiyle tanıştığım ana göre değerlendiririm metalcore’u ve hiç ilgimi çekmez. muhtemelen “aslında çok iyi temsil eden gruplar var” vs. gibi tavsiyeleri hayat boyu dinlemeyeceğim metalcore hakkındaki.

    basketbola bağlarsak; bu oyunla tanıştığımız zaman kimler vardı: jordan, pippen, olajuwon, barkley, shaq, ergen kobe vs. tanıştığımız yıldızların bizde yarattığı hissi bugün durant üst üste 20 maç 50 sayı atsa veremez zaten. oyunun avrupai bir sisteme evrilmesi, nba’in savunma üzerine getirdiği artık oyuncuları savunma yapamaz hale getiren kurallar, sosyal medya vs. başka bir şeye dönüştürdü nba basketbolunu. basketbolla şimdilerde tanışan gençler de günümüzdeki haline bayılacaklar basketbolun.

    son olarak kaan kural’dan bahsedecek olursak; basketbolda ciddi bir yorumcu sıkıntımız olduğu için koyunun olmadığı yerde abdurrahman çelebi işte. öngörü, oyunu anlayışı hep sıkıntılı ama ezberi kuvvetli inek öğrenciler gibi olduğundna yine bir yerlerden kurtarabiliyor.

  23. deadhouse says:

    Fener’in Euroleague’deki deplasman maçları çok çekişmeli, zevkli oluyor. Şu an Barcelona’yla oynuyor. İlk yarı bitti. İkinci yarıyı kaçırmayın.

  24. cagatay says:

    Herkes maçlardan bahsetmiş, işin bence bir de bilgisayar oyunu kısmı var bence. NBA Live serisinden yolu geçenler illa ki vardır. 2005 versiyonu bana göre bütün serinin zirvesiydi ki All-Star modu muhteşemdi; özellikle smaç yarışması. 2007 ve 2008 berbattı sonra da PC’ye çıkarmadılar. Allahtan 2K geldi sonra.

    Berca B.

    @cagatay, hay ağzın bal yesin ya. Nba Live 2005 kesinlikle benim de seride en keyif aldığım oyundu. Tam ÖSS sınavıma denk gelmeseydi iyi olurdu zira dersanede derslere girmeyip hemen alt kattaki internet kafede hayvan gibi bunu oynardık (selam Bakırköy Finalciler). Bu arada bu internet kafeyle ilgili tuhaf bir dipnot, burası eskiden kaset de satardı. Whisky’nin Babaanne kasedini burda bulmuştum.

    Oyunda oynaması en zevkli (ya da en kolay) takım kesinlikle Seattle’dı çünkü Ray Allen, Rashard Lewis ve Vlad Radmanovic’le yağmur gibi üçlük yollardınız. Hem çok zevkli hem de bi yerden sonra çok yavşakça bir hal alırdı bu durum. Onun dışında diğer zevkli takım da Nowitzki’li, Finley’li, Stackhouse’lu, Jason Terry’li kadroyusla Dallas’tı (yalnız bu da ne kadroymuş be, böyle şampiyon olamamaları tuhaf). Bir tek takoz Eric Dampier ve hayvani boyuyla Shawn Bradley’nin sik yapamayışına sinir oluyorduk.

    Yemin ederim şu an biri NBA Live 2005 yükleyelim multi’den kapışalım dese 2 dakika düşünmem. O kadar sevmiştim oyunu.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.