# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
MONUMENTS – Phronesis
| 10.10.2018

Sabır taşıyım ya ben.

Hayatımda dinlediğim ilk metal şarkısı olan “Sad But True”yu ilk kez duyduğumdan bu yana 27 yıl geçti. Bir dinleyici olarak bu süreçte edindiğim tecrübe, 15 yıldır albüm incelemesi yazan biri olarak zaman zaman yerini sabrımın sınandığını hissetme duygusuna bırakabiliyor. Yeni MONUMENTS albümü “Phronesis”i dinlerken aklıma gelen ilk duygu bu olduğu için yazıya bu şekilde başlamak istedim.

İlk albümü “Gnosis”le djent namına son derece başarılı bir iş yapan ve ortaya çiğ bir enerji koyan İngiliz grup, “The Amenuensis” ile yaratıcılığını ve teknik becerilerini daha da ileriye taşımış ve gayet yaratıcı, sürükleyici bir albüm yaratmıştı. John Browne’ın yenilikçi ve açık vizyonlu gitar yaklaşımı sayesinde grup özgün rifler, melodiler ve düzenlemelerle çok fazla muadil grup barındıran tür içerisinde öne çıkmayı başarıyordu. MONUMENTS verdiği dört yıllık aranın ardından üçüncü albümü “Phronesis” ile tekrar karşımızda.

Grubun çağdaş yaklaşımı ve djent etkili çoğu isme göre gayet açık görüşlü yansıttığı müziği sayesinde pek çok insan MONUMENTS’ı yeni nesil progresif metal olarak nitelendirmişti. Lakin “Phronesis”in bırakın progresif olmayı, geriye gittiğini rahatça söyleyebiliriz. Bu tarz müziğin giderek heyecanını yitirdiği bir ortamda, MONUMENTS’in dinamiklerini törpüleyen ve iyice bayıklaşan bir karaktere bürünmesi anlaşılır gibi değil.

Bugün Misha Mansoor bile, onlara en büyük kapıları açan şarkı olan “Icarus Lives!”e “bizi en yansıtmayan, en kötü şarkılarımızdan biri” şeklinde yaklaşıyor ve yenilenmeyi, djent’ten sıyrılmayı vurguluyorsa, MONUMENTS’in daha önce çok daha iyisini yaptıkları bir şeyi böylesine heyecanı düşük şekilde yapması gerçekten şaşılacak şey.

Pek çok kişi albümü dinlediğinde bambaşka, tamamen zıt duygular hissetmiş olabilir. “Bir sürü rif, bir sürü akılda kalıcı nakarat” şeklinde yaklaşmış olabilir. Ama buradaki heyecan düşüklüğünden kastım gümbür gümbür gitar tonları veya groove’dan ölen davullar değil, MONUMENTS’ın kendi müziğine yönelik memursu tavrı. Biraz acımasız mı yaklaşıyorum diye albümü tekrar tekrar dinlemeye çalıştım, ancak her dinleme bir öncekini aratır; her dinleme daha bir sabır törpüsü oldu. Bu clean vokaller, bu birbirinin aynısı nakaratlar ve aşırı lineer şarkı yapılarıyla MONUMENTS, bırakın progresif addedilmeyi, djent’inden core’una her nasıl görürseniz görün en iyi ihtimalle vasat bir iş ortaya koyuyor.

Albümü dinlerken şarkıların belirli karakterler kazanmak adına çaba sarf etmemesini, grubun birbirinin bu denli muadili olabilecek şarkıları arka arkaya dizmesini gerçekten şaşkınlıkla karşıladım. Pek çok anda “Yahu ben bu şarkıyı az önce dinlemedim mi?” diye düşünüp maalesef yanıldığımı gördüm. Grup bunu muhtemelen olgunluk şeklinde açıklayacaktır; bu strilleşmeyi, sulanmayı “bestelere önem verme” bahanesiyle geçiştirecektir. Ama sadece türün bin yıldır yapılan olmazsa olmazı şeyleri yapsalar, klişe gaza getirme formülleriyle biraz olsun heyecan pompalamaya çalışsalar ona bile tamamdım. Ama o bile yok; LINKIN PARK nakaratlarıyla bezeli dümdüz bir beste anlayışı ve bu yetmezmiş gibi ara sıra karşımıza çıkan rezil rüsva şarkı sözleriyle “Phronesis” gerçekten canımı sıktı. Koca koca adamlar bu devirde, bir de böylesi sofistike olduğu iddia edilen, yok efendim yeni nesil progresif metal diye addedilen bir müzik eşliğinde

“Never gonna let be me
What the hell do you want from me?
Honestly, leave me the fuck alone”

gibi sözler yazıyorsa, kusura bakmayın ben artık dayanamıyorum.

Grubu çok sevenler dışında hiç kimseye çekici geleceğini düşünmediğim “Phronesis”, MONUMENTS’ın net şekilde ayağına sıktığı, en ufak bir ilham vermeyen ve kendi bulanık sularında debelenip durduğu bir albüm olarak hayatımdan çıkıyor ve gidiyor. “Gnosis”, “The Amenuensis” gibi iki güzellik varken bu albüme değer vermek ve zaman ayırmak hem bu iki albüme hem de benim değerli vaktime saygısızlık.

Hepsinden öte MONUMENTS adına ayıp.

4,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (4.83/10, Toplam oy: 6)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2018
Şirket
Century Media Records
Kadro
Chris Barretto: Vokal, saksafon
John Browne: Gitar
Olly Steele: Gitar
Adam Swan: Bas
Daniel 'Lango' Lang: Davul
Şarkılar
01. A.W.O.L.
02. Hollow King
03. Vanta
04. Mirror Image
05. Ivory
06. Stygian Blue
07. Leviathan
08. Celeste
09. Jukai
10. The Watch
  Yorum alanı

“MONUMENTS – Phronesis” yazısına 3 yorum var

  1. thally says:

    Şarkı sözleri inanılmaz kötü, genel olarak da beklentileri karşılamış değil maalesef

  2. kujeste says:

    grubu da albümü de bilmem, dinlemem ama ahmetin yazılarını keyifle okuduğumu belirtmek istiyorum. türkçeyi iyi kullanıyor, hislerini, düşüncelerini çok iyi ifade ediyor ve bazı tabirleri durduk yere gülümsetiyor (memursu gibi:). kaç kere yazayım dedim de bu albümün altına kısmetmiş.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.