# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
GOROD – Æthra
| 26.10.2018

Teknik death metalde çözüm ortağınız.

Fransa’nın 2000’lerle birlikte metalin her türüne nice kaliteli gruplar armağan ettiği hepimizin malumu. DEATHSPELL OMEGA ve GOJIRA gibi aşırı dominant ve norm belirleyen gruplarla parlayan Fransa sahnesi, konu teknik death metal olunca da elbette boş durmuyor. Bu gruplardan biri, türün en kendine özgü oluşumlarından biri olan ve şahsen en sevdiğim teknik death metal grupları arasında yer alan GOROD.

İlk albümünden bu yana son derece özgün, caz etkili gitar ve davul kullanımlarıyla farkını belli eden ve tech-death dünyasında benzeri olmayan armonik gitar oyunlarıyla çok net bir GOROD kimliği oluşturan grup, daha ilk albümü “Neurotripsicks” ile ilgi çekmiş, “Leading Vision” ile türün sevenlerini şöyle bir titretmiş, 2009’daki “Process of a New Decline”la da tech-death dünyasının modern öncüleri arasına adını yazdırmıştı. “A Perfect Absolution”da kalitesini koruyan ve “Transcendence” EP’siyle akılları tekrardan alan Bordeauxlu grup, 2015’teki bir önceki albümü “A Maze of Recycled Creeds”de de kendisinden beklenen kaliteyi gayet güzel sunmuştu.

İlk albümünden bu yana teknik death metalde çözüm ortağımız olan GOROD, şimdi de yeni albümü “Æthra”d ile teknik death metalin dolambaçlı yollarında geziniyor. Öncelikle söylenmesi gereken, GOROD bu albümde bize daha önce sunmadığı türde bir rafinelik sunuyor. Olayın teknik yönü elbette ki üst seviyelerde olsa da, şarkıların genelinde ve ağırlık olarak bazılarında, fark edilir derecede oturaklı ve lineer yapılı bir GOROD görüyoruz.

Grubun mastermind koltuğunda oturan ve müziğin çok büyük bir kısmını yazan Mathieu Pascal, “Æthra”yı da vahşi rifler, deli deli ikili gitar oyunları ve son derece kompleks yapılarla doldurmuş. Kompleks demişken, GOROD’un teknik death metal âlemindeki öneminden ve neden farklı bir yerde görüldüğünden bahsetmek gerek. GOROD’un teknik death metalinin en önemli özelliği, her şeyin son derece müzikal ve akıcı bir anlayışla ilerlemesi. Grup ilk albümünden bu yana, özellikle de “Process of a New Decline”dan beri bir an olsun sırf teknik olsun diye teknik müzik yapmıyor. Şarkıların her bir noktası, her detayı besteye hizmet eden ve nihayetinde o şarkının bütün olarak öne çıkmasını sağlayan detaylarla dolu.

“Æthra”da da bunu, hem de önceki albümlerinden de ötesine geçen bir vurguyla görüyoruz. GOROD standardına göre basit sayılabilecek fikirler, bölümler dahi müziğe sağlam şekilde yedirilmiş ve grup bu oturaklı ve bilinçli anlayışı sayesinde özel bir çaba sarf etmeden daha kolay kabul edilir hâle gelmiş. Sol parmaklar manyakça koştururken, davul ve bas her zamanki gibi akıp giderken, vokal daha önce olmadığı türde bir çeşitlilik sunarken, bir yandan gayet kompleks bir şey dinlediğimizi hissediyor, bir yandan da bunun ne kadar kolay, akıcı ve doğal şekilde gerçekleştiğini görüp tebessüm ediyoruz. Şarkıların tek bir anı bile “zorluk”, “ileri seviye müzisyenlik” gibi kavramları gözümüze sokmuyor, halbuki tüm albüm son derece ileri müzisyenlik üzerine kuruluyor.

Bu noktada grubun standart GOROD karakterini biraz genişlettiğini görüyoruz. İlham alma denmese de, başta vokal çeşitliliği kaynaklı sebeplerden “Æthra”da çok leziz yan tatlar da görüyoruz.”Chandra and the Maiden”ın girişindeki Ron jarzombek/MESHUGGAH birlikteliği, albüme adını veren şarkının başındaki “The Hunter” dönemi MASTODON tadı, “Bekhten‘s Curse”ün adeta “GOJIRA meets BEHEMOTH” şeklindeki yapısı, GOROD sound’unun nasıl esneyebileceği adına canlı ve başarılı örnekler.

Albümü diğer GOROD albümleriyle kıyaslamak bence anlamlı değil, çünkü tıpkı şarkıları gibi GOROD albümlerinin de doğal bir akışı var. Ne birbirlerinden çok uzaklar ne de birbirlerini kopyalıyorlar. GOROD bence kötü bir albüm yapması mümkün olmayan bir grup ve “Æthra” da istisna teşkil etmiyor. Teknik death metalin doksanlardaki daha yırtıcı ve atmosferli hâlini sevenler de, 2000 sonrası daha mekanik ve aşırı kusursuz sterillikteki hâlini sevenler de GOROD çatısı altında buluşup sunulan güzelliklerin keyfini çıkarabilirler.

“Æthra” hiç şüphesiz ki yılın değerli tech-death albümlerinden biri ve GOROD’un bundan sonra yapacağı her şeyi merak ettirme görevini de diğer tüm GOROD albümleri gibi başarıyla yerine getiriyor. Teknik death metal seviyorsanız ve bugüne dek hiç ama hiç GOROD dinlemediyseniz, önce “Process of a New Decline”dan bir “Disavow Your God” açıp GOROD’a hasta olun, ardından da “Æthra” da dâhil olmak üzere tüm diskografiyi hatmedin.

GOROD bu ilgiyi ve desteği hak ediyor.

8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.36/10, Toplam oy: 22)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2018
Şirket
Overpowered Records
Kadro
Julien "Nutz" Deyres: Vokal
Mathieu Pascal: Gitar
Nicolas Alberny: Gitar
Benoit Claus: Bas
Karol Diers: Davul
Şarkılar
1. Wolfsmond
2. Bekhten's Curse
3. Aethra
4. The Sentry
5. Hina
6. And the Moon Turned Black
7. Chandra and the Maiden
8. Goddess of Dirt
9. Inexorable
10. A Light Unseen
  Yorum alanı

“GOROD – Æthra” yazısına 10 yorum var

  1. deadhouse says:

    Çok sevindim bu albüme. Güvenilir marka gibi Gorod.

  2. Aaron says:

    Gorod’u sikayetvar.com’a koy bir tane kötü yorum almaz. Son kullanıcıyı son derece memnun bırakan bir müessese.

  3. Emre says:

    2018 progresif death metal tarihinin en iyi yıllarından biri şüphesiz. Türün en iyi gruplarından birçoğu albüm çıkardı, lakin Rivers Of Nihil dışında kendi zirvesini görebilen, hatta yaklaşabilen yok sanırım. Augury bence onca yıl sonra eski beste kalitesinin altında bir albümle döndü. Obscura ve Beyond Creation, kendi kapasitelerini düşünürsek, anca kısmen yüzleri güldürdü. Gorod ise benim açımdan hayal kırıklığı. Zaten albümü altı haftada yazmışlar. Şaka gibi.

    Aaron

    @Emre, Archspire’ı es geçmemek lazım. Relentless Mutation -bence- dev bir albüm.

  4. opethian37 says:

    Bu albümü beğenen harbiden metalden anlamıyordur, ZIRVALIYORDUR! neyini beğendiniz bunun acaba?

    Ahura Mazda

    @opethian37, bu genellemeyi, buraya yazma motivasyonu nedir ki acaba?

    İlker

    @opethian37, Albümü tekrardan çevirirken şuradaki kritiğe bir göz atayım dedim de, muazzam bir yorummuş bu ya ahahah.

  5. ali says:

    Ahmet Hocam “Chandra and the Maiden’ın girişindeki Ron jarzombek/MESHUGGAH birlikteliği” görmüş, çok haklı ama bence o şarkıdaki daha enteresan olay, söz konusu riffin hemen ardından giren ve neredeyse Ark’ın “Burn the Sun” albümünden çıkmış gibi duran progressive kısım (00:17-00:40 arası). Muazzam iş!

  6. con says:

    Albümdeki And The Moon Turned Black parçası iyi. Sadece onu dinliyorum. Gerisi tırıvırı.

  7. this_is_hades says:

    Şahane kurulmuş bir rakı masası gibi albüm. Çeşit çeşit mezeler, başlangıç aperatifler, ara sıcaklar, ana yemek, rakı ve kapanış tatlı ile. Müthiş albüm…..

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.