# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
ABIGOR – Höllenzwang (Chronicles of Perdition)
| 09.01.2018

ABIGOR Bey ne yapıyorsunuz?

Oğuz Sel

Black metal sahnesinin en enteresan gruplarından biri olmuştur Abigor. 1990’lı yıllarda art arda çıkardığı eserlerle fırtına gibi esen topluluğun; Silenius’un ayrılışı, 2000’lerin başında dağılıp sonrasında yeniden bir araya gelmesi gibi birçok durumun ortaya çıkardığı zihinsel ve elbette müzikal değişimleri bugüne yansıtıyor olması da bir gerçek.

Lâkin “3D Blasphemy“ gibi şarkıların olduğu yapımı, bilumum split ve toplama albümleri saymazsak, 2000’li yıllarda Abigor’un “İşte bu be, işte bu!” dedirtecek yegâne eseri, -klasik Abigor havasını yansıtmıyor olmasına karşın- 2014 çıkışlı “Leytmotif Luzifer (The 7 Temptations of Man)” bana göre. Albümden albüme de olsa Silenius’un, Abigor saflarında yeniden boy göstermesi; sevindirik şekilde uyanmamı sağlayan bir rüya görmem, uzun zamandan sonra karşılaştığım bir tanıdığımla ayaküstü sohbet etmem ve benzeri anlamlara geliyordu benim için. Bunun müzik tarafındaki tezahürü de ayakları yere basan, anlatmak istediğini güzel güzel dillendirebilen, derli toplu kompozisyonlara sahip olan ve dinledikten sonra “Tamam, bu Abigor işi,” dedirten bir şeyler işitebilmiş olmaktı toplamda. Zira Abigor, Silenius sonrasında bozmuştu biraz da kendini.

Silenius’un, Abigor ile birlikteliğinin süreceğinin bir göstergesi, geçen senenin başlarında çıkan split idi. Her ne kadar yayınlanan parçadan kendi payıma beklediğimi bulamasam da hiç yoktan iyidir diyerek, gelecekte çıkacak materyalleri beklemek gerektiğini düşünmüştüm. İyi de etmişim, beklediğime değdi. Çünkü “Höllenzwang (Chronicles of Perdition)” 2018’in en iyi albümleri listeme değil ama hayal kırıklığı yaratan albümleri listemin ilk sırasına kafadan yerleşti.

Ekibin lideri Peter Kubik’in 2003 yılında grubun dağılma haberini verirken, black metal türünün kendini memnun etmediğini, yeni çıkardıkları albümlerin; teknik, karmaşık ve sıra dışı olduğu için dinleyiciler ve fanlar tarafından idrak edilemediğini dile getirmişti. 14 senenin ardından Abigor’un sosyal ağ paylaşımlarındaysa black metalin hâlâ etkileyici olduğu ancak okült ve post-DSO grupların (Kendi nitelemeleri) çokluğuna karşın “Natten´s Madrigal” ya da “Det Som Engang Var” gibi albümlerin gelmediğinden dem vurulup konu “Höllenzwang (Chronicles of Perdition)”ın old school’luğuna, kayıt yapısına, liriklerin basitliği ama şeytanilikten taviz vermeyişine filan bağlanıyordu. Buna, grubun ticari pazarlamaları reddetmesi, YouTube videoları ve promosyon ürünleri sunmayacağı gibi durumlar eklenince, “Bu sefer adamların hiç şakası yok, hem zihinsel hem de müzikal açıdan 1990’lara dönüyoruz galiba,” diyerek heyecanlanıyordum ister istemez.

Old school’luğun; sağa-sola birer gitar, ortaya bas, blast beat’i eksik olmayan bir davul ve Silenius’un nevi şahsına münhasır vokalinin süslü püslü olmayan bir prodüksiyonla sunulmasından ibaret olduğu yanılgısına düşülmesi, “Höllenzwang (Chronicles of Perdition)”ın tatsız tuzsuz bir esere dönüşmesine neden oluyor, öncelikle belirteyim. Ortada akılda kalıcı bir rif, melodi bulmanız çok ama çok zor; ararsanız, son üç şarkıda aralara serpiştirilen birkaç saniyelik eski usul Abigor melodicikleri bulmanız mümkün. Enstrüman kullanımı konusunda yetkin olmalarına rağmen ortada “müzik” kapsamına girmemekte ısrar eden sesler olunca, ne enstrüman hakimiyetinin önemi kalıyor ne başka şeyin. Şarkıların rastgelelikten ölüyor olmasına mı yanayım, çok güzel bir noktaya bağlanacakken sonlanan pasajlara mı yanayım bilemedim.

Yapımın 1990’lar Abigor’uyla bir alakasının olmadığını belirtmeme sanırım gerek yoktur, o bir devirdi ve kapandı. 2000’lerin başındaki yer yer bol melodili yer yer deneysel takılan Abigor şarkılarını da burada bulmanız namümkün. “Leytmotif Luzifer (The 7 Temptations of Man)” ise bambaşka bir kulvarda. Burada ekibin ne yapmak istediğini -kendileri ifade etseler de- ben anlamıyorum; veya Kubik’in grubu dağıtırken dediği gibi müzikal açıdan idrak edemiyor da olabilirim. Fakat çiğ sound’u dayayıp, son iki üç parçası hariç albümün genelinde anlamsız sesler bütünü oluşturup, bunu millete “old school” kisvesiyle yutturmaya çalışmak, belki de en son Abigor’un yapması gereken bir şeydi. Kubik’in eskiden beri sağda solda çıkan albüm kritiklerinin, kendilerine yapılan geri bildirimlerin vs. dıngılında olmadığını bildiğim için ben de aynı umarsızlığı sergiliyorum ve bu albümün biraz daha zorlasalar, grubun kariyerindeki en dandik ve boş albümü olduğunu ifade etmek istiyorum.

Adı sanı duyulmamış yüzlerce grup, daha iyisini ve daha farklısını yapmaya gayret ederken, çeyrek asırlık bir grubun bu denli sıradan, üstünkörü hazırlanmış, bırakın albümün genelini, teker teker bile kendi içinde bütünlük sağlayamayan eserleri toplayıp albüm yaparak insanlara sunmasını anlayamıyorum. Üstüne yeni kayıtlarını “Natten´s Madrigal” gibi albümlere atıfta bulunarak duyurmaları da resmen tüy diken bir şey bence. 1990’lara dönüyoruz vaadinin büyük oranda boş çıkmasının ve “ticari pazarlamaları reddediyoruz”ların da esasen birer pazarlama unsuru olup olmadığının beni düşünmeye sevk etmesi de başka bir tatsızlık.

Biz, okültlüğe kaymadan da karanlık işler yapılabileceğini “The Shadowthrone”larla öğrendik, buz gibi atmosferleri “Antichrist”larla iliğimize kadar hissettik ama daha da önemlisi, black metalin nasıl “Supreme Immortal Art” olacağını da “Nachthymnen (From the Twilight Kingdom)” ve “Opus IV”larla gördük. Müzikal kimliğinizin, kişiliğinizin üstüne toprak attığınız ortada ama sizi hakikaten takip edip sevenlere, dört sene sonra, keşke onları bir dört sene daha oyalayabilecek kalibrede bir yapımla dönseydiniz. Hatta dönmeseydiniz de olurdu, biz 2014 çıkışlı albümle gayet mutlu, huzurlu ve Abigor adına umutluyduk. Bir konuda daha tadımızı kaçırdınız, ellerinize sağlık.

4/10
Albümün okur notu: 12345678910 (5.86/10, Toplam oy: 14)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2018
Şirket
El Emeği Göz Nûru Plakçılık
Kadro
Silenius: Vokal
P.K.: Gitar, bas
T.T.: Gitar, davul, bas
Şarkılar
1. All Hail Darkness and Evil
2. Sword of Silence
3. Black Death Sathanas (Our Lord's Arrival)
4. The Cold Breath of Satan
5. None Before Him
6. Olden Days
7. Hymn to the Flaming Void
8. Christ's Descent Into Hell
9. Ancient Fog of Evil
  Yorum alanı

“ABIGOR – Höllenzwang (Chronicles of Perdition)” yazısına 3 yorum var

  1. Hakan Hakansson says:

    Bende eski Abigor geldi diye sevinmiştim. Youtube da dinledim sonra itunes da, ama nafile. Biraz Channeling The Quintessence havasına yaklaşır gibi oldu kimi parçalar ama hala uzakta eskilerden. Avantgarde namına dinlenebilir belki, blackmetallik sözleri dışında pek bişey yok.

  2. crowkiller says:

    ”Old school’luğun; sağa-sola birer gitar, ortaya bas, blast beat’i eksik olmayan bir davul ve Silenius’un nevi şahsına münhasır vokalinin süslü püslü olmayan bir prodüksiyonla sunulmasından ibaret olduğu yanılgısına düşülmesi, “Höllenzwang (Chronicles of Perdition)”ın tatsız tuzsuz bir esere dönüşmesine neden oluyor, öncelikle belirteyim. Ortada akılda kalıcı bir rif, melodi bulmanız çok ama çok zor; ararsanız, son üç şarkıda aralara serpiştirilen birkaç saniyelik eski usul Abigor melodicikleri bulmanız mümkün.”

    oğuz sel albümü dinledin mi bilmiyorum ama ilk şarkı haricinde albümde blast beat yok, ”süslü püslü olmayan bir prodüksüyon” ? bence albüm gayet iyi bir prodüksüyona sahip, özellikle gitarlar cayır cayır, ”Ortada akılda kalıcı bir rif, melodi bulmanız çok ama çok zor” ???? albüm baştan sona groovylik kasıyor, hatta bu bazıları için eksi bi yön olarak bile görülebilir , yeri geliyor black’n roll bile yapıyorlar.”None Before Him” ve ” Hymn To The Flaming Void” isimli parçalar dinler dinlemez oha dedirtiyor zaten

    albümü yaklaşık 3-4 kere döndürdükten sonra uzun süre dinleyebileceğim ve dinledikçe altından bir şeyler çıkaracağım bir albüm olarak görmüştüm ama zamanla ben de biraz sıkıldım , eksikleri olan bir albüm evet yine de 4 lük bir albüm kesin olarak değil

  3. Rashid says:

    Albümü dinletikten sonra ilk işim metal-archives’de 2 tane Abigor isminde grubun olup-olmamasını araştırmak olmuştu. Yani “Leytmotif Luzifer”i yapan grupla bu grup aynı olamaz. Artık bir sonraki split mi EP mi ne gelecekse onun gelmesini bekleyelim bakalım höllenzwang sonrası yapılacak çalışma hangi kafalarda olacak.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.