# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
DREAM THEATER – When Dream and Day Unite
| 26.09.2017

Progresif Metale Giriş 101.

Oğuz Sel

1986 yılıydı ve aylardan Eylül’dü. Berklee College of Music’te öğrenci olan John Petrucci ve John Myung, davulcu Mike Portnoy ile tanıştılar ve ard…

Rush konserinde çalan “Bastille Day”i işiten Portnoy heyecanla “Their music is so majestic!” dedi ve hayat verecekleri grubun adı da böylece Maj…

Artık grup meselesini ciddiyetle ele almak gerekiyordu ve o sıralar deniz piyadesi olmayı planlayan Chris Collins vokale, Myung ve Petrucci’nin ortak arkadaşları Kevin Moore ise klavy…

Evet, bunları ve çok daha fazlasını uzun uzadıya yazıp “Hey gidi günler, neredeeeen nereye…” kıvamında bir yazı hazırlayabilirdim. Ama ciddi ciddi sıkıcı ve anlamsız olabilirdi. O yüzden ben yine bildiğim türden bir şeyler karalayayım dedim, grubun iri kıyımlığına ve albümün önemine çok da takılmadan. Ve bir evet daha; kimilerinin kayıt kalitesi ve vokalleri nedeniyle yerin dibine sokup sokup çıkardığı, kimilerinin de görmezden gelmeye çabaladığı “When Dream and Day Unite” ile birlikteyiz bugün.

Tarihi olayları günümüz şartlarıyla değerlendirmenin doğru bir yaklaşım olmadığını hemen herkes bilir ama yıllar önce, hangi koşullarda ortaya konduğu noktasında çok da fazla fikir sahibi olmayanlar, sanat eserleri için aynı şekilde düşünmüyorlar ya da düşünmek istemiyorlar sanırım. Bunun en tatsız örneklerinden birini üşenmeden vermek isterim. Dream Theater’ın şarkı isminden hareketle merak edip izlediğim 1927 yapımı “Metropolis” filmine, IMBD’de bugün itibariyle 3078 kişi “1” puan vermiş. Rahatlıkla “Zamanının çok çok ötesinde…” denilebilecek bir yapımı sevmek, sevmemek, eleştirmek başka bir şey, ondan nedensizce nefret edip olabilecek en kötü yorumu yapıp düşük puan vermek bambaşka bir şey. Benzer bir durum, az önce de arz ettiğim gibi “When Dream and Day Unite”ın da başına geliyor bir şekilde.

Artık saklısı gizlisi yok, Dream Theater’ın o dönemki üyelerinin çok büyük kısmının Rush ve Marillion gibi gruplara olan ilgisi ve sevgisi had safhada. Grup üyeleri güzel müzik yapmak istiyorlar, farklı şeyler ortaya koymaya çabalıyorlar, ellerinden geleni yapmaya gayret ediyorlar, 1989 yılının teknik imkânları dâhilinde 10 gün gibi kısa sayılabilecek bir sürede “When Dream and Day Unite”ı ana hatlarıyla kaydediyorlar ve bunu, 20’li yaşlarının başlarında gerçekleştiriyorlar. Bu da yetmezmiş gibi anlaşmalı oldukları yayıncı firma, albümü dağıtmıyor, bir sürü sorunlar yaşanıyor vesaire…

Yayıncıların hödüklüğünü, bizimkilerin kısmî acemiliğini bir kenara bırakıp albüme ufaktan odaklanalım. Öncelikle ortada, milletin yerin dibine sokacağı kadar rezil, pespaye, “Allah belanızı versin+adisiniz ulan!” türü bir müzik yok, burada bir anlaşalım. Tamam, adamların müzikal birikimleri ve deneyimleri belirli bir düzeyde. Buna karşın; yaratılan şarkılar, trafikler, atılan sololar, unison’lar, virtüözite gerektiren kısımlar, geçişler hakikaten iyi. Grubun kendini sonraki iki albümde yukarıya taşıdığı yadsınamaz bir gerçek ama biliyorsunuz, yürümeden koşulmaz ve “When Dream and Day Unite” bu adamların yürümeye, hem de baya iyi yürümeye başladıklarını gösterdikleri bir yapım.

1980’li yılların vazgeçilmezlerinden olan ve şimdi saymaya kalksam bir ton grupta benzerini görebileceğimiz, her bir grup üyesinin kendi yeteneklerini sırasıyla gösterme temeline dayanan formüle de zaman zaman sırtını yaslayan “Ytse Jam” de var albümde, Metropolis – Part 1’’in çıktığı zihinlerin ilk ürünlerinden “The Ones Who Help To Set The Sun” da… Kendi içindeki devinimleriyle hâlâ dinlemeye doyulmayan “The Killing Hand” de var yapımda, kendine has havası ve muhteşem sololarıyla artık bir klasik sayılan “Afterlife” da… Şunu yapmak çok kolay arkadaşlar; “Charlie Dominici denen puştun sesi o kadar bok gibi ki, ‘Light Fuse and Get Away’deki performansı yüzünden onu dövmek istiyorum. İyi ki şutlamışlar yeteneksiz denyoyu…” Yok, buna hakikaten gerek yok. Herkes elinden geleni yapmış bunu kabul edelim. Beri yandan, ben bu albümü Charlie’li seviyorum ve James’in konserlerde bu albümdeki şarkıları seslendirmesi beni pek heyecanlandırmıyor. Eski kafalı olduğumdan olabilir belki.

“When Dream and Day Unite” yıldızların, yıldız olduklarını -o yıllarda bekledikleri kadar olmasa da- kalabalıklara göstermeleri için de bir fırsattı. Petrucci, tanrılığını ilan etmedi, Moore klavyelerin efendiliğine soyunmadı, Portnoy, teknik manyaklığını sonuna kadar göstermedi, Myung, ağır abi modunun arkasında yatan çılgın çocuğu henüz ortaya çıkarmadı belki ama herifler ciddi bir potansiyellerinin olduğunu hemen şarkıda gösterdiler. Bu potansiyelin nerelere kadar varabileceğini de “Images and Words” ve “Awake” ile zaten dünya âlem gördü, görmeye devam ediyor.

Ortada öyle ya da böyle, bir klasik var bana kalırsa. Barındırdığı şarkılarla, 1980’ler sonu havasıyla, grubun dününü bugününü tahlile sağladığı imkânla ve sevilerek yapılan bir işin, bireyleri ya da toplulukları nereye kadar ulaştırabileceğini göstermesiyle, gayet kıymetli bir albüm “When Dream and Day Unite”. Mükemmel mi? Tabii ki değil. Başarılı mı? Eh, başarısız dersem çarpılırım. Size tavsiyem, eğer varsa, önyargılarınızdan kurtulun, müzisyenleri ve albümleri oldukları gibi kabul edin ve çoğunluğun ne söylediğine çok takılmayın. Zira çoğunluk her zaman doğru olanı söylemeyebilir.

Beni, çocukken deniz kenarında muzlu puding yediğim günlere döndüren “Status Seeker”ın neşeli ilk 30 saniyesini döndürüp döndürüp dinlemeye gidiyorum şimdi. Başka bir klasik albüm yazısında görüşmek üzere.

8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (6.68/10, Toplam oy: 34)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1989
Şirket
Mechanic Records
Kadro
Charlie Dominici: Vokal
John Petrucci: Gitar
John Myung: Bas
Kevin Moore: Klavye
Mike Portnoy: Davul
Şarkılar
1. A Fortune in Lies
2. Status Seeker
3. The Ytse Jam
4. The Killing Hand
5. Light Fuse and Get Away
6. Afterlife
7. The Ones Who Help to Set the Sun
8. Only a Matter of Time
  Yorum alanı

“DREAM THEATER – When Dream and Day Unite” yazısına 2 yorum var

  1. Karizmatik Serkannn says:

    Sanıldığı kadar kötü bir albüm değil

  2. Kaan says:

    Dream Theatre’ın en sevdiğim albümü. Özellikle vokal çok “güzel”.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.