# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
CENOTAPH – Perverse Dehumanized Dysfunctions
| 25.06.2017

Meğer hayatımda bu eksikmiş!

Brutal death metal en çok sevdiğim türlerden biri. Fakat son zamanlarda gerek progresif mecralara zaman ayırmaktan, gerek hayat koşuşturmasına düşmekten bu kutsal metal türüne yeteri kadar zaman ayıramıyordum. Hani çok sevdiğiniz bir yiyeceği/içeceği uzun zamandan sonra ilk kez tekrar tattıktan sonra vücudunuzu müthiş bir mutluluk sarar ve içinizden “oha meğer ihtiyacım olan şey buymuş!” dersiniz ya, ülkemizin death metal devi CENOTAPH’ın (röportaj) son albümü de bünyemde benzer bir etki yarattı. “Perverse Dehumanized Dysfunctions” müthiş bir brual death metal albümü. Bu türden bir süredir uzak kalmış şahsıma ilaç gibi gelmekle kalmadı, müzik dinleme alışkanlıklarımı tekrar gözden geçirmeme yol açacak kadar iştahımı kabarttı

“Perverse Dehumanized Dysfunctions” ile bir önceki CENOTAPH albümü “Putrescent Infectious Rabidity” arasında tam 7 sene var. Bu kayda değer süreye rağmen grup sertliğinden ve vizyonundan zerre kaybetmemiş. Albüm dibine kadar o sevdiğimiz ve bizim topraklara ait olduğu için gurur duyduğumuz CENOTAPH brutalliğini ve vahşetini içeriyor. Bence CENOTAPH’ın en saygı duyulası özelliklerinden biri bu kaliteyi yıllardır koruyabilmiş olması. Sanıyorum ki Batu Çetin’in mükemmeliyetçi yaklaşımından dolayı albümler arası süre bu kadar uzuyor. Albüm o kadar iyi ki, kritiği ilk yazarken “Son yılların en iyi CENOTAPH albümü” gibi bir cümle kurmayı düşünüyordum. Ofsayta düşmeyeyim diye açtım önceki 3-4 albümü tekrar dinledim ve o cümleyi yazmaktan vazgeçtim. Çünkü eski albümler de hayvan oğlu hayvan gibi. CENOTAPH’ın yıllardır istikrarlı şekilde bu kadar süper albümler yapması takdire şayan bir olay.

Bu albümün içeriğine biraz değinelim. Beklendiği gibi albümün her tarafı grubun imza hareketlerinden olan ultra hiper guttural vokaller ve pinch harmonic gitar melodileri ile bezeli. Fakat bunlara ek olarak tempo ve rif varyasyonlarına biraz daha ağırlık verilmiş. Daha ilk dinlemeden insanın aklını alan gitar geçişleri ile dolu albüm (bkz. Rancid Gluttonous Morbid Obesity ve Prenatal Cranial Deformation). Bir başka göze çarpan değişiklik, eski albümlere oranla biraz daha uzun şarkılara ve trafik yapılarına gidilmiş olması. Örneğin Antagony of Embriotombia’da uzun ve tüyleri diken diken eden leziz bir giriş bölümü var. Aynı şarkıda dehşet slam’vari kısımlar da mevcut. Hatta genel olarak slam tarzı partisyonların albümün geneline çok iyi yedirdildiğini söyleyebilirim. Bütün o nefes kesici brutalliğin içinde o arada gelen yavaş balyoz darbeleri müziğe ve dinleyicilere nefes aldırıyor. Hele albümle aynı ismi taşıyan şarkıdaki orta tempo bölümler…

Elemanların hepsi mükemmel bir performansa imza atmış. Ben sadece konuk bas gitarist Anton Zhikharev’den ayrıca bahsetmek istiyorum. Kendisi YouTube mecralarında çok ünlü bir basçı, uzun yıllardır çeşit çeşit death metal grubunun bas gitar cover videolarını yayınlıyor. Kendisi zaten hep iyi çalıyordu, fakat özellikle son zamanlarda slap tekniği ve akor basma konusuna odaklanmıştı ve bu tekniklerin öne çıktığı akıl almaz videolar yayınlıyordu. Yeni CENOTAPH albümünde onun çalacağını öğrenince epey heyecanlanmış ve bu teknikleri albüme ne kadar yedireceği konusunu merak etmiştim. Anton albümde yarmış geçirmiş. Bas gitarın boru gibi duyuluyor olmasının yanı sıra hem arada giren minik bas geçişleriyle, hem de kritik yerlerde vurduğu atonal akorlar ile albümden alınan zevke zevk katmış. Anton’un YouTube videolarını da seviyorum, ama kesinlikle daha çok bu tarz albüm kayıtlarında yer alması lazım.

Son olarak produksiyondan da biraz bahsedelim. Grup yıllardır olduğu gibi parlak ve bolca proses edilmiş bir kayıttan bilinçli olarak kaçınmış ve olabildiğince doğal ve akustik bir tını yakalamaya çalışmış. Özellikle davul tonu bu açıdan çok başarılı olmuş. Genel olarak da oldukça organik bir sound elde edilmiş. Beni en çok memnun eden şey hem gitarların hem de basların çok dengeli ve net şekilde duyuluyor olması oldu. Leşlikten ödün vermeden bu sound’u elde etmek kolay değil.

“Perverse Dehumanized Dysfunctions” 7 yıllık bekleyişe sonuna kadar değen, baştan aşağı üst düzey müzisyenlik, bestekârlık ve vahşet içeren bir çalışma. Ayrıca bu kritik vesilesi ile brutal death metalin ne kadar süper bir şey olduğunu yeniden tatmama yardımcı olan CENOTAPH’a da kişisel teşekkürlerimi iletiyorum. Meğerse hayatımda daha çok brutal death’e ihtiyacım varmış!

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.65/10, Toplam oy: 57)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2017
Şirket
Hammer Müzik
Kadro
Batu Çetin: Vokal
Erkin Öztürk: Gitar, vokal
Anton Zhikharev: Bas
Alican Erbaş: Davul
Şarkılar
1. Rancid Gluttonous Morbid Obesity
2. Asphyxiated Embryonic Abnormalities
3. Parasitic Worms & Prenatal Cranial Deformation
4. Syndromes of Deadly Endogenous Intoxication
5. Antagony of Embriotomia
6. Multi-organ Failure Epidemie
7. Dismembered Unborn Species
8. Perverse Dehumanized Dysfunctions
  Yorum alanı

“CENOTAPH – Perverse Dehumanized Dysfunctions” yazısına 4 yorum var

  1. Ufuk Sönmez says:

    kemal hocam, kritik çok güzel olmuş, tek seferde okudum baştan sona eline sağlık.

    ben cenotaph’ı canlı olarak sadece 1 kez dinledim bugüne dek. o da itü rock fest’tekiydi. orada batu, bazı şarkıların geçiş yerlerini beğenmeyince, konser ortamının da müsaitliğinden faydalanarak belli kısımları tekrar tekrar çaldırmıştı grup arkadaşlarına. orada görebiliyordunuz batu’nun mükemmelliyetçiliğini.

    bu albümü ise sadece 1-2 kez dinlememe rağmen hayvanoğluhayvan bir albüm olduğunu çok net belli etti kendisi. bu aralar dying fetus’un da yeni albümü ortamlarda, artık bu ikisi bizleri baya götürür diye düşünüyorum. bi kaç ay önce de immolation-atonement çıkmıştı, o da harika bir albüm kesinlikle.

    cenotaph’a çalışkan olup, işini ciddiye aldığı ve bu kadar iyi bir brutal death metal albümü çıkardığı için helal olsun diyorum. türk metal grupları için çok başarılı bir örnek oluyorlar doğrusu.

  2. Bahadır says:

    Bir Burzum kritiği olsaydı mesaj dolardı burası ama Cenotaph olsa bile farketmiyor sanırım. Olağanüstü bir albüm. Baslara hayran kaldım. Ankara gruplarına bir ilgisizlik olsa bile grubun buna ihtiyacı yok, yurt dışında yeterince tanınıyorlar bu bile yeter.

  3. Ş. Yıldırım says:

    Antagony of embriotomia duyduğum en ürkütücü şarkılardan biri oldu, mesafeli durduğum türe de albümle baya bir ısındım. Genel olarak uzak duranların bi dinlemesi gerek bence. Canlıda da aynı hissi birebir veren bir performans var yine. Son dönemde İzmir’de iki kez izledim, özellikle bu yeni albümün performanslarında baya canavar iş çıkarıyorlar, nadide yerli oluşumlardan cidden

  4. Ş. Yıldırım says:

    Antagony of embriotomia deliliktir, soğukkanlı deliliktir, manyaklıktır ve büyük olasılıkla yerli metal müziğin en hasta ruhlu yapıtıdır

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.