# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
DARKTHRONE – Under A Funeral Moon
| 18.06.2016

Alabildiğine saf, alabildiğine karanlık.

Cemil Okumuş

Black metalin en saf örneklerini veren Darkthrone bu yönüyle hem black metal adına hem de hem de bir müzik türünün bu kadar yoğun ifade edilmesi adına en önemli ve en başarılı gruplardan biri oldu. İlk ortaya çıktığı zamanlardan bu yana black metal, her ne kadar kendi içinde en sınırlı türlerden biri olarak görülse de zaman içerisinde melodik ve senfonik özelliklerle zenginleştirilmesi ve farklı türlerle harmanlarının yapılması black metalin alanını genişletti. Bu durumda pure black metalin tek düze olduğu için çok farklı varyasyonlara sahip black metal çeşitlerinin yanında değerini kaybetmesi beklenebilirdi. Ama Darkthrone denen bir grup black metalin saf ve tekdüze halini o kadar güzel bir şekilde ortaya koymuştu ki bazıları her ne kadar burun kıvırsa da pure black metal,black metal türleri arasında asla kendisi olmadan black metalin düşünülemeyeceği bir yere sahip oldu.

Black metalin ikinci dalga döneminde kendini gösteren, müziğe bir death metal grubu olarak başlayan Darkthrone, death metale kıyasla daha underground kalacak, fakat hep ilgi çekmeyi başaracak olan black metalin yaratıcılarından biri olacaktı. Bu grubun death metali bırakıp black metale geçmesi black metal adına gerçekten büyük bir kazanç olmuştu. Death metal grubu olarak kalsaydı belki iyi bir death metal grubu olacak, ama bize bıraktığı başyapıt niteliğinde black metal albümleri var olmayacaktı. Darkthrone black metalde sade ve düz bir şekilde akıp giden müziği ortaya çıkaracak ve bize black metalin en dolaysız örneklerini verecekti. Darkthrone bu tarzı çok iyi kullanarak black metali en belirgin şekilde yansıtan gruplardan biri olarak akıllara kazındı.

Düz bir müziğin başarılı olması aslında çok da beklenen bir şey değildir. İnsanlar genelde müzikte bol miktarda bir araya gelmiş farklı ögeler bekler. İnsanların önemli bir kısmında böyle bir beklenti varken tek düze bir müzik yapmak cesaret işidir. Darkthrone’un farkı, oldukça düz bir müziği son derece başarılı bir şekilde icra etmesiydi. Düz bir şekilde akıp giden bir müziğin bu kadar harika olabileceği her hâlde pek düşünülemezdi.

Ama Darkthrone’un müziği o kadar güçlü ve karanlıktı ki, kullandığı tekdüzelik hiçbir zaman sıradan bir tekdüzelik olmadı. Zamanla yavaş yavaş black metalde farklı ögeler denenmeye başlayacak, black metalin konsepti yavaş yavaş genişleyecekti. Fakat Darkthrone, her ne kadar daha sonra farklı bir çizgiye kayacak olsa da, pure black metal yaptığı önemli bir periyot boyunca bu tavrından taviz vermeyip kendine has tarzını belirginleştirerek, black metalin en yalın halini deneyimlememize olanak sağlamıştı.

1992 yılında, önce bir death metal grubu olarak kurulduğunu hafiften belli eden, ilk black metal albümü “A Blaze in The Northern Sky”ı çıkaran Darkthrone bu albümle pure black metalin tarzını ortaya koymuştu. Daha sonra ise hem elementleri hem tarzı ile pure black metalin en önemli örnekleri olan “Under A Funeral Moon” ve “Transilvanian Hunger” gelecekti. 1993 yılında black metalin en saf halini ifade eden albümlerden biri olan “Under A Funeral Moon” çıktı. Fenriz bu albümü pureblack metali yaratmak için yazdıklarını söylemişti. Darkthrone bu albümde pure black metali tüm elementleriyle gözler önüne sermiş, türün en güzel ve unutulmaz örneklerinden birini vermişti. Düz bir şekilde uzayarak akıp giden rifler; düz, hızlı ve seri davullar ve bunların yarattığı karanlık ve soğuk atmosfer pure black metali tam anlamıyla ifade ediyordu.

“Under A Funeral Moon” pure black metalin en önemli örneklerinden, black metalde karanlık ve soğuk havanın en üst düzeye çıktığı albümlerden biri. Albüm, sade bir müzik yapsanız bile bunu hakkını vererek yaptığınız zaman ortaya ne kadar harika bir eser çıkabileceğinin en büyük kanıtlarından. “Under A Funeral Moon”da oldukça eriyik bir sound ile karşı karşıyayız. En yoğun kıvamına gelmiş bir müzik söz konusu. Parçaların sizi bir anda karanlığın içine iten bir yapısı var.Albüm sizi saf, karanlık ve vahşi bir müziğe yoğun bir şekilde maruz bırakıyor. Müziğin akıcılığı, temposu ve karanlık yapısı adeta içinize işleyip damarlarınızda dolaşıyor. Saflık ve karanlığı oldukça ön plana çıkaran albüm, yeterli hıza ve sertliğe de sahip. Düz bir şekilde akıp giden dehşet verici karanlık rifler ve onlara parçaları gayet akıcı hale getiren ritimlerle eşlik eden davullar, albümün karakterine uygun bir distorsiyon, saf bir black metal atmosferi yaratmak adına görevlerini en iyi şekilde yerine getiriyor. Bir hayaletin içten gelen ürkütücü çığlıklarını andıran vokaller, albümün tüm dehşetini iliklerinize kadar hissetmenizi sağlıyor. Bütün parçalar kendi içinde çok güzel bir bütün oluşturuyor. Parçaların bölümleri albümün düz yapısını bozmayacak şekilde çok iyi kaynaşmışlar. Albümdeki her şeyblack metal adına ulaşılmak istenen müzik ve atmosferi en derin şekilde ortaya çıkarıyor.

“Under A Funeral Moon”, dinleyiciye black metalin ne olduğunu öğreten, katıksız black metal sevenlerin baş tacı etmesi gereken çok değerli bir albüm.

10/10
Albümün okur notu: 12345678910 (9.39/10, Toplam oy: 62)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1993
Şirket
Peaceville Records
Kadro
Nocturno Culto: Vokal, bas
Zephyrous: Gitar
Fenriz: Davul, sözler
Şarkılar
1. Natassja in Eternal Sleep
2. Summer of the Diabolical Holocaust
3. The Dance of Eternal Shadows
4. Unholy Black Metal
5. To Walk the Infernal Fields
6. Under a Funeral Moon
7. Inn i de dype skogers favn
8. Crossing the Triangle of Flames
  Yorum alanı

“DARKTHRONE – Under A Funeral Moon” yazısına 34 yorum var

  1. CupOfHeresy says:

    A Blaze in the Northern Sky ile beraber başıma gelen en güzel şeylerden birisidir!

  2. TAAKE says:

    en iyi darkthrone albümüdür desek abartı olmaz,tabii panzerfaust ve transylvanian hunger da var,bu albüm raw bbalck metalin,kirli soundunu,necrosoundunu başlatan ve black metal için yapıtaşı olan bir albüm,bir başyapıt

  3. Darth Vulture says:

    Black metalin bu halini pek sevmiyorum açıkcası.

    Kabarmamış kek gibi yani, biraz daha kabarması lazım. Genede saygımdan ötürü 10 verdim.

    P L A G U E

    @Darth Vulture, sen ne seviyorsun? Kıredıl ov filt mi? Onlar çok ii bak

    Darth Vulture

    Cradle of Filth değilde HIM severim. Siz benden daha metalcisiniz, saygılar.

    Sikth

    @P L A G U E, Black metal türünün sadık bir dinleyicisi olarak söylüyorum ; Cradle of filth’in diskografisindeki bazı albümleri yapabilecek vasıfta ve kalibrede çok ama çok ender grup vardır.
    Saf kan blackçi takılan tayfada sürekli bir cradle of filth ve dimmu borgir aşağılaması var.
    Bu tutumularını piyasalaşmaya yönelik eleştirel bir tutum olarak görebilir ve anlayabilirim ama mevzu yaptıkları müziğe geldiğinde diskografilerindeki bazı albümleri es geçebilme cüretini geçtim sırf bu iki grubun son iki albümünü objektif bir dinleyici olarak açıp da dinleyen hiç kimsenin bu grubu aşağılayabilecek kadar müzikaliteden yoksun olacağına inanmıyorum.

    Le Creepingdeath

    @P L A G U E, Metalicilerdeki şu tepkileri anlayabilmiş değilim. Adam bu türü çok sevmediğini ama yapılan işe de saygı duyduğunu söylemiş. Neden alınganlık yapıp adamı müzik zevki (bunun ne olduğunu bile bilmiyorsun) üzerinde aşağılamaya çalışıyorsun.

    markusulf

    @P L A G U E, yorumlarını okuyup beğendiğim, öneri ve tavsiyelerini dikkate aldığım bir insansın da bu nedir şimdi? ve neden bu tahammülsüzlük ?

    deadhouse

    @markusulf, Bence aşağılama yok. PLAGUE, black metali şekillendiren birkaç gruptan biri olan Darkthrone’a ”black metalin bu türünden hoşlanmıyorum” denmesine şaşırmış sadece. Evet ben de şaşırıyorum. Ama sadece şaşkınlık. Küçük görme, aşağılama, dayatma vs yok burada. Belki de black metal dinleyicisi olup da ”Darkthrone sevmiyorum” diyenle karşılaşmadığımız içindir bu şaşkınlık. Şahsen ben pek karşılaşmadım.

    P L A G U E

    @markusulf, yok tahammulsuzluk degil olay, hakkaten asagilama falan da degil emin olabilirsin. Cradle ı yaziyorum orda ama bende yanlis hatirlamiyorsam 5 tane original albumu var;) dinlerim zevkle sikinti o degil. Esasinda deadhouse isimli arkadas cok iyi anlamis beni. Black metalin bu hali denmis. Bu hali denen sey black metal in özü neredeyse. Ondan cradle ornegi verdim.

    Beorn

    Jager’i çok kaçırıyonuz genşler yapmayin oyle :(

    deadhouse

    @Darth Vulture, Ben kabarmamış keke 3 veririm

    Darth Vulture

    @deadhouse, Darkthrone grubunun black metal içerisinde benim sevdiğim gruplara da ilham olması ve black metalin ilerlemesi açısından önemini bildiğim için saygı göstererek 10 verdim. Yaptıkları çiğ ve evil atmosfer amaçlı kasıtlı kötü kayıtlı müziği sevemedim, sevmem de gerekmiyor.

    TAAKE

    @Darth Vulture, ama korkarım karşim kötü haber şu ki zibilyon tane black metal çeşidi bulunsa da bu gün dünyada,gerçek,has,öz,su katılmamış,hakiki,tam manasıyla,örnek olarak gösterilebilecek,saf black metal tam da bu,darkthrone un black metali antepte baklava,bursada iskender yemek gibi bir şey,snin de bahsettiğin ya tamam bu gerçek ve saf black metal olabilir de dinlenmesi çok zor be kardeşim şuna biraz aroma çeşitlilik katın,biraz tatlandırın diyenlere en güzel cevabı Fenriz reyiz veriyor ve diyor ki ”senfonik,vampirik,melodik,progresif vb black metaller üstü süslü,çeşitli aromalı pastalar,kekler gibidir,bizim yaptığımız black metal ise bildiğin sade somun ekmektir,sade bir ekmek,bu sade ekmeği her gün yersiniz,yiyebilirsiniz, ama her ne kadar tatlı da olsa pastadan,kekten sıkılırsınız”

  4. Fenriz'in Bagetleri says:

    Bir şahaser…
    Bir baş yapıt…
    Çünkü DARKTHRONE !

  5. Dottre says:

    Gerçekten çok güzel bir grup black metale boş müzik diyen popkafalar dinlemeli bunları türkiyede çok fazla ilgi gösterilmesede black metal olması gereken bir müzik türüdür başarılar…

  6. erdem says:

    1996 dan sonra darkthrone da bitti be

    lecreepingdeath

    @erdem, Bitti demek doğru olmaz bence, müzikal açıdan oldukça farklı kulvarlara yelken açtılar. The Cult is Alive’dan başlayan albümlerine ben şahsen bayılıyorum. Black metal sosu katılmış speed metal, punk, thrash vs gibi şeyleri seven birçok kişi de beğeniyor. Tabi klasik black metal dönemi Darkthrone’u seven herkes için kolay yutulacak lokma olmayabilir bu albümler ama yine de şans bir şans verin derim. Bu dönemden benim favorim The Cult Is Alive ve Dark Thrones and Black Flags

  7. TAAKE says:

    Bu corpse paintli,grup elemanlarının poz verdiği kapak akımını darkthrone mu başlattı bilmiyorum ama muhtemelen odur,her ne kadar bu akıma karşı olsamda darkthrone un bu tarz kapaklarına bayılıyorum,A Blaze in the Northern Sky,bu albüm,Transilvanian Hunger hepsi de süper kapaklar millet genel de A Blaze in the Northern Sky beğense de favorim bu albüm kapağı,belli belirsiz,tekinsiz,karanlıklar içinde bir görüntü,kurukafa,kurumuş ince ağaçlar ve karanlık,karanlık,karanlık

    77QX

    @TAAKE, Corpse paint’in kullanımının gruplar arasında başlamasındansa kastın Mercyful Fate, King Diamond veya bunlardan da önce bazı gruplar ama en önemlisi tam manasıyla bir cesede, ölüye bürünmeyi güderek bu makyajı yapan ve de metal türü olarak bm olan Mayhem grubunda Dead ile başlıyor.

  8. Endless Spiral says:

    Mükemmel, kesinlikle “Alabildiğine saf, alabildiğine karanlık”. A Blaze in the Northern Sky ile birlikte en iyi darkthrone albümü.

  9. Küçük Zenci says:

    Ders 1: Black Metal nedir?

    Sağda solda Darkthrone’u yarım yamalak bilip de böyle şaheserlerden habersiz bir şekilde Darkthrone’a bok atan ergenler görüyorum. Küfür ederim, kalp kırarım söyliym.

    Gece gece canımı çektirdin kardeş.

  10. 77QX says:

    Evet, bence ders Black Metal nedir değil de Overrated olmak nasıl bir şeydir sorusunu sorsak daha uygun olur gibi.

    Black Metal belgeselleri olsun, yok dinleyiciler olsun yaptığı işe hiç de hak etmeyecek değerde bir karşılık alan gruplardan biri Darkthrone benim için. Zamanında övdüler, mövdüler kvlt dediler neymiş lan dedik açtık albümleri ama tık yok. Arkadaş ekolu vokal nedir ya ulan vallaha her parçada insan gülmeden edemiyor. Bakın hele ki bu grubun çıktığı yer olan Norway’den konuşuyorsak öyle kvlt olmak o kadar olmayacaktır. Ben bu grubun bu overrated durumunun Black Metal de öncüler zamanında yer alması ve öncüler ile birlikte olmasına bağlıyorum yani öyle yada böyle o zamanlar bu işe adım atanlardandı ve mecburen bir simge haline geldi ama yaptığı müzik bunu hak etmiyor. Gelin tarihsel sıralama da konuşalım ve sadece Norway için konuşalım yani çemberi iyice daraltalım en insaflı yaklaşım için. Bir Burzum’un 93 senesi EP’si olan Aske veya aynı safta yine 93 senesi Full-Length’i olan Det som engang var bu albümü de gruba sadece EP ile bile ders verebilir. Ya da yine Norway çıkışlı Taake’in yani Hoest’in daha Taake olmadığı Thule olduğu zamanlardan 93 senesi Der vinterstormene raste demosuna bir bakın abartmıyorum, 93′lük Under A Funeral Moon’u yine döver peki neden mi. Vokal, müzik, orijinallik, atmosfer vesaire bana iliklerime kadar hissettirir öyle havadan da konuşmuyorum hepsini gayet diyalektik bir şekilde ele aldım ve değerlendirdim. Thule, Taake olduktan sonra zaten yardı gitti, Burzum desen Varg bırak 93 ep’si Aske’yi daha 91 de Demo I ile zaten tokatlamaya başlamıştı bile. Yine Norway’den konuşacaksak her ne kadar dinlememse de bir Mayhem dahi yine o yıllarda aslında 94 senesinin ama önce ki demolardan parçalar da içeridiği için De Mysteriis Dom Sathanas albümü veya 86-90 arası demo işleri yine bu gruptan totalde tarihsel olarak, 93 de çok daha orijinal ve kaliteli bir sounda sahip hele ki efsane vokalleri Death’in vokalini hiç hesaba katmayalım bile. Hele ki konuyu yine Norway’in babaları Gorgoroth’a getirelim; 93 senesinin ve discography’lerinin ilk meyvesi A Sorcery Written in Blood demosu = tokat üstüne tokat. Yine dinlemem ama iyi bir grup olduğunu söyleyebileceğim Immortal, Norway ‘den ve 93 senesi Pure Holocaust= vokal, müzik, atmosfer ve orijinallik. Konu Norway olunca bitmiyor tabi az kalsın unutuyordum bir zamanlar deli gibi dinleyip zamanla veda ettiğim Satyricon’dan da konuşalım. 92 & 93 senesi All Evil ve The Forest Is My Throne demolarını o kadar beğenerek dinlerdim hemde o zar zor sesi çıkan kulaklık ile dahi ucu ucuna duyabildiğim bu iki demo varya bm Norway de nasıl yapılıra hep birer ders işte ve asıl hocalar da bu adamlar işte. Kaldı ki verdiğim örnekler de hep grupların demo işlerine denk gelmiş dikkat ederseniz Under A Funeral Moon bir Full-Length ama hepsinin altında kalan Full-Length.

    Genel algı da olduğu gibi burada da bir overrated havası mevcut elbette ama bütün hikaye üstte.

    77QX

    @77QX, Ayrıca yine hayal kırıklığı olacak ama Darkthrone BM ‘nin en saf veya raw hali falan da değil ne yazık ki. Switzerland’li Pure’u dinleyin anlarsınız. Darkthrone için sadece o Death ve BM arası geçişte ki proto hali olduğu söylenebilir yaptığı BM’nin. Dikkatli bakın o sololar o ön planda ki vokaller her lirik sonu ekolar her enstrüman bir blok halinde hala, atmosferin cycle’nı hissedemiyorsunuz zaten soğukluk hak getire. Sadece kayıt ham ama Raw BM felsefesinde değil.

    Küçük Zenci

    @77QX, Valla Darkthrone konusunda katiyen sana katılmıyorum ama meseleyi grup elemanları özeline indirirsek ben de Fenriz’in çok overrated bir davulcu olduğunu düşünüyorum. Yani bire bir karşılaştırsan Black Metal’de Frost, Horgh hatta sevmediğim Hellhammer bile bateride Fenriz’i tokatlar bence. Fenriz böyle sempatik, kuzeyli insanına göre epey bir sıcakkanlı, cana yakın falan ya ondan çok seviliyor sanırım.

    77QX

    @Küçük Zenci; Fenriz dediğin gibi oranın adamına göre daha matrak bir karakter ama bana da bir o kadar itici gelen bir karakterdir de. Konuyu grup elemanları özeli değil de BM’nin kendi rengini belli etmeye başladığı zamanlarda o rengin kimin nasıl kompoze ettiğine dikkat çekmek istedim ben bu kronolojik değerlendirme de. Hani 93 senesi mi işte bu adam bunu yapmış bu adam bunu aristo mantığı. Çünkü Black Metal denen bir olgu metal dünyasının özellikle underground dünyasının fenomeni olmaya başlamışken herkes aynı koşullarda yani BM hakkında bilgi, vesaire bazında bu işi kendi orijinalitesinde ortaya koymaya çalıştı. Şimdi ben Darkthrone 93 de Raw BM’yi böyle yaptı ama Pure 2000′lerde böyle yaptı desen hem Pure ‘un ilerleyen piyasa ve işler ile daha zenginleşip bu olguyu çok daha ileri götürmesi muhtemelken Darkthrone böyle bir tecrübeye sahip olmadan BM daha taze bir fenomenken haksız bir karşılaştırmada Pure avantajlı, Darkthrone dezavantajlı kalmış olurdu. Başından beri o sene mevzusunu ortak koşarak açıklamamın nedeni buydu. Kaldı ki Darkthrone Raw BM hiç yapmadı sadece sizin örnekleme iz üzerinden gittim. Sonuçta Fenriz de Darkthrone ‘nun baş adamı değil mi özele insek de inmesek yine bu adam üzerinden gitmiş oluruz muhtemelen ve ben başta da dediğim gibi kesinlikle BM de o pioneer zamanlarında birlikte olduğu için zamanla kvlt oldu ama bu overrated olduğu gerçeğini hiç değiştirmedi grubun. Davul da benimde rahat özellikle bir Frost ‘u uzun soluklu Satyricon da tecrübe etmiş yer yer Gorgoroth da yine dinlemediğim iki grup Immortal da Horgh Mayhem de Hellhammer’ ı tercih ederim Fenriz’e.

    Lefthandpath

    @77QX, 1991′de çıkan Blaze in the Northern Sky’ı kaçırıyorsun. Benim favori Darkthrone albümüm de budur. Saydığın diğer albümlerden çıkışı daha önce hem de atmosfer olarak aşağı kalır hiç bir farkı yok. Darkthrone müziğin teknik yanına bakılarak anlaşılacak bir grup değil. Ayrıca orijinallik, atmosfer gibi kriterler tek gerçek doğruyu içermiyor. Farklı bakış açılarıyla iddialarının tam aksi söylenebilir.

    77QX

    @Lefthandpath, 91 de ki albümü kaçırmıyorum çünkü konuda 93 senesinin albümü baz alınmış fark ettiyseniz neredeyse 10 kere farklı faklı şekillerde açıkladım neden 93 senesi üzerinden gittiği mi, ha söz konusu 91 olur bende pat diye Burzum Demo İ & Demo II derim mesela. Kaldı ki Burzum one-stand man bir grup o da. Farklı bakış iddiaları söyleminize rahatlıkla müziğin daha doğrusu sanatın subjektif bir olgu olması ile zaten tarih boyunca asla genel geçer bir doğruya sahip olmadığını söyleyebilirim. Dolayısıyla elbette aksi söylenebilir kimisi için bu albümler BM tarihinde kvlt kabul edilebilir ama ben bazı rehersallerin, demoların o kvlt ‘i tokatlayacağını söylerim. Bu lafımı yanlış anlamayın ben en azından “Darkthrone bok gibi zaaa” diyerek bir subjektiflik ortaya koymuyorum, görüşümün altyapısını vererek bir diyalektikte bulunuyorum. “Bence sen haksızsın” elbette diyebilirsiniz ama doğal olarak ben de neden ki acaba nerede farklı düşünüyoruz diye sorarım.

  11. Shadowplay says:

    Gorgoroth Darkthrone’u tokatlar yazmış biri.. orda okumayı bıraktım.Gerçekten artık hiçbir halttan anlamayan tipler dinliyor ve icra ediyor bu tür müziği,bunu düşüncelerine de tiplerine de yansıtıyorlar.Darkthrone,burzum gibi gruplar, bunun gibi tipler yüzünden Black metal’den soğudular.hatta nefret ettiler.Bende aynı tipler yüzünden tiksindim ve bu müziği bıraktım ama Darkthrone’un ilk dönemlerini hala çok sever ve dinlerim.

    Nox

    @Shadowplay, bu müziği bıraktım nedir ya ahaha teoman gibi. bu arada gorgoroth darkthrone’u tokat manyağı yapar.

    necrobutcher

    @Nox, gorgoroth ılık müziği yapıyor

    Nox

    @necrobutcher, ılıklık satanizmin olmazsa olmazıdır.

    Siyah forma

    @Nox, Puahhaha! koptum ulan bu nasıl bi muhabbettir!:D ne ılıklığı ne diyosunuz kardeş siz?:D yükseltin biraz şu kafaları ya, hep leş torbacıların suçu bunlar..

  12. Shadowplay says:

    @Nox, Teoman gibi falan demişsin de ben bilmiyorum olay nedir, sen dinliyosun onları ki biliyorsun demekki.. bu arada gorgoroth leş! bedava plağını verseler arşive koymaya utanırım.(iyi frizbi olur)

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.