# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
METALIUM
26.08.2015

“Headbangers’ Weekend’de seyirciler çok iyi bir performansa tanık olacaklar.”

Bugünkü röportaj konuğumuz, 30 yıl önce kurulan ve heavy metalin ülkemizdeki gelişimi adına çok önemli işler yapan METALIUM.

Grubun kurucusu, vokalist ve gitaristi Mazhar Şiringöz ile METALIUM’un geçmişi, bugünü ve yarını ile 30 Ağustos’taki %100 Metal Fest Headbangers’ Weekend konserlerini konuştuk.

Röportaj: Ahmet Saraçoğlu

Selamlar arkadaşlar. Öncelikle o zamanlara yetişememiş genç dinleyiciler için METALIUM’u biraz anlatır mısınız?

Grubun 1985′de temeli üniversite yıllarında Ben (Mazhar)-gitar, Kerim Ugan (gitar) ve Mehmet Ali Dündar (davul) tarafından atıldı. Birçok yerde 1987 yılı telaffuz edilmesine rağmen gerçek kuruluşu 1985. Hatta o ekip ilk bestemiz olan “Lucifer”a imza atmıştır, fakat ne yazık ki kaydı yok. 1987 yılı grubun yapılanmasını tamamlayıp, beste çalışmalarına hız verdiği yıldır. 1988 yılında da ilk konserimiz olan Moda Sineması “Speed Metal Attack”de çaldık. 1995 yılına kadar da aralıksız devam ettik. 2 albüm, 2 demo ve birçok konser.1995-2000 arası faal değildik, 2000 yılında 2 özel konserde (Non Serviam Dergisi) çaldık ve 2010 yılında ise tekrar bir araya gelip devam kararı aldık.

Bu müziği yapmaya başlamanızı sağlayan gruplar kimlerdi?

Başlarda malum o dönemin thrash ve speed grupları Slayer, Destruction, Kreator, Megadeth, Celtic Frost gibi gruplar vardı.Yoğun olarak bunları dinlerdik ve tabii ki çok etkisi olmuştur. Şahsen benim bu müzikle tanışmam ise Kiss – “Alive!” albümüdür (Mazhar). Barış ise bir arkadaşında Warlock – “All We Are” ile başlamış.

1987′de Türkiye’de rock ve metal dinleyicisi olmak ve dahası müzik yapmak nasıldı? Şimdi baktığınızda o günlerden en çok özlediğiniz şeyler neler?

Bir kere, dinlemek için albümlere ulaşmak çok zordu, hatta çıktığını bile öğrenmek mucize idi. Bir şekilde ulaşabilen diğerlerine verir, ulaştırırdı. Burada Tünay Akdeniz başta olmak üzere birkaç kişi olmasa herhalde o albümlere ulaşmamız imkânsız olurdu. Sürekli Tünay Abi’nin dükkana gidip yeni çıkan ve daha önce çıkmış olan ne var ne yoksa kasete çektirirdik. Bu şartlarda müzik yapmak tabii ki ayrı bir zorluktu. Ama müthiş bir inanç ve istek vardı; hiçbir zaman şartlara pes etmedik, prova yapmak için bir stüdyo bile zor bulunurdu, tabii enstrümanlar dâhil ekipman da. Yine de bir araya gelip çalabilmek büyük bir mutluluktu ve hedefimiz vardı. İşte o günlerde yaptıklarımız “Behind The Power”ı yarattı. Özlemek demeyelim ama metal dinleyen birini görmek, hemen konuşmak çok heyecan vericiydi o günlerde. Ayrıca az da olsa birkaç dükkanda sevdiğin grupların LP’lerini görmek, dokunmak inanılmazdı. Sevdiğimiz grupların t-shirt’lerine sahip olmak ise tam bir ayrıcalıktı. Orijinal lisanslı t-shirt’leri yırtılsa bile, renkleri soluncaya, annelerimiz temizlik bezi yapıncaya kadar giyiyorduk. Bugün geldiğimiz nokta o yüzden müthiş, çünkü sadece bir “tık”la istediğine ulaşıyor ve ulaştırıyorsun…

METALIUM üyeleri, ara verdiğiniz 15 yıl boyunca neler yaptılar, bu müzikle olan bağınızı kopardığınız anlar oldu mu, yoksa bir kere bulaşan bir daha bırakamaz düsturu sizin için de geçerli mi?

E tabii bir kere girdin mi artık o dünyanın insanısın zaten, koparamazsın bağını. O yıllarda herkes işi gücüyle uğraştı. Bir araya geliyorduk tabii sürekli, ama müzik için değil. Ve sadece dinleyici ve izleyici olarak yaşıyorduk. Ama işte kürkçü dükkanına döndük tabii, çünkü bizim yerimiz “Metal Sahnesi”…

Yurt dışında grupların yeniden birleşmesi olayı çok sık rastladığımız bir durum. Bazı gruplar eski günleri özledikleri, bazılarıysa maddi beklenti için bu işe tekrardan başlıyorlar. Ülkemizde bu tür müzikten gelir elde etmenin zorluğu ortada olduğundan, METALIUM’un tekrar bu çabaya girişmiş olmasının altında yatan ana sebep bu müziğe olan tutkunuz diyebilir miyiz, yoksa maddi bir beklentiniz de var mı?

Maddiyat olmadığı kesin tabii ki, tek neden çalmak istememiz. Dediğimiz gibi biz o sahnede olmak istiyoruz, orada mutluyuz. Yalnız şunu söylemeliyim, biz ve diğer metal grupları ortaya büyük emeklerle bir şeyler çıkartıyorlar ve bunun maddi karşılığını da almalılar diye düşünüyoruz. Özellikle konser ve festivallerde bu emeğin karşılığı mutlaka olmalı. Yani “nasılsa bu konserlerde çalmak için can atan bir sürü grup var, ücretsiz çaldırırız” olmamalı. Bu biraz da biz grupların elinde… Yerli grupların hepsi bir arada aynı duruşu sergilemeli ve organizasyonların vazgeçilmez renkleri olduklarını, festival afişlerinde, t-shirt’lerinde vb. her materyalde festivalin eksiksiz bir parçası olarak yerlerini almalılar diye düşünüyoruz.

Yeni materyal yazma konusundaki düşünceleriniz neler? Bu kadar uzun bir aranın ardından yeni bir şeyler yayınlarsanız, önceki işlerinizle kıyaslarsak müzikal olarak nasıl farklılıklar olur?

Mutlaka şu an dinlediklerimiz etkiliyor ve bir farklılık olacaktır. Ancak bu farklılıklar ince detaylar olarak yer almakta. Metalium yine her zaman olduğu gibi sert, hızlı, agresif müzik yapmaya devam ediyor.

Yetkin’in gruba girmesi, sahne hareketliliği dışında METALIUM’u nasıl etkiledi?

Haha! E adam bir kere yakışıklı, uzun saçlı, görsel olarak müthiş bir değer katıyor gruba. Gerçekten bu imaj olayı çok önemli, ama tek etken bu dersem ayıp olur! Her şeyden önce Yetkin çok iyi bir müzisyen. Zaten hayatını da müzikten kazanıyor. Metalium’un yeni şarkılarında ve geleceğinde müzikal olarak çok etkisi olacak, ayrıca yeni jenerasyonun bakış açısını ve fikirlerini temsil ederek Metalium’a çok şey katıyor.

Suffer” albümünüzün 20. yıl dönümü şerefine %100 Metal Fest Headbangers’ Weekend’de albümü baştan sona çalacaksınız; bu kararı festivale katılımınız belli olduğunda mı verdiniz, yoksa böyle bir istek uzun süredir var mıydı?

Aslında bu fikri ortaya çıktıktan sonra festival organizasyonu iletişime geçti ve bu konsept konuşulduğunda organizasyonun da hoşuna gitti. Burada fikir babası olan Çağlan Tekil’e teşekkür etmemiz gerek. Yani farklı bir konseptle seyircimizin karşısına çıkmak önemliydi..

Bugün dinlediğiniz gruplar da yine bu müziğe başlarken dinlediklerinize yakın mı, yoksa tür ayrımı yapmadan yeni nesil metal türlerini de takip ediyor musunuz?

Eski ve yeni çok şey dinliyoruz, yani bir ayırım yapmıyoruz, ama temelinde sound belli: sert, agresif ve yerine göre hızlı…

Yakın zamanda Alive Open Air’de çaldınız, nasıl bir konserdi biraz bahseder misiniz?

Maalesef aşırı yağmur yüzünden sahne alamadık. Aşağıda fotoları görebilirsiniz.

Önce (Henüz yağmur başladı)

Sonra (Yağmur bir süre daha devam etti)

Sosyal medyadaki etkinliğinizden, %100 Metal Fest Headbangers’ Weekend’e büyük önem verdiğiniz belli oluyor. 30 Ağustos’ta bizi nasıl bir METALIUM konseri bekliyor?

Kesinlikle! Çok iyi hazırlanıyoruz, sürprizlerimiz de olacak, seyirciler çok iyi bir performansa tanık olacaklar. Ek olarak “Behind The Power” (1990) ve “Suffer” (1995), re-mastering yapılarak ilk defa CD formatında piyasaya çıktı. Re-mastering’ler dünyanın en iyi stüdyolarından, New York The Lodge’da, Emily Lazar ve Chris Allgood tarafından yapıldı. Bu arkadaşlar Linkin Park, Garbage, Foo Fighters, The Killers gibi gruplarla çalışmış ve 2015 Yılında METALIUM’a zaman ayırabildiler. Bu arada CD’ler sınırlı sayıda üretildi, o yüzden hızlı davranmakta fayda var.

Birkaç da çerez soruyla röportajı kapatalım;

Kendi enstrümanınızda şu anda metal dünyasındaki favori müzisyeniniz kim?

Mazhar: Ben hem gitar hem vokal için cevaplayayım, Mille Petrozza (tüm zamanlar)
Barış: Yetkin Taşkın
Ayhan: Paul Bostaph, Tomas Haake
Yetkin: Martin Mendez

Bu sene içinde en beğendiğiniz 3 metal albümünü söyler misiniz?

Mazhar (ben 4′ledim):
Paradise Lost – The Plague Within
Gorgoroth – Instinctus Bestialis
Disarmonia Mundi – Cold İnferno
Lamb of God – VII Sturm und Drang

Barış:
AC/DC – Rock Or Burst,
HALESTORM – Into the Wild Life
THROWN TO THE SUN – Out Of Themselves Things will Come

Ayhan:
Bu sene değil, genel olarak son senelerde): Mors Principium Est, Dimmu Borgir, Moonspell albümleri.

Yetkin:
Ghost – Meliora
Foo Fighters – Sonic Highways
Lamb Of God – VII Sturm und Drang

%100 Metal Fest Headbangers’ Weekend kadrosundan, performansını en fazla merakla beklediğiniz 3 grup hangileri?

Mazhar: Kreator, Carcass, Therion
Barış: Kreator, Carcass, Arch Enemy, Helloween (4 oldu benim)
Ayhan: Sadece Kreator…
Yetkin: At The Gates, Septicflesh, Katatonia (Mastodon çok üzdü)

Şimdiye dek canlı izlemediğiniz ve mutlaka izlemek istediğiniz 3 grup?

Barış: KISS, MOTORHEAD, PAT BENATAR
Mazhar: KISS, KISS, KISS
Ayhan: Dimmu Borgir, Def Lepard :)
Yetkin: Machine Head, Foo Fighters, Killswitch Engage

Zaman ayırdığınız için teşekkürler, festivalde başarılar!

Biz teşekkür ederiz. Festivalde görüşürüz…

etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Yorum alanı

“METALIUM” yazısına 3 yorum var

  1. cenkozmercan says:

    böyle şeyleri görmek çok güzel. keşke 90ların başından bandaj, dr.skull, guillotine falan gibi gruplar da tekrar birleşip bişeyler yapabilseler.

    behind the power’ı çıktığı zaman almıştım, şimdi bu ropörtajı okuyunca behind the power, power of the brave diye nakaratını hatırladım :) tabi şarkı sözleri o zaman olmadığı için o brave belki slave falan da olabilir :D

    nostalji güzel bişi be

  2. Deathotek says:

    Gidemesek de yüreğimiz orada.. Bu arada cdler harikulade. Edinmekte fayda var. . Kasetlerini bulana kadar ne uğraşmıştım zamanında.. Mazhar üstadımın da dediği gibi şimdi ne var; hemen tık kapında. Röportaj için sağ olun \m/

  3. Ediz Mudul says:

    Böyle grupların hala devam ettiğini görmek hem ilham verici hem de heyecanlandırıcı bir haber. Orada elimizden geldiğince coşturacağız!

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.