# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
OPETH, ALCEST – 15 Kasım 2014, Münchenbryggeriet, Stockholm
| 04.02.2015

Aşk tazelemek.

Ömer Kuş

Yaklaşık 2,5 ay önce gerçekleşen bir konserin kritiğiyle karşınızdayım bugün. Gerçekten son zamanlarda inanılmaz yoğun olduğum için fırsat olmadı bu yazıyı yazmaya. Hâlâ yazmadığım üç konser bir de festival yazısı var, onları bir gün yazabilecek miyim bilmiyorum bakalım.

Şu hayatta en çok sevdiğim gruplardan biriyken “Heritage” albümüyle beni kendinden anlamsızca soğutmuştu OPETH. Cidden ben de anlamadım tam olarak. Tamam albümü beğenmedim falan da, hastası olduğum eski albümlere bile elim gitmez olmuştu bir süre. Bunun sonucu olarak “Pale Communion“dan pek bir beklentim yoktu. Ama grup bu albümle beni yanılttı ve eski albümler kadar olmasa da zevkle dinlediğim bir albümle çıkageldi. Hem bu albümün etkisi, hem de bu Avrupa turnesindeki setlistin muazzamlığının aklımı çelmesiyle aynı gün gerçekleşen THE BLACK DAHLIA MURDER konserine gitmekten vazgeçip OPETH ve ALCEST ikilisinin çıkacağı Stockholm’un yollarına düştüm.

ALCEST

ALCEST sevmeye çalışsam da bir türlü gerçekten sevemediğim gruplardan. O yarattıkları güzel atmosferin içine girmeye çalışıyorum ama bir türlü doğru ruh halinde dinlemiyorum herhalde. Konserden önce de yine dersimi çalışamadan gittim konsere. Çalınan şarkıların bazı yerleri tanıdık gelse de hiçbirinin ismini söyleyemem. Gerçi bunun sebebi hepsinin telaffuz edilemez Fransızca isimler olması da olabilir, neyse.

Yazın gerçekleşen Metaldays festivalindekine nazaran grubun müziğine daha uygun bir mekanda gerçekleşti konser. Ben de daha az yorgundum ve uyumadan konseri tamamlayabildim. Neige gerçekten çok naif ve saf bir elemana benziyor, seviyorum keratayı. Şarkı aralarında net Fransız aksanlı İngilizcesiyle utangaç bir şekilde “Çok teşekkürler, çok naziksiniz, hepinize çok teşekkürler” gibi laflar etti sürekli. Vokal performansı başarılıydı ama temiz söylenen kısımlar bende hala ninni etkisi yaratıyor nedense.

Yine de Metaldays’de gerçekleşen ve bana pek etki etmeyen ilk konserden sonra grup hakkındaki görüşlerimi biraz daha olumluya çeviren bir konser oldu.

Setlist

Wings
Opale
Là où naissent les couleurs nouvelles
Autre temps
L’eveil des muses
Percées de lumière
Délivrance

OPETH

ALCEST’in ardından OPETH geldi sahneye. Bu turnedeki setlisti bozmayarak Eternal Rains Will Come ile açılışı yaptılar. Albümdeki favori şarkılarımdan biri zaten ve kusursuz bir şekilde icra edildi. En baştan değineyim hatta Mikael’in vokal performansı gerçekten mükemmeldi konser boyunca. Ne kadar hayvan bir vokalist olduğunu tekrar hatırladım. Hem son albümlerdeki meleksi temiz vokalleri hem de eski albümlerdeki öküzümsü brutalleri şahane bir şekilde icra etti. Özellikle eski şarkılarda tüylerimi diken diken etmeyi başardı yine Allahsız.

İkinci şarkı yine son albümün belki de en sevdiğim şarkısı olan Cusp of Eternity idi. “AaaAaaaaaa aaaaAaaaa” diye eşlik etmekten geri kalmadık. Ardından Bleak geldi ve geçmişe yolculuk başladı. Still Life albümünden The Moor takip etti onu. Bu şarkıda bir parantez açıp önümdeki arkadaşa küfür etmek istiyorum izninizle. 11 dakikalık güzelim şarkının TAMAMINDA elindeki sikik kamerayı bir sağ elinde bir sol elinde tutarak çekip görüşümü sikip atan bir… ağzımı bozacağım şimdi iyice. Lan anlamıyorum yahu vallahi anlamıyorum. O kadar para verip konsere gelmişin, konserden sonra EN İYİ ihtimalle bir kere açıp izleyeceğin sikik kaliteli bir video çekmek için karşında kanlı canlı adamlar dururken o küçücük ekrana bakarak konser izlemek nasıl bir aklın ürünüdür ya? Yemin ediyorum deli ediyorlar adamı. Arada bir fotoğraf çekersin anlarım da yani, yuh ya 11 dakika arkadaş. Bu tür adamlar yüzünden artık konserlerde resmen protesto amaçlı fotoğraf falan bile çekmiyorum anasını satayım. Tamam sakinim.

The Moor’dan sonra belki de en çok sevdiğim OPETH şarkıları arasında ilk üçe oynayabilecek olan ve ilk kez canlı izlediğim Advent çalındı. Bildiğin Advent çalındı yani. Hem enstrümantal hem de vokaller açısından yine mükemmel bir performans oldu. Pek çok kez kendimi başka bir dünyada gibi hissettim bu 13 dakika sırasında. Bu andan itibaren OPETH’in ne kadar ulvi bir grup olduğu tekrar kafama çakılmıştı ve konserin geri kalanını büyülenmiş bir şekilde izledim. Tek tek şarkıları yazmaya gerek duymuyorum, aşağıdaki setlistte gördüğünüz gibi grubun neredeyse hiçbir dönemini yoksaymayan dengeli bir şarkı seçimiyle ve genel olarak şahane bir performansla sahne aldı grup. Mikael İsveççe konuşurken de baya gevezeymiş, onu da teyit ettim. Her şarkı arasında espriler, komiklikler havada uçuşuyordu yine. Sert metalci abilere laf giydirmeler, James Hetfield’ın “uu yeaaah”lerini taklit etmeler falan 2,5 ay sonra aklımda kalanlardan.

Başlıkta ve yazıda da belirttiğim gibi, son albüm ve bu konserle birlikte OPETH sevgim tazelendi resmen. Küslük müslük kalmadı. Grubu 6. izleyişimdi ama 7, 8, 10 15 falan olsa yine de gider izlerim yani. Özellikle de böyle şahane setlistler çıkarmaya devam ederlerse. Umarım yakında gerçekleşecek Türkiye konserlerinde de benzer setlistle izlersiniz diyor ve yazıyı burada sonlandırıyorum.

Setlist

Eternal Rains Will Come
Cusp of Eternity
Bleak
The Moor
Advent
Elysian Woes
Windowpane
The Devil’s Orchard
April Ethereal
The Lotus Eater
The Grand Conjuration
Deliverance

  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Yorum alanı

“OPETH, ALCEST – 15 Kasım 2014, Münchenbryggeriet, Stockholm” yazısına 16 yorum var

  1. Ertuğrul Bircan Çopur says:

    Ahahah yaziyi ben yazdim zannettim ya. Yogunluktan yazamamaktan baslayip, Heritage ile Opeth’ten sogumaya, sonra Pale Communion’la fikrinin degismesine, Alcest’e bir turlu isinamamaktan konserde BUTUN sarkiyi videoya ceken adama, en sonunda Opeth sevgisinin tazelenmesine falan birebir ayni her sey. O ara zamanim olsaydi bu yazinin aynisini ben yazacaktim galiba. Inanilmaz.

    Boyle olunca ekleyemedim de bir sey. Munih konseri de ayni boyleydi iste sdf. Ellerine saglik Omer.

    Advent <3

  2. emre says:

    Türkiye’de Bleak’i atlamazlar inşallah ya. O Bleak’i çalmaları gerek. Alcest’in setlist’te ateş etmekte. Ayrıca kamera mevzusuna sonuna kadar katılıyorum.

    Eline & koluna sağlık abi.

  3. rbarac says:

    blackwater park eğer bu setlist içinde olsaydı listeyi çıkartır muska olarak asardım boynuma gerçi adamlar mahmut tuncerle feat yapsa o sette yine ayıla bayıla izlerim/dinlerim ama o black water park o giriş o allahsızca giren brutular, o şarkı varya NANISİKİM!

  4. İlker says:

    En sevdiğim iki Opeth parçası üst üste çalınmış resmen. The Moor’u atlamaz muhtemelen de Advent’i umarım bizden esirgemez Mikael. Çok iyi yazı, elinize sağlık.

  5. Melkor says:

    Opethi bin kere dinledik ettikte bi alcest konseri olsa bedenime o kadar iyi gelirdi ki. üstüne de eski sikici parçalarına ağırlık verselerdi off.

  6. çaksu says:

    Setlist çok acayip ya. Fena gazlardayım. Düzenli olarak Opeth’i düşünüyorum haftalardır.

  7. Şu playlist’le eve çıkmak istiyorum.

  8. Setlist burada da bu şekilde olursa aklımızı yeriz cidden.

  9. ÖNCÜL says:

    Setlist gayet iyi de, şu Elysian Woes sırıtmıyor mu ? Bence çok sıradan. Son albümden seçebileceğim en son şarkı.

    İlker

    @ÖNCÜL, Kesinlikle katılıyorum. Voice of Treason’la birlikte albümün 2 zayıf halkasından biri, fakat bir türlü vazgeçemiyor Mikael efendi. Halbuki onun yerine bir Haxprocess, Bir Folklore olsa ne güzel olacak.

  10. Setlist cidden efsane. Konserler süper olacak eminim.

  11. Swedish says:

    Orada olup Alcest Delivrance ı canlı dinlemek için neler vermezdim

    çaksu

    @Swedish, Opeth’in set sonunun çakması gibi duruyor. (Yih yih)

    Swedish

    @çaksu, deme öyle deme :)))) ah bi gelse niege

  12. Ömer Kuş says:

    Bu kritigi yazdiktan bir gun sonra Martin Axenrot’la tanistim, ayni masada oturup 2-3 saat muhabbet ettik. Su ana kadar tanistigim muzisyenler arasinda en naif ve alcakgönullulerinden biri kesinlikle. O kadar yakin hissettim ki, hayatta en cok sevdigim gruplardan birinin davulcusuyla degil normal barda tanistigim random biriymiscesine gelisti muhabbet. Dogru duzgun Opeth’ten bile konusmadik, beraber fotograf cektirmek aklima gelmedi. Cok KRAL bi abi gercekten. Mikael ibnesi kesin ensesine vurup lokmasini aliyordur bunun hep :(
    Martin’in kiz arkadasi, Coil’de söyleyen Nathalie Lorichs de vardi yaninda. O da baya icten bir abla. Kucuk bir bilgi sizdirimi yapayim son olarak: Axenrot, kiz arkadasi ve Mendez’in bir projesi varmis, bu sene EP cikarmayi planliyorlarmis.

    Korhan Tok

    @Ömer Kuş, Ömer being Ömer.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.