# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
OPETH – Pale Communion [ORTAK İNCELEME]
| 20.08.2014

1 albüm 5 kritik.

Ahmet Saraçoğlu

OPETH’e 1998’de “Still Life”la başlamış ve çok kısa sürede hayatındaki en önemli grup haline getirmiş biri olarak, grubun son yıllardaki değişimini korku dolu gözlerle izlediğimi söyleyebilirim. “Heritage” çoğunluk için tam bir şoktu, evet. Benim açımdan, şok olmasa bile tam olarak benimsenmesi pek de kolay olmayan bir albümdü. Ama grup bu yeni yönünde daha iyisini yapacağını da hissettiriyordu. Sonuçta bahsi geçen herhangi bir grup değildi; OPETH’ti. Karşılaştırdığımızda, “Heritage” daha ziyade bir “bakın böyle de olabiliyoruz” iken, “Pale Communion” ise gerçek anlamda bir “artık böyleyiz, biz buyuz” niteliğinde. Daha oturmuş, daha cesur, hatta cesareti bile geri planda bırakan ve OPETH’in mutasyonunun belki de tam anlamıyla gerçekleştiğini hissettiren bir bütünlüğe sahip. Alışması zor olayları var, örneğin Moon Above Sun Below’a çok zor alıştım, ancak “kafasına” girebilince albümdeki favorilerimden oldu. Albüm genel olarak da, ilk baştan vurulmayacağınız, ancak alıştığınız anda bayılacağınız bir albüm olarak göze çarpıyor. Bende böyle oldu. “OPETH bu deyillll…. :(((“ olayını atlattığımızı umsak da, hepimizin içinde “Ah ulan o eski OPETH neydi beaa…” hissi hayat boyu baki kalacaktır. Bu durum, “Still Life” ve “Blackwater Park”ın çıkışını gerçek zamanlı olarak görmüş, yaşamış bir insan olarak bana elbet daha da fazla koyuyor, koymamasına imkân yok. Ancak nihayetinde ne yaptığını bilen bir grup dinliyor olmanın verdiği bir güven var ve bu da onların bu tercihlerine saygı duymak ve çıkan şeyin zevkine varmaya çalışmak için yeterli bir sebep. “Pale Communion” çok iyi bir albüm ve OPETH’in geleceğine tekrar umutla, daha da önemlisi merakla bakmamızı sağlayarak yüzleri güldürüyor. Not: 8

Ertuğrul Bircan Çopur

OPETH’in son yıllarda çıkarttığı albümlerde grubun eski tadını bulamayışımızın en büyük sebebi, albümlerin kendi içlerindeki istikrarsızlık olsa gerek. Benim için “Watershed”de başlayan bu durum, “Heritage”da iyiden iyiye ayyuka çıkmıştı. “Pale Communion”ı bu ikisinden de daha iyi bulduğumu baştan söyleyebilirim; ama bu maalesef bunun üstesinden tamamen geldikleri anlamına gelmiyor. Akerfeldt gerçekten çok iyi bir müzisyen, buna şüphemiz bunca yıldan sonra zaten yok. Ama sanıyorum ki müziğin zirvesi olarak gördüğü 70′ler progresif rock’ına olan düşkünlüğünü OPETH müziğine yedirmekte güçlük yaşadığı, ve aslında hala yaşıyor olduğu da bir gerçek. “Heritage”ın kimi parlayan anlarına rağmen toplamda grubun kariyerindeki belki de en zayıf albüm olarak ortaya çıkması da bu geçişteki zorlanmanın en büyük göstergesiydi. “Pale Communion”, o albümden ileriye doğru atılmış büyük bir adım, ve aslında Akerfeldt’in yapmak istediği müziği daha rahat anlamamızı sağlıyor. Eternal Rains Will Come gibi, Faith in Others gibi beni ilk dinleyişte vuran parçaların varlığı sevdiğim Opeth’in hala orada bir yerde güçlü şekilde durduğunu gösterirken, maalesef ki Voice of Treason gibi oldukça zayıf parçaların varlığı, bahsettiğim albüm içi istikrarsızlığın ve dolayısıyla bocalamanın da bir nebze devam ettiğini işaret ediyor. Bir albümde böylesine güçlü ve böylesine zayıf şarkıların bir arada bulunması, var olan sorunun göz ardı edilemeyeceğinin epeyce büyük bir göstergesi aslında. Toplama bakıldığında karşımızda gerçekten iyi bir albüm var. Kötü denilebilecek parçaların içinde bile öylesine etkileyici kısımlar var ki (Voice of Treason’ın “heeev yu evır” diye başlayan bölümleri bunun en büyük örneği mesela), bir şekilde her şey müzikal bir dehanın elinden çıktığını belli ediyor. Sorun şu ki, OPETH zamanında öylesine yüksek bir standart belirledi ki kendisine, “Pale Communion” gibi iyi bir albüm bile bu adamların elinden çıkınca hafif bir olmamışlık hissi bırakıyor dinleyicinin ağzında. Herhangi bir brutal vokal kullanmadan, müziği bu denli bile sertleştirmeden dahi çok daha iyilerini yapabileceklerini biliyoruz çünkü. Bundan sonra yine de yapacaklar, ondan da pek şüphem yok açıkçası. Not: 7,5

Nazım Kemal Üre

“Heritage”ın saptığı yönden rahatsız olmamış fakat albümün kendisinden fazla hoşnut olmayan taraftayım. Her ne kadar güzel anlar barındırsa da içindeki fikirlerin bir çoğu bana tamamlanmamış ya da evrimini tamamlamış gibi gelmişti. Bu yüzden “Pale Communion”ı birkaç dinlemeden sonra “Doping verilmiş Heritage” şeklinde tanımlama ihtiyacı hissettim. Gerçekten Opeth o albümdeki bütün fikirleri almış ve “Pale Communion”da daha dinamik ve ilginç hale getirmiş. Opeth’in eski sapık beste kurguları da bu albümde geri gelmiş, birçok şarkıyı ilk dinlemede nereye gideceğini kestiremiyorsunuz. Bir başka güzellik de içine girmesi zor şarkılar ile dinledikçe sevilen şarkıların dengesi çok güzel tutturulmuş, Eternal Rains Will Come gibi daha ilk dinlemede insanı çarpan şarkılar da var, Voice of Treason ve Faith in Others gibi zaman isteyen şarkılar da. Son olarak albümdeki enstrüman ve vokal performansının son zamanlardaki en fazla aklımı alan progresif rock performansı olduğunu belirteyim. “Heritage”in bir geçiş albümü çıkmasına sevindim, hoş geldin gerçek yeni Opeth! Not: 9

Ömer Kuş

Hayatımın en önemli 2-3 grubundan biri olan OPETH, 2011 yılında çıkardıkları “Heritage” ile benim ilgimi büyük ölçüde kaybetmişti. “Pale Communion” beklendiği gibi OPETH’in eski tarzına yine oldukça uzak, Mikael’in hastası olduğu üzere eski usul progresif rock sularında yüzen bir çalışma. Bu sefer albümü beğendim diyebilirim ama. “Heritage”a oranla çok daha güçlü bir sound ve ne yapmak istediğini bilen bir OPETH buldum şahsen. Her eleman bariz bir şekilde enstrümanında (Mikael’in ses telleri de dahil olmak üzere) kendini geliştirmiş. Favorilerim “Cusp of Eternity”, “Eternal Rains Will Come”, ve “Faith in Others” oldu şimdilik. Özellikle “Faith in Others” gerçekten epik. OPETH’in bu yeni tarzını hiçbir zaman eski zamanları kadar sevebileceğimi zannetmiyorum ama. Benim gözümde OPETH’i OPETH yapan şeylerin çoğu mazide kaldı, biraz daha sıradan bir progresif rock grubuna dönüştüler. Ama elemanların gitmek istediği yol buysa, bize boynumuzu büküp kabul etmek düşer. Not: 7,5

(8+7,5+9+7,5)/4=8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.14/10, Toplam oy: 138)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2014
Şirket
Roadrunner Records
Kadro
Mikael Åkerfeldt: Gitar, vokal
Martín Méndez: Bas
Martin Axenrot: Davul
Fredrik Åkesson: Gitar
Joakim Svalberg: Klavye
Şarkılar
01. Eternal Rains Will Come
02. Cusp Of Eternity
03. Moon Above, Sun Below
04. Elysian Woes
05. Goblin
06. River
07. Voice Of Treason
08. Faith In Others
  Yorum alanı

“OPETH – Pale Communion [ORTAK İNCELEME]” yazısına 43 yorum var

  1. Phaolrym says:

    Albümün bu şekilde incelenmesi hoş olmuş, hepinize teşekkürler. En çok Batuhan’ın yorumlarına ve notuna katıldım. Ayrıca Cusp of Eternity’i albümün en iyilerinden gösteren Ömer’e de katılıyorum. Arıza bir duygusu olan, ve klişe nakaratıyla duygusunun dengelendiği, vokalleri ve gitar solosuyla insanın içini hoş yapan harika bir şarkı. Bence biraz Watershed gibi, nispeten basit ama defalarca dinlenme isteği uyandıran bir albüm. (Ghost Reveries ise daha iyi olsa da, çok dinleyesim gelmiyor onu nedense.)İlk dinlemelerimde 7-7.5 arası bir şey verirdim sanırım Pale Communion’a. Ama şu anda net 8.5′luk bir albüm konumuna geldi gözümde.

  2. Sheva says:

    Heritage ile derdi olmayan biri olarak bu albümü epey sevdim, ne yapması gerektiğini bilen, daha odaklı, daha oturmuş bir albüm. Her şeyden önce bu sefer cidden etkilendim, farkı da bu olsa gerek.

  3. Osman says:

    Fena albüm değil. Her şarkıda etkileyici kısımlar var ama “bak şu olmamış” denecek kısımlar da epey var. Normalde böyle, ne desem, istikrarsız albümleri severim ama bu farklı. Çünkü riffler fazla zorlama. Zorlamadan kastım da “kompleks” değil, isteksiz. “Yea hacı gene biz progresif rock yapalım da, bu sefer eskilerden falan serpiştirelim de şeyetmesinler gene”. Sizi bilmem ama beni rahatsız ediyor. Şaka maka albümdeki her metal riffinin Ghost Reveries veya Watershed’de bir karşılığı var.

    Herşeye rağmen albüm güzel be hacı. Davullar müthiş, vokaller zaten başka bir boyutta. Favorilerim Eternal Rains Will Come, Goblin, Faith in Others. Çok dinlemediğim için notum 7-7.5 arası değişir. 8.5 olmaz ama.

  4. patognomonic says:

    Seferberlik :)
    yazıların uzun tutulmamasi güzel olmuş gerçekten. Baya yogun bi donemden gectigim icin albümü henüz dinleyemedim ama neyle karsilasacagimi kestirebiliyorum artık

  5. çaksu says:

    Albüm insanıyım diyebilirim ama Heritage’ın dağınıklığını epey sevmiştim. Neden bilmem. Bunu da sevdim. Daha az sevdim galiba. Gidişattan memnundum hep, ilk kez bu albümün çıkış zamanı eski Opeth özlemi yükseldi içimde. Belki ondan. Neyse güvenim var Opeth’e. Ne aşırı merak ya da heves ne de kaygı vardı içimde ilk kez dinlemeye hazırlanırken. Güzeldir diyodum , evet güzel diye bitirdim. Genesis Selling England dinlediğim döneme denk geldi. İki albümün uyumu da dikkat çekici. :) Akşam yürüyüşlerinde ılık ılık akıp gidiyolar.

  6. Berk says:

    Ben de albümü gerçekten çok beğendim,bilmiyorum ama bazı insanlara isteksiz gelirken bana ise çok doğal geldi.Ben de bir not verecek olsam 8-8.5 arası bir not veririm.Faith in Others sanırım herkesin ortak noktası.

  7. B U R Z U M says:

    Yazilarin hepsi sahane olmus. Herkesin beynine saglik… Yayinlanan parcalar disinda biraz once yukarida ki faith in others i dinledim. Gercekten efsane olmus, kusursuz bi saheser olmus…album hakkindaki fikrimi tamamini dinleyince ayrica yazicam…

  8. DrAQA says:

    Albümü çok beğendim. Opeth diskografisine baştan aşağı hakim olan biri değilim, elbette en az 3-4 albümünü ezbere bilirim ama arada boşluklar mevcut. Özellikle ünlü gruplardan yeni albüm gelirken büyük beklentiler içine girmiyorum. Özellikle bir de böyle bir albümü diğerine uymayan gruplarda zaten en büyük hata olur. Bu albüm de kendi içinde güzel bir albüm, defalarca dinlemek istediğim şarkılar var, örneğin; Moon Above, Sun Below. Mükemmel bir şarkı, tarifsiz. Ancak yine de bu sene sonundaki ilk 10′uma girmeyecek maalesef. Öyle akıllara zarar albümler çıktı ki, bu albümün esamesi okunmaz.

  9. saw you drown says:

    Bu albüm bana istediğimi vermedi. Bu albüm olmadı. Olmuyor. Meselem eski Opeth özlemi değil; ama yayınlanan ilk iki parça ile albümün geri kalanı arasından bu denli kandırıcı bir fark olması, beni derinden sarstı. Mikael istediği müziği yapamıyor. Mikael’in istediği müziğin bu olduğuna inanmıyorum. Albüm genel itibarıyla iç bayan, yer yer sıkıntı krizleri ne mahal veren bölümler oldukça mevcut. Hele hele- o Elysian Woes yok mu. Sanırım Mikael’in en deneysel çalışması olarak müzik tarihindeki yerini alacak. Neden Mikael’in? Çünkü ortada Opeth ruhu adına bir şey göremiyorum. Opeth ismi yrrine başka bir grup ile çalışmalarına devam etselerdi diyenler var. Hayır. Ben öyle demiyorum. Grup değil; Mikael Akerfeldt Projectolarak devam etseydi keşke. Çünkü bu albüm oldukça kişisel ve maalesef olabildiğince zorlama. Peki müzikalite nasıl? Oldukça iyi. Müzisyen performansları, prodüksiyon vs. nasıl? Oldukça iyi. Ama ben ruhtan bahsediyorum. Müziğin doğallığından. Olmamışlıktan değil.

    Deathamphetamine

    Beyler o değil de Moon Above Sun Below dinlerken ”Amaann ne uzun şarkıymış bea 25dakka” hissiyatına kapıldım bitmedi resmen. Sonra baktım ki 10 dakikacıkmış. Şu yaşadığımı o 20 dakikalık Black Rose Immortal’larda falan yaşamazdım Opeth’de tam olarak bu değişti bence.

    baha

    @saw you drown, seninle aynı duyguları paylaşıyorum. ilk başta dinlediklerim gayet iyi gelmişti ancak albümün tamamını defalarca dinleyince öyle olmadığını hissettim. albümün çoğu taklit tonlamalardan hissiyatlardan oluşuyor. burada da görülüyor ki rap yapsa bile akerfeldt’i gözü kapalı dinleyecek dinleyiciler mevcut. asıl handikap bu! :) yani kişi diyor ki “ilk başta alışamadım ama bu şarkının hissiyatına girmem lazım ve zorlama olsa bile mutlaka bu albüme iyi demem lazım çünkü bu opeth” diyen dinleyiciler çok fazla. ha, bu arada albüm derinlemesine pek incelenmemiş. çok daha detaylı şeyler var. klavyeci ise en iyisi albümün.

    Osman

    @baha, hacı bunu bitek ben diyorum. Yeani abi zorlamaysa zorlamadır, kulağa iyi geliyorsa iyidir. Bana sorsan Deliverance da zorlama. Abi bak sana çok müthiş bir zorlama albüm daha söyliyim. Traced in Air. Adamlara zorla brutal yaptırmışlar, buna rağmen en iyi albümleri bence.

    Opeth rap yapsa acayip makara olurdu. Dinlememek hata.

    saw you drown

    @Osman, Trollük yapma zamanın gelmiş. Eğer Traced in Air zorlamaysa, Pale Communium metal/rock müzik tarihinin en kasıntı slbüöüdür. Hem iyi müzik, iyi albüm de ne demek oluyor. Bu adamlar kendilerini birden çok defa kanıtlamış müzisyenler. Tabi li de belli bir standartın üzerinde olacaklar, tabi ki de gitarı, davulu iyi çalacaklar. Ne bekliyordun ki. Mikael şimfi istese Ghost Reveries, Watershed, Deliverance karışımı -dinleyiciye WoW dedittecek kadar- benzer albümler yap abilir. Olaya müzikalite iyi, iyi albüm aslında, güzel albüm aslında deyip diğer olumsuzlukları görmezden gelmek baha’nın dediği gibi, icra edilen müziği zoraki beğenmekten başka bir şey değildir.

    Osman

    @saw you drown, kanka ben demiyorum adamlar diyor, hem bunu Roadrunner, Nuclear Blast gibi kuruluşlar sık sık yapar zaten. Hem benim albüm hakkındaki görüşümü tartışabilirsiniz de, “yea işte şöyleleri de var hep bunlardan prim yapıyolar” demek bana değil diğerlerine haksızlık. Bak şurda 20 kişi yazmış kritiği de sayarsak 27. Baha’nın yaptığı benim dediğimi çarpıtıp albümü seven herkese mâl etmek. Baha’nın yaptığı “türbanlı bacımıza saldırdılar” gibi bişey. Baha bunu hep yapıyor, ben onu öyle seviyorum ama :)

    İyi albüm mü, evet; zorlama mı, evet. Zorlama olmasa daha iyi olur muydu? Olurdu. Olumsuzlukları görmezden gelsem zorlama der miydim? Hayır. Peki albümün ne kadarına zorlama demişim? Metal kısımlarına. Albümün ne kadarı metal? Etiketlerde metal bile yazmıyor hacı. 7-8 tane riff vardır diyelim. Bu kadar riff tek başına 55 dakkalık bir albümü vasat, yetersiz veya kötü yapabilir mi? Ben burda tartışılacak bir şey göremiyorum.

    Şimdiye kadar Opeth’in beni hayal kırıklığına uğrattığı tek albüm, ama iyi. Ulan adam diyor şu şu yıllarda ekstrem metalle ilişkimi kopardım, üstüne şu kadar albüm çıkardım, Bloodbath’te söyledim. Hepiniz seviyorsunuz o albümleri, demek ki olabiliyormuş derim ben de.

    saw you drown

    @Osman, Bu sitedekiler için söylemiyorum. Ama birçok mecrada albümü gerçekten de zorla sevmeye çalışan insan gördüm. Şahsen bana çok acayip geldi. Misal; ben Katatonia’ya taparım, ama son iki albümünden hiç mi hiç hoşlanmam ve bunu da her yerde dile getiririm. Bir grup ile aranda duygusal bağ var diye o grubun albümlerini zorla sevmeye çalışmak biraz tuhaf duruyor. Hem baha’ya katılıyorum. Zorlamadan ziyade taklit’te ön planda. Tınısını kaybetmeye başlayan bir grup olarak karşımıza çıkıyor Opeth. Bu yenilik değildir. Bu durum Riverside da karşımıza çıkmıyor. Neden mi? Çünkü adamlar 70′ler prog.rock’ını tıpkıbasım şeklinde kasmaya çalışmıyor. Son bir şey söyleyeceğim. Bence Heritage, Pale communium’dan daha iyi bir albüm. Her ne kadar Opeth diskografisinde gereksiz bir ürün olarak görsem de, o albüm de daha bir karakterli bir duruş vardı. Evet, takliet ettik, 70′lere saygı duruşunda bulunduk gibi bir hava seziliyordu albümde. Ama Pale communium için böyle bir şey diyemem. Bir ad koyarsam, bu isim; ne idüğü belirsiz olur.

    Bu arada; http://www.youtube.com/watch?v=pNGCJzPzAp0

    Osman

    @saw you drown, Hacı bak gördün mü? İşler gene zevkler ve renklere evrildi. Ben mesela Riverside’ı hiç sevmem. Neyse, konumuz o değil. Garip adamsın yaa. Başta öyle atlıyosun “gene sitenin trolü” tarzı flameliyosun falan, sonrasında sakin sakin bişeyler anlatıyosun. İşte şurda şu etkileri açık halbuki şurda şöyle falan.

    Neyse kendine iyi bak, In Flames kritiğinde görüşürüz eheh.

    saw you drown

    @Osman, Troll lafı senin zoruna gitmemesi lazım. Buna alışkın olmanla birlikte; hakeza bir troll’le de gayet rahat bir şekilde konuşulabilir.

    Şaka bir yana troll lafı çok zoruna gittiyse özür dilerim. Niyetim kimseyi kırmak değil.

    Bu arada In flames kritiğinde görüşeceğimizi sanmıyorum. Çünkü; In Flames :)

  10. mert says:

    “opeth osursa dinleyebilecek bir insanım” diyecek kadar opethi seven ve ona saygı duyan bir insanım. ama +bonus brutal bir şarkı beklerdim. onun haricinde şu ana kadar dinleyebildiğim Eternal Rains Will Come Cusp Of Eternity Moon Above, Sun Below gibi şarkılarla kalitenin ne derecede üst düzeyde olduğunu görebiliyoruz. içimiz buruk tabi, nerde orchid,nerde morningrise fakat yapacak birşey yok. grubun kendi tercihi. ben bu değişimi dinleyiciye saygısızlık olarak görmüyorum.

  11. ÖNCÜL says:

    7 tane usta kritiğin üzerine ne yazılabilir bilmiyorum ama ben de birşeyler karalayayım. Albümü gerçekten beğendim, gerçi benim Heritage’le de bir problemim yoktu ama şurası kesin ki, bu albüm Heritage’in üzerinde. Mikael düşündüklerini daha fazla yansıtabilmiş. Elysian Woes dışında vasat bir şarkı göremiyorum. Moon Above the Sun’ın başları, River’ın sonlarını çok beğendim. Ancak benim açımdan albümün en büyük yıldızı Eternal Rains Will Come oldu. Özellikle klavye partisyonları daha ilk dinleyişte beni içine aldı. Son olarak davul performansını da oldukça başarılı bulduğumu söylüyor ve notumu 8 olarak açıklıyorum.

  12. İlker says:

    Son 2 albümü sevmiş ancak tam olarak benimseyememiş biri olarak (özellikle Heritage’ı) bu albümün kendi adıma genel olarak ikisini de başardığını söyleyebilirim. Heritage’a göre daha ne istediğini ve yaptığını bilen bir Opeth var karşımızda.

    Enstrüman kullanımı ve vokal işçiliği -beklediğimiz gibi- çok üst düzeyde. Sound’u da yine önceki albüme göre oldukça oturmuş ve güçlü buldum. Albümde Voice of Treason ve Elysian Woes hariç ısınamadığım şarkı yok, ayrıca Moon Above, Sun Below, River ve Faith in Others’ın Opeth’in son 3 albümdür yaptığı en iyi şarkılardan olduğunu düşünüyorum.

    Opeth’in geleceği için gayet olumlu ve umut verici bir adım olarak görüyorum bu albümü, notum da 8,5.

  13. Dysplasia says:

    albümü dinlemedim daha; ama okuduklarıma dayanarak söylüyorum ki bir bu mikael’in bir de stanne’nin vokalleri gelişe gelişe bitmedi.

  14. çaksu says:

    Bi de bu Akesson iyi lan. Baya güzel oluyo soloları.

  15. Beklediğimden de iyi geldi albüm. Yayınlanan şarkıları fazlasıyla beğenmiştim zaten, ama bütün albümü dinleyince Voice of Treason dışındaki her şarkıya bayıldım, özellikle Moon Above Sun Below ve Faith in Others rahatlıkla en sevdiğim Opeth şarkıları arasına girdi diyebilirim.

    Heritage’ın güçlenmiş hali olarak geleceği belliydi zaten ve öyle de oldu, Heritage’ı da sevsem de esas bu albümde istedikleri sound tam olarak oturmuş. Abartıp bundan sonraki albümlerinin daha da iyi olabileceğini söylüyorum. 8,5 işler benden de, yıl sonu listemde de yerini alacaktır mutlaka. Yazan herkesin eline sağlık.

  16. albeni says:

    running wild’den yine riff ripleyip riplemediklerine dikkat etmedim, ama davullardan gelen sesler hoşuma gitti.. gitardan ziyade akerfeldtin vokallerini beğendim ayrıyetten…

  17. Melkor says:

    Voice of Treason’ının çok üstüne gitmişsiniz. ilk dinlediğimde hoşuma gitmedi sonra baya sevdim lan ben.

  18. sefagn says:

    7 yetmez 17 tane kritik yapsaydınız

  19. Phaolrym says:

    Taklit veya esinlenme çok sık kullanılan ve yanlış olmaya çok meyilli tespitlerdir. Bunu malesef çok büyük eleştirmenler bile yapıyor. Hayatının belli döneminde sanat üretmiş kişi bilir ki, sanat üretirken “şuna benzesin” veya “özellikle hiçbir şeye benzemesin” motivasyonuyla yapılan iş pek sanat değeri taşımaz. İlki taklit, ikincisi ise kasıntı bir iş olur. Yukarıdaki yorumumun istisnai durumları vardır elbette, ama genel tablo budur. Hazır hissettiğinde sanatını üretir sanatçı,ve akar gider. Yaptığı işin BARİZ BİÇİMDE bir şeylere benzeyip benzemediğini, piyasaya sürdükten sonra gelen eleştirilerden okur. Bir sanatçı için “influenced by x” (x’den etkilenmiş) denmesi için, o sanatçının bunu kendisi söylemesi ön şarttır. Objektif bir eleştirmen “displays similiarities” (benzerlikler gösteriyor) der. Neticede dünya müziğinin sınırları belli, ve kökleri tamamen orjinal olan türlerden türemiş şeyler üretebilmek git gide zorlaşmaktadır, zira binlerce yıldır üretilen eserlerin kayıtları tutuluyor. Bence sanatçıya karşı olan tutumun çok belli olduğu yorumların, fazla bir objektif değeri yoktur.

  20. Harun says:

    Opeth’in hiç sevmediğim albümü olmadı bugüne kadar. Ghost Reveries favori Opeth albümlerinden biri, Heritage’ı da çok seviyorum. Önceden yayınlanan ilk iki şarkı ve Akerfeldt’in açıklamaları beklentilerimi çok yükseltmişti fakat Cusp of Eternity’yi geçtikten sonra biraz hayal kırıklığına uğradım. Pale Communion en zor ısındığım Opeth albümü oldu sanırım. Hala da ısınamadığım pek çok yeri var. Goblin çok alakasız duruyor mesela.
    Cusp of Eternity albümün en iyi şarkısı bence. Onun haricinde favorilerim Moon Above, Sun Below ve River. Pale Communion daha derli toplu dursa da Heritage’ın daha iyi bir albüm olduğunu düşünüyorum.

  21. Akanker says:

    Dinledikçe açılıyor diğer Opeth albümlerinde olduğu gibi.Beklentimin çok üzerinde çıktı albüm.Eternal Rains Will Come şu ana kadar en beğendiğim şarkı oldu.

  22. Wildchild says:

    Deluxe edition’da Black Sabbath – Solitude ve Hansson de Wolfe United – Var Kommer Barnen In live coverları var.

  23. Ugur says:

    Heritage’den daha güzel.

  24. gXnn says:

    Herkesin söylemeye korktugu seyi söyleyeyim mi?? Opeth bu album ile birlikte bitmiştir. opeth bu değil. Albumu 25 kez dinledim olmuyor olmuyor olmuyor. 26 dan sonra bu bir opeth albumu değil dedim kendine rahatladım yemin ederim. Dene bakalım mikael efendi daha ne kadar mıçabileceksin bir efsanenin içine görelim.

    Cattle Bilmemne

    @gXnn, Bildiğimiz anlamda Opeth bu albümle değil Heritage ile bitti aslında. Yeni Opeth’in harika dünyasına hoş geldin diyecektim de pek sevmemişsin anlaşılan, bol şans. :D

    gXnn

    @Cattle Bilmemne, Heritage daha anlaşılırdı benim için. Her iki albümü de çok beğendim bu arada ama Opeth değiller işte. Yani Opeth değil, anlatabiliyor muyum? Olay müziğin sertleşmesi veya clean vokal kullanımı vs de değil. Bence son iki albümün müzikalitesinde de ciddi sikintılar var. Evet şarkılar güzeller ama hikayeleri yok ve tek düzeler. Çok fazla sanatsal yoruma giremeyeceğim. demeye çalıştığım şu,öyle deliverencelara, blackwaterparklara da gitmeye gerek yok, albumun çok net en iyi şarkısı cusp of eternity’i dinledikten sonra arkasına bir hessian peel koyun, gelinen nokta apaçık gözler önüne serilmiş oluyor zaten. Saygılar…

  25. OtomatikOblomov says:

    Yağ gibi akıp, giden albüm. Dinledikçe daha da çok sevdim.

  26. saw you drown says:

    Opeth’in son albümlerine şarkı şarkı bakarsak;

    Buradaki şarkılara bakıyorum, bir de Heritage’deki şarkılara; galiba Heritage, Pale communium’dan çok daha iyi bir albüm. Opeth bu albümle kararsızlığın dibine vurmuş. Bu kararsızlık şarkılara da yansımış ve ne idüğü belirsiz şarkılar ortaya çıkmış.

    The devil’s orchard, Haxprocess, Folklore, Famine, I feel the dark…Bu kalitede pek şarkı yok bu albümde.

    Sonra, önceki albüme bakıyorum; Burden, The lotus eater, heir apparent, hessian peel, coil gibi harika şarkılar var.

    Daha önceki albüme geçmeyeyim zaten. Ghost Reveries gibi bir şahaser var.

    Sonuç olarak Opeth; her albümde kaliteyi biraz daha düşürüyor.

    Kitler

    @saw you drown, Katılıyorum yazdıklarına

  27. blashyrkh says:

    heritage güzeldi açıkçası, bu albümü gıdım merak etmedim nedense.

  28. Sodom büyükşehir belediye says:

    Pale Communion en sevdiğin Opeth albümü olacak deseydi biri bana, yürü git işine derdim herhalde. Bu albüm çıktığında merak edip dinlememiştim bile. Şu an, açık ara en çok dinlediğim Opeth albümü oldu Pale Communion. Benim gibi dinlememişler varsa bir şans versinler, insanların bu tarz bir Opeth albümüne vermeye hazır oldukları ezbere tepkileri biraz daha görmezden gelsinler diye yazdım bunu.

  29. ihsanoird says:

    Moon Above Sun Below’ın solosu Marty Friedmanvari olmuş biraz. Hastası oldum. Rust In Peace dinliyormuş gibi hissettim bir an.

    Muhteşem albüm yav. Heritage şunun yarısı kadar olsaydı, onu da başımın tacı yapardım.

  30. akanker says:

    Faith in Others …

  31. noth says:

    Bu albümü ilk kez akşam saatlerinde, şehrin caddelerinde gezerken dinliyordum. Faith in Others isimli şaheser başladığı an yürümeyi kesip öyle ruh gibi donup kalmıştım. Öyle işte.

  32. ironbound says:

    İlk dinleyişte nefret edilebilen ama sonradan sarmaya başlayan bir albüm. 7,5/10

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.