# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
ORANSSI PAZUZU – Valonielu
| 29.12.2013

Acayip.

Black metal acayip şey. Zamanla farklı yönlere kayan, açılan black metal ise daha da acayip. Bugün de o acayip açılımlardan birini gerçekleştiren gruplardan birinin albümünden bahsedeceğim. Buz gibi bir ülkeden gelen ORANSSI PAZUZU temelde black metal olarak anılabilse de müziğine atmosferik ve daha da alışılmamış olarak saykodelik öğeler katan bir grup. 2009’da “Muukalainen puhuu” isimli albümleriyle sağlam bir başlangıç yaptılar ve bu sene çıkan üçüncü albümleri “Valonielu” da dahil olmak üzere gayet emin adımlarla ilerliyorlar diyebiliriz. Daha ilk albümlerinde zaten oturmuş saykodelik -belki biraz avangard- müziklerini “Valonielu” ile daha değişik yerlere çektikleri, belki biraz daha olgunlaştırdıkları söylenebilir. Fakat bu yol biraz daha zorlayıcı olacak gibi görünüyor.

Black metal denince akla gelen yırtıcılığın ORANSSI PAZUZU müziğinde pek de yeri olduğunu söyleyemem. Hatta grubun black metal olarak anılmasının en büyük nedeni büyük ihtimalle vokallerdir. Black metal üzerine bir şeyler eklemek yerine, “Valonielu”nun temelini, hatta grubun temelini iyi çözümlenmiş bir saykodelik rock, krautrock bilgisi oluşturuyor. Bunların üzerine yedirilmiş kirli rifler sayesinde, olayın apayrı bir noktada olduğundan emin olsanız bile black metal dinlediğinizi hissedebiliyorsunuz. “Valonielu”, grubun önceki iki albümüne göre bu hissi daha da azaltmış gibi görünüyor. Zira albümde bulunan parçalardan sadece “Olen Aukaissut Uuden Silman” için “black metal gibi” diyebiliyorum. Geri kalanını muhtemelen “saykodelik ekstrem metal” falan diye tanımlardım. Hatta olay, 2. şarkı olan “Uraanisula”da, gitar tonu ve ağır temposu sayesinde saykodelikleşmiş doom boyutuna bile gelebiliyor.

Bu noktada, grubun, her ne kadar yola “ilginç black metal” etiketiyle başlasa da “Valonileu” ile bunu da büyük ölçüde aştığını söyleyebilirim. “Vino Verso” ile başlangıcını iddialı bir rifle, iddialı bir şekilde yapan albüm, yine ilk şarkı da dahil olmak üzere yer yer tekrara dayalı şarkı yapılarını iyi oturtmuş. “Reika Maisemassa”da da ilginç, deneysel, ambient-vari kafalara yöneliyorlar. 10 dakikanın üzerinde şarkılar gibi daha önce denemedikleri şeyler de var. Hatta “Ympyrä on viiva tomussa” isimli son parçanın, enstrümanların tonlarındaki bir takım oynamalarla saykodelik CULT OF LUNA olabileceğine inancım tam. Tüm bu ufak dokunuşlar, ORANSSI PAZUZU’nun bundan sonra gitmek istediği yolun ufak habercileri gibiler. Albümü yorumlarken de tüm bunların göz önünde bulundurulması gerektiği kanısındayım. Bu açılardan bakıldığında “Valonielu” gayet başarılı şekilde denenmiş bir albüm. “Uraanisula”nın temiz girişinden sonraki doom-vari kısım dışında -bir türlü alışamadım oraya- iddialı rifler ve arkalara döşenmiş tatlı/karanlık melodilere ev sahipliği yapıyor baştan sonra. Hatta paragrafın başında bahsettiğim “Vino Verso” bu konuda en önlerde.

Her ne kadar başarılı noktalar dolu olsa da “Valonielu”nun “olmamış” bir yanını da ister istemez hissediyorum. Şarkıların birbirlerinden kopukluğu bunun başlıca nedenlerinden biri olabilir. Zaten konsept etrafında dönen bağlantılı şarkılar tarzı bir şey vaad etmemiş olsalar bile “keşke” dedirmedi değil. Yine de grubun özgün bir müzik yaptığı ortada. Kendi sound’larını oluşturabiliyorlar ve bunu da istedikleri yöne çekebilecek durumdalar. Albümün yorumlarına baktığımda genel kanı, ilk albümde “Muukalainen Puhuu” heyecanın artık ortadan kalktığı yönündeydi. Hatta bir kesim, grubun bu ilk albümünü çok sevip “Kosmonument” ve “Valonielu”yu “eh işte” gibi yorumlarla karşılamış durumda. “Muukalainen Puhuu”nun iddialı bir başlangıç yaptığı doğru. Bu yolda “Kosmonument”in inanılmaz ilerletici adımlar attığını düşünmüyorum. Ama “Valonielu”nun yapmaya çalıştığı şey biraz daha farklı.

“Valonielu”, bana bir geçiş albümü gibi geliyor. Defalarca dinledikten sonra hissettiğim şey bu. “Henüz tamamen tamamlanmamış” gibi garip tanımlara gidebileceğim yerler olsa da başarılı bir albüm. Gerek şarkıları teker teker ele aldığımda, gerekse bir albüm olarak baktığımda bir şeylerin eksik geldiği hissi pek hoş olmadı. Ama yine de bu hissiyat fazlasıyla kişisel bir çıkarım. ORANSSI PAZUZU iyi bir şey.

7,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.71/10, Toplam oy: 14)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2013
Şirket
Svart Records
Kadro
Ontto: Bas gitar
Jun-His: Vokal, Gitar
EviL : Klavye, Perküsyon
Moit: Gitar
Korjak: Davul
Şarkılar
1. Vino verso
2. Tyhjä temppeli
3. Uraanisula
4. Reikä maisemassa
5. Olen aukaissut uuden silmän
6. Ympyrä on viiva tomussa
  Yorum alanı

“ORANSSI PAZUZU – Valonielu” yazısına 14 yorum var

  1. patognomonic says:

    Yazida da fazlasiyla bahsedildigi gibi ,baya baya degisik kafada muzik yapiyor bu adamlar.Kendilerine açtıkları bu yolu, daha ne kadar geliştirip ortaya tam olarak ne cikaracaklari ise merak konusu.Ancak yine de,Oranssi Pazuzu gibi gruplar, birbirinin kopyasi olan onlarca gruba bedeldir.

    Son olarak su kapak tarzını belli biri mi dizaynliyor acaba?.En son grand Magus da yaptiydi böyle bi kapak.Cok hoşuma gidio lan

  2. crowkiller says:

    klasik black metale bok püsür karıştıran grupları pek sevmememe (yok daha memeler) rağmen baya güzel müzik yaptıklarını düşündüğüm bir grup, yalnız isimleri çok kötü, fince orange pazuzu demekmiş ama kulağa daha iskandinav gelen bir isim daha çok yakışırdı gruba

    Tetrahydrocannabinol

    @crowkiller, sen bu işleri bırakta bi ‘Seth – The Howling Spirit’ değerlendirmesi patlat siteye hafız. hadi kolay gelsin!

    crowkiller

    @Tetrahydrocannabinol, özel kritik siparişi vermek için lütfen premium üyelik şifrenizi giriniz

    Tetrahydrocannabinol

    @crowkiller, username: goathornmoon passwirt: 666daemon

  3. vordven says:

    Valonielu için ‘kapkaranlık saykodelik bir yolculuk’ denebilir. Grubun müziğini kendilerine ait bir fotoğraf karesine indirgersek, olay tam olarak şudur: http://bit.ly/1d0e143

    Ayrıca, hem atmosfer hem de o dönem kullanılan müzikler (Goblin vb.) açısından -bazı anları ile- İtalyan Giallo filmlerini anımsattı bana bu albüm. Parçalar, vokalsiz şekilde herhangi bir Bava ya da Argento filmine koyulsa, asla sırıtmaz. Örneğin Reikä maisemassa, hipnotik/kozmik ve gizemli yapısı ile son derece ürkütücü ve gerilim dolu..

    Tetrahydrocannabinol

    @vordven, güzel tespit. saykodeli atmosfer zifiri ot dumanı misali kalın :)

  4. owlboss says:

    Oranssi Pazuzu bildiğim bir grup olsa da adam gibi hiç dinlememiştim bu yıla kadar. PA listesine de yazmıştım, bu yıl içinde keşfettiğime en çok sevindiğim grup kendileri.

    owlboss

    @owlboss, Albüm hakkında yorum yapmayı unuttum lan haha. Bence de özgün bir müzik yapıyor grup.Bu olmamış kısmına ama katılmıyorum.
    Ayrıca bu saykodelik black metal olayını cidden çok seviyorum. Önceden Nachtmystium seviyorum diyordum şimdi saykodelik black metal diyebiliyorum. Umarım bu tarz üzerinde fark yaratan gruplar çoğalır.

    Tetrahydrocannabinol

    @owlboss, sana ‘Cultes des Ghoules – Henbane’ albümünü öneririm. cadıcılık, saykoaktif bitkiler ve tezahürleri üzerine oldukça karanlık bir müzik ve evet bence psychedelic black metıl.

    parasite/gallows

    @Tetrahydrocannabinol, çok acayip grup Cultes des Ghoules, en karanlık Lovecraft öyküsü tadında şarkılar hep

    Tetrahydrocannabinol

    @parasite/gallows, hooray for the boobieerhm, HPL.

  5. crowkiller says:

    gerçek bilek metıl bu değil deyip şu herifleri öldürsem mi diye aklımdan geçiyor bazen de Türkiye’de hiç ilgi çekmez, olan bana olur

  6. Firat Tale says:

    bu adamlarin butun isleri cok iyi, dinlemeyenlerin bir sans vermesini oneririm. diger album kritiklerini de gorsek guzel olurdu ozellikle son albumun.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.