# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
01.12.2013 – HAFTA 53
| 01.12.2013

Bugüne dek girdiğimiz en kötü haber ve birtakım başka şeyler.

İlk editör yazısından bu yana tam 1 yıl geçti ve 53. haftanın yazısından hepinize merhaba. Bu editör köşesine 1 yıl önce değil de site açılır açılmaz başlasaydık, şu anda 235. haftayı falan yazıyor olacaktım. 235 haftadır PA’yı devam ettiriyoruz lan. Üstelik her zamankinden daha büyük bir heyecan ve istekle. Negzel.

Bu hafta diğer her şeyin üstünü örten büyüklükte bir olay oldu bildiğiniz gibi. Gallerli grup LOSTPROPHETS vokalistinin, akla hayale gelmeyecek şeyler yaptığı ortaya çıktı, detayını fazlasıyla biliyorsunuz. Baştan sona korkunç bir şey elbet, ancak tüm bu olay içerisinde bana en garip, hatta üzücü gelen detay, olaya karışan iki annenin hayranı oldukları, kendileri gibi etten kemikten bir başka insanın emrine bu denli girip, adeta zombileşip, zavallılığın, kişiliksizliğin sınırlarını zorlarcasına kendi bebeklerine yaptıkları şeyler. Elbet dünyada çok korkunç şeyler oluyor; bu olaydaki türden şeyler diğer sayısız şeyin yanında önemsiz kalır, hatta bu olaya benzer bir sürü olay zaten sürekli oluyordur da ortaya çıkmıyordur falan ama, sonuç olarak “insan gerçekten hayret ediyor”. Bu kadar düşmek, başka bir insana bu denli tapmak, onun buyruğuyla yaşamak; yazık cidden. Haberde de dediğimz gibi, umarım çocuklarda onarılamaz sorunlar oluşmamıştır.

Diğer bir konu, REVOCATION’ın yeni bir şeyler kaydetmekte oluşu. REVOCATION, kendileriyle yaptığımız röportajlarda da dedikleri üzere, müzik haricinde de başka işlerde çalışmak zorunda olan insanlardan kurulu. Ben grubun bu denli çalışkan ve üretken olmasından, grup elemanlarının REVOCATION’ı tek geçim kaynakları yapma konusunda çok istekli ve kararlı oldukları sonucunu çıkarıyorum. Umarım o raddeye gelirler ve ekstrem müzik yaparak geçimini sürdüren müzisyenlerin sayısı artar; özellikle de albüm satışlarındaki çakılmayla gelirleri konusunda bu denli darbe yemektelerken.

ALCEST’in yeni şarkısı beklediğim vurucu etkiyi yapmadı. Hüzünlü değil, pozitif ama tam bir neşe de barındırmıyor; böyle naif, kırılgan, tatlı, adeta hoş sözler ve “ayyy canm yhaaaa…” türünde resimlerin paylaşıldığı bir Tumblr sayfası gibi bir şarkı. Albümün geri kalanının da bu şekilde ılıman olacağına dair hisler besliyor ve ALCEST’in bu albümle birlikte daha bir bilinir olacağını düşünüyorum. Umarım sert vokallerini tamamen bırakıp konserlerde eski şarkılarını çalmamazlık falan etmezler.

AMON AMARTH davulcusu Fredrik Andersson’un Jens Bogren yorumu bana ilginç geldi. Kişisel sıkıntılar yaşanmış olablir, ancak sound olarak AMON AMARTH’ı AMON AMARTH’ yapanlar Peter Tagtgren ve Abyss Studios ile, Jens Bogren ve Fascination Street’tir. Bogren imzalı “With Oden on Our Side“, “Twilight of the Thunder God” ve “Surtur Rising“, her ne kadar grubun eski kirinden pasından arınmış işler olsalar da, AMON AMARTH’ın bu denli büyümesinde dev katkıları olan albümler. Üstelik de AMON AMARTH’ın son albümündeki Andy Sneap imzalı sound’dan çok daha “AMON AMARTH” bir sound’a sahipler. Sneap’e de saygımız sonsuz tabii ama, aynen Bahadır’ın ilgili haberde dediği gibi, “ACCEPT dinler gibi AMON AMARTH dinlemek iyi olmuyor.”

Bu hafta bahsedeceğim son konu da Andy James’le ilgili. Andy James’in akılda kalıcı işler yapma namına biraz dha yolunun olduğunu düşünüyorum. Teknik anlamda gördüğüm en kusursuz gitaristlerden biri olsa da, şarkılardaki melodi ve sololara daha karakterli bölümler katabilmesi gerektiğine inanıyorum. Becker gibi, Loomis gibi, Friedman gibi… Bence bunu yapabilecek donanıma sahip; ancak şahsen, “Andy James yanında ben çok yetersiz kalırım” diyecek kadar alçak gönüllü bir insan olan SCAR SYMMETRY gitaristi Per Nilsson’un tekniği, duyguyu ve akılda kalıcılığı bir araya toplayan enfes sololarını, kusursuz teknikli Andy James sololarına bin kez tercih ederim. Andy James’in duygusuz bir otuzbirci olduğunu falan söylemiyorum, yanlış anlaşılmasın. Ama bence Loomis gibi, Becker, hatta Abasi gibi enstrümantal başyapıtlar yaratmasına daha biraz var.

Bu hafta geveleyeceklerim bunlardan ibaret; çok fazla önemli olayın olmadığı bir haftaydı. Önümüzdeki haftaya kadar umarım çok acayip şeyler olur da yazacak daha fazla şey bulurum. Siz yine de bahsi geçen konularda fikirleriniz varsa aşağıya yazın, küfürleşmelere varan tartışmalar yapalım.

  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Yorum alanı

“01.12.2013 – HAFTA 53” yazısına 5 yorum var

  1. Nahilath says:

    Bugüne kadar girdiğiniz EN KÖTÜ haber bence şuydu:

    http://www.pasifagresif.com/2013/05/slayer-gitaristi-jeff-hanneman-yathamyny-yitirdi/

    Bunun dışında, Alcest’ın yeni şarkısına 10 üzerinden 6.5 veriyorum. Yani şarkıda bir olmamışlık var, sanki bir şeyler eksik gibi. Dinledikçe daha da güzel gelebilir belki ama Alcest’ın eski işlerine nazaran geri durduğu ayan beyan ortada. Umarım diğer şarkılar daha güzel olur.

  2. DrAQA says:

    Bu Andy James’in tipinde bir şey var ya, ben normalde severim böyle çalışmaları, Rusty Cooley, Michael Angelo Batio gibi adamları bile severek dinlediğim oldu işte düşünün siz gerisini. Bu adamın tipinden midir nedir ısınamadım be. Şu yukarıdaki fotoya baksanıza, o nasıl tip aq.

    Ahmet Saraçoğlu

    @DrAQA, videolarda, röportajlarda falan bakınca aslında baya sessiz sakin naif bi insan gibi duruyor. Fotoğraflarda daha bi cool olmaya çalışması normal. :)

    Ufuk Sönmez

    @DrAQA, gitaristlerin çoğunda bu “gitarıyla bütünleşip meydan okuma tavırları” var gibi aslında.

  3. Cemre says:

    Andy James yorumu çok yerinde olmuş kesinlikle sonuna kadar katılıyorum. Videolarını baştan sona sıkılmadan izlerken o tekniğini, parmaklarını görünce ne kadar ağzım sulansa da şimdiye kadar hiç bir solo projesini oturup dinleyecek istek oluşmadı içimde.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.