# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
ENSHINE – Origin
| 12.09.2013

Uzay ve İzmir’de sonbahar.

Aykut Yılmaz

Sonbaharın hüznünü ve bütün bir yılın getirdiği soğuk, sıcak, ılık ne varsa hepsinin bitişini; yemyeşil ağaçların sararıp solmasını, ve Ağustos biter bitmez aniden beş altı derece soğuyan havayı hep sevmişimdir. Hele İzmir’de yaşıyorsanız sonbaharı sevmek için milyonlarca nedeniniz olabileceği gibi sadece cehennem gibi, nemli, insanın vücuduna yapışan pis bir sıcak bile; soğuk olan her şeyi sevmenize neden olabilir. Konuyu nereye götürdüğümün farkına halen varmamış olsaydım tahminimce sonbahar ve İzmir’de yaşamak üzerine kurulu bir kompozisyona dönebilirdi bu yazı. Ona da sonra geliriz.

Eylül başladığında ilk olarak elime gelen albüm; Atoma – “Skylight” oldu açıkçası. Albümü ilk olarak dinlediğimde zaten resmen elim ayağım titremişti ve “Ben bunu sonra dinlerim, sonbahar bu albümün zamanı.” diyerek bir köşeye kaldırmıştım. Açıkçası diğer anlatılanların üzerine ekleyecek çok bir şeyim olmayan bir albümdü. Peki Atoma’dan neden bahsediyorum? Jari Lindholm isimli gitarist arkadaşımızın her ne kadar atoma albümünde adı geçmese de eski elemanlarından olduğunu ya da daha net hatırlamak adına; şu anda dağılmış ve çok az kişinin hafızalarında yer eden Slumber grubunun gitaristi diyebiliriz. Enshine için kendisinin yeni başlattığı bir proje diyebiliriz kanımca. Zira kendisi ve Fractal Gates grubundan bildiğimiz vokalist Sebastien Pierre dışında kimsenin olmadığı bir grup.

Bu uzun mu uzun açıklama yazısından sonra “Origin”den bahsedebiliriz. Albüm her ne kadar debut olsa da, kesinlikle mükemmel bir açılış olan “Stream of Light” ile girişini yapıyor. Yoğun bir doom olacağını hissettirse de, o kadar harmanlanmış bir melodi ve kesinlikle yapılan bir giriş ki, albümün devamında hayal kırıklığına uğramayacağınıza emin olabiliyorsunuz. Melodilerde ki soğukluk ve parçanın ortalarına doğru düştüğü karamsar post-rock riflerine, gerçek bir profesyonellikle yedirilmiş growl vokaller, saniyelik olarak hayatınızı sikebiliyor (daha net bir cümle bulamadım, hissettirdikleriyle ilgili).

“Origin” albümüyle ilgili olarak söyleyebileceklerim genel anlamda hissettirdikleri üzerine olacak. Çünkü bir müziği dinlerken size yaşattığı duygular, o müziği tanımlayan tek ögedir diye düşünüyorum uzun zamandır. Albüm “Refraction” parçasına geçtiğinde daha da net olarak içindeki post etkileşimi ortaya çıkarıyor ve bunu o kadar kusursuz olarak ve abartmadan yapmış ki gerçek bir başyapıtın içine düştüğünüzü daha da net anlayabiliyorsunuz. Parçaların birçoğunun girişlerinde, sizi umarsızlığın dibine atan post melodiler, o kadar kolay bir şekilde hüzne sokuyor ki, özellikle albümün 3. parçasında Agalloch ile If These Trees Could Talk beraber bir şeyler yapmışlar gibi hissedebiliyorsunuz.

Yeni bir albüm olmasına karşın Lindholm bu projeye solo olarak başladığından bu yana (2009), albümü mükemmel hale getirmek için gereken her türlü dokunuşları yapmış. Genel olarak bu tarzı dinlerken sevdiğim bir şey parçaların 10 – 15 dakikanın altında olmaması ve şarkıya doyabilmektir. Ancak albümdeki en uzun şarkı 6 dakika ve inanın daha uzun olmasını isteyecek durumda olamadım hiç. Albüm boyunca akan klavye, eşlik eden rifler hiçbiri, bir başka melodinin tekrarı veya “ben bunları duymuştum” diyebileceğiniz basitlikte, özgünlükten uzak şeyler değil. Parçaların aralarına serpiştirilmiş gitar soloları, özellikle “Ambivalence” isimli parçada resmen albümü duygu yoğunluğu olarak tamamıyla alıp bir kaç basamak yukarıya koyan ve müthiş bir sonla diğer şarkıya bağlayan bir şaheser. Daha sonrasında dinleyeceğiniz iki tane enstrümantalle müthiş bir kapanış yapan albümde, sıklıkla hissedilen uzay ve yalnızlık teması bu parçayla sizi öylesine hiçbir şeyin ortasına bırakıyor ki anlatabilecek hiçbir kelime bulamadığım, ender bir an yaşatıyor.

Son olarak “Origin”, 2013 yılı içerisinde dinlediğim en iyi albüm diyebileceğim iki albümden biri. Diğeri için Ahmet’ in yazdığı albüme bakabilirsiniz. Yaşadığınız her şeyden uzaklaşmak, müziğin, yalnızlığın, kişiliğinizin içinde dolanmak ve gerçekten mükemmel bir şeyler duymak istiyorsanız kesinlikle tecrübe etmeniz gereken bir albüm olduğundan emin olabilirsiniz.

“Gone, gone is the life in your eyes
Follow and feel my soul to shine
Let me show you, take my hand
For one last final trance
Let you fall

You dream in a reverse time
You can alter the stream of all light
For above any form of attraction
And beyond every motion
Lies yourself”

9,9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (9.17/10, Toplam oy: 35)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2013
Şirket
Rain Without End Records
Kadro
Jari Lindholm: Klavye, vokal, gitar
Sebastian Pierre: Vokal, klavye

Konuk
Oscar Borgenstam: Davul
Siavosh Bigonah: Bas
Sandy Mahrer: Vokal
Şarkılar
1. Stream of Light
2. Refraction
3. Cinders
4. Astrarium
5. Ambivalence
6. Nightwave
7. Immersed
8. Above Us
9. Constellation
  Yorum alanı

“ENSHINE – Origin” yazısına 9 yorum var

  1. Albüme dair kritiklerde bi tane 8 gördüm, onun haricinde hep 9, 9,5 ve 10 verilmiş. Başyapıt diyen var, metalstorm’da 2013′ün en iyi 8. albümü durumunda. İnsan merak ediyor.

    nordson

    @Ahmet Saraçoğlu, ilk şarkıdan Katatonia/Daylight Dies/October Tide tadları aldım. güzel o açıdan :)

  2. patognomonic says:

    Slumber-Fallout, mükemmeldi, Atoma-skylight, metal muzik için cok ekstralari olan sıradışı bi albümdü…
    Kisacası,Ben bu albümü sike sike dinlerim gençler

  3. ZaFeR says:

    Uzun zamandır ilk defa heyecanlandıran bir keşif oldu kendi adıma. Kritikleyen arkadaşlara teşekkürler.

  4. ismail vilehand says:

    övgüleri göz önünde bulundurarak ve post-metal, post-rock etiketlerinden dolayı bir bakayım dedim ama dinlerken ağır bunaldım ya. ben almayayım. tüm dünya iyi puanlar vermiş ama bence tırt. subjektiflik rulz diyorum kısacası.

  5. emre says:

    Deminden beri Above Us ve Cinders’ı döndürüyordum, girip bi daha bakayım dedim kritiğe ve daha önce not vermediğimi gördüm. Hemen 9′u basıp yorum da atayım gelmişken.

    Ya her şeyiyle muazzam bi iş. Duygu, insanı hiç sıkmayan o yoğunluk, atmosfer, o sololar. Hatta metal müzik dinlemeyen insanları metal müziğe yakınlaştırabilecek bazı şarkılar. Skylight’tan falan çok daha iyi olduğunu düşünüyorum ben.

    Geçen yazdan bu yana yeni albüm çalışmalarına devam ediyorlardı ama son durum nedir bi güncelleme göremedim. İnanılmaz merak ediyorum 2. albümü.

  6. anders_björngller says:

    En sevdiğim grubun en sevdiğim albümüne bakayım derken inceleme yazısının textlerinin çöktüğünü görmek ziyadesiyle üzdü doğrusu :( sonuç olarak albüm 10/10

    Ahmet Saraçoğlu

    @anders_björngller, düzelttim, haber verdiğin için sağ ol.

    anders_björngller

    @Ahmet Saraçoğlu, pasifagresif belediyesi çalışıyor arkadaş. Adamlar çalmıyor çırpmıyor ama çalışıyor

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.